Stops along the way

Stops between Ankara and Kayseri

390 km, roughly 4 hours of driving. The stops below are ordered as you pass them — the same road in both directions.

In short

The drive between Ankara and Kayseri is 390 km and takes roughly 4 hours. There are 321 described places within 20 km of this route; it crosses 5 provinces, and the densest stretch is in Ankara (127 places).

There are 321 places within 20 km of this corridor; the 34 below are spread evenly along the drive.

  1. No image

    1

    Seğmenler Parkı

    Çankaya, Ankara

    Kavaklıdere Semti'nde 1983 yılında acılan parkta büyük bir amfi tiyatro vardır. Park, Atatürk Bulvarı ile İran Caddesi arasında kalan vadide 40 bin metrekare çim alan ve 250 metrekare çocuk oyun alanına sahip park toplamda 57 bin 250 metrekaredir. İçinde havuzlar, bir çocuk bahçesi, geniş gezi alanları ve Ankara folklorunun simgesi olan Seymenler Anıtı yer alır. Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi Web Sitesi Ankara Gezilecek Yerler Adres: Kavaklıdere/Çankaya

  2. No image

    2

    Türk Hava Kurumu Müzesi

    Altındağ, Ankara

    Bu müze, Türk Havacılığı’nın ilerleme aşamalarını göstermek ve gelecek nesillere bunu aktarmak amacıyla planlandı. Tarihi paraşüt kulesinin yanına inşa edilen Türk Hava Kurumu Müzesi’nde Türk Havacılığı’nın ilklerinin anlatıldığı tarih bölümünün yanı sıra THK hakkında da geniş bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler; tarihi belgeler, fotoğraflar ve çeşitli maketlerle desteklenmiştir.

  3. No image

    3

    Prof. Dr. Ülker Muncuk Müzesi

    Yenimahalle, Ankara

    Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulunun bir grup idealist öğretmeni ve Ülker Muncuk başkanlığında 1974 yılında söz konusu okulun bünyesinde kurulmuştur. Müze, 02.07.1982 tarihinde özel müze olarak Etnografya Müzesi Müdürlüğü denetiminde faaliyet göstermeye başlamıştır.

  4. Kurtuluş Savaşı Müzesi

    4

    Kurtuluş Savaşı Müzesi

    Altındağ, Ankara

    Kurtuluş Savaşı Müzesi (Birinci TBMM Binası)   Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası Tarihçesi   Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binası olarak kullanılan yapı, döneminde parti binası olarak inşa edilmiştir. 1916 yılında İttihat ve Terakki Fırkası binası olarak yapımına karar verilmiştir. Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle Mimar Salim Bey tarafından bina projelendirilmiş ve proje yapım işi ise Askerî Mimar Hasip Bey'e verilmiştir. Hasip Bey, binanın büyük bölümünü başarı ile bitirmiş ancak çatı ve diğer bölümler, sürmekte olan savaş, yaşanan malzeme sıkıntısı ve İttihat ve Terakki Fırkasının kapanması gibi nedenlerle tamamlanamamıştır.     Birinci Dünya Savaşı sonrası, Mondros Mütarekesi şartları gereğince bir grup İngiliz ve Fransız askeri Ankara'ya gelmiş, Fransız askerlerinin başındaki komutan ise henüz çatısının bir bölümü örtülmemiş olan bu binanın ilk odasını makam olarak kullanmıştır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkmasından sonra Havza ve Amasya genelgeleri yayımlanmış; Erzurum ve Sivas kongreleri yapılmış, Mustafa Kemal Paşa, Ankara'yı Millî Mücadele'nin merkezi olarak seçmiş ve Temsil Heyeti ile birlikte 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir. İstanbul’un işgalinden birkaç gün önce ise yabancı birlikler Ankara’yı terk etmiştir.   *Resimde Osmanlı Türkçesi ile Ankara Millet Meclisi yazmaktadır.   16 Mart 1920'de İstanbul İngilizler tarafından resmen işgal edilmiş ve 18 Mart 1920'de Meclis-i Mebusan kendini feshetmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920'de açılmasına karar verildiğinde, Ankara'da Meclisin toplanabilmesi için gerekli büyüklük ve donanıma sahip bir binanın bulunmadığı görülmüştür. Bu şartlar altında, inşası yarım kalan İttihat ve Terakki Fırkası binasının Meclis binası olarak kullanılması kararlaştırılmış, Ankara halkı, Ankara’da bulunan 20. Kolordu askerleri ve Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti büyük destek vermiştir. Böylece Meclis binası, Ankaralıların evlerinden ve Ulucanlar'daki Numune Mektebinden getirilen kiremitlerle, halkın fedakârlıkları ile tamamlanmıştır.     23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kullanılan bina, daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin temeli olan Hukuk Mektebi burada kurulmuş, bina mektebe kısa bir süreliğine ev sahipliği yapmıştır. 1957 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Komisyonunca alınan kararla müzeye dönüştürülmek üzere çalışmalara başlanmış ve 23 Nisan 1961 tarihinde "Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır.     23 Nisan 1981 tarihinde ise "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adını alan müze, günümüzde TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı bünyesinde hizmet vermektedir.   I. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışı   23 Nisan 1920’de Ulus’taki binanın etrafında binlerce kişi Meclisin açılışını heyecanla beklemiştir. Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde kılınan cuma namazını takiben coşkulu bir törenle açılan Meclis, 115 temsilci ile ilk toplantısını yapmıştır. En yaşlı üye sıfatıyla geçici başkanlık görevini üstlenen Sinop Mebusu Şerif Bey’in açılış konuşmasının ardından, Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa söz alarak Meclisin hangi azalardan teşekkül edeceğine dair aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:     “Yüce Meclisiniz bildiğiniz gibi olağanüstü yetkilere sahip olarak yeniden seçilmiş saygıdeğer milletvekilleriyle, taarruz ve işgale uğramış saltanat merkezinden canlarını kurtararak buraya gelen saygıdeğer milletvekillerinden oluşmuştur. Kaçıp gelebilecek milletvekilleriyle birlikte bir Yüce Meclisin meydana getirilmesi ancak yeni uygulanan seçim tarzıyla söz konusu olmuştur. Bu anda Meclisiniz yasal olarak toplanmış bulunmaktadır.”     Meclisin 24 Nisan 1920 günü yapılan ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa oy birliğiyle Meclis Başkanlığına seçilmiştir. Mustafa Kemal Paşa bu toplantıda uzun ve anlamlı bir konuşma yapmış; “Artık Yüce Meclisin üzerinde bir güç yoktur.” diyerek Meclisin önemini vurgulamıştır.     Kurtuluş Savaşı, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın başarılı yönetimi ve Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınan hayati kararlar sonucunda zaferle sonuçlanmıştır. 20 Ocak 1921'de Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasası olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 05 Ağustos 1921'de Mustafa Kemal Paşa'ya "Başkomutan"; 19 Eylül 1921'de "Gazi" unvanı ile “Mareşal” rütbesinin verilmesi, 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı ve 1 Kasım 1922'de Saltanatın Kaldırılması bu Mecliste kabul edilmiştir. Öte yandan 23 Ağustos 1923'te Lozan Barış Antlaşması, 13 Ekim 1923'te Ankara'nın Başkent Oluşu ve 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in İlanı da bu Meclis çatısı altında onaylanmış, Gazi Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı seçilmiştir.   (Mustafa Kemal Paşa Başkanlık Kürsüsünde, Fotoğraf üzerine suluboya)   Bina bir süre sonra ihtiyaçları karşılayamaz hâle gelmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında birçok yapıda imzası bulunan mimar Vedat Tek tarafından yapılan ve 18 Ekim 1924’te faaliyete başlayan II. Meclis binasına geçilmiştir.   Kurtuluş Savaşı Müzesi'nin Bölümleri   Koridor   42 metre uzunluğundaki koridorun sağ ve sol duvarlarında; Refik Epikman’ın “Atatürk Mecliste Konuşuyor” ve “O Gün”; Saip Tuna’nın “Atatürk’ün Seğmenler Tarafından Karşılanışı”; Mehmed Ruhi Arel’in “Çanakkale Savaşı”; Mehmet Sami Yetik’in “Çanakkale Savaşı Düşman Kaçtıktan Sonra” ve Cevdet Bilgişin’in “Türk Süvarilerinin Akını” isimli tablolar ile Genel Kurul Salonundaki oturumu gösteren fotoğraflar sergilenmektedir.       Mescit   Döneminde mescit olarak kullanılan ve sade bir görünümü olan bu odada, halı seccadeler ve rahleler sergilenmektedir. Rahlelerin ikisi Şam işi tekniğinde sedef kakmalı, diğer ikisi ise oldukça sadedir. Odanın bir duvarında sancak asılı durmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından sonra duvara asılan sancak üzerinde sim ile Fetih suresinin birinci ayeti, bir Hadis-i Şerif ve Saff suresinin on üçüncü ayeti işlenmiştir.     Reis (Meclis Başkanı) Odası   Döneminde Meclis Başkanı odası olan bu oda, Mustafa Kemal Paşa’nın çalışma odası ve aynı zamanda yaver odası olarak kullanılmıştır. Odada Mustafa Kemal Paşa tarafından kullanılan şahsi eşyalar sergilenmektedir.     Genel Kurul Salonu   Dikdörtgen formunda olan bu bölüm binanın en büyük salonudur ve Genel Kurul Toplantı Salonu olarak kullanılmıştır. Tekne tavan ile örtülü olan ve ilk hâli korunarak teşhir edilen salonun ortasında Başkanlık ve Divan Üyeleri ile konuşmacı kürsüsü, kürsünün arkasında Âl-i İmran suresi, 159. ayetinin bir kısmı olan “İş konusunda onlarla müşavere et” anlamına gelen "Ve Şâvirhüm fi'l emr" yazılı hat levhası, levha ve kürsünün hemen önünde de Zabıt Kâtipleri kürsüsü yer almaktadır. Bu kürsünün karşısındaki sıralar Bakanlar Kurulu, yanlardakiler ise milletvekili sıraları olarak kullanılmış; sağdaki balkon kordiplomatik (elçi ve elçilik görevlileri topluluğu), soldaki balkon milletvekillerine, balkon altları ise yerli ve yabancı basın temsilcilerine ayrılmıştır. Sıralar Muallim Mektebi (Ankara Öğretmen Okulu) ile şimdiki Atatürk Lisesinin ilk binası olan Mekteb-i Sultanisinden (Taş Mekteb); sonradan elektrikli hâle getirilen iki petrol lambası ile sac sobalar civar kahvehanelerden, büro malzemeleri ise resmî dairelerden getirilmiştir. Salonda Atatürk büstü, kürsü, hokka takımları, sıralar ve sobalar sergilenmektedir.     İstiklal Marşı Anı Odası 1920-1924 yılları arasında Başkâtip (dönemin TBMM Genel Sekreteri) tarafından kullanılan bu oda; İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. yılı anısına yeniden düzenlenmiştir. İlk dönemde Burdur milletvekilliği yapan Millî Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un Tâceddin Dergâhı’nda ikamet ettiği evde kullandığı şahsi eşyalar ile şairin vefatından hemen sonra heykeltıraş Ratip Aşır Acudoğu tarafından alçı ile alınan yüz kalıbı sergilenmektedir. Katipler Odası Tutanak ve kanunlar kalemleri, evrak ve yazı işleri kalemi, müdür, muavin, kâtip ve memurların bir arada bulunduğu "Kalem" olarak adlandırılan bu odada, zabıt kâtipleri tarafından kullanılan evrak dolapları, okul sıraları, hokka takımları sergilenmektedir. Haberleşme ve Silah Gücü Odası Döneminde Encümen (Komisyonlar) Odası olarak kullanılan bu odada Millî Mücadele’nin silah ve haberleşme gücünü yansıtan su soğutmalı ve şeritli makineli tüfekler, ateşli ve kesici silahlar, manuel telefon santrali, şifre makinesi, manyetolu telefon (sahra telefonu), telgraf alıcı-verici, Mors yazıcı ve arazi dürbünü gibi eserler sergilenmektedir.   Kulis-Toplantı Salonu Uzantısı Milletvekilleri tarafından oturum aralarında kulis olarak kullanılmıştır. Bu salonda milletvekilleri ve Mustafa kemal Paşa tarafından kullanılan şahsi eşyalar ile 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi binası üzerine çekilen ilk bayrak sergilenmektedir.   Şer’iye Encümeni Odası   Yasa tekliflerinin Anayasaya uygunluğunun görüşüldüğü toplantı odasıdır. 1921 ve 1924 anayasalarının yazıldığı bu odada; 2008 yılında ülkemize getirilen Lozan Anlaşması'nın imzalandığı masa ve zabıt cerideleri ile hokka takımları sergilenmektedir.     Riyaset Divanı Odası   Riyaset (Başkanlık) Divanı odası olarak kullanıldığı gibi ilk zamanlar bina yetersizliğinden dolayı İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) olarak da kullanılmıştır. Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın zaman zaman bu odada çalıştığı bilinmektedir. Sol taraftaki panoda ilk Riyaset Divanı üyeleri, sağ taraftaki panoda ise ilk Bakanlar Kurulu üyelerinin fotoğrafları ile hokka takımları sergilenmektedir.     Kurtuluş Savaşı  Müzesi'ne Nasıl Gidilir?   Ulus meydanında yer alan Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne metro, otobüs veya dolmuşlarla Ankara'nın birçok yerinden ulaşmak mümkündür. Metroyu tercih edenler Ulus durağında inerek beş dakikada, otobüs veya dolmuş seçeneğini tercih edenler ise Ulus meydanında bulunan duraklarda inerek bir kaç dakikada ulaşabilir.    Müzeyi sanal olarak ziyaret etmek için tıklayınız   Kurtuluş Savaşı Müzesi Sosyal Medya Hesapları Facebook : @1tbmmbinasi Twitter      : @1tbmmbinasi Instagram: @1tbmmbinasi Tumblr     : @1tbmmbinasi   Santral: 0312 420 19 20  Müdüriyet: 0312 420 86 40  Faks: 0312 420 26 49   Kaynak: Kurtuluş Savaşı Müzesi   Fotoğraflar: Genel Kurmay Başkanlığı, Umut Köseoğlu, Bülent Yılmaz,  Kurtuluş Savaşı Müzesi Ankara gezilecek yerler Adres: Doğanbey Mah. Cumhuriyet Blv. No: 14 Ulus/Ankara

  5. Atatürk Konutu Ve Demiryollari Müzesi

    5

    Atatürk Konutu Ve Demiryollari Müzesi

    Altındağ, Ankara

    Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara'da bulunan birkaç devlet binasından biri olan “Direksiyon Binası” milli mücadelenin canlı tanığı olmaya devam ediyor. Önemli tarihi kararların alındığı bu binayı ziyaret ettiğinizde zamanda bir yolculuk yaparak mücadele yıllarına gidecek ve Cumhuriyetin kurulduğu yılların ruhuna tanıklık edeceksiniz.   TCDD   TCDD Ankara Garı Kompleksi içinde yer alan, 1892 yılında Bağdat Demiryolunun yapımı sırasında inşa edilen Direksiyon Binası, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya gelişinden itibaren Başkomutanlık Karargâhı ve konutu olarak Atatürk’ün emrine tahsis edilmiştir.   TCDD   1920-1922 yılları arasında alınan birçok önemli karara ev sahipliği yapan milli mücadelenin karargâhlarından olan Direksiyon Binasında;   - Kurtuluş Savaşı’nın hareket planları hazırlanmış,   - 21 Ekim 1921 tarihinde, Fransa ile yapılan Ankara Antlaşmasının görüşmeleri ve İmza Töreni gerçekleşmiş,   - 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ve 23 Nisan’ın Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının kararları alınmış,   - "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözü de Ulu Önder tarafından ilk defa bu konutta telaffuz edilmiştir.   Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatmak amacıyla, Ata’nın birinci ölüm yıldönümünü hatırlatan posta pullarına da geçmiş olan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde seçkin bir yeri olan bu binayı yeniden düzenlenerek, 24 Aralık 1964 tarihinde Müze olarak hizmetine açılmıştır.   Atatürk Konutu Müzesi, Kültür Bakanlığı denetiminde bulunan özel müze statüsündeki ilk Kurum Müzesi olma özelliğine sahiptir.   TCDD   Özgün kilit kemerli, köşeleri taş dekorlu ve çatı saçakları ahşap olan taş bina, iki katlı olarak tasarlanmıştır. Kilit kemerli pencere dekorları yalın olmakla beraber binadaki tek süs öğesidir. Müze, TCDD ve Milli Mücadele tarihine açılan kapılarıyla ziyaretçilerine dönemin ruhunu yaşamaya davet etmektedir.   Giriş katı Demiryolları Müzesi olarak düzenlenen Atatürk Konutunda, 1856 yılından günümüze uzanan demiryolları ile ilgili çeşitli belgeler, hatıra madalyaları, o dönemde kullanılan makaslar, ray örnekleri, yemekli ve yataklı vagonlarda kullanılmış olan gümüş servis takımları gibi eşyalar müzede sergilenen eserler arasındadır.   TCDD   Ayrıca Osmanlı döneminde kullanılan mühür, diploma, kimlik kartları, biletler, TCDD’nin tren işletmeciliğinde kullandığı lokomotif plâkaları, haberleşmelerde kullanılan telefon ve telgraf makineleri de ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır.   TCDD   İngiliz Hükümeti tarafından Sultan Abdülaziz’e armağan edilen altın kaplama minyatür vagon, sultanın özel vagonunda kullandığı sedef kakmalı çalışma masası, duvar saatleri ve 1925 yılında Atatürk’ün Samsun-Çarşamba Demiryolu Hattının temel atma töreninde kullandığı kazma ve kürek müzenin eserleri arasında yer almaktadır.   TCDD   Alman Demiryolları İdaresi tarafından TCDD’nin ilk Genel Müdürü Behiç Erkin’e armağan edilen buharlı lokomotif maketi de müzenin görülmeye değer eserleri arasındadır.   TCDD   Dünyaca ünlü empresyonist ressam İbrahim Çallı’nın en önemli eserleri arasında yer alan “Kurtuluş Savaşı’nda Kağnı Çeken Kadınlar” isimli tablosu da Müze’de sergilenen önemli eserlerdendir.   TCDD   1920 yılına ait olan Çallı klasiği, 3 metreye 2 metre boyutundadır. Resmin özgün yekpare çerçevesi dönemin ahşap işçiliğini yansıtmaktadır. Eser Çallı’nın en büyük resimlerden ilki oluşu ile ayrı bir öneme sahiptir.   Giriş katında yer alan yüksek tavanlı merdivenler aracılığıyla ikinci kata çıkılmaktadır. Müzenin ikinci katı, Atatürk’ün kabul odası, çalışma ve yatak odası ile Fikrîye Hanım’ın odasının da bulunduğu bir Konut-Müze olarak tasarlanmıştır.   TCDD   Atatürk ve Fikrîye Hanım’a ait özel eşyalarında sergilendiği Müzede Fikrîye Hanım’ın yeğeni Hayri Özdinçer tarafından müzeye bağışlanan Fikrîye Hanım’ın ölüm ilanının yer aldığı 1340 tarihli (1924), Vatan Yevmi Gazetesi, nüfus tezkeresi, soy ağacı, fotoğraflar, yatak örtüsü, ud, o günün hatırasını günümüze taşıyan mobilyalar ilk günkü halleriyle korunmaktadır.   Ankara Gezilecek Yerler   Kaynak: TCDD Adres: TCDD Gar Alanı Ulus Ankara

  6. No image

    6

    Külhöyük

    Gölbaşı, Ankara

    Ankara İli, Haymana İlçesi, Oyaca Kasabası sınırları içerisinde yer alan Külhöyük, yaklaşık 250 m. uzunluğunda, 150 m. genişliğinde ve 22 m. yüksekliği olan orta büyüklükte bir höyüktür. Kazısı Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanları tarafından yapılmakta olan höyükte şimdiye kadar Hitit Dönemi ve Eski Tunç Çağı yerleşimleri açığa çıkartılmıştır.

  7. Kesikköprü Baraj Gölü

    7

    Kesikköprü Baraj Gölü

    Bala, Ankara

    Yaklaşık 30 metre derinliğe sahip olan baraj gölünde yüzülebilir, sörf, kayak ve dalış gibi su sporları yapılabilir. Gölbaşı’nı geçtikten sonra Bala yönüne dönüp, Beynam Ormanları tabelası yönünde gidilerek göle ulaşılır. Göl kıyısında belediyenin tesisleri ile bir de büfe bulunmaktadır. Ankara’dan yaklaşık 70 kilometre uzaklıkta yer alır. Ankara Gezilecek Yerler Adres: Gölbaşı - Bala - Beynam Ormanları

  8. No image

    8

    Tuz Gölü

    Şereflikoçhisar, Ankara

    Türkiye'nin yüzölçümü bakımından ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, çevresindeki platolar arasına gömülmüş bulunan geniş bir tektonik çukurluğun en derin yerindedir. Daha az yağışlı iklim koşullarında gölün yüz ölçümü küçülmüştür. Zamanla daha da küçülen göl, günümüzdeki durumuna kavuşmuştur.Türkiye’nin tuz ihtiyacının %40'ı bu gölden sağlanır.

  9. Ağalarin Konağı

    9

    Ağalarin Konağı

    Kırşehir merkez, Kırşehir

    Kayabaşı Mahallesi'nde bulunmaktadır. Cumhuriyet Dönemi'nin örnek yapılarından olan bu binada Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kamulaştırılmıştır. Restorasyon çalışmaları tamamlanmı ve Kırşehir Belediyesi'ne devredilmiştir. Kırşehir Belediyesi yapıyı Kırşehir Evi olarak yöresel yemekler verilmek üzere tanzim ve tefriş etmiştir. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Kırşehir

  10. Merkez Kalehöyük

    10

    Merkez Kalehöyük

    Kırşehir merkez, Kırşehir

    Kırşehir’in ortasında akan Kılıçözü Çayı'nın kenarında yeralmaktadır. Kırşehir'in eski yerleşim yerlerinin burada olduğu yapılan kazılarla ortaya çıkarılmıştır. Vadinin ortasındaki en yüksek noktadır.bu yüzden halk burayı kale olarak isimlendirmiştir. Yüksekliği yaklaşık 35 metredir. Bugün bu höyük üzerinde yalnız Alaeddin Camii ve bir okul bulunmaktadır. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Kırşehir

  11. Hacibey Konağı

    11

    Hacibey Konağı

    Kırşehir merkez, Kırşehir

    Yenice Mahallesi'nde bulunmaktadır. Cumhuriyet Dönemi ilk sivil mimari örneklerindendir. 1925 yılında Kırşehir Özel İdare Müdürü Hacı Bey tarafından yaptırılmıştır. Yapı kamulaştırılarak Kültür ve Turizm Bakanlığı mülkiyetine geçmiştir. Restorasyon çalışmaları yine Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmış daha sonra Ahilik Araştıma Enstitüsüne tahsis edilmiştir. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Kırşehir

  12. Fatma Hatun Kümbeti

    12

    Fatma Hatun Kümbeti

    Kırşehir merkez, Kırşehir

    Merkez Medrese Mahallesi Kümbetaltı Mezarlığı içerisinde yer almaktadır. 1266 yılında dönemin ileri gelenlerinden Hoca Aka Maatır tarafından Fatma Hatun adına yaptırılmıştır. Kümbet; köşeleri üçgen pahlı kare kaide üzerine sekizgen gövdelidir. Örtü sistemi içte kubbe, dışta sekizgen konik külahıdır. Yapı düzgün kesme taşlarla inşa edilmiştir. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Kırşehir

  13. Kalendar Baba Kümbeti

    13

    Kalendar Baba Kümbeti

    Kırşehir merkez, Kırşehir

    Kırşehir Merkez Karalar Köyü içerisinde bulunmaktadır. Anadolu Selçuklu Sultanlarından Kılıçaslan tarafından 1135 yılında yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılan kümbet Selçuklu mimarisi özelliklerini taşımaktadır. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Karalar Köyü/Kırşehir

  14. Kepez Yeraltı Şehri

    14

    Kepez Yeraltı Şehri

    Mucur, Kırşehir

    Mucur İlçesi'ne 14 kilometre uzaklıkta bulunan Kepez Köyü yerleşimi içerisinde bulunmaktadır. 2002 yılı içerisinde Kırşehir Müze Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucu ziyarete açılmıştır. Çok sayıda galeri ve odalardan oluşmaktadır. Düzgün mimarisi ve iki farklı renk toprak yapısı ile dikkati çekmektedir. Turizm açısından önemi olan bir yerdir. Kırşehir Gezilecek Yerler Adres: Mucur/Kırşehir

  15. Hacibektaş Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi

    15

    Hacibektaş Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi

    Hacıbektaş, Nevşehir

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde bulunan ve 1988 yılında hizmete açılan müzede, 1967-1976 yılları arasında Suluca Karahöyük’te gerçekleştirilen kazılarda bulunan arkeolojik eserler ile yöresel özellikler gösteren etnografik eserler sergilenmektedir.   Official Turkish Museums   Arkeolojik eserler çoğunlukla Eski Tunç, Hitit, Helenistik, Frig, Roma ve Geç Bizans dönemlerine ait pişmiş topraktan amforalar, yemek kapları, sunak kapları ve küpler ile kemikten objeler ve sikkelerden oluşmaktadır.   Official Turkish Museums   Etnografya bölümü ise 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk dönemlerinde gündelik yaşamda kullanılan eşyalar, dokuma işlemeli kumaşlardan elbiseler, peşkirler, gümüş takılar, silahlar ve kilimlerden oluşmaktadır.    Official Turkish Museums   Kaynak: Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.     Nevşehir Gezilecek Yerler Adres: Bala Mh. 50800 Hacıbektaş/Nevşehir, Türkiye

  16. Kadıncık Ana Evi (Balımevi)

    16

    Kadıncık Ana Evi (Balımevi)

    Hacıbektaş, Nevşehir

    <p>Hacıbektaş ilçesinde bulunan Kadıncık Ana (Balımevi) Hacı Bektaş Müzesi’nin yönetimindedir. Söylentiye göre bu ev, İdris Hoca’nın evi olup, Hacı Bektaşî Velî bu evde konuk edilmiştir. Kadıncık Ana Evi, kesme taştan yapılmış, birbirleri ile bağlantılı üç odadan meydana gelmiştir</p>

  17. Bektaş Efendi Türbesi

    17

    Bektaş Efendi Türbesi

    Hacıbektaş, Nevşehir

    Hacıbektaş İlçesi, Bala Mahallesi 10 ada, 3 parselde yer alan Bektaş Efendi Türbesi, Nevşehir Koruma Kurulu tarafından 08/02/1991 tarih ve 949 sayılı karar ile tescillenmiş olup, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Bugün ziyarete açık olan türbe, kitabesinden anlaşıldığı üzere Osmanlı Dönemi’ne ait olup, hicri 1012, miladi 1603 yılında inşa edilmiştir. Anıtsal görünümdeki yapı, duvar ile çevrili bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Yapının dış cephesi kesme taş malzeme ile yapılmış olup, iç mekân duvarlarında alçı sıva üzerine beyaz renk boya uygulaması yapılmıştır. Yapı kare planlı giriş ile sandukanın yer aldığı türbe kısmından oluşmaktadır. Yapının portalı, yuvarlak kemerli olup, dairevi motiflerle bezelidir. Yine yuvarlak kemerin alt kısmında kitabe yer almaktadır. Kare planlı giriş kısmının üst örtüsü, içten kemerlerle geçişlerin sağlandığı tonoz, dıştan ise kırma çatı ile örtülüdür. Giriş bölümünün her bir cephesinde kemerler bulunmakla birlikte, kuzey cephede dikdörtgen şekilli eyvan yer alır. Güney cepheye ise iki adet büyükçe niş yerleştirilmiştir. Türbe bölümüne geçişin sağlandığı kapının kemer kısmında dikdörtgen levha içerisinde hat süslemeler yer alır. Türbe bölümünün girişi, yuvarlak kemerli olarak tasarlanmış kapıdan sağlanmaktadır. Üst örtüsü, içten tromplarla geçişlerin sağlandığı kubbe, dıştan ise külah şeklindedir. Türbe bölümünün kuzey güney ve batı cephe duvarlarında, yuvarlak kemerli nişler içerisinde küçük birer pencere ve bu pencerelerde ayetlerin yer aldığı süslemeler bulunmaktadır. Kubbe ve duvarlarda bitkisel motiflerle bezenmiş kalem işi süslemeler ve tromp geçişlerinde ise yıldız motifli süslemeler yer almaktadır. 1975 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarım görmüş olan bahse konu türbe, talep doğrultusunda müzemiz personelinden bir kişinin idaresinde ziyarete açılmaktadır. Nevşehir Gezilecek Yerler  Adres: Bala Mh., 50800 Hacıbektaş/Nevşehir, Türkiye

  18. Hacı Bektaş Müzesi

    18

    Hacı Bektaş Müzesi

    Hacıbektaş, Nevşehir

    <p>Hacı Bektaş Veli Külliyesi,13.yüzyılda, Türk mutasavvıfı Hacı Bektaş Veli tarafından kurulmuş, eklemeler ve onarımlarla bugünkü şeklini almıştır.1248 yılında Horasanda doğduğu ve 1337 yılında eski adı Sulucakarahöyük olan bugünkü Hacıbektaş’ta hakka yürüdüğü kabul edilen Hacı Bektaş Veli, Hoca Ahmet Yesevi ocağında yetişmiş daha sonra İran, Irak, Arabistan ve Suriye üzerinden Anadolu’ya gelmiştir. Mimarlık tarihi yönünden M.13. yy. ve 20.yüzyıllar arasında tamamlanmış olan Hacıbektaş Veli Dergahı, tarihsel süreç, içinde birçok kez restorasyon(onarım) görmüştür. 1964 tarihinde Etnografya Müzesi biçiminde düzenlenerek, ziyarete açılmıştır.</p>

  19. Özkonak Yeraltı Şehri

    19

    Özkonak Yeraltı Şehri

    Avanos, Nevşehir

    Avanos'a 14 kilometre uzaklıktaki Özkonak Kasabası'nda bulunan yeraltı şehri, İdiş Dağı'nın kuzey yamaçlarında volkanik, granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça kalın olduğu bir yerde yapılmıştır. Yeraltı şehri henüz tam olarak temizlenmemiş olup temizlendiği kadarıyla ziyarete açılmıştır. Nevşehir Gezilecek Yerler Adres: Özkonak/ Avanos/ NEVŞEHİR

  20. Özler Yeraltı Şehri

    20

    Özler Yeraltı Şehri

    Boğazlıyan, Yozgat

    <p>Özler Beldesi, İrşad Mahallesinde üzerindeki bir evin samanlığından giriş sağlanmaktadır. Buradan girilen odanın sağ tarafında 1,5 metre yüksekliğinde, 60 cm genişliğindeki bir koridordan 2. odaya geçilmekte ve bu odanın sağ ve soluna yeni koridor ve mekanlar açılmaktadır.</p>

  21. Bayram Hacı Kaplıcası

    21

    Bayram Hacı Kaplıcası

    Avanos, Nevşehir

    Bayram Haci Köyü sınırları icinde cok önemli iki termal tesis bulunmaktadır. Bayram Haci Kaplıcaları yataklidir, ayrıca günübirlik gelinebilir. Camisi bulunmaktadir. Bay ve Bayan icin ayrı yüzme havuzu ve özel banyo kabinleri bulunmaktadir, piknik yapma imkânı da vardır. Ayrica Köy yakınında alabalik üretimi yapılır. Kapadokya'dan çok sayıda turist hem köyün güzelliklerini görmek hem de termal sulardan faydalanmak için ziyaret burayı etmektedirler. Kayseri’nin 65 kilometre batısında, Bayram Hacı Köyü’ne 1,5 kilometre uzaklıkta yer alan Bayram Hacı kaplıcası 38ºC / 40ºC sıcaklığındaki suyunun romatizma, deri, kalp ve kan dolaşımı, solunum yolu ve kadın hastalıkları tedavisinde yararlı olmaktadır. Kayseri Turizm Aktiviteleri

  22. No image

    22

    Aşağıhasinli Yeraltı Şehri

    Boğazlıyan, Yozgat

    Boğazlıyan İlçesi, Aşağıhasinli Köyü üç mahalleye ayrılmıştır.. Yer altı şehri Yukarı Mahalle denilen bölümün hemen hemen tamamını kapsamaktadır. Mahallenin üç ayrı bölmünden ve evlerin altından girilebilen galeri ve mağaralar yer altı şehrine bağlanmaktadır. Ayrıca yapılan araştırmalarda girişleri çökmüş veya kısmen kapalı olan 6 ayrı galeri görülmüştür. Kuzeybatıdaki Ali TANRIKULU'nun evinin altından girildiğinde yaklaşık 100 m gidilebilmektedir. Bu galeride iki sürgü taşı 10 metre ara ile görülebilir. Diğer kısımdaki iki ayrı mağaraya bağlanan birkaç galeri ağzı bulunmaktadır. Bunlar kısmen kapanmıştır. Yukarı Mahalle'nin yerleşimi kayalık bir arazi üzerindedi

  23. Yamula Baraji

    23

    Yamula Baraji

    Kocasinan, Kayseri

    Kızılırmak Nehri üzerinde Kayseri’nin 25 kilometre kuzeybatısında Yemliha Köyü yakınlarındadır. 27 Aralık 2003 tarihinde su tutmaya başlanmıştır. Yamula Barajı 65 kilometre x 10 kilometre boyutlarında büyük bir göl görünümündedir. Baraj gölünde, her yıl yelkenli, kürek, yüzme, off-shore ve kano yarışları düzenlenmektedir. Kaynak: www.kayserikulturturizm.gov.tr Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Kızılırmak Nehri üzerinde Kayseri’nin 25 kilometre kuzeybatısında Yemliha Köyü yakınlarındadır.

  24. Tekgöz Kaplıcası

    24

    Tekgöz Kaplıcası

    Kocasinan, Kayseri

    Yemliha Köyü'nde bulunmaktadır. Çok eski zamanlardan beri kullanılan bu kaplıcanın nevralji, yarım felç, kırık ve çıkık ile kadın hastalıklarına iyi geldiği düşünülmektedir. Kayseri Turizm Aktiviteleri

  25. Kurşunlu Cami

    25

    Kurşunlu Cami

    Kocasinan, Kayseri

    <p>Mimar Sinan tarafından Kayseri&#039;de inşa edilen iki camiden biridir. Caminin bir Kayserili olan Mimar Sinan tarafından inşa edilmesi yapıya farklı bir anlam katmaktadır. Klasik dönem Osmanlı mimarisinin Kayseri’deki özgün eserlerinden biridir. 16. yüzyıl mimari karakterini taşıyan tek kubbeli, tek minareli, son cemaat mahalli çift revaklı bir camidir. Kubbesinin kurşunla kaplı olmasından dolayı halk arasında &#039;Kurşunlu Cami” olarak bilinir.Kayıtlarda &quot;Hacı Ahmed Paşa Camii&quot; şeklinde geçen Kurşunlu Cami’nin onun tarafından yaptırıldığı, giriş kapısı üzerindeki iki satırlık dört mısra halinde yazılmış kitabeden anlaşılmaktadır.</p>

  26. Şifahiye Ve Giyasiye Medresesi

    26

    Şifahiye Ve Giyasiye Medresesi

    Kocasinan, Kayseri

    Rivayet odur ki, aşk acısıyla amansız hastalık, vereme yakalanan Gevher Nesibe Sultan, kardeşi hükümdar I. Gıyaseddin Keyhüsrev’e ölüm döşeğinde hastane yapılmasını vasiyet eder. Selçuklu Hükümdarı, kardeşinin bu vasiyetini 1206 yılında yerine getirmiş. Hastaneye ekli tıp medresesini de 1213’te I. İzzettin Keykavus tarafından yaptırıldığı düşünülmektedir. İnsan ruhuna dinginlik ve huzur veren ney ve su sesi ile akıl hastalarının şifa bulduğu hastane ve yanındaki ilk uygulamalı tıp okulu özelliğini taşıyan medrese, Çifte Medrese olarak da anılan yapılar yüksek tavanlar ve güzel taş işçiliği örnekleri ile hayranlık uyandırıcıdır. Kaynak: www.kayserikulturturizm.gov.tr Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Cumhuriyet Meydanı Mimarsınan Parkı içinde yer alır.

  27. Ulu Cami (Cami Kebir)

    27

    Ulu Cami (Cami Kebir)

    Melikgazi, Kayseri

    <p>1135 tarihinde, Danişmendli hükümdarı Melik Mehmet Gazi tarafından yaptırılmıştır. Caminin kuzeye açılan kapısının yanındaki kitabe ise bir onarım kitabesidir. Melik Mehmet Gazi’nin yeğenlerinden olan Yağıbasanoğlu, Muzaffereddin Mahmud tarafından 1206 yılında onartılmıştır. Aynı şahsın kızı olan Atsuz Elti Hatun da Gülük Camii’ni aynı dönemde onartmıştır.  Abidenin bu gün taşıdığı tek kitabe olan onarım kitabesi kuzey duvarın dış yüzüne, kapının yakınına konulmuştur.</p>

  28. Kayseri Saat Kulesi

    28

    Kayseri Saat Kulesi

    Melikgazi, Kayseri

    Cumhuriyet Meydanı'nda bulunan saat kulesi, 1906 yılında II. Abdülhamit zamanında yaptırılmıştır. Saat kulesinin yanındaki dikdörtgen mekan ise muvakkithane (saat odası) olarak inşa edilmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın Kayseri’ye geldiğinde halka hitab etmek için kullandığı bu bina, bir dönem Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Kayseri şubesi olarak da hizmet vermiştir. Kaynak: www.kayserikulturturizm.gov.tr Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Cumhuriyet Meydanı

  29. Kültepe Ören Yeri

    29

    Kültepe Ören Yeri

    Kocasinan, Kayseri

    Kültepe Ören Yeri, Kayseri’de Erciyes Dağı’nın eteğinde yer almaktadır. MÖ 2. binyılda, Anadolu’nun en eski krallığı olarak bilinen Kaniş Krallığı’nın merkezi ve Asur ticaret kolonileri sisteminin baş şehri olan Kültepe, Anadolu’daki ilk yazılı tabletleri barındırması ve dünyanın ilk organize ticaret merkezi olmasıyla ön plana çıkmaktadır.   TGA   Kültepe, çivi yazılı belgelerde Kaniş veya Neşa adlarıyla anılmaktadır. Kültepe adı ise dünya müzelerine ve eski eser pazarlarına dağılan ve Kapadokya tabletleri olarak tanımlanan çivi yazılı belgelerin ilk ortaya çıktığı 1871 yılından beri bilinmektedir.    Ticaret yolları üzerinde stratejik bir öneme sahip olan Kültepe, bu özelliğini yüzlerce yıl sürdürmüştür. Asurluların kurduğu büyük ticaret kolonileri olan “karum”ların merkezi Kültepe’deki karum olmuş ve burası diğer karumları yönetmiştir. Kültepe karumu, 1925 yılında keşfedilmiştir.   TGA   Kültepe’de bulunan yazılı belgeler, Anadolu ve Önasya tarihine ışık tutmaktadır. Asur çivi yazısı ile yazılmış olan Kültepe tabletleri, çoğu ekonomik içerikli olan ve dönemin siyasi ve hukuki ilişkilerini gösteren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinleridir. Bu belgeler dönemin tarihi ve coğrafyasına ilişkin önemli bilgiler içermektedir. Kültepe tabletleri, 2015 yılında Unesco Dünya Belleği listesine kaydedilmiştir.     Bölgede 1948 yılından beri yürütülen kazılarda Asur, Geç Hitit, Helen, Roma, Pers ve Tabal dönemlerine ait eserler ve bulgular gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu eserler, başta Kayseri Arkeoloji Müzesi olmak üzere, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmektedir.     Kaynaklar:   Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   muze.gov.tr. “Kültepe Örenyeri” broşürü.   Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Şehir merkezine 24 kilometre mesafede bulunan Kültepe Ören Yeri’ne; doğu garajından Sivas yönüne (Bünyan, Sarıoğlan, Gemerek) giden dolmuş veya otobüslerle Kültepe Kavşağı'nda inildikten sonra 2 kilometre yürüyüşle ulaşmak mümkündür.

  30. No image

    30

    Köşk Medresesi

    Melikgazi, Kayseri

    Eratna Beyliği'nin kurucusu olan Aleaddin Eratna tarafından eş Suli Paşa Hatun adına inşa ettirilmiştir. Medresenin avlusunun ortasında bir kümbet (türbe) yer almaktadır. Bu kümbette Suli Paşa Hatun ve Aleaddin Eratna'nın yanısıra oğulları Giyaseddin Mehmed ve onun oğlu Aleaddin Ali'nin mezarları bulunmaktadır.

  31. Gesi Bağlari Ve Güvercinlikler

    31

    Gesi Bağlari Ve Güvercinlikler

    Melikgazi, Kayseri

    Anadolu'nun çeşitli yerlerinde eski dönemlerde bağ ve bahçelerde kullanılmak üzere gübre gereksinimi için yabani güvercinlerin belli bir sisteme göre yetiştirildikleri bilinmektedir. Güvercin gübresi, bileşimde bulundurduğu maddeler açısından oldukça değerli bir gübre olarak kabul edilmektedir. Gübre gereksinimi için yabani güvercin bakıcılığında, gübrenin düzenli toplanabilmesi ve birikmesini sağlayabilmek için bazı yapılara gereksinim duyulmuştur. Ülkemizde farklı mimari tarza sahip üç tip güvercinlik bulunduğu söylenebilir. Kapadokya güvercinlikleri kayalara oyulmuş odacıklar şeklinde iken, Diyarbakır Boranhaneleri kerpiçten yapılma binalar biçimindedir. Gesi Bağları'nda rastladığımız güvercinlikler ise 'kule tipi' olarak adlandırabileceğimiz biçimde taştan örülerek yapılmışlardır. Bu tip güvercinliklere ülkemizde yalnız Gesi Bağları'nda rastlanmaktadır. Gesi Bağları güvercinliklerinde bulunan yeraltı odası tamamen ülkemize özgü olup, yurt dışındaki benzerlerinden önemli bir ayrım noktası oluşturmaktadır. Kaynak: Kayseri İl Kültür Turizm Müdürlüğü Kayseri Gezilecek Yerler Adres: Melikgazi İlçesi Gesi Mahallesi

  32. Ağırnas Yer Altı Şehri

    32

    Ağırnas Yer Altı Şehri

    Melikgazi, Kayseri

    Dehlizleri, mağaraları, yeraltı şehir kalıntılarıyla Ağırnas günümüzden en az 3 bin yıl öncesinde insanların oturduğu anlaşılan bir yerleşim merkezidir. Ağırnas'ın geçmişi ile ilgili Selçuklular Dönemi'ne ait tarihi belgeler bulunmamakta ama Osmanlı Dönemi'ne ait kayıt bulunmaktadır. Bu kayıtlara göre; 1500 yılında yapılan tahrir defterine Ağırnas; Kayseri'de bulunan 9 nahiyeden biri olan Koramaz Nahiyesi'ne tabi, 53 hane hıristiyan (Gebran hane), 3 hane Müslüman, 2 adet değirmen 4 adet bezirhanesi bulunan ve 18 bin akçe vergi ödeyen hem nüfus hem de ekonomik yönden oldukça büyük bir köy olarak kaydedilmiştir. Kasaba nüfusunun yüzde 95'ini Rumlar teşkil etmektedirler.  Köy arazisinin kıraç ve volkanik olması tarım yapmaya ve bol verim elde etmeye musait olmayışı tarımın bir yıl yapılıp ikinci yıl ekilecek yerlerin nadasa bırakılması zorunlu olduğundan hatta yapılan tarımda verimin çok düşük en olumlu şartlarda bile bire beş veya bire yedi gibi ürün vermesi insanların geçimlerini temin etmek için başka meslek dallarına itibar etmelerine neden olmuştur. 16 ve 17'nci yüzyıl'da Türkiye'den İngiltere'ye ihraç edilen mallara ait listenin ilk sırasında Ağırnas'ta dokunan kumaşlar yer almaktadır. Bilhassa &quot;Ağırnas Boğası&quot; denilen ince yumuşak beyaz pamuklu bez başta İngiltere, Fransa ve Hollanda da çok aranan rağbet gören ticari mallar arasında görülmektedir. Burası 1923-2003 arası Taşören adını taşımış ve daha sonra yeniden eski adına dönmüştür. Kayseri Turizm Aktiviteleri

  33. No image

    33

    Han Camii

    Talas, Kayseri

    13. yüzyılda Selçuklular döneminde inşa edilen yapının ilk yapılışında "cami" değil "han" olduğu düşüncesi ağır basmaktadır. Bu görüş, mimari planın Selçuklu han planları ile daha çok örtüşmesinden doğmuştur. Han Camii, kubbesiz fakat altı pencereli orta tonozun hakim olduğu iç mimarisiyle dikkat çeker.

  34. Ali Dağı Yer Altı Şehri

    34

    Ali Dağı Yer Altı Şehri

    Talas, Kayseri

    2010 yılında temizlenip aydınlatılarak turizme açılan yer altı şehri, Talas ilçesinin Ali Dağı’na doğru yükselen yamacında yer almaktadır. Yapılan ölçümler sonunda toplam galeri ve yapı uzunluğu 528 metre olduğu tespit edilen bu yapı, bilinen ve haritalanmış tüm diğer yeraltı şehirleri ile karşılaştırıldığında bir “Yeraltı Şehri” hüviyeti taşımamaktadır. Bugünkü çıkış galerisinin ağzında yer alan taş kapının galeriyi kapatmak ve bu galerinin arkaya doğru devam eden kısmını savunmak için kullandığını kabul edilse bile, bu galerinin devamında sadece büyük bir salon ve salonun ardından yaklaşık 180 metre uzunluğunda bir tünel ile ulaşılan 60 metre uzunluğa sahip, devasa bir sarnıç bulunmaktadır. Sarnıca ulaşan uzun tünelin orta kısmında bulunan dairesel tünelin güneybatıya dönen kolu da fazla kazılmadan terk edilmiştir. Yine bugünkü çıkışın kuzeyinde yer alan üç ufak odanın ilk inşa amaçları depo, mutfak ve kilise olmasına karşın daha sonraki yüzyıllarda dışarıya açılan pencerelerle güvercinlik haline getirildiği kesindir. Yeraltı şehrinde, savunma durumunda mesken olarak kullanılabilecek bir oda benzeri herhangi bir yapı mevcut değildir. Öte yandan girişin doğusuna doğru devam eden ve turizme kapalı kısımlarda da tıkalı herhangi bir galeri mevcut değildir. Bu kısımda tüm tüneller, olasılıkla tehdidin ortadan kalkması dolayısıyla, bir noktadan sonra daha fazla kazılmadan terk edilmiş gibidir. Aynı durum, Ötedere Vadisi’ndeki yeraltı şehirlerinde de gözlemlenmiştir. Kaynak: Kayseri Büyükşehir Belediyesi İnternet Sitesi'nden 03.07.2020 tarihinde alınmıştır. Kayseri Turizm Aktiviteleri

Move the stops into your own plan, split them across days, and add places to sleep and eat.

Frequently asked

How far is it between Ankara and Kayseri, and how long does it take?
Driving between Ankara and Kayseri is roughly 390 kilometres and takes about 4 hours without stops.
Where is it worth stopping between Ankara and Kayseri?
There are 321 described places within 20 km of the road between Ankara and Kayseri. toroti lists 34 of them spread evenly along the drive, in the order you pass them; Seğmenler Parkı comes early on, and Ali Dağı Yer Altı Şehri sits near the end.
Which provinces does the Ankara to Kayseri route cross?
The route between Ankara and Kayseri crosses Ankara → Kırşehir → Nevşehir → Yozgat → Kayseri. The stretch richest in places to visit is in Ankara.
Should I take the toll highway or traditional route between Ankara and Kayseri?
Toll motorways save driving time between Ankara and Kayseri, whereas traditional state roads pass directly through historic town centers, local culinary stops, and scenic nature viewpoints.
How should breaks be scheduled between Ankara and Kayseri?
For a drive of around 4 hours, taking a break every 2 to 2.5 hours is recommended. The catalogued attractions in Ankara and neighboring provinces offer memorable stopovers compared to generic highway rest areas.