Stops along the way
Stops between İstanbul and Samsun
781 km, roughly 9 hours of driving. The stops below are ordered as you pass them — the same road in both directions.
In short
The drive between İstanbul and Samsun is 781 km and takes roughly 9 hours. There are 837 described places within 20 km of this route; it crosses 11 provinces, and the densest stretch is in Kocaeli (119 places).
There are 837 places within 20 km of this corridor; the 58 below are spread evenly along the drive.
- No image
1
Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı
Arnavutköy, İstanbul
Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

2
Sadberk Hanim Müzesi
Sarıyer, İstanbul
Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, iki ayrı yapı içinde yer almaktadır. Bunlardan birincisi, 19. yüzyıl sonlarında inşa edildiği kabul edilen, üç tam bir çatı katından oluşan ve üslup olarak Avrupa halk geleneksel mimarisinden örnek alınarak yapılmış bir yapıdır. Kagir zemin üzerine ahşap/bağdadi tarzda inşa edilmiş olup, "Azaryan Yalısı" olarak bilinmektedir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Yalı, 1950 yılında Koç ailesince satın alınmış ve müzeye dönüştürülmesine karar verilen 1978 yılına kadar da yazlık olarak kullanılmıştır. 1978 - 1980 yılları arasında, Sedat Hakkı Eldem'in hazırladığı bir restorasyon projesinin uygulanmasıyla bina müzeye dönüştürülmüş ve Sadberk Koç Koleksiyonu sergilenmek üzere, 14 Ekim 1980 yılında ziyarete açılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Bahçesiyle birlikte 4280 metrekare olan Azaryan Yalısı 400 metrekarelik bir alana oturmaktadır. Giriş katında, hediyelik eşya dükkânı ve ufak bir çay salonu bulunmaktadır. Bugün kullanılmayan ana girişin tavanı, eski Roma mimarisinden esinlenilmiş kartonpiyer kasetlerle süslüdür. Katlara ahşap merdivenle çıkılır ve duvarlar mermer taklidi kalem işi boyalıdır. Giriş katının üzerindeki birinci ve ikinci katların orta ana salonları ve bunlara açılan odalar sergileme mekanları olarak kullanılmaktadır. Çatı katında ise, eser depoları, çalışma odaları ve kitaplık bulunmaktadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Binanın dış yüzünde, pencere aralarında, (X) şeklinde ahşap süslemeler binayı diğer yalılardan ayırır. Ayrıca bina yüzeyindeki kabaralar, halk arasında "Vidalı Yalı" olarak anılmasına da neden olmuştur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Vehbi Koç Vakfı'nın, 1983 yılında satın alarak Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonlarına kattığı Kocabaş eserlerinin sergilenebilmesi için, mevcut binanın hemen yanında bulunan ve 20. yüzyıl başlarında inşa edildiği sanılan, yarı yıkık durumdaki başka bir yalı, ön cephesi aslına uygun olarak, yeniden inşa edilmiştir. Restorasyon projesi İbrahim Yalçın tarafından hazırlanan müzenin inşaatı iki yıl sürmüştür. 24 Ekim 1988 yılında "Sevgi Gönül Binası" adıyla açılan bu müzede İslam öncesi arkeolojik eserler sergilenmektedir. Çağdaş bir müze uygulaması nedeniyle 1988 "Europa Nostra" ödülüne layık görülmüştür. Fotoğraf: Official Turkish Museums Betonarme olarak inşa edilen yapının ön cephesi ahşap kaplıdır. Yan taraf ise, ahşap taklidi mermer sıvalıdır. Bu önlem yangın tehlikesine karşı alınmıştır. Önden üç, arkadan zemin dahil dört kat olan binanın giriş katında, çok amaçlı bir salon ve konservasyon laboratuvarı bulunmaktadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Ana ve ara katlarda, kronolojik bir sıra içinde, arkeolojik eserler sergilenmektedir. Sergileme alanı toplam 625 metrekaredir. Girişteki salon Afyon beyazı, merdivenler ve sergi salonlarının zemini siyah Adapazarı mermeri ile kaplıdır. Sergi salonları gün ışığına kapatılmış ve vitrinler, çağdaş bir aydınlatma ile modern bir müze hüviyeti kazanmıştır. Kaynak: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Büyükdere, Piyasa Cd. No: 25 D:29, 34453 Sarıyer/İstanbul
- No image
3
Rumeli Feneri
Sarıyer, İstanbul
İstanbul'un Avrupa yakasında İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'le birleştiği kuzey ucunda yer alan deniz feneridir. Karşısındaki Anadolu Feneri'nden 2 deniz mili uzaktadır. Bu iki feneri birleştiren çizgi İstanbul Limanı'nın kuzey sınırını oluşturmaktadır Fenerin bulunduğu köy de aynı isimle (Rumelifeneri) adlandırılır.

4
Beylerbeyi Sarayı
Üsküdar, İstanbul
Beylerbeyi Sarayı, Osmanlı padişahlarının sayfiye mekânı ve yabancı devlet başkan ya da hükümdarlarının ağırlanacağı bir devlet konukevi olarak düşünülmüş ve devrin padişahı Sultan Abdülaziz’in (1861-1876) isteği üzerine inşa edilmiştir. Sarayın inşasına 6 Ağustos 1863 tarihinde başlanmış ve 21 Nisan 1865 Cuma günü, yapılan bir törenle resmen kullanıma açılmıştır. Sarayın inşaat organizasyonunu Ebniye-i Şâhâne Serkalfası (Saray başkalfası) Serkiz Bey (Balyan) yürütmüştür. Beylerbeyi Sarayı’nın mâlî ve idarî işler sorumluluğu da denilebilecek binâ eminliği görevini ise Mehmed Efendi, Mahmud Efendi ve Rıfat Efendi yürütmüştür. Saray’ın yaklaşık 500 bin Osmanlı lirasına mal olduğu tespit edilmektedir. Yapılar topluluğunun ana yapısı olan Beylerbeyi Sarayı, yüksek bir bodrum üzerine iki katlı ve kargir bir yapıdır. Yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen yapı dikdörtgen bir zemin alanı üzerine oturmaktadır. Saray’ın güney kesimi Mabeyn-i Hümâyûn, kuzey kesimi ise Valide Sultan Dairesi olarak düzenlenmiştir. Her iki katta toplam 6 salon, 24 oda,1 hamam ve 1 banyo bulunmaktadır. Batı ve Doğu üsluplarının karıştırılması ile inşa edilen Beylerbeyi Sarayı, Harem ve Mabeyn bölümleri ile Türk evi plan özelliğini taşımaktadır. Yapının çatısı üstten bütün cephe kenarlarını gizleyen bir korkulukla gizlenmiştir. Sarayın planı eyvanlı merkezî sofa (hol) motifine dayanan bir plan kompozisyonuna sahiptir. Beylerbeyi Sarayı’ndaki şema, üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; Mabeyn-i Hümâyûn, Yatak Dairesi (Hünkâr Dairesi) ve Valide Sultan Dairesi’dir. Valide Sultan Dairesi’nden hemen sonra gelen ve denize paralel olarak inşa edilen kadınefendiler ve ikballere ait esas Harem bölümü ise, ana yapıdan ayrı olarak inşa edilmiştir; bu yapı günümüze ulaşamamıştır. Mabeyn-i Hümâyûn’un giriş cephesi, Neo-barok vurgunun daha belirgin olduğu bir düzenleme göstermektedir. Sarayın kitle ve cepheleri gibi iç mekân düzenlemeleri de seçmeci bir anlayışla şekillendirilmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nı inşa ettiren Sultan Abdülaziz’in denize olan tutkunluğu nedeni ile sarayın tavanlarındaki bazı çerçeve ve kartuşların içinde deniz ve gemi temaları işlenmiştir; hatta Sultan Abdülaziz, ressamlara fikir vermesi için deniz ve gemi temalarını içeren desenler çizmiştir. TARİHTE BEYLERBEYİ SARAYI Beylerbeyi Sarayı, bânisi Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından, yazlık saray olarak kullanıldı. Saray, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in saltanat yıllarında yabancı devlet hükümdar ya da başkanlarının resmî ziyaretlerinde kendilerine tahsis edilmeye başlanmasıyla beraber, devlet konukevi işlevi kazandı. Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan ilk önemli konuk, Fransa İmparatoriçesi Eugénie’dir. İmparatoriçe’nin bu gezisi, Sultan Abdülaziz’in 1867 Fransa gezisini iade makamında gerçekleşmekteydi. Sultan Abdülaziz döneminde Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan diğer yabancı konuklar, Avusturya-Macaristan İmparatoru Joseph (1869), Prusya Veliahd Prensi Frédéric Guillaume Nicola Charles (1869), İtalya Veliahdı (1869), İran Şahı Nasıreddin (18 Ağustos 1873). Sultan II. Abdülhamid’in (1876-1909), 33 yıl süren saltanatı süresince Beylerbeyi Sarayı, özellikle yabancı devlet protokolü tarafından gezilen bir müze işlevi de gördü. Bu dönemde Beylerbeyi Sarayı ile beraber Dolmabahçe Sarayı ve Topkapı Sarayı Hazine-i Hümâyûn da, padişahın izni alınmak şartıyla ziyaret edilebilen saltanat müzeleri olarak kullanıldı. Sultan II. Abdülhamid tahttan indirildikten hemen sonra, Selanik Alatini Köşkü’nde zorunlu ikâmete tabi tutuldu, ancak yaklaşık 3 yıl sonra Balkan Savaşı’nın patlak vermesi nedeni ile İstanbul’a nakledildi. II. Abdülhamid için seçilen yeni zorunlu ikametgâh, Beylerbeyi Sarayı idi. Sabık Hakan, bu sarayda yaşamının son 6 yılını geçirdi ve 10 Şubat 1918’de yine bu sarayda hayata gözlerini kapattı. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Abdullahağa Caddesi 81210 Beylerbeyi Üsküdar İstanbul

5
Fenerbahçe Spor Kulübü Müzesi
Kadıköy, İstanbul
Türk sporunun temel direği Fenerbahçe Spor Kulübü, tam 35 dalda 100 yıllık başarılarla dolu çalışmalarında çok değerli ödüller ve kupalara sahip olmuştur. Fenerbahçe ilk kupasını 5 Haziran 1910’da İstanbul’un ünlü Rum kulübü Sturugglers’i 3 – 1 yenerek kazandı. 1913 yılında Altıyol ağızındaki lokalde kupa ve heykellerin sayısı 10’a ulaşınca bunlar için küçük bir vitrin satın alındı. 1914 yılında Kuşdili’nde iki katlı ahşap lokale geçildiğinde git gide zengin bir kimliğe bürünen müze için ikinci katta bir oda ayrıldı. Kazanılan ödülleri koymak için yeni vitrinler yaptırıldı. 1932 yılındaki yangına dek kalınan Kuşdili Lokali'nde ödüllere (kupalara) ayrılan bu küçük odanın da bir süre sonra yetmediği, ihtiyacı karşılamadığı göründü. Kupa, şilt ve vazoların bir bölümü diğer odalara alt kattaki büyük salona konmaya başlandı. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kupa sayısı 1932 yazı başlarında 150’yi aşmıştı. Ancak kulübün ilk 25 yıllık faaliyetlerinin kanıtı olan bu kupa, şilt v.b. ödüller 5/6 haziran 1932 gecesi çıkan yangında kulüp binası ile birlikte yandı. Sıfırlanan Fenerbahçe Müzesi yangından sonra hemen ve yeniden doğdu. 1932 yılından sonra çalışma dallarının çeşitlenmesi ile de her yıl kazanılan sayısız kupa, şilt, plaketler ile günümüze dek gelindi. Fenerbahçe burnundaki sosyal tesislerin açılmasından sonra uzun yıllar kazanılan kupa, şilt ve plaketler oradaki vitrinlerde sergilendi. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu stadının yeniden yapılması sırasında Aziz Yıldırım başkanlığındaki yönetim kurulu Avrupa standartlarının üzerinde modern bir müzenin stadın içinde kurulması kararını aldı. Bu karar kısa bir sürede hayata geçirildi. Fenerbahçe Spor Kulübü Müze Tarih ve Arşiv Kurulu Başkanı sayın Sertaç Kayserilioğlu’nun önderliğinde yaklaşık bir yıl süren yoğun çalışmalardan sonra müzenin resmi açılışı 19 ekim 2005 tarihinde yapıldı. Müzenin Yeri ve Bölümleri: Dünya'da futbolıun doğuşu bölümü. Fenerbahçe Spor Kulübünün ilk kuruluş toplantısının, dönemin eşyaları ile mumyalarla canlandırıldığı bölüm. Mütareke ve İşgal dönemi sırasında Dereağzı'ndaki lokalimizden cepheye silah, cephane kaçırılma anının mumyalarla canlandırıldığı bölüm. Union Clup sahasından Şükrü Saracoğlu'na stadın evrelerini sunulduğu bölüm. Kuruluştan itibaren tüm branşlarda ki başarıları simgeleyen her türlü şilt, madalya berat fotoğraf, belge v.b. materiyallerin sergilendiği bölümler. Kuruluştan günümüze her dönemde ki bir kısmı orijinal forma, çorap v.b giysilerin sergilendiği bölümler. İlk tüzükler, eski üye kartları, eski lisanslar, eski maç biletleri, kulüp piyango biletleri v.b. belgelerin sunulduğu bölümler. Eski maçlardan filmlerin ve Fenerbahçe belgesellerinin oynatıldığı sinama odası. Atatürk'ün 3 Mayıs 1918 yılında ki kulübü ziyareti ve şeref defterini imzalama anının mumyalı olarak canlandırıldığı bölüm. Bütün bu bölümlerden başka yıllara göre sınıflandırılmış olarak Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 100 yılda çeşitli branşlarda kazandığı 3 bin kupa şilt ve plaket'in 426 tanesi de müzede sergilenmektedir. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Fenerbahçe Müzesi - Şükrü Saracoğlu Stadyumu Kadıköy

6
Çağlar Boyu Aydinlatma Isitma Koleksiyonlari Müzesi
Beykoz, İstanbul
Tarihin en eski buluşlarından biri şüphesiz ki ateşin bulunmasıdır. Müzenin kurucusu Mehmet Yaldız’ın daha 12 yaşındayken bulduğu kandil sayesinde aklına takılan; “Acaba yüzyıllar önce insanlar nasıl aydınlanıyordu?” sorusu onu çeşitli araştırmalara ve koleksiyonculuğa yönlendirdi. 18 yaşına geldiğinde de müze kurmaya karar verdi. Mehmet Yaldız yaklaşık 40 yıl sonra bu hayalini gerçekleştirdi. “Çağlar boyu Aydınlanma ve Isıtma Araçları” adlı müze bünyesinde iki bini aşkın, geçmişe ilişkin nadide parça bulunmaktadır. Bu parçaların çoğu Anadolu’dan olmak üzere, muhtelif ülkelerden toplanmıştır. Tarihin en eski buluşlarından biri şüphesiz ki ateşin bulunmasıdır. Ateşin bulunması bugünkü verilere göre 1 milyon yıl öncesine gitmektedir. Ateşin bulunmasının ardından öncelikle meşaleler, daha sonra da kandiller bulunmuştur. 30-32 bin yıllık BUZUL ÇAĞI kandilleri denilen ve içleri çukur olan taş kandillere, çeşitli yağlar doldurularak ışık elde edilmiş, daha sonra da, 10-15 bin yıl öncesine ait pişmiş toprak kandiller bunu takip etmiştir. 4 bin 500 - 5 bin yıl önce demir ve camın bulunmasıyla; günümüze kadar çeşitli medeniyetler, bunlardan ısıtma ve aydınlatma aracı yapmışlardır. Bitkisel ve hayvani yağlar ile yeryüzüne çıkan ve taş yağı denilen tabii yanıcılar o günün sanat ve mekanik anlayışına göre birçok aydınlatma ve ısıtma araçlarında kullanılmıştır. Bu konu ile ilgili birçok aydınlatma ve ısıtma aracı 65 yıllık bir çalışma ile bir araya getirilmiştir. İnsanlığın elektriğin bulunmasına gelinceye kadar, bu keşiflerin düşündürücü bir şekilde ortaya konulduğu bu müze her yaştaki insana geçmiş ile geleceği yansıtan bir ışık tutmaktadır. Müzede Bulunan Parçalar: Çeşitli meşaleler ve kandiller, En eski örneklerden günümüze kadar şamdan çeşitleri, Kolza yağı, gazyağı, ispirto, benzin, karpit ve çeşitli bitkisel yağlardan aydınlatma ve ısıtma araçları, 6-10 bin yıllık buğdayın ekmek olmasını anlatan araç ve gereçler, Çeşitli din ve inanışlara ait tılsım, büyü ve nazarlıklar, Anadolu tuğlaları koleksiyonu ve ilk bulunan matkaptan, günümüze kadar kullanılan matkaplar, • Çekül, su terazisi ve birçok eski buluşlara ait örnekler. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Çengeldere M. Çengeldere Cad. No:35 Çavuşbaşı Beykoz İstanbul
- No image
7
Polonezköy
Beykoz, İstanbul
Beykoz ilçesinde yer alan, eski adı "Adampol" olan Polonyalı köyüdür. Büyük şehrin karmaşasından uzak, İstanbul kent merkezine yalnızca 30 km uzaklıkta bulunan Polonezköy, doğa ile iç içe bir yer. Yürüyüş yolları, bisiklet parkurları, pinik alanları ve yemyeşil doğası ile muhteşem bir yer.

8
İstanbul Oyuncak Müzesi
Kadıköy, İstanbul
İstanbul Oyuncak Müzesi; şair-yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur. Müze kapılarını 23 Nisan 2005'te ziyarete açmıştır. Müzede sergilenen oyuncaklar dünyanın çeşitli yerlerinden açık arttırmalarda edinilmiş veya antikacılardan satın alınmıştır. Müzenin açılışında bu şekilde edinilmiş 1000 civarında oyuncak varken, şu anda bu sayı 4000'e çıkmıştır. Sergilenen oyuncaklar, sanatçının sahne gösterileri, tiyatro oyunları gibi bireysel çabaları sonucu kazandıklarıyla edindiği teliflerle satın alınmıştır. Müzenin her odası bir tiyatro sahnesi görünümünde olup, sahne tasarım sanatçıcı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmıştır. Müze 2009 yılında ICOM'a (Uluslar Arası Müzeler Birliği) üye olmuştur. Avrupa Müzeler Forumu'nun faaliyetlerine katılmaya başlamıştır. 2010 ve 2011 yıllarında ''Avrupa'nın En İyi Müzesi'' yarışmasında ödüle aday gösterilmiştir. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Ömerpaşa Caddesi Dr. Zeki Zeren Sokağı No:17, Göztepe/İSTANBUL
- No image
9
Ballikayalar
Gebze, Kocaeli
Gebze ilçesi sınırları içerisinde bulunan Ballıkayalar'ın 1847 Hektarlık Alanı 06.09.1995 tarihinde Tabiat Parkı olarak tescil edilmiş Dağcılık sporu açısından hem yapısı hemde yoğun insan yerleşiminin bulunduğu bölgelere yakınlığı, açısından çok değer taşımakta.Bu parkurun en ideal başlangıç yeri olarak eski İstanbul yolu üzerinde bulunan Denizli Köyü'nü öneriyoruz.Parkurun 2 km'lik bölümü kanyon içerisinden geçiyor. Değer kısımlar patika niteliğinde. Dört mevsim yürünebilir.
- No image
10
Çerkeşli Kayalitepe
Dilovası, Kocaeli
Çerkeşli köyünden,Kayalıtepe zirvesine giden bu parkur;Kocaelin'nin doğal yürüyüş parkurlarının en uzun olanı. Mesafenin uzunluğunun yanında,dik çıkış ve iniş dikkate alınmalı.Çerkeşli Köyü bu parkurun başlangıç noktasını oluşturur.
- No image
11
Sarayli Köyü Yukarı Değirmendere
Gölcük, Kocaeli
Saraylı Köyü, Kültürel miras evleri, Osmanlı Dönemi'nden kalma mezarlığı ve Çavuş üzümü ile ilgili çekici. Bu parkur tarihi bir köyün içerisinden Samanlı Dağları'nda ve Değirmendere Vadisi içerisinde yürümenin keyfine varılabilecek bir nitelikte.Parkurun kısa bir bölümü dik çıkış şeklinde, daha sonraki kısa bir bölüm düz devam etmektedir.Diğer bölümler dik inişler şeklinde sürmesinden dolayı mutlaka baton kullanılması gerekiyor.
- No image
12
İzmit Elektronik Kent Müzesi
İzmit, Kocaeli
Elektronik Kent Müzesi kentin tarihi, ekonomisi kültür ve turizmi, tarihi eserleri ve belediye hizmetleri yerli, yabancı tüm ziyaretçilere elektronik bir ortamda tanıtmaktadır. Müzenin bölümlerinde seslendirme sistemi ile entegre çalışan 10 önemli tarihi yapının maketleri bulunmaktadır. Plazmalarda İzmit'in tarihi, sanayi, kültür ve turizm, coğrafi durum bilgileri, belediye çalışmaları başlıklarındaki prodüksiyonlar sürekli yayınlanmaktadır.
- No image
13
Aytepe Değirmen Düzü
Başiskele, Kocaeli
Görsel açıdan mükkemmel ve herkesin rahat yürüyebileceği bir coğrafyaya sahip olan bu parkurun büyük bölümü inişlerden oluşur. Bu yüzden özellikle yürüyüş boyunca baston kullanılmasında yarar vardır. Aytepe'den soğuk suya inen yol üzerindeki son düzlük bu patikanın başlangıç yeri olarak tercih ettiğimiz noktadır. Orman içi toprak araç yolu ve yer yer patikalardan oluşan bu parkur dört mevsim yürünebilsede en ideal zaman kış dönemi hariç olan mevsimlerdir. Parkurun uzunluğu 8 km dir.
- No image
14
Cami Düzü Yuvacik Baraji
Başiskele, Kocaeli
Bu parkur Yuvacık Barajı'nın etrafında bulunun ana karayolunun hemen karşısında bulunan trafiğe kapalı toprak araç yolundan oluşuyor. Parkur içerisinde Büyükşehir Belediyesi tarafından dinlenme alanları oluşturulmuştur.Parkurun başlangıç noktası için cami düzü köyünü öneriyoruz. Parkurun bitiş yeri Yuvacık Barajı'nın gövdesinin bulunduğu alandır. Parkurun 5 km kısmı düz toprak araç yolundan oluşur. 2 km kısmı ise hafif eğimli patika yoldur.
- No image
15
Altıoluk Eskiyayla
Sapanca, Sakarya
Kartepe'nin zirvesine yakın bir yerden başlayan parkur, Altıoluk Yaylası'ndan sonra Sakarya'nın Pamukova ilçesi sınırlarında bulunan Eski Yayla da( Öküzyatağı) sona eriyor.Böylelikle, Samanlı Dağları'nı Kuzey yönünden ( İzmit Körfezi) güney (Sakarya Vadisi ) yönüne doğru yürümüş oluyoruz. Kartepe'de bulunan zirve noktasının hemen altında bulunan Kuzu Yayla'yı geçtikten sonra başlayan yolculuk Sakarya sınırları içerisinde sona eriyor.
- No image
16
Çark
Adapazarı, Sakarya
Bugünkü Çark Suyu üzerine 1581-1585 tarihleri arasında Ada Karyesinin ihtiyacına yönelik olarak bir değirmen yapılır. Yaklaşık 250 yıla yakın hizmet veren bu değirmen yerine, 1734 yılında hayırsever Devoğlu Mustafa tarafından İlkel de olsa bir “dönme dolap”/“çark” yapılarak ve arklar-kanallar açılarak, Çark suyu Orta Camii çeşmesine ve Adapazarı’na içme suyu olarak taşınır.
- No image
17
Kent Park
Adapazarı, Sakarya
Kent merkezinde, 160 bin m² alanın enkazdan yeşile dönüştürülmesiyle oluşan Kentpark, insanların yorucu şehir yaşamından arınarak soluk alabilecekleri bir mekân haline getirildi. Yaklaşık 4.500 metrelik yürüyüş alanına sahip, Kentparktaki doğal ortam ve ağaçlar korunarak tüm yüzey çimlendirildi. Parkta 14.000 m² gölet bulunuyor.
- No image
18
Kuzuluk Orman İÇİ Dinlenme Yeri
Akyazı, Sakarya
Adapazarı-Akyazı-Mudurnu yolu üzerinde, Akyazı’ya 8 kilometre, Adapazarı’na 34 kilometre uzaklıktadır. 11,85 hektar alana sahiptir. 1996 yılında tesis edilmiştir. Sahada; kır gazinosu, tuvalet, çeşme, giriş kontrol kulübesi, çocuk oyun alanı gibi düzenlemeler mevcuttur. Kayın ve meşe ormanıyla kaplı orman içi dinlenme yerinin gelişim planı mevcuttur. Sakarya Gezilecek Yerler Adres: Akyazı - Sakarya
- No image
19
Sarıyayla Şelalesi
Akçakoca, Düzce
Aktaş Şelalesi, Akçakoca şehir merkezine 11km. mesafede, Aktaş Köyü sınırları içerisindedir. Doğası, çevresindeki zengin bitki örtüsü ile Akçakoca’nın görülmeye değer doğal güzelliklerindendir. Bölgeye deniz turizmi için gelen turistlerin yeni keşfetmeye başladığı yerlerden biri olan Aktaş Şelalesi, 50mt.yüksekten düşen suyun sesi ve etrafını saran yeşillikler arasında trekking, Foto-Safari gibi doğa sporları için oldukça uygundur.

20
Tarihi Uğurlu Köyü Yeni Meze Cami
Akçakoca, Düzce
<p>Akçakoca’ya 16km.mesafede bulunan Uğurlu Köyünde bulunmaktadır. Taş işçiliğinin güzel bir örneği olan cami 1885 yılında inşa edilmiştir. İçinde Osmanlılardan kalma yazıların bulunduğu camii ilin önemli değerlerindendir.</p>
- No image
21
Saz Köy
Kaynaşlı, Düzce
Geleneksel yaşam tarzıyla alternatif tatil arayanlar ve köy hayatı tecrübe etmek isteyenler için köy içinde bulunan ve Abhaz Kültür geleneğine göre yapılmış 90 yıllık Tekir Köy Evi konaklamak isteyenler için hizmet veriyor.Doğası ve bahçesinde bulunan çiftlik hayvanları, kışın yanan odun sobası, şömine başında yenen akşam yemekleri ve otantik havası ile gelenlerin beğenisini kazanıyor.

22
Hayreddin-i Tokadı Türbesi
Bolu Merkez, Bolu
<p>Bolu şehir merkezinin 13 km. batısında, Elmalık Köyü sınırları içinde Abant yolu kavşağından 4 km. mesafede kuzey tarafta, kendi adı ile anılan bir tepe üzerinde, ormanlık alan içinde bulunmaktadır. Halvetiyye tarikatı mensubu Hayrettin-i Tokadi ve müritlerine ait mezarlar beton çerçeve içine alınmıştır. 1524 tarihinde vefat eden Hayrettin-i Tokadi’ ye ait mezar demir kafes içerisinde yer almaktadır. Mezar taşları mermerden ve yeni yapımdır.</p>

23
İmaret Cami
Bolu Merkez, Bolu
<p>Vakıf kayıtlarına göre Kızıl Ahmed Bey soyundan Şemsi Ahmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırıldığı anlaşılan cami, zaman içerisinde gördüğü onarımlarla orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.</p>

24
Aktaş Cami
Bolu Merkez, Bolu
<p>Dikdörtgen planlı ve düz ahşap tavanlı caminin son cemaat yeri kapalıdır. Ahşap korkuluklu ve kafesli kadınlar mahfili mevcuttur. Girişin sağında müezzin mahfili bulunmaktadır. Mukarnaslı bir mihrabı ve ahşap mimberi vardır. Camide, ahşap söveli, dikdörtgen formlu pencereler kullanılmıştır. Caminin sol cephesine bitişik bir türbe ve kuzeyinde şadırvan yer almaktadır. Dıştan kırma çatı ile örtülüdür. Geniş ahşap saçaklıdır.</p>
- No image
25
Gölcük Tabiat Parkı
Bolu Merkez, Bolu
Bolu'nun 13 km. güneyinde suni olarak yapılmış bir set gölüdür. Etrafı çam ve köknar ağaçları ile kaplı gölün her mevsim görüntüsü muhteşemdir. Göl ve etrafı “Orman İçi Dinlenme Yeri” olarak Milli Parklarca koruma altındadır. Çok şirin ve küçük olan bu göl çevresine araçla girilmemektedir. Yıl boyunca gezmek, görmek, dinlenmek, fotoğraf çekmek ve piknik yapmak amacıyla ziyaretçi akınına uğrayan Gölcük Tabiat Parkı, İlimizin en önemli turistik merkezlerinden biridir.

26
Kartalkaya Kayak Merkezi
Bolu Merkez, Bolu
Ülkemiz genelinde yeşil doğası, ormanları, doğal güzellikleri, gölleri, dağları ve yaylaları ile ünlü olan Bolu, özellikle kış turizminde ülke çapında çok önemli bir yere sahiptir. Ülkemizin en önemli kış turizm merkezi olan Kartalkaya Kayak Merkezi, Bolu şehir merkezinin 38 kilometre güneydoğusunda bulunmaktadır. Kartalkaya Kayak Merkezi, Bakanlar Kurulunca ilan edilen "Bolu - Köroğlu Dağı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" içinde yer alır. Bölgedeki 5 adet tesis, kış sezonu olan Aralık -Nisan ayları arasında toplam 1600 yatağıyla faaliyet göstermektedir. Kartalkaya otelleri bünyesinde 2 adet ana kayak alanı içerisinde toplam 18 adet mekanik tesis ile çeşitli eğim ve zorluk derecelerinde toplam 25 adet pist vardır. Pistlerin toplam uzunluğu 40 kilometreyi bulmaktadır. Kartalkaya’da özel teşebbüse ait 5 adet konaklama tesisi mevcuttur. Oteller her türlü aktivite ve konfora sahiptir. Mekanik tesislerin toplam kapasitesi 8000 kişi/saattir. Tesislerde deneyimli kayak ve snowboard öğretmenleri ile personeli bulunmaktadır. Her otelin kendi bünyesinde ilk yardım ve sağlık hizmeti verilmektedir. Tesislerden her türlü kayak malzemesi kiralanabilmektedir. Avrupa standartlarında Türkiye'nin en büyük “snowpark”ları Kartalkaya’da bulunmaktadır. Alanda çeşitli zorluk derecelerinde ana rampa-kicker line, bordercross, rail line ve rail-box’lar vardır. Kaynak: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Bolu Gezilecek Yerler Adres: Kartalkaya Kayak Merkezi / BOLU

27
Köroğlu Şelalesi
Dörtdivan, Bolu
Dörtdivan Kartalkaya yolundan Köroğlu Turizm Alanı'na ayrılan orman yoluna yakın mesafede bulunan şelale büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Şelaleye arazi tipi araçla ulaşılabilir. Kış mevsiminde ulaşım imkanı bulunmamaktadır. Kaynak: İl Kültür Turizm Müdürlüğü arşivi Bolu Turizm Aktiviteleri

28
Yeniçağa Gölü
Yeniçağa, Bolu
Bolu - Ankara Karayolu üzerinde, Bolu'nun 37 km doğusunda olan Yeniçağa İlçe merkezinde bulunan göl, bir çanak gölüdür. 989 metre yükseltideki göl, 2780 dekarlık bir alanı kaplamaktadır. En derin yeri 12 metredir. Çeşitli su kuşlarının olduğu göl kıyısında, kuş gözlem kulesi bulunmaktadır. Yeniçağa Gölü, göç döneminde özellikle arı şahini, balık kartalı ve angıt gibi kuş türleri için önemli bir konumdadır. Ayrıca göl çevresinde turna, şah kartal, balıkçıl, balaban, saz delicesi, uzunbacak gibi türler doğal yaşam imkanına sahiptir. Tatlı su balıklarından sazan, karabalık ve kerevit çıkan gölde olta ile balık avlanabilmektedir. Bölge olta balıkçılığı, kuş gözlemciliği ve doğa yürüyüşleri için uygun ortamlarıyla rekreatif kullanımlar ve bilimsel çalışmalar bakımından ülkemizdeki en değerli alanların başında gelmektedir. Yeniçağa Gölü alt havzasında 384 bitki taksonu tespit edilmiştir. Bunlardan 12 tür ülkemize emdemiktir. Ayrıca Yeniçağa Gölünde endemik olmamasına rağmen ülkemizde nadir görülen 8 bitki türü belirlenmiştir. Bu özellikleriyle Yeniçağa Gölü ülkemizdeki 112 önemli bitki alanından biridir. Yeniçağa Gölü sulak alan ekosistemi, açık su yüzeyleri, sazlıklar, bataklıklar, ıslak çayırlar ve step alanları gibi ekolojik karakterleri çok farklı ve yaban hayatı açısından çok değerli habitatları içermektedir. Bunları çevreleyen tarım ve orman alanları da alanı yaban hayatı bakımından desteklemektedir. Yeniçağa Gölü uluslararası kriterlere göre ulusal öneme sahip sulak alan ekosistemidir. Aynı zamanda ülkemizdeki 184 önemli kuş alanından biridir. Bugüne kadar yapılan gözlemler sonucunda 217 kuş türü tespit edilmiştir. Bölge pek çok kuş türü için gerek göç gerekse üreme döneminde önemli bir alandır. 27'si su kuşu, 14'ü yırtıcı, 56'sı ötücü olmak üzere alan ve çevresinde 97 kuş türü kuluçkaya yatmaktadır. Yeniçağa Hamzabey köyünde kavak ağaçları üzerinde kuluçkaya yatan en az 70 yuvanın yer aldığı gri balıkçıl kolonisi, bugüne kadar Türkiye'de bir köy içinde insanlarla içi içe tespit edilen tek balıkçıl kolonisidir. Kaynak 1: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bolu Kaynak 2: Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Yeniçağa Gölü broşürü.

29
Gerede Aşağı Tekke Camii Ve Türbesi
Gerede, Bolu
Bolu İli, Gerede İlçesi, Seviller Mahallesi’nde cami bahçesi içerisinde Aşağı Tekke Camii ve Türbesi ile küçük bir hazire yer almaktadır. Aşağı Tekke Camii’nin yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. 1944 depreminde tamamen yıkılan cami, mahalli imkanlarla tekrar inşa edilerek 1957 yılında ibadete açılmıştır. Dikdörtgen planlı cami kubbe ile örtülüdür. Kuzeyinde yer alan kadınlar mahfilinin korkulukları ahşap işçiliklidir. Caminin duvarlarında ve kubbe kasnağında kemerli pencereler yer almıştır. Kuzeydoğusunda silindirik gövdeli minaresi bulunmaktadır. Aşağı Tekke Türbesi, 1843 yılında vefat eden, Şabaniyye tarikatinin Haliliyye kolunun kurucusu Geredeli Şeyh Hacı Halil Efendi’nin kabri üzerine, Gazi Ahmet Muhtar Paşa tarafından yaptırılmıştır. Moloz taştan inşa edilen türbe sekizgen gövdelidir ve dıştan sekizgen saç kaplı bir külahla örtülüdür. Doğusunda dikdörtgen bir giriş mekanı bulunmaktadır. Kabartma bitkisel süslemelerin bulunduğu taş söveli, kemerli bir kapısı vardır. Girişin iki yanında kemerli pencerelerin üzerinde bulunan dikdörtgen kartuşlar içerisine kalemişi çiçek buketleri, selvi ve ağaç resimleri yapılmıştır. Türbe giriş kapısının üzerinde, Talik hatla yazılmış, Hicri 1259 (Miladi 1844) tarihli Osmanlıca kitabe bulunmaktadır. Kitabesi: Delil-i rah-ı Hüda kutb-i arifin idi hem Fiyuzu tuttu inamı Halil Efendi’nin Teceddüd etdi yüzünden tarik-i Şa’bani Gönüller oldu bekamı Halil Efendi’nin Bu irtihaline tarihi tamdır irfan Cinana döndü makamı Halil Efendi’nin 1259 (Muhammed Rıfat) Kaynak: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bolu Bolu Gezilecek Yerler Adres: Gerede / Bolu

30
Gerede
Gerede, Bolu
Yukarı Tekke Camii : Gerede İlçesinde bulunan camii, kitabesine göre 1844 yılında Abdullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kerpiçten, dikdörtgen planlı caminin doğu köşesinde kesme taştan bir türbe yer almaktadır. Yukarı Tekke Türbesi : Gerede ilçesinde aynı adla bilinen caminin yanındadır. 1900 yılında yaptırılmıştır. Hacı Halil Efendi Türbesi : Gerede Seviller Mahallesinde 1843 yılında sekizgen planlı ve kubbeli olarak yapılmıştır. Türbe içinde II. Mahmut tarafından Hacı Halil Efendiye yazılmış bir levha bulunmaktadır. Kiliseli (Tüccar) Han: Gerede İlçe Merkezinde yer alan han, 19.yüzyıla tarihlenmektedir. Açık bir avlu etrafında, ahşap revaklara açılan odalardan oluşmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Hana güneyden yuvarlak kemerli ,çift kanatlı, büyük bir kapı ile girilmektedir. Moloz taş ile inşa edilen hanın, bazı bölümlerinde tuğla, köşe ve pencere çerçevelerinde kesme taş, revaklarda ise ahşap kullanılmıştır. Hanın doğu cephesi iki yanında alınlık altında yer alan orta pencerelerin kilit taşlarında; kuzey bölümde haç işareti, güney bölümde ise, “Maşallah” ibaresi ile H.1345 tarihi bulunmaktadır. Gerede Keçi Kalesi : Gerede’nin 5 km. kuzeyinde Arkut Dağında etrafına hakim bir tepededir. Bizanslılar zamanından kalan kale, 1992 yılında restore edilmiştir. Kale hakkındaki rivayete göre şehre saldırı olduğunda halk mal ve hayvanlarıyla beraber kaleye sığınırlar ve kendilerini savunurlarmış. Yine böyle bir durumda kale etrafına yerleşen düşman gündüzleri kaleye saldırmakta fakat başarılı olamamaktaymış. Günlerce saldırılar devam etmiş ve kalede yiyecek sıkıntısı başlamış. Bir gece burada bulunan halk kaledeki tüm keçilerin boynuzlarına mum takarak yakıp, kalenin dışına salmışlar. Bir anda büyük bir ordunun üzerlerine geldiğini sanan düşman oradan kaçıp dağılmış ve Geredeliler keçileri sayesinde düşmandan kurtulmuş. Kalenin ismi de buradan gelmekteymiş. Gerede Asar Kalesi: Gerede'nin 20 km. doğusunda Örencik, Çağış ve Akçaşehir Köylerinin yakınında, her yöne hakim kayalık bir tepe üzerindedir. Çevrede arazi üzerinde bol miktarda Bizans seramiği görülmekte, bu da kalenin Bizans dönemine ait olduğunu göstermektedir. Ayrıca kale üzerinde kuzeye bakan bir mağara da mevcuttur. Kaynak: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bolu

31
Asar Kalesi
Gerede, Bolu
<p>Göynük İlçesi, Cuma Mahallesindedir. Fatih Sultan Mehmet’in hocası, İstanbul’un manevi Fatihi ve büyük ilim adamı Akşemseddin, 1459 tarihinde vefat ettikten sonra H. 864 / M. 1464 yılında türbesi inşa edilmiştir. Türbe içersinde Akşemseddin ve oğullarının sandukaları bulunmaktadır.</p>

32
Hadrianopolis Antik Kenti
Eskipazar, Karabük
<p>Antik kent Roma döneminde 4. yüzyılda kurulmuştur. Ankara-Karabük yolu üzerinde bulunan Eskipazar merkezine 3 km uzaklıkta bulunan Hacı Ahmetler Köyü'ndeki asfalt yol ile ulaşım sağlanmaktadır. Antik şehirde çok sayıda mermer sütun ve sütun başlıkları, kiliseler, surlar, su sarnıçları, kaya mezarları, Roma hamamı, gözyaşı şişeleri, tüneller, erzak ve şarap mahsenleri vardır. Kazı çalışmaları sırasında zemini mozaik hayvan, kuş gibi resimlerle süslenmiş bir kilise çıkartılmıştır</p>

33
Hadrianapolis Antik Kenti
Eskipazar, Karabük
“Paphlagonia Hadrianapolis’i” olarak adlandırılan yer bugün Karabük İli, Eskipazar İlçe Merkezi'nin 3 kilometre batısında ‘Viranşehir’ olarak adlandırılan mevki ve çevresindeki arazi üzerinde dağınık bir şekilde bulunmaktadır. Hadrianapolis Antik Kenti ise Budaklar, Büyükyaylalar, Çaylı ve Beytarla köylerini kapsamaktadır. Budaklar Köyü, Hacı Ahmetler Mahallesi’nde kentin kalıntıları yoğunlaşmaktadır ve bu mevki Viranşehir olarak adlandırılmaktadır. Kuzeybatı Anadolu’nun klasik antik çağlardaki sosyo-ekonomik yapısı, kültür tarihi ve arkeolojisi üzerine bugüne değin çok durulmamıştır. Bu yüzden Hadrianapolis Kenti kalıntıları da fazla tanınmamaktadır. Gerçek anlamda kentte birden fazla merkez vardır. Bunlardan birinde Roma kalıntıları yoğunlaşmaktadır. Bu alan bir kaya yüzüne işlenmiş aedicula’sı bulunan bir kutsal alandır. Bunun dışında kentin Roma Dönemi mimari kalıntıları sınırlıdır. Erken Bizans Dönemi kalıntıları ise yoğundur. Kent içinde üç adet Erken Bizans kilise kalıntısı vardır. Bunlardan ikisi kaçak kazılar sonucu açılmıştır. Bunun dışında bir sarnıç kalıntısı hala tonozları ile ayaktadır. Kentin Roma ve Bizans dönemi mimari dokusuna ait bloklar devşirme olarak ilçenin çeşitli yerlerinde kullanılmıştır. Proje kapsamında bu devşirme malzemenin tümünün yerlerinin saptanması, harita üzerinde işaretlenmesi, belgelenmesi ve korumaya alınması gerekmektedir. Antik yerleşim özellikle üç adet kilise kalıntısının bulunduğu alanda yoğunlaşmaktadır. Bu kiliselerin tamamı İS 6'ncı yüzyıla aittirler. En erken kilise olarak hemen Eskipazar’ın 2 kilometre batısında kent çıkışında, bir mevki üzerinde inşa edilmiştir. 2003 tarihinden itibaren yapılan çalışmalarda 15 x 23.5 metre ebatlarındaki kilisede dört önemli mozaik bulunmuştur. Kadın, erkek, hayvan ve meyve figürlerinin yer aldığı mozaiklerin önemli bir özelliği üzerlerinde Hıristiyan inancına göre cennetteki dört nehir “Phison”, “Geon”, “Euphrates” (Fırat) ve “Tigris” (Dicle)’in personifikasyonun ve adlarının yer almasıdır. Bu tür bir kompozisyona Anadolu’da henüz rastlanılmamıştır. Kilise tabanındaki mozaikli alan içinde yine bir de adak yazıtı bulunmaktadır. Bu yazıtta “Sadık saray muhafızı Himerios ile pek onurlu ve değerli Valentina'nın adağıdır” ibaresi geçmektedir. Himerios adı üstüne yapılan çalışma sonucunda bu ismin bir “Skholarios”, yani bir İmparatorluk muhafızı olduğunu ve bu ismin filolojik ve prosografik olarak yalnızca İ S 6'ncı yüzyılda görüldüğü fark edilmiştir. Ayrıca Himerios ile Valentina evli olduğu düşünülmektedir. Yalnız bu mozaik yazıtında bir verbum yoktur, bu da yazıtın devamının bir yerlerde olabileceğini düşündürmektedir. Mozaikler 2003 yılında, hava koşullarından etkilenmemeleri için geçici olarak özel bir örtüyle kapatılmıştır. Kilisede yapılan ayrıntılı incelemelerde fark edilen diğer bir husus, atrium duvarının en alt taş sırasındaki taşlardan ikisinin dış yüzünde en az 10 satırlık Yunanca yazıtın varlığıdır. Bu yazıt "damnatia memorae" şeklinde kazınmış olsa da yazılar halen seçilebilmektedir. Ayrıca kilise giriş kapısında tabana gömülü tabula ansata şeklinde bir yazıtta ‘Burada anısı azizler arasında yer alan Iordannes yatıyor’ ibaresi bulunan mermer bir yazıt mevcuttur. Karabük Gezilecek Yerler Adres: Budaklar Köyü / ESKİPAZAR KARABÜK

34
Akbaş Köyü Köprüsü
Eskipazar, Karabük
Çerkeş İlçesi Melan Çayı üzerine kurulu olan Akbaş Köyü Köprüsü 20'nci yüzyıl başında Çerkeşli Hacı Gökmen tarafından Safranbolulu ustalara yaptırılmıştır. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: Akbaş Köyü / Çerkeş / Çankırı

35
Sakaeli Kaya Mezarları Ve Peri Bacaları
Orta, Çankırı
Genel olarak Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğu tahmin edilen Sakaeli Kaya Mezarları, köyün sırtını yasladığı tepenin güneyde dik inen yamaçlarında yer almaktadır. Çakıl taşlı tortul kaya özelliği taşıyan tepenin yüzeyindeki oyukların yere yakın olanları köy halkı tarafından önü kapatılmak suretiyle değişik maksatlarla kullanılmaktadır. Çeşitli yükseklik ve genişlikteki oyuklar; tek, birbirine geçişli, basamakla inilen iki odalı bölmeli, aydınlatma pencereli özellikler göstermektedir. Kare, dikdörtgen planlı, düz kubbe ve semerdam tavanlıdırlar. Duvarlara açılmış küçüklü büyüklü nişler mezar odası ve ikamet amaçlı olarak kullanılmıştır. Bir kısmının girişleri kemerli ve içlerinde ölü sedirleri mevcuttur. 1.5 x 1.5 ile 10.0 x 10.0 metre arasında değişen taban ölçüleri, 2-3.5 metre arasında değişen tavan yüksekliklerine sahiptirler. Oyuklar arasında 27 basamakla inilen bir sulu in bulunmaktadır Devrez Çayı'nın akıntısı istikametinde köye 2 kilometre mesafedeki Gelin Kayası Mevkii'nde peri bacası oluşumları ve aralarındaki kaya mezarları ilginç görünümler oluşturmaktadır. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: Sakaeli Köyü, Orta/ÇANKIRI
- No image
36
Çavundur Termal Kaynağı
Atkaracalar, Çankırı
Alanda Çankırı İl Özel İdaresince yaptırılan ve özel sektör tarafından işletilen 300 yataklı modern bir tesis ile belde belediyesi tarafından işletilen iki havuzlu ve 115 yataklı konaklama tesisinin yanı sıra bir de pansiyon bulunmaktadır. Su, doğal sıcaklığı nedeniyle tüm ağrılı hastalıklarda, Alkalik özelliğine bağlı olarak içme kürleri şeklinde, sodyum iyonu içermesi nedeniyle de üst solunum yolları inhalasyon-aerosol tedavisinde kullanılmaktadır.

37
Bayramören Köprüsü
Bayramören, Çankırı
Bayramören Köprüsü İlçenin dışında Melan Çayı üzerinde kuruludur. İki gözlü, ayakları kesme taştan, diğer kısımları ahşaptandır. Üzerinden yayalar geçebilecek genişlikte inşa edilmiştir. Kesme taş ayaklar üzerine kalasların bindirilmesi suretiyle farklı bir mimari tarzı vardır. Köprü, alaturka kiremit kaplı çatı ile örtülerek korunmuştur. Yapılış tarihi bilinmemekle birlikte 100-150 yıllık olabileceği tahmin edilmektedir. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: Köprülü Mah. Bayramören/ÇANKIRI

38
Tarihi Ahşap Köprü
Bayramören, Çankırı
<p>Yapılış tarihi bilinmeyen köprünün yaklaşık 250 yaşında olduğu tahmin edilmektedir.2002 yılında aslına uygun olarak yeniden inşa edilen köprünün ayakları kesme taştan, diğer kısımları kalasların bindirilmesi suretiyle tamamen ahşaptan yapılmıştır. Köprünün üzeri orijinalinde olduğu gibi kiremit çatılı bir örtü ile korumaya alınmıştır.</p>

39
İndağı Kaya Mezarları
Ilgaz, Çankırı
Bölgedeki anıtsal yapılar Devrez Çayı'nın güneyinde ve Çankırı-Kastamonu yolunun solunda kayalık, yüksekçe bir tepenin doğuya bakan yamaçlarındadır. Burada çok sayıda ve insan eliyle oyulmuş mağaralar, kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen tapınak ve amacı tam olarak bilinemeyen oyuklar bulunmaktadır. Mezarların dini törenlerin yapıldığı ve muhtemelen höyükle bağlantılı kutsal kabul edilen mekanlardan olduğu tahmin edilmektedir. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: İnköy, Ilgaz/ÇANKIRI

40
Koca Meşe
Yapraklı, Çankırı
İl merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Yapraklı İlçesi'ne bağlı Karacaözü Köyü'nde bulunan ve koruma altına alınan meşe ağacının 550 yaşında olduğu ve dünyanın en yaşlı meşeleri arasında sayıldığı bilinmektedir. Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2024 Bölgede ayrıca Merkez Müflis Tepesi mevkiinde Çınar Ağacı, Orta İlçesi'nde Paşasultan, Eldivan’da Türbe ve Gedene Çamları ile Kaba Meşe, Çerkeş’te Dokuzkardeşler Çamları ile Ilgaz’da bir ulu çam anıt ağaç olarak tescillidir. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: Karacaözü Köyü / ÇANKIRI
- No image
41
Ilgaz Doruk Mevkii
Ilgaz, Çankırı
Doruk Mevkii, tabii güzelliği ve yaban hayatının zenginliği yanı sıra, kış sporları imkanlarıyla özellikle kış döneminde yoğun ziyaretçi çekmektedir. Kayakçılar için pistler ve mekanik tesisler mevcuttur. Kastamonu'ya ait kuzey yamaçlarda mekanik tesisler ve pistler ile konaklama imkanları da mevcut olup ziyaretçiler her iki yamaçtan da yararlanabilmektedir.

42
Ilgaz Kiş Sporları Turizm Merkezi
Kastamonu merkez, Kastamonu
İl kuzeyden Küre (İsfendiyar) Dağları, güneyden Ilgaz Dağı ile çevrelenmiş olduğundan, kış mevsiminde bol kar almaktadır. Gerek arazi özellikleri, gerek bol kar yağışı almasından dolayı kış turizmi için çok rağbet görmektedir. Büyük bölümü Kastamonu İli sınırları içinde kalmak üzere Çankırı İl sınırlarına da girmektedir. Kastamonu – Ankara karayolu güzergahındadır. Tesisler kesimi anayola 1.5 km mesafede kalmaktadır. Ilgaz Dağı üzerinde bulunmaktadır. Kastamonu İl Merkezine 40 km mesafededir. Tabii Özellikleri : Ilgaz Dağının 1050-2000 m arasında yükseklikte bulunmaktadır. Ilgaz Dağı Milli Parkı sınırları içindedir. Kurulduğu açık alanın toplam uzunluğu takribi 1500 m, genişliği 100 m civarındadır. Çevresi köknar, çam ormanlı ile örtülüdür. Aynı zamanda piknik, avcılık, safari, yürüyüş gibi çok çeşitli turizm imkanları da bulunmaktadır. Konaklama ve Mekanik Tesisler : Kayak merkezinde 800 m ve 1500 m uzunluğunda iki adet kayak pisti bulunmaktadır. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ne ait 1 adet çift oturaklı telesiyej tesisi çalışmaktadır. Üst istasyonu 1995 m, alt istasyonu1850 m. irtifada dır. Tesisin uzunluğu 693 m, kapasitesi ise 688 kişi / saattir. Ayrıca 1 adet teleksi tesisi mevcuttur Hat boyu 950 m, kapasitesi ise 800/1000 kişi saattir. Telesiyej alt istasyonu yakınında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait 1 tesis ile 1 adet özel teşebbüs konaklama tesisi bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yapımına başlanan özel teşebbüs tatil köyünün bir bölümü hizmete açılmıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesine ait Ilgaz Tesislerinde resmi ve sivil ziyaretçilere hizmet vermektedir. Sağlık ihtiyaçları için, sezon sırasında ambulans ve sağlık ekibi görevlileri bulunmaktadır. Telefon ve GSM haberleşmesi kesintisiz sürmektedir. Kastamonu – Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.
- No image
43
Oğuz Köyü Cami
Kargı, Çorum
Kargı ilçesi Oğuz Köyü’nde bulunan bu caminin kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak yapı üslubundan 16.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.Osmanlı mimarisindeki tek kubbeli camile gurubundan olup önünde bir son cemaat yeri vardır. İbadet mekanı üç tonozlu yarım kubbenin desteklediği merkezi bir kubbe ile örtülmüştür.
- No image
44
Kizilcaoluk Şelalesi
Taşköprü, Kastamonu
Kargı ilçesi Başköy yakınlarında bulunan Kızılcaoluk Şelalesi, sonbaharda bir renk cümbüşünü andıran görüntülere sahne olurken, kimi zaman da sis bulutunun altında gizemli bir atmosfere bürünüyor. Kargı Tatil Köyü’nün yakınlarındaki şelale, dinginliği arayanların mekanı.
- No image
45
Hacıhamza Kalesi
Kargı, Çorum
Hacıhamza Beldesindeki İncesu Deresi’nin kuzeyinde yer alan kale yamuk planlıdır. Şeriye Sicil kayıtlarında III. Ahmet tarafından 1723 yılında yapıldığı anlaşılan kale, 1940’lı yıllara kadar kasaba halkını içinde barındırmıştır.

46
Hacı Hamza Kalesi
Kargı, Çorum
Hacı Hamza Beldesi'ndeki İncesu Deresi’nin kuzeyinde yer alan kalenin şeriye sicil kayıtlarında III. Ahmet tarafından 1723 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Kale, 1940’lı yıllara kadar kasaba halkını içinde barındırmıştır. Kaynak: Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Arşivi -Çorum Kültür Envanteri Çorum Gezilecek Yerler Adres: İstanbul Samsun Yolu No:11060, 19900 Hacıhamza/Kargı/Çorum

47
Koyunbaba Türbesi
Osmancık, Çorum
Osmancık İlçe merkezinde bulunan ve Osmanlı padişahlarından Sultan II. Beyazıt zamanında 1469 tarihinde yaptırılan Koyunbaba Türbesi, yüksekçe bir tepe üzerinde kurulmuştur. Evliya Çelebi’ye göre türbe alanında cami, yemekhane, ziyafet odası, konuk evleri ve kurşun kaplı bir türbe yaptırılmıştır. Ancak, türbe dışındaki yapıların bugün sadece temelleri kalmıştır. Türbenin çift kanatlı, derin oyma tekniği ile işlenmiş ahşap kapısı bugün Çorum Müzesi’nde korunmaktadır. Türbe 1989 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir. Kaynak: Çorum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Arşivi -Çorum Kültür Envanteri Çorum Gezilecek Yerler Adres: Yeşilçatma, Kanarya Sk. No:1, 19500 Osmancık/Çorum

48
Koyunbaba Köprüsü
Osmancık, Çorum
<p>Kızılırmak üzerinde inşa edilen İkinci Bayezid Köprüsünün uzunluğu 250 metre genişliği ise 7,5 metredir. 15 gözlü küprünün en geniş gözünün açıklığı 16,35 metre, en dar gözünün açıklığı ise 9,20 metredir. Köprünün her iki yanında 60 santim yüksekliğinde taş korkuluklar vardır. Köprünün 5 satırlık Arapça bir kitabesi bulunmaktadır. Köprü üzerinden geçen yol Koyun Baba türbesine ulaştığından bu köprüye Koyun Baba Köprüsü de denilmektedir.</p>

49
Maden Camii
Gümüşhacıköy, Amasya
Gümüşhacıköy ilçesi Gümüş Kasabası'nın Maden Mahallesi’nde bulunan caminin orijinal hali 19'uncu yüzyılın ortalarında burada inşa edilmiş bir kilisedir. 1928 yılında Batı Trakya’dan buraya göç edenlerce orijinal yapısı korunarak camiye çevrilmiştir. Dikdörtgen planlı caminin cephe duvarlarının köşeleri silme taş, beden duvarları normal taş örgülüdür. İç mekan batıdan doğuya uzanan ve üstleri tonozla örtülü üç sahından oluşur. Kilisenin orijinal halinde yapının doğu cephesinde bulunan apsis kısmı yıkılmış ve düz duvar biçiminde kapatılmıştır. Güney duvarındaki mihrap nişi ise sonradan açılmıştır. İç mekanın en dikkat çeken yanlarından biri minber, vaaz kürsüsü ve mahfil bölümlerinde kullanılan ahşap işleridir. Bunlar kiliseden kalma orijinal ahşap işleme ve süslemelerdir. Caminin tavanında, önceleri üzerleri badanayla kapatılmış olan ancak sonraki restorasyonlarda badananın temizlenmesiyle ortaya çıkartılan Hz. İsa ve dört havarisi Matta, Markos, Yuka ve Yuhanna’ya ait figürler bulunur. Özellikle Hıristiyan ziyaretçilerin oldukça ilgisini çeken bu figürler, cami tavanına yapılan açılır kapanır bir sistem sayesinde sergilenebilmektedir. Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Amasya Gezilecek Yerler Adres: Tekke, 05700 Gümüşhacıköy/Amasya

50
Gümüşhaciköy Bedesteni Ve Saat Kulesi
Gümüşhacıköy, Amasya
Amasya şehir merkezinde, Hacıyahya Mahallesi’nde bulunan bedesten, 1660 yılında kendi adına yapılmış olan caminin yanına bir de külliye yapılmasını isteyen Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapıldığı zamanda bir kervansaray ve bir bedestenden oluşan bu külliyenin kervansaray kısmı zaman içinde yıkılmış, bedesten kısmı ise önemli onarımlardan geçerek günümüze ulaşabilmiştir. Uzun bir diktörgen şeklindeki bedestenin dört kapısı bulunur. Bedesten asıl olarak, batı ve doğu kapıları arasında uzanan yaklaşık 80 metre uzunluğunda ve 3,5 metre genişliğindeki bir koridor ve bu koridorun etrafına dizilmiş dükkanların yer aldığı arastadan oluşmaktadır. Kırmızı-beyaz renkli kesme taşlardan yapılmış geniş ve derin kemerli kapılardan sadece kuzey kapısı orijinal halini koruyarak günümüze ulaşmıştır. Koridorun iki kenarında dizilmiş dükkanların üst kısımları da sivri kemerlidir ve araları payandalarla süslüdür. Bedestenin Ekin Pazarı meydanına bakan doğu kapısı üzerinde yine kesme taştan yapılmış daire şeklinde bir saat kulesi bulunur. Bedestenin genel bir onarımının yapıldığı 1900 yılında Yanyalı Mustafa Paşa’nın oğlu Ali Rıza Bey tarafından yaptırılan orijinal saat kulesi zaman içinde yıkıldığından bu kule daha sonraki bir zamanda tekrar yapılmıştır. Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Amasya Gezilecek Yerler Adres: Saray, 05700 Gümüşhacıköy/Amasya

51
Çelebi Mehmet Medresesi
Merzifon, Amasya
Çelebi Mehmet Medresesi, Çelebi Mehmet tarafından 1414 yılında Ebubekir Mehmet Bin Hamza’ya yaptırılmıştır. Selçuklu medreseleri planındadır. Kare planlı, dört eyvanlı, açık avlulu medreseye doğusundaki anıtsal kapıdan girilir. Üzerinde tek satır ve üç bölümden oluşan kitabenin bulunduğu giriş renkli kesme taş ve mermer kullanılarak süslenmiştir. Kırmızı ve beyaz renkte kesme taş dizileriyle bezenmiş eyvan biçimli taç kapı, yapının en göz alıcı yerlerinden biridir. Eyvanın her iki yanında sivri kemerli geniş bölmeler bulunur. Tavan, sekiz köşeli yıldızlarla bezenmiştir. Oyma tekniği ile yapılan ve türünün en güzel örneklerinden biri olan ahşap kapının orijinali halen Ankara Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir. Moloz taş ve tuğla malzemeyle inşa edilmiş medresenin geniş avlusunun üç tarafında dershaneler bulunur. Eyvanlı ana dershanelerin üzeri kubbeyle örtülüdür. Eyvanların her iki yanında üzerleri tonoz örtülü birer revak yer alır. Tümünün kemerleri kırmızı-beyaz taşla yapılmıştır. Medrese girişinin üzerinde tuğladan yapılmış silindirik gövdeli bir saat kulesi bulunur. Bu kule medreseye 1865 yılında Amasya Valisi Ziya Paşa tarafından ilave ettirilmiştir. Minareye benzeyen kulenin silindirik kısmında üç çember görülür. Bunların üzerinde şerefeye benzer bir gezmelik vardır. Kulenin bundan sonraki kısmı köşelidir. Gezmeliğin hemen üzerindeyse dört yöne bakan saat kadranları bulunur. Kadranların üzerindeki ikinci katta saatin çanı yer alır. Çanın sesinin daha rahat duyulabilmesi için bu kısmın dört yanına yuvarlak kemerli küçük pencereler açılmıştır. Kulenin üstü kubbeyle örtülüdür. Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Amasya Gezilecek Yerler Adres: Amasya, Merzifon, Camicedit Mahallesi

52
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii
Merzifon, Amasya
Osmanlı sadrazamlarından Kara Mustafa Paşa tarafından 1666 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin dış duvarları tümüyle düzgün kesme taştan örülmüştür. Sivri kemerlerle bağlı dört sütunun oluşturduğu üç gözlü, tavanı ahşap kaplı bir son cemaatyeri bulunur. İbadet mekanının üzeri büyükçe bir kubbe ile örtülüdür. İç kısmı 19'uncu yüzyıl özelliği gösteren kalem işleri ile süslü olan kubbenin sekizgen kasnağının köşe boşlukları yine sekizgen ağırlık kuleleri ile desteklenmiş ve estetik açıdan bir bütünlük sağlanmıştır. Fotoğraf: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Cami, kubbe kasnağının her yüzündeki ikişer küçük pencere ve beden duvarlarındaki üçü altta üçü üstte olmak üzere altışar pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin en dikkat çekici yanlarından biri de avludaki şadırvanıdır. 19'uncu yüzyılda yapıldığı düşünülen şadırvan temel olarak ahşap yapılıdır. Sivri bakır külahını sekiz ahşap sütun taşır. Fotoğraf: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Şadırvanın asıl özelliği ise tavanındaki kalemişi süslemelerdir. Zileli Emin’in bu süslemeleri 1875 yılında yaptığı, süslemeler arasına düştüğü tarih ve isimden anlaşılmaktadır. Süslemelerde üç yerin resmedildiğine inanılır. İlki İstanbul’dur. Resim dikkatle incelendiğinde Galata ve Bayezid Kuleleri arası, Haliç ve Galata Köprüsü, Sultanahmet, Ayasofya ve Süleymaniye Camileri ve Çemberlitaş seçilebilmektedir. Fotoğraf: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Tavan süslemelerinin ikinci sahnesi Amasya’ya benzetilir. Sahnede kale, nehirdeki su değirmenleri ve Bayezit Camii’ne benzer yapılar görülebilmektedir. Üçüncü sahnenin ise Viyana şehri önlerindeki Osmanlı ordusunu tasvir ettiği düşünülür. Zamanın anlayışı gereği insanın resmedilmediği sahnede patlayan top ve silahların yanında çadırlar görülmektedir. Altan resmi sınırlandıran kubbe eteğindeki dikdörtgen uçları ovalleşen kademeli düğümle sonuçlanan altı adet kartuş kuşaklar içerisinde; siyah zemin üzerine çağla rengi bitkisel motiflerin dolgu olarak kullanıldığı Arapça sülüs hatla yazılmış Hadis-i Şerif; “accilûbi’ssalâtikable’l fevt ve accilûbi’ttevbetikable’l mevt” “vakit geçmeden namazda, ölüm gelmeden tövbede acele edin”altı adet kartuş şeklinde yazı dolanmaktadır. Cami avlusunun Taşhan tarafındaki girişi de yine görülmeğe değerdir. Üzerinde küçük bir odacığı bulunan derin kemerli girişin kemeri renkli taşlardan örülmüştür. Avluda çapları yaklaşık 3 metre olan iki de yaşlı çınar bulunur. Amasya Gezilecek Yerler Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Gazimahbup, Çarşı Sk., 05300 Merzifon/Amasya

53
Yedikir Baraj Gölü
Suluova, Amasya
Yedikır Baraj Gölü ya da diğer adıyla Yedikuğular Kuş Cenneti Suluova ilçe sınırları içinde Amasya il merkezine 35 kilometre, Suluova’ya 8 kmilometre Merzifon’a ise 12 kilometre uzaklıktadır. Yedikır Barajı Yaban Hayatı Koruma Sahası yaklaşık 900 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Sahanın 600 hektar kadarını göl oluşturur. Geri kalan kısmı, içinde sosyal tesisler ve piknik alanlarını barındıran sazlık ve ağaçlandırma alanıdır. 1985 yılında tamamlanan baraj gölünün kısa bir süre içerisinde pek çok kuşun konaklama alanı haline gelmesiyle Yedikır 1989 yılında Yaban Hayatını Koruma Sahası ve SİT alanı ilan edilmiştir. Barındırdığı kuşlar ve yaban hayvanları bakımından oldukça zengin olan bölge Türkiye’de “Önemli Kuş Alanı” statüsüne sahip yerlerden biridir. Bazı kaynaklara göre 100’den fazla kuş türünün yaşadığı Yedikuğular Kuş Cenneti’nde görülebilen kuşların bazıları küçük batağan, bahri, karabatak, gribalıkçıl, büyükbalıkçıl, küçükbalıkçıl, sakarca, boz kaz, angıt, fiyu, boz ördek, çamurcun, yeşilbaş, kılkuyruk, elmabaş patka, büyük tarakdiş, sakarmeke, kervan çulluğu, büyük karabaş martı, karabaş martı ve turnadır. Baraj gölünün çevresi tüm doğal güzelliği korunarak, bazı sosyal tesisleri de barındıracak biçimde gezi ve piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Bahar ve yaz ayları boyunca bölgede yaşayanların ve Amasya’da ziyaret amaçlı bulunanların uğrak yeri haline gelen Yedikır, etrafındaki yürüyüş parkurları, basketbol ve tenis kortu gibi sportif seçenekleri ve piknik alanlarıyla size doğanın tam kalbinde keyifli vakit geçirebileceğiniz bir gün sunar. Göl çevresi, amatör olta balıkçılığı yapmak isteyenler için de vazgeçilmezdir. Amasya gezilecek yerler Adres: Yedikır Barajı, Suluova Amasya
- No image
54
Sivrikese Cami
Havza, Samsun
<p>Havza’nın Sivrikese Köyü’nde, köyün ismi ile anılan bu cami 1903 tarihinde Ali Osman Ağa tarafından Todor Usta’ya yaptırılmıştır. Bahçe içindeki cami, kare planlı, düzgün olmayan kesme taşlarla inşa edilmişdir</p>

55
Akpinar Eğitim Müzesi
Ladik, Samsun
Köy enstitüleri geleneğinden gelen köklü bir okul olan Ladik Akpınar Fen Lisesi'nde hizmete giren eğitim müzesi; okulun özelinde köy enstitülerini ve ülkenin eğitim geleneğini tekrar görmemizi sağlamaktadır. Müzede 74 yıldır faaliyette olan Akpınar Öğretmen Okulu'nda eğitim gören öğrencilere ait müzik aletleri, resimler, kitaplar ve atölyelerde kullanılan aletler sergilenmektedir. Akpınar Eğitim Müzesi Giriş Ücreti: Ücretsiz Samsun Gezilecek Yerler Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Akpınar Mahallesi, 55760 Ladik/Samsun

56
Yaşar Doğu Müze Evi
Kavak, Samsun
Milli Güreşçi Yaşar Doğu’nun Emirli Mahallesi'nde yaşadığı ev restorasyon çalışmaları sonrasında müze olarak turizme kazandırılmıştır. Dünya ve olimpiyat şampiyonu Yaşar Doğu'ya ait kişisel eşyaların görülebileceği müze, Yaşar Doğu'nun hatırasını taçlandırmak ve yeni nesillere ilham vermek amacıyla tasarlanmıştır. Müzenin yanında yine Emirli Mahallesi'nde güreş alanı yapılmış olup her yıl geleneksel olarak güreş turnuvaları düzenlenmektedir. Yaşar Doğu Müze Evi ve Güreş Alanı 2017 yılında şampiyonun anısına organize edilen bir güreş müsabakası ile hizmete açılmıştır. Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Samsun Gezilecek Yerler Adres: Yaşar Doğu Mah. Bölge Parkı 101. Sok. No:15 Kavak/SAMSUN

57
Samsun Büyükşehir Belediyesi Binicilik Tesisleri
Atakum, Samsun
At sevgisi ve tutkusu Türk İnsanının genetik kodlarında saklıdır. İşte bu tutkuyu yaşayabilmek, günün sıkıntısından biraz da olsun kurtulabilmek ve hoşça vakit geçirebilmek için, Samsun Atakum İlçesi Büyükoyumca Mahallesi hudutları içinde her türlü donanımıyla Atlı Spor Tesisleri kurulmuştur. Tüm atlı sporların yapılabildiği ve engellilerin rehabilitasyonunda da kullanılan tam teşekküllü binicilik tesisidir. Samsun Atlı Spor Kulübü’nde, İngiliz, Arap, İran, Amerikan, Avusturya, ve Hollanda cinsi atlarla eğitim verilmektedir. İçerisinde açık ve kapalı manej, ısınma maneji, giriş ve güvenlik binası, ahır ve çevre çiti bulunan Atlı Binicilik Tesisi, artık atlı sporlara ilgi duyan tüm Samsunlular'ın ve çevre illerden gelen ziyaretçilerin hizmetindedir. Samsun Turizm Aktiviteleri

58
Nebiyan Yaylası
19 Mayıs, Samsun
<p>19 Mayıs ilçesi sırtlarında, ilçe merkezinden güney yönünde 20 km uzaklıkta bulunan Nebiyan dağı, her mevsim sunduğu muhteşem doğası ve manzaralarıyla görülmeye değer bir coğrafyaya sahiptir. Üst kesimlerinde bulunan Nebiyan yaylası tipik Karadeniz yayla özelliği taşır.</p>
Move the stops into your own plan, split them across days, and add places to sleep and eat.
Frequently asked
- How far is it between İstanbul and Samsun, and how long does it take?
- Driving between İstanbul and Samsun is roughly 781 kilometres and takes about 9 hours without stops.
- Where is it worth stopping between İstanbul and Samsun?
- There are 837 described places within 20 km of the road between İstanbul and Samsun. toroti lists 58 of them spread evenly along the drive, in the order you pass them; Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı comes early on, and Nebiyan Yaylası sits near the end.
- Which provinces does the İstanbul to Samsun route cross?
- The route between İstanbul and Samsun crosses İstanbul → Kocaeli → Sakarya → Düzce → Bolu → Karabük → Çankırı → Kastamonu → Çorum → Amasya → Samsun. The stretch richest in places to visit is in Kocaeli.
- Should I take the toll highway or traditional route between İstanbul and Samsun?
- Toll motorways save driving time between İstanbul and Samsun, whereas traditional state roads pass directly through historic town centers, local culinary stops, and scenic nature viewpoints.
- How should breaks be scheduled between İstanbul and Samsun?
- For a drive of around 9 hours, taking a break every 2 to 2.5 hours is recommended. The catalogued attractions in Kocaeli and neighboring provinces offer memorable stopovers compared to generic highway rest areas.
