Stops along the way
Stops between Antalya and Mersin
410 km, roughly 8 hours of driving. The stops below are ordered as you pass them — the same road in both directions.
In short
The drive between Antalya and Mersin is 410 km and takes roughly 8 hours. There are 452 described places within 20 km of this route; it crosses 2 provinces, and the densest stretch is in Antalya (328 places).
There are 452 places within 20 km of this corridor; the 49 below are spread evenly along the drive.
- No image
1
Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach
Muratpaşa, Antalya
Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

2
Etnografya Müzesi
Muratpaşa, Antalya
19. yüzyıla tarihlenen iki konaktan oluşan Antalya Etnografya Müzesi, Muratpaşa ilçesi, Kaleiçi Kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde yer almaktadır. Yapılar, eğimli bir alanda farklı kotlarda yer almaktadır. Alt ve Üst Konak olmak üzere iki ayrı konseptin oluşturulduğu binalarda, Osmanlı Dönemi mimari özellikleri karşımıza çıkmaktadır. 1 no.lu konakta genel olarak Türk-İslam Eserleri, 2 no.lu konakta ise Antalya’nın Osmanlı Dönemi ev yaşamını yansıtan oda düzenlemeleri ile aynı dönemde kullanılan eşyalar ve mimari parçalar teşhir edilmektedir. Alt kotta kalan ve çoğunluğunu Türk - İslam Eserleri sanatını içeren eserlerin oluşturduğu 1 no.lu konağın ilk katında, Selçuklu Dönemi’nde kışlık saray haline getirilen Aspendos Tiyatrosu’ndan gelen Selçuklu çini kaplama parçaları ve Osmanlı Dönemi çinileri; 16.-20. yüzyıllar arası İznik-Kütahya ve Çanakkale üretimi seramikler, camdan yapılmış gaz lambaları ile laledanlar, güldanlar, şerbetlikler sergilenmektedir. Aynı katta, Kaleiçi’nde gerçekleştirilen kazılarda ele geçen objelerin sergilendiği bir bölüm daha yer almaktadır. İkinci katta Osmanlı Dönemi silahlarından ok, yay, zıhgir, kılıç, kapsüllü ve çakmaklı tabanca ve tüfekler, barutluk ve yağdanlıklar ile madalya ve nişanlar, mühürler, hamaylı, vefk, köstekli saatlerden oluşan sergileme yer almaktadır. Bu katta ayrıca hilye ve icazetname gibi hat sanatı örnekleri de sergilenmektedir. 1 no.lu konaktan daha yüksek kotta bulunan ikinci konağa, bahçe merdivenlerinden çıkılarak geçiş yapılmaktadır. Her iki konak da bir cepheleri ile sokağa bakarken bir cepheleri ile bahçeye açılmaktadır. İkinci konağın birinci katında Osmanlı Dönemi ahşap tavan, kapı, pencere kanatları, kapı tokmakları ve anahtarları; heybe, çuval, iğlik, kilim gibi dokuma örnekleri ile yöresel müzik aletleri sergilemesi yer almaktadır. Ayrıca Antalya bölgesinin özgün dokumalarından Döşemealtı Halıları, dokuma tezgâhı ve değişik dokuma örnekleri ile Osmanlı Dönemi küçük bir Antalya Mutfağı canlandırması yine bu katta bulunmaktadır. Konağın ikinci katında, Osmanlı Dönemi Kaleiçi ev yaşamını canlandıran misafirlerin ağırlandığı baş oda, hane halkının gün içinde ihtiyaçları doğrultusunda yemek-oturma odası olarak şekillendirilen oturma odası, yatak odası ve banyo yer almaktadır. Bu katta Osmanlı Dönemi kültürünü yansıtan giyim-kuşam örnekleri ve kahve kültürü sergilemesi de bulunmaktadır. Bahçe teşhirinde 13. yüzyıla tarihlenen Selçuklu Burç Kitabesi ile yine Selçuklu Dönemi Fetih Kitabeleri, özgün eserler olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer bahçe eserlerini, Osmanlı Dönemi kitabeleri, mezar taşları, top ve gülleler oluşturmaktadır (Kaynak Metin: "Etnografya Müzesi", Antalya Müzesi, http://www.antalyamuzesi.gov.tr/TR-219462/etnografya-muzesi.html , 2019.). Etnografya Müzesi Ziyaret Saatleri Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim): 08:30 – 19:30 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan): 08:30 – 17:30 Giriş Ücreti Ücretsiz Tatil Günü Yok * * T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının belirlediği, Müze ve Örenyerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge’nin 11.Maddesine göre; Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’a kadar kapalıdır. Adres: Kılınçarslan Mahallesi Mermerli Banyo Sokak No: 17 Kaleiçi - Muratpaşa / ANTALYA

3
Mevlevihane Müzesi
Muratpaşa, Antalya
Antalya Mevlevihane Müzesi; Mevlevihane, Hamam, Zincikıran Mehmet Bey ve Nigâr Hatun Türbeleri’nden oluşan bir yapı kompleksini içinde barındırmaktadır. Mevlevihane yapısı, Yivli Minare’nin de bulunduğu yapılar topluluğu içinde yüksekçe bir teras üzerinde yer alır. Yapı, 13,45x32,22 metre ölçüsünde, dikdörtgen formlu, iki katlı kâgir bir yapıdır. Güney cephedeki kemerli bir kapı ile girilen ana mekânın doğusunda sivri tonozla örtülü bir eyvan, kuzeydoğusunda bir, kuzeyinde iki, batısında üç adet beşik tonoz örtülü oda bulunmaktadır. Bu odaların Mevlevihane’de kalan dervişler tarafından kullanıldığı düşünülmektedir. Yapının Selçuklu Devri’nde bir Mevlevihane veya tarikat binası olarak inşa edildiği söylenmekte ise de 19. yüzyıla ait bir kaynakta Sultan Korkud-Alâeddin Zaviyesi için “sahibu-l hayrat vel-hasenat” denmek suretiyle Mevlevihane’nin bânisi ve vâkıfı olarak Şehzade Korkud’a atıfta bulunulmasıyla, söz konusu yapının 16. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devri’nde Mevlevihane olarak fonksiyon gördüğü anlaşılmaktadır. Nitekim 17. yüzyılda Evliya Çelebi gördüğünde de yapı Mevlevihane olarak kullanılmaktaydı. Mevlevihane Hamamı veya Yivli Minare Hamamı, Yivli Minare Külliyesi Hamamı gibi isimlerle de anılan hamam yapısının ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmemektedir. Yaklaşık 8.50x11.00 metre ebatlarında dikdörtgen bir plana sahiptir. Hamamın; planı, boyutları ve konumu ile kalabalık gruplara hizmet vermekten ziyade özel kullanıma uygun olarak tasarlandığı düşünülmektedir. 13. yüzyılın ilk çeyreğinde “Saray Hamamı” olarak inşa edildiği yönünde görüşler bulunmakla birlikte, Osmanlı Devri’nde 16. yüzyılın başlarından itibaren Mevlevihane hamamı olarak fonksiyon gördüğü bilinmektedir. Nigâr Hatun 1450-1503 yılları arasında yaşamış II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkud’un ve Fatma Sultan’ın anneleridir. Şehzade Korkud’un, Manisa’dan Antalya Sancak Beyliği’ne atandığında oğlu ile birlikte olduğu, aynı yıl öldüğü ve Antalya’ya gömüldüğü bilinmektedir. Yapı, aralarında yer yer devşirme mermer parçalarının da kullanıldığı düzgün kesme ve moloz taş ile tuğla kullanılarak inşa edilmiştir. Üslup olarak Selçuklu türbelerini andıran bu türbe yapısının, kesin olarak tespit edilememekle birlikte en erken 15. yüzyıl Osmanlı Dönemi’nde yapılmış olabileceği anlaşılmaktadır. Zincirkıran Mehmet Türbesi, düzgün yonu taştan inşa edilmiş olup, kare kaide üzerinde yükselen sekizgen gövdeli ve piramidal külahlıdır. İçeride daha önce çiniyle kaplı olduğu söylenen üç sanduka vardır. Kapı üzerindeki iki satırlık sülüs istiflerle doldurulmuş mermer kitâbede Yunus Bey oğlu, Mahmud oğlu Muhammed tarafından, merhum oğlu Ali için Aralık ayı sonları 1377 tarihinde inşa ettirildiği yazılıdır. Kaynak: "Mevlevihane Müzesi", Antalya Müzesi, http://www.antalyamuzesi.gov.tr/TR-219463/mevlevihane-muzesi.html, 2019 Antalya Gezilecek Yerler Adres: Selçuk Mahallesi İskele Caddesi Yivli Minare Camii Yanı Kaleiçi - Muratpaşa / ANTALYA

4
Antalya Atatürk Evi Müzesi
Muratpaşa, Antalya
Antalya’yı üç kez ziyaret eden Atatürk, 6 Mart 1930’daki ilk ziyareti sırasında Lara Yolu üzerindeki Erenkuş Mevkii'nde denizi, sahilleri, karla kaplı Beydağları’nın manzarasını seyretmiş ve “Hiç şüphesiz Antalya yeryüzündeki en güzel yerdir.” demiştir. Günümüzde Antalya’ya gelen ziyaretçiler, Atatürk ile aynı his ve düşünceleri paylaşıyor ve kentin, doğal ve kültürel mirasları ile eşsiz bir yer olduğunu düşünüyorlar. Ziyaretleri sırasında Atatürk’e tahsis edilmiş olan köşk, onun ziyaretleri anısına müzeye dönüştürülmüştür. İki katlı dikdörtgen şeklinde planı olan köşk, 1986’dan beri Atatürk Evi Müzesi olarak halka hizmet vermektedir. Köşkün alt katında, Atatürk’ün Antalya’yı ziyaretleri ile ilgili fotoğraf sergisi, Atatürk ve Antalya’ya dair belgesellerin izlenebileceği bir oda, bir yemek odası ve bir büro; üst katında ise Atatürk’ün kişisel eşyalarının sergilendiği bir oda bulunmaktadır. Ayrıca bir toplantı odası, çalışma odaları, yatak odası ve hatıra paraların sergilendiği özel bir bölüm de yer almaktadır. Kaynak: “Atatürk Evi Müzesi”, Kasım Sonkaya, Antalya Tanıtım Kitapçığı, T.C. Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Antalya, 2016. (s. 22 – 23) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Haşim İşcan Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi No: 11 Muratpaşa / ANTALYA

5
Kurşunlu Şelalesi
Aksu, Antalya
Antalya-Mersin karayolunun 15'nci kilometresinden sola dönülerek 7 kilometre daha gidince zengin florası olan, 33 hektar alana sahip, 18 metre yükseklikten dökülen, Kurşunlu Şelalesi'ne ulaşılır. Yedi adet küçük göletin küçük şelaleciklerle birbirine bağlandığı 2 kilometrelik bir kanyon içindeki şelale 1986 yılında ziyarete açılmıştır. Fotoğraf: Gülcan Acar Çevresindeki zengin flora ve fauna, burayı doğa yürüyüşü, bitki ve hayvanları gözlemleme gibi eko turizm faaliyetleri açısından öncelikli konumlardan biri haline getirmiştir. Tabiat parkı içinde yürüyüş yaparken tavşan, sincap, ağaçkakan, kaplumbağa ve diğer küçük hayvanlarla karşılaşmak mümkündür. Temiz havası ve büyüleyici manzarasıyla tabiat parkı, birçok ziyaretçiyi günübirlik dinlenme ve piknik için cezbeder. Ziyaretçiler için seyir terasları, oyun alanları, araç parkı ve diğer imkanlar da mevcuttur. Fotoğraf: Servet Uygun Kaynak: "Kurşunlu Şelalesi", Sonkaya, K., Antalya Tanıtım Kitabı, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2016) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Kurşunlu Şelalesi, Fettahlı, Aksu / Antalya

6
Kargihan
Manavgat, Antalya
Antalya Manavgat İlçesi Beydiğin Mahallesi'nde, İç Anadolu Bölgesi'ni Akdeniz Bölgesi'ne bağlayan eski ticaret yolu üzerinde yer almaktadır. Kitabesi mevcut olmayan han, mimari üslubuna göre Anadolu Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev (1236-1246) dönemine tarihlenmektedir. Kalın beden duvarlarıyla çevrili han, kuzeyde doğu batı doğrultusunda dikdörtgen bir kapalı bölüm ve güneyde kare şeklinde açık bir avlu etrafında açık ve kapalı hücrelerden oluşmaktadır. Kapalı bölüm ve avlunun batısındaki hücreler kare payelerle iki sahna ayrılır. Ana salon ve diğer hücreler tonoz örtülüdür. Güney beden duvarı ortasında yer alan taç kapısı avluya açılır. Dikdörtgen şeklinde beden duvarlarından çıkıntı yapan taç kapı benzersizdir. Eyvan şeklinde sivri kemer açıklığı içerisinde basık kemerli giriş kapısı yer alır. Kaynak: Side Müzesi Antalya Gezilecek Yerler Adres: Manavgat / Antalya
- No image
7
Manavgat Belediyesi Evrenseki Halk Plajı
Manavgat, Antalya
Manavgat Belediyesi Evrenseki Halk Plajı, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

8
Side Turizm Ve Seyahat Kütüphanesi
Manavgat, Antalya
Antalya’nın gözde turizm merkezlerinden Manavgat ilçesine bağlı Side Mahallesi’nde bulunan Side Turizm ve Seyahat Kütüphanesi; Cumhuriyet Dönemi’nin ilk yıllarında zeytinyağı işliği olarak kullanılmış olması nedeniyle “Yağhane” olarak adlandırılan antik yapının, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilerek kütüphane binasına dönüştürülmesiyle, Side’nin kültür ve turizm hayatına kazandırılmıştır. Türkiye’nin ilk turizm ve seyahat kütüphanesi olma özelliğini taşıyan kütüphane, yaklaşık 100 m²si kapalı, 50m²si açık alan olmak üzere, toplam 150 m²’lik bir alana sahiptir. Kütüphane binasının içinde, yağ sıkımında kullanılan tarihi objeler de sergilenmektedir. Side Turizm ve Seyahat Kütüphanesi’nde ağırlıklı olarak turizm ve seyahat kitapları, gezi rehberleri, turizm ve seyahat konulu bilimsel yapıtlar ile Türk edebiyatının saygın eserlerinin 62 dilde çevirisi bulunmaktadır. 1308 adedi yabancı dillerde, 1557 adedi Türkçe olmak üzere, toplam 2865 kitap barındıran kütüphanenin mobilyaları, antik yapının doğasına uygun olarak hazırlandığı için kütüphaneye gelen kullanıcılar, yapı içinde küçük bir gezi de yapabilmektedir. Side Turizm ve Seyahat Kütüphanesi’ndeki eserler, özellikle yabancı dilde ve Türkiye’nin kültürel mirasını ve sanatını anlatan kitaplardan seçilmiştir. Böylece hem turizm ve seyahate ilişkin bir arşiv oluşturmak hem de Side ve çevresindeki otellerde konaklayan misafirlerin antik kent aksında bulunan kütüphanede keyifli bir zaman geçirmesini sağlamak amaçlanmıştır. Side Antik Kenti’nin içinde olması nedeniyle yerli ve yabancı misafirlerin oldukça ilgisini çeken kütüphaneyi ziyaret edenlerin sayısı, denize sıfır konumu ve önünden geçen yürüyüş yolunun da etkisiyle, her geçen gün artmaktadır. Özellikle akşamüzeri, güneşin batış saatlerinde kütüphanenin önü, adeta fotoğraf stüdyosu gibi olmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığınca restorasyonu tamamlanarak 2023 yılında hizmete açılan Side Turizm ve Seyahat Kütüphanesi, Pazar ve Pazartesi günleri hariç, haftanın 5 günü, 09.00-17.00 saatleri arasında, kesintisiz olarak hizmet vermektedir. Side Antik Kenti’ni ziyaret etmişken; sizi tarihi dokusu ve atmosferiyle kitapların dünyasında farklı bir yolculuğa çıkaracak bu eşsiz konumdaki kütüphaneyi de mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Kaynak: Side Turizm ve Seyahat Kütüphanesi / Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Side Mahallesi Yasemin Sokak No: 82 Manavgat / ANTALYA

9
Side Müzesi
Manavgat, Antalya
Side Müzesi; Manavgat ilçesi, Side Mahallesi, Side Antik Kenti’nde, M.S. 2.yüzyıla tarihlenen ve M.S. 5. - 6. yüzyıllardaki ilave ve değişikliklerle günümüze kadar gelen Antik bir hamam binası (Agora Hamamı) içinde yer almaktadır. Hamam, 1959 – 1961 yılları arasında, Yüksek Mimar Ragıp – Selma DEVREZ çifti tarafından üç bölümünün üzeri kapatılarak restore edilmiş ve 1962 yılında Müze olarak hizmete açılmıştır. Hamamın restorasyonla üzeri kapatılan 2 (Sudatorium), 3 (Caldarium) ve 4 (Tepidarium) numaralı salonları kapalı; 1 (Frigidarium) ve 5 (Tepidarium) numaralı salonları ile avlu bölümleri açık teşhir alanları olarak düzenlenmiştir. Bir zamanlar gymnasiumun bir parçası olan Müze bahçesinde, Selçuklu Dönemi’nden kalma mezar kitabeleri, yazıtlar, Roma Dönemi’nden frizler, lahitler, sütun kaideleri ve sütunlar, mozaik parçaları, büstler ve heykeller yer almaktadır. Müze girişinden ilerleyip bahçeye girmeden sağa dönülürse, teşhir salonlarına ulaşılır. Burada ilk olarak, silah kabartmaları, ortasında da Geç Hitit Dönemi’ne ait bazalt bir sütun başının yer aldığı üstü açık bir salon ve çok güzel bir havuzla karşılaşılır. Havuzun nişlerini bir zamanlar imparator ve tanrı heykellerinin süslediği tahmin edilmektedir. Havuzun ortasında da bir Roma güneş saati vardır. Müzenin üstü kapalı salonlarında cam eserler, sikkeler, kandiller, heykelcikler, takılar, süs eşyaları, lahitler ve heykeller sergilenmektedir. M.S. 2. yüzyıla ait güzelliği, zarafeti ve bereketi simgeleyen Üç Güzeller Heykeli, Side Müzesi’nin en nadide eserlerinden biridir. Hera, Aphrodite ve Athena ile özdeşleştirilen üç güzel, müze salonunda zarafetleri ve güçleriyle göz kamaştırmaktadır. Kaynak Aygül Özdemir, “Tanrıların Evi Olympos Misali Side Müzesi”, Side Tanıtım Kitapçığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü, Antalya, 2016 (s. 13-15). “Antalya Side Müzesi”, https://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/antalya-side-muzesi 2019. “Side Müzesi”, http://www.antalyakulturturizm.gov.tr/TR-67569/genel-bilgi.html 2019. Adres: Side Mahallesi - Manavgat / ANTALYA

10
Lyrbe Antik Kenti
Manavgat, Antalya
Antalya İli Manavgat İlçesi, Şıhlar Köyü'nde yer alan antik kentin önerilen ilk adı Seleukeia, gemicilerin el kitabı olan Stadiasmus Maris Mayni’ye dayanarak ileri sürülmüştür. Ancak günümüzde kentin Side diliyle yazılmış bir yazıtında söz edilen kutsal alana dayanarak bir dağ kenti kimliğiyle eski bir Pamfilya kenti olan Lyrbe olması gerektiği, Seleukeia’nın Manavgat Çayı ile ulaşılabilen başka bir noktada bulunması gerektiği kanısı ağırlık kazanmaktadır. Fotoğraf: Gülcan Acar Üç tarafı derin yarlarla çevrili olduğu için kentin sadece güney yönünde bugüne kadar oldukça iyi korunmuş surlar bulunmaktadır. Şehre güneyden girişi sağlayan anıtsal kapı, surların hemen hemen ortasında yer almaktadır. Bu kapı, iki anıtsal kule ile sınırlandırılmıştır. Anıtsal kapının her iki tarafından doğu ve batı yönüne kadar uzanan surlar uçuruma kadar devam etmektedir. Surların dış yüzeyi kesme kumtaşı bloklardan düzgün olmayan rektagonal teknikte örülmüştür. Kentin merkezindeki agoranın batı tarafı yamaca yaslatılmış, doğu kıyısına iki katlı yapılar yerleştirilmiştir. Fotoğraf: Gülcan Acar Genel çizgileriyle Helenistik Dönem'e tarihlenen agoranın içine güneydoğudaki anıtsal kapı ile girilmektedir. Bu tetropylon, dört ayaklı kapı tarzında yapılmış ve olasılıkla agoraya sonradan eklenmiştir. Agora’nın batısında bulunan yapılar Galeri I ve II olarak tanımlanmaktadır. Agora’nın kuzey kanadı ise önemli yapılardan oluşmaktadır. Bunlardan Yedi Bilgeler Mozaiği'ni içeren mekân yapısal işlevleri yüzünden kütüphane olarak tanımlanmaktadır. Antik kentin güneybatısında ise üç kısımdan meydana gelmiş bir hamam kompleksi ile iki katlı bir yapı olan kilise yer alır. Nekropol kentin güneydoğu ve güneybatısındadır. Lyrbe, bir dağ yerleşmesi olmakla beraber mevcut kalıntılar, özellikle Roma döneminde oldukça gelişmiş bir kent olduğunu göstermektedir. Fotoğraf: Gülcan Acar Kaynak: " Lyrbe", Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Lyrbe (Seleukeia) Antik Kenti, Manavgat, Antalya
- No image
11
Kızılağaç Plajı
Manavgat, Antalya
Kızılağaç Plajı, Manavgat, Antalya kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum ve çakıl zeminli bir halk plajı. 2000'den bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 15 Mayıs - 30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 12 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Kızılot Bölgesi. Deniz suyu en son 30/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=817
- No image
12
Okurcalar Plajı
Alanya, Antalya
Okurcalar Plajı, Alanya, Antalya kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum ve çakıl zeminli bir halk plajı. 2021'den bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 15 Mayıs - 30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 11 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Alanya Belediyesi. Deniz suyu en son 30/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=1837

13
Alara Kalesi
Alanya, Antalya
<p>Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından 1232 yılında yaptırılmıştır. İpekyolu üzerindeki kalenin işlevi, Alara Çayı kenarındaki Alarahan'da mola veren kervanların güvenliğini sağlamaktır. Kale 200 metreden 500 metreye kadar çıkan sarp bir tepe üzerinde kurulmuştur. Görkemli bir görüntüsü vardır. Dış ve iç kale olarak iki kısımdır. 120 basamaklı karanlık bir dehlizden kalenin içine girilir</p>

14
Alara Han
Alanya, Antalya
1231-1232 yıllarında yapılan Alara Han Antalya-Alanya güzergâhında, Okurcalar Beldesi'nde ve Çakallar Köyü sınırları içerisindedir. Alara Çayı kenarına kurulmuş olan han, kuzeydoğu güneybatı yönünde uzanan dikdörtgen planlı bir oturum alanına sahiptir. Ana cephe haricinde kuzeybatı ve güneybatı cephelerinde, belirli aralıklarla yerleştirilmiş ve cephe kotuna kadar yükselen üçgen prizmal formlu payandalar bulunur; güneydoğu cephesi, bu yönde yükselen toprak tepenin yamacına yakın olarak inşa edildiği için, bir istinâd duvarı işlevi görmek üzere kaba yonu ve moloz taşlarla örülmüştür. Yapının saçak kotunda yükselen dendanlar, payandalar da dahil olmak üzere, mazgal dişleri halinde bütün çatıyı mütemâdi olarak dolaşır. Hana kuzeydoğu cephesinin ortasında ve dikdörtgen planlı iki kulenin arasındaki basık kemerli bir kapı açıklığından dahil olunur; basık kemerin üzerinde, simetrik olarak yerleştirilmiş arslan başından birer taş konsola oturan yuvarlak kemerli profilli bir çerçeve içerisinde hanın inşa kitâbesi yer almaktadır. Hanın giriş bölümü, kare planlı küçük bir avlu halinde tasarlanmıştır. Doğu kanadında, sivri kemer gözü halinde avluya açılan yarı açık mekân, yıldız tonozla örtülü çeşme eyvanıdır; doğu duvarında, yekpâre taştan oyma istiridye formlu kavsarayla örtülü dikdörtgen bir niş halinde çeşme yer alır. Nişin alt kenarında, yekpâre taştan oyulmuş bir su haznesi bulunmaktadır; ön yüzünde iki lüle deliği mevcuttur. Altta, iki yandan eyvan sekisini oluşturan iki blok taş arasına yerleştirilmiş ve geçmişte muhtemelen yekpâre taştan oyulmuş dikdörtgen bir yalak bulunduğu anlaşılmaktadır. Lüle deliklerinin etrafındaki kalıntıların durumuna bakılarak, geçmişte birer arslan başı konsol şeklinde tasarlanmış olabilecekleri düşünülmüştür. Çeşme eyvanının döşemesi, sekiler ve çeşme yalağı, define arayıcılar tarafından tahrip edilmiştir. Çeşme eyvanının kuzey duvarındaki yedi basamaklı bir taş merdivenle, hanın girişini kontrol eden doğu kanattaki kuleye ve çatıya çıkılmaktadır; mevcut izlere bakılırsa, bu kuleden de, giriş bölümündeki küçük avlunun kuzey kanadını oluşturan cephe duvarının üzerindeki çatıya bir seğirdim vasıtasıyla ulaşılabilmekteydi. Avlunun doğu ucundaki sivri beşik tonoz örtülü bir oda ile batı kanadına bitişik iki oda yer almaktadır. Batı kanadına bitişik sivri beşik tonoz örtülü ilk oda mescittir; diğer iki odanın servis mekânları olarak işlev gördüğü ileri sürülmüştür. Avlunun güney kanadındaki basık kemerli bir kapı açıklığıyla, handa konaklayanlara tahsis edilmiş ve merkezini kuzeydoğu güneybatı doğrultusunda derinlemesine uzanan bir koridor ile karşılıklı olarak yerleştirilmiş oda ve eyvanlardan oluşan bir plan düzenlemesi halinde koridora açılan yarı açık ve kapalı mekânların bulunduğu orta bölüme dahil olunmaktadır. Koridorun uzun kenarı üzerindeki bu farklı mekânsal düzenlemenin, odaların gün içindeki işlevleriyle ilişkili olduğu düşünülmüştür. Sivri beşik tonozla örtülü mekânların açıldığı ve hâlihazırda üzeri demir konstrüksiyon ve polikarbon bir çatıyla kapatılmış açık bir avlu görünümündeki koridorun, geçmişte sivri beşik tonozla örtülü olduğu anlaşılmaktadır. Hanın orta bölümünü, kuzeydoğu kanadı üzerinde yer alan ve giriş bölümünü oluşturan avlunun doğu ve batı kanatlarındaki sivri beşik tonoz örtülü birer koridorla irtibatlanan çift sıralı bir galeri üç yönden çepeçevre dolaşmaktadır. Sivri beşik tonozla örtülü ve orta bölüme bitişik olarak kuzey-doğu güney-batı yönünde uzanan iki galerinin, geçmişte, handa konaklayanların ve hizmetkârların dinlenmesi kadar, kervan yüklerinin indirilmesi için de kullanıldığı düşünülmüş; dış kenarlar boyunca uzanan diğer galerilerin de ahır işlevi gördüğü iddia edilmiştir. Galerilerin kemer ayaklarına yerleştirilmiş arslan başlı taş konsolların, hanın aydınlatmasını sağlayan kandillerin konulduğu yapı elemanları olarak kullanıldığı bilinmektedir. Hanın inşaatında kullanılan düzgün kesme taşların bazılarında graffiti olarak taşçı işaretlerine rastlandığı gibi, duvar örgüsü arasında sıva üzerine yapılmış kırmızı boyalı zikzak desenlerine de tesadüf edilmektedir. Kuzeydoğu cephesindeki basık kemerli kapı açıklığının üzerine yerleştirilmiş altı satırlık kitâbesine göre, yapı, Selçuklu Sultanı I. Alâeddîn Keykubad tarafından 1231/32 yılına inşa edilmiştir. Kitâbede, yapının bânîsi Sultan Keykubad’ın ünvânları arasında “Arab ve Acem Sultanlarının Efendisi” ve “Rum’un, Şam’ın, Ermenilerin ve Frankların Sultanı” olduğunun zikredilmesi dikkat çekicidir. Hâlihazırda, kitâbenin üzerinde ve yuvarlak kemerle çevrelenen alandaki boşluk, kitâbenin üst bölümünün zamanla ortadan kalkmış olduğunu açıklamaktadır. Alara Han diye bilinen yapının sıradışı plan düzenlemesi, kayıp durumdaki kitâbe bloğunda, Sultanın Alanya, Antalya ya da Konya güzergâhlarındaki seyahatleri sırasında ordusunun konaklaması amacıyla inşa edilmiş bir ribat olarak kaydedilmiş olduğunu düşündürmektedir. Kaynak: Selçuklu Belediyesi Antalya Gezilecek Yerler Adres: Çakallar Mahallesi, 07400 Çakallar / Alanya/Antalya
- No image
15
İncekum Plajı
Alanya, Antalya
İncekum Plajı, Alanya, Antalya kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum, çakıl ve kayalık zeminli bir halk plajı. 2009'dan bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 15 Mayıs - 30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 2 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Manavgat Belediyesi. Deniz suyu en son 30/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=2223

16
Colybrassus
Gündoğmuş, Antalya
Colybrassus, Alanya Güzelbağ Beldesi Bayırkozağacı Köyü sınırları içerisinde, Alanya’nın yaklaşık 30 kilometre kuzeydoğusundadır. Kent merkezi bir vadi içerisinde yer almaktadır. A. Albek, kenti, Pisidia’nın doğusunda Kilikya’nın batısında Hellenistik Dönem izleri taşıyan yerleşim yeri olarak tanımlar. Kentteki yaşamın Orta Çağ'a kadar devam ettiğini gösteren yazılı kaynaklar vardır. Birbirine 70-80 metre uzaklıkta olan iki tapınağın batıda olanı neredeyse çatı seviyesine kadar sağlamdır. Kent merkezindeki yapılara ulaşım kayaya oyulmuş merdivenler aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu merdivenler sur üzerindeki giriş kapısına kadar uzanır. Kentin güneybatısında bulunan nekropol alanında açıkta duran bir çok lahit ve bir de kaya mezarı bulunmaktadır. Kaya mezarının cephesi anıtsal nitelikte olup, 18 basamaklı merdiven ile ulaşılmaktadır. Mezar odası tek mekandan oluşmakta ve girişin üstü basık kemer şeklinde yontulmuş, içi medusa başı ile süslenmiş, kemerin iki yanı ise kartal motifleri ile bezenmiştir. Kent merkezinin doğusundaki konut alanı, Kandilcik Tepesine kadar uzanmaktadır. Bu bölümdeki sur üzerinde bulunan yazıtta, askeri bir birliğin yerleşim alanından bahsedilmektedir. Kaynak: "Colybrassus", Dünden Bugüne Antalya [II. Cilt], Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Colybrassus Antik Kenti, Güzelbağ, Alanya / Antalya

17
Hamaxia
Alanya, Antalya
Alanya’nın 12 kilometre kuzeybatısında Elikesik Köyü'ndeki antik kent, Pamfilya Bölgesi sınırları içerisindedir. Halk arasında ise Sinekkalesi olarak bilinmektedir. Antik Çağ coğrafyacısı Strabon,gemi yapımında kullanılan kerestenin kentten elde edildiğini, özellikle sedir ağaçlarının bol olduğunu, hatta Antonius’un bu bölgeyi Kleopatra’ya hediye ettiğinden bahseder. Kentte Helenistik Dönem'den Bizans Dönemi sonuna kadar oturulduğu gerek yazıtlardan gerekse kalıntılardan anlaşılmaktadır. Yazıtlar daha çok Hamaxia’da yaşamış belli başlı ailelerin isimlerini taşıyan onur yazıtlarıdır. Yazıtların çok azında kentteki yapılardan bahsedilmektedir. Yazıtlara göre Hermes ve Serapis Kült alanı, Helenistlik olduğu düşünülen kule ve bunun batısında iki eksedra (yarım daire şeklinde düzenlenmiş küçük yapı) yine kentin kuzeyindeki başka bir eksedra, hamam, nekropol alanındaki irili ufaklı mezar yapıları ve sur duvarları kentin günümüze ulaşan kalıntılarıdır. Kenti çevreleyen sur duvarları özellikle kuzey ve batı yönde korunmuştur. Sur duvarı dışındaki batı ve kuzey yönlerde yer alan nekropol alanında küçüklü büyüklü mezar yapılarının yanı sıra araziye yayılmış durumdaki ostotekler (kül kutuları) ve parçalarının önemli bir bölümü Alanya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Kentin İ.S. 100–200 yılları arasında zengin olmayan küçük, Coracesium’a bağlı bir topluluk olarak yaşamını sürdürdüğü bilinmektedir. Kaynak: "Hamaxia", Dünden Bugüne Antalya [II. Cilt], Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Hamaxia Antik Kenti, Elikesik, Alanya / Antalya

18
Damlataş Plajı
Alanya, Antalya
<p>Tarihi yarımadanın batısında, Damlataş Mağarası'nın önündeki kıyıdadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Kumsal sırtını yarımadanın eteklerine dayamıştır. Plajın yarımadaya doğru uzanan ve iri taşlardan oluşan küçük koyu Kleopatra adıyla anılır. Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra Akdeniz'de çıktığı bir sefer sırasında Alanya'ya uğramış ve bu koyda denize girmiştir.</p>

19
Alanya Atatürk Evi Müzesi
Alanya, Antalya
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 18 Şubat 1935’te Alanya’ya yaptığı ziyaret sırasında bir süre kaldığı evdir. Ev, sahibi Tevfik Azakoğlu tarafından Kültür Bakanlığı’na bağışlanarak 1987 yılında müze haline getirilmiştir. 19'ncu yüzyıl Türk mimarisinin özelliklerini yansıtan bahçe içinde üç katlı binanın giriş katında Atatürk’ün kişisel eşyaları, fotoğraflar, Atatürk’ün Alanyalılara gönderdiği telgraf ve diğer tarihi belgeler sergilenmektedir. Üst katın odaları ise geleneksel bir Alanya evinin etnografik eşyalarıyla donatılmıştır. Kaynak: Dünden Bugüne Antalya I. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Şekerhane Mah. Anzaklar Sk. Alanya / Antalya

20
Kizilkule Etnografya Müzesi
Alanya, Antalya
Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden biri olan yapı, Alanya’nın simgesi durumundadır. Selçuklu Dönemi'nde ticaretin yapıldığı limanı korumak ve karadan kaleye karşı gelebilecek saldırıları önlemek amacı ile yapılmış bir savunma ve gözetleme yapısıdır. 1226 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Halepli (Suriye) Ebu Ali isimli mimara yaptırılmıştır. Kuzey cephede bulunan kitabede mimarın adı geçmektedir. Güney cephedeki bir kitabede ise Alaaddin Keykubat yüceltilmiş ve kendisine “milletlerin hâkimi, dünya sultanlarının sultanı, adaletin himayecisi, kara ve iki denizin sultanı, müslümanların yardımcısı” gibi övücü vasıflar atfedilmiştir. Yapı 29 metre çapında ve 33 metre yüksekliğinde olup sekizgen planda, taş ve tuğla malzeme ile inşa edilmiştir. Dıştan sade görüntüsünün aksine, içeride oldukça karmaşık bir plana sahiptir. Beş katlı yapının her bir katının planı farklıdır. Merkezde bulunan ve yapının ana taşıyıcısı konumundaki sekizgen ayağın üstünde, birinci katın yüksekliği boyunca bir sarnıç oturtulmuştur. Her katta savunma amacıyla yapılmış, dışarıya açılan şevli gözetleme mazgalları ve önleri siperlikli açıklıklar bulunmaktadır. Zemin ve birinci katlarda tonoz örtülü koridorlara açılan yine tonoz örtülü eyvan biçiminde mekânlar yer almaktadır. Birinci katın üstünde, yapıyı çevreleyen dar ve basık bir koridor ve buna açılan küçük odalardan oluşan bir asma kat bulunmaktadır. 2, 3 ve 4'üncü katlar açık teraslar şeklindedir. Asma katın üzerinde yer alan ikinci katta, sekizgenin her bir yüzünde ikişer adet olmak üzere büyük tonozlu mekânlarla kuşatılmış üstü açık avlu yer alır. Üçüncü katta, her yüzde üçer adet küçük mekân ve bunların açıldığı teras bulunur. Dördüncü kat ise savunma amacıyla yapılmış siperlik ve açıklıklardan oluşan dendanlar ve yürümeye imkân sağlayan bir terastan ibarettir. Kızılkule aynı zamanda Etnografya Müzesi olarak kullanılmaktadır. Beş katlı kulenin giriş ve birinci katı müze olarak düzenlenmiştir. Tarihi yapıda zaman zaman resim sergisi, klasik müzik konseri gibi kültür ve sanat etkinlikleri de gerçekleştirilmektedir. Kulenin en üst katından, kentin doğu yakasının büyüleyici manzarası ile tarihi yarımadanın yerleşim dokusu seyredilebilmektedir. Kaynak: "Kızılkule Etnografya Müzesi", Dünden Bugüne Antalya [II. Cilt], Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) - "K. Sonkaya, "Kızılkule Etnografya Müzesi", Alanya Tanıtım Kitapçığı [içinde], T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tanıtma Genel Müdürlüğü (2016) Antalya Gezilecek Yerler Adres: İskele Mevkii, Tersane Sk, Çarşı, Alanya / Antalya

21
Dim Çayi
Alanya, Antalya
Torosların eteklerinden başlayan 60 km’lik yolculuğunu, Alanya’nın güneyindeki Tosmur ve Kestel Mahalleleri sınırlarında Akdeniz’e dökülerek tamamlayan Dim Çayı; oluşturduğu vadi boyunca sergilenen doğal güzellikler, yaz-kış serinliğini koruyan havası ve suyuyla, ilçeye gelen turistlerin uğramadan dönmediği ziyaret noktalarından biridir. Alanya ilçe merkezine yaklaşık 15 km mesafede bulunan Dim Çayı’na ulaşmak için sahil bölgesindeki yol ayrımlarından sonra katedilen ve kuzeye uzanan yol boyunca, çay kenarında konumlanmış çok sayıda restoran, kafe, çay bahçesi vb. tesis bulunmaktadır. Bu tesisler, özellikle Akdeniz’in sıcak yaz günlerinde bölgeye gelen çok sayıda turiste, havuzlarda yetiştirilen alabalık başta olmak üzere, zengin menüye sahip yeme-içme hizmetiyle birlikte, Dim Çayı’nın serin sularında yüzme, balık tutma ve su üzerinde, vadi yamaçlarında inşa edilmiş çardaklarda dinlenme olanağı sunmaktadır. Vadinin ortasında, Dim Çayı üzerine inşa edilmiş olan Dim Barajı ve baraj gölü çevresinde de çeşitli alternatif turizm etkinlikleri yapılabilmektedir. Zorluk derecesi 1–2 olmak üzere, göl üzerindeki Ak Köprü mevkiinden başlayıp 5,5 km’ilk bir parkurda tamamlanan raftingin yanı sıra, bölgede düzenlenen jeep safari, atv safari, bisiklet ve doğa yürüyüşü turlarıyla Torosların eteklerindeki doğal güzellikleri keşfetmek, vadinin doğu yamacında bulunan Dim Mağarası’nı ziyaret ederek buradan yeşille bütünleşik, eşsiz vadi manzarasını seyretmek mümkündür. Dim Çayı yılın her döneminde, giriş ücreti ödenmeksizin ziyaret edilebilir; kış aylarında, bölgede bulunan özel tesislerin açık olanlarından hizmet alınabilir. Kaynak: A. Kasım Sonkaya, “Dim Çayı”, Alanya Tanıtım Kitapçığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü, Antalya, 2018 (s. 31). “Dim Çayı”, Antalya The Destination Kent Rehberi, Antalya Tanıtım A.Ş. (s. 43). “Turizm Amaçlı Sportif Faaliyetler – Dim Çayı” Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, http://www.antalyakulturturizm.gov.tr/TR-68443/turizm-amacli-sportif-faaliyetler.html 2018. Adres: Dim Çayı / Alanya - ANTALYA

22
Laertes Antik Kenti
Alanya, Antalya
Toros Dağları üzerinde, Dim Vadisi ağzında yükselen Cebel-i Reis Dağı'nın güney eteklerinde, deniz seviyesinden 850 metre yükseklikte savunmaya uygun bir coğrafyada kurulmuştur. Alanya’dan yaklaşık 25 kilometre uzaklıktadır. En yakın köy Gözüküçüklü’dür. Antik çağda Dağlık Kilikya olarak bilinen bölgenin sınırları içerisindedir. Strabon, Laertes’ten bahsederken kenti, limanı olan ve göğüs biçiminde bir tepe üzerinde kurulmuştur diye tanımlar. Kentin günümüze kadar gelen önemli kalıntıları; agora, exedra, hamam, sarnıçlar, tiyatro, evler ile İmparator Claudius’a, Apollon’a ve Zeus Megistos’a ait tapınaklardır. Kentte Helenistik Dönem'e ait kalıntıların olmayışı, bu sırada bölgenin korsanların elinde oluşuna ve dolayısıyla imar faaliyetlerinin yeterince yapılamayışına bağlanmaktadır. Laertes’te bulunan, kentin tarihini daha erkene götüren ve İ.Ö. 6'ncı yüzyıla tarihlenen, üzerinde bazı yerel isimlerin de bulunduğu taş yazıt Alanya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Yazıtta eyalet valisinin hizmetkârı ve mülkiyet kavramındaki sorunlar konu edilmektedir. Kentin nekropolü güneydedir. Nekropol alanı içerisinde çok sayıda ostotek parçaları ve ostoteklerin üzerinde durduğu kaideler görülebilmektedir. Kaynak: "Laertes", Dünden Bugüne Antalya [II. Cilt], Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Laertes Antik Kenti, Gözüküçüklü Mevkii, Alanya / Antalya

23
Syedra
Alanya, Antalya
Alanya-Gazipaşa karayolunun yaklaşık 20'nci kilometresinde Seki Köyü sınırları içerisindedir. Kilikya Bölgesi'nin batı sınırı olarak önemini koruyan kentin antik dönemdeki ismi olan Syedreon adı ilk kez Roma İmparatoru Tiberius (M.S. 14-17) döneminde kentin kendi adına bastığı sikkelerde karşımıza çıkmaktadır. Çevresi surlarla korunan kenti iki büyük cadde enine kesmekte ve bunlara dik inen merdivenli sokaklar kent planını oluşturmaktadır. Syedra antik kentine batıda halen ayakta olan anıtsal kapı aracılığı ile girilir. Su ihtiyacı ise güney batısında doğal kaynaktan beslenen (Sarnıç Mağarası), su depolama havuzları ile yağmur suları ile dolan çok sayıdaki küçük sarnıçlarla karşılanmaktadır. Duvarları Erken Hıristiyanlık Dönemi'nde yapılmış fresklerle süslü olan mağara dinsel amaçlarla kullanılmış olup vaftiz mağarası olarak bilinmektedir. Kentin doğusunda çok görkemli bir yapı kalıntısı olan hamam ile karşılaşılır. Zemininde yer yer mozaik kalıntıları görülmektedir. Hamamın hemen batısında kentin sütunlu caddesi doğu-batı yönünde uzanmakta, caddenin kuzeyindeki duvarda ise nişler bulunmaktadır. Kentin önemi oyun ve yarışlarla ilgili bilgiler içeren birçok yazıtın kalıntılar arasında yer almasıdır. Kentin önemli noktalarında duran yazıtlı heykel kaideleri güreş, atletizm, gibi yarışlarda ödül alanlar ile bu yarışmaları düzenleyenler ve maddi destek sağlayanlar hakkında bilgi vermektedir. Bunların dışında Syedra’da tiyatro, tapınak, bazilika, kilise, evler ve dükkânlar gibi binalara ait kalıntılarda bulunmaktadır Kazılar sonucunda kent tarihinin İ.Ö. 7'nci yüzyıldan İ.S. 13'ncü yüzyıla kadar uzandığı belirlenmiştir. Kaynak:"Syedra", Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Syedra Antik Kenti, Seki Köyü, Alanya, Antalya

24
Sapadere Kanyonu
Alanya, Antalya
Alanya İlçesi'nin doğusunda, Sapadere Köyü'nde bulunan Sapadere Kanyonu, 750 metre uzunluğunda olup yaklaşık 400 metre yüksekliğe sahiptir. Sapadere Çayı'nın çıkış noktasında bulunan kanyon üzerine yapılan çelik desteklerle yürüyüş yolu ve kanyon girişinde inşa edilen mesire yeri, kır gazinosu gibi yatırımlar ile kanyon görülmeye değer bir turizm alanı haline getirilmiştir. Alanya’ya 40 kilometre, Antalya Hava Limanı’na 175 kilometre uzaklıkta olan Sapadere Kanyonu'na Alanya-Gazipaşa karayolundan Demirtaş Kasabası'na giden asfalt yol ile rahatlıkla ulaşabilmektedir. Sapadere Kanyonu girişinden yaklaşık 300 metre içeride görülmeye değer bir şelale ve bu şelalenin döküldüğü yerde ahşap ve çelik yapı malzemesi kullanılarak oluşturulmuş, çevreye zarar vermeyecek ve gerektiğinde kaldırılabilecek şekilde inşa edilmiş bir platform bulunmaktadır. Alanya’nın yaz sıcağından kurtulup bir nebze olsun serinlemek isteyenlerin uğrak yeri haline gelen Sapadere Kanyonu gerçekten görülmeye değer bir doğa harikasıdır. Sapadere Kanyonu’na gidildiğinde, Sapadere Köyü içerisindeki su değirmenini, ipek dokuma atölyesini görmeden dönülmemelidir. Yaylalardaki karlardan eriyerek gelen buz gibi sularda yetişen alabalıklardan yemeyi unutmayın. Su kenarına kurulu çardaklarda temiz orman havasını teneffüs ederken şehrin stresinin ve gürültüsünün uzaklaşmak da mümkün olmaktadır. Sapadere Kanyonu Ziyaret Saatleri: 08:00-19:00 Sapadere Kanyonu Tatil Günleri: Her gün ziyaret edilebilir. Antalya Gezilecek Yerler Adres: Sapadere Mevkii, Alanya / Antalya

25
Iotape Antik Kenti
Alanya, Antalya
Alanya-Gazipaşa karayolunun 33'ncü kilometresinde yer alan antik kent adını Kommagene Kralı 4. Antiochos’un (MS 38–72) karısı Iotape’den alır. İmparator Trajan’dan Valerian’a kadar kent kendi adına sikke basmıştır. Kalıntılar Roma ve Bizans Dönemi özellikleri taşımaktadır. Denize doğru uzanan yüksekçe bir burun, kentin akropolü durumundadır. Alanya Müzesi Bu bölüm surlarla çevrili olduğundan kale (akropol) görünümündedir. Yapılar oldukça tahrip olmuştur. Akropolün karaya bağlandığı küçük vadide, doğu-batı yönünde uzanan liman caddesi yer almaktadır. Liman caddesinin büyük bir bölümü günümüzde buradan geçmekte olan karayolunun altında kalmıştır. Antik caddenin her iki yanında üç basamaktan oluşan krepis bulunduğu ve yer yer bunların arasında heykellerin durduğu kaidelerden anlaşılmaktadır. Heykellere ait yazıtlı kaideler kentin başarılı ve hayırsever vatandaşları hakkında bilgi içermektedir. Alanya Müzesi Akropolün doğusunda bulunan koyda, dikdörtgen planlı bir bazilika ve içerisinde yazıtlı fresk nedeniyle Hagios Georgios Stratelates’e atfedilen tek nefli küçük bir kilise görülebilmektedir. Aynı alan içerisinde bir de hamam kalıntısı bulunmakta olup, hamam plan bakımından bölgenin diğer hamamları ile benzerlik göstermektedir. Alanya Müzesi Hamama ve kente ait altyapı sistemi hala görülebilmektedir. Antik kentin deniz tarafında kalan kalıntıları arasında, yakınında bulunan bir yazıttan ötürü Trajan’a adanmış bir de tapınak bulunmaktadır. Tapınak günümüze sadece Stylobat düzeyinde kalabilmiştir. Modern yolun kuzeyinde kalan kalıntılar daha çok nekropol alanındaki mezar yapılarından, evlerden ve bir bölümü izlenebilen surlardan oluşmaktadır. Nekropolde anıt mezar yapılarının yanı sıra basit olanlarda yer almaktadır ki bunlar yörenin mezar mimarisini ve ölü gömme adetlerini en iyi şekilde yansıtan özgün örneklerdir. Antalya gezilecek yerler Kaynak: Iotape, Dünden Bugüne Antalya [II. Cilt], Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Adres: Iotape Antik Kenti, Alanya-Gazipaşa Karayolu 33. Kilometresi, Alanya / Antalya

26
Selinus
Gazipaşa, Antalya
Antik Selinus Kenti Gazipaşa İlçesi sınırları içerisinde yat limanının ve Hacı Musa Çayı’ nın güneybatısındaki denize dirsek gibi uzanan bir tepenin üzerinde ve yamacında yer alır. Kentin akrapolü tepeye kurulmuştur. Kent Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerinde yerleşim görmüştür. Selinus Dağlık Klikya Bölgesi'nin en önemli bölgesidir. Roma İmparatorlarından Trijan’ ın bu kente ölmesinden dolayı kent bu adı almıştır. Roma yerleşiminin yoğun olduğu kentte Orta Çağ Kalesi, Agora, Büyük ve Küçük Hamam, Şekerhane Köşkü ve Anıtsal Mezarlar günümüzde görülebilen mimari yapılardır. Akrapol içerisinde kilise ve sarnıç günümüze kadar gelmiş önemli yapılardır. Selinus kentinini diğer yapıları sahilde ve yamaçta yer almaktadır. Bu yapılar arasında hamamlar, agoralar, Selçuklu Köşkü, su kemeri ve Nekrapol alanı bulunmaktadır. Nekropoldeki anıtsal mezar önemlidir. Alanya Arkeoloji Müzesi'ndeki ostoteklerin çoğunluğu Selinus Nekropolünden getirilmişti, bu da Selinus’ ta bir atölyenin varlığını düşündürmektedir. Kaynak: "Selinus", Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Koru, 07900 Gazipaşa/Antalya

27
Titiopolis
Anamur, Mersin
George Evart Bean ve Terence Bruce Mitford 1964-1968 yılları arasında Kilikya'da yaptıkları incelemeleri sonucunda hazırladıkları Batı Kilikya'da bulunan antik yerleri gösteren haritalarında bugünkü Kalınören Köyü'nün yerini TIİTİOPOLİS olarak işaretlemişlerdir. Ören yerinde Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerini içine alan kalıntılar yer alır. Titiopolis antik çağlarda Anemurium'a bağlı olmayan bir site konumunda idi. Antik kentte bugün görülmeyen bouleuterion, ninfeum, odeon, tiyatro gibi yapılar büyük bir olasılıkla köy yerleşmesinin altında kalmıştır. Kenti düzenli olarak çeviren sur duvarları kabaca yontulmuş irili ufaklı çok köşeli taşlardan yapılmıştır. Köy girişinde solda bahçeler içerisinde sert gri renkli taştan burmalı sütun çok önemli bir yapıya ait olması gerekir. Bahçeler içerisindeki mozaik tabanlı mekanların işlevlerinin ne olduğu dahi anlaşılmamaktadır. Tepelere doğru çıkıldıkça ilk önümüze çıkan hamam yapısı büyük bir olasılıkla bir gimnazyum yapısı olmalıdır. Hamamın batısında narteksi belirgin üç sahınlı bazilika yer alır. Yapıda sintronon basamakları vardır. Apsisin sağında ve solunda diakonion odaları yer alır. Bu odalar apsisin arkasında revakla desteklenmiş çok amaçlı bazilika tipini gösterir. Köy yerleşmesinin kuzeyinde, surlarla çevrili akropol kalıntıları içerisinde bazilika, hamam ve nekropol sahalarının bulunuşu buranın bir şehir gereksinimine yanıt verecek biçimde ele alındığını gösterir. Yukarı şehirde bulunan batı ve doğu bazilikaları tamamen tahrip olmuştur. Yapıların zeminleri gri ve beyaz renkli mozaiklerle geobitkisel süslü olarak dekore edilmiştir. Dini yapıların doğusunda görkemli mezarların bulunduğu nekropol alanı yer alır. Buradaki kesme taştan, iki katlı tonozlu mezarlar yüceltilmiş birkaç ayrıcalıklı kişinin anıtsal mezarlarıdır. Akropol'ün doğu yamacında kapakları templumin antis tarzında gri renkli sert taştan dikdörtgen formunda oyularak yapılmış sarkofajın cephesinde; kanatlarını açmış kartal figürü, yanlarda girlandları taşıyan bukranion ve medusa başları görülür. Bu lahitin hemen yanında ön yüzünde elinde asa tutan sehpa üzerinde oturan erkek figürü lahtin ön yüzüne işlenmiştir. Kalınören'deki ilginç yapılardan biri de akropolün kuzey ucunda yer alan tonoz örtülü üç ayrı mekanlı tylos tipli hamamdır. Hamamın su gereksinimi 20 metre ilerdeki ninfeumdan sağlanıyordu. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi Mersin Gezilecek Yerler Adres: Ovabaşı Mahallesi Anamur / Mersin
- No image
28
Arsinoe Antik Kenti
Bozyazı, Mersin
Şehrin ilk kez İ.Ö. 270 yıllarında Aspendoslu Aetos’un zamanında kurulduğu anlaşılmaktadır. Aetos’un, Mısır kralı II. Ptolemais’in karısı aynı zamanda kızkardeşi adına kurduğu bu kent, kral, karısı ve kızkardeşinin “Kutsal Kenti” olarak anılmıştır. Akdeniz kıyılarında kurulan birçok şehre Arsinoe adı verilmiştir

29
Nagidos Örenyeri
Bozyazı, Mersin
Hekataios’a göre “Nagis Kubernetes” adında semitik kökenli birisi tarafından kurulmuştur. Ancak bu durum kesin değildir. İ.Ö. 2'nci binyılda Luvi halkının oluşturduğu Tarhundaşşa Krallığı’nın sınırları içinde bulunduğu bilinmektedir. Asurlular ile olan bağlantıları ise kesinleştirilememektedir. Nagidos’un İ.Ö. 7'inci yüzyılda bir Samos Kolonisi olduğu ve böylelikle ticarete açılmış bir liman kenti kimliği kazandığı bilinmektedir. Ionialılar ve Grekler, Kilikia’nın dağlık kısmında kendileri için üsler kurarak Fenikeliler ile doğu ticaretini sürdürmüşlerdir. Bölge hakkındaki kesin bilgiler İ.Ö. 6'ncı yüzyılda “Yeni Babil “ metinlerinde geçen Pirindu kralı Appuaşu ile ortaya çıkmaktadır. İ.Ö. 557/556 yıllarında Pirindu kralı Appuaşu’ya karşı bir sefer düzenleyen Babil kralı Nergilissar’ın bu seferiyle ilgili metinlerde, kralın ordularının, “atalarının başkenti” olan bugünkü Meydancıkkale ile bağdaştırılan Kirşu’ya kadar geldiği bildirilmektedir. Pers Dönemi’nde (İ.Ö. 6'ıncı yüzyıl - 4'üncü yüzyıl) Meydancıkkale’nin bir Pers garnizonu olduğu bilinmektedir. Nagidos’da Pharnabazus’a ait gümüş sikkeler bulunmuştur. Bu da antik şehrin İ.Ö. 5'inci yüzyıl sonu ve 4'üncü yüzyılda ekonomik açıdan güçlü olduğunu göstermektedir. Paşabeleni Tepesi’nin üzerinde yer alan akropolü çeşitli dönemlere ait olduğu sanılan sur, duvarları çevrelemektedir. Yerleşim sur içinde gelişirken tepenin güney yamaçları tarımsal amaçlı kullanılmıştır. Paşabeleni Tepesi’nin doğusunda bir yerleşim daha bulunmaktadır. 4 kilometre batısında ise antik liman vardır. Tepenin eteklerinde ve bugünkü şehir yerleşmesinin altında kalan yerlerde nekropol sahasına aittir. Nagidos Antik Kenti'nin tarihini aydınlatan en önemli buluntu Mersin Müzesi’nde sergilenmekte olan yazıttır. Bu yazıt Nagidos ve komşu kent Arsinoe’nin kuruluşu hakkında bigiler içerirken, aynı zamanda her iki kentteki sınırlar ve düzenlemelerde yer almaktadır. Bunun ötesinde kutsal alanlar ve dönemin Ptolemaios soyundan olan yöneticileri ve Nagidos ile olan ilişkilerinin aydınlatıldığı bu yazıt, İ.Ö. 238 yılına tarihlenmektedir. Burada Mersin Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof.Dr. Serra Durugönül tarafından yapılan bilimsel kazı çalışmaları tamamlanmıştır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Mersin-Antalya Yolu Paşa Caddesi Bozyazı / Mersin

30
Softa Kalesi
Bozyazı, Mersin
Softa Kalesi'nin surları yer yer iyi korunmuş durumda olup, oval formdadır. Batı surlarının ortasında yer alan kale giriş kapısında ara mekanla savunma gücü arttırılmıştır. Dış kale ve iç kale surlarından oluşan ve çok geniş bir alana yayılmış olan Softa Kalesi'nin güney yamaçlarında yer alan yapı grupları eski bir liman kenti olan “Arsinoe” 'ye kadar uzanır. Kalenin güney yamacında örnekleri Anemurium Antik Kenti'nde gördüğümüz mimari biçimde inşa edilmiş iki katlı mezar görülür. Yapının üst örtüsü tonozla örtülü olup yıkılmıştır. Kale girişinin sonunda bulunan ve duvarları halen ayakta olan yapı cami, bir rama ile ulaşılan mekan saray olduğu tahmin edilmektedir. Kalenin sur duvarlarına yakın inşa edilmiş küçük ölçekte Geç Roma Dönemi'ne ait hamam yer alır. Bu yapılar dışında Roma ve Bizans dönemlerinde kullanılmış olan içleri sıvalı çok sayıda sarnıç yer alır. Kale son olarak Karamanoğulları Dönemi'nde iskan edilmiştir. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Mersin-Antalya Yolu Üzeri Bozkurt Caddesi Bozyazı / Mersin

31
Arsinoe / Maraş Tepesi
Bozyazı, Mersin
Eski Çağ coğrafyacısı Strabon, burayla ilgili bilgileri aktarırken; “Anemurium’dan sonra ilk kent olan Nagidos’a sonra bir demir atma yeri bulunan Arsinoe’ye gelinir” demektedir. Şehrin kuruluşu hakkında ve komşu Nagidos Kenti ile ilişkileri hakkındaki bigiyi yine Mersin Müzesi’nde sergilenen yazıttan öğrenmekteyiz. Bu yazıttan, şehrin ilk kez İ.Ö. 270 yıllarında Aspendoslu Aetos’un zamanında kurulduğu anlaşılmaktadır. Aetos’un, Mısır kralı II. Ptolemais’in karısı aynı zamanda kızkardeşi adına kurduğu bu kent, kral, karısı ve kız kardeşinin “Kutsal Kenti” olarak anılmıştır. Akdeniz kıyılarında kurulan birçok şehre Arsinoe adı verilmiştir. Bilinen dört Arsinoe antik kenti içinden Bozyazı’da bulunan Arsinoe kenti, II. Arsinoe adına inşa edilmiştir. Yazıtta komşu kent Nagidos’la aralarında çıkan sınır anlaşmazlığının giderildiği ve iki nüsha hazırlanan yazıtın Nagidos’ta Afrodit Tapınağı’na, Arsinoe’de ise kapalı kutsal bir alana yerleştirildiğinden bahsedilmektedir. Doğu -batı limanları bulunan Arsinoe’nin çevresinde arazinin eğimine uyan kale surları yer almaktadır. Bunlardan kulelerle takviyelendirilmiş olan batı duvarları oldukça sağlam durumdadır. Antik kent içinde birçok yapı kalıntısı tamamen tahrip olmuştur. Anemurium’da gördüğümüz mezar yapılarını andıran iki katlı, tonozlu, bazılarının üst örtülerinin mozaiklerle süslü olduğu mezar yapıları burada da dikkat çekmektedir. Erken Bizans Dönemi’ne ait sadece temel izleri kalmış üç kilise tespit edilmiştir. Ören yerinin kuzeydoğusunda bulunan kilise ile doğusunda bulunan kesme ve moloz taştan inşa edilmiş bazilika, plan özelliklerini koruyarak zamanımıza kadar gelmiştir. Yan yana sıralanmış Roma-Erken Bizans Dönemleri’ne ait evler vardır. Ancak bunların arasında net bir şekilde Roma Evi diyebileceğimiz yapılar yoktur. Arsinoe 6'ncı yüzyıl başlarında piskoposluk olmuştur. Erken Orta Çağ’da terk edilmiş ve tekrar yerleşim görmemiştir. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi Mersin Gezilecek Yerler Adres: Çubukkoyağı Mahallesi Bozyazı / Mersin

32
Kelenderis Antik Kenti
Aydıncık, Mersin
<p>Antik yazarlardan Apollodoros, Kelenderis’in Suriye’den gelen Sandokos tarafından kurulduğunu belirtir. Bu metinde adı geçen Sandokos’un İ.Ö. 2. bin Luvi-Hitit tanrılarından Şanta ile özdeş olduğu kabul edilir ki bu kült İ.Ö. 1. binyılda da sürmüştür. Sandon /Sandan aynı zamanda Tarsus’un da kurucusu ve baş tanrılarından biri olup, bu kentin Hellenistik ve Roma Dönemi sikkelerinin bazılarında tasvir edilmiştir.</p>

33
Piramidal Çatili Mezar
Aydıncık, Mersin
Kelenderis’te tek örnekle temsil edilen baldahinli ve piramidal çatılı anıt mezar, antik kentin kuzeydoğusundadır. Mersin-Antalya karayoluna 50 metre kadar uzaklıkta yer almaktadır. Halk arasında “Dört Ayak” olarak anılmaktadır. Kare planlı anıt, dört köşe kule biçimindeki bir alt oda, bunun üzerinde dört yanı kemerli bir orta kat ve piramit biçimli çatıdan oluşmaktadır. Yapının yüksekliğinin 13 metreden fazla olduğu sanılmaktadır. Kireç taşından yapılmıştır. Kentin ileri gelenlerinden birine ait olduğu düşünülen yapı İ.S. 2.yüzyıla veya İ.S. 3.yüzyıl başına tarihlenmektedir. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: S. Çakmakoğlu Caddesi Dörtayak Sokak Aydıncık / Mersin

34
Dört Ayak Anıt Mezar
Aydıncık, Mersin
<p>Kelenderis’te tek örnekle temsil edilen baldahinli ve piramidal çatılı anıt mezar, antik kentin kuzeydoğusundadır. Halk arasında “Dört Ayak” olarak anılmaktadır.Kentin ileri gelenlerinden birine ait olduğu düşünülen yapı İ.S. 2.yüzyıla veya İ.S. 3.yüzyıl başına tarihlenmektedir.</p>
- No image
35
Yanışlı Plajı
Gülnar, Mersin
Yanışlı Plajı, Gülnar, Mersin kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum ve çakıl zeminli bir halk plajı. 2016'dan bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 15 Mayıs-30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Mersin Büyükşehir Belediyesi. Deniz suyu en son 23/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=1539

36
Büyükeceli Koyu
Silifke, Mersin
Tisan Koyu'ndan sağa doğru Büyükeceli’ye kadar olan alanda duvar dalışı yapılabilir. Büyükeceli’deki Hayat Motel’in önünden tekne ile çıkılıp sağa dönüldüğünde Atom Santraline kadar küçük koylarda duvar dalışı yapılabilir. Mersin Turizm Aktiviteleri Önemli Not: Can ve mal güvenliğiniz için gerekli izinleri ve güvenlik tedbirlerini almadan dalış yapmayınız. Üç tarafı denizlerle çevrili Ülkemizin deniz altında bulunan kültür ve tabiat varlıklarının korunması, tarihi eser kaçakçılığına engel olunması ve sualtı dalış faaliyetlerinin mevzuatlara uygun yürütülmesini sağlamak amacıyla, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından dalıcılar ile dalış organizasyonu yapan dalış merkezlerinin, denizlerde yürüttükleri faaliyetler sırasında, yasaklanan bölgelerde dalış yapanların dalışlarına engel olunmakta, dalışa yasak bölgede dalış yapan kişiler hakkında 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında yasal/cezai işlemler uygulanmaktadır. 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 35 inci maddesi gereğince, Sualtında Korunması Gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları ile ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca tespit edilen ve 24 Eylül 2001 Tarihli 24533 Sayılı Resmi Gazete ’de Yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile koordinat listeleri ve alanları belirtilen bölgelerde, bilimsel çalışmalar dışında her türlü dalış yasaktır. Dalışa Yasak Sahalar dışında yapılan sportif amaçlı dalışlar için dalış teknelerinde; Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenmiş “Turizm Amaçlı Sportif Faaliyet İzin Belgesi” kontrolü yapılmakta, belgesi olmayan veya belgesi olup da yasak alanlarda faaliyet gösteren dalış kulüp/kuruluş ve kişilerin dalışları engellenerek, bu kulüp/ kuruluş ve kişiler hakkında tutulan tutanaklar Kültür ve Turizm İl Müdürlüklerine gönderilmektedir. Dalış Teknelerinde; Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından düzenlenmiş “Dalış Merkezi Yetki Belgesi” kontrolü yapılarak, belgesi olmayan dalış kuruluşlarının dalışları engellenmekte ve tutulan tutanaklar Türkiye Sualtı Sporları Federasyonuna gönderilmektedir. Dalış Kuruluşlarının, Dalış tarihini ve dalış yapacakları bölgenin yerini, hava şartlarının uygun olmaması durumunda olası değişik yerini, yetkili birimlere (Sahil Güvenlik, yoksa Emniyet ve Jandarma Birimlerine) bildirip bildirmediği kontrol edilmekte, gerekli bildirimleri yapmadan dalış yaptıran dalış kuruluşlarının dalışları engellenmektedir. Dalışa yasak sahalar ile ilgili bilgiler Sahil Güvenlik Komutanlığının www.sgk.tsk.tr web sayfasında yayımlar linkinde yer almaktadır.

37
Meydancik Kalesi
Gülnar, Mersin
Kale 750 metre uzunluğunda oldukça geniş bir alanı kaplamaktadır. İ.Ö. 7'nci ve 6'ncı yüzyıllarda kral kenti, İ.Ö. 4'üncü yüzyıllarda Pers Dönemi’nde askeri ve idari bir rol, 2'nci yüzyılda da Mısır krallarına garnizon kenti olmuştur. Geç Roma ve Bizans Dönemi izlerine de rastlanmaktadır. Özellikle İ.Ö. 557/556 yılında Pirindu kralı Appuaşu’ya karşı bir sefer düzenleyen Babil kralı Nergilissar’ın bu seferiyle ilgili metinlerde, kralın ordularının, Appuaşu’nun atalarının başkenti” olan ve bugünkü Meydancık Kale olarak gösterilen Kirşu’ya kadar geldiği, buradan önce denize indiği, daha sonra, bu metinlerdeki adıyla Sallune’ye, yani Selinus’a ( Gazipaşa) kadar ulaştığı anlatılmaktadır. Kalede anıtsal giriş, doğu mezarı, Pers (dizden aşağısı yürüyüş halinde gösterilen beş insan figürü) kabartmaları (Burada kazı yapan M. Alain Davesne’ye göre Persler Dönemi’nde yapılmış olan kabartmalar Hellenistik Dönem de de kullanılmıştır. Bu yüzden de bitmemiş ve çok tahrip olmuşlardır. Ayrıca bu kabartmaların platonun ortasına atıldığından da bahsedilmektedir, fakat zemin o kadar dikenli çalılarla kaplanmıştır ki biz bunları tüm aramalarımıza rağmen bulamadık), sur duvarlarının dışa bakan yüzünde yer alan bir taşta da ne tasvir edildiği anlaşılamayan bir başka kabartma ve hazine binası görülebilmektedir. Yine ele geçen eserler arasında Hitit kralı Muwattalli’nin mührü bulunmaktadır. 1980 yılında bilimsel kazılardan çıkmış 5 bin 215 adet gümüş sikke de Silifke Müzesi’nde sergilenmektedir. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Emirhacı Mahallesi Gülnar / Mersin
- No image
38
Şeyh Ömer Türbesi
Gülnar, Mersin
Türbede Bahru'l-Ulum adlı Kur-an tefsirinin yazarı yatmaktadır. Türbe sekizgen planlı olup, düzgün kesme taşlarla örülmüştür. Üzerindeki büyük kubbe betonla tamir edildiğinden eski özelliği hakkında tam olarak bilgi alınamamıştır.
- No image
39
Akova Yaylası
Gülnar, Mersin
Gülnar'a 23 km uzaklıkta Köseçobanlı -Ermenek yolu üzerindedir. 1994 yılında muhtarlık olmuş yazlık bir köydür. Eskiyörük köylülerinin yaylalığı olarak bilinir. yazın nufus oldukça artar. Elma üreticiliğinin yanında seracılık ve mevsimlik zebzecilik yapılmaktadır. Buğday, arpa, nohut meyvelerden şeftali kiraz armut başlıca ürünleridir.

40
Zeyne Türbesi
Gülnar, Mersin
Geniş bir bahçe içerisinde inşa edilen ahşap çatı örtülü ve ahşap direkli ana geçit kısmına, zaman zaman mezar odalarına ilavesi ile meydana gelmiştir. Bahçede ise mezarlar bulunmaktadır. Zeyne Türbesi olarak bilinen Şeyh Ali Semerkandi Türbesi, Beylikler dönemi eseridir. Bir küllüye olması gereken yapı gruplarından sadece türbe ayakta kalabilmiştir. Türbenin, külliyenin bir parçası olduğuna dair yazılı bir kaynak bulunamamıştır. Ali Semerkandi ile ilgili bir efsane anlatılır. Çobanlıkta yapmış olan Semerkandi öğle sıcağında hayvanları susuzluktan yanmış vaziyette iken, yoldan geçen bir Türkmenin sert sözleri ile karşılaşır. Buna çok üzülen Semerkandi dua ederek elindeki sopasını kayaların ortasına vurur ve su fışkırır. Hayvanlarını sulayarak susuzluktan kurtarır. Bu yer halen mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi Mersin Gezilecek Yerler Adres: Sütlüce Beldesi Gülnar / Mersin
- No image
41
Mut Kalesi
Mut, Mersin
Şehrin ortasında olan kalenin ilk inşa tarihi bilinmemektedir. Evliya Çelebi’ye göre: “Karamanoğlu Yakup Bey, Mut Kalesi’ni Rumların elinden almak için bir çok askerle hücum etmiş fakat askerlerinin hepsi burada şehit olduğundan buraya Darment-Darül-Mevt (Darı Mut) derler” demektedir. Daha sonra yine Karamanoğlu beylerinden İbrahim Bey bu kaleyi ele geçirerek tamamen yıktırmıştır. Kale Osmanlılar’ın eline geçtikten sonra I. Ahmet zamanında bugünkü haline getirilmiştir

42
Laal Paşa Camii
Mut, Mersin
Bu Camiyi yapan Laal Paşa, Karamanoğlu Alâeddin Bey'in kölelerinden biridir. Alâeddin Bey kölesini sevdiğinden onu okutup yetiştirmiştir. Laal Ağada gördüğü kabiliyeti takdir eden Alâeddin Bey, onu azat edip, kölelikten çıkarmış ve hür bir insan haline getirmiştir. Özel ve resmi devlet işlerinde gösterdiği yüksek başarıdan dolayı kendisini Niğde Kalesi dizdarı yapmıştır. Mut’ta bulunduğu sırada kasabanın içine cami, medrese, hamam yaptırmış ve bunların yaşamaları için vakıf gelirler koymuştur. Laal Paşa’nın her kölede olduğu gibi doğum tarihi ile Karamanoğulları'na nasıl intisap etmiş olduğu belli olmadığı gibi mezarı ve ölüm tarihi belli değildir. Cami avlusu duvarı ile Çınarlı parkın duvarları arasından çarşı caddesi geçer. Bu cadde, ilçenin ikinci işlek caddesidir. (Birinci işlek cadde ise Mut-Karaman yolunun ilçe içinden geçen kısmıdır.) Mut İlçesi'nin en muhteşem yeri de burasıdır. Burada kısmen enkaz haline gelmiş kale burçları ve surları ile çevrilen iç kale, tek kubbeli ve revaklı minareli Laal Paşa Cami, iki tane sivri külahlı Selçuk ve Karamanoğlu Beyliği'ne ait türbe, yine kale içinde ortaokul binası, çarşıya yaslanan ufak belediye sarayı ile beş tane azametli çınar, bu çınarların altından havuzdan havuza akıp ufak bir şelale ile Mut deresine boşalan bol sulu Kale Pınarı ki, işte eşine rastlanamayan ulu olduğu kadar, ruhları gönülleri kendine çeken asil bir topluluk Kale Pınarı'nın suyundan bir defa içen, yedi sene sonra tekrar gelip bir daha içermiş. Cami, dikdörtgen bir kaide üzerine kurulmuştur. Aslında minaresi yoktur. Caminin revakı yapılırken batıdaki revak kemeri üzerine çok zarif bir ezan kulesi yapılmıştır. 1915 yılında revak ile beraber yıkılmıştır. Caminin doğu, batı, güney cephelerinde Karamanoğlu mimari tipine uygun iki sıra üzerine dörder penceresi vardır. Üstteki pencereler ufak, alttaki pencere geniştir. Kuzey cephesinde ise ortadaki cami kapısı, yanlarda kapıdan daha büyük ve yüksek sağlı sollu ikişer pencere var. Bu kapı ve pencereler Osmanlı mimari tipindedir. Osmanlılar Devri'nde yapılan tamir yüzünden bu şekli aldığı tahmin edilebilir, Laal Paşa Camisi'nin giriş kapısı kuzey cephededir. Doğu cephesindeki ufak kapı doğu köşeye daha yakındır. Camiye buradan da girilip çıkılır. Bu ufak kapıdan içeri girildiğinde kapı önünde rastlanan tahta merdivenle kadınlar mahfili dediğimiz ahşap ikinci kata çıkılır, Laal Paşa camiinin bu iki kapıdan başka kapısı yoktur. Laal Paşa Camiinin 1752 yılında tamiri yapılmıştır. Kaynak: Neşri ATLAY tarafından kaleme alınan "MUT TARİHİ" kitabından seçme bölümleri kapsamaktadır. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Pınarbaşı Mahallesi Mut Kalesi Karşısı Mut / Mersin

43
Göksu Irmağı
Mut, Mersin
Hem Göksu Irmağı hem de kolu olan Ermenek Çayı üzerinde rafting yapmak mümkündür. Göksu üzerinde Mut Derinçay'dan Silifke'ye kadar 91 km olan uzun parkur üzerindeki kanyonlardan ve düzlüklerden geçilerek aktivite gerçekleştirilir. Derinçay Mut 20 km, Mut Kışlaköy 38 km, Kışlaköy Kargıcak 13 km ve Kargıcak -Silifke etabı 20 km’dir. Su yüzeyi yaz aylarında da uygundur. Kolay bir parkur olup, bölgeye gelen turistlere alternatif bir sportif faaliyet yaşatılabilir. Yıllık ortalama debi 90-95 arasında olup en yüksek debi 261 m3/s ile Mart ayıdır. Önemli Not: Rafting konusunda eğitimi ve tecrübesi olmayanların rafting yaparken yanında rafting rehberi bulundurmaları zorunludur. Bir rafting rehberi o ırmağın tüm koşullarını iyi bilen ve iyi analiz edebilen en iyi kişidir. Türkiye'de ki rafting yapılabilen ırmaklarda ve nehirlerde rafting rehberliği yapabilmek için, Türkiye Su Altı Federasyonu'nun açmış olduğu kursları ve eğitimleri tamamlamak gerekiyor. Can yeleği, kask, ayakkabı, kurtarma ipi rafting yapabilmek için mutlaka olması gereken malzemeler.

44
Lala Paşa Cami
Mut, Mersin
<p>Bu Camiyi yapan Laal Paşa, Karamanoğlu Alâeddin Beyin kölelerinden biridir. Alâeddin Bey kölesini sevdiğinden onu okutup yetiştirmiştir.. Laal Ağada gördüğü kabiliyeti takdir eden Alâeddin Bey, onu azat edip, kölelikten çıkarmış ve hür bir insan haline getirmiştir. Özel ve resmi devlet işlerinde gösterdiği yüksek başarıdan dolayı kendisini Niğde Kalesi dizdarı yapmıştı. Mut’ta bulunduğu sırada kasabanın içine cami, medrese, hamam yaptırmış.</p>

45
Karaekşi Mesire Alanı
Mut, Mersin
Mut Doğa Koruma ve Milli Parklar Mühendisliği hizmet alanında bulunan Karaekşi Mesire Alanı, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Milli Park ilan edilen bir dinlenme yeridir. Saha 1965 yılında tesis edilmiş olup, 5,0 hektarlık alanda, günübirlik piknik alanıdır. Özelliği, orman içi ve dere kenarı oluşudur. Saha tamamen çınar ve kızılcam ağaçlarıyla kaplıdır. Alanı içinde alabalık üretme çiftliği de bulunan Karaekşi'de, balık üretme havuzlarında değişik yaş, boy ve ağırlıkta alabalık görmek ve saha içerisindeki kır gazinosunda taze alabalık yemek mümkündür. Alanda ayrıca, satış büfesi, tuvalet, çocuk oyun alanı, otopark ve yağmur barınağı mevcuttur. Ayrıca yeterli sayıda piknik masası ve ocak bulunmaktadır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Kelceköy Mut / Mersin
- No image
46
Karaekşi Milli Parkı
Mut, Mersin
Orman içi ve dere kenarındadır. Saha tamamen çınar ve kızılcam ağaçlarıyla kaplıdır. Alanı içinde alabalık üretme çiftliği de bulunan Karaekşi'de, balık üretme havuzlarında değişik yaş, boy ve ağırlıkta alabalık görmek ve saha içerisindeki kır gazinosunda taze alabalık yemek mümkündür. Alanda, ayrıca, satış büfesi, tuvalet, çocuk oyun alanı, otopark ve yağmur barınağı mevcuttur. Ayrıca yeterli sayıda piknik masası ve ocak bulunmaktadır.
- No image
47
Kesteldağı
Mut, Mersin
Mut İlçesi Yıldız-Topluca-Esençay ve Gençali Köyleri sınırları içerisinde yer almakta olup, rakımı 300-1200 m ve 4546 hektar alana sahiptir. Saha tabii güzelliği, bitki örtüsü ve yeterli miktarda yaban keçisi potansiyeline sahip olduğundan yaban hayatı geliştirme sahası olarak terfik edilmiş olup, av turizmine uygundur. 2011 yılı envanterinde 406 yaban keçisi tespit edilmiştir.
- No image
48
Diokaisareia Antik Kenti
Silifke, Mersin
Hellenistik Dönem’de merkezi Uzuncaburç’un 4 km. doğusundaki Olba Territoriumu’nun ibadet yeri olan bugünkü Uzuncaburç yerleşim yeri, Roma Dönemi’nde, 72 yılında İmparator Vespesianus zamanında Olba’dan ayrılarak Diokaesareia (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk, kendi adına para basan kent durumuna gelmiştir. Bizans Dönemi’nin ardından Türkler buraya şehrin sembolü olan yüksek burcun (Hellenistik Kule’nin) ismini vererek “Uzuncaburç” demişlerdir.

49
Olba Antik Kenti
Silifke, Mersin
Hellenistik Dönem’de Olba Krallığı’nın merkezi ve önemli bir ticaret şehridir. Olba aynı zamanda önemli bir dinsel merkez olmuştur. Özellikle Hıristiyanlık döneminde bu durum yazılı kaynaklar dışında dinsel mimari kalıntılarda da kendini göstermektedir. Bunlar Olba akropolisinin batısında bulunan büyük kilise kalıntısı, akropolis üzerinde yer alan bir çok küçük kilise kalıntıları ve su kemerinin bulunduğu akropolisin doğusundaki vadide geniş bir alana yayılan manastır kalıntıları sayılabilir. Olba piskoposluk merkezi olarak Erken Hıristiyanlık Dönemi'nde önemini sürdürmüştür. Bu dönemde Olba ve hemen yakınındaki Diokaesareia ayrı ayrı piskoposluk merkezleri olmuşlardır. Olba piskoposluğuda, Isauria’nın başpiskoposluk merkezi olan Seleukeia’nın alt birimi olarak diğer Isauria ve Kilikia piskoposlukları Diocaesereia, Kelenderis, Claudiopolis ile öteki piskoposluklar gibi 10. yüzyılın başından 7. yüzyıla kadar Antiokheia patrikhanesine bağlı olmuştur. Olba’da bulunan, Septimus Severus zamanında yaptırılmış olan çeşme binasının yanı sıra diğer bir önemli eser ise nekropolün bulunduğu vadi üzerinde kurulmuş, 150 metre uzunluğunda, 25 metre yüksekliğindeki iki katlı su kemeridir. Bu su kemerinin korunması ve çevrenin gözetlenmesi için kuleler inşa edilmiş olması yapının önemini göstermektedir. MS 199 Septimus Severus dönemine tarihlenen su kemerinin üzerindeki yazıtta “Olbalılar’ın Kenti” yazmaktadır. Antik çeşme ile aynı dönemde yapılmış olan bu kemerler Bizans İmparatoru II.Justinus yönetimi sırasında (566) onarım görmüştür. Çeşmenin yanında bulunan tiyatro binasından bazı oturma basamakları ile sahnenin bir bölümü günümüze dek kalmıştır. Nekropol alanında ise farklı mezar tipleri yer almaktadır. Bir tepenin üzerinde kurulmuş bulunan antik şehirdeki diğer kalıntılar arasında evlerde bulunmaktadır. Helenistik, Roma ve Erken Bizans Dönemleri’nde iskan görmüştür. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Uzuncaburç Silifke / Mersin
Move the stops into your own plan, split them across days, and add places to sleep and eat.
Frequently asked
- How far is it between Antalya and Mersin, and how long does it take?
- Driving between Antalya and Mersin is roughly 410 kilometres and takes about 8 hours without stops.
- Where is it worth stopping between Antalya and Mersin?
- There are 452 described places within 20 km of the road between Antalya and Mersin. toroti lists 49 of them spread evenly along the drive, in the order you pass them; Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach comes early on, and Olba Antik Kenti sits near the end.
- Which provinces does the Antalya to Mersin route cross?
- The route between Antalya and Mersin crosses Antalya → Mersin. The stretch richest in places to visit is in Antalya.
- Should I take the toll highway or traditional route between Antalya and Mersin?
- Toll motorways save driving time between Antalya and Mersin, whereas traditional state roads pass directly through historic town centers, local culinary stops, and scenic nature viewpoints.
- How should breaks be scheduled between Antalya and Mersin?
- For a drive of around 8 hours, taking a break every 2 to 2.5 hours is recommended. The catalogued attractions in Antalya and neighboring provinces offer memorable stopovers compared to generic highway rest areas.
