Stops along the way

Stops between Ankara and Erzurum

1031 km, roughly 14 hours of driving. The stops below are ordered as you pass them — the same road in both directions.

In short

The drive between Ankara and Erzurum is 1031 km and takes roughly 14 hours. There are 529 described places within 20 km of this route; it crosses 9 provinces, and the densest stretch is in Ankara (127 places).

There are 529 places within 20 km of this corridor; the 46 below are spread evenly along the drive.

  1. No image

    1

    Seğmenler Parkı

    Çankaya, Ankara

    Kavaklıdere Semti'nde 1983 yılında acılan parkta büyük bir amfi tiyatro vardır. Park, Atatürk Bulvarı ile İran Caddesi arasında kalan vadide 40 bin metrekare çim alan ve 250 metrekare çocuk oyun alanına sahip park toplamda 57 bin 250 metrekaredir. İçinde havuzlar, bir çocuk bahçesi, geniş gezi alanları ve Ankara folklorunun simgesi olan Seymenler Anıtı yer alır. Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi Web Sitesi Ankara Gezilecek Yerler Adres: Kavaklıdere/Çankaya

  2. No image

    2

    Türk Hava Kurumu Müzesi

    Altındağ, Ankara

    Bu müze, Türk Havacılığı’nın ilerleme aşamalarını göstermek ve gelecek nesillere bunu aktarmak amacıyla planlandı. Tarihi paraşüt kulesinin yanına inşa edilen Türk Hava Kurumu Müzesi’nde Türk Havacılığı’nın ilklerinin anlatıldığı tarih bölümünün yanı sıra THK hakkında da geniş bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler; tarihi belgeler, fotoğraflar ve çeşitli maketlerle desteklenmiştir.

  3. No image

    3

    Prof. Dr. Ülker Muncuk Müzesi

    Yenimahalle, Ankara

    Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulunun bir grup idealist öğretmeni ve Ülker Muncuk başkanlığında 1974 yılında söz konusu okulun bünyesinde kurulmuştur. Müze, 02.07.1982 tarihinde özel müze olarak Etnografya Müzesi Müdürlüğü denetiminde faaliyet göstermeye başlamıştır.

  4. Kurtuluş Savaşı Müzesi

    4

    Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Altındağ, Ankara

    Kurtuluş Savaşı Müzesi (Birinci TBMM Binası)   Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası Tarihçesi   Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binası olarak kullanılan yapı, döneminde parti binası olarak inşa edilmiştir. 1916 yılında İttihat ve Terakki Fırkası binası olarak yapımına karar verilmiştir. Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle Mimar Salim Bey tarafından bina projelendirilmiş ve proje yapım işi ise Askerî Mimar Hasip Bey'e verilmiştir. Hasip Bey, binanın büyük bölümünü başarı ile bitirmiş ancak çatı ve diğer bölümler, sürmekte olan savaş, yaşanan malzeme sıkıntısı ve İttihat ve Terakki Fırkasının kapanması gibi nedenlerle tamamlanamamıştır.     Birinci Dünya Savaşı sonrası, Mondros Mütarekesi şartları gereğince bir grup İngiliz ve Fransız askeri Ankara'ya gelmiş, Fransız askerlerinin başındaki komutan ise henüz çatısının bir bölümü örtülmemiş olan bu binanın ilk odasını makam olarak kullanmıştır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkmasından sonra Havza ve Amasya genelgeleri yayımlanmış; Erzurum ve Sivas kongreleri yapılmış, Mustafa Kemal Paşa, Ankara'yı Millî Mücadele'nin merkezi olarak seçmiş ve Temsil Heyeti ile birlikte 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir. İstanbul’un işgalinden birkaç gün önce ise yabancı birlikler Ankara’yı terk etmiştir.   *Resimde Osmanlı Türkçesi ile Ankara Millet Meclisi yazmaktadır.   16 Mart 1920'de İstanbul İngilizler tarafından resmen işgal edilmiş ve 18 Mart 1920'de Meclis-i Mebusan kendini feshetmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920'de açılmasına karar verildiğinde, Ankara'da Meclisin toplanabilmesi için gerekli büyüklük ve donanıma sahip bir binanın bulunmadığı görülmüştür. Bu şartlar altında, inşası yarım kalan İttihat ve Terakki Fırkası binasının Meclis binası olarak kullanılması kararlaştırılmış, Ankara halkı, Ankara’da bulunan 20. Kolordu askerleri ve Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti büyük destek vermiştir. Böylece Meclis binası, Ankaralıların evlerinden ve Ulucanlar'daki Numune Mektebinden getirilen kiremitlerle, halkın fedakârlıkları ile tamamlanmıştır.     23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kullanılan bina, daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin temeli olan Hukuk Mektebi burada kurulmuş, bina mektebe kısa bir süreliğine ev sahipliği yapmıştır. 1957 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Komisyonunca alınan kararla müzeye dönüştürülmek üzere çalışmalara başlanmış ve 23 Nisan 1961 tarihinde "Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır.     23 Nisan 1981 tarihinde ise "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adını alan müze, günümüzde TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı bünyesinde hizmet vermektedir.   I. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışı   23 Nisan 1920’de Ulus’taki binanın etrafında binlerce kişi Meclisin açılışını heyecanla beklemiştir. Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde kılınan cuma namazını takiben coşkulu bir törenle açılan Meclis, 115 temsilci ile ilk toplantısını yapmıştır. En yaşlı üye sıfatıyla geçici başkanlık görevini üstlenen Sinop Mebusu Şerif Bey’in açılış konuşmasının ardından, Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa söz alarak Meclisin hangi azalardan teşekkül edeceğine dair aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:     “Yüce Meclisiniz bildiğiniz gibi olağanüstü yetkilere sahip olarak yeniden seçilmiş saygıdeğer milletvekilleriyle, taarruz ve işgale uğramış saltanat merkezinden canlarını kurtararak buraya gelen saygıdeğer milletvekillerinden oluşmuştur. Kaçıp gelebilecek milletvekilleriyle birlikte bir Yüce Meclisin meydana getirilmesi ancak yeni uygulanan seçim tarzıyla söz konusu olmuştur. Bu anda Meclisiniz yasal olarak toplanmış bulunmaktadır.”     Meclisin 24 Nisan 1920 günü yapılan ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa oy birliğiyle Meclis Başkanlığına seçilmiştir. Mustafa Kemal Paşa bu toplantıda uzun ve anlamlı bir konuşma yapmış; “Artık Yüce Meclisin üzerinde bir güç yoktur.” diyerek Meclisin önemini vurgulamıştır.     Kurtuluş Savaşı, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın başarılı yönetimi ve Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınan hayati kararlar sonucunda zaferle sonuçlanmıştır. 20 Ocak 1921'de Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasası olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 05 Ağustos 1921'de Mustafa Kemal Paşa'ya "Başkomutan"; 19 Eylül 1921'de "Gazi" unvanı ile “Mareşal” rütbesinin verilmesi, 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı ve 1 Kasım 1922'de Saltanatın Kaldırılması bu Mecliste kabul edilmiştir. Öte yandan 23 Ağustos 1923'te Lozan Barış Antlaşması, 13 Ekim 1923'te Ankara'nın Başkent Oluşu ve 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in İlanı da bu Meclis çatısı altında onaylanmış, Gazi Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı seçilmiştir.   (Mustafa Kemal Paşa Başkanlık Kürsüsünde, Fotoğraf üzerine suluboya)   Bina bir süre sonra ihtiyaçları karşılayamaz hâle gelmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında birçok yapıda imzası bulunan mimar Vedat Tek tarafından yapılan ve 18 Ekim 1924’te faaliyete başlayan II. Meclis binasına geçilmiştir.   Kurtuluş Savaşı Müzesi'nin Bölümleri   Koridor   42 metre uzunluğundaki koridorun sağ ve sol duvarlarında; Refik Epikman’ın “Atatürk Mecliste Konuşuyor” ve “O Gün”; Saip Tuna’nın “Atatürk’ün Seğmenler Tarafından Karşılanışı”; Mehmed Ruhi Arel’in “Çanakkale Savaşı”; Mehmet Sami Yetik’in “Çanakkale Savaşı Düşman Kaçtıktan Sonra” ve Cevdet Bilgişin’in “Türk Süvarilerinin Akını” isimli tablolar ile Genel Kurul Salonundaki oturumu gösteren fotoğraflar sergilenmektedir.       Mescit   Döneminde mescit olarak kullanılan ve sade bir görünümü olan bu odada, halı seccadeler ve rahleler sergilenmektedir. Rahlelerin ikisi Şam işi tekniğinde sedef kakmalı, diğer ikisi ise oldukça sadedir. Odanın bir duvarında sancak asılı durmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından sonra duvara asılan sancak üzerinde sim ile Fetih suresinin birinci ayeti, bir Hadis-i Şerif ve Saff suresinin on üçüncü ayeti işlenmiştir.     Reis (Meclis Başkanı) Odası   Döneminde Meclis Başkanı odası olan bu oda, Mustafa Kemal Paşa’nın çalışma odası ve aynı zamanda yaver odası olarak kullanılmıştır. Odada Mustafa Kemal Paşa tarafından kullanılan şahsi eşyalar sergilenmektedir.     Genel Kurul Salonu   Dikdörtgen formunda olan bu bölüm binanın en büyük salonudur ve Genel Kurul Toplantı Salonu olarak kullanılmıştır. Tekne tavan ile örtülü olan ve ilk hâli korunarak teşhir edilen salonun ortasında Başkanlık ve Divan Üyeleri ile konuşmacı kürsüsü, kürsünün arkasında Âl-i İmran suresi, 159. ayetinin bir kısmı olan “İş konusunda onlarla müşavere et” anlamına gelen "Ve Şâvirhüm fi'l emr" yazılı hat levhası, levha ve kürsünün hemen önünde de Zabıt Kâtipleri kürsüsü yer almaktadır. Bu kürsünün karşısındaki sıralar Bakanlar Kurulu, yanlardakiler ise milletvekili sıraları olarak kullanılmış; sağdaki balkon kordiplomatik (elçi ve elçilik görevlileri topluluğu), soldaki balkon milletvekillerine, balkon altları ise yerli ve yabancı basın temsilcilerine ayrılmıştır. Sıralar Muallim Mektebi (Ankara Öğretmen Okulu) ile şimdiki Atatürk Lisesinin ilk binası olan Mekteb-i Sultanisinden (Taş Mekteb); sonradan elektrikli hâle getirilen iki petrol lambası ile sac sobalar civar kahvehanelerden, büro malzemeleri ise resmî dairelerden getirilmiştir. Salonda Atatürk büstü, kürsü, hokka takımları, sıralar ve sobalar sergilenmektedir.     İstiklal Marşı Anı Odası 1920-1924 yılları arasında Başkâtip (dönemin TBMM Genel Sekreteri) tarafından kullanılan bu oda; İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. yılı anısına yeniden düzenlenmiştir. İlk dönemde Burdur milletvekilliği yapan Millî Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un Tâceddin Dergâhı’nda ikamet ettiği evde kullandığı şahsi eşyalar ile şairin vefatından hemen sonra heykeltıraş Ratip Aşır Acudoğu tarafından alçı ile alınan yüz kalıbı sergilenmektedir. Katipler Odası Tutanak ve kanunlar kalemleri, evrak ve yazı işleri kalemi, müdür, muavin, kâtip ve memurların bir arada bulunduğu "Kalem" olarak adlandırılan bu odada, zabıt kâtipleri tarafından kullanılan evrak dolapları, okul sıraları, hokka takımları sergilenmektedir. Haberleşme ve Silah Gücü Odası Döneminde Encümen (Komisyonlar) Odası olarak kullanılan bu odada Millî Mücadele’nin silah ve haberleşme gücünü yansıtan su soğutmalı ve şeritli makineli tüfekler, ateşli ve kesici silahlar, manuel telefon santrali, şifre makinesi, manyetolu telefon (sahra telefonu), telgraf alıcı-verici, Mors yazıcı ve arazi dürbünü gibi eserler sergilenmektedir.   Kulis-Toplantı Salonu Uzantısı Milletvekilleri tarafından oturum aralarında kulis olarak kullanılmıştır. Bu salonda milletvekilleri ve Mustafa kemal Paşa tarafından kullanılan şahsi eşyalar ile 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi binası üzerine çekilen ilk bayrak sergilenmektedir.   Şer’iye Encümeni Odası   Yasa tekliflerinin Anayasaya uygunluğunun görüşüldüğü toplantı odasıdır. 1921 ve 1924 anayasalarının yazıldığı bu odada; 2008 yılında ülkemize getirilen Lozan Anlaşması'nın imzalandığı masa ve zabıt cerideleri ile hokka takımları sergilenmektedir.     Riyaset Divanı Odası   Riyaset (Başkanlık) Divanı odası olarak kullanıldığı gibi ilk zamanlar bina yetersizliğinden dolayı İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) olarak da kullanılmıştır. Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın zaman zaman bu odada çalıştığı bilinmektedir. Sol taraftaki panoda ilk Riyaset Divanı üyeleri, sağ taraftaki panoda ise ilk Bakanlar Kurulu üyelerinin fotoğrafları ile hokka takımları sergilenmektedir.     Kurtuluş Savaşı  Müzesi'ne Nasıl Gidilir?   Ulus meydanında yer alan Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne metro, otobüs veya dolmuşlarla Ankara'nın birçok yerinden ulaşmak mümkündür. Metroyu tercih edenler Ulus durağında inerek beş dakikada, otobüs veya dolmuş seçeneğini tercih edenler ise Ulus meydanında bulunan duraklarda inerek bir kaç dakikada ulaşabilir.    Müzeyi sanal olarak ziyaret etmek için tıklayınız   Kurtuluş Savaşı Müzesi Sosyal Medya Hesapları Facebook : @1tbmmbinasi Twitter      : @1tbmmbinasi Instagram: @1tbmmbinasi Tumblr     : @1tbmmbinasi   Santral: 0312 420 19 20  Müdüriyet: 0312 420 86 40  Faks: 0312 420 26 49   Kaynak: Kurtuluş Savaşı Müzesi   Fotoğraflar: Genel Kurmay Başkanlığı, Umut Köseoğlu, Bülent Yılmaz,  Kurtuluş Savaşı Müzesi Ankara gezilecek yerler Adres: Doğanbey Mah. Cumhuriyet Blv. No: 14 Ulus/Ankara

  5. Atatürk Konutu Ve Demiryollari Müzesi

    5

    Atatürk Konutu Ve Demiryollari Müzesi

    Altındağ, Ankara

    Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara'da bulunan birkaç devlet binasından biri olan “Direksiyon Binası” milli mücadelenin canlı tanığı olmaya devam ediyor. Önemli tarihi kararların alındığı bu binayı ziyaret ettiğinizde zamanda bir yolculuk yaparak mücadele yıllarına gidecek ve Cumhuriyetin kurulduğu yılların ruhuna tanıklık edeceksiniz.   TCDD   TCDD Ankara Garı Kompleksi içinde yer alan, 1892 yılında Bağdat Demiryolunun yapımı sırasında inşa edilen Direksiyon Binası, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya gelişinden itibaren Başkomutanlık Karargâhı ve konutu olarak Atatürk’ün emrine tahsis edilmiştir.   TCDD   1920-1922 yılları arasında alınan birçok önemli karara ev sahipliği yapan milli mücadelenin karargâhlarından olan Direksiyon Binasında;   - Kurtuluş Savaşı’nın hareket planları hazırlanmış,   - 21 Ekim 1921 tarihinde, Fransa ile yapılan Ankara Antlaşmasının görüşmeleri ve İmza Töreni gerçekleşmiş,   - 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ve 23 Nisan’ın Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının kararları alınmış,   - "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözü de Ulu Önder tarafından ilk defa bu konutta telaffuz edilmiştir.   Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatmak amacıyla, Ata’nın birinci ölüm yıldönümünü hatırlatan posta pullarına da geçmiş olan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde seçkin bir yeri olan bu binayı yeniden düzenlenerek, 24 Aralık 1964 tarihinde Müze olarak hizmetine açılmıştır.   Atatürk Konutu Müzesi, Kültür Bakanlığı denetiminde bulunan özel müze statüsündeki ilk Kurum Müzesi olma özelliğine sahiptir.   TCDD   Özgün kilit kemerli, köşeleri taş dekorlu ve çatı saçakları ahşap olan taş bina, iki katlı olarak tasarlanmıştır. Kilit kemerli pencere dekorları yalın olmakla beraber binadaki tek süs öğesidir. Müze, TCDD ve Milli Mücadele tarihine açılan kapılarıyla ziyaretçilerine dönemin ruhunu yaşamaya davet etmektedir.   Giriş katı Demiryolları Müzesi olarak düzenlenen Atatürk Konutunda, 1856 yılından günümüze uzanan demiryolları ile ilgili çeşitli belgeler, hatıra madalyaları, o dönemde kullanılan makaslar, ray örnekleri, yemekli ve yataklı vagonlarda kullanılmış olan gümüş servis takımları gibi eşyalar müzede sergilenen eserler arasındadır.   TCDD   Ayrıca Osmanlı döneminde kullanılan mühür, diploma, kimlik kartları, biletler, TCDD’nin tren işletmeciliğinde kullandığı lokomotif plâkaları, haberleşmelerde kullanılan telefon ve telgraf makineleri de ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.   TCDD   İngiliz Hükümeti tarafından Sultan Abdülaziz’e armağan edilen altın kaplama minyatür vagon, sultanın özel vagonunda kullandığı sedef kakmalı çalışma masası, duvar saatleri ve 1925 yılında Atatürk’ün Samsun-Çarşamba Demiryolu Hattının temel atma töreninde kullandığı kazma ve kürek müzenin eserleri arasında yer almaktadır.   TCDD   Alman Demiryolları İdaresi tarafından TCDD’nin ilk Genel Müdürü Behiç Erkin’e armağan edilen buharlı lokomotif maketi de müzenin görülmeye değer eserleri arasındadır.   TCDD   Dünyaca ünlü empresyonist ressam İbrahim Çallı’nın en önemli eserleri arasında yer alan “Kurtuluş Savaşı’nda Kağnı Çeken Kadınlar” isimli tablosu da Müze’de sergilenen önemli eserlerdendir.   TCDD   1920 yılına ait olan Çallı klasiği, 3 metreye 2 metre boyutundadır. Resmin özgün yekpare çerçevesi dönemin ahşap işçiliğini yansıtmaktadır. Eser Çallı’nın en büyük resimlerden ilki oluşu ile ayrı bir öneme sahiptir.   Giriş katında yer alan yüksek tavanlı merdivenler aracılığıyla ikinci kata çıkılmaktadır. Müzenin ikinci katı, Atatürk’ün kabul odası, çalışma ve yatak odası ile Fikrîye Hanım’ın odasının da bulunduğu bir Konut-Müze olarak tasarlanmıştır.   TCDD   Atatürk ve Fikrîye Hanım’a ait özel eşyalarında sergilendiği Müzede Fikrîye Hanım’ın yeğeni Hayri Özdinçer tarafından müzeye bağışlanan Fikrîye Hanım’ın ölüm ilanının yer aldığı 1340 tarihli (1924), Vatan Yevmi Gazetesi, nüfus tezkeresi, soy ağacı, fotoğraflar, yatak örtüsü, ud, o günün hatırasını günümüze taşıyan mobilyalar ilk günkü halleriyle korunmaktadır.   Ankara Gezilecek Yerler   Kaynak: TCDD Adres: TCDD Gar Alanı Ulus Ankara

  6. No image

    6

    Tuz Gölü

    Şereflikoçhisar, Ankara

    Türkiye'nin yüzölçümü bakımından ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, çevresindeki platolar arasına gömülmüş bulunan geniş bir tektonik çukurluğun en derin yerindedir. Daha az yağışlı iklim koşullarında gölün yüz ölçümü küçülmüştür. Zamanla daha da küçülen göl, günümüzdeki durumuna kavuşmuştur.Türkiye’nin tuz ihtiyacının %40'ı bu gölden sağlanır.

  7. Merkez Kalehöyük

    7

    Merkez Kalehöyük

    Kırşehir merkez, Kırşehir

    Kırşehir’in ortasında akan Kılıçözü Çayı'nın kenarında yeralmaktadır. Kırşehir'in eski yerleşim yerlerinin burada olduğu yapılan kazılarla ortaya çıkarılmıştır. Vadinin ortasındaki en yüksek noktadır.bu yüzden halk burayı kale olarak isimlendirmiştir. Yüksekliği yaklaşık 35 metredir. Bugün bu höyük üzerinde yalnız Alaeddin Camii ve bir okul bulunmaktadır. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Kırşehir

  8. Hacibey Konağı

    8

    Hacibey Konağı

    Kırşehir merkez, Kırşehir

    Yenice Mahallesi'nde bulunmaktadır. Cumhuriyet Dönemi ilk sivil mimari örneklerindendir. 1925 yılında Kırşehir Özel İdare Müdürü Hacı Bey tarafından yaptırılmıştır. Yapı kamulaştırılarak Kültür ve Turizm Bakanlığı mülkiyetine geçmiştir. Restorasyon çalışmaları yine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmış daha sonra Ahilik Araştıma Enstitüsüne tahsis edilmiştir. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Kırşehir

  9. Kepez Yeraltı Şehri

    9

    Kepez Yeraltı Şehri

    Mucur, Kırşehir

    Mucur İlçesi'ne 14 kilometre uzaklıkta bulunan Kepez Köyü yerleşimi içerisinde bulunmaktadır. 2002 yılı içerisinde Kırşehir Müze Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucu ziyarete açılmıştır. Çok sayıda galeri ve odalardan oluşmaktadır. Düzgün mimarisi ve iki farklı renk toprak yapısı ile dikkati çekmektedir. Turizm açısından önemi olan bir yerdir. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Mucur/Kırşehir

  10. Hacibektaş Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi

    10

    Hacibektaş Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi

    Hacıbektaş, Nevşehir

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde bulunan ve 1988 yılında hizmete açılan müzede, 1967-1976 yılları arasında Suluca Karahöyük’te gerçekleştirilen kazılarda bulunan arkeolojik eserler ile yöresel özellikler gösteren etnografik eserler sergilenmektedir.   Official Turkish Museums   Arkeolojik eserler çoğunlukla Eski Tunç, Hitit, Helenistik, Frig, Roma ve Geç Bizans dönemlerine ait pişmiş topraktan amforalar, yemek kapları, sunak kapları ve küpler ile kemikten objeler ve sikkelerden oluşmaktadır.   Official Turkish Museums   Etnografya bölümü ise 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk dönemlerinde gündelik yaşamda kullanılan eşyalar, dokuma işlemeli kumaşlardan elbiseler, peşkirler, gümüş takılar, silahlar ve kilimlerden oluşmaktadır.    Official Turkish Museums   Kaynak: Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.     Nevşehir Gezilecek Yerler Adres: Bala Mh. 50800 Hacıbektaş/Nevşehir, Türkiye

  11. Bektaş Efendi Türbesi

    11

    Bektaş Efendi Türbesi

    Hacıbektaş, Nevşehir

    Hacıbektaş İlçesi, Bala Mahallesi 10 ada, 3 parselde yer alan Bektaş Efendi Türbesi, Nevşehir Koruma Kurulu tarafından 08/02/1991 tarih ve 949 sayılı karar ile tescillenmiş olup, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Bugün ziyarete açık olan türbe, kitabesinden anlaşıldığı üzere Osmanlı Dönemi’ne ait olup, hicri 1012, miladi 1603 yılında inşa edilmiştir. Anıtsal görünümdeki yapı, duvar ile çevrili bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Yapının dış cephesi kesme taş malzeme ile yapılmış olup, iç mekân duvarlarında alçı sıva üzerine beyaz renk boya uygulaması yapılmıştır. Yapı kare planlı giriş ile sandukanın yer aldığı türbe kısmından oluşmaktadır. Yapının portalı, yuvarlak kemerli olup, dairevi motiflerle bezelidir. Yine yuvarlak kemerin alt kısmında kitabe yer almaktadır. Kare planlı giriş kısmının üst örtüsü, içten kemerlerle geçişlerin sağlandığı tonoz, dıştan ise kırma çatı ile örtülüdür. Giriş bölümünün her bir cephesinde kemerler bulunmakla birlikte, kuzey cephede dikdörtgen şekilli eyvan yer alır. Güney cepheye ise iki adet büyükçe niş yerleştirilmiştir. Türbe bölümüne geçişin sağlandığı kapının kemer kısmında dikdörtgen levha içerisinde hat süslemeler yer alır. Türbe bölümünün girişi, yuvarlak kemerli olarak tasarlanmış kapıdan sağlanmaktadır. Üst örtüsü, içten tromplarla geçişlerin sağlandığı kubbe, dıştan ise külah şeklindedir. Türbe bölümünün kuzey güney ve batı cephe duvarlarında, yuvarlak kemerli nişler içerisinde küçük birer pencere ve bu pencerelerde ayetlerin yer aldığı süslemeler bulunmaktadır. Kubbe ve duvarlarda bitkisel motiflerle bezenmiş kalem işi süslemeler ve tromp geçişlerinde ise yıldız motifli süslemeler yer almaktadır. 1975 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarım görmüş olan bahse konu türbe, talep doğrultusunda müzemiz personelinden bir kişinin idaresinde ziyarete açılmaktadır. Nevşehir Gezilecek Yerler  Adres: Bala Mh., 50800 Hacıbektaş/Nevşehir, Türkiye

  12. Kayseri Arkeoloji Müzesi

    12

    Kayseri Arkeoloji Müzesi

    Melikgazi, Kayseri

    Kayseri Arkeoloji Müzesi, kent merkezindeki Kayseri Kalesi içinde yer almaktadır.   Tarihsel süreçte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kayseri’de, kültürel mirasın hem korunması hem de sunumu için ilk müze 1930 yılında kurulmuştur. Kayseri ve çevresinde bulunan eserlerin gün geçtikçe çoğalması nedeniyle müze, zaman içinde farklı binalarda hizmet vermiş; 2019 yılında ise bugünkü yerine taşınarak ziyarete açılmıştır.     TGA   Müzede, Kayseri çevresinden toplanan, satın alınan ve bağışlanan birçok eser ile özellikle Kültepe kazılarında açığa çıkartılan eserler yer almaktadır. Eserler müzede kronolojik bir düzende sergilenmektedir.   Kaynak: Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.   Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Cumhuriyet, Kazancılar Cd. No:2, 38350 Melikgazi/Kayseri

  13. Şifahiye Ve Giyasiye Medresesi

    13

    Şifahiye Ve Giyasiye Medresesi

    Kocasinan, Kayseri

    Rivayet odur ki, aşk acısıyla amansız hastalık, vereme yakalanan Gevher Nesibe Sultan, kardeşi hükümdar I. Gıyaseddin Keyhüsrev’e ölüm döşeğinde hastane yapılmasını vasiyet eder. Selçuklu Hükümdarı, kardeşinin bu vasiyetini 1206 yılında yerine getirmiş. Hastaneye ekli tıp medresesini de 1213’te I. İzzettin Keykavus tarafından yaptırıldığı düşünülmektedir. İnsan ruhuna dinginlik ve huzur veren ney ve su sesi ile akıl hastalarının şifa bulduğu hastane ve yanındaki ilk uygulamalı tıp okulu özelliğini taşıyan medrese, Çifte Medrese olarak da anılan yapılar yüksek tavanlar ve güzel taş işçiliği örnekleri ile hayranlık uyandırıcıdır. Kaynak: www.kayserikulturturizm.gov.tr Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Cumhuriyet Meydanı Mimarsınan Parkı içinde yer alır.

  14. Kayseri Evleri

    14

    Kayseri Evleri

    Melikgazi, Kayseri

    Mimarisi, süslemeleri ve gelenekleriyle geçmişin güzelliklerini günümüze taşıyan tarih ve kültür zenginliklerimizdendir. Kayseri geleneksel mimarisi altında tanımlanan mimari, genellikle taş ve ahşapla yapılmış 2 veya 3 katlı, bahçeli, avlulu, doğa ile iç içe ve çoğunlukla sokağın iki yanında bitişik düzende yer almış yapılardır. Kayseri evleri, iklim şartlarına göre, soğuğa karşı korumalı ve bağ hayatına uyacak şekilde düşünülmüş ve inşa edilmiştir. Sokaklar dar, cinğitaş (kartaş) veya şehrin doğu tarafına doğru 10 ila 30 kilometre mesafede çok miktarda bulunan işlemeye elverişli yumuşak (yonutaşı) taşlardan yapılmıştır. Büyük konaklar, köşkler inşa edilmekle beraber çoğunlukta olan normal bir ailenin evi, tokana, sofa, kiler, oturma odası, ahır ve avludan oluşmaktadır. Özgün mimarileri ve zarif süslemeleriyle hayranlık uyandıran eski Kayseri evlerine, şehrin muhtelif yerlerinde rastlayabilir ve birkaç yüzyıl öncesinde yaşıyor hissine kapılabilirsiniz. Kaynak: Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Kayseri

  15. Kayseri Mesire Yerleri

    15

    Kayseri Mesire Yerleri

    Melikgazi, Kayseri

    Kayseri Mesire Yerleri Beştepeler Parkı, yüksek konumuyla güzel bir Kayseri manzarasını ayaklar altına sermektedir. Uzun ağaçları, tertemiz havası, yürüyüş parkurları, piknik alanları ile ziyaretçilerin vazgeçilmez uğrak yeridir. Seyir teraslarından Ali Dağı'nın arka kısmını ve Kıranardı’nı yüksekten fotoğraflama imkanı vardır. Kıranardı Kenti Ormanı, Hisarcık istikametinde olup hem Erciyes’i hem de Hisarcık’ı fotoğraflayabilmek ve Kayseri’nin uzak plan görüntüsünü de görmek mümkündür. Kısaca burası hem piknik yapmak için hem de seyir seyri açısından harika bir mekandır. Ali Dağ Piknik Alanı da Talas ve Kayseri’yi kuşbakışı görebilecek bir piknik ve mesire alanıdır. Cumhuriyet Meydanı yakınında bulunan Mimar Sinan Parkı, Arkeoloji müzesi yanındaki Gültepe Parkı, Fuar Kültür Parkı ve İnönü Parkı Kayseri’yi sarıp sarmalayan yeşil alanlar arasındadır. Kaynak: Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Hisarcık Kıranardı Kent Ormanı, Beş Tepeler Piknik Alanı, Talas Ali Dağı Piknik Alanı, Fuar Kültür Piknik Alanı Kayseri'nin muhtelif yerlerinden ulaşmak mümkündür.

  16. No image

    16

    Köşk Medresesi

    Melikgazi, Kayseri

    Eratna Beyliği'nin kurucusu olan Aleaddin Eratna tarafından eş Suli Paşa Hatun adına inşa ettirilmiştir. Medresenin avlusunun ortasında bir kümbet (türbe) yer almaktadır. Bu kümbette Suli Paşa Hatun ve Aleaddin Eratna'nın yanısıra oğulları Giyaseddin Mehmed ve onun oğlu Aleaddin Ali'nin mezarları bulunmaktadır.

  17. Ali Dağı Yer Altı Şehri

    17

    Ali Dağı Yer Altı Şehri

    Talas, Kayseri

    2010 yılında temizlenip aydınlatılarak turizme açılan yer altı şehri, Talas ilçesinin Ali Dağı’na doğru yükselen yamacında yer almaktadır. Yapılan ölçümler sonunda toplam galeri ve yapı uzunluğu 528 metre olduğu tespit edilen bu yapı, bilinen ve haritalanmış tüm diğer yeraltı şehirleri ile karşılaştırıldığında bir “Yeraltı Şehri” hüviyeti taşımamaktadır. Bugünkü çıkış galerisinin ağzında yer alan taş kapının galeriyi kapatmak ve bu galerinin arkaya doğru devam eden kısmını savunmak için kullandığını kabul edilse bile, bu galerinin devamında sadece büyük bir salon ve salonun ardından yaklaşık 180 metre uzunluğunda bir tünel ile ulaşılan 60 metre uzunluğa sahip, devasa bir sarnıç bulunmaktadır. Sarnıca ulaşan uzun tünelin orta kısmında bulunan dairesel tünelin güneybatıya dönen kolu da fazla kazılmadan terk edilmiştir. Yine bugünkü çıkışın kuzeyinde yer alan üç ufak odanın ilk inşa amaçları depo, mutfak ve kilise olmasına karşın daha sonraki yüzyıllarda dışarıya açılan pencerelerle güvercinlik haline getirildiği kesindir. Yeraltı şehrinde, savunma durumunda mesken olarak kullanılabilecek bir oda benzeri herhangi bir yapı mevcut değildir. Öte yandan girişin doğusuna doğru devam eden ve turizme kapalı kısımlarda da tıkalı herhangi bir galeri mevcut değildir. Bu kısımda tüm tüneller, olasılıkla tehdidin ortadan kalkması dolayısıyla, bir noktadan sonra daha fazla kazılmadan terk edilmiş gibidir. Aynı durum, Ötedere Vadisi’ndeki yeraltı şehirlerinde de gözlemlenmiştir. Kaynak: Kayseri Büyükşehir Belediyesi İnternet Sitesi'nden 03.07.2020 tarihinde alınmıştır. Kayseri Turizm Aktiviteleri

  18. No image

    18

    Han Camii

    Talas, Kayseri

    13. yüzyılda Selçuklular döneminde inşa edilen yapının ilk yapılışında "cami" değil "han" olduğu düşüncesi ağır basmaktadır. Bu görüş, mimari planın Selçuklu han planları ile daha çok örtüşmesinden doğmuştur. Han Camii, kubbesiz fakat altı pencereli orta tonozun hakim olduğu iç mimarisiyle dikkat çeker.

  19. Kültepe Ören Yeri

    19

    Kültepe Ören Yeri

    Kocasinan, Kayseri

    Kültepe Ören Yeri, Kayseri’de Erciyes Dağı’nın eteğinde yer almaktadır. MÖ 2. binyılda, Anadolu’nun en eski krallığı olarak bilinen Kaniş Krallığı’nın merkezi ve Asur ticaret kolonileri sisteminin baş şehri olan Kültepe, Anadolu’daki ilk yazılı tabletleri barındırması ve dünyanın ilk organize ticaret merkezi olmasıyla ön plana çıkmaktadır.   TGA   Kültepe, çivi yazılı belgelerde Kaniş veya Neşa adlarıyla anılmaktadır. Kültepe adı ise dünya müzelerine ve eski eser pazarlarına dağılan ve Kapadokya tabletleri olarak tanımlanan çivi yazılı belgelerin ilk ortaya çıktığı 1871 yılından beri bilinmektedir.    Ticaret yolları üzerinde stratejik bir öneme sahip olan Kültepe, bu özelliğini yüzlerce yıl sürdürmüştür. Asurluların kurduğu büyük ticaret kolonileri olan “karum”ların merkezi Kültepe’deki karum olmuş ve burası diğer karumları yönetmiştir. Kültepe karumu, 1925 yılında keşfedilmiştir.   TGA   Kültepe’de bulunan yazılı belgeler, Anadolu ve Önasya tarihine ışık tutmaktadır. Asur çivi yazısı ile yazılmış olan Kültepe tabletleri, çoğu ekonomik içerikli olan ve dönemin siyasi ve hukuki ilişkilerini gösteren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinleridir. Bu belgeler dönemin tarihi ve coğrafyasına ilişkin önemli bilgiler içermektedir. Kültepe tabletleri, 2015 yılında Unesco Dünya Belleği listesine kaydedilmiştir.     Bölgede 1948 yılından beri yürütülen kazılarda Asur, Geç Hitit, Helen, Roma, Pers ve Tabal dönemlerine ait eserler ve bulgular gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu eserler, başta Kayseri Arkeoloji Müzesi olmak üzere, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmektedir.     Kaynaklar:   Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   muze.gov.tr. “Kültepe Örenyeri” broşürü.   Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Şehir merkezine 24 kilometre mesafede bulunan Kültepe Ören Yeri’ne; doğu garajından Sivas yönüne (Bünyan, Sarıoğlan, Gemerek) giden dolmuş veya otobüslerle Kültepe Kavşağı'nda inildikten sonra 2 kilometre yürüyüşle ulaşmak mümkündür.

  20. Ağırnas Yer Altı Şehri

    20

    Ağırnas Yer Altı Şehri

    Melikgazi, Kayseri

    Dehlizleri, mağaraları, yeraltı şehir kalıntılarıyla Ağırnas günümüzden en az 3 bin yıl öncesinde insanların oturduğu anlaşılan bir yerleşim merkezidir. Ağırnas'ın geçmişi ile ilgili Selçuklular Dönemi'ne ait tarihi belgeler bulunmamakta ama Osmanlı Dönemi'ne ait kayıt bulunmaktadır. Bu kayıtlara göre; 1500 yılında yapılan tahrir defterine Ağırnas; Kayseri'de bulunan 9 nahiyeden biri olan Koramaz Nahiyesi'ne tabi, 53 hane hıristiyan (Gebran hane), 3 hane Müslüman, 2 adet değirmen 4 adet bezirhanesi bulunan ve 18 bin akçe vergi ödeyen hem nüfus hem de ekonomik yönden oldukça büyük bir köy olarak kaydedilmiştir. Kasaba nüfusunun yüzde 95'ini Rumlar teşkil etmektedirler.  Köy arazisinin kıraç ve volkanik olması tarım yapmaya ve bol verim elde etmeye musait olmayışı tarımın bir yıl yapılıp ikinci yıl ekilecek yerlerin nadasa bırakılması zorunlu olduğundan hatta yapılan tarımda verimin çok düşük en olumlu şartlarda bile bire beş veya bire yedi gibi ürün vermesi insanların geçimlerini temin etmek için başka meslek dallarına itibar etmelerine neden olmuştur. 16 ve 17'nci yüzyıl'da Türkiye'den İngiltere'ye ihraç edilen mallara ait listenin ilk sırasında Ağırnas'ta dokunan kumaşlar yer almaktadır. Bilhassa "Ağırnas Boğası" denilen ince yumuşak beyaz pamuklu bez başta İngiltere, Fransa ve Hollanda da çok aranan rağbet gören ticari mallar arasında görülmektedir. Burası 1923-2003 arası Taşören adını taşımış ve daha sonra yeniden eski adına dönmüştür. Kayseri Turizm Aktiviteleri

  21. Sultanhanı Kervansarayı

    21

    Sultanhanı Kervansarayı

    Bünyan, Kayseri

    Sultanhanı Kervansarayı, Kayseri-Sivas karayolunun üzerinde ve Kayseri’ye 47. km uzaklıktadır. Aynı adı taşıyan köyün içindedir. Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat zamanında 1232-1236 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Bazı yayınlarda Tuzhisarı Sultan Hanı adıyla da geçer. Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü   Sultanhanı Kervansarayı tipik Selçuklu kervansaraylarından biridir. Selçuklu kervansarayları aynı plana göre tasarlanmakla beraber aynı zamanda birbirinden farklı görünüme sahiptirler. Bu fark, ek yapılarla veya unsurlarla belirginleşmektedir. Sultanhanı da özellikle ortasındaki köşk mescit ile görünüm olarak diğer kervansaraylardan ayrılmaktadır. Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü   Güney-kuzey doğrultulu kervansaray, plan şemasında 32 × 45 m. ölçülerinde dikdörtgen planlı kapalı bölüm ve 46 × 53 m. ölçülerindeki dikdörtgen planlı açık avlulu bölümlerden oluşmaktadır. Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü   Kuzey cephesinde yer alan taçkapının tamamına yakını restore edilmiştir. Dilimli iki pâyenin arasına alınmış kapı geometrik ve bitkisel süsleme bordürleriyle çevrelenmiştir. Az miktarda kalan süslemeden anlaşıldığı kadarıyla meandırlı bir geçme dizisinden sonra on iki ve sekiz kollu yıldız sisteminden oluşan geniş geometrik bordür bulunmaktadır. Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü   Kervansarayın açık avlusunda ön cephede kapıları avluya açılan iki dikdörtgen oda ve hamamın külhan kısmı bulunmaktadır. Mekânların üzeri sivri kemerli tonozla örtülüdür. Avlunun batı cephesinde kare planlı ve üç tanesi kubbeli, biri sivri kemerli tonoz örtülü olmak üzere dört birimden oluşan hamam yer almaktadır. Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü   Hamamın güneyinde üçer birimden meydana gelen sivri kemerli tonoz örtülü ve dikdörtgen planlı odalar vardır. Avlunun doğu cephesinde ise on iki adet ayağa oturan yedi sivri kemerli açıklıklı ve iki neften oluşan develik kısmı bulunmaktadır. Bu bölümün üzeri doğu-batı yönünde sivri kemerli tonozla örtülüdür. Avlu ön cephede kapının iki yanında dilimli pâyeler, ön köşelerde yıldız formlu pâyeler, yan cephelerde ve avlunun arka köşelerinde çokgen formlu payandalarla desteklenmiştir. Kervansarayın avlusunun iç ve dış cephelerinde çatı seviyesine yakın aslan başlı çörtenler dikkat çekmektedir. Fotoğraf: Tanıtma Genel Müdürlüğü   Avlunun ortasında dört kemerli alt yapısıyla köşk mescid yer almıştır. Dıştan 8 × 8 m., içten yaklaşık 5,30 × 5,30 m. ölçülerinde kare planlı mescid mekânı dört ayak üstüne dört kemerli açıklıktan oluşan alt yapı üzerine yerleştirilmiştir. Mescidin köşelerinde her birinin üzeri farklı geometrik desenlerle işlenmiş sütunçeler bulunmaktadır. Alt yapıyı oluşturan kemerlerden doğu ve güney yöndekilerin üzerinde pul desenleriyle işlenmiş kıvrımlı gövdeleri, çekik gözleri ve sivri dişleriyle tasvir edilmiş karşılıklı birer ejder yer almaktadır.   Kaynak: 1. Kayseri Valiliği 2. TDV İslam Ansiklopedisi   Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Sivas Yolu Üzeri Bünyan

  22. Aşik Veysel Müzesi

    22

    Aşik Veysel Müzesi

    Şarkışla, Sivas

    Sivrialan Köyü'nde bulunan Halk Ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu'nun evi Kültür Bakanlığı tarafından 1979 yılında kamulaştırılmış ve 1982 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Müzede Âşık Veysel'in kişisel eşyaları, fotoğrafları, şiirleri ve onunla ilgili yayınlanan eserler sergilenmektedir. Âşık Veysel'in anısını yaşatmak için her yıl 9-11 Temmuz tarihleri arasında Sivas'ta ve Şarkışla-Sivrialan Köyü'nde anma törenlerinin yanı sıra “Âşık Veysel Âşıklar Bayramı” adı altında festival düzenlenmektedir. Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sivas Gezilecek Yerler Adres: Sivrialan Köyü Şarkışla/ SİVAS

  23. Yari Açik Cezaevi

    23

    Yari Açik Cezaevi

    Sivas merkez, Sivas

    “U” planlı Yarı Açık Cezaevi'nin iki yanı basamaklı ahşap sütunlu orta girişi üzerinde yer alan özgün yazıtın yeri görülebilmektedir. Mermere yazılmış beş satırdan oluşan yazıta göre bina, Sivas Valisi Reşit Akif Paşa tarafından 1902 yılında Sanayi Mektebi (Sanat Okulu) olarak inşa edilmiştir. Yarı Açık Cezaevi, Sanat Okulu' nun Halı Atölyesi olarak kullanılmış, sonraki yıllarda yapının önünden geçen yol nedeniyle okulun diğer binalarından ayrılmıştır. Yığma taş duvarlı bahçe içinde, giriş kapısı demir kanatlıdır ve caddeye bakan bölümdedir. Pencere araları gömme sütunceli, kaidesi taş, gövdesi ahşaptır. Kafes işçiliğiyle bitkisel bezeli saçak altı, ahşaptan bitkisel frizlidir. Merdivenle ulaşılan giriş kapısı çifte kanatlı ve kartuşlu, kapı yanları birer pencerelidir. Biraz ilerideki eski Öğretmen Okulu, 19. yüzyılın son çeyreğinde yapılmış Osmanlı Devrinin önemli mimari eserlerinden biridir. Bina halen açık cezaevi olarak kullanılmaktadır. Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sivas Gezilecek Yerler Adres: Mevlana Mah. Rahmi Günay Cad. No: 4 Merkez , Sivas

  24. Sivas Ulu Cami

    24

    Sivas Ulu Cami

    Sivas merkez, Sivas

    Anadolu’nun en eski camilerinden biridir. Anadolu’daki mimarlık tarihinde, cami iç mekân fikrinin gelişmesinde önemli bir yapıdır. Avlusuna üç yönden girişi ve düz damlı, dikdörtgen planlı, kufe tipli cami sınıfına giren ender örneklerdendir. Kubbe fikrinin henüz gelişmediği bir dönemde yapılmıştır. Bazı bilim adamlarına göre Danişmendi dönemi eseri olarak da kabul edilmektedir. Danışmendliler 1085–1178 yıları arasında Sivas, Kayseri ve Malatya’ya yerleşmişlerdir. Tokat, Niksar Ulu Camii (1145), Kayseri Ulu Camii (XII. yüzyıl ortaları), Tokat Yağıbasan (Çukur) Medrese (1151-52), Niksar Melik Nizamettin Yağıbasan (1157-58), Niksar Kulak Tekkesi ile Türbesi; Kayseri-Pınarbaşı –Türbe Köyü Melik Danişmend Kümbeti, Danişmentli eserlerinden bazılarıdır. Danişmentliler 1178’de Selçuklulara bağlanmasına rağmen adlarına yapılan yapılar yüzyılın sonuna kadar uzanmaktadır. Sivas Ulu Camii’ni de Danişmentli Dönemi'nin önemli eserlerinden saymak mümkündür. Asıl ibadet alanına, kuzey duvarının tam ortasında asıl ve köşelere yakın yerlerden birer olmak üzere üç ayrı kapı ile girilmektedir. İbadet alanının kuzey-güney doğrultusundaki Kıbleye (güney duvarı) dikey uzanan on bir sahnı oluşturan kesme taş örgülü yığma 50 adet kırma ayak birbirine sivri kemerlerle bağlanmıştır. Mihrap eksenine uzanan orta sahın diğerlerinden biraz daha geniş tutulmuştur. Ulu Cami, 54.70 x 33.70 metre iç ölçülerindedir. Yapının asıl giriş kapısı ile diğer kapıları süslemesizdir. 1955 yılı onarımında ortaya çıkarılan özgün mihrabın üzerinde, birbirini kesen sekizgenlerden geometrik örgü motifli iç içe iki sekizgenin kenarlarından çıkan kollarla kesilmesi ile kareler oluşturan süslemeler bulunmaktadır. Onarımda mihrabın süslemeleri taş malzemeyle sade bir şekilde düzenlenmiştir. Üstünde yukarıya doğru gittikçe daralan yedi sıra mukarnaslı kavsaradan başka süsleme elamanı görülmez. Ulu Camii’nin Osmanlı Devrine ait 23 mezardan oluşan bir haziresi bulunmaktadır. 1955 onarımında çıkan kitabesine göre 1196-97 yıllarında Kutbettin Melikşah döneminde Kızılarslan bin İbrahim tarafından Kul Ahi’ye yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sivas Gezilecek Yerler Adres: Kent meydanı - Sivas

  25. Eski Göğüs Hastanesi / Çevre Kültür Sanat Evi

    25

    Eski Göğüs Hastanesi / Çevre Kültür Sanat Evi

    Sivas merkez, Sivas

    Çevre Kültür Sanat Evi aslında bir sağlık kurumudur. 1. Dünya Savaşı'ndan önce yapı Fransız Hastanesi olarak kullanılmıştır. 1920 yılında Memleket Hastanesi, 1925 yılında Öksüzler Yurdu'nun yatakhane binasıdır. Daha sonra Numune Hastanesi olarak görevini sürdürmüştür. Bugün Numune Hastanesi yapılınca Verem Hastanesi'ne dönüştürülmüştür. 1976 yılına kadar Göğüs Hastanesi olarak kullanılan yapı, bu tarihten sonra sağlık müdürlüğü olarak kullanılmıştır. Üç katlı yapının dört ana yönünde köşk odaları bulunan bölümü 1930-35 yılları arasında yapılmıştır. Zemin ve birinci kat duvarları kesme taş örgülüdür. Sonradan eklenen üçüncü kat ve köşk odalarının duvarları ahşap arası taş dolguludur. Çift taraflı ahşap merdivenlerle ulaşılan ikinci katın büyük salonunun tavanı ve paye başlıkları alçı, geometrik panolu bitkisel motiflerle süslenmiştir. Güneybatı köşede yer alan oda, Sivas yöresinde yaygın olan ve sivil mimaride çok rastlanan daire biçimli göbeğe sahiptir. Sağlam durumda bulunan yapı halen Çevre Kültür Sanat Evi ve Gençlik Merkezi olarak hizmet vermektedir. Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sİvas Gezilecek Yerler Adres: Bezirci Mah. SİVAS

  26. No image

    26

    Kurşunlu Hamam

    Sivas merkez, Sivas

    Kitabesinden anlaşıldığı üzere 1576 yılında Belhram Paşa tarafından, çifte hamam olarak yaptırılmıştır. Sivas’ta Osmanlı dönemi klasik hamamların özelliklerini yansıtmaktadır. Dıştan dışa 32.50 x40.50 mölçülerinde dikdörtgen planlı, duvarlar tamamen kesme taştan, kubbeler tuğladan inşa edilmiştir. Halen bakımlı durumda bulunan hamam erkek ve kadın bölümleriyle hizmete açıktır.

  27. No image

    27

    Eğri Köprü

    Sivas merkez, Sivas

    Sivas’ın güneyinde, doğudan batıya doğru eğimli Kızılırmak üzerinde 12. Yüzyılda Selçuklular tarafından yaptırılmıştır. Sivas'a giriş yönündeki araziden biraz yüksekte olan köprü, çok hafif bir yükseltiyle metrelerce devam eder. En yüksek noktasına ulaştığında yaklaşık 130 derecelik bir açıyla sola döner. Önceki yükseltiye göre daha dik bir eğimle araziye sıfırlanır. 15'in üzerinde kemere sahip köprünün ortasındaki kemerleri hem genişlik hem de yükseklik olarak büyür

  28. Dipsiz Göl

    28

    Dipsiz Göl

    Zara, Sivas

    Dağlık bir arazı yapısının egemen olduğu Doğanşar İlçesi'nde yaylalar büyük bir alanı kaplamaktadır. Bitki örtüsü Sivas ve çevresine göre daha zengindir. Kayın, köknar, sarıçam ormanları bu bakımdan en önemli özelliğini oluşturur. Dipsizgöl, küçük bir alana sahip olmakla birlikte etrafındaki koruluk ve kır manzaralarıyla gezilip görülmeye değer güzelliktedir. Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sivas Gezilecek Yerler Adres: Asmalı Dağı Doğanşar / SİVAS

  29. No image

    29

    Koyunkaya Mesire Yeri

    İmranlı, Sivas

    İmranlı ilçesine 12 kilometre uzaklıkta olsa da zorlu bir yola sahiptir. İçinde sakladığı doğal güzellikleri sadece yol durumuna dayanabilenlere gösterir. Koyunkaya Mesire Yeri, yol boyunca size papatyalarla dolu yeşillikler, dereler, çağlayanlar ve kayaların içinden çıkan sular gösterecek.

  30. İmranli Koyunkaya Mesiresi

    30

    İmranli Koyunkaya Mesiresi

    İmranlı, Sivas

    Çam ormanlarının arasında gürül gürül akan su kaynaklarının güzelliği buraya varmak için gösterdiğiniz çabaya değecektir. Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sivas Gezilecek Yerler Adres: Sivas Erzincan Karayolu 100. kilometrede yer alır.

  31. Gölova Önemli Doğa Alanı

    31

    Gölova Önemli Doğa Alanı

    Gölova, Sivas

    Gölova, yaban yaşama açısından ilin ve bölgenin önemsenmesi gereken noktalarından biridir. Gölova'yı Uluslararası Önemli Doğa Alanları'ndan (ÖDA) biri yapan özellikleri arasında şunlar bulunmaktadır: Verbascum trichostylum (bir tür sığırkuyruğu) alanda bulunan bir endemik türdür. Bunun yanında sazlık alanlarda üreyen dikkuyruk ördekleri (Oxyura leucocephala) ile ÖDA konumu kazanmaktadır. Eskiden turnaların (Grus grus) burada da ürediği bilinmektedir. Turnalar artık buralarda yalnızca göç döneminde görülmektedir. Baraj Gölü, Aşağı Tepecik Gölü ve Sütlü Göl'de yaşayan veya konaklayan kuşlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Ördek, angut, sakarca, yabankazı, martı, balıkçıl, bozdalağan, dik kuyruk, küçük batağan, sakarmeke, turna, su çulluğu, karabaş martı ve sumru. Bu göllerde aynı zamanda sazan, aynalı sazan, kefal, gümüş, caner gibi balık türleri yaşamaktadır. Kaynak: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Sivas Gezilecek Yerler Adres: Baraj Gölü / Gölova SİVAS

  32. Tirebolu Selimağa Çeşmesi

    32

    Tirebolu Selimağa Çeşmesi

    Refahiye, Erzincan

    Giresun Tirebolu İlçesi, Çarşı Mahallesi’nde yer alan çeşme Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından 30.03.2001 tarih ve 4068 sayılı karar ile tescillenmiştir. Kesme taş malzeme ile inşa edilmiş olup, kare planlı ve iki cephelidir. Nişleri sivri kemerli olan çeşme, kitabesine göre 10 Haziran 1842 yılında Kethüdazade Emin Ağa tarafından inşa ettirilmiştir. Ancak günümüzde Selim Ağa Çeşmesi olarak anılmaktadır.  Kesme taş malzemeden yapılmış yarım yuvarlak sütunçeler üzerine oturmaktadır. Ön cepheye bakan nişin içerisinde dört satırlık Arapça kitabe yer alır. Kitabe, mermer üzerine sülüs hatla yazılmıştır. Kaynak: Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Giresun Gezilecek Yerler Adres: Çarşı Mahallesi Tirebolu/Giresun

  33. No image

    33

    Beytahtı Mesire Alanı

    Erzincan merkez, Erzincan

    Erzincan' ın güneybatısında, Kemah yolunun 6. km' sinde, Karasu Irmağı kıyısında bulunmaktadır. Ağaçlıklara, çimenliklere, akarsu ve soğuk su kaynaklarına sahip Beytahtı, akarsuyun etrafında bulunan ahşap çardakları ve piknik yapmaya elverişli masaları ile geniş bir mesire alanıdır.

  34. Terzibaba Türbesi

    34

    Terzibaba Türbesi

    Erzincan merkez, Erzincan

    Asıl adı Muhammed Vehbi olan tasavvuf ehli Terzibaba, mesleği terzilik olduğundan halk arasında bu adıyla anılmaktadır. Terzibaba Mezarlığı Erzincan'ın en büyük mezarlığı olan Kaledibi Mezarlığı'na, 1848 yılında vefat eden Terzibaba'nın defnedilmesiyle mezarlığın adı Terzibaba Mezarlığı olarak değiştirilmiştir. Terzibaba Türbesi Türbeye dört basamaklı merdivenle çıkılır. Yapının giriş bölümünde iki sütunlu ve üzeri kurşun kaplı, yağmurluk çıkması bulunmaktadır. Süsleme unsurlarının yer almadığı türbenin içi sade, sekizgen planlı düz bir örtüden oluşmaktadır. Türbenin kapısı ve pencerelerinde çapraz demir kafesler vardır. Türbenin içerisinde bulunan iki sandukanın büyük olanı Terzibaba'ya diğeri ise Terzibaba’nın en yakın müritlerinden birine aittir. Bir yangın sonucu harap olan türbe, 1980'li yıllarda betonarme olarak tekrar yaptırılmıştır. Mezarlık, Osmanlı mimarisi özelliği olan kesme taştan inşa edilmiştir. Türbe ve mezarlık halk tarafından sıkça ziyaret edilmektedir. Erzincan Gezilecek Yerler Adres: Terzi Baba Mezarlığı Mevki ( Eski Erzincan) Erzincan

  35. Ciminli Baba Türbesi

    35

    Ciminli Baba Türbesi

    Erzincan merkez, Erzincan

    <p>Asıl adı Süleyman dır. Melami tarikatine mensuptur. Keramatleri aşikar olan bir kişiydi.Halk arasında sürekli hakir görülürdü. Elbisesinde binbir yaması vardı. Ciminde tekkesi vardı. 1939 depreminden önce Erzincan valisini ikaz ettiği, vali bu tavra karşı onu zehirletmek istediği ancak zehirli kahveyi içen Ciminli Baba&#039; nın zehirlenmediği anlatılmaktadır. Depremden önce Zeki paşaya deprem olacağı konusunda ikazda bulunmuş ve Ordu deprem olacağı düşüncesi ile koğuşlarda dışarıya çıkarılmıştır. Askeri birliklerde içeride görevi bulunan 15 kişi hayatını kaybetmiş ve diğer askerlerin tamamı kurtulduğu bilinmektedir.</p>

  36. Terzibaba Cami ve Külliyesi

    36

    Terzibaba Cami ve Külliyesi

    Erzincan merkez, Erzincan

    <p>Anadolu&#039;da yetişen büyük velîlerden. İsmi Muhammed Vehbî&#039;dir. Hayyât Vehbî diye meşhûrdur. 1780 (H.1195) senesinde doğdu. Osmanlı Müellifleri, Sefînet-ül-Evliyâ, Esmâ-ül-Müellifîn adlı eserlerde Erzurum&#039;da, diğer bâzı eserlerde ise, Erzincan&#039;da doğduğu yazılıdır. 1847 (H.1264) senesinde Erzincan&#039;da vefât etti. Dergâhının olduğu yere defnedildi. Bugün burası Terzi Baba Mezârlığı diye anılmakta, mezârlığın ortasında türbesi bulunmaktadır.</p>

  37. Ekşisu Mesire Alanı

    37

    Ekşisu Mesire Alanı

    Erzincan merkez, Erzincan

    Ekşisu Mesire Alanı şehir merkezine 11 kilometre uzaklıkta, eski Erzincan-Erzurum karayolu üzerinde bulunmaktadır. Ekşisu, doğal maden suyunun çıktığı, geniş park alanlarının bulunduğu, yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettiği, Erzincan'ın en gözde mesire alanlarından biridir. Burada yer alan çeşmelerden akan ve Böğert adıyla anılan maden suyu, çeşitli hastalıklara iyi gelmekte; anemi, karaciğer, mide, bağırsak ve safra yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.  Erzincan Gezilecek Yerler Adres: Erzincan-Erzurum Karayolu Üzeri Ekşisu Mevki-Erzincan

  38. Abrenk Kilisesi

    38

    Abrenk Kilisesi

    Tercan, Erzincan

    Vank ve Üçpınar isimleriyle de anılan Abrenk Kilisesi, Erzincan Üçpınar köyünde, Vank Dağı'nın güneydoğusunda, çukur bir alan içerisinde bulunmaktadır. Kilise 1854 yılında inşa edilmiştir.   TGA   Dikdörtgen planlı kilisenin dış yüzü düzgün kesme taştan, içi ise harçlı taş örgüden oluşmaktadır. Kiliseye, yuvarlak kemerli bir kapıdan girilmektedir.   TGA   Yapı, iki sıra sütunla bölünerek, bir ana ve iki yan olmak üzere üç sahından meydana gelmektedir. Sütunlar arası ve sütunlarla duvar arasındaki bağlantı, yuvarlak kemerlerle sağlanmıştır.   TGA   Ana sahının ortası külahlı, sivri ve yuvarlak bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbenin toplam 12 penceresi bulunmaktadır. Kilisenin yan sahınlarındaki pencereler, kareye yakın dikdörtgen şeklindedir. İç kısımdaki pencereler ise kemerli ve ışığı içe verecek şekilde yapılmıştır.   Dikili Taşlar   Üçpınar Köyü'nde Abrenk Kilisesi’nin yakınında yer almaktadır. 3 adet olan bu taşların en büyüğü yaklaşık 5 metre uzunluğundadır. Dikili Taşlar, 17. yüzyılda buradaki kaya zemine dikilmiş ve çevresi düzenlenerek bir açık hava ibadet mekânı oluşturulmuştur.   TGA   Yan yana inşa edilen bu üç dikili taştan ikisi, orijinal haliyle günümüze ulaşmayı başarmış, birisi ise yıkılmıştır. Taşların üzerinde Osmanlıca yazılar bulunmaktadır. Taşlarda, büyük haç motifi ve düzgün geometrik bordürler dikkat çekmektedir. Taşların ikisinin alt bölümünde, bir pano halinde kitabeleri yer almaktadır. Kitabede 1684 tarihi okunmaktadır.   Erzincan Gezilecek Yerler   Kaynak: Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı Tanıtım Dokümanı, Erzincan Gezi Rehberi,2014 Adres: 24800 Üçpınar/Tercan/Erzincan

  39. Mama Hatun Külliyesi

    39

    Mama Hatun Külliyesi

    Tercan, Erzincan

    Kümbet, kervansaray, hamam ve camiden oluşan Mama Hatun Külliyesi, Erzurum ve çevresinde hüküm süren Saltuklu Beyliği’nin başına 587’de (1191) geçen II. İzzeddin Saltuk’un kızı Mama Hatun tarafından Erzurum-Erzincan kervan yolu üzerinde Tercan’da (eski adı Mamahatun) yaptırılmıştır. Dilimli bir gövde ve külâha sahip Mama Hatun Kümbeti, onu kuşatan yuvarlak çevre duvarı ile birlikte Anadolu’da başka örneğine rastlanmayan bir plan şeması ve mimari özelliğe sahiptir. Muhammed Kösen Kümbetin üzerindeki kitâbeden anlaşıldığına göre mimarı Ahlatlı Ebü’n-Nemâ b. Mufaddal’dır. Bu âbidevî mezar yapısı birbirinden farklı iki kısımdan, kümbetten ve çevre duvarından meydana gelmiştir. Muhammed Kösen Yapılar topluluğunun önemli bir parçası olan kervansaray XIII. yüzyıl başında yapılmıştır. Eş odaklı kervansaraylar grubuna giren yapı, 51×51 metre ölçüleriyle bu gruptaki yapılar arasında (diğerleri Alara Han, Ashâb-ı Kehf Hanı) en büyük olanıdır. Kare planlı yapı tamamen kesme taştan inşa edilmiştir. Dış duvarlar dört köşede silindirik kuleler, cephelerde yarım silindir veya dikdörtgen kesitli payandalarla takviye edilmiştir. Doğu cephesinin ortasında dışarıya taşkın bir taç kapı yer almaktadır. Taç kapının köşelerinde birer sütunçe ve iki yanda birer niş vardır. Basık kemerli kapıdan ulaşılan iç mekânda ortadaki geniş avlunun etrafında odalar, eyvanlar ve bu mekânların kuzey ve güney kesiminde yapının uzunluğuna yerleştirilen birer ahır bölümü bulunmaktadır. Kümbetle kervansaray arasındaki dikdörtgen planlı hamam küçük ölçülerdedir. Batıda sivri kemerli tonoz örtülü dikdörtgen bir soyunmalık mekânı vardır. Mekânın ortasında altıgen bir havuz bulunur. Kare planlı ve kubbeli ılıklık bölümüne sahip yapının sıcaklık bölümü de dikdörtgen planlı olup bir tonoz ve bir kubbeyle örtülmüştür. Külliye yapıları arasında zikredilen cami tamamıyla değişikliğe uğramış ve yıkılan yapının yerine yeni bir cami inşa edilmiştir. Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi Erzincan Gezilecek Yerler Adres: Mamahatun Mahallesi, Kervansaray Cd. No:114, 24800 Tercan/Erzincan

  40. No image

    40

    Kop Şehitliği

    Aşkale, Erzurum

    28 Şubat-16 Temmuz 1916 tarihlerinde Rus kuvvetlerine karşı direnirken ölen şehitlerimiz için Bayburt-Erzurum yolu üzerinde, Merkez Maden Beldesinin Kop mevkiinde 15 Mayıs-15 Ağustos 1963 tarihleri arasında; yaptırılmıştır. 13 m yüksekliğindeki bu anıt üst üste inşa edilmiş iki bölümden oluşmaktadır. Alt kısım sarı,beyaz ve siyah taşlardan yüksekçe küp şeklinde yapılmıştır.

  41. No image

    41

    Kandilli Kayak Merkezi

    Aşkale, Erzurum

    25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları Erzurum 2011’de biatlon ve kayaklı koşu müsabakalarının yapıldığı Kandilli Kayak Merkezi, 160 hektar arazi üzerine kurulmuştur. Pistlerin rakımı 1.713- 1.767 m arasında değişmektedir.Kandilli Kayak Merkezi, 12 ay süreyle çok amaçlı kullanıma açık bir bölgedir

  42. No image

    42

    Serbest Stil Kayak

    Yakutiye, Erzurum

    Serbest Stil Kayak; Kayağın akrobatik bir spor biçiminde yapılan çeşididir. "Mogul" ve "Aerial" adında iki ana türü vardır. Mogul stilinde; küçük çıkıntılarla dolu yüksek bir tepeden aşağıya doğru kayarken, iki rampanın da üzerinden atlamak gereklidir. Bir olimpiyat sporu olarak kabul edilmeyen "Acro" türünde jimnastik hareketler ile dans bir araya getirilmiştir. Palandöken Kayak Merkezi'nde yapılmaktadır. Kaynakça; (Kış ve Doğa Sporları Rehberi Tablet İletişim Yayınevi)

  43. No image

    43

    Curling Arena

    Yakutiye, Erzurum

    Curling Arena; Curling, 42 x 43 metrelik bir buz pistinde, takım halinde yapılan bir olimpiyat oyunudur. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları için 2010 yılında inşa edilmiştir. 5 curling yarışma alanına ve bin kişilik oturma kapasitesine sahiptir. Bu spor alanında hakem, jüri, başhakem, teknik delege için birer oda, sporcular için 4 salon bulunmaktadır. Kaynakça; (Tablet iletişim Erzurum broşürleri )

  44. No image

    44

    Ebu İshak Kazerunı Hz. Türbesi

    Yakutiye, Erzurum

    Büyük İslam düşünürlerinden Ebu İshak Hazretleri'ne ait türbenin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemektedir. İç Kale'yi Çifte Minareli Medrese'ye bağlayan sur duvarı üzerinde bulunan köşeli burçlardan biri, içten kubbe ile örtülerek türbe haline dönüştürülmüştür. Önünde bir de zaviyesi bulunmaktadır. Zatın asıl mezarı Kazerun'da bulunmakta, burasının bir makam olduğu belirtilmektedir. Türbe, 2006 yılında Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiş ve turizme açılmıştır.

  45. No image

    45

    Sürat Pateni

    Palandöken, Erzurum

    Sürat Pateni; Kadın ya da erkek atletlerin dönemeç ve düzlüklerin bulunduğu buz pistinde, ritmik ve güçlü bir kayış sergiledikleri bir spordur. Sürat pateni yarışları; uzun kulvar, kısa kulvar ve maraton olmak üzere üç farklı sınıfta gerçekleştirilmektedir. Uzun kulvar yarıklarında, aerobik dayanıklılık daha büyük önem taşımaktadır. Sürat pateni, şehir merkezinde bulunan 2000 kişilik Buz Salonun'da yapılmaktadır. Kaynakça; (Kış ve Doğa Sporları Rehberi Tablet İletişim Yayınevi)

  46. No image

    46

    Köprüköy (deliçermik) Kaplıcası

    Köprüköy, Erzurum

    Köprüköy Kaplıcası (Deliçermik); Erzurum'un şehir merkezinden 56 km uzaklıkta, Köprüköy ilçesinde yer almaktadır. Bikarbonat, sodyum, kalsiyum, karbondioksit, demir ve bromür içeren kaplıca suyu; sindirim sistemi, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı ve kalp hastalıkları, metabolizma bozuklukları ve romatizma hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Kaynakça; (Sağlık Turizmi Rehberi Tablet İletişim Yayınevi)

Move the stops into your own plan, split them across days, and add places to sleep and eat.

Frequently asked

How far is it between Ankara and Erzurum, and how long does it take?
Driving between Ankara and Erzurum is roughly 1031 kilometres and takes about 14 hours without stops.
Where is it worth stopping between Ankara and Erzurum?
There are 529 described places within 20 km of the road between Ankara and Erzurum. toroti lists 46 of them spread evenly along the drive, in the order you pass them; Seğmenler Parkı comes early on, and Köprüköy (deliçermik) Kaplıcası sits near the end.
Which provinces does the Ankara to Erzurum route cross?
The route between Ankara and Erzurum crosses Ankara → Kırşehir → Nevşehir → Yozgat → Kayseri → Sivas → Erzincan → Tunceli → Erzurum. The stretch richest in places to visit is in Ankara.
Should I take the toll highway or traditional route between Ankara and Erzurum?
Toll motorways save driving time between Ankara and Erzurum, whereas traditional state roads pass directly through historic town centers, local culinary stops, and scenic nature viewpoints.
How should breaks be scheduled between Ankara and Erzurum?
For a drive of around 14 hours, taking a break every 2 to 2.5 hours is recommended. The catalogued attractions in Ankara and neighboring provinces offer memorable stopovers compared to generic highway rest areas.