Yol üstü duraklar
İstanbul – Trabzon arası yol üstü duraklar
1159 km, yaklaşık 14 saatlik yol. Aşağıdaki duraklar geçiş sırasına göre dizili — iki yönde de aynı yol.
Kısaca
İstanbul ile Trabzon arası 1159 km ve yaklaşık 14 saatlik bir yolculuk. Bu rotanın 20 km yakınında açıklamalı 1237 gezi noktası var; yol 15 ilden geçiyor ve en çok durak Kocaeli sınırlarında (119 yer).
Bu koridorun 20 km yakınında toplam 1237 gezi noktası var; aşağıda yol boyunca dengeli dağılmış 60 tanesi listelendi.
- Görsel yok
1
Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı
Arnavutköy, İstanbul
Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

2
Sadberk Hanim Müzesi
Sarıyer, İstanbul
Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, iki ayrı yapı içinde yer almaktadır. Bunlardan birincisi, 19. yüzyıl sonlarında inşa edildiği kabul edilen, üç tam bir çatı katından oluşan ve üslup olarak Avrupa halk geleneksel mimarisinden örnek alınarak yapılmış bir yapıdır. Kagir zemin üzerine ahşap/bağdadi tarzda inşa edilmiş olup, "Azaryan Yalısı" olarak bilinmektedir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Yalı, 1950 yılında Koç ailesince satın alınmış ve müzeye dönüştürülmesine karar verilen 1978 yılına kadar da yazlık olarak kullanılmıştır. 1978 - 1980 yılları arasında, Sedat Hakkı Eldem'in hazırladığı bir restorasyon projesinin uygulanmasıyla bina müzeye dönüştürülmüş ve Sadberk Koç Koleksiyonu sergilenmek üzere, 14 Ekim 1980 yılında ziyarete açılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Bahçesiyle birlikte 4280 metrekare olan Azaryan Yalısı 400 metrekarelik bir alana oturmaktadır. Giriş katında, hediyelik eşya dükkânı ve ufak bir çay salonu bulunmaktadır. Bugün kullanılmayan ana girişin tavanı, eski Roma mimarisinden esinlenilmiş kartonpiyer kasetlerle süslüdür. Katlara ahşap merdivenle çıkılır ve duvarlar mermer taklidi kalem işi boyalıdır. Giriş katının üzerindeki birinci ve ikinci katların orta ana salonları ve bunlara açılan odalar sergileme mekanları olarak kullanılmaktadır. Çatı katında ise, eser depoları, çalışma odaları ve kitaplık bulunmaktadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Binanın dış yüzünde, pencere aralarında, (X) şeklinde ahşap süslemeler binayı diğer yalılardan ayırır. Ayrıca bina yüzeyindeki kabaralar, halk arasında "Vidalı Yalı" olarak anılmasına da neden olmuştur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Vehbi Koç Vakfı'nın, 1983 yılında satın alarak Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonlarına kattığı Kocabaş eserlerinin sergilenebilmesi için, mevcut binanın hemen yanında bulunan ve 20. yüzyıl başlarında inşa edildiği sanılan, yarı yıkık durumdaki başka bir yalı, ön cephesi aslına uygun olarak, yeniden inşa edilmiştir. Restorasyon projesi İbrahim Yalçın tarafından hazırlanan müzenin inşaatı iki yıl sürmüştür. 24 Ekim 1988 yılında "Sevgi Gönül Binası" adıyla açılan bu müzede İslam öncesi arkeolojik eserler sergilenmektedir. Çağdaş bir müze uygulaması nedeniyle 1988 "Europa Nostra" ödülüne layık görülmüştür. Fotoğraf: Official Turkish Museums Betonarme olarak inşa edilen yapının ön cephesi ahşap kaplıdır. Yan taraf ise, ahşap taklidi mermer sıvalıdır. Bu önlem yangın tehlikesine karşı alınmıştır. Önden üç, arkadan zemin dahil dört kat olan binanın giriş katında, çok amaçlı bir salon ve konservasyon laboratuvarı bulunmaktadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Ana ve ara katlarda, kronolojik bir sıra içinde, arkeolojik eserler sergilenmektedir. Sergileme alanı toplam 625 metrekaredir. Girişteki salon Afyon beyazı, merdivenler ve sergi salonlarının zemini siyah Adapazarı mermeri ile kaplıdır. Sergi salonları gün ışığına kapatılmış ve vitrinler, çağdaş bir aydınlatma ile modern bir müze hüviyeti kazanmıştır. Kaynak: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Büyükdere, Piyasa Cd. No: 25 D:29, 34453 Sarıyer/İstanbul
- Görsel yok
3
Rumeli Feneri
Sarıyer, İstanbul
İstanbul'un Avrupa yakasında İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'le birleştiği kuzey ucunda yer alan deniz feneridir. Karşısındaki Anadolu Feneri'nden 2 deniz mili uzaktadır. Bu iki feneri birleştiren çizgi İstanbul Limanı'nın kuzey sınırını oluşturmaktadır Fenerin bulunduğu köy de aynı isimle (Rumelifeneri) adlandırılır.

4
Beylerbeyi Sarayı
Üsküdar, İstanbul
Beylerbeyi Sarayı, Osmanlı padişahlarının sayfiye mekânı ve yabancı devlet başkan ya da hükümdarlarının ağırlanacağı bir devlet konukevi olarak düşünülmüş ve devrin padişahı Sultan Abdülaziz’in (1861-1876) isteği üzerine inşa edilmiştir. Sarayın inşasına 6 Ağustos 1863 tarihinde başlanmış ve 21 Nisan 1865 Cuma günü, yapılan bir törenle resmen kullanıma açılmıştır. Sarayın inşaat organizasyonunu Ebniye-i Şâhâne Serkalfası (Saray başkalfası) Serkiz Bey (Balyan) yürütmüştür. Beylerbeyi Sarayı’nın mâlî ve idarî işler sorumluluğu da denilebilecek binâ eminliği görevini ise Mehmed Efendi, Mahmud Efendi ve Rıfat Efendi yürütmüştür. Saray’ın yaklaşık 500 bin Osmanlı lirasına mal olduğu tespit edilmektedir. Yapılar topluluğunun ana yapısı olan Beylerbeyi Sarayı, yüksek bir bodrum üzerine iki katlı ve kargir bir yapıdır. Yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen yapı dikdörtgen bir zemin alanı üzerine oturmaktadır. Saray’ın güney kesimi Mabeyn-i Hümâyûn, kuzey kesimi ise Valide Sultan Dairesi olarak düzenlenmiştir. Her iki katta toplam 6 salon, 24 oda,1 hamam ve 1 banyo bulunmaktadır. Batı ve Doğu üsluplarının karıştırılması ile inşa edilen Beylerbeyi Sarayı, Harem ve Mabeyn bölümleri ile Türk evi plan özelliğini taşımaktadır. Yapının çatısı üstten bütün cephe kenarlarını gizleyen bir korkulukla gizlenmiştir. Sarayın planı eyvanlı merkezî sofa (hol) motifine dayanan bir plan kompozisyonuna sahiptir. Beylerbeyi Sarayı’ndaki şema, üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; Mabeyn-i Hümâyûn, Yatak Dairesi (Hünkâr Dairesi) ve Valide Sultan Dairesi’dir. Valide Sultan Dairesi’nden hemen sonra gelen ve denize paralel olarak inşa edilen kadınefendiler ve ikballere ait esas Harem bölümü ise, ana yapıdan ayrı olarak inşa edilmiştir; bu yapı günümüze ulaşamamıştır. Mabeyn-i Hümâyûn’un giriş cephesi, Neo-barok vurgunun daha belirgin olduğu bir düzenleme göstermektedir. Sarayın kitle ve cepheleri gibi iç mekân düzenlemeleri de seçmeci bir anlayışla şekillendirilmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nı inşa ettiren Sultan Abdülaziz’in denize olan tutkunluğu nedeni ile sarayın tavanlarındaki bazı çerçeve ve kartuşların içinde deniz ve gemi temaları işlenmiştir; hatta Sultan Abdülaziz, ressamlara fikir vermesi için deniz ve gemi temalarını içeren desenler çizmiştir. TARİHTE BEYLERBEYİ SARAYI Beylerbeyi Sarayı, bânisi Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından, yazlık saray olarak kullanıldı. Saray, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in saltanat yıllarında yabancı devlet hükümdar ya da başkanlarının resmî ziyaretlerinde kendilerine tahsis edilmeye başlanmasıyla beraber, devlet konukevi işlevi kazandı. Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan ilk önemli konuk, Fransa İmparatoriçesi Eugénie’dir. İmparatoriçe’nin bu gezisi, Sultan Abdülaziz’in 1867 Fransa gezisini iade makamında gerçekleşmekteydi. Sultan Abdülaziz döneminde Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan diğer yabancı konuklar, Avusturya-Macaristan İmparatoru Joseph (1869), Prusya Veliahd Prensi Frédéric Guillaume Nicola Charles (1869), İtalya Veliahdı (1869), İran Şahı Nasıreddin (18 Ağustos 1873). Sultan II. Abdülhamid’in (1876-1909), 33 yıl süren saltanatı süresince Beylerbeyi Sarayı, özellikle yabancı devlet protokolü tarafından gezilen bir müze işlevi de gördü. Bu dönemde Beylerbeyi Sarayı ile beraber Dolmabahçe Sarayı ve Topkapı Sarayı Hazine-i Hümâyûn da, padişahın izni alınmak şartıyla ziyaret edilebilen saltanat müzeleri olarak kullanıldı. Sultan II. Abdülhamid tahttan indirildikten hemen sonra, Selanik Alatini Köşkü’nde zorunlu ikâmete tabi tutuldu, ancak yaklaşık 3 yıl sonra Balkan Savaşı’nın patlak vermesi nedeni ile İstanbul’a nakledildi. II. Abdülhamid için seçilen yeni zorunlu ikametgâh, Beylerbeyi Sarayı idi. Sabık Hakan, bu sarayda yaşamının son 6 yılını geçirdi ve 10 Şubat 1918’de yine bu sarayda hayata gözlerini kapattı. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Abdullahağa Caddesi 81210 Beylerbeyi Üsküdar İstanbul
- Görsel yok
5
Polonezköy
Beykoz, İstanbul
Beykoz ilçesinde yer alan, eski adı "Adampol" olan Polonyalı köyüdür. Büyük şehrin karmaşasından uzak, İstanbul kent merkezine yalnızca 30 km uzaklıkta bulunan Polonezköy, doğa ile iç içe bir yer. Yürüyüş yolları, bisiklet parkurları, pinik alanları ve yemyeşil doğası ile muhteşem bir yer.
- Görsel yok
6
Ballikayalar
Gebze, Kocaeli
Gebze ilçesi sınırları içerisinde bulunan Ballıkayalar'ın 1847 Hektarlık Alanı 06.09.1995 tarihinde Tabiat Parkı olarak tescil edilmiş Dağcılık sporu açısından hem yapısı hemde yoğun insan yerleşiminin bulunduğu bölgelere yakınlığı, açısından çok değer taşımakta.Bu parkurun en ideal başlangıç yeri olarak eski İstanbul yolu üzerinde bulunan Denizli Köyü'nü öneriyoruz.Parkurun 2 km'lik bölümü kanyon içerisinden geçiyor. Değer kısımlar patika niteliğinde. Dört mevsim yürünebilir.
- Görsel yok
7
İzmit Elektronik Kent Müzesi
İzmit, Kocaeli
Elektronik Kent Müzesi kentin tarihi, ekonomisi kültür ve turizmi, tarihi eserleri ve belediye hizmetleri yerli, yabancı tüm ziyaretçilere elektronik bir ortamda tanıtmaktadır. Müzenin bölümlerinde seslendirme sistemi ile entegre çalışan 10 önemli tarihi yapının maketleri bulunmaktadır. Plazmalarda İzmit'in tarihi, sanayi, kültür ve turizm, coğrafi durum bilgileri, belediye çalışmaları başlıklarındaki prodüksiyonlar sürekli yayınlanmaktadır.
- Görsel yok
8
Aytepe Değirmen Düzü
Başiskele, Kocaeli
Görsel açıdan mükkemmel ve herkesin rahat yürüyebileceği bir coğrafyaya sahip olan bu parkurun büyük bölümü inişlerden oluşur. Bu yüzden özellikle yürüyüş boyunca baston kullanılmasında yarar vardır. Aytepe'den soğuk suya inen yol üzerindeki son düzlük bu patikanın başlangıç yeri olarak tercih ettiğimiz noktadır. Orman içi toprak araç yolu ve yer yer patikalardan oluşan bu parkur dört mevsim yürünebilsede en ideal zaman kış dönemi hariç olan mevsimlerdir. Parkurun uzunluğu 8 km dir.
- Görsel yok
9
Cami Düzü Yuvacik Baraji
Başiskele, Kocaeli
Bu parkur Yuvacık Barajı'nın etrafında bulunun ana karayolunun hemen karşısında bulunan trafiğe kapalı toprak araç yolundan oluşuyor. Parkur içerisinde Büyükşehir Belediyesi tarafından dinlenme alanları oluşturulmuştur.Parkurun başlangıç noktası için cami düzü köyünü öneriyoruz. Parkurun bitiş yeri Yuvacık Barajı'nın gövdesinin bulunduğu alandır. Parkurun 5 km kısmı düz toprak araç yolundan oluşur. 2 km kısmı ise hafif eğimli patika yoldur.
- Görsel yok
10
Altıoluk Eskiyayla
Sapanca, Sakarya
Kartepe'nin zirvesine yakın bir yerden başlayan parkur, Altıoluk Yaylası'ndan sonra Sakarya'nın Pamukova ilçesi sınırlarında bulunan Eski Yayla da( Öküzyatağı) sona eriyor.Böylelikle, Samanlı Dağları'nı Kuzey yönünden ( İzmit Körfezi) güney (Sakarya Vadisi ) yönüne doğru yürümüş oluyoruz. Kartepe'de bulunan zirve noktasının hemen altında bulunan Kuzu Yayla'yı geçtikten sonra başlayan yolculuk Sakarya sınırları içerisinde sona eriyor.
- Görsel yok
11
Çark
Adapazarı, Sakarya
Bugünkü Çark Suyu üzerine 1581-1585 tarihleri arasında Ada Karyesinin ihtiyacına yönelik olarak bir değirmen yapılır. Yaklaşık 250 yıla yakın hizmet veren bu değirmen yerine, 1734 yılında hayırsever Devoğlu Mustafa tarafından İlkel de olsa bir “dönme dolap”/“çark” yapılarak ve arklar-kanallar açılarak, Çark suyu Orta Camii çeşmesine ve Adapazarı’na içme suyu olarak taşınır.
- Görsel yok
12
Kuzuluk Orman İÇİ Dinlenme Yeri
Akyazı, Sakarya
Adapazarı-Akyazı-Mudurnu yolu üzerinde, Akyazı’ya 8 kilometre, Adapazarı’na 34 kilometre uzaklıktadır. 11,85 hektar alana sahiptir. 1996 yılında tesis edilmiştir. Sahada; kır gazinosu, tuvalet, çeşme, giriş kontrol kulübesi, çocuk oyun alanı gibi düzenlemeler mevcuttur. Kayın ve meşe ormanıyla kaplı orman içi dinlenme yerinin gelişim planı mevcuttur. Sakarya Gezilecek Yerler Adres: Akyazı - Sakarya

13
Tarihi Uğurlu Köyü Yeni Meze Cami
Akçakoca, Düzce
<p>Akçakoca’ya 16km.mesafede bulunan Uğurlu Köyünde bulunmaktadır. Taş işçiliğinin güzel bir örneği olan cami 1885 yılında inşa edilmiştir. İçinde Osmanlılardan kalma yazıların bulunduğu camii ilin önemli değerlerindendir.</p>
- Görsel yok
14
Sarıyayla Şelalesi
Akçakoca, Düzce
Aktaş Şelalesi, Akçakoca şehir merkezine 11km. mesafede, Aktaş Köyü sınırları içerisindedir. Doğası, çevresindeki zengin bitki örtüsü ile Akçakoca’nın görülmeye değer doğal güzelliklerindendir. Bölgeye deniz turizmi için gelen turistlerin yeni keşfetmeye başladığı yerlerden biri olan Aktaş Şelalesi, 50mt.yüksekten düşen suyun sesi ve etrafını saran yeşillikler arasında trekking, Foto-Safari gibi doğa sporları için oldukça uygundur.
- Görsel yok
15
Saz Köy
Kaynaşlı, Düzce
Geleneksel yaşam tarzıyla alternatif tatil arayanlar ve köy hayatı tecrübe etmek isteyenler için köy içinde bulunan ve Abhaz Kültür geleneğine göre yapılmış 90 yıllık Tekir Köy Evi konaklamak isteyenler için hizmet veriyor.Doğası ve bahçesinde bulunan çiftlik hayvanları, kışın yanan odun sobası, şömine başında yenen akşam yemekleri ve otantik havası ile gelenlerin beğenisini kazanıyor.

16
Hayreddin-i Tokadı Türbesi
Bolu Merkez, Bolu
<p>Bolu şehir merkezinin 13 km. batısında, Elmalık Köyü sınırları içinde Abant yolu kavşağından 4 km. mesafede kuzey tarafta, kendi adı ile anılan bir tepe üzerinde, ormanlık alan içinde bulunmaktadır. Halvetiyye tarikatı mensubu Hayrettin-i Tokadi ve müritlerine ait mezarlar beton çerçeve içine alınmıştır. 1524 tarihinde vefat eden Hayrettin-i Tokadi’ ye ait mezar demir kafes içerisinde yer almaktadır. Mezar taşları mermerden ve yeni yapımdır.</p>

17
Bolu Müzesi
Bolu Merkez, Bolu
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ait Kültür Merkezinde bulunan müzede 2018 yılı itibariyle 3351 adet arkeolojik eser, 1627 adet etnografik eser ve 12105 adette sikke olmak üzere toplam 17083 adet eser bulunmaktadır. Kültür Merkezi binasının giriş katında yer alan Müze; arkeoloji salonu ve etnoğrafya salonu olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır. ARKEOLOJİ SALONU: Müzenin giriş katında yer alan Arkeoloji salonunda Neolitik, Eski Tunç, Frig, Urartu, Lydia, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait mermer, cam, maden ve pişmiş toprak eserler kronolojik olarak sergilenmektedir. Bu eserler arasında bulunan ve MÖ 2000 yıllarına tarihlenen Seben-Korucuk Köyü buluntuları; MÖ 1000 yıllarına ait Değirmenözü Köyü eserleri; Helenistik döneme ait Göynük-Susuzkınık Köyü buluntuları; Seben-Çeltikdere Köyünde ele geçirilen sağlık tanrısı Asklepios, kızı Hygeia ve yardımcısı Telesphoros Heykelcikleri ile Bolu İli-Merkez İlçede açığa çıkarılan Roma Dönemine ait Herakles Heykeli, Ülkemizdeki tek örnek olan kristalli beyaz mermerden yapılmış kült heykeli başı, Hermes Propylaios Büstü, Nymphe Heykeli ve Gladyatör Mezar Steli Bolu arkeolojisi bakımından büyük öneme sahip eserlerdir. Claudiopolis (Bolu) antik kenti nekropolünde (mezar alanı) Müzemizce yapılan kurtarma kazısında açığa çıkarılan Roma Dönemine bir tuğla mezar örneği de iskelet ve mezar hediyeleri ile birlikte arkeoloji salonunda sergilenen eserler arasında yer almaktadır. Arkeoloji salonunda altın-gümüş ve bronz sikkelerden oluşan zengin bir sikke koleksiyonu mevcuttur. İki ayrı bölüm halinde sergilenen sikkelerin ilk grubunda Grek şehir ve krallık sikkeleri ile Roma ve Bizans İmparatorlarına ait sikkeler sergilenmektedir. İslami sikkeler bölümünde ise Emevi, Artuklu, Selçuklu, İlhanlı, Osmanlı vb. İslami kültürlere ait sikke örnekleri yer almaktadır. Bu bölümde 3 ayrı grup halinde sergilenen Osmanlı defineleri sikke bölümünün en dikkat çekici eserlerindendir. ETNOGRAFYA SALONU: Müzenin ikinci katında yer alan Etnografya salonunda 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen yakın geçmişte günlük hayatta kullanılan etnoğrafik eserler; konu birliği oluşturan vitrinlerde, yöresel özellikler göz önünde bulundurularak ziyarete sunulmuştur. Bu eserler arasında silah koleksiyonu, dini eserler, takılar, Mudurnu yöresi oya örnekleri, gündelik yaşama ait madeni eserler, işleme ve dokumalar ile kıyafetler bulunmaktadır. Etnografya salonunun bir bölümünde geleneksel bir Bolu Evine ait mutfak ve oturma odası ile ayrı bir vitrinde de Bolu’da Kına Gecesi tasarımı yapılmıştır. MÜZE BAHÇESİ: Müze envanterine kayıtlı büyük boyutlu taş ve pişmiş toprak eserler Müze bahçesinde sergilenmektedir. Bahçede sergilenen eserler Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine aittir. Bu eserler arasında Roma dönemine ait lahitler, mezar stelleri, heykel kaideleri, sütunlar, sütun kaideleri, sütun başlıkları, friz, arşitrav vb. mimari elemanlar; Bizans dönemine ait vaftiz teknesi vb. mimari parçalar; Osmanlı dönemine ait kitabeli mezar taşları bulunmaktadır. Müzemiz tarafından yapılan kurtarma kazılarında açığa çıkarılan Roma dönemi mezarları ve lahitleri ile Osmanlı dönemi mezar taşları, Müze bahçesinde gruplar halinde Türkçe ve İngilizce açıklamalarının yer aldığı panolarıyla birlikte halkımızın ziyaretine sunulmuştur. Kaynak: Bolu Müze Md.lüğü Arşivi.

18
İmaret Cami
Bolu Merkez, Bolu
<p>Vakıf kayıtlarına göre Kızıl Ahmed Bey soyundan Şemsi Ahmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırıldığı anlaşılan cami, zaman içerisinde gördüğü onarımlarla orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.</p>

19
Aktaş Cami
Bolu Merkez, Bolu
<p>Dikdörtgen planlı ve düz ahşap tavanlı caminin son cemaat yeri kapalıdır. Ahşap korkuluklu ve kafesli kadınlar mahfili mevcuttur. Girişin sağında müezzin mahfili bulunmaktadır. Mukarnaslı bir mihrabı ve ahşap mimberi vardır. Camide, ahşap söveli, dikdörtgen formlu pencereler kullanılmıştır. Caminin sol cephesine bitişik bir türbe ve kuzeyinde şadırvan yer almaktadır. Dıştan kırma çatı ile örtülüdür. Geniş ahşap saçaklıdır.</p>
- Görsel yok
20
Gölcük Tabiat Parkı
Bolu Merkez, Bolu
Bolu'nun 13 km. güneyinde suni olarak yapılmış bir set gölüdür. Etrafı çam ve köknar ağaçları ile kaplı gölün her mevsim görüntüsü muhteşemdir. Göl ve etrafı “Orman İçi Dinlenme Yeri” olarak Milli Parklarca koruma altındadır. Çok şirin ve küçük olan bu göl çevresine araçla girilmemektedir. Yıl boyunca gezmek, görmek, dinlenmek, fotoğraf çekmek ve piknik yapmak amacıyla ziyaretçi akınına uğrayan Gölcük Tabiat Parkı, İlimizin en önemli turistik merkezlerinden biridir.

21
Asar Kalesi
Gerede, Bolu
<p>Göynük İlçesi, Cuma Mahallesindedir. Fatih Sultan Mehmet’in hocası, İstanbul’un manevi Fatihi ve büyük ilim adamı Akşemseddin, 1459 tarihinde vefat ettikten sonra H. 864 / M. 1464 yılında türbesi inşa edilmiştir. Türbe içersinde Akşemseddin ve oğullarının sandukaları bulunmaktadır.</p>

22
Hadrianopolis Antik Kenti
Eskipazar, Karabük
<p>Antik kent Roma döneminde 4. yüzyılda kurulmuştur. Ankara-Karabük yolu üzerinde bulunan Eskipazar merkezine 3 km uzaklıkta bulunan Hacı Ahmetler Köyü'ndeki asfalt yol ile ulaşım sağlanmaktadır. Antik şehirde çok sayıda mermer sütun ve sütun başlıkları, kiliseler, surlar, su sarnıçları, kaya mezarları, Roma hamamı, gözyaşı şişeleri, tüneller, erzak ve şarap mahsenleri vardır. Kazı çalışmaları sırasında zemini mozaik hayvan, kuş gibi resimlerle süslenmiş bir kilise çıkartılmıştır</p>

23
Hadrianapolis Antik Kenti
Eskipazar, Karabük
“Paphlagonia Hadrianapolis’i” olarak adlandırılan yer bugün Karabük İli, Eskipazar İlçe Merkezi'nin 3 kilometre batısında ‘Viranşehir’ olarak adlandırılan mevki ve çevresindeki arazi üzerinde dağınık bir şekilde bulunmaktadır. Hadrianapolis Antik Kenti ise Budaklar, Büyükyaylalar, Çaylı ve Beytarla köylerini kapsamaktadır. Budaklar Köyü, Hacı Ahmetler Mahallesi’nde kentin kalıntıları yoğunlaşmaktadır ve bu mevki Viranşehir olarak adlandırılmaktadır. Kuzeybatı Anadolu’nun klasik antik çağlardaki sosyo-ekonomik yapısı, kültür tarihi ve arkeolojisi üzerine bugüne değin çok durulmamıştır. Bu yüzden Hadrianapolis Kenti kalıntıları da fazla tanınmamaktadır. Gerçek anlamda kentte birden fazla merkez vardır. Bunlardan birinde Roma kalıntıları yoğunlaşmaktadır. Bu alan bir kaya yüzüne işlenmiş aedicula’sı bulunan bir kutsal alandır. Bunun dışında kentin Roma Dönemi mimari kalıntıları sınırlıdır. Erken Bizans Dönemi kalıntıları ise yoğundur. Kent içinde üç adet Erken Bizans kilise kalıntısı vardır. Bunlardan ikisi kaçak kazılar sonucu açılmıştır. Bunun dışında bir sarnıç kalıntısı hala tonozları ile ayaktadır. Kentin Roma ve Bizans dönemi mimari dokusuna ait bloklar devşirme olarak ilçenin çeşitli yerlerinde kullanılmıştır. Proje kapsamında bu devşirme malzemenin tümünün yerlerinin saptanması, harita üzerinde işaretlenmesi, belgelenmesi ve korumaya alınması gerekmektedir. Antik yerleşim özellikle üç adet kilise kalıntısının bulunduğu alanda yoğunlaşmaktadır. Bu kiliselerin tamamı İS 6'ncı yüzyıla aittirler. En erken kilise olarak hemen Eskipazar’ın 2 kilometre batısında kent çıkışında, bir mevki üzerinde inşa edilmiştir. 2003 tarihinden itibaren yapılan çalışmalarda 15 x 23.5 metre ebatlarındaki kilisede dört önemli mozaik bulunmuştur. Kadın, erkek, hayvan ve meyve figürlerinin yer aldığı mozaiklerin önemli bir özelliği üzerlerinde Hıristiyan inancına göre cennetteki dört nehir “Phison”, “Geon”, “Euphrates” (Fırat) ve “Tigris” (Dicle)’in personifikasyonun ve adlarının yer almasıdır. Bu tür bir kompozisyona Anadolu’da henüz rastlanılmamıştır. Kilise tabanındaki mozaikli alan içinde yine bir de adak yazıtı bulunmaktadır. Bu yazıtta “Sadık saray muhafızı Himerios ile pek onurlu ve değerli Valentina'nın adağıdır” ibaresi geçmektedir. Himerios adı üstüne yapılan çalışma sonucunda bu ismin bir “Skholarios”, yani bir İmparatorluk muhafızı olduğunu ve bu ismin filolojik ve prosografik olarak yalnızca İ S 6'ncı yüzyılda görüldüğü fark edilmiştir. Ayrıca Himerios ile Valentina evli olduğu düşünülmektedir. Yalnız bu mozaik yazıtında bir verbum yoktur, bu da yazıtın devamının bir yerlerde olabileceğini düşündürmektedir. Mozaikler 2003 yılında, hava koşullarından etkilenmemeleri için geçici olarak özel bir örtüyle kapatılmıştır. Kilisede yapılan ayrıntılı incelemelerde fark edilen diğer bir husus, atrium duvarının en alt taş sırasındaki taşlardan ikisinin dış yüzünde en az 10 satırlık Yunanca yazıtın varlığıdır. Bu yazıt "damnatia memorae" şeklinde kazınmış olsa da yazılar halen seçilebilmektedir. Ayrıca kilise giriş kapısında tabana gömülü tabula ansata şeklinde bir yazıtta ‘Burada anısı azizler arasında yer alan Iordannes yatıyor’ ibaresi bulunan mermer bir yazıt mevcuttur. Karabük Gezilecek Yerler Adres: Budaklar Köyü / ESKİPAZAR KARABÜK

24
Sakaeli Kaya Mezarları Ve Peri Bacaları
Orta, Çankırı
Genel olarak Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğu tahmin edilen Sakaeli Kaya Mezarları, köyün sırtını yasladığı tepenin güneyde dik inen yamaçlarında yer almaktadır. Çakıl taşlı tortul kaya özelliği taşıyan tepenin yüzeyindeki oyukların yere yakın olanları köy halkı tarafından önü kapatılmak suretiyle değişik maksatlarla kullanılmaktadır. Çeşitli yükseklik ve genişlikteki oyuklar; tek, birbirine geçişli, basamakla inilen iki odalı bölmeli, aydınlatma pencereli özellikler göstermektedir. Kare, dikdörtgen planlı, düz kubbe ve semerdam tavanlıdırlar. Duvarlara açılmış küçüklü büyüklü nişler mezar odası ve ikamet amaçlı olarak kullanılmıştır. Bir kısmının girişleri kemerli ve içlerinde ölü sedirleri mevcuttur. 1.5 x 1.5 ile 10.0 x 10.0 metre arasında değişen taban ölçüleri, 2-3.5 metre arasında değişen tavan yüksekliklerine sahiptirler. Oyuklar arasında 27 basamakla inilen bir sulu in bulunmaktadır Devrez Çayı'nın akıntısı istikametinde köye 2 kilometre mesafedeki Gelin Kayası Mevkii'nde peri bacası oluşumları ve aralarındaki kaya mezarları ilginç görünümler oluşturmaktadır. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: Sakaeli Köyü, Orta/ÇANKIRI
- Görsel yok
25
Çavundur Termal Kaynağı
Atkaracalar, Çankırı
Alanda Çankırı İl Özel İdaresince yaptırılan ve özel sektör tarafından işletilen 300 yataklı modern bir tesis ile belde belediyesi tarafından işletilen iki havuzlu ve 115 yataklı konaklama tesisinin yanı sıra bir de pansiyon bulunmaktadır. Su, doğal sıcaklığı nedeniyle tüm ağrılı hastalıklarda, Alkalik özelliğine bağlı olarak içme kürleri şeklinde, sodyum iyonu içermesi nedeniyle de üst solunum yolları inhalasyon-aerosol tedavisinde kullanılmaktadır.

26
İndağı Kaya Mezarları
Ilgaz, Çankırı
Bölgedeki anıtsal yapılar Devrez Çayı'nın güneyinde ve Çankırı-Kastamonu yolunun solunda kayalık, yüksekçe bir tepenin doğuya bakan yamaçlarındadır. Burada çok sayıda ve insan eliyle oyulmuş mağaralar, kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen tapınak ve amacı tam olarak bilinemeyen oyuklar bulunmaktadır. Mezarların dini törenlerin yapıldığı ve muhtemelen höyükle bağlantılı kutsal kabul edilen mekanlardan olduğu tahmin edilmektedir. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: İnköy, Ilgaz/ÇANKIRI

27
Koca Meşe
Yapraklı, Çankırı
İl merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Yapraklı İlçesi'ne bağlı Karacaözü Köyü'nde bulunan ve koruma altına alınan meşe ağacının 550 yaşında olduğu ve dünyanın en yaşlı meşeleri arasında sayıldığı bilinmektedir. Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2024 Bölgede ayrıca Merkez Müflis Tepesi mevkiinde Çınar Ağacı, Orta İlçesi'nde Paşasultan, Eldivan’da Türbe ve Gedene Çamları ile Kaba Meşe, Çerkeş’te Dokuzkardeşler Çamları ile Ilgaz’da bir ulu çam anıt ağaç olarak tescillidir. Çankırı Gezilecek Yerler Adres: Karacaözü Köyü / ÇANKIRI
- Görsel yok
28
Ilgaz Doruk Mevkii
Ilgaz, Çankırı
Doruk Mevkii, tabii güzelliği ve yaban hayatının zenginliği yanı sıra, kış sporları imkanlarıyla özellikle kış döneminde yoğun ziyaretçi çekmektedir. Kayakçılar için pistler ve mekanik tesisler mevcuttur. Kastamonu'ya ait kuzey yamaçlarda mekanik tesisler ve pistler ile konaklama imkanları da mevcut olup ziyaretçiler her iki yamaçtan da yararlanabilmektedir.

29
Ilgaz Kiş Sporları Turizm Merkezi
Kastamonu merkez, Kastamonu
İl kuzeyden Küre (İsfendiyar) Dağları, güneyden Ilgaz Dağı ile çevrelenmiş olduğundan, kış mevsiminde bol kar almaktadır. Gerek arazi özellikleri, gerek bol kar yağışı almasından dolayı kış turizmi için çok rağbet görmektedir. Büyük bölümü Kastamonu İli sınırları içinde kalmak üzere Çankırı İl sınırlarına da girmektedir. Kastamonu – Ankara karayolu güzergahındadır. Tesisler kesimi anayola 1.5 km mesafede kalmaktadır. Ilgaz Dağı üzerinde bulunmaktadır. Kastamonu İl Merkezine 40 km mesafededir. Tabii Özellikleri : Ilgaz Dağının 1050-2000 m arasında yükseklikte bulunmaktadır. Ilgaz Dağı Milli Parkı sınırları içindedir. Kurulduğu açık alanın toplam uzunluğu takribi 1500 m, genişliği 100 m civarındadır. Çevresi köknar, çam ormanlı ile örtülüdür. Aynı zamanda piknik, avcılık, safari, yürüyüş gibi çok çeşitli turizm imkanları da bulunmaktadır. Konaklama ve Mekanik Tesisler : Kayak merkezinde 800 m ve 1500 m uzunluğunda iki adet kayak pisti bulunmaktadır. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ne ait 1 adet çift oturaklı telesiyej tesisi çalışmaktadır. Üst istasyonu 1995 m, alt istasyonu1850 m. irtifada dır. Tesisin uzunluğu 693 m, kapasitesi ise 688 kişi / saattir. Ayrıca 1 adet teleksi tesisi mevcuttur Hat boyu 950 m, kapasitesi ise 800/1000 kişi saattir. Telesiyej alt istasyonu yakınında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait 1 tesis ile 1 adet özel teşebbüs konaklama tesisi bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yapımına başlanan özel teşebbüs tatil köyünün bir bölümü hizmete açılmıştır. Ayrıca Ankara Üniversitesine ait Ilgaz Tesislerinde resmi ve sivil ziyaretçilere hizmet vermektedir. Sağlık ihtiyaçları için, sezon sırasında ambulans ve sağlık ekibi görevlileri bulunmaktadır. Telefon ve GSM haberleşmesi kesintisiz sürmektedir. Kastamonu – Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.
- Görsel yok
30
Oğuz Köyü Cami
Kargı, Çorum
Kargı ilçesi Oğuz Köyü’nde bulunan bu caminin kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Ancak yapı üslubundan 16.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.Osmanlı mimarisindeki tek kubbeli camile gurubundan olup önünde bir son cemaat yeri vardır. İbadet mekanı üç tonozlu yarım kubbenin desteklediği merkezi bir kubbe ile örtülmüştür.
- Görsel yok
31
Kizilcaoluk Şelalesi
Taşköprü, Kastamonu
Kargı ilçesi Başköy yakınlarında bulunan Kızılcaoluk Şelalesi, sonbaharda bir renk cümbüşünü andıran görüntülere sahne olurken, kimi zaman da sis bulutunun altında gizemli bir atmosfere bürünüyor. Kargı Tatil Köyü’nün yakınlarındaki şelale, dinginliği arayanların mekanı.
- Görsel yok
32
Hacıhamza Kalesi
Kargı, Çorum
Hacıhamza Beldesindeki İncesu Deresi’nin kuzeyinde yer alan kale yamuk planlıdır. Şeriye Sicil kayıtlarında III. Ahmet tarafından 1723 yılında yapıldığı anlaşılan kale, 1940’lı yıllara kadar kasaba halkını içinde barındırmıştır.

33
Hamamözü Arkutbey Kaplıcaları
Laçin, Çorum
Hamamözü Arkutbey Kaplıcaları'nın tarihi kesin olarak bilinmese de Antik Çağ'dan bu yana kullanılan küçük bir hamam ve havuz bulunmaktadır. Bugünkü adını Şelçuklu Arkut Bey’den almıştır. Sıcaklığı 42,5 °C civarında olan kaplıca suyunun kronik ağrılı romatizmal hastalıklara, sinir sistemi hastalıklarına, beyin çarpması sonucu oluşan felç ile çocuk felci sonrasında, kalp-damar ve tansiyon rahatsızlıklarında, ruhsal bozukluklarda, bel fıtığı veya siyatik sorunlarında, kadın hastalıklarında, hormon düzensizliğinde, cilt hastalıkları ve kepeklenmede yararlı özellikleri olduğu bilinmektedir. Hamamözü Arkutbey Kaplıcalarına Nasıl Gidilir? Amasya’ya 90 kilometre mesafedeki Hamamözü ilçe merkezinde, Laçin yolu üzerindedir. Ulaşımı Hamamözü belediyesi araçları tarafından sağlanmaktadır. Amasya Gezilecek Yerler Adres: Köprübaşı, Kaplıca Sk. No:19, 05720 Hamamözü/Amasya

34
Maden Camii
Gümüşhacıköy, Amasya
Gümüşhacıköy ilçesi Gümüş Kasabası'nın Maden Mahallesi’nde bulunan caminin orijinal hali 19'uncu yüzyılın ortalarında burada inşa edilmiş bir kilisedir. 1928 yılında Batı Trakya’dan buraya göç edenlerce orijinal yapısı korunarak camiye çevrilmiştir. Dikdörtgen planlı caminin cephe duvarlarının köşeleri silme taş, beden duvarları normal taş örgülüdür. İç mekan batıdan doğuya uzanan ve üstleri tonozla örtülü üç sahından oluşur. Kilisenin orijinal halinde yapının doğu cephesinde bulunan apsis kısmı yıkılmış ve düz duvar biçiminde kapatılmıştır. Güney duvarındaki mihrap nişi ise sonradan açılmıştır. İç mekanın en dikkat çeken yanlarından biri minber, vaaz kürsüsü ve mahfil bölümlerinde kullanılan ahşap işleridir. Bunlar kiliseden kalma orijinal ahşap işleme ve süslemelerdir. Caminin tavanında, önceleri üzerleri badanayla kapatılmış olan ancak sonraki restorasyonlarda badananın temizlenmesiyle ortaya çıkartılan Hz. İsa ve dört havarisi Matta, Markos, Yuka ve Yuhanna’ya ait figürler bulunur. Özellikle Hıristiyan ziyaretçilerin oldukça ilgisini çeken bu figürler, cami tavanına yapılan açılır kapanır bir sistem sayesinde sergilenebilmektedir. Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Amasya Gezilecek Yerler Adres: Tekke, 05700 Gümüşhacıköy/Amasya

35
Gümüşhaciköy Bedesteni Ve Saat Kulesi
Gümüşhacıköy, Amasya
Amasya şehir merkezinde, Hacıyahya Mahallesi’nde bulunan bedesten, 1660 yılında kendi adına yapılmış olan caminin yanına bir de külliye yapılmasını isteyen Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapıldığı zamanda bir kervansaray ve bir bedestenden oluşan bu külliyenin kervansaray kısmı zaman içinde yıkılmış, bedesten kısmı ise önemli onarımlardan geçerek günümüze ulaşabilmiştir. Uzun bir diktörgen şeklindeki bedestenin dört kapısı bulunur. Bedesten asıl olarak, batı ve doğu kapıları arasında uzanan yaklaşık 80 metre uzunluğunda ve 3,5 metre genişliğindeki bir koridor ve bu koridorun etrafına dizilmiş dükkanların yer aldığı arastadan oluşmaktadır. Kırmızı-beyaz renkli kesme taşlardan yapılmış geniş ve derin kemerli kapılardan sadece kuzey kapısı orijinal halini koruyarak günümüze ulaşmıştır. Koridorun iki kenarında dizilmiş dükkanların üst kısımları da sivri kemerlidir ve araları payandalarla süslüdür. Bedestenin Ekin Pazarı meydanına bakan doğu kapısı üzerinde yine kesme taştan yapılmış daire şeklinde bir saat kulesi bulunur. Bedestenin genel bir onarımının yapıldığı 1900 yılında Yanyalı Mustafa Paşa’nın oğlu Ali Rıza Bey tarafından yaptırılan orijinal saat kulesi zaman içinde yıkıldığından bu kule daha sonraki bir zamanda tekrar yapılmıştır. Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Amasya Gezilecek Yerler Adres: Saray, 05700 Gümüşhacıköy/Amasya

36
Çelebi Mehmet Medresesi
Merzifon, Amasya
Çelebi Mehmet Medresesi, Çelebi Mehmet tarafından 1414 yılında Ebubekir Mehmet Bin Hamza’ya yaptırılmıştır. Selçuklu medreseleri planındadır. Kare planlı, dört eyvanlı, açık avlulu medreseye doğusundaki anıtsal kapıdan girilir. Üzerinde tek satır ve üç bölümden oluşan kitabenin bulunduğu giriş renkli kesme taş ve mermer kullanılarak süslenmiştir. Kırmızı ve beyaz renkte kesme taş dizileriyle bezenmiş eyvan biçimli taç kapı, yapının en göz alıcı yerlerinden biridir. Eyvanın her iki yanında sivri kemerli geniş bölmeler bulunur. Tavan, sekiz köşeli yıldızlarla bezenmiştir. Oyma tekniği ile yapılan ve türünün en güzel örneklerinden biri olan ahşap kapının orijinali halen Ankara Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir. Moloz taş ve tuğla malzemeyle inşa edilmiş medresenin geniş avlusunun üç tarafında dershaneler bulunur. Eyvanlı ana dershanelerin üzeri kubbeyle örtülüdür. Eyvanların her iki yanında üzerleri tonoz örtülü birer revak yer alır. Tümünün kemerleri kırmızı-beyaz taşla yapılmıştır. Medrese girişinin üzerinde tuğladan yapılmış silindirik gövdeli bir saat kulesi bulunur. Bu kule medreseye 1865 yılında Amasya Valisi Ziya Paşa tarafından ilave ettirilmiştir. Minareye benzeyen kulenin silindirik kısmında üç çember görülür. Bunların üzerinde şerefeye benzer bir gezmelik vardır. Kulenin bundan sonraki kısmı köşelidir. Gezmeliğin hemen üzerindeyse dört yöne bakan saat kadranları bulunur. Kadranların üzerindeki ikinci katta saatin çanı yer alır. Çanın sesinin daha rahat duyulabilmesi için bu kısmın dört yanına yuvarlak kemerli küçük pencereler açılmıştır. Kulenin üstü kubbeyle örtülüdür. Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Amasya Gezilecek Yerler Adres: Amasya, Merzifon, Camicedit Mahallesi

37
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii
Merzifon, Amasya
Osmanlı sadrazamlarından Kara Mustafa Paşa tarafından 1666 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin dış duvarları tümüyle düzgün kesme taştan örülmüştür. Sivri kemerlerle bağlı dört sütunun oluşturduğu üç gözlü, tavanı ahşap kaplı bir son cemaatyeri bulunur. İbadet mekanının üzeri büyükçe bir kubbe ile örtülüdür. İç kısmı 19'uncu yüzyıl özelliği gösteren kalem işleri ile süslü olan kubbenin sekizgen kasnağının köşe boşlukları yine sekizgen ağırlık kuleleri ile desteklenmiş ve estetik açıdan bir bütünlük sağlanmıştır. Fotoğraf: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Cami, kubbe kasnağının her yüzündeki ikişer küçük pencere ve beden duvarlarındaki üçü altta üçü üstte olmak üzere altışar pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin en dikkat çekici yanlarından biri de avludaki şadırvanıdır. 19'uncu yüzyılda yapıldığı düşünülen şadırvan temel olarak ahşap yapılıdır. Sivri bakır külahını sekiz ahşap sütun taşır. Fotoğraf: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Şadırvanın asıl özelliği ise tavanındaki kalemişi süslemelerdir. Zileli Emin’in bu süslemeleri 1875 yılında yaptığı, süslemeler arasına düştüğü tarih ve isimden anlaşılmaktadır. Süslemelerde üç yerin resmedildiğine inanılır. İlki İstanbul’dur. Resim dikkatle incelendiğinde Galata ve Bayezid Kuleleri arası, Haliç ve Galata Köprüsü, Sultanahmet, Ayasofya ve Süleymaniye Camileri ve Çemberlitaş seçilebilmektedir. Fotoğraf: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Tavan süslemelerinin ikinci sahnesi Amasya’ya benzetilir. Sahnede kale, nehirdeki su değirmenleri ve Bayezit Camii’ne benzer yapılar görülebilmektedir. Üçüncü sahnenin ise Viyana şehri önlerindeki Osmanlı ordusunu tasvir ettiği düşünülür. Zamanın anlayışı gereği insanın resmedilmediği sahnede patlayan top ve silahların yanında çadırlar görülmektedir. Altan resmi sınırlandıran kubbe eteğindeki dikdörtgen uçları ovalleşen kademeli düğümle sonuçlanan altı adet kartuş kuşaklar içerisinde; siyah zemin üzerine çağla rengi bitkisel motiflerin dolgu olarak kullanıldığı Arapça sülüs hatla yazılmış Hadis-i Şerif; “accilûbi’ssalâtikable’l fevt ve accilûbi’ttevbetikable’l mevt” “vakit geçmeden namazda, ölüm gelmeden tövbede acele edin”altı adet kartuş şeklinde yazı dolanmaktadır. Cami avlusunun Taşhan tarafındaki girişi de yine görülmeğe değerdir. Üzerinde küçük bir odacığı bulunan derin kemerli girişin kemeri renkli taşlardan örülmüştür. Avluda çapları yaklaşık 3 metre olan iki de yaşlı çınar bulunur. Amasya Gezilecek Yerler Kaynak: Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Gazimahbup, Çarşı Sk., 05300 Merzifon/Amasya

38
Yedikir Baraj Gölü
Suluova, Amasya
Yedikır Baraj Gölü ya da diğer adıyla Yedikuğular Kuş Cenneti Suluova ilçe sınırları içinde Amasya il merkezine 35 kilometre, Suluova’ya 8 kmilometre Merzifon’a ise 12 kilometre uzaklıktadır. Yedikır Barajı Yaban Hayatı Koruma Sahası yaklaşık 900 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Sahanın 600 hektar kadarını göl oluşturur. Geri kalan kısmı, içinde sosyal tesisler ve piknik alanlarını barındıran sazlık ve ağaçlandırma alanıdır. 1985 yılında tamamlanan baraj gölünün kısa bir süre içerisinde pek çok kuşun konaklama alanı haline gelmesiyle Yedikır 1989 yılında Yaban Hayatını Koruma Sahası ve SİT alanı ilan edilmiştir. Barındırdığı kuşlar ve yaban hayvanları bakımından oldukça zengin olan bölge Türkiye’de “Önemli Kuş Alanı” statüsüne sahip yerlerden biridir. Bazı kaynaklara göre 100’den fazla kuş türünün yaşadığı Yedikuğular Kuş Cenneti’nde görülebilen kuşların bazıları küçük batağan, bahri, karabatak, gribalıkçıl, büyükbalıkçıl, küçükbalıkçıl, sakarca, boz kaz, angıt, fiyu, boz ördek, çamurcun, yeşilbaş, kılkuyruk, elmabaş patka, büyük tarakdiş, sakarmeke, kervan çulluğu, büyük karabaş martı, karabaş martı ve turnadır. Baraj gölünün çevresi tüm doğal güzelliği korunarak, bazı sosyal tesisleri de barındıracak biçimde gezi ve piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Bahar ve yaz ayları boyunca bölgede yaşayanların ve Amasya’da ziyaret amaçlı bulunanların uğrak yeri haline gelen Yedikır, etrafındaki yürüyüş parkurları, basketbol ve tenis kortu gibi sportif seçenekleri ve piknik alanlarıyla size doğanın tam kalbinde keyifli vakit geçirebileceğiniz bir gün sunar. Göl çevresi, amatör olta balıkçılığı yapmak isteyenler için de vazgeçilmezdir. Amasya gezilecek yerler Adres: Yedikır Barajı, Suluova Amasya
- Görsel yok
39
Sivrikese Cami
Havza, Samsun
<p>Havza’nın Sivrikese Köyü’nde, köyün ismi ile anılan bu cami 1903 tarihinde Ali Osman Ağa tarafından Todor Usta’ya yaptırılmıştır. Bahçe içindeki cami, kare planlı, düzgün olmayan kesme taşlarla inşa edilmişdir</p>

40
Yaşar Doğu Müze Evi
Kavak, Samsun
Milli Güreşçi Yaşar Doğu’nun Emirli Mahallesi'nde yaşadığı ev restorasyon çalışmaları sonrasında müze olarak turizme kazandırılmıştır. Dünya ve olimpiyat şampiyonu Yaşar Doğu'ya ait kişisel eşyaların görülebileceği müze, Yaşar Doğu'nun hatırasını taçlandırmak ve yeni nesillere ilham vermek amacıyla tasarlanmıştır. Müzenin yanında yine Emirli Mahallesi'nde güreş alanı yapılmış olup her yıl geleneksel olarak güreş turnuvaları düzenlenmektedir. Yaşar Doğu Müze Evi ve Güreş Alanı 2017 yılında şampiyonun anısına organize edilen bir güreş müsabakası ile hizmete açılmıştır. Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Samsun Gezilecek Yerler Adres: Yaşar Doğu Mah. Bölge Parkı 101. Sok. No:15 Kavak/SAMSUN

41
Samsun Büyükşehir Belediyesi Binicilik Tesisleri
Atakum, Samsun
At sevgisi ve tutkusu Türk İnsanının genetik kodlarında saklıdır. İşte bu tutkuyu yaşayabilmek, günün sıkıntısından biraz da olsun kurtulabilmek ve hoşça vakit geçirebilmek için, Samsun Atakum İlçesi Büyükoyumca Mahallesi hudutları içinde her türlü donanımıyla Atlı Spor Tesisleri kurulmuştur. Tüm atlı sporların yapılabildiği ve engellilerin rehabilitasyonunda da kullanılan tam teşekküllü binicilik tesisidir. Samsun Atlı Spor Kulübü’nde, İngiliz, Arap, İran, Amerikan, Avusturya, ve Hollanda cinsi atlarla eğitim verilmektedir. İçerisinde açık ve kapalı manej, ısınma maneji, giriş ve güvenlik binası, ahır ve çevre çiti bulunan Atlı Binicilik Tesisi, artık atlı sporlara ilgi duyan tüm Samsunlular'ın ve çevre illerden gelen ziyaretçilerin hizmetindedir. Samsun Turizm Aktiviteleri

42
Sadi Tekkesi Kuvayi Milliye Müzesi
İlkadım, Samsun
Sadi Tekkesi Kuvâyi Milliye Müzesi 19 Mayıs 1919'da başlayan kurtuluş mücadelesinin ruhunu bugüne yansıtmaktadır. Milli Mücadele tarihinde önemli yeri olan Şeyh Sadi Tekkesi, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından 2013 yılında restore ederek Kuvâyi Milliye Müzesi haline getirilmiştir. Kurtuluş Savaşı kararına Anadolu’dan verilen ilk destek yerlerinden bir tanesi olan Sadi Tekkesi, bugün tüm hatıralarıyla birlikte dimdik ayakta durarak tarihe olan tanıklığını günümüze taşımaktadır. Tematik müze kompleksi, tekke binası, anıevi, diaromik (şehitler) müze, kantin ve tuvaletler ile farklı ebatlarda 5 adet avludan oluşmaktadır. İlk etapta Sadi Tekkesi tek başına bir müze olarak düşünülmüş ve restorasyonu tamamlanmışsa da daha sonra ortaya atılan farklı fikirlerle bir şehit ve gazi anıevi ile diaromik müzenin de olması gerektiği düşüncesi kabul görmüştür. Buna bağlı olarak, tekkenin karşısında yer alan bağdadi tarzındaki ev kamulaştırılmış ve restorasyonu tamamlanmıştır. Bu bina anı evi olarak düzenlenmiştir. Anı evinin güneybatısına ise diaromik alan inşa edilmiştir. Böylelikle geri kalan alanlar arazinin de vermiş olduğu zaruretle, farklı ebatlardan oluşan ve bir seki şekli görüntüsü veren avlularla doldurulmuştur. İçerisinde 7 adet balmumu heykel olan bina tematik bir müze olarak biçimlendirilmiştir. Samsun Gezilecek Yerler Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Selahiye Mahallesi, Çifte Hamam Cd. No:57, 55100 İlkadım/Samsun

43
Dündar Tepe / Öksürük Tepe
İlkadım, Samsun
<p>Samsun İlkadım İlçesi'nin 3 kilometre güneydoğusunda bulunan 15 metre yüksekliğindeki höyükte, Kalkolitik, Eski Tunç ve Hitit çağlarına ilişkin üç kültür katı vardır. Höyüğün tepesindeki en son yerleşme Eski Tunç Çağı’na aittir. Höyüğün eteklerinde Hitit yerleşmesine rastlanmıştır. Birinci kültür katında Kalkolitik döneme tarihlenen yapı kalıntıları, el yapımı seramik parçaları, pişmiş toprak ağırlıklar, çakmaktaşı bıçak vs. bulunmuştur. Höyüğün tepesinde ve eteklerindeki İkinci kültür katı Eski Tunç Çağı’na tarihlenmektedir. Yangınla sona eren bu katta dörtgen planlı ev ve ocak, koyu gri renkli, içi kırmızı ya da kahverengi kaplar, kemik eşyalar, pişmiş toprak ağırşaklar bulunmuştur. Höyüğün tepesi dışında eteklerinde Hitit Dönemi'ne tarihlenen üçüncü kültür katında üç yapı katı saptanmıştır. Birinci yapı katında taş temelli kerpiçten evler (MÖ 1500-1200), ikinci yapı katında taş temel kalıntıları (MÖ1500), üçüncü yapı katında çoğu boya astarlı, çarkta yapılmış ve iyi fırınlanmış seramik buluntuları, pişmiş toprak mühürler, hayvan heykelcikleri, kemik iğneler (MÖ1500’den önce) ele geçirilmiştir. Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Samsun Gezilecek Yerler Adres: Odunpazarı Mevkii İlkadım

44
Onur Anıti
İlkadım, Samsun
Samsun’un simgesi sayılan bronz Atatürk heykeli, Samsun halkı tarafından Avusturyalı heykeltıraş H. Kriphel’e yaptırılmıştır. Heykel bir Alman vapuruyla 15 Kasım 1931 tarihinde Samsun’a getirilmiştir. Vapurdan çıkarılan heykelle birlikte H. Kriphel ve Mayer isimli Viyanalı bir mühendis de Samsun’a gelmişlerdir. Gazi Heykeli’nin açılma töreni 15 Ocak 1932 Cuma günü büyük bir kalabalığın katılımıyla gerçekleşmiştir. Samsun’un Onur Anıtı olan bu heykelin kaidesiz yüksekliği 4.75 metre, kaideli 8.85 metredir. Büyük bir kaide üzerinde şahlanan bir at üstünde Atatürk, bütün heybeti ile görülmektedir. Gururlu bir anlatımla batıya ve çok uzaklara dikilen bakışları azim doludur. Şahlanan atın üzerinde dimdik bir vücut oturmaktadır. Bu oturuşta bir korkusuzluk ifade edilmektedir. Sert çelik bir kol kılıca uzanmıştır. Kaidenin yanlarında iki kabartma ve öteki yanlarında da yazılar vardır. Kabartmanın birinde, iskelede sandalın yanında mermi ve cephane taşıyan insanlar görülmektedir. Arkalarında bir de top arabasının bulunması, savaş anını canlandırdığını gösterir. Diğer kabartmanın ortasında Atatürk, tüm özellikleri ile dimdik, büyük bir zafer simgesi olarak durmaktadır. Başı halka dönük ve halk ile el eledir. Çevresi Türk Ulusu’nun yaşlısı, köylüsü, kentlisi ile doludur. Heykelin kaidesindeki yazılar ise şöyledir: a) Vatanda Milli Mücadeleye başlamak için Gazi, 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktı. b) Bu heykel, Samsun Vilayeti halkı tarafından 29 Ekim 1931 tarihinde dikildi. Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Samsun Gezilecek Yerler Adres: Cumhuriyet Caddesi Atatürk Parkı / İlkadım

45
Göğceli Camii
Çarşamba, Samsun
Anadolu yapı geleneğinin en güzel örneklerinden biri olan Göğceli Camii, Türkiye sınırları içinde ayakta kalabilen en eski ahşap camilerden biridir. İnşa kitabesi bulunmayan camiden alınan ahşap numuneler üzerinde yapılan testler sonucunda 1206 yılında inşa edildiği, önündeki revakın 1335 yılında eklendiği veya onarıldığı anlaşılmıştır. Yapı 2007 yılında kapsamlı bir restorasyon geçirmiştir. Fotoğraf: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Cami, ahşaptan yığma tekniğinde, köşeleri kurtboğazı geçmelerle duvar boyunca tek parça olarak uzatılan ahşap perdelerle inşa edilmiştir. Yapıda çivi kullanılmamış, dövme demir çivi yalnız direk başlarının kirişlere bağlantısında ve harim kısmında revak bölümlerine doğru uzanan merteklere yapılan eklerde kullanılmıştır. Fotoğraf: Gülcan Acar Tek katlı yapının üst üste yığma tekniğiyle yapılmış duvarlarını tek parça kalaslar oluşturur. Duvarlarda tek parça olarak kullanılan kalaslar yaklaşık 15-18 cm kalınlığında, 50-70 cm eninde ve yaklaşık 12-20m. uzunluğundadır. Ahşap cami taşınabilir özelliktedir. Duvarlarda, direklerde, direk başlarında, kirişlerde, merteklerde, mahya ışığı gibi yapının birçok yerinde karaağaç, dış budak, kestane gibi ağaçlar kullanılmıştır. Fotoğraf: Gülcan Acar Kök boyaları kullanılarak kalem işi ve renkli boyama şeklinde bitkisel formlar kullanılarak oluşturulan cami içerisindeki süslemeler hemen hemen her tahtada farklı motif ve kompozisyonlar ile oluşturulmuş, tekrar eden süslemelerden kaçınılmıştır. Fotoğraf: Gülcan Acar Harimde aşık, mertek ve direklerde aşı, çatı tahtalarında kök boyalarıyla yapılmış kalemiçi nakışlar görülmektedir. Camideki klasik motif ve kompozisyon düzeni nakışların erken Osmanlı Dönemi'nde başlayıp klasik devir sonundaki bir dönemde yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Caminin etrafındaki mezarlık Göğceli veya garipler mezarlığı olarak bilinmektedir. Fotoğraf: Gülcan Acar Kaynak: Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Can, Yılmaz (2004), Samsun Yöresinde Bulunan Ahşap Camiler Samsun Gezilecek Yerler Adres: Canlı, Mezarlık Cami, 55500 Çarşamba/Samsun
- Görsel yok
46
Çınarsuyu Mesire Yeri
Ünye, Ordu
Ünye İlçesi’ne 7 km uzaklıkta bulunan mesire yeri 11 hektarlık bir alan üzerine kurulmuştur. Mesire alanı içinde günübirlik kullanıma yönelik piknik alanları, büfe, fırın, çocuk oyun alanları bulunmaktadır
- Görsel yok
47
Saray Hamamı
Ünye, Ordu
Ünye İlçe merkezinde Kaledere mahallesinde bulunmaktadır. Dıştan dikdörtgen şeklindedir. Soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmektedir. Kesme taş ve yığma taştan yapılmıştır. Dış cephe yüzeyi, kubbeler ve pencere söveleri onarım görmüştür, halen kullanılmaktadır. Orjınali kilise olan yapı sonradan hamama dönüştürülmüştür.
- Görsel yok
48
Sayacabaşı Mesire Yeri
Ulubey, Ordu
Ordu- Sivas karayolu üzerinde, Ordu İl merkezine 27 km, Ulubey ilçe merkezine 7 km mesafede, Sayaca Köyü’nde toplam 6,4 hektarlık bir alan kaplayan, bir mesire yeridir. Yeme-İçme ve dinlenme tesisi mevcuttur.
- Görsel yok
49
Kültür Merkezi (Taşbaşı Kilisesi)
Altınordu, Ordu
Taşbaşı mahallesinde bulunan eski bir Rum Ortodoks kilisesi. 1853'te inşa edilen kilise 1937-1977 yılları arasında cezaevi olarak da kullanılmış, 1983 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. 2000 yılında kültür merkezine dönüştürülmüştür.
- Görsel yok
50
Eskipazar Hamamı
Altınordu, Ordu
Büyük Hamam: Soğuk, ılık ve sıcak olarak üç kısımdan oluşmaktadır. Hamamın dışı moloz taş, içi ise düzgün yontma taştan yapılmıştır. Örtüde kubbe ve tonoz kullanılmıştır. 16. yüzyıl eseridir. Küçük Hamam: Tek bir kare mekan ile su haznesinden oluşmaktadır. 18. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.
- Görsel yok
51
Tirilizade Beyler Konağı
Piraziz, Giresun
Tiralizade Hasan Bey Konağı, kasaba içinde tarihi açıdan en eski eser sayılır. Osmanlı Devleti’ nin son döneminde 1906-1908 yılları arasında yapılmış olan bu eser, konak yaşamının yansıtılması ve mimari özellikleri bakımından Karadeniz Bölgesi’nde eşine az rastlanır sivil mimarlık örneğidir.
- Görsel yok
52
Şeyh Keramettin Camii
Giresun, Giresun
Aynı adla anılan mahallede bulunan kagir camii daha önce Şeyh Keramettin adlı zat tarafından yeri vakfedilerek inşa ettirilen ahşap caminin yerinde yaptırılmıştır. Fakat camii zamanla yıkıldığından 1900 yılında Sarı Alemdarzade İzzet Kaptan'ın varisleri tarafından hayrat olarak yeniden yaptırılmıştır.
- Görsel yok
53
Kufa Kuyusu Suyu
Giresun, Giresun
Pontus devrinde ziyaretgah olarak kullanıldığı söylenen Kufa Kuyusu, Giresun kalesinin kuzeye bakan cephesinin eteklerindedir. Bizans devrinden kaldığı sanılmaktadır. Kuyunun ağız kısmı 2 m. uzunluğunda olup, 80 cm. genişliğinde kesme taşlardan örülmüştür. Söylentiye göre, bu su testilerle krallara gönderilir, onların türlü sıkıntılarına çare olurmuş.
- Görsel yok
54
Andoz Kalesi
Espiye, Giresun
Espiye İlçesi girişindeki Yağlıdere Deresi'nin kenarında, denize ve vadiye hakim doğal bir sivri tepe üzerinde yer almaktadır. M.Ö. 1300’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir. Etrafı surlarla çevrilidir. Duvarlar yer yer yıkılmıştır. Bazı kısımlarda kuleler mevcuttur.
- Görsel yok
55
Görele Paşaca Şelalesi
Şalpazarı, Trabzon
Giresun'un Görele İlçesi'ne bağlı Yeşildere ve Beşirli köyleri arasında yer almaktadır. Şelalenin içinde bulunduğu alan Tabiat Parkı ilan edilmiştir. Şelale, kendi başına bir şelale olmakla kalmamakta, düşüşünü tamamladıktan sonra, yüzlerce metre boyunca küçük çağlayanlar oluşturarak yoluna devam etmektedir. Kaynak: Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Giresun Gezilecek Yerler Adres: Yeşildere ve Beşirli Köyleri arası Görele/ Giresun

56
Eynesil Kalesi
Beşikdüzü, Trabzon
Kale, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 23.12.1994 tarih ve 2124 sayılı karar ile koruma altına alınmıştır. Eynesil İlçesinin 2 kilometre doğusunda kayalık bir yarımada üzerinde bulunan Eynesil Kalesi’nin yapım tarihi ve yaptıranı hakkında bilgi veren herhangi bir akademik kaynak mevcut değildir. Denizin mavisi ile buluşan Eynesil Kalesi'nin güncel kaynaklarda Romalılar'dan kalma olduğu belirtir. Kale, 2001 yılında tamamlanan çalışmalarla kısmen restore edilmiştir. Kalenin ortasında bulunan doğu-batı yönündeki duvar, kaleyi ikiye böler. Duvarın ortasında kalenin deniz tarafında kalen bölümüne geçiş veren yaklaşık iki metrelik bir açıklık vardır. Kalede su sarnıcı bulunmakta olup, eski kaynaklarda, kalede bir kilise’nin de bulunduğundan bahsedilir. Bu kaynaklara göre kilise, ortadaki açık alanın doğu tarafındaki kayalıklara bakmaktadır. Ancak günümüzde bahsedilen bu kiliseden hiçbir bir iz kalmamıştır. Önceki yıllarda yapılan restorasyon çalışması ile aslına uygun hale getirilen tarihi kale bugün eski görünümü ile ziyaretçilerini karşılamaktadır. Eynesil Kalesi’ne Nasıl Gidilir? Giresun, Trabzon Karayolu üzerinde bulunan Eynesil Kalesi, Eynesil İlçesi, Boztepe Mahallesi'nde bulunmakta olup, ulaşım sorunu yoktur. İle olan uzaklığı 81 kilometredir. Kaynak: Giresun İl Kültür Turizm Müdürlüğü Giresun Gezilecek Yerler Adres: Sakarya Mahallesi Eynesil / GİRESUN

57
Ayasofya Cami
Ortahisar, Trabzon
Ayasofya Cami 28 Haziran 2013 Cuma günü vakit namazının kılınmasıyla, 52 yıl sonra yeniden Müslümanların ibadetine açılmıştır .Bugün cami olan Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon İmparatorluğu krallarından 1. Manuel Komnenos zamanında (1238-1263) inşa edilmiştir. 1427 yılına tarihlenen çan kulesi kilisesinin batısında yer almaktadır. Kilisenin kuzeyinde bulunan üç apsisli şapel kalıntısı ise daha erken bir döneme aittir. Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethini takiben yapı, camiye çevrilmiş ve vakıf eser olmuştur. Ayasofya, yüzyıllar boyunca şehri ziyarete gelen seyyah ve araştırmacıların ilgisini çekmiştir. I. Dünya Savaşı yıllarında sırasıyla depo, hastane daha sonraları yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Edinburg Üniversitesi’nin işbirliği ile restore edilerek 1964 yılından sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Geç Bizans kiliselerinin güzel bir örneği olan yapı, kare haç planlıdır ve yüksek bir merkezi kubbeye sahiptir. Nartex denilen giriş holüne sahip olan bina üç neflidir. Neflerden ortadaki beş köşeli, yanlardakiler ise yuvarlak bir apsisle son bulmaktadır. Nartex'in üzerinde şapel vardır. Yapının kuzey, batı ve güneyin de üç revaklı giriş bulunmaktadır. Kuzey ve batıdaki revak cephelerinde görülen geometrik geçmeli bezemeleri içeren madalyonlarla, batı cephesinde görülen mukarnaslı nişler Selçuklu taş işlemelerindeki özellikleri taşımaktadır. Binanın en görkemli cephesi güneyidir. Önemli bir taş işçiliğine sahip olan bölümde, Adem'le Havva'nın yaratılışı kabartma olarak bir friz halinde anlatılmıştır. Yapının ana kubbesinin altına rastlayan kısmında opussectile tarzında çok renkli mermerden yapılmış bir yer mozayiği bulunmaktadır. Ayasofya'nın süslemelerinin önemli bölümünü meydana getiren fresklerde İncil'den alınmış konular canlandırılmıştır: Kubbede ana tasvir Hz. İsa'nın tanrısal yönünü aksettiren pantacrator İsa'dır. Bunun altında bir kitabe kuşağı, daha altta ise melekler frizi bulunur. Pencere aralarında oniki havari tasvir edilmiştir. Pandantiflerde değişik kompozisyonlar yer almaktadır. İsa'nın doğumu, vaftizi, çarmıha gerilişi, kıyamet günü gibi sahneler betimlenmiştir. Binanın arka kemerleri üzerindeki dairesel madalyonlarda portrelere yer verilmiştir. Yapının tonozlarında da İncil'den alınmış dini sahneler canlandırılmıştır. Kaynak: Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Trabzon Gezilecek Yerler Adres: Fatih Mah.Zübeyde Hanım Cad., 61040 Ortahisar/Trabzon Merkez/Trabzon
- Görsel yok
58
Kuş Gözlem
Ortahisar, Trabzon
Kuş Gözlemi Kuş gözlemciler için Trabzon yaylaları ve özellikle Altındere Vadisi Milli Parkı ziyaretçilere elverişli olanaklar sunmaktadır. Milli Park, Maçka ilçesi sınırları dâhilindedir. Biyoçeşitlilik ve kuş çeşitliliği açısından oldukça zengindir. Şahin,
- Görsel yok
59
Ahi Evren Dede Camii
Ortahisar, Trabzon
Boztepe de bulunan Ahi Evren Dede Camii’nin bitişiğindedir. Kare planlı türbe, bir kubbe ile örtülüdür. 1887-1888 yıllarında Hacı Hakkı Baba tarafından onartılan bu türbe günümüzdeki halini almıştır. Ahi Evren Dede’nin mezarının yanında Hacı Hakkı Baba ve oğullarının mezarı da yer alır.

60
Santa Harabeleri
Gümüşhane merkez, Gümüşhane
Santa Harabeleri, Gümüşhane kent merkezine yaklaşık 82 kilometre uzaklıkta Yağmurdere Bucağı Dumanlı Köyü sınırlarında yer almaktadır. Santa Yanbolu Deresi'nin doğduğu vadilerle birbirinden ayrılmış üç ayrı yamaç üzerine kurulmuştur. Santa Bölgesi, Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde - 1461-1476 yılları arasında - tüm Trabzon ve Doğu Karadeniz bölgesiyle beraber fethedilmiş ve Osmanlı İmparatorluğu topraklarına dahil edilmiştir. Santa havzadaki mevcut demir, kurşun ve kurşunla birlikte çıkarılan gümüş madenlerinin verimli bir şeklide işletilmesine bağlı olarak 16-18'nci yüzyıllar arası dönemde bölge önemli derecede gelişmiş ve ekonomik refaha erişmiştir. Fotoğraf: Mustafa Zengin Santa yerleşimlerinde, bölgede çıkan madenlerin etkisi ile demircilik ve gümüşçülük önemli bir sanat dalı olmuştur. Madenlerin işletildiği dönemde Osmanlı Devleti'nin maden çalışanlarına ve madencilerin ihtiyaçlarını temin eden meslek erbabı ve ticaret erbabına sağladığı vergi kolaylıkları ve pek çok sorumluluktan muafiyet, bölgeye çevre köy ve illerden, yoğun olarak Ortodox Hristiyan (Rum) Osmanlı vatandaşının göç etmesini sağlamıştır. Bu göç ve refah, madenlerin kapandığı ve sosyal ve idari sorunların yaşanmaya başlandığı 18 ve 19'uncu yüzyıla kadar sürmüştür. Fotoğraf: Mustafa Zengin 1500-1800 döneminde önemli bir madenci yerleşimi olan bölge 1923 yılında nüfus mübadelesi ile boşaltılmıştır. Bu mübadelede Santa bölgesi toplanma yeri olarak kullanılmıştır. Mübadele sonrası boşaltılan bölgedeki atıl arazi ve binalara çevre köylerin sakinleri yerleşmiştir. Fotoğraf: Mustafa Zengin Dini, ticari ve kültürel önem taşıyan Santa bölgesi, günümüzde ‘Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı’ olarak ilan edilmiştir. Fotoğraf: Mustafa Zengin Bölgenin önceleri 9 ayrı mahalleden oluştuğu tahmin edilirken günümüzde Piştoflu, Binatlı, İşhanlı, Terzili, Çakallı, Zurnacılı ve Sincanlı-Kozlu olmak üzere 7 mahalle ve 300’ü aşkın ev bulunmaktadır. Gümüşhane Gezilecek Yerler Adres: Dumanlı Köyü Gümüşhane
Durakları kendi gezi planına taşı, günlere böl, konaklama ve yemek molalarını ekle.
Sık sorulanlar
- İstanbul Trabzon arası kaç km ve kaç saat sürer?
- İstanbul ile Trabzon arası araçla yaklaşık 1159 kilometre ve mola vermeden yaklaşık 14 saat sürer.
- İstanbul Trabzon arasında yol üstünde nerelerde durulur?
- İstanbul ile Trabzon arasında yolun 20 km yakınında açıklamalı 1237 gezi noktası bulunuyor. toroti bu rotada yol boyunca dengeli dağılmış 60 durağı geçiş sırasına göre listeler; ilk duraklardan biri Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı, yolun sonuna doğru ise Santa Harabeleri var.
- İstanbul Trabzon yolu hangi illerden geçer?
- İstanbul ile Trabzon arasındaki güzergâh İstanbul → Kocaeli → Sakarya → Düzce → Bolu → Karabük → Çankırı → Kastamonu → Çorum → Amasya → Samsun → Ordu → Giresun → Trabzon → Gümüşhane illerinden geçer. Gezilecek yer bakımından en yoğun bölüm Kocaeli sınırlarındadır.
- İstanbul Trabzon arasında otoyol mu eski yol mu tercih edilmeli?
- İstanbul ile Trabzon arasında hızlı sürüş için otoyol hatları süre avantajı sunarken; güzergâh üzerindeki tarihi ilçeleri, yöresel mola duraklarını ve manzara noktalarını görmek için geleneksel devlet yolu hattı çok daha zengin bir keşif rotası sunar.
- İstanbul Trabzon sürüşünde mola planı nasıl yapılmalı?
- Yaklaşık 14 saatlik bu sürüşte her 2 ila 2,5 saatte bir mola verilmesi önerilir. Güzergâh üzerindeki Kocaeli ve komşu illerdeki tescilli gezi noktaları standart dinlenme tesislerine göre çok daha keyifli mola alternatifleridir.
