Stops along the way

Stops between Ankara and İzmir

557 km, roughly 7 hours of driving. The stops below are ordered as you pass them — the same road in both directions.

In short

The drive between Ankara and İzmir is 557 km and takes roughly 7 hours. There are 349 described places within 20 km of this route; it crosses 7 provinces, and the densest stretch is in İzmir (63 places).

There are 349 places within 20 km of this corridor; the 56 below are spread evenly along the drive.

  1. Hava Kuvvetleri Müzesi

    1

    Hava Kuvvetleri Müzesi

    Etimesgut, Ankara

    Hava Kuvvetleri Müzesi, İstanbul Yolu'nun 12'inci kilometresinde kurulmuş olan Şaşmaz Mevkii'nde yer alır. 18 Eylül 1998 tarihinde hizmete giren müzenin resmi açılışı Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı, ülkemizin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen tarafından gerçekleştirilmiştir. Türk Hava Kuvvetleri demirbaş kaydında bulunan her türlü uçak, silah, mühimmat, yer savunma sistemleri gibi zengin bir koleksiyon tasnif edilerek çağdaş müzecilik anlayışı ile açık sergi alanında sergilenmektedir. Hava Kuvvetleri Müzesi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın kullanmış olduğu bu uçaklardan bir adet eğitim uçağı ve bir adet av-bombardıman uçağının pilot köşkü içine ziyaretçiler girebilmektedir.     Müze kapalı sergi alanında ise Türk ve dünya havacılığına ilişkin önemli olaylar ve Türk Hava Kuvvetleri tarihçesi kronolojik olarak çeşitli fotoğraf, maket ve canlandırmalarla sergilenmektedir. İlk yerli uçaklarımızın ölçekli modelleri, büstler, flamalar ile Osmanlı Dönemi'nden günümüze hava, subay ve pilot kıyafetleri, Hava Şehitleri köşesi ile yine bu alanda bazı şehitlerimize ve Türk havacılık tarihinde önemli yer tutan pilotlara ait kişisel eşyalar ile biyografileri yer almaktadır. Müzenin sinevizyon salonunda havacılık temalı çeşitli gösterimler yapılmakta, birinci katta bulunan kafeteryası ziyaretçilere hizmet vermekte ve bahçesinde çocuklar için bir oyun alanı bulunmaktadır. Ayrıca sosyal etkinlikler kapsamında her yıl müzenin kuruluş yıldönümüne rastlayan aylarda Plastik Model Uçak Yarışması yapılmaktadır.   Okul gruplarının gezileri için randevu alınması gerekmektedir. Okul gruplarının ziyarete gelirken ziyaret tarihi, saati ve  ziyaretçi sayısının yer aldığı okul müdürlüğünün resmi yazısını beraberlerinde getirmeleri gerekmektedir.   Ankara Gezilecek Yerler Adres: Hava Kuvvetleri Müzesi Komutanlığı Etimesgut

  2. Türkiye Eğitim Derneği Ankara Koleji Okul Müzesi

    2

    Türkiye Eğitim Derneği Ankara Koleji Okul Müzesi

    Gölbaşı, Ankara

    TED Ankara Koleji Vakfı Okulları’nın kuruluş yılı olan 1931 yılından günümüze kadar olan tarihsel birikimini gelecek kuşaklara aktaran TED Ankara Koleji Okul Müzesi, İncek yerleşkesinde, idari binanın zemin katında yer alır. 21 Mayıs 2008 tarihinde açılan müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Özel Müze” statüsü verilmiştir. Okul müzesine girmeden önce ziyaretçileri 1937 yılından 2005 yılına kadar kullanılan Ziya Gökalp Caddesindeki okul binalarının orijinaline sadık kalınarak yapılmış maketi karşılamaktadır. Müzeye girildiğinde göze çarpan fotoğraflardan ilki 1938 yılında TED Ankara Koleji öğrencisi olan Semra Baydar’ı, 19 Mayıs Stadyumu’nda Gençlik ve Spor Bayramı töreni sırasında, TED rozetini Mustafa Kemal Atatürk'ün ceketine takarken çekilmiş büyük boy fotoğraftır. Müzede çeşitli temalardan oluşmuş galerilerde, geçmişten günümüze okul, etkinlik, öğretmen, öğrenci fotoğrafları, temsili sınıf, önemli tarihi vesikalar, diplomalar, belgeler, ders ve büro aletleri, müzik aletleri, el yazması notalar, yaklaşık 30 bin mezunun yıllık fotoğrafları, bilgileri ve “Biz Kimiz” oyununu içeren yazılımın kullanıldığı bilgisayar ve spor köşesi yer almaktadır. TED Ankara Koleji, öğrencilerinin neredeyse Cumhuriyet ile yaşıt okulun tarihini öğrenmeleri için müzeye gezi programları düzenlenmekte, ayrıca veliler, mezunlar ve başka okullardan gelen öğrenci grupları da müzeye yoğun ilgi göstermektedir. Ankara Gezilecek Yerler Adres: TED Ankara Koleji Vakfı Okulları Taşpınar Mah. 2800. Cad. No: 5 İncek-Gölbaşı

  3. Anadolu Mimarlik Ve Mobilya Kültürel Miras Müzesi Ve Araştirma Merkezi

    3

    Anadolu Mimarlik Ve Mobilya Kültürel Miras Müzesi Ve Araştirma Merkezi

    Çankaya, Ankara

    Ülkemizin ilk mimarlık ve mobilya müzesi olan Anadolu Mimarlık ve Mobilya Kültürel Miras Müzesi ve Araştırma Merkezi  25 Aralık 2008 tarihinde açılmıştır.      Lodumlu Doğramacı Caddesi'nde, Merik Konağı'ndadır. Bilkent’in ünlü Merik Konağı veya halk arasında bilinen ismi ile “Altın Köşk” tür.  Bu bina Anadolu mimarisinin iç ve dış mekanlarında kullanılmış, simgeleşmiş 1000 adet form ve motiften ve 30 adet yapıdan (köşk, konak, saray, cami, ev) örnekler alınarak, zengin bir kültürel birikimin karışımı olarak tasarlanmıştır.    Kaynak: Anadolu Mimarlık ve Mobilya Kültürel Miras Müzesi ve Araştırma Merkezi    Ankara Gezilecek Yerler Adres: Beytepe, Bilkent Bahçe Konutları, 06800 Çankaya/Ankara

  4. Harikalar Diyari

    4

    Harikalar Diyari

    Sincan, Ankara

    Yaklaşık 771 bin metrekaresi yeşil alan, 330 bin metrekaresi yol ve meydanlar, 40 bin metrekaresi otopark alanı, 67bin metrekaresi yapı alanı ve 92 bin metrekaresi de su alanları olarak planlanan Harikalar Diyarı içinde, çocuklar için 25bin metrekarelik bir alanda kurulmuş bir Masal Adası da yer alır. Özel bir peyzaj ve ışıklandırma sistemiyle yapılan Masal Adası’nda, çeşitli masal kahramanlarının kendilerine has mekanlarında canlandırıldığı ve filmlerinin gösterildiği 12 adet cep sineması bulunmaktadır. Bu bölümde; Ergenekon adlı Türk destanında adı geçen Asena isimli dişi kurt, bir Türk kahramanı olan Tarkan, Dede Korkut hikayelerinde destanı anlatılan Boğaçhan yer alırlar. Halk edebiyatımızda saygın bir yeri olan halk şairimiz Karacaoğlan, hiciv ustası ve bilge Hoca Nasrettin, masal kahramanlarımız Keloğlan gibi şahsiyetler, masal dünyasının şaheserlerinden Alaaddin ile Sihirli Lambası, Geleneksel Türk Tiyatrosu'nun vazgeçilmez kahramanları Hacivat ve Karagöz aynı mekanı paylaşırlar. Yabancı kahramanlar arasında ise Roma dönemi çizgi film kahramanı Asteriks, Taş Devri kahramanları Fred Çakmaktaş ve Ailesi ile evrensel insani değerleri yansıtan J.Swift’in unlu eseri Gulliver’in Seyahatleri’nde adı geçen Dağ Adam, Amerikan yaşam tarzının bir kesitini yansıtan Red Kit ve Daltonlar gibi karakterler sergilenmektedir. Parkta, 2 bin 800 metrekarelik bir alanda, 550 kişilik büyük ana salon ve 2 yarı salondan oluşan bir nikah salonu, göl ve 5 bin kişilik yarı açık göl anfisi, kıyı çay bahçesi, Anadolu mutfağının örneklerini sergileyen Anadolu Sofrası Lokantası, deniz ürünleri lokantası, atıştırma mutfakları, büfeler ve su depoları yer alır. Büyük bir yönetim binası, 350 kişilik modern toplantı salonu, sergi, sinema ve tiyatro salonları bulunan parkta özürlülerin de yararlanabileceği açık ve kapalı yüzme havuzları bulunur. Futbol, basketbol, voleybol, hentbol sahalarını da içeren parkta, kır kahvesi, kafeteryalar, piknik alanları, otoparklar, bisiklet ve yaya yolları bulunmaktadır. Türkiye’nin en büyük parkı olan Harikalar Diyarı, başkent ve yakın çevresine hizmet verecek olan 1 milyon 300 bin metrekarelik alanıyla aynı zamanda Avrupa kıtasının da en büyük kentsel parklarından birisidir. Ankara Gezilecek Yerler Adres: Ayaş Yolu Caddesi Yunus Emre /Sincan

  5. Tcdd Maliköy Tren İstasyonu Müzesi

    5

    Tcdd Maliköy Tren İstasyonu Müzesi

    Sincan, Ankara

    Ankara-Eskişehir tren hattında bulunan Malıköy, Polatlı ilçesine bağlı bir yerleşim merkezidir. Burada bulunan Malıköy istasyonu Sakarya Meydan Savaşı'nın geçtiği bu bölgede ulusun kaderini etkilemiş çok önemli bir istasyondur. Komuta merkezinden sonra en önemli üs olan istasyon, Sakarya Meydan Savaşı’nın tüm ihtiyaçlarını karşılandığı ve yaralı askerlere ilk tedavinin uygulandığı yer olmuş ve savaş esnasında revir, askeri mühimmat ve lojistik merkezi ile askeri uçak pisti olarak kullanılmıştır. TCDD Malıköy Tren İstasyonu Müzesi 5 bin 713 şehit adına dikilen şehitlik anıtı, Mustafa Kemal Atatürk’ün sivil giysili anıtı, TCDD tarafından onarılan ve Sakarya Meydan Savaşı sırasında kullanılan 1897 tarihli alman yapımı lokomotif ile 1909 tarihli alman yapımı vagon, o zamanki uçakların aslına uygun olarak yapılan 2 uçak ile istasyon binasından oluşur. Tren ve uçakların bulunduğu bölümler, uçak ve tren sesleri eşliğinde gezilebilmektedir. Kurtuluş Savaşı’nın heykeller ve görsel materyalle temsil edildiği müzede, o dönemde kullanılan demiryolu malzemeleri de sergilenmektedir. Kaynak: TCDD Web sitesi Ankara Gezilecek Yerler Adres: Malıköy Tren İstasyonu (Ankara-Eskişehir Yolu 30. Km. OSB sapağından 6 Km. içerde) Polatlı Ankara

  6. Topçu Ve Füze Okulu Sinif Müzesi

    6

    Topçu Ve Füze Okulu Sinif Müzesi

    Polatlı, Ankara

    Topçu sınıfının sosyal, kültürel ve teknik gelişimini dönemlere göre yansıtmak, askeri kültür varlıkları üzerinde askeri tarihimizi aydınlatacak bilimsel araştırmaları yapmak, tarih ve kültürümüzü gelecek nesillere aktarmak amacı ile kurulan Topçu ve Füze Okulu Sınıf Müzesi 1973 yılı Nisan ayında tamamlanarak hizmete girmiştir. Müze, müze bahçesi, müze bölümü ve Şeref Salonu olmak üzere üç ana bölümden meydana gelmektedir. Müze bahçesinde 16'ncı yüzyıldan günümüze kadar çeşitli ordular tarafından kullanılmış top, obüs ve havanlar sergilenmektedir. Osmanlı, Türk, Memluk, Rus, Alman, Fransız, Avusturya, Belçika, İsveç ve Amerikan orduları tarafından kullanılan demir, demir dövme, tunç, çelik topların 70’ten fazla örneği bahçe bölümünde sergilenmektedir. Müze bölümünde topçu sınıfınca kullanılan eski yıllara ait kıyafetler, silahlar, ölçme ve tersim malzemeleri sergilenmektedir. Bu bölümde ayrıca 15 ve 19'uncu yüzyıllara ait kesici ve delici çeşitli savaş ve savunma aletleri, kılıçlar, kamalar, zırhlar, başlıklar ve Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda kullanılan Osmanlı ve Yunan haritaları ve muharebe planları sergilenmektedir. Ankara Gezilecek Yerler Adres: Topçu ve Füze Okulu Komutanlığı Polatlı Ankara (Komutanlık izni ile)

  7. Mehmetçik Anıti

    7

    Mehmetçik Anıti

    Polatlı, Ankara

    Sakarya Zaferi Mehmetçik Anıtı, Polatlı İlçesi'nin 6 kilometre batısında E–90 karayolu kenarında Kartal Tepe Mehmetçik anıtı yükselmektedir. 31 Ağustos 1921 gününden 12 Eylül 1921 gününe kadar düşmanın eline geçmesine rağmen düşmanın ilerlemesi süngü hucumlarıyla engellenen bir bölgedir. Mehmetçik anıtı, heykeltıraş Doç. Dr. Sait Rüstem tarafından yapılmıştır. Kaidesiyle birlikte toplam 32 metrelik yüksekliğinde kendisi 22 metredir. 10 metrelik kaidesinin üzerinde 3x5 ebadında sekiz adet rölyef vardır.  Kaynak: Polatlı Belediyesi Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi Ankara Gezilecek Yerler Adres: Polatlı İlçesi'nin 6 kilometre batısında E–90 karayolu kenarı Kartaltepe Sakarya/Polatlı

  8. Duatepe Anıti

    8

    Duatepe Anıti

    Polatlı, Ankara

    Duatepe Anıtı Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası sayılan Sakarya Meydan Savaşı’nın yapıldığı son savunma hattı üzerindeki Gazi Tepe, Türbe Tepe ve Mangal Dağı’nın ağaçlandırılmasıyla yapılmıştır. Duatepe’de Ekim 1999 tarihinde çalışmalar başlamış ve 20 bin ağaç dikilmiş ve anıt tamamlanarak 12 Eylül 2000 tarihinde açılmıştır. Polatlı, Duatepe Anıtı otopark, bağlantı yolu, yürüme yolu, tören alanı ve anıt olmak üzere beş kısımdan oluşur. Anıt duvarlarında Duaepe’deki 81 şehidin pirinç harflerle yazılmış bilgileri yer alır. Anıtın ve heykellerin yaratıcısı Devlet Sanatçısı heykeltıraş Metin Yurdanur’dur.     Duatepe’nin Önemi   Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Eylül 1921 tarihinde başlattığı taarruzla düşmandan geri alınan ilk tepedir. Duatepe düşmanın Ege Denizi'ne dökülünceye kadar kovalandığı, sonu aydınlık bir sürecin başlangıç noktasıdır.   Anıt simgesel olarak Anadolu halkının Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde coşkun bir ırmak gibi zafere ve uygarlığa koşma öyküsünü anlatır. Mustafa Kemal’in şahlanan atının üzerindeki figürü Türk Milleti'nin önderi olmaktan duyduğu gurur ve mutluluğu ifade eder. Geri planda yer alan Atatürk, İnönü ve Mareşal Fevzi Çakmak’ın heykelleri emir komuta birliğini, Halide Edip Adıvar’ın heykeli ise Türk kadınının Kurtuluş Savaşı’na katkısını anlatır. Atatürk ve yaverinin dürbünle ovayı izledikleri sahne ise biraz sonra kazanılacak olan zaferi ve ardından gelecek bağımsızlığı umutla bekleyen Türk Ulusu'nu ifade eder.   Duatepe, Mustafa Kemal Paşa’nın Gazi Tepe’den attan düşmesi sonucu kaburga kemiklerinin kırılmasına rağmen görevini ısrarla sürdürdüğü ve bu nedenle Türk’ün azim ve kararlılığının simgesi olmuştur. Anıtta bulunan iki bayraktan biri 38'inci Alay’ın sancağını, diğeri ise Türk Bayrağı’nı ifade eder. Ayrıca Mustafa Kemal’in şahlanan atının üzerindeki figürü, bir çoğun en çok sevdiği oyuncağı ile oynarken yaşadığı mutluluğu ve heyecanı ifade eder.    Ankara Gezilecek Yerler Adres: Sakarya/Polatlı Ankara

  9. Gordion Antik Kenti

    9

    Gordion Antik Kenti

    Polatlı, Ankara

    Anadolu’nun en önemli arkeolojik alanlarından biri olan Gordion Antik Kenti, 2023 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.   Servet Uygun   Gordion Antik Kenti, İç Anadolu Bölgesi’nde, Ankara il merkezinin yaklaşık 90 kilometre güneybatısında ve Polatlı ilçesinin yaklaşık 18 kilometre kuzeybatısında, Yassıhöyük mahallesinde yer alır.   4500 yıllık uzun bir zaman dilimi süresince Gordion ve çevresindeki yerleşim çok az kesintiye uğramıştır. Yaklaşık olarak MÖ 2500 yıllarında Gordion’da başlayan yerleşim, günümüzde antik kentin bitişiğinde yer alan Yassıhöyük’te halen devam etmektedir. Bu durum Gordion’u en uzun süre yerleşimin görüldüğü, dünyanın nadir alanlarından biri yapmaktadır.   Servet Uygun   Doğudaki (Asurlular, Babilliler, Hititler) ve batıdaki (Yunanlılar, Romalılar) büyük imparatorlukların kesişme noktasında yer alan Gordion, Ege ve Akdeniz'i Yakın Doğu'ya bağlayan ticaret yolları üzerinde stratejik bir konuma sahiptir.   Gordion, MÖ 1. binyılın başlarında, özellikle en ünlü kralı Midas'ın hükümdarlığı sırasında, Küçük Asya'nın çoğunu kontrol eden Frigya Krallığı’nın en iyi belgelenmiş yerleşim yeridir. Frigya'nın politik ve kültürel merkezi olan Gordion ve çevresi, tanıklık ettiği Frig uygarlığını tanımak için önemli bir arkeolojik alandır.   Servet Uygun   Gordion ve çevresinde çok az sayıda Frig yazıtı bulunduğundan, Frig uygarlığına ilişkin bilgiler öncelikle arkeolojik kanıtlar sayesinde elde edilmektedir.   Frig Tümülüsleri   Gordion ve çevresi, geniş bir alan üzerinde, tarihi MÖ 9. yüzyıla kadar uzanan çeşitli ölçülerdeki tümülüslerle kaplıdır. Tümülüsler Frig soyluları ve ileri gelen kişilerin mezarlarıdır.   Hamit Yalçın   Bu tümülüslerin içinde Büyük Tümülüs (Tümülüs MM), 300 metrelik çapı ve 50 metreyi aşan yüksekliği ile Anadolu’da bulunan en büyük tümülüslerdendir. Tümülüsün kazısı 1957 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu tümülüsün altındaki ahşap mezar odası günümüze kadar bozulmadan ulaşmıştır.   Servet Uygun   Kraliyet gücünün ve insan kaynaklarının hâkimiyetinin çok yönlü mimari ifadesini gösteren Frig kalesi surları ve anıtsal yapıları ile çok iyi korunmuş mozaik, ahşap ve tekstil ürünler, Anadolu’da o döneme ait buluntular içinde eşsiz örneklerdir.   Gordion Antik Kentinden çıkarılan buluntular, Gordion Müzesi’nde sergilenmektedir.   Kaynaklar:   https://kvmgm.ktb.gov.tr/TR-349960/gordion-ankara.html   https://www.turkishmuseums.com/museum/detail/1947-ankara-gordion-orenyeri/1947/1   https://www.polatli.bel.tr/tarihi-merkez/dunya-mirasi-gordion-antik-kenti/20   https://www.kulturportali.gov.tr/portal/frigyaicinseyahatonerilerimekulakvermelisiniz Adres: Yassıhüyük, 06900 Polatlı/Ankara

  10. Hamamkarahisar Cami

    10

    Hamamkarahisar Cami

    Günyüzü, Eskişehir

    <p>Hamamkarahisar Köyü’nde Emir Seyfettin Kızıl tarafından 1259’da yaptırılır. Emir Seyfettin Kızıl’ın Türkmen Bayındır Boyu Beyi olduğu, İzzeddin Keykavus’un danıştığı üç büyük emirden biri olduğu belirtilir. Hamamkarahisar Camii, ana mekân ve son cemaat yeri olarak bölümlerin biçimlenmesi ve bütünleşmesi açısından Osmanlı mimarisine geçiş aşamasında kimliğini günümüze taşıyabilen özgün bir örnektir.</p>

  11. No image

    11

    Zey Köyü Ören yeri

    Sivrihisar, Eskişehir

    Sivrihisar Dağları’nın kuzey eteklerinde, kayalık bir yamaçta kurulmuştur. Köyün 1 km kadar güneyinde dar bir vadiyi iki yönden sınırlandıran kaya kütlelerinin yüksek kesimlerinde on iki adet oda mezar, iki adet basamaklı sunak ve üzüm ezme havuzu bulunur. Frig kaya sanatının özgün örneklerini oluşturan bu anıtlar, bu alanın 1 km güneyindeki Zey Kalesi Frig yerleşmesine aittir.

  12. Seyyit Mahmut Suzanı Külliyesi

    12

    Seyyit Mahmut Suzanı Külliyesi

    Sivrihisar, Eskişehir

    Külliye; kümbet, türbe, hazire (açık mezar) ve yıkılmış medreselerin avlu ile çevrelenmiş bir bütünüdür. Kümbet düzgün taşlardan ahşap malzeme ile inşa edilmiştir. Hazire kısımda, üzerinde mermerden kufi ve Osmanlı harfleriyle yazılmış yazıtın bulunduğu sanduka ve diğer tip mezarlar vardır. Seyyit Mahmut Suzani Külliyesi; kümbet, türbe ve hazire kısmından oluşmaktadır. Selçuklu Dönemi yapısıdır. Kümbet düzgün blok taş malzemeden inşa edilmiştir. Kare planlı ve iki katlıdır. Alt kat mezar odasıdır. Cephesi eyvanlı olup, tek mekanlı kısıma giriş küçük kapı ile sağlanmaktadır. Kapı üzerinde kitabesi vardır. İç mekanda mihrap, yanlarda alçı süslemeli konsollar vardır. Kapının iki tarafındaki pencerelerden ışık alır. Üzeri kubbe ile örtülüdür. Köşelerde kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Baştan kubbe kasnağı sekizgen olup, üzeri pramidal kiremit çatı ile örtülüdür. Eyvan örtüsü tamamen dağılmış, bugün örtüye ait ahşap malzeme yağmur ve kar sularından etkilenmektedir. Türbe düzgün olmaayan taşlardan devşirme olarak kümbete bitişik olarak inşa edilmiştir. Giriş küçük bir aralıkla olmaktadır. Tek mekanlı oda içerisinde üç adet kufi yazılı sanduka mezarlar vardır. Üzeri ahşap dam örtülü iken türbe örtüsü sanduka mezarlar üzerine göçüntü yapmıştır. Bu nedenle kufi yazılı Selçuklu dönemine ait sanduka mezarlar tahrip olmaktadır. Sanduka mezarlardan bir tanesi Nasrettin Hoca'nın gelinine ait bulunmaktadır. Hazire kısmında ise mermerden Kufi ve Osmanlı harfleriyle yazılı Selçuklu devrine ait sanduka, ayrıca diğer tip Osmanlı mezarlar vardır. Külliyenin Hazire kısmını çevreleyen kuzey batı duvarında kamyon çarpması sonucu yıkıntı vardır. Seyyit Mahmut Suzani Külliyesi, Sivrihisar Belediyesi mülkiyetindedir. Külliyenin güney tarafında daha önce medrese var iken ortadan kaldırılmış yeri bugün düzeltilmiştir.  Kaynak: http://eskisehirkulturenvanteri.gov.tr/adresinden 1 Eylül 2014 tarihinde alınmıştır. - Eskişehir Valiliği.(2014). Eskişehir Rehberi(5.Baskı) Eskişehir Gezilecek Yerler Adres: Sivrihisar/Eskişehir

  13. Alemşah Kümbeti

    13

    Alemşah Kümbeti

    Sivrihisar, Eskişehir

    Selçuklu sanatının güzel bir örneği olan Alemşah Kümbeti, Melikşah tarafından, şehit edilen kardeşi Sultan Şah için 1328 yılında yaptırılmıştır. Kümbet, Sivrihisar Ulu Caminin karşısındadır. İki katlı kare planlı bir yapı olup kesme taştan yapılmıştır. Yapımında yer yer tuğlalar da kullanılmıştır.   Sivrihisar Belediyesi   Türbenin alt katında mumyalık bölümü bulunmaktadır. Mumyalığın kapı süslemelerinde, Selçukluların çok sık kullandığı motiflere rastlanır.   Servet Uygun   Bu bölüm 13 mermer kesme bloktan yapılmış olup her bölümü beş ayrı motifle bezenmiştir. Burada balık, geçme yıldızlar, geometrik geçmeler, örgü ve çengel motifleri görülür. Dıştan yuvarlak gövdeli olan türbenin üzeri, içten kubbe dıştansa piramidal bir külah ile örtülüdür. Taç kapının derin sivri kemeri ile gerisindeki giriş kapısının basık kemeri arasında kitabe bulunmaktadır. Sivrihisar Belediyesi   Kitabenin günümüz Türkçesi şu şekildedir: Allah Rahim’dir. Bu imareyi büyük emir ümeranın meliki kerem ve yücelikleri kendinde toplayan hayır ve hasenat babası Melikşah Bey; Allah yardımını devam ettirsin cennet yollarını kolaylaştırsın zulümle gençlik çağında şehit olan merhum ve mağfur (Allah’ın rahmet ve affı üzerine olsun) said cennetin bir köşesinde meskun ve günahları af olası kardeşi Kiro Balto oğlu Sultan Şah için yaptırdı. Yazan vecihül hatiptir.   Kaynak: Eskişehir Valiliği.(2014). Eskişehir Rehberi(5.Baskı)   Eskişehir Gezilecek Yerler Adres: Sivrihisar / ESKİŞEHİR

  14. Sivrihisar Ulu Cami

    14

    Sivrihisar Ulu Cami

    Sivrihisar, Eskişehir

    Sivrihisar Ulu Cami, Anadolu’daki ahşap direkli ve ahşap tavanlı camilerin en önemli örneklerinden biridir.   Servet Uygun   Çeşitli kaynaklarda caminin ilk inşasının 1231-1232 yıllarında Emir Celaleddin Ali tarafından gerçekleştirildiği, 1274 yılında Mevlana Celaleddin Rumi’nin müritlerinden Emineddin Mikail tarafından günümüzdeki haline getirildiği ifade edilmektedir.   Servet Uygun   Dört giriş kapısı bulunan ve çatısını 67 adet ahşap direğin taşıdığı camide, direkler üzerinde Bizans dönemine ait başlıklar da kullanılmıştır.   Sivrihisar Belediyesi   Direkler ardıç ve sarıçam ağacından yapılmıştır. Caminin ortasında, yukarıdan ışık sağlaması için “aydınlık feneri” olarak tabir edilen bir boşluk bulunmaktadır.   Sivrihisar Belediyesi   Caminin ahşap sütunları ve ince işçilikli ahşap minberi dikkat çekicidir.   Servet Uygun   Anadolu Selçuklu dönemi mimarisinin en nadide süsleme örneğini bünyesinde barındıran minber, kündekari tekniği ile ceviz ağacından yapılmıştır. Kapı kemerini Ayetel Kürsi yazılı bir kuşak çevrelemektedir.   Servet Uygun   Taht kısmındaki kare şebeke dolgusunda sekizgenlerin birbirini kesmesinden meydana gelen örgü motifi karakteristiktir. Minberin, 1924 yılında yıkılan Kılıç Mescidi’nden getirildiği düşünülmektedir.   Caminin mihrabı ise alçı süslemelidir. Mihrabı çevreleyen en dıştaki birinci şeritte sülüs karakterde yazı, ikinci şeritte üzüm salkımları ve dallarından oluşan bitkisel motifler, üçüncü şeritte ise geçmeli beşgenlerden oluşan beş ve on kollu yıldız motifleri yer alır.    Sivrihisar Ulu Cami, Anadolu’nun Orta Çağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri olarak 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilen beş camiden biridir. Listedeki diğer camiler Afyonkarahisar’daki Ulu Cami, Ankara’daki Ahi Şerafettin (Arslanhane) Camisi, Konya’daki Eşrefoğlu Camisi ve Kastamonu’daki Mahmut Bey Camisi'dir.   Kaynak: Vakıflar Genel Müdürlüğü, “Gelenekten Geleceğe Ahşap Camiler”   Eskişehir Gezilecek Yerler Adres: Ulu Camii Sivrihisar/ ESKİŞEHİR

  15. Pessinus Ören Yeri

    15

    Pessinus Ören Yeri

    Sivrihisar, Eskişehir

    Pessinus ören yeri nerede? Pessinus Antik Kenti, Ankara-Eskişehir kara yolu üzerinde Sivrihisar’ın 13 kilometre güneyindeki Ballıhisar’da bulunmaktadır. Eski Kral Yolu üzerinde olan antik şehrin üzerinde bugün Ballıhisar Köyü kurulmuştur. Pessinus Antik Kenti Friglerce &quot;Tanrıça Kybele&quot; diye adlandırılan ana tanrıçanın bulunduğu en önemli tapınma yerlerinden biri olarak bilinmektedir. Pessinus, ana tanrıça için yapılmakta olan törenlere sahne olur ve o dönemlerde kendini ana tanrıçaya adayanların merkezi konumuna gelir. Pessinus’tan geçen Kral Yolu güvenilir ve kestirme olduğundan Roma ve Bizans çağlarında da kullanılır. Antik kentin yakınlarında yol kalıntıları günümüzde de görülebilir. Roma Çağı'nda Pessinus’a giden yollarda mil taşları kullanılır. Hellenistik Çağ'da şehirdeki tapınak onarılır; meclis binası, stoa, kanal, tiyatro ve yollar yapılır. 1967 yılında Belçika Gent Üniversitesi tarafından aralıklarla 2008 yılına kadar kazı çalışmaları yapılmıştır. 2009 yılından itibaren kazılar, Avustralya Melbourne Üniversitesi tarafından devam etmektedir. Kazılar sonucunda çıkan eserler Eskişehir ETİ Arkeoloji Müzesi’nde ve Pessinus’ta kurulan açık hava müzesinde sergilenmektedir. Kaynak: Eskişehir Valiliği. (2014). Eskişehir Rehberi(5.Baskı) Eskişehir Gezilecek Yerler Adres: Ballıhisar Köyü Sivrihisar / ESKİŞEHİR

  16. Suvermez Şehitliği

    16

    Suvermez Şehitliği

    Emirdağ, Afyonkarahisar

    Emirdağ İlçesi, Suvermez Köyü'nde bulunmaktadır. İstiklal savaşı sırasında düşman keşif uçaklarının açtığı ateş sonucu şehit olmuş iki er adına 1971 yılında yaptırılmıştır. Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Afyonkarahisar, Emirdağ ilçesi, Suvermez Köyü

  17. Yedikapilar Kaya Yerleşimi

    17

    Yedikapilar Kaya Yerleşimi

    Bolvadin, Afyonkarahisar

    Yedikapılar Kaya Yerleşimi Bolvadin ilçesi, Kemerkaya köyünün yaklaşık 3,5 km kuzeydoğusunda yer almaktadır.  Bir avlu etrafına dizilmiş birbiriyle bağlantılı odalardan oluşan ana kayaya oyulmuş U planlı bir komplekstir. Toprak altında tüf kayalığa oyulmuş Yedikapılar Yeraltı Yerleşimi bulunmaktadır.  Yeraltı yerleşimi, tüf kayanın oyulması ile oluşturulmuş oda ve galerilerden oluşmaktadır. Kaya yerleşim alanlarının yaklaşık 600- 700 metre kuzeyindeki derin dere yatağında arazinin tüf arazi olması nedeniyle ilginç özelliklere sahip alanlar bulunmaktadır. Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Yeni, 03300 Kemerkaya/Bolvadin/Afyonkarahisar

  18. Hüsrev Paşa Camii

    18

    Hüsrev Paşa Camii

    Bayat, Afyonkarahisar

    IV. Murat’ın vezirlerinden Hüsrev Paşa tarafından 1631-1638 yılları arasında inşa edilen Menzil Külliyesi’nin en önemli yapısı olan cami, günümüzde sağlam ve kullanıma açıktır. Olasılıkla Bizans dönemine ait bir kilisenin üzerine inşa edilen cami, ters “T” (Zaviyeli) plan tipindedir. Dört yönde yarım kubbelerle desteklenen ortada büyük bir kubbe ile örtülüdür. 16 ve 17'nci yüzyılın mimari özelliklerini taşır. Kaynak: Eskişehir Valiliği.(2014). Eskişehir Rehberi (5.Baskı) Eskişehir Gezilecek Yerler Adres: Han ilçesi, ESKİŞEHİR

  19. Derbent Elicek Kaya Mezar Odaları

    19

    Derbent Elicek Kaya Mezar Odaları

    Bayat, Afyonkarahisar

    Derbent Elicek Kaya Mezarı Bayat ilçesi, Derbent köyü, Ericek Mevkii’nde Bayat ilçe merkezinin 4,5 km güneydoğusunda yer almaktadır. Çok sayıdaki kaya mekanı ve kaya mezarından oluşan arkeolojik nekropol ve kaya yerleşimidir.   Fotoğraf: Afyonkarahisar Müzesi   Mezar odaları genel olarak tek odalı, üçgen kırma çatılı ve tonoz tavanlıdır. Mezarlar ve mekanların yakınlarında nişlere de rastlanmaktadır. Kaya mezarları Roma dönemine ait olmalıdır.   Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Afyonkarahisar Bayat ilçesi, Derbent köyü, Ericek Mevkii’nde Bayat ilçe merkezinin 4,5 km güneydoğusunda yer almaktadır

  20. Han Yeraltı Şehri Ve Çevresi

    20

    Han Yeraltı Şehri Ve Çevresi

    Bayat, Afyonkarahisar

    Tarih boyunca doğuyu batıya ve güneye bağlayan antik yol üzerindeki en önemli kavşaklardan biri olan Han, Hıristiyanlığın ilk barınağı ve Selçuklu ve Osmanlının mola kentidir. Antik Han, bağlantı yolarında Roma ve Bizans kaya yerleşimlerine sahiptir. Han, sadece yakın çevresinin tarihî ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda ilçe merkezindeki Osmanlı Dönemi yapıları ve burada son zamanda yapılan kazılarla ortaya çıkartılan arkeolojik alanları ile ilgiyi ve yakından tanınmayı hak eden, tarihî, önemli bir merkezdir. İlçe merkezinde bulunduğu anlaşılan antik yerleşimin izleri bugün için yerleşimin güney ve batısındaki kayalık yamaçlarda takip edilebilmektedir. İlçenin güneyindeki kayalık tepenin kuzey ve doğu yamaçlarında sürdürülen kazılar, bu alanın antik yerleşimin mezarlığı (nekropolü) olduğunu ortaya koymuştur. Bugüne kadar tamamı kayaya oyulmuş tekli ve oda tipinde 100’den fazla mezar tespit edilmiştir. Mezarlarda ele geçen buluntular, nekropol alanının MS 1. yüzyıldan başlayarak MS 6. yüzyıla kadar yaklaşık 4 yüzyıl süresince kesintisiz olarak kullanıldığını işaret etmektedir. Han’da ziyaretçilerin en çok ilgisini çekecek kalıntılar, kayaya oyulmuş yer altı galerileri olacaktır. Han yer altı yerleşimi doğal kayalıklarda, yer altına oyularak yapılmıştır. Yer altına yapılan kat kat mekânlar ile mekânları birbirine bağlayan koridorlar, en alt seviyede, kuzeyden gelen bir temiz su kanalına bağlanmaktadır. Gömü odasının girişi güneydoğudadır. Yer altına oyularak yapılmış üç odadan oluşmaktadır. Odalarda arcosoliumlu sandukalar bulunmaktadır. Oda duvarının özellikle üst seviyesinde ve tavanda rozet, baklava dilimi, fiyonk, yaprak ve fırıldak motifleri bulunmaktadır. Bu bölgede bilinen tek örnektir. Ayrıca ilçe merkezinde kolosal gömü taşları bulunmaktadır. Karmaşık bir yapı sergileyen yer altı galerilerinin ve çok sayıdaki tahıl ambarının ne zaman ve ne amaçla yapılmış olduklarına ışık tutabilecek herhangi bir tarihî ve arkeolojik veri tespit edilememiştir. Bununla birlikte, bunların, uzun süreli ve güçlü bir tehdide karşı savunma ve korumaya yönelik olarak yapıldığına kuşku yoktur. Bölgenin tarihsel süreç içerisindeki konumu göz önüne alındığında akla ilk gelen cevap ise, Anadolu’nun bu kesiminde yoğunluğu 7'nci yüzyıldan itibaren giderek artan Arap akınlarıdır. Han merkezinde açığa çıkartılan kalıntılar, buradaki antik yerleşimin Roma İmparatorluk Dönemi'nde hiç de azımsanmayacak bir büyüklüğe ulaştığını, Bizans Dönemi'nde konumunu özellikle askerî açıdan artırarak önemli bir stratejik merkeze dönüştüğünü göstermektedir. Osmanlı devri yol şebekesi içerisinde &quot;sağ kol&quot; olarak adlandırılan güzergâh üzerinde önemli bir menzil olan günümüz Han’da, Osmanlı Dönemi'nden günümüze ulaşan ve sağlam durumda olan Hüsrev Paşa Camii ve hamam bulunmaktadır. Eskişehir Müze Müdürlüğü başkanlığında 1992-1993 yılında ilk kazı çalışmaları yapılmıştır. Belirli zamanlarda, Eskişehir Müze Müdürlüğü Başkanlığı'nda, Anadolu Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi, Yrd. Doç. Dr. A. Oğuz ALP danışmalığında kazı çalışmaları yapılmaktadır. Hüsrev Paşa Camii: IV. Murat’ın vezirlerinden Hüsrev Paşa tarafından 1631-1638 yılları arasında inşa edilen Menzil Külliyesi’nin en önemli yapısı olan cami, günümüzde sağlam ve kullanıma açıktır. Olasılıkla Bizans Dönemi'ne ait bir kilisenin üzerine inşa edilen cami, ters “T” (Zaviyeli) plan tipindedir. Dört yönde yarım kubbelerle desteklenen ortada büyük bir kubbe ile örtülüdür. Kaynak:  Eskişehir Valiliği.(2014). Eskişehir Rehberi(5.Baskı) - Eskişehir Valiliği.(2014). Dağlık Frigya (Broşür) Eskişehir Gezilecek Yerler Adres: Han / ESKİŞEHİR

  21. Seydiler Peribacaları

    21

    Seydiler Peribacaları

    İscehisar, Afyonkarahisar

    Afyonkarahisar-Ankara karayolu 33. km’sinde, ana yoldan ayrılan tali yolun 500-1000 m doğusunda bulunan Seydiler çevresi, yaklaşık 1-2 km2lik bir alanda, çok farklı morfotipte peribacalarının en güzel görüldüğü alandır. Afyonkarahisar ilinin jeolojik yapısı gereği, volkanik arazi üzerinde bulunan İhsaniye, İscehisar, Bayat ve Bolvadin ilçelerinde değişik biçimlerde, şapkalı veya şapkasız çok sayıda peri bacaları bulunmaktadır. Bunlardan Bolvadin ilçesine bağlı Özburun kasabasının Minareli Deresi’nde diğer yörelerdeki peri bacalarından çok farklı oluşumlarıyla dikkat çekmektedir. Kemerkaya kasabasından Bayat ilçesine doğru uzanan hat arasında peri bacalarına rastlansa da Derbent köyü civarında peribacalarının yoğunlaştığı görülmektedir. Ayrıca Bayat ilçesinin İnpazarcık bölgesinde ve Mekan Yaylası’nın karşısında bulunan Eyerli dağının yamaçlarındaki dere yatakları içerisinde peri bacaları bulunmaktadır. Peri bacalarının en yoğun olduğu bölgeler ise, İscehisar ilçesinin Seydiler kasabasından başlayarak İhsaniye ilçesinin Döğer kasabasına kadar uzanan ve Afyonkarahisar Valiliği tarafından yaptırılan Turizm Kuşağı Yolu ile birbirine bağlanan hat üzerindeki yörelerdir. İscehisar ilçesi Seydiler kasabasının içinde ve çevresindeki vadilerde irili ufaklı çok sayıda peri bacası bulunmaktadır. Afyonkarahisar-Ankara yolunun kenarında oluşu nedeniyle en kolay ulaşılabilecek peri bacaları bunlardır. Bunun yanı sıra Karakaya köyünün Veliler, Kavruklar ve Keserler mahallelerinde; Olukpınar köyünün Öldümler mahallesinde, Ağın Dağı’nın eteklerindeki kaya yerleşimlerinin ön kısımlarında; Alanyurt kasabasında ve Selimiye köyü civarlarında; Çatağıl köyüne 2 kilometre kala orman içinde bulunan Ornaş Kayalıkları civarında bol miktarda peribacaları bulunmaktadır. İhsaniye ilçesine bağlı Kıyır köyünün sırtını yasladığı dağın eteklerinde; Ayazini kasabasının içinde ve yakın çevresinde; Hayranveli kasabası sınırları içinde bulunan Göynüş Vadisi’nde; Demirli köyü civarında; Bayramaliler köyü çevresinde; Döğer kasabasının Alanlı mahallesi yolunda ve Asar Kale civarında Afyonkarahisar ilinin en büyük peri bacaları ve peri bacası vadileri bulunmaktadır. Ayrıca Üçlerkayası köyü ve çevresinde, değişik boyut ve şekillerde, şapkalı, şapkasız peribacaları yer almaktadır. Yaklaşık olarak 110 kilometrelik köy yolları ile birbirine bağlanan bu bölgede, doğal güzelliklerin yanı sıra tarihi ören yerleri de turizmin ilgi odağıdır. Peri bacalarıyla, yörede yaygın biçimde yüzeylenen tüf kaya bloklarının insan eliyle oyulmasıyla oluşturulan kaya yerleşimlerinin çok yaygın olduğu bölge, tarihi ve doğal sit özellikleri ile gelecekte Afyonkarahisar ilinin alternatif turizm açısından en önemli kaynağıdır. Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Cumhuriyet Mahallesi, İscehisar/Afyonkarahisar

  22. Leylek Kayaliği

    22

    Leylek Kayaliği

    İscehisar, Afyonkarahisar

    İscehisar ilçesine bağlı Seydiler Kasabası, Harmanüstü mevkiinde bulunan Leylek Kayalığı doğal ve arkeolojik özelliktedir. Genellikle tüflerin oluşturduğu konik tek ve grup halindeki peri bacaları vardır. Kayalığın batısında ve yolun alt kısmında yer alan peri bacalarından bir tanesi zemin kat ile birlikte üç katlı olarak oyulmuştur. Zemin katta şapel ve mekân, birinci katta şapel ve mekân ve en üst katta bir mekân yer almaktadır. Dikdörtgen biçimli kapıların boyutları incelendiğinde boylarının zemin kattan üst katlara doğru küçüldüğü görülmektedir. Zemin katta dikdörtgen giriş kapılı şapel ve şapelin sağında bir mekân yer almaktadır. Şapel beşik tonoz tavanlı olup, nef ve apsisli bölümden oluşmaktadır. Apsis kısmı derin olup apsise geçiş bölümü oluşturan perde duvarlar kırılmıştır. Apsisin bulunduğu kısım sekili olup yüksektir. Nefte sağ ve solda ikişer niş yer almaktadır. Tavan ve nişlere aşı boya ile geometrik bezemeler ve haçlar yapılmış olup tavanda aynı zamanda aşı boya ile bant şeklinde bezeme de yapılmıştır. Zemin kattaki şapelin süslemeleri üst kattakine göre daha çok tahrip olmuştur. Giriş kapısının iç kısmına gelecek biçimde üst kata geçiş için delik açılmıştır. Şapelin giriş kapısının sağında tonoz tavanlı ve sağ kısmı tamamen yıkılarak açılmış bir mekân yer almakta olup oda olarak kullanılmıştır. Birinci katta yer alan şapele peri bacasının dışındaki oyuklardan ve zemin kattaki şapelin tavanında yer alan geçitten merdiven konularak çıkılabilmektedir. Zemin kattaki şapele göre daha iyi korunmuştur. Hafif basık beşik tonoz tavanlı şapel nef, apsisli bölüm ve solunda küçük bir mekandan oluşmaktadır. Tonoz tavanlı olan nefin sağında iki, solunda bir niş yer almakta olup girişin solunda yer alan niş oyularak açılan geçişten yandaki mekana geçilebilmektedir. Nişler üstü kemerli dikdörtgen biçimlidir. Şapelin aşı boya ile boyalı ve süslü olduğu anlaşılmaktadır. Apsisin bulunduğu bölüme geçiş kısmı bir şapeldekine göre çok daha iyi korunmuştur. Geçişin, sağ ve solunda yukarıya kadar perde duvarlı, birer kemerli küçük pencereli ve pencerelerin arasında kemerli dikdörtgen biçimli kapıdan olduğu anlaşılmaktadır. Apsisin bulunduğu bölümün aşı boya ile boyalı olduğu tespit edilmiştir. Apsisin sol ve sağında birer niş, sağında ve solunda yer alan duvarda da yine birer niş vardır. Apsiste kült yeri ve kült yerinin sol üst bölümünde haç biçiminde büyük bir oyuk yer almaktadır. Şapelin solunda nişin oyulması ile açılan geçişten girilen mekânda, hemen girişin sağında bir niş ve odanın diğer cephelerinde iki adet pencere yer almaktadır. Üçüncü kata dıştan çıkılmakta olup, aşınma nedeniyle bu çıkış çok zor yapılabilir durumda olup günümüzde ancak merdiven kurularak çıkılabilmektedir. Dikdörtgen giriş kapısından içeri girilebilen tonoz tavanlı bu küçük mekânda bir adet seki yer almaktadır. Mekânları ve şapelleri ile üç kat halinde oyulan bu peri bacasının manastır olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Seydiler Kasabası-İscehisar/Afyonkarahisar

  23. Afyonkarahisar Müzesi

    23

    Afyonkarahisar Müzesi

    Afyonkarahisar (Merkez İlçe), Afyonkarahisar

    Cumhuriyet’in ilk yıllarında Afyonkarahisar’da kurulan Asar-ı Atika Muhipleri Cemiyeti’nin çabalarıyla Taş Medrese’de eski eserler toplanmaya başlanmış, 1931 yılında resmi müze deposu, 1933 yılında ise Müze Müdürlüğü haline getirilmiştir. 1933 yılından 1970 yılına kadar Taş Medrese’de karma müze (Arkeoloji ve Etnoğrafya) olarak hizmet veren kurum, 1971 yılında ikinci hizmet binasına taşınmıştır. 2023 yılında ise bugünkü müze binası hizmete açılmıştır.   Afyonkarahisar Müzesi   Müzenin kapalı teşhiri 5 katlı olup katlarda kronolojik olarak Kalkolitik, Tunç, Hitit, Frig, Lidya, Pers, Hellenistik Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Bu dönemlere ait pişmiş toprak, taş mermer, kemik, cam, metal kap kacak, heykel ve sikke gibi araç ve gereçler, yöre insanın MÖ 3000’li yıllardan günümüze kadar yaşayışı, inancı, üretimi, ticareti hakkında oldukça önemli bilgiler vermektedir. Ayrıca günümüzdeki önemi nedeniyle sanayi haline gelmiş mermer ticareti ve sanatı ile ilgili bilgi veren mermer heykeller, lahitler, mezar taşları ve mimari parçalar, müzenin önemini artırmaktadır. Canlandırmalar, realistik mankenler ve multimedya ile desteklenen müze teşhiri oldukça zengindir. Müzenin 5. katı Kurtuluş Savaşı temasına sahiptir. Müzenin bahçesinde ise  Roma ve Bizans dönemine ait mezar stelleri, lahitler, küpler, heykeller ile Osmanlı dönemlerine ait mezar taşları sergilenmektedir.    Afyonkarahisar Müzesi’nde Sergilenen Bazı Önemli Eserler   Apameia Lahti   Afyonkarahisar İli, Dinar İlçe merkezinde devlet hastanesi temel kazısında bulunmuş, MS 2. yüzyılın son çeyreğine ait, ince grenli beyaz Docimeium (İscehisar) mermerinden yapılmış bir lahittir.   Afyonkarahisar Müzesi   Docimeiumlu sanatçılar tarafından yapılmış olduğu tahmin edilen girlantlı lahtin köşelerinde Nikeler, iki dar yüzde Medusa başları vardır. Geniş yüzlerden birinde girlant taşıyan Eroslar ve bunların arasında Akhileus ile Amazon kraliçesi Penthesileia’nın mücadelesi ve ayrıca lahit sahiplerini tasvir ettiği düşünülen kadın ve erkek büstleri yer almaktadır. Diğer uzun yüzde ise yine girlant taşıyan Eroslar ve bunların arasında Perseus ve Andromeda buluşması tasvir edilmektedir. Çatı biçimindeki kapakta ise üçgen alınlık içinde kalkan, köşelerde akroterler ve yan yüzlerde aslan başı çörtenler bulunmaktadır.   Figürin Başlı Testi   Erken Tunç Çağı’na ait testi, kırmızı astarlı ve el yapımı olup yuvarlak gövdeli, yuvarlak dipli, hafif gaga ağızlı ve tek kulpludur.   Afyonkarahisar Müzesi   Figürin başı şeklinde süslemeye sahiptir. Figürin başının üstünde polos biçiminde silindirik bir çıkıntısı vardır. Kaş ve göz belirgin; burun kemerli, ağız ise tek bir çizgi halinde vurgulanmıştır. Figürin başlı olmasıyla nadir törensel kaplardan biridir.   Artemis Heykelciği   Kaide üzerinde ayakta Artemis adak heykelciğidir.  Sağ elinde ok, sol elinde yay tutmaktadır.    Afyonkarahisar Müzesi   Yanında başı eksik köpek ile betimlenmiştir. Kaide üzerinde iki satır adak yazıtı bulunmaktadır.   Synnada Sikkesi   MÖ 133 sonrasına ait bronz Synnada sikkesidir. Afyonkarahisar Müzesi   Ön yüzde Zeus’un çelenkli başı, arka yüzde ise üzerinde yıldız bulunan iki adet Dioskur başlığı (pileus) ve bunların arasında haşhaş ve buğday bitkileri betimlenmiştir.   Çavdarlı-Kovalık Höyük Heykel Grubu   Afyonkarahisar il merkezinin 17 km doğusunda bulunan Çavdarlı Köyü sınırlarındaki Kovalık Mevkii’nde 1964 yılında gerçekleştirilen yol yapım çalışması esnasında bulunmuş heykel grubudur. Eserlerin tümü adak malzemesi olup, boyları 110 cm ile 29 cm arasında değişmektedir. Bunlar 37 adet adak heykeli ve heykelciği, 13 adet heykel parçası, 9 adet adak steli, 2 adet adak sunağı, 2 adet büst, 6 adet heykel başı ve 2 adet hayvan heykelinden oluşan toplam 71 adet envanterlik eser grubunu oluşturmaktadır.   Afyonkarahisar Müzesi   Bulunan tanrı ve tanrıça heykel ve heykelcikleri bir Pantheon oluşturacak çeşitliliktedir. Adak heykelleri arasında Apollon, Zeus, Kybele, Artemis, Nike, Men, Eros, Asklepios, Hygeia, Leto, Tyche, Afrodit, Herakles ve Tanrı-Kral Midas gibi tanrı ve tanrıçalar bulunmaktadır.   Afyonkarahisar Müzesi   MS 2. yüzyıl sonlarına tarihlendirilen Çavdarlı-Kovalık Heykel grubu sayısal bakımdan dünyada tek örnektir. Yakın zamanda ülkemize getirilen Kybele heykeli de bu gruptandır.   Afyonkarahisar Gezilecek Yerler   Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Dörtyol Mah. Turgut Özal Bulvarı No:28 Merkez/AFYONKARAHİSAR

  24. Çeşmeli Konak (afyon Kültür Ve Çevre Evi)

    24

    Çeşmeli Konak (afyon Kültür Ve Çevre Evi)

    Afyonkarahisar (Merkez İlçe), Afyonkarahisar

    Afyonkarahisar İli, Merkez Nurcu Mahallesi, Milli Birlik Caddesi No: 59-61’de bulunan Çeşmeli Konak, tapuda 36 pafta, 534 ada ve 16-17 parsel numaralarıyla kayıtlıdır. Son Dönem Osmanlı eseri olup cephesinde yer alan anıtsal çeşme ile bütünlük sağlamaktadır. İpek ve kumaş ticaretiyle uğraşan Kahvecioğlu İsmail Efendi tarafından önce hayır amaçlı olarak çeşme yaptırılmış, daha sonra kendi ailesinin ihtiyacı olan konak inşa ettirilmiştir. Konağın giriş kapısındaki yazıtta Hicri ve Rumi olmak üzere iki tarih (1324 ve 1322) bulunmaktadır. Buradan konağın Miladi 1906 yılında bitirildiği anlaşılmaktadır. Üst kat çıkmalı, çıkma ortasında balkon girinti boşluğu üzerinde çatı odası (cihannüma) ile altında kesme taş kaplamalı çeşmesi bulunan, sosyal amaçlı cephe mimarisi olan örnek yapılardan biridir. Dış görünümü ve sokak bütünlüğü nedeniyle çevresel niteliğinin önemi açısından Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 25.06.1983 gün ve A-4432 sayılı kararıyla korunması gerekli eski eser olarak tescil edilmiştir. Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 11.07.1980 ve A-2314 sayılı kararı ile korunması gerekli eski eser olarak tescil edilen çeşme ise Afyonkarahisar Müzesi’ndeki kayıtlarda “Sülüm Çeşmesi II” adıyla geçmektedir. İlk yapıldığında tek bir konut olan Çeşmeli Konak, ilerleyen yıllarda miras yoluyla ifraz edilerek dikey olarak ortadan iki parsele ayrılmış ve ayrı kapısı olan iki ayrı konut durumuna getirilmiştir. 03.10.2002 tarihinde kamulaştırıldıktan sonra Kültür Bakanlığı’na tahsis edilen evin rölöve ve restorasyon projeleri, Afyon Valiliği İl Özel İdaresi’nin imkânlarıyla, Afyon Kocatepe Üniversitesi Meslek Yüksek okulu Restorasyon Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından hazırlanan rölöve ve restorasyon projeleri 08.08.2003 tarihinde Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na teslim edilmiş ve 15.08.2003 tarih ve 2504 sayılı karar ile restorasyon izni alınmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da 75 milyar liralık ödenekle destek olduğu restorasyon 31.12.2004 tarihinde bitirilmiştir. 2011 yılından beri Alimoğlu firmasına tahsis edilen konak; halen Alimoğlu Kültür ve Sanat Merkezi(AKSAM) olarak faaliyette göstermekte ve konakta tarihi ve kültürel, sanatsal eserleri sergilenmekte ve kültürel etkinlikler düzenlenmektedir. Kaynak: &quot;Anadolu'nun Kilidi AFYON&quot; kitabından 18.07.2014 tarihinde kaydedilmiştir. Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Milli Birlik Caddesi No:51 Afyonkarahisar

  25. Millet Hamamı

    25

    Millet Hamamı

    Afyonkarahisar (Merkez İlçe), Afyonkarahisar

    Tac-ı Ahmet Mahallesi, Hamam Aralığı Sokağı'ndadır. Güneyden kuzeye doğru eğimli bir arazi üzerine inşa edilmiş olan yapının kuzey kesiminde erkekler kısmı, güney kesiminde ise kadınlar kısmı yer almaktadır. Yapının doğu cephesinde yer alan kadınlar kısmı soyunmalığı, cephenin güney kanadına bitiştirilmiş durumdadır. Bu cephe üzerinde yer alan külhan, soyunmalığın kuzey duvarına bitişiktir. Cephenin kuzey kesiminde üç adet pencere açıklığı yer almaktadır. Doğu cephesinin kuzey ucunda yer alan erkekler kısmı soyunmalığına, sekiz basamaklık bir merdivenle ulaşılmaktadır. Soyunmalık, girişin iki yanında birer kare mekan; ortada büyük bir dağılım mekanı ve bunun batısında kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir mekandan oluşmaktadır. Kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir plana sahip ılıklık mekanının üzeri, aynalı tonozla örtülüdür. Mekanın doğu duvarı üzerinde, yuvarlak kemerli iki giriş aralığı yer almaktadır. Sıcaklık, kubbeyle örtülü kare bir mekan ve bu mekanın doğu ve kuzey kenarları üzerine yerleştirilmiş, aynalı tonozuyla örtülü birer halvet hücresinden oluşmaktadır. Kadınlar kısmı soyunmalık mekanı, yapının doğu cephesinin güney kesiminde dikdörtgen bir çıkıntı oluşturmaktadır. Bu dikdörtgen mekanın kuzey cephesinin doğu ucunda, basit silmelerle çerçevelenmiş bir taç kapı yer almaktadır. Kadınlar kısmı soyunmalığı ortasında yer alan fıskiyeli havuz, Afyon Arkeoloji Müzesi bahçesindedir. Ilıklık, doğu-batı yönünde uzanan, üzeri aynalı tonozuyla örtülü, dikdörtgen bir mekandır. Kuzey duvarının doğu kesiminde iki giriş açıklığı vardır. Bu kapılar, üzeri bir aynalı tonozuyla örtülü, doğu-batı yönlü dikdörtgen bir mekana açılmaktadır. Sıcaklık, erkekler kısmında olduğu gibi kubbeli bir orta mekan ve bu mekana açılan, aynalı tonozuyla örtülü iki halvet hücresinden oluşmaktadır. Su deposunun kuzey-güney yönünde uzanan, dikdörtgen şekilli bir mekan olduğu anlaşılmaktadır. Yapılış tarihi bilinmemekle birlikte, XVII.-XVIII. yüzyıl Osmanlı yapılarına benzemektedir. Yangın sonucu 1911 yılında kadınlar soyunmalığı mahallede yaşayan Ermenilerce yeniden yapılmıştır. 1955 yılında ise erkekler soyunmalığı yapılmıştır. Kaynak: &quot;Anadolu'nun Kilidi AFYON&quot; kitabından 11.03.2013 tarihinde kaydedilmiştir. Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Tac-ı Ahmet mahallesi, Hamam Aralığı Sokak Afyonkarahisar Merkez

  26. Cumhuriyet Şehitliği

    26

    Cumhuriyet Şehitliği

    Afyonkarahisar (Merkez İlçe), Afyonkarahisar

    Cumhuriyet Şehitleri Anıtı, Afyonkarahisar’a 9 kilometre uzaklıkta, İzmir-Antalya karayolu üzerindedir. Cumhuriyet Dönemi'nde yapılan mücadelelerde şehit düşen Mehmetçik ve polisler adına 1999 yılında yapılmış bir şehitliktir. Cumhuriyet Dönemi şehitlerinin bir bölümü Hava Şehitliği'nde, diğer bir bölümü de şehit ailelerinin yaşadığı şehirlerdeki mezarlıklardadır. 1999 yılında, Afyonkarahisar'a, hakim bir tepeye şehitlerin anısına sembolik bir şehitlik yapılmıştır. Ancak burada kentin ele geçirilmesi esnasında şehit olduğu düşünülen bazı kişilerin müstakil mezarları da yer almaktadır. Milli mücadele döneminde yaşanan kanlı savaşların merkezini teşkil eden Afyonkarahisar'da, Anadolu'nun dört bir yanından binlerce insan vatan savunması için şehit düşmüştür. Tüm şehitlerin anısına da Afyonkarahisar genelinde çeşitli şehitlikler yapılmıştır. Bu şehitliklerin bir bölümü asıl, diğer bir bölümü ise kısmı makamdır. Şehitlerin gömüldükleri yerler, geniş alanları kaplamakta, aynı zamanda, kimin nerede gömülü olduğu da tam olarak bilinememektedir. Bu sebeple de tüm şehitlerin anısına, kanlı savaşların düzenlendiği yerlerde sembolik şehitlikler yapılmıştır. Bununla birlikte anıtı yapılmayan ferdi ve toplu şehit mezarlar da yer almaktadır. Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: İzmir-Antalya karayolu üzeri Afyonkarahisar

  27. Büyük Taarruz Şehitliği Ve Mustafa Kemal Atatürk Anıti

    27

    Büyük Taarruz Şehitliği Ve Mustafa Kemal Atatürk Anıti

    Sinanpaşa, Afyonkarahisar

    Afyonkarahisar'a 16 kilometre mesafede bulunan Antalya-İzmir yol kavşağında Işık (Sarıkız) Tepe üzerinde bulunmaktadır. İç Anadolu ve Marmara’dan Ege ve Akdeniz’e gidip gelen araçların görebileceği şekilde inşa edilen Şehitlik ve Anıt yılın her günü ziyarete açıktır. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa`nın 26 Ağustos 1922’de Kocatepe`de Büyük Taarruz emrini vermesiyle birlikte, 26-27-28 ve 29 Ağustos 1922 tarihlerinde 275 subay ve 2150 Mehmetçik olmak üzere toplam 2425 kahramanımız şehit düşmüştür. Büyük Taarruz Şehitliği bu şehitler anısına yapılan, sembolik bir şehitliktir. 500 adet şehidin mezar taşları vardır. Şehitliğin ön kısımda şadırvan ve namazgâh vardır. Şehitlik duvarları beyaz Ayazini taşından yapılmıştır ve girişte 8 metre yükseklikte geleneksel mimari tarzda inşa edilmiş kemerli kapı bulunmaktadır. Buradan şehit mezarlarının bulunduğu bölüme geçilmekte ve arka kısmında kaidesi ile beraber 18 metre yükseklikteki Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı yer almaktadır. Anıtın kaidesinde mermer bloklar üzerinde Büyük Taarruz’a katılan bütün komutanların ve birliklerin adları bulunmaktadır. Kaidenin diğer yüzlerinde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa`nın emir ve direktifleri yazılıdır. Anıt’ın iki yanında 45’er metrekarelik iki rölyef bulunmaktadır. Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Afyonkarahisar-Sinanpaşa

  28. Albay Reşat Çiğiltepe Şehitliği

    28

    Albay Reşat Çiğiltepe Şehitliği

    Sinanpaşa, Afyonkarahisar

    Afyonkarahisar`ın güneybatısında, Sinanpaşa İlçesi'nin güneydoğusunda bulunan 1591 rakımlı Çiğiltepe üzerinde olup, Sinanpaşa İlçesi'ne 18 kilometre uzaklıktadır. 27 Ağustos 1922 günü Çiğiltepe’yi ele geçirmekle görevlendirilen 57'nci Tümen Komutanı Miralay Reşat Bey, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal'e tepeyi yarım saat içerisinde ele geçirmek için söz vermiş ancak sözünü yerine getiremeyince tabancasını şakağına dayayarak intihar etmiştir. Ne var ki bu kahramanın intiharından kısa bir süre sonra Çiğiltepe Türk askerleri tarafından ele geçirilmiştir. Albay Reşat Çiğiltepe’nin Sandıklı İlçesi'nde bulunan mezarı, Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na nakledilmiştir. Albay Reşat Çiğiltepe Şehitliği, görevini yerine getirmeyi canından aziz bilen 57'nci Tümen Komutanı Miralay Reşat Bey ve o çevrede şehit düşenlerin anısına yaptırılmış olup 22.06.1996 tarihinde ziyarete açılmıştır. Şehitliğin girişinde Albay Reşat Çiğiltepe’nin bronzdan yapılmış büstü, ortasında ise çekilmiş bir kılıcı andıran dikili taş ve kitabeleri ile mermerden yapılmış şehit mezarları bulunmaktadır. Kaynak: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Afyonkarahisar Gezilecek Yerler Adres: Çiğiltepe -Sinanpaşa Afyonkarahisar

  29. Zafertepeçalköy Zafer Anıti

    29

    Zafertepeçalköy Zafer Anıti

    Altıntaş, Kütahya

    Zafertepeçalköy'de Başkomutan Meydan Muharebesi'nin sevk ve idare edildiği 1181 rakımlı tepede yaptırılmıştır. 1964 yılında yapımına başlanmış ve 1968 yılında ziyarete açılmıştır. 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin düzenlendiği yerdir. Çatılmış silahların uzaktan görünüşü ve alev alev meşale hissini uyandıran Zafer Anıtı, asıl manası ile kurtuluş savaşımızı sembolize eder. Anıtı bir bütün olarak meydana getiren değişik yöndeki üçgen bloklar; milletimize gösterilen haksızlığa, feverana, karşı milletimizin tek vücut halinde birleşerek kazandığı 30 Ağustos Zaferini canlandırır. Anıt, gelecek nesillere, Türk milletine karşı içte ve dışta meydana gelebilecek kötü tesirler karşısında er geç birleşerek zafere gidilebileceğini anlatan bir anıttır. Kaynak: Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü''Kütahya Tanıtım Broşürü'' Kütahya Gezilecek Yerler Adres: Zafertepe-Çalköy/Kütahya

  30. Şehit Sancaktar Mehmetcik Anıti

    30

    Şehit Sancaktar Mehmetcik Anıti

    Dumlupınar, Kütahya

    Atatürk, 31 Ağustos 1922 günü muharebe meydanını gezerken şehitler arasında düşman topçu mermisinin açtığı çukura gömülmüş bir sancaktar görür. Bu aziz şehit, toprağın üstünde katılaşmış kolu ile sancağı dimdik tutmaktadır. Manzara karşısında duygulanan Başkomutan, savaş sonrasında yapılacak Şehit Asker Anıtı için bunun sembol alınmasını emreder. Atatürk, 30 Ağustos 1924 günü anıtın temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bu anıtın taşıdığı anlam ve önemle ilgili olarak; ‘‘Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türk Devleti'nin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ebedi hayatı burada taçlandı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Burada temelini attığımız ‘‘Şehit Asker Abidesi’’ işte o ruhları, o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını, fedakâr ve kahraman Türk Milleti'ni temsil edecektir. Bu Abide Türk vatanına göz dikenlere, Türk’ün 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, cesaretini, kudret ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır.’’ tarihi sözünü söylemiştir. Bu Anıtın temeli 30 Ağustos 1924 tarihinde Atatürk tarafından Zafertepe’de atılmış ve 1927 yılında törenle ziyarete açılmıştır. 1961 yılında 220 Sayılı Yasa ile Anıtın, olayın geçtiği Berberçam Tepesi'ne taşınması kararlaştırılmış, 1964 yılında Zafertepe’de Zafer Anıtı'nın yapılması ile yerinden kaldırılarak Afyonkarahisar Müzesine taşınmış, 1979 yılında şimdiki yerine yapılarak 30 Ağustos 1979 tarihinde ziyarete açılmıştır. Kaynak: Kütahya Kültür ve Turizm Müdürlüğü ''Kütahya Tanıtım Broşürü'' Kütahya Gezilecek Yerler Adres: Zafertepe Çalköy/Kütahya

  31. Dumlupinar İlk Hedef Anıti

    31

    Dumlupinar İlk Hedef Anıti

    Dumlupınar, Kütahya

    26-30 Ağustos 1922 tarihleri arasında geçen, Başkomutan Meydan Muharebesi adıyla tarih sayfalarında yerini alan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına temel olan ve sonucunda bütün dünyada derin yankılar bırakarak tarihin akışını değiştiren bu savaş Afyonkarahisar Kocatepe’de başlamış, 30 Ağustos‘ta Zafertepeçalköy-Dumlupınar hattında Türk Ordularının gösterdiği olağanüstü kahramanlık ve cesaretle büyük zafer elde edilmiştir. Bu savaşta binlerce vatan evladı kanlarıyla bu toprakları sulamış, emperyalist güçlere karşı var oluş mücadelesi vererek, canını feda etmiş ve bu uğurda şehit olmuştur. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa 1 Eylül 1922 tarihinde Dumlupınar’da Büyük Millet Meclisi Ordularına “Ordular İlk Hedefiniz Akdenizdir. İleri!..” tarihi emrini vermiştir. Kütahya, 30 Ağustos 1922 günü saat 18:00’de düşman işgalinden kurtulmuştur. Bu Anıt; Başkomutan Meydan Muharebesi'nde, Mustafa Kemal Paşa'nın ''Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!.'' emrini verdiği karargâhın yeridir. 1964 yılında yapımına başlanmış,1968 yılında kısmen bitirilmiş, 26 Ağustos 1972 tarihinde ziyarete açılmıştır. Anıt, Bronz Atatürk Heykeli, arka planda betonarme bir anıtsal yapı, bronzdan süvari birliklerini canlandırır rölyeften oluşmaktadır. Atatürk Heykelinin yüksekliği 4 metre, beton fon yüksekliği 12 metredir. Bu fon, yıldırım şerarelerini göstermekte olup, Başkomutan Meydan Muharebesi'ni sembolize etmektedir. Kaynak: Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü''Kütahya Tanıtım Broşürü'' Kütahya Gezilecek Yerler Adres: Dumlupınar / Kütahya

  32. Dumlupinar Şehitliği

    32

    Dumlupinar Şehitliği

    Dumlupınar, Kütahya

    Başkomutan Meydan Muharebesi 26 Ağustos 1922’de Afyonkarahisar-Kocatepe'den başlamış, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar'da büyük zaferle sona ermiştir. Dumlupınar Şehitliği, Kurtuluş Savaşı boyunca tüm cephelerde şehit düşen vatan evlatlarının anısına, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılarak, Büyük Taarruz’un 70'inci yıldönümü olan 30 Ağustos 1992 tarihinde büyük bir törenle ziyarete açılmıştır. Şehitlik, Üç Komutan Anıtı, Milisler Anıtı, 500 kişilik sembolik şehit mezarları ve kitabeleri, Şehit Baba-Oğul Anıtı, Mehmetçik Anıtı, Namazgâh ve Şadırvan’dan oluşmaktadır. Şehit Baba-Oğul Anıtı; 1912 yılında daha oğlu Mehmet 8 yaşında iken Balkan Savaşı’na katılmak için köyünden ayrılan, daha sonra sırasıyla Galiçya, Hicaz, Yemen, Kafkasya’da 11 yıl cepheden cepheye koşarak çarpışan, Çetmili Kara Ali Çavuş (Çetmi, Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı bir kasabadır. Günümüzde Akçabelen Mahallesi olarak geçer.) ve oğlu Onbaşı Mehmet’in muhteşem destanını sembolize eder. Çetmili Kara Ali Çavuş, Anadolu’da millî mücadele başlayınca, Doğu Cephesi'nden Kurtuluş Savaşı’na koşmuş, Başkomutan Meydan Muharebesi’nde 19 yaşındaki Alay Sancaktarı Mehmet Onbaşı ile karşılaşmıştır. Mehmet Onbaşı, onun 11 yıl önce bırakıp gittiği oğludur. Bu büyük asker, 31 Ağustos 1922 günü, 11 yıl sonra kavuşabildiği oğlunun kollarında şehit düşmüştür. Oğlu kahraman Onbaşı Mehmet de 9 Eylül 1922 günü İzmir’e giren birliğin başında şehit olmuştur. Anıt 30 Ağustos 1992’de ziyarete açılmıştır. Milisler Anıtı; millî mücadele döneminde şehit düşen sivil vatandaşlarımızı sembolize eden bir anıttır. Üç Komutan Anıtı; Millî mücadelemizin üç büyük komutanı olan Atatürk, İsmet Paşa ve Fevzi Çakmak anısına yapılmıştır. Mehmetçik Anıtı; Millî mücadele de süngüsünü takmış düşman üzerine saldırmaya hazır binlerce Mehmetçiğimizi sembolize eden bir anıttır. Kaynak: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kütahya Tanıtım Broşürü Kütahya Gezilecek Yerler Adres: Dumlupınar/Kütahya

  33. Hamamboğazi Termal Turizm Tesisleri

    33

    Hamamboğazi Termal Turizm Tesisleri

    Banaz, Uşak

    Hamamboğazı termal turizm alanı doğa ile içe içe olmanın yanı sıra, İzmir-Ankara kara yolu üzerinde, Uşak Havalimanı ve Zafer Havalimanına yakın mesafede olması ile de ulaşım yönünden önemli  bir avantaja sahiptir. Saniyede 268 litre debisi ve 68 derece sıcaklığı ile önemli bir potansiyele sahip olan Hamamboğazı termal turizm alanında, Bakanlığımız tarafından 18 parsel turizm tesis alanı olarak onaylanmıştır. Bu parseller yatırımcılarını beklemektedir. Banaz Belediyesi ilk büyük adımı atarak, doğa harikası bu güzel alanda Banaz Belediyesi Termal Tesislerinin yapımını tamamlamıştır. Kişibaşına günlük su tüketimi 700 lt.olarak kabul edilen kaplıca, günde 12.000 kişiye hizmet verebilecek kapasitedir. Bunların % 75’i tesislerde konaklayacağı varsayımla en az 300 nitelikli yatağa ihtiyaç duyulacaktır. Geri kalan, günübirlik kullanıma ayrılmıştır. Özellikleri: Fiziko-kimyasal ile bakteriyolojik analizleri yapılmış, sağlık yönünden çok yararlı olduğu görülmüştür. Mide, karaciğer, kağırsak ve özellikle kronik dejeneratif romatizmal hastalıklara iyi geldiği tespit edilmiştir. Kaynak: www.usak.gov.tr www.banaz.gov.tr

  34. Banaz Akmonia Antik Kenti

    34

    Banaz Akmonia Antik Kenti

    Banaz, Uşak

    Uşak’ ın Banaz ilçesi, Ahat Köyü'nün güneyindeki yüksek tepe üzerine kurulmuş antik bir kenttir. Uşak'taki diğer çoğu tarihi yer gibi burası da Lidya Kral Yolu üzerindedir. Şehirde yoğun miktarda mozaikli alanlar bulunmuş olup Roma, Bizans sermaik parçaları, gynnasium alanı, yapı temelleri, mimari taş-mermer parçaları, iki tane tapınak podyumu ve tiyatro çukuru vardır. Buradan çıkan eserler Uşak Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.  Kaynak: Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü - Banaz Kaymakamlığı: www.banaz.gov.tr - Akmonia: 2014-2017 Yılları Arasındaki Arkeolojik Yüzey Araştırmalarının Sonuçları Kitabı Uşak Gezilecek Yerler Adres: Banaz Ahat Köyü Uşak

  35. Çokrağan Mağarası

    35

    Çokrağan Mağarası

    Banaz, Uşak

    Uşak’ın içme suyu bu mağaradan çıkmaktadır. Yukarı Karacahisar Köyü kuzeyinde Çalüstü Tepe’nin bulunduğu alanda yer alır. Jura yaşlı rekristalize kalkerler içinde gelişmiş bir mağaradır. Mağaranın toplam uzunluğu 2050 metredir. Çok katlı bir mağaradır. Üç seviyeden oluşmaktadır. İlk seviye 1372 metrede yer alır. Bu seviyede damlataşı oluşumu mevcut değildir. Bu seviyenin 15 metre altında başka bir seviye yer almaktadır. Alt seviyede ise Uşak’ın su ihtiyacını karşılayan Çokrağan kaynağı yer alır. Bu seviyenin uzunluğu 1100 metre olarak ölçülmüştür. Bu katta damlataşı oluşumu devam etmektedir. Çokrağan kaynağının çıkış yaptığı yerin yükseltisi 1342 metredir.  Kaynak: Uşak Doğa Turizmi Master Planı 2013-2023

  36. Atli Cirit

    36

    Atli Cirit

    Uşak merkez, Uşak

    Cirit Orta Asya' dan beri at üzerinde oynanan geleneksel bir Türk sporudur. Uşak ilinde 35 resmi atlı spor kulübü bulunmaktadır ve her yıl Nisan ayında Türkiye çapında müsabakalar düzenlenmektedir. Bunun yanında İlimizde ata sporu cirit oyunlarını Uşak'ta yaşatmak amacıyla bir çok dernek faaliyet göstermektedir. 

  37. Uşak Arkeoloji Müzesi

    37

    Uşak Arkeoloji Müzesi

    Uşak merkez, Uşak

    KARUN HAZİNELERİNİ KEŞFETMEYE HAZIR MISINIZ?   Yaklaşık 48 yıl boyunca aynı binada hizmet veren Arkeoloji Müzesi, yeni müze binasının 2018 yılında teşhir ve tanzim çalışmalarının bitmesiyle tren istasyonu mevkiine taşınarak modern müzeler arasında yerini almıştır. Müzemiz 3 kattan oluşmakta olup 43 bin koleksiyon ve 2000 eser sergilenmektedir. İlk kat Uşak sınırları içerisinde bulunan arkeolojik eserlere, 2. katta para ve paranın tarihi, son olarak 3. kat ise Lidya Dönemi'ne ve Karun Hazineleri'ne ayrılmıştır. Karun Hazineleri'nin en değerli parçalarından biri olan &quot;Kanatlı Denizatı Broşu&quot; burada sergilenmeye başlanmıştır.    Kaynak: Uşak Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   Uşak Gezilecek Yerler Adres: Fatih mahallesi Orhan Dengiz Bulvarı no:29/d UŞAK

  38. Dokur Evi

    38

    Dokur Evi

    Uşak merkez, Uşak

    Uşak Belediyesi tarafından orijinal malzemeleri korunmak suretiyle, çürümeye yüz tutmuş, deforme olmuş, özelliğini kaybetmiş yapı elemanları değiştirilerek restorasyonu tamamlanan Dokur Evi, 180 yıllık tarihi dokusuna uygun olarak “Uşak Belediyesi Dokur Evi Geleneksel El Sanatları Halıcılık Merkezi” adıyla 2010 yılında faaliyete başlamıştır. Dokur Evinde 40 adet halı tezgâhı bulunmaktadır. Gerek Uşak Belediyesi bünyesinde, gerekse Uşak Belediyesi, Türkiye İŞ-Kurumu ve Halk Eğitim Merkezi ile müşterek açılmakta olan kurslara ev sahipliği yapan Dokur Evi'nde geçmişi Selçuklulara kadar uzanan, Avrupalı ressamların tablolarında sık sık tasvir ettiği Uşak halıları ile tarihin en eski el sanatlarından olan halı dokumacılığı sanatı yaşatılmaktadır. Uşak’ın en büyük kültürel değerlerinden olan el dokuma halıcılığın yaşatılmaya çalışıldığı Dokur Evi'nde, emekçi kadınlarımız tarafından dokunan el emeği göz nuru halıların gerek yurt içinde gerekse yurt dışında satılmasıyla kentimizin ekonomisine katkı sağlanarak, ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan kadın istihdamına katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Konularında uzman eğitmenlerin nezaretinde dokunan halılar, teşhir bölümünde Uşaklıların ve yerli-yabancı turistlerin beğenisine sunulmaktadır. Dokur evi inşasında kullanılan ahşap malzemeler Doğala mevkisinden ağaçların kesilip sırtlarda taşınarak getirilmesiyle, bina inşa edilmiştir. Tipik Türk evi karakteristiğinin izlerini taşıyan Dokur Evi dış sofalı bir Uşak evidir. Sofa eski deyim ile salona benzeyen, yazın oturulup kalkılan, çevresi açık olan bölümdür. Evde misafirlerin kabul edildiği baş oda ve aynı zamanda ailelerin yaşadığı odalar vardır. Uşak’ta o dönem yaygın olarak kullanılan evlerden bir tanesidir. Dokur evi Okkalar sülalesi tarafından yaptırılmış, sonrasında Tomas ve Dokur ailelerinin mülkiyetine geçmiştir. Evin ilk sahibi olan Okkalar zamanında ev, hafız yetiştiriciliği için kullanılmıştır. Sonrasında Tomas ailesine geçen ev, 6 ay sonra Dokur ailesinin mülkiyetine girmiştir. 2004 yılında ise Uşak Belediyesi tarafından restorasyonu yapılmak üzere satın alınmıştır. Uşak Belediyesi tarafından orijinal malzemeler korunmak suretiyle, çürümüş, deforme olmuş, özelliğini kaybetmiş yapı elemanları değiştirilerek restorasyonu yapılmış ve 2010 yılında “Uşak Belediyesi Dokur Evi Geleneksel El Sanatları Halıcılık Merkezi” olarak tekrar kullanıma açılmıştır. Kaynak: Uşak Belediyesi Dokur Evi Uşak Gezilecek Yerler Adres: Aybey, 1. Köme Sk. No:30, 64400 Uşak Merkez/Uşak

  39. Atatürk Ve Kurtuluş Anıti

    39

    Atatürk Ve Kurtuluş Anıti

    Uşak merkez, Uşak

    Heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem tarafından tasarlanan anıt 30 metre uzunluğunda, 17 metre yüksekliğindedir. Bir kaidenin üzerine, üç ana grupta toplanan figürlerden oluşturulmuştur. Birinci grupta, Uşak’ın Türk süvarileri tarafından kurtarılışını simgeleyen süvari figürleri bulunur. Kaide üzerinde, Türk Milleti'nin tutsak edilemeyeceğini, sonsuza kadar özgür yaşayacağını simgeleyen Zafer Sütunu yükselmektedir. Bu sütunun önünde, Atatürk ile üzerinde bilim ve sanat yazan kitapları taşıyan genç kız ve erkek figürleri bulunmaktadır. Üçüncü grupta ise Türk kadınının kahramanlığını ve cesaretini simgeleyen kadın figürleri ve mermi yüklü kağnı yer almaktadır. Bu figürlerin arasında, kaide ile bütünleşmiş 17 metre yüksekliğinde blok bulunmakta ve bunun çevresinde Atatürk’ün sanat, kültür ve Cumhuriyet üzerine söylediği bazı sözleri vardır. Uşak' ta yaşayan çoğu kişinin buluşma noktası burasıdır. &quot;Heykelde buluşalım&quot; sözünü sıklıkla Uşak'ta duyarsınız.  Kaynak: http://www.usak.gov.tr/anitlar Uşak Gezilecek Yerler Adres: İsmetpaşa caddesi / UŞAK

  40. Uşak Atatürk Ve Etnografya Müzesi

    40

    Uşak Atatürk Ve Etnografya Müzesi

    Uşak merkez, Uşak

    1 Eylül 1978 tarihinde açılan müze binası Osmanlı dönemi yapısı olup İstiklal Savaşından sonra Yunan Baş Komutanı Trikopis’in esir alındığı yerdir. Başkomutan Trikopis esir olmasına rağmen Atatürk tarafından Türk misafirperverliği ile karşılanmıştır. İki katlı ahşap yapının giriş katında yöresel etnografik malzemeler, eski silahlar, giysiler, takılar ve diğer eserler sergilenmektedir. Üst katın tamamı Atatürk Müzesi olarak düzenlenmiştir. O dönemden kalma aynalar, sehpalar, koltuklar, Atatürk'e ait yatak odası ve yine Atatürk'e ait giysiler bulunmaktadır. Kaynak: Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Uşak Gezilecek Yerler Adres: Elmalıdere, Hisarkapı Uluyol Sok. No: 75 UŞAK Merkez

  41. Taşyaran Vadisi

    41

    Taşyaran Vadisi

    Eşme, Uşak

    Uşak-İzmir Karayolu üzerinde şehir merkezine yaklaşık 45 km uzaklıkta olan Taşyaran Vadisi; su, rüzgâr ve tektonik hareketler sonucu oluşmuştur. Vadiyi kaplayan ve zeminden başlayarak farklı renklere bürünen kayalar, bir ressamın renk paleti gibi görünmektedir. Taşyaran Vadisine özgü bitki örtüsü ve jeolojik oluşumlar, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Taşyaran Vadisi’nin Özellikleri Batı Anadolu’nun iç kesimlerindeki dağların suyuyla beslenen Gediz Nehri, Taşyaran Vadisi’nin dahil olduğu Gediz Havzasının bu kesiminde ilginç oluşumlara imza atmıştır. Su, vadide kayaları yararak, jeolojik açıdan çok ilginç ve özel bir kanyon oluşturmuştur. Akarsuyun binlerce yılda aşındırarak şekillendirdiği girintili çıkıntılı, dantelimsi oluşumlar heykeltıraşlara ve ressamlara ilham verecek güzelliktedir. Suyun yanında, akarsuyun taşıdığı çakıl gibi malzemelerin kayalıkları aşındırdığı düşünülmektedir. Bu alandaki küçük göletlerin birçoğunun içi suyun getirdiği çakıllarla doludur. Deprem faylarıyla açılmış vadinin çatlak sistemlerine giren su, güçlü akıntılar ve taşıdığı çakıl taşlarıyla adeta bir değirmen gibi öğütmüş ve binlerce yılda böyle olağanüstü şekiller yaratmıştır. Taşyaran’ı gezdiğinizde göreceğiniz kayalıklara jeoloji biliminde Gnays denilmektedir. Magmatik veya tortul kayaçların başkalaşıma uğramasından dolayı meydana gelen metamorfik kayaçlardır. Kilometrelerce derinlikte granit olarak oluşan bu kayaçlar zaman içinde meydana gelen büyük tektonik hareketler ve aşınmalarla yüzeye kadar çıkmayı başarmış ve dönüşüm geçirerek gnaysa dönüşmüşlerdir. Kış döneminde vadi güneş almadığından akarsu buz tutmaktadır. Ege bölgesinde bir akarsuyun buz tuttuğunu görmek neredeyse imkânsız ama Taşyaran’da bunun keyfini çıkarabilirsiniz. Yer yer 30 - 40 santimetreyi bulan saydam buz kütlesinin altında yüzen balıkları rahatlıkla izleyebilirsiniz. Taşyaran Vadisi Tabiat Parkı Taşyaran Vadisi Tabiat Parkı’nda piknik alanları, seyir terası, gözlem kulesi, tuvaletler, kamelyalar, büfe ve çay kahve içebileceğiniz yer bulunmaktadır. Girişten sonra Taşyaran Vadisi’ne inmek için doğal yapıya uygun taş merdivenlerden aşağı inebilirsiniz. Vadi, yaklaşık 2 bin 500 metre uzunluğunda bir yürüyüş güzergahına sahiptir. Taşyaran Vadisi’ne nasıl gidilir? Yenişehir köyü yakınlarındaki Taşyaran Vadisi, Uşak-İzmir yolu üzerinde Kula yakınlarında yer almaktadır. Uşak-Taşyaran Vadisi arasında 45 km. Taşyaran Vadisi tabelasını takip edip yaklaşık 1,5 km uzunluğundaki yoldan kanyona ulaşabilirsiniz. Kaynak: Uşak Valiliği, Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Uşak Gezilecek Yerler Adres: Uşak-İzmir karayolu 45'inci kilometresi

  42. Kula Peri Bacaları

    42

    Kula Peri Bacaları

    Uşak merkez, Uşak

    Kula ve çevresi, volkanik özellikli jeolojik yapıya sahiptir. Burgaz mevkiinde Gediz Nehri’nin üst kısmında ısı değişiklikleri, yağmur, rüzgar ve erozyon etkisiyle oluşmuş, peri bacaları görünümlü doğal oluşumlar görülür. Gediz Vadisi içinde, pastel tonlarda görkemli bir peyzaj oluşturur. Manisa Gezilecek Yerler Adres: Kula

  43. Yunus Emre Ve  Tapduk Emre Türbesi

    43

    Yunus Emre Ve Tapduk Emre Türbesi

    Kula, Manisa

    Kula’ya bağlı Emre Köyü'nde H.954 yılına tarihlenen bir çeşme, iki hamam kalıntısı ve medrese temeli günümüze kadar ulaşabilmiştir. Tapduk Emre Türbesi olarak anılan yapı mimari unsurlar bakımından Manisa’daki Saruhan Bey Türbesi ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Türbe içinde ortadaki Tapduk Emre’ye diğerleri ise aile fertlerine ait olduğu söylenen on mezar bulunmaktadır. Türbe kapısının hemen önünde, taşında balta tasviri bulunan mezarın ise Yunus Emre’ye ait olduğuna inanılmakta ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Kaynak: Manisa Valiliği. (2012). Manisa Rehberi 2012. Manisa: Manisa Valiliği Kültür Yayınları. Manisa Gezilecek Yerler Adres: Emre Köyü Kula-Manisa

  44. Kula Volkanlari

    44

    Kula Volkanlari

    Kula, Manisa

    Kula Volkanları Nerededir? Manisa Kula ilçesinde bulunan Kula Volkanları ve çevresi, volkanik özellikli jeolojik yapıya sahiptir. Kula yöresinde volkanik etkinlikler dördüncü zamanın başlarına kadar sürmüş ve genç volkanlar oluşmuştur. Sönmüş küçük volkanların bulunduğu bu alanda, çeşitli dönemlerde püskürmeler olmuş ve lav akıntıları çevreye yayılmıştır. Bu özelliğinden dolayı tarihte Kula ve çevresine Yanık Ülke (Katakekaumene) denilmiştir. İzmir- Ankara yolu üzerinden de izlenebilen volkanik tepelerin en büyükleri Sandal ve Kara Divlit’tir. Kula ilçe merkezinden başlayarak, Demirköprü Barajı'nın batısına kadar uzanan volkanik alan 600- 700 metre yükseklikte bir yayla üzerindedir. Bu yayla, kuzeyde Gediz Nehri ve güneyde Alaşehir- Salihli Grabeni ile sınırlanmıştır. Bu alanda volkan konileri, Alaşehir- Salihli Grabeni'nin (Gediz Grabeni) uzanımına uygun olarak kuzelbatı-güneydoğu yönünde irili ufaklı bir şekilde dizilmektedir ve graben kırık sistemi ile ilgilidirler. Volkanizma tipik çatlak “Fissür” volkanizmasıdır ve tüm lavlar “Aa” tipi olup üzerlerindeki blok ve pürüzlerdeki girinti ve çıkıntıların büyüklükleri birkaç santim ile 1 metre arasında değişir. Lavlar ve cüruflar üzerinde bol miktarda “hornitos”lar bulunur. Yer yer de lav tünelleri izlenmektedir. Tüm volkanlar “maar” tipi volkanlardır. Volkan konileri “sinder” ve “spatter” tiptedirler ve yaşları ile aşınma dereceleri bakımından bazı farklılıklar gösterirler. Özellikle yaşlı konilerde kraterler daha iri olup daha genç konilerdeki kraterler nispeten küçüktür. Konileri lav, lapilli, cüruf ve çeşitli irilikteki volkan bombaları gibi piroklastikler (tefra) oluşturmaktadır. Sayıları yetmişi bulan bu konilerin çevrelerinde, çıkardıkları siyah bazaltik lav akıntıları görülmektedir. En genç koniler güncel koni görünümündedirler ve halk bunlara “Divlit” adını vermektedir. Bazı volkan konilerinde ise kraterler çifttir. Çalışma alanında yapılan araştırmalar sonucu Kula volkanitlerinin aralıklı üç ayrı evrede etkin oldukları saptanarak Burgaz volkanitleri; Elekçitepe Volkanitleri ve Divlittepe Volkanitleri olarak adlandırılmışlardır. Kaynak: Manisa Valiliği. (2012). Manisa Rehberi 2012. Manisa: Manisa Valiliği Kültür Yayınları, kula belediyesi web sitesi Manisa Gezilecek Yerler Adres: Kula- Manisa

  45. No image

    45

    İlk İnsan (Fosil) Ayak İzleri

    Salihli, Manisa

    <p>Manisa'da baraj inşaatı sırasında bulunan 4 bin 200 ile 4 bin 500 yıllık olduğu tespit edilen fosil insan ayak izleri, Türkiye'nin ilk ve tek UNESCO sertifikalı jeoparkı Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı girişindeki interaktif müzede, yaklaşık 1 aydır sergileniyor. Ayak izlerinin 44 ile 45 numara arasında ve bir erkeğe ait olduğu düşünülüyor.</p>

  46. İlk İnsan Ayak İzleri

    46

    İlk İnsan Ayak İzleri

    Salihli, Manisa

    Gediz Irmağı kıyısında Manisa’nın Salihli İlçesi'ne bağlı Sindel Köyü sınırları içinde 1969 yılında MTA tarafından eşine ender rastlanan “İlk İnsan Ayak İzleri” gün ışığına çıkarılmıştır. Ayak İzleri, Kula merkezli bir yanardağın çıkardığı tüflerin içinde yer almaktadır. Bırakılan izlerin üstü 5-100 metre yüksekliğinde bazalt curuf ile kaplıdır. İlk insan ayak izleri, termoluminesans (ısı yoluyla uyarılmış ışıma) yöntemiyle tarihlendirilerek (5 bin yıl hata payı ile) 26 bin yıl öncesine ait olduğu saptanmıştır. Bu izlerden 50 tanesi halen MTA Tabiat Tarihi Müzesi’nde sergilenmektedir. Bir örneği de Manisa Müzesi’nde bulunmaktadır. Gediz kıyısındaki antropolojik buluntu bilim insanlarının ilgisini çekmiştir. Kaynak: Manisa Valiliği. (2012). Manisa Rehberi 2012. Manisa: Manisa Valiliği Kültür Yayınları. Manisa Gezilecek Yerler Adres: Salihli/Manisa

  47. Bin Tepeler

    47

    Bin Tepeler

    Salihli, Manisa

    Marmara Gölü’nün güneyinde, Gediz Ovası’nın kenarında, yaklaşık 90 kadar Tümülüs içeren Bin Tepeler ya da diğer adıyla Lidya Kral Mezarlığı bulunmaktadır. İki büyük tümülüsün, Kral Alyattese ve Kral Gyges’e ait olduğu sanılmaktadır. Tümülüslerin hemen hepsi ilk ve orta çağlarda soyulmuştur. Tapınağın arkasında MS. 400'lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen küçük kilise, ilk yedi kiliseden birisidir. Lidya tümülüsleri, M.Ö. 6 ve 5'inci yüzyıllarda bu peyzajın önemini ortaya koyan unsurlardır. Kraliyet mezarlığı olarak Sardes’e sıkı bir şekilde bağlı olan Bin Tepe, daha erken ve daha geç dönemlere tarihlenen kalıntıları ile Lidya Dönemi'ne ait sadece bir mezarlık alanı değil, kültürün devamını gösteren bir anıttır. Kaynak: Manisa Belediyesi internet sitesi Manisa Gezilecek Yerler Adres: Salihli, Ahmetli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırları içerisinde yer almaktadır.

  48. Gölcük Yaylası

    48

    Gölcük Yaylası

    Ödemiş, İzmir

    <p>Bozdağlar üzerindeki yaylaların en büyüğü Gölcük yaylasıdır. Yayla, içinde bulunan yaklaşık 1 km² lik alüvyon set gölü ile turistik açıdan önemlidir. Göl çevresindeki düzlükler ve gerisindeki orman dokusu eko-turizm için uygun alanlardır. Günümüzde göl ve çevresi önemli bir rekreasyon-piknik alanıdır. Ödemiş ve Salihli’den hatta Izmir’den gelen günübirlikçiler yaylaya ulaşmaktadır. Gölü ziyaret edenler balık avlama ve sandal gezileri, doğa yürüyüşü için ideal bir atmosferi solumaktadırlar. Yaylada turistleri ağırlayabilecek nitelikte otel ve pansiyonlar bulunmaktadır. Yaz aylarındaki serin havasının ve yeşilin tonlarının insanı derinden etkilediği büyüleyici bir coğrafi ortamdır Gölcük.</p>

  49. Sardes Antik Kenti

    49

    Sardes Antik Kenti

    Salihli, Manisa

    Sardes Antik Kenti’nin kalıntıları Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Sart beldesinde yer alır. Lidya Devleti’nin başkenti olan Sart ve yöresinin 5000 yılı aşkın bir süredir çeşitli yerleşimlere sahne olduğu, Roma ve Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim merkezi olduğu kazı çalışmalarından anlaşılmaktadır.   Fotoğraflar: Official Turkish Museums   Tarihte devlet güvencesinde paranın ilk basıldığı yer olarak bilinen Lidya döneminin Sardes kenti, tarım, hayvancılık, ticaret ve Paktolos (Sart) Çayı’nda yapılan altın madenciliği sayesinde zengin bir kent olmuştur.   Fotoğraflar: Official Turkish Museums   MÖ 7. yüzyıldan başlayarak MS 7. yüzyıl Erken Bizans Dönemi'ne kadar süren 14 yüzyıl boyunca Sardes gerek ulaşım gerekse idari ve ticari bakımdan önemli bir kent olma özelliğini korumuştur.   Fotoğraflar: Official Turkish Museums   İncil’in Vahiy bölümünde, Hristiyanlığın batıya yayılmasında önemli rol oynayan Batı Anadolu’daki yedi kiliseden biri olarak anılan Sardes, dini açıdan da ayrı bir öneme sahiptir.   Fotoğraflar: Official Turkish Museums   Günümüze kadar korunagelmiş olan dünyanın en görkemli İon düzeni tapınaklarından birine ev sahipliği yapan antik kent, korunmuş Roma yapıları içerisinde anıtsal bir hamam-gymnasium kompleksi ve antik dünyanın en büyük havrasına sahiptir.   Fotoğraflar: Official Turkish Museums   Gymnasium’un karşısında “Bronzlu Ev” olarak adlandırılan büyük bir yapı yer alır. Bu yapı, Tmolos (Bozdağ) Dağı’nın sırtları ile eski Lidya merkezinin arasında olup antik çağın en göz alıcı yapılarından biridir.   Kaynak: Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   Manisa Gezilecek Yerler Adres: Salihli-İzmir Karayolu

  50. No image

    50

    Sardes Artemis Tapınağı

    Salihli, Manisa

    Antik Lidya’nın başkenti olan Sart kalıntıları, yakınında bulunan Artemis tapınağı (Salihli’den 9 km), çok sayıda tarihi ve doğal zenginliği barındırıyor. Hellenistik Dönemde yapımına başlanan tapınak, muhtemelen eski bir Kybele kültünün kutsal alanında yer almaktaydı. Tapınak İon tarzında olup, pseudodipteros planlıdır. Başlangıçta Artemis adına yapılmıştır. Daha sonraki dönemlerde tapınağın cellası dört bölüme ayrılmış, bu bölümlerde Artemis, Zeus Polieus, Roma İmparatoru Antoninus Pius ve karısı Faustina’ya ait heykel başları bulunmuştur. M.S. 17 yılındaki depremde yıkılan tapınak, İmparator Tiberius zamanında eski plana göre tekrar inşa edilmiştir. 4. Yüzyılda tapınağın güneydoğu köşesine bir şapel eklenmiştir.

  51. Bin Tepeler Kral Mezarları

    51

    Bin Tepeler Kral Mezarları

    Salihli, Manisa

    <p>Bintepeler Tümülüsleri, parayı icat eden Lidyalılar tarafından M.Ö. 7. ve 6. yüzyıllarda yapıldı. Ünlü Lidya Kralı II. Alyattes’e ait olan en büyük tümülüs, 355 metre çapında, 69 metre yüksekliğinde ve çevre uzunluğu bin 115 metredir. Kral Giges’e ait ikinci en büyük tümülüs ise Amerikalı bir ekip tarafından kazılıyor. Tümülüs, bir mezar ya da mezarlık içeren, üzerine toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen addır.</p>

  52. No image

    52

    Nif Dağı Antik Kazı Alanı

    Kemalpaşa, İzmir

    Antik çağda Olympos adını taşımış 19 dağdan biridir. 1999'dan itibaren yürütülen ön incelemelerde ve birkaç bölgedeki yüzey araştırmaları ve kazılarda önemli buluntulara ulaşılmış ve Nif dağının çeşitli kültürleri barındırdığı anlaşılmıştır. Başlıca kalıntılar Helenistik ve Bizans Dönemi’ne ait yapılar oldukları halde, gerek yüzeyde gerekse kazılarda ele geçen keramik buluntuları M.Ö 8. yy dan M.S 13. yüzyıla kadar tarihlenmektedir

  53. No image

    53

    Çeşnigir Camii

    Şehzadeler, Manisa

    <p> 1474 yılında <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/II._Mehmed">II. Mehmed</a>'in azat etmiş olduğu bir köle olan Çeşnigir Sinan Bey tarafından yapılan cami, şehrin en eski camilerinden biridir.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87e%C5%9Fnigir_Camii#cite_note-1">[1]</a> Caminin bir de kütüphanesi bulunmaktaydı.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87e%C5%9Fnigir_Camii#cite_note-2">[2]</a></p>

  54. No image

    54

    Muradiye Camii ve Külliyesi

    Şehzadeler, Manisa

    <p>III.Murat adına 1583-1592 yılları arasında yaptırılan külliye; cami, medrese, imarethane ve dükkanlardan oluşmaktadır. Projesi Mimar Sinan’a ait olan külliyenin inşası Mimar Mahmut Ağa tarafından başlatılmış ve ölümü üzerine Mimar Mehmet Ağa tarafından tamamlanmıştır. Medrese, klasik Osmanlı medrese plan ve şekline bağlı kalınarak yapılmıştır.</p>

  55. No image

    55

    Hisar Camii

    Konak, İzmir

    1872 yılında yıktırılan kale arkasında bugünkü Kemeraltı çarşısında, Hisarönü mevkiindedir. 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. İzmir’in en büyük ve gösterişli camiidir. Yenilenen minaresi ile cami, klasik dönem Osmanlı Camilerinin tipik özelliğini taşımaktadır. Cami içindeki kalem işi süslemeleri, hat sanatının inceliklerinin sergilendiği panolar ve mihrap - mimber işçiliği Türk sanat zevkinin en iyi örneklerindendir. Cami 1813, 1881,1927 ve 1980’li yıllarda onarım görmüştür.

  56. Kuvayı Milliye Anıtı

    56

    Kuvayı Milliye Anıtı

    Yunusemre, Manisa

    <p>&quot;Ben Atatürk’ü statik kılan heykel anlayışına isyan ettim, Ben O’nu tek başına ilahlaştırmak yerine devrimlerini, ilerici düşüncelerini anlatan, halkıyla birlikte güçlenen kompozisyonlar kurmaya çalıştım. Bunları muhakkak yeni nesillerin görmesi gerektiği inancını taşıdım.&quot; Prof. Tankut ÖKTEM</p>

Move the stops into your own plan, split them across days, and add places to sleep and eat.

Frequently asked

How far is it between Ankara and İzmir, and how long does it take?
Driving between Ankara and İzmir is roughly 557 kilometres and takes about 7 hours without stops.
Where is it worth stopping between Ankara and İzmir?
There are 349 described places within 20 km of the road between Ankara and İzmir. toroti lists 56 of them spread evenly along the drive, in the order you pass them; Hava Kuvvetleri Müzesi comes early on, and Kuvayı Milliye Anıtı sits near the end.
Which provinces does the Ankara to İzmir route cross?
The route between Ankara and İzmir crosses Ankara → Eskişehir → Afyonkarahisar → Kütahya → Uşak → Manisa → İzmir. The stretch richest in places to visit is in İzmir.
Should I take the toll highway or traditional route between Ankara and İzmir?
Toll motorways save driving time between Ankara and İzmir, whereas traditional state roads pass directly through historic town centers, local culinary stops, and scenic nature viewpoints.
How should breaks be scheduled between Ankara and İzmir?
For a drive of around 7 hours, taking a break every 2 to 2.5 hours is recommended. The catalogued attractions in İzmir and neighboring provinces offer memorable stopovers compared to generic highway rest areas.
Stops Between Ankara and İzmir — toroti