Yol üstü duraklar

Muğla – Antalya arası yol üstü duraklar

311 km, yaklaşık 5 saatlik yol. Aşağıdaki duraklar geçiş sırasına göre dizili — iki yönde de aynı yol.

Kısaca

Muğla ile Antalya arası 311 km ve yaklaşık 5 saatlik bir yolculuk. Bu rotanın 20 km yakınında açıklamalı 406 gezi noktası var; yol 3 ilden geçiyor ve en çok durak Antalya sınırlarında (177 yer).

Bu koridorun 20 km yakınında toplam 406 gezi noktası var; aşağıda yol boyunca dengeli dağılmış 41 tanesi listelendi.

  1. Görsel yok

    1

    Ula Belediyesi Akyaka Halk Plajı

    Ula, Muğla

    Ula Belediyesi Akyaka Halk Plajı, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

  2. Köyceğiz Gölü

    2

    Köyceğiz Gölü

    Köyceğiz, Muğla

    Göl, dağlardan yedi kol halinde inen sularla, bol su kaynaklarıyla beslenmekte ve bu nedenle yaz kış özelliğini yitirmemektedir. Fazla suyunu 10 kilometre uzunluğundaki dar bir kanalla (Dalyan) Akdeniz’e boşaltan bir göldür. Elinizde ayrıntılı bir çevre haritanız yoksa çevrede dolaşırken neresi göl, neresi deniz kolaylıkla karışıtırılabilir.  En iyi ipucu gölün sazlıklarıdır. Dalyan Boğazı ile Akdeniz’e bağlanan gölün kapladığı alan 6300 hektardır. Boğazın ucunda Sülüngür adlı, tatlı-tuzlu su karışımı küçük bir lagün gölü daha vardır. Bu göl kefallerin yumurtlama yeridir. Deniz kıyısı ise 50 ile 200 metre arasında değişen genişlikte ve 5,5 kilometre uzunlukta çok güzel bir kumsalla süsleniyor. (İztuzu Kumsalı) Göl, körfezin ağzının alüvyonlarla tıkanmasıyla denizden ayrılmış, ama tam da kopamamıştır ki suyunu denize akıtmaya devam etmektedir. Deltayı Nam Nam ve Yuvarlak Çay’ın alüvyonları oluşturmuştur. Fotoğraf ve motorsuz su sporlarına tutkun olanların Köyceğiz Gölü'nden ayrılmaları epeyce zor olacaktır. Göl çevresi nefis görüntüler sunmaktadır. Gölün çevresinde yürümek veya otomobille yapılacak bir gezi de çok zevkli olacaktır. Gölde tekne turu da ilgi çekicidir. Göldeki küçük adaya yörede Hapishane Adası denmektedir. Ada tarihte önceleri askeri amaçlarla kullanılmış, sonra hapishane yapılmıştır. Cenevizlilerden kalma kalenin kalıntıları görülebilmektedir. Yörede Aşık Adası olarak da bilinmektedir. Anlatılan öyküye göre; birbirine sevdalanan iki genç aileleri evlenmelerine izin vermeyince bu adaya sığınmışlar. Ailelerin baskısından kurtulmuşlar da kötü kaderden kurtulamamışlar, koca bir yılan sokmuş da oracıkta ölmüşler. (Anadolu'da çok yaygın olan 'Ada ve Yılan hikayelerinden birini de burada dinleyebilirsiniz.) Köyceğiz tam bir su cennetidir. Denizi, gölü, gölü besleyen ırmakları ve denize bağlayan kanalı ile değil sadece, ilçenin neresini bir kaç metre kazsanız tertemiz su fışkırmaktadır. Bu nedenle de tarıma da çok elverişlidir. Alttan sürekli su alan bitkileri yaz güneşinin yakıcılığı bile sarartamaktadır. Etraf dağlarla çevrili, dağlar günlük ve çam ormanları ile kaplıdır. Çam ve günlük ağaçlarının birlikte oluşturdukları orman bölgeye bol oksijen sağlamaktadır. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Köyceğiz / Muğla

  3. Sultaniye Kaplıcası

    3

    Sultaniye Kaplıcası

    Köyceğiz, Muğla

    Tekne turlarının da uğrak yeri olan kaplıcada tekerlekli sandalye veya sedyeyle getirilen hastaların 21 kürlük bir tedaviden sonra yürüyerek gittiklerine dair çok sayıda öykü duyabilirsiniz. Sultaniye Türkiye’nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 derece sıcaklıktaki su; kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içermektedir. Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir. Ama asıl önemlisi radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin varlığıdır. Kaplıcanın Kaunos’lular tarafından bundan 2 bin yıl önce açıldığı belirlenmektedir. Çevredeki hastane kalıntıları da bunu doğrulamaktadır. Büyük banyonun yanından çıkan kaynak suyunun da içildiğinde çeşitli iç hastalıklarını iyileştirdiğine inanılmaktadır. Kaplıcada kalınabilecek kiralık odalar bulunuyor. Günübirlik ihtiyaçlar belediyenin işlettiği tesisler içinde bulunan ünitelerde karşılanabiliyor. Yörenin Sultaniye kadar popüler olmayan başka kaplıcaları da vardır.  Muğla Gezilecek Yerler Adres: Köyceğiz / Muğla

  4. Ekincik Koyu

    4

    Ekincik Koyu

    Köyceğiz, Muğla

    Marmaris-Göcek arasında dolaşan teknelerin başlıca uğrak noktalarından biri olan Ekincik Koyu, Köyceğiz’e geniş bir asfalt yolla bağlanmıştır. Kumsal ve iskele çevresi irili ufaklı otel ve pansiyonlarla doludur. Ekincik’e karayoluyla gitmek için Köyceğiz’den Hamitköy üzerinden gölün nefis manzarası seyrederek ilerlenir. Hamitköy’den çıkıp köprüyü geçtikten sonra ilk uzun rampayı tırmandığınızda tepede bir manzara molası verin çünkü burada harike fotoğraflar çekebilirsiniz.    Köyceğiz Belediyesi   Yolun kıyıya ulaştığı yerde yatların demirlemesi için uygun bir iskele ve yatların ihtiyaçlarını karşılayabildikleri dükkanlar var.   Köyceğiz Belediyesi   İskele aynı zamanda Dalyan’a günübirlik yolcu taşıyan teknelerin bağlanma yeri. Kumsalda otel ve lokantalar da mevcuttur.   Köyceğiz Belediyesi   Muğla Gezilecek Yerler Adres: Köyceğiz / Muğla

  5. Beyağaç Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı

    5

    Beyağaç Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı

    Köyceğiz, Muğla

    Kartal Gölü ve Tabiatı Koruma Alanı'nın denizden yüksekliği 1903 metredir. Kartal Gölü ve çevresi Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Yaban Hayvanı Koruma Genel Müdürlüğü tarafından koruma alanı olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin en yaşlı Karaçam ormanı buradadır. Kartal Gölü ve “Anıt Orman” civarı, bitki florası bakımından çok zengindir. Doğa bilimcileri için ilgi odağıdır. Sandras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m.) Mevkii'nden itibaren kuzey doğuya doğru 1.5 km boyunda, 500 - 700 metre eninde ve 2200 metreden başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. "Kartal Gölü Buzul Vadisi" adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. Buzul Vadisi boyunca profilin yukarı kısmında 3 tarafı dik yamaçlarla çevrili yarımay şeklindeki çanakla başlamakta ve eğim boyunca basamaklı bir iniş göstermektedir. Sahada karaçamın saf meşcereler oluşturması, aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250 - 700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakim olup, karahindibağ, sarı çiçekli gazal boynuzu, üç gül, yonca gibi çayır ve mera bitkileri açısından da zengindir. Gölde küçük balıklar yaşamaktadır. Buzul vadisinde oluşmuş bir moren seddi gölü olan Kartal Gölü ile çevresinde karaçamın saf meşcere oluşturulması ve aralarında anıt ağaç özelliği gösteren bireylerin bulunması nedeniyle bu yörenin özelliklerini korunarak bilim ve eğitim çalışmalarının hizmetine sunmak, doğal özelliği bozulmadan korunmasının sağlanmasının yanı sıra, bu alanlarda günümüz insanının ve gelecek nesillerin faydalanmasının temini amacı ile yörenin 1309 hektarlık. kısmı Tabiatı Koruma Alanı olarak ayrılmıştır. Kaynak: Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Denizli Gezilecek Yerler Adres: Çiçekbaba Dağı Beyağaç İlçesi DENİZLİ

  6. Çamur Banyoları

    6

    Çamur Banyoları

    Köyceğiz, Muğla

    Dalyan Kanalı'nın karşı kıyısında, Köyceğiz ilçe sınırlarında Çandır ve Sultaniye köylerinin pek çok yerinden kaplıca suyu çıkmaktadır. Sıcak kükürtlü sular, başta romatizma ve cilt hastalıkları olmak üzere pek çok derde devadır. Dalyan merkezine yaklaşık 15 dakika uzaklıkta olan ve tekneyle gidilebilen günübirlik tesislerin de bulunduğu Çamur Banyosu ve kaplıca bir turistik animasyon merkezi olarak gelişmiştir. Daha çok yabancı turistlerin soyunup çamura bulandıkları ve sonra da hatıra fotoğrafı çektirdikleri Çamur Banyosu her zaman kalabalık ve renkli görüntüler sunmaktadır. Caretta Caretta kaplumbağaları dışında, bu akarabaları kadar popüler olmayan Nil kaplumbağaları da (Trionyx Tringulus) kanalın göle yakın kısımlarında yaşamaktadır. Yörenin dünyanın pek az yerinde yetişen bir de Sığla Ağacı (Liquidamber Oriantalist) vardır. Sığla Ağacı Marmaris'ten Fethiye'ye uzanan bölgede yetişmektedir. Uzun kumsallı denizi de ayrı bir güzellik sergilemektedir. Dlyan; deniz, kumsal, güneş üçlüsüne eşlik eden tarih ve doğa zenginliği ile güzel bir tatil beldesidir ve yakın çevrede gezilip görülebilecek yerler de çok fazla sayıdadır. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Dalyan Mahallesi, Boğazı, Ortaca/Muğla

  7. İztuzu Sahili

    7

    İztuzu Sahili

    Ortaca, Muğla

    İztuzu sahili dev kaplumbağalar Caretta Carettalar ile dünyaca ünlenmiştir. Kumsalın bir ucunda İstuzu Plajı tesisleri, öteki ucunda da Dalyanağzı Günübirlik Plaj tesisleri yer almaktadır. Kumsal kilometrelerce uzanmaktadır. İstuzu Plajı'na Dalyan’dan karayoluyla ulaşılıyor. Dalyan’dan çıkan asfalt yol deltayı, Sülüngür kıyısını izleyerek köylerden geçerek plaja inmektedir. Plaja yaklaştıkça yükselen yol üzerinde fotoğraf çekmeye uygun açıklıklar vardır. Tüm deltayı ve kumsalı içine alan bir panoramadır bu. Dalyan Ağzı Plajı'na ise Dalyan’dan kalkan dolmuş tekneler götürmektedir. Caretta caretta türü dev kaplumbağalar, yumurtlamaya İstuzu kumsalına gelmektedir. Kumsalın gerisinde kalan İstuzu ve Dalyanağzı Plaj tesislerinde kabinler ve soğuk birşeyler içebileceğiniz büfeler vardır ve şemsiye de kiralanabilmektedir. Ancak şemsiyelerin yumurtalara zarar vermemesi için önlem de alınmaktadır. İztuzu Dalyan Ağzı Plajına kanaldan da sürekli sefer yapan motorlarla gidebilirsiniz. Göl suyunu denize bağlayan küçük bir doğal kanal kumsalı boydan boya bölmektedir. Denize girip, kumsalda güneşlendikten sonra öbür yanda gölün tatlı suyuyla duş yapabilirsiniz. Hem tuzlu, hem de tatlı suda yüzebilmek çok keyiflidir. İztuzu Caretta Caretta'ların ötesinde bir doğa harikasıdır. Bulmaca labirentlerinde gördüğünüz türden müthiş bir görünümü vardır. Sanki denize uzanan 5 bin 400 metrelik bir kumdan ok, sazlıklar eşliğinde dolana dolana gitmektedir. Bu arada tekrar hatırlatalım; Dalyan kanallarında hemen her mevsim boyu 1 metreyi bulan kaplumbağalar görebilirsiniz. Nil Kaplumbağaları olarak bilinen bu türün Caretta Caretta’larla ilgisi yok. Ayakları tırnaklıdır ve balıkla beslenirler. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Ortaca / Muğla

  8. Görsel yok

    8

    İztuzu Plajı

    Ortaca, Muğla

    Ortaca ilçesine bağlı olan Dalyan beldesi yakınlarında bulunan 4,5 km uzunluğa sahip bir Akdeniz plajıdır. Plaj, deniz suyu ile tatlı su arasında bulunan ender plajlardan biridir. Plaja, Caretta caretta'ların yumurtalarını bırakmasından dolayı "Kaplumbağa Plajı " da denilmektedir. Plajda denize girenlerin yumurtalara zarar verememesi için yumurtaların olduğu bölgeler düzenli olarak işaretlenmektedir.

  9. Görsel yok

    9

    Antik Tuzla

    Ortaca, Muğla

    İztuzu Antik Tuzlası'nın son yılların en önemli arkeolojik buluşlarından biri. Bu buluş, arkeoloji tarihine ışık tutacak nitelikte. Çünkü ilk kez bir antik tuzla bulunuyor ve tuzlanın çanakları, binlerce yıl geçmesine rağmen sapasağlam kalmış.

  10. Görsel yok

    10

    Pisilis

    Ortaca, Muğla

    Sarısu deresinin denize döküldüğü yerde oluşmuş kumsal düzlüğünde ve içinden derenin geçtiği vadirnin kumsala bitişik ucunda Pisilis kalıntılarını görmeli. Dere kıyısında geç Bizans çağı kalesinin surları, vadi girişinde yolun biraz üzerinde ise iki duvarı sağlam Bizans kilises antik kent gezinizde dikkatinizi çekecek. Adres: ORTACA

  11. Görsel yok

    11

    Göbün Koyu

    Dalaman, Muğla

    Küçük ve dar olan Göbün Koyuna iki yüksek tepenin arasından girilir. Koy sık zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplıdır. Koyun uç tarafında bazı kaya mezarları ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Günübirlik tekne turlarının olmasa da Mavi Yolculuk teknelerinin ve yatların demirlemek için sevdiği koylardan biridir. Muğla Gezilecek Yerler Kaynak: Fethiye Belediyesi Adres: Fethiye Muğla

  12. Göcek

    12

    Göcek

    Fethiye, Muğla

    Birbirinden güzel sayısız koy ve adanın bulunduğu Göcek Körfezi yatlar ve Mavi Yolculuk teknelerinin uğrak yeridir.   Güney Ege Kalkınma Ajansı   Yatlar için her türlü hizmetin verildiği marinaların bulunduğu Göcek birbirinden lüks ve gösterişli özel yatların buluşma noktasıdır.   Gülcan Acar   Birkaç yıl öncesine kadar yerel halk tarafından işletilen küçük otellerin yerini yeni ve daha büyük otellerin aldığı Göcek’te turizm hareketliliği özellikle restoranlar ve alışveriş mağazalarının sıralandığı sahil boyunca, iskele ve marina çevresinde yaşanmaktadır.   Güney Ege Kalkınma Ajansı   Kaynak: Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Fethiye Muğla

  13. Görsel yok

    13

    Tersane Adası

    Fethiye, Muğla

    Körfezdeki adaların en büyüğüdür. Mübadele sonrasında boşaltılmış eski Rum yerleşiminin kalıntıları adada yer almaktadır. Adada; adını aldığı bir tersane ve gözetleme kulesinin kalıntısı vardır. Denizcilerin yaz ve kış koyları adını verdikleri iki koy, mavi yolculuk ve günübirlik gezi teknelerinin uğrak yeridir. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Fethiye / Muğla

  14. Görsel yok

    14

    Hippokome

    Dalaman, Muğla

    Dalaman’a 30 kilometre uzaklıkta, Çöğmen Köyü İt Asarı Mevkii'nde bir tepeye kurulmuş Hippokome yerleşimi kalıntıları meraklısına ilgi çekici gelebilir. At Şehri anlamına gelen Hippokome’de şehrin güneyodoğusundaki kayalıklarda 6 kaya mezarı göze çarpar. Şehrin güneybatı bölümlerindeki kayalıklarda ise tıpkı Fethiye Telmessos’dakine benzer kaya mezarları, bugün Kepezbaşı denilen bölgede ise Roma ve Bizans dönemine tarihlenen bina kalıntıları vardır. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Dalaman / Muğla

  15. Gemile Adası

    15

    Gemile Adası

    Fethiye, Muğla

    Gemile Adası, Ölüdeniz yakınlarında Soğuksu Koyu’nun karşısında yer alır. Ada üzerinde 4 adet kilise kalıntısıi mezar yapıları ve Orta Çağ yerleşimine ait kalıntılar bulunmaktadır. Sivil mimariye ait yapılar, konut ve sarnıçlardan oluşmaktadır. Kalıntıların bir kısmı su altında da gözlemlenebilir durumdadır. Adanın 5-7. yüzyıllar arasında yerleşime sahne olduğu ve 7. yüzyildaki Arap akınları sonrası terk edildiği düşünülmektedir. Bölgede 1990’lı yıllarda KazuoAsano başkanlığında kazı çalışmaları yürütülmüş ve adada yer alan kiliseler numaralandırılmıştır. En görkemli kilise 3 nolu kilise olarak adlandırılmıştır. Adanın en yüksek noktasında yer alan 3 nolu kilise, bazilika planlı olmasının yanında bir katedral görüntüsü vermektedir. 3 nolu kilise ile 4 nolu kilise arasında, yaklaşık 160 metre uzunluğunda, 2.5 metre genişlikte görkemli bir koridor bulunmaktadır. Hac Yolu Üzerinde Dini Bir Merkez Ada üzerinde bulunan kiliseler ve yakınlarındaki Symbolon (Ölüdeniz)’de yer alan diğer kiliserle birlikte ele alındığında bu alanın bir piskoposluk merkezi olabileceği akla gelmektedir. Ada ve çevresinde yoğunlaşan şapel, bazilika, mezar gibi dini yapılar, adanın 5-7. yüzyıllarda dini bir merkez haline geldiğini göstermektedir. Adada içme suyu kaynağı bulunmamasına rağmen yoğun mimari yapıların varlığı bir muammadır. Adada yer alan sarnıçlar olası yağmur suyunun depolandığını göstermektedir. Adanın cazibesinin gemi seyahati ile hac yolculuğu yapan Hıristiyanların uğrak yeri olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Neden Aziz Nikolaos Adası? Adada bulunan 2 nolu kilisenin apsis kısmında yer alan bir frreskoda “Hossios Nikolaos” yazmaktadır, buradan hareketle kilisenin günümüzde Antalya Demre yakınlarındaki Alacahisar’da (Sion) doğmuş ve yaşamış olan Sionlu Aziz Nikolaos’a atfen inşa edildiği düşünüldüğünden, Aziz Nikolaos Kilisesi olarak adlandırılmıştır. Aynı zamanda Gemiler Adası Orta Çağda da Aziz Nikolaos Adası olarak bilinmektedir. Gemile Adası'na Nasıl Gidilir? Adaya ulaşım Kayaköy yakınlarındaki Gemiler Koyun’dan sağlanmaktadır. Muğla Gezilecek Yerler Kaynak: Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Kaya Köyü - Fethiye

  16. Şövalye Adası

    16

    Şövalye Adası

    Fethiye, Muğla

    Fethiye Körfezi'nin hemen girişinde bulunan, yerli halkın Fethiye Adası veya Megri Adası olarak adlandırdığı, bölgenin üzerinde yerleşim olan tek ada olma özelliği bulunan Şövalye Adası, ince uzun yapısıyla körfezin girişini adeta bir kapı gibi kapatarak daha korunaklı bir hale getirmiştir.   Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası   Şövalye Adası ismi Rodos Şövalyelerinden gelir. Ünlü şövalyeler bu bölgede yaşamış ve adayı bir üs gibi kullanmışlardır. Ada üzerinde şövalyeler tarafından yapılan kalenin kalıntıları bulunmaktadır.   Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Şövalye Adası; Likyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Haçlı Şövalyeleri ve Osmanlıların özellikle savunma alanında önemli merkezlerinden biri olmuştur. Rodos Şövalyeleri, 15.yüzyılda yaptırdıkları kale ile adada uzun bir süre hakimiyet kurmuştur. Roma döneminde de kullanılan bu ihtişamlı kalenin surları ve  inşa edilen evlerin ve sarnıçların kalıntıları günümüzde de görülebilmektedir.   Muğla Gezilecek Yerler   Kaynak: Muğla İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü Adres: Şövalye Adası/Fethiye/Muğla

  17. Fethiye Arkeoloji Müzesi

    17

    Fethiye Arkeoloji Müzesi

    Fethiye, Muğla

    Fethiye’de ilk müze oluşturma çalışmaları 1962 yıllarında başlamıştır. Bilhassa 1957 depreminden sonra şehrin yeniden yapılaşma çalışmaları sırasında temellerde çıkan bir takım taşınır eserler bugünkü liman ve çevresinde açık hava müzesi olarak sergilenmeye başlamıştır.   Fotoğraf: Fethiye Arkeoloji Müzesi   Milli Eğitim Bakanlığı kontrolünde bu şekilde sadece görsel olarak sergilenen eserler Kültür Bakanlığı’nın oluşması ve müzelerin bu bakanlığa bağlanması sonucu dönemin Belediye Başkanlığı binasının alt katındaki birkaç odaya toplanarak Müze Memurluğu adı altında bilimsel konumuna kavuşturulmuştur.   Fotoğraf: Fethiye Arkeoloji Müzesi   Fethiye ve çevresinde çeşitli yollarla edinilen eserlerin sayısının artması sonucu, 1982 yılında şu an içinde bulunduğumuz müze binasının inşaatına başlanmış ve 1987 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır.   Fotoğraf: Fethiye Arkeoloji Müzesi   Müzenin kontrol alanları içinde olan Ören yerlerindeki kazılardan, satın alma ve istirdat yoluyla kazandırılan eserlerin modern bir ortamda sergilenmesi amaçlanmıştır. Teşhir salonları ile bahçesi yenilenerek tekrar hizmete sunulmuştur.   Fotoğraf: Fethiye Arkeoloji Müzesi   Sergilenen eserlerin büyük bir bölümünü seramik eserleri soruşturmaktadır. Salonda eserler, kendi içerisinde kronolojik bir sıra takip etmektedir. MÖ 3000 binden Osmanlı dönem aralığı kapsayan eserler bulunan Müzede, Üç Dilli Yazıt (Likçe-Grekçe-Aramice), Izraza Anıtı, Çift Dilli Yazıt (Karca-Grekçe), gibi eşsiz eserler ve tanrı-kahraman Kakasbos’a adanan adaklar gibi, Likya Bölgesine özgü eserleri de görmek mümkündür.   Fotoğraf: Fethiye Arkeoloji Müzesi     Kaynak: Fethiye Arkeoloji Müzesi   Muğla Gezilecek Yerler Adres: Kesikkapı Mah., Okul Sk, Fethiye Merkez/Muğla, Türkiye

  18. Amintas Kaya Mezarları

    18

    Amintas Kaya Mezarları

    Fethiye, Muğla

    Dik kayalık yamaç üzerine oyularak yapılmış üçü tapınak tipinde, diğerleri sivil mimari örneklerini yansıtan birçok kaya mezarları bulunmaktadır.   Tanıtma Genel Müdürlüğü   Üç tapınak tipinden biri olan ve halk arasında “Kral Mezarı” olarak bilinen bu mezar diğer iki mezara göre nispeten daha sağlam kalmıştır. Doğu ante duvarının orta bölümündeki “Hermapias Oğlu Amintas” yazısı nedeniyle Amintas Mezarı olarak isimlendirilmiş olan ve MÖ 4. yüzyıla tarihlenen İon düzenli in antis (anteler arasındaki iki sütunun bulunduğu tapınak tipi) planlı bir tapınağın ön cephesinin kayaya yansıtılmış biçimidir.   Gravürlerden Fotoğraflara Türkiye, Kültür Ve Turizm Bakanlığı Yayınları   Mezar odasına açılan bölümde, dört ana panele ayrılmış kapı tasviri vardır. Odanın iç kısmında düz ve kaba işlenmiş bir tavan ve üç adet kline bulunmaktadır.   Gravürlerden Fotoğraflara Türkiye, Kültür Ve Turizm Bakanlığı Yayınları   Şehrin simgesi olan Amintas Kaya Mezarı ve hemen doğusunda aynı dik yamaç cephesindeki diğer mezarlar Likya Bölgesi’nin metal ve ahşap işçiliği hakkında bilgi veren en iyi örneklerdir.   Muğla gezilecek yerler   Kaynak: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Adres: Kesikkapı, 117. Sk. No:3, 48300 Fethiye/Muğla

  19. Kadyana

    19

    Kadyana

    Fethiye, Muğla

    Likçe kitabelerde ismi Kadawanti olarak okunan Kadyanda’nın adındaki –Nd takısı nedeniyle kurulu tarihi M.Ö.3. binlere kadar indiği söylenebilir. Ancak antik kentten günümüze ulaşan yüzeydeki en eski kalıntılar M.Ö. 5. yüzyıldan daha eskiye gitmez. Kadyanda ören yerinde kenti çevreleyen sur duvarlarının bir bölümü, kaya mezarları ve bazı kitabeler en erken döneme tarihlenen kalıntılardır. Bunlardan ayrı olarak Roma Dönemi'nde de onarılarak kullanılmış olan Helenistik Tiyatro, hamam, koşu pisti, agora, hangi tanrıya ait olduğu bilinmeyen tapınak kalıntısı ve yoğun sivil yapı izleri kadyanda ören yerinin Antik Dönem'de yerleşim tam bir kent hüviyetini ortaya koymaktadır. Kent dik yamaçlarla arazinin topografyasına göre bir çok kez inşa edilmiş sur duvarları ile çevrelenmiştir. Bu duvarların özellikle güneydeki kısım ayakta kalmıştır. Tiyatro alanına istinat oluşturan poligonal sur duvarı Helenistik Dönem'e ait olup kaliteli bir işçilik göstermektedir. Kaçak kazı izlerinin yoğun olarak izlendiği nekropol alanı kentin güney bölümünde, sur duvarlarının dışında kalmaktadır. Antik kentte sayılarının çokluğu ile dikkat çeken yapı kalıntılarının bir başkası ise sarnıçlardır. Stadyumun doğu kısmında geniş bir alanın altında inşa edilmiş birbirine geçmeli dört büyük sarnıç kentin Antik dönem'de su sorununun ne kadar etkili olduğu, beklide bu sorun nedeniyle terk edilmiş olabileceğini akla getirmektedir. Kadianda da izlenen yapı kalıntılarının büyük çoğunluğu Roma Dönemi'ne aittir. Kent M.S. 7. yüzyıla kadar yerleşime sahne olmasına karşı geç döneme ait kalıntılar fazla yoğun olarak hissedilmez. Antik kentte 1992 yılında Fethiye Müzesi Müdürlüğü tarafından bir kurtarma kazısı yapılmıştır. Bu çalışma sırasında ören yerinin rahatlıkla ve kolaylıkla gezebilmek için takriben 2,5 kilometre uzunluğunda bir gezi yolu yapılmıştır. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Fethiye / Muğla

  20. Görsel yok

    20

    Pinara Antik Kenti

    Seydikemer, Muğla

    Fethiye yakınlarındaki Likya antik kenti. Likya dilinde Pinale veya Pinara "yuvarlak" anlamına gelmektedir. Kentten günümüze ancak kaya mezarları ve lahit mezarlar ile sur duvarları, hamam, tiyatro, agora, odeon gibi yapıların kalıntıları ulaşmıştır.

  21. Saklıkent Kanyonu

    21

    Saklıkent Kanyonu

    Seydikemer, Muğla

    <p>Antalya-Muğla sınırını çizen Eşen Çayı&#039;nın kolu olan Karaçay&#039;ın oluşturduğu kanyondur. Suyun kolayca aşındırabileceği Kalkerli arazide fay çatlaklarınında yardımıyla sarp ve derin bir kanyon oluşmuştur.Uzunluğu 18 km, yüksekliği 200 m&#039;dir. En dar yeri 2 metreye kadar düşer.</p>

  22. Şelale Yaka Parkı

    22

    Şelale Yaka Parkı

    Seydikemer, Muğla

    <p>Fethiye-Antalya karayolundan biraz içeride, Akdağ&#039;ın eteklerinde yer alan şelale park görmeniz gereken bir doğa harikasıdır. Şelale Park ın bahcesinde bulunan buz gibi doğal kaynak suyunun doldurduğu havuza girebilir,şelalenin çaglayanın altında hoş vakitler gecirebilir taze alabalığın tadına burada varabilirsiniz .</p>

  23. Tlos

    23

    Tlos

    Seydikemer, Muğla

    Antik yazar Panyasis, Kragos hariç tamamı Xanthos vadisinde birer kent olan Tlos, Pınara, Xanthos ve Kragos’u bir nymphe olan Praxidike ile Tremile’nin çocukları olarak tanıtmaktadır. Tlos’un MÖ 14.yy.'da Hitit metinlerinde Lukka topraklarındaki Dlawa, daha sonraki dönemde Likçe yazıtlarda geçen Tlawa ile Grekçe metinlerdeki Tlos kenti ile aynı şehir olduğu ve kuruluşunun MÖ II. binlere kadar gittiği kabul edilmektedir. Kente yaklaşıldığında akropolün hakim görüntüsü ziyaretçileri hayli etkiler. Dik yamaçlarla doğal açıdan korunaklı akropol tepesinin çevresi yer yer sur duvarları ile takviye edilerek tahkim edilmiştir. Akropolün kuzey-doğu yönündeki erken döneme ait sur duvarları ile kaya mezarları Likya kültürünün örneklerindendir. Daha çok doğu ve güney-doğu kesiminde izlenen sur duvarları ise Roma döneminde inşa edilmiş olup Bizans döneminde bir çok yapı ve hatta bazı lahit mezarların malzemesi kullanılarak onarılmıştır. En üstte devşirme taşlarla yapılmış olan Geç Dönem yapıları 19. yy.'da Osmanlı İmparatorluğunca görevlendirilmiş bir beyin yerleşimine ait duvarlardır. Yukarıda bahsi geçen kalıntılar, akropol tepesinin geçirdiği kültür evrelerinin aynı anda dar bir mekanda sergilenmesi açısından ilgi çekicidir. Akropolün doğu yamacında özenle işlenmiş Roma Dönemi sur duvarlarına istinat oluşturan alanda sur duvarlarına paralel devam eden 12 oturma sırasına kadar krepislerin sayılabildiği bir stadyum bulunmaktadır. Stadyum karşısında izlenen yapı grupları Roma Dönemine ait olup bu gün fonksiyonları net olarak ifade edilememekle birlikte agora ve bölümlerine ait olmalıdır. Bu alanın güney kesiminde izlediğimiz kalıntılar gymnasion, palestra ve hamam yapılarına aittir. Sitin en doğusunda daha çok Tonozlu galeriler üzerine kurulu Roma Dönemine ait bir tiyatro bulunmaktadır. Tek diazomalı tiyatronun sahne binası kuzey kesimin üçüncü kata kadar ayakta kalabilmiştir. Kuzey paradokstaki Likçe yazıt blokları devşirme malzeme olarak, genişletme veya onarım gördüğü tarihte kullanılmış olmalıdır. Stadyumun güneyinde Xanthos vadisine hakim bir noktada Roma döneminde yapılmış üç katlı bir hamam yapısı bulunmaktadır.  Adres: Fethiye - Korkuteli yolu üzerindeki Kemer bucağından, 13 km sonra Yaka Köyündeki, Kale Mahallesi

  24. Karanlikdere Kanyonu

    24

    Karanlikdere Kanyonu

    Altınyayla, Burdur

    Altınyayla (Dirmil) ilçesi Ballık Köyü yakınındadır. Dağcılık ve doğa yürüyüşleri için uygundur. Sedir, çam, ardıç ve meşe ağaçlarıyla kaplı kanyon, bitki florası yönüyle zengindir. Yüzlerce metre yüksekliğindeki jeolojik yapılarla görsel bir şölen sunmaktadır. Kaynak: Kültür Envanteri, Ankara 2007 Burdur Gezilecek Yerler Adres: Ballık Köyü, Altınyayla

  25. Görsel yok

    25

    Oinoanda Antik Kenti

    Seydikemer, Muğla

    Likya bölgesinde, Ksantos vadisinin kuzeyinde bir antik şehirdir.Oinoanda ismi ilk Hitit çivi yazıtlarında rastlanmıştır. Bu çivi yazıtlarına göre Hititlilerin Ksantos'a karşı yaptıkları bir seferde burasının Lukka ülkesinin bir bölgesi olduğu belirtilmiştir. Fakat şehirde Roma ve Helenistik Dönemden daha eski yerleşimin olduğunu ispatlayacak herhangi bir ize rastlanmamıştır. En eski yerleşimin izleri MÖ 3. yüzyıl sonları ile 2. yüzyılın başlarına dair olanlardır.

  26. Görsel yok

    26

    Balboura Antik Kenti

    Altınyayla, Burdur

    Roma egemenliği döneminde Kabalia olarak bilinen Kibyra ile beraber dört kent birliğine (Tetrapolis - dört kent) katılmış ama tarihte Lykia Kenti olarak adlandırmıştır. Balboura'nın en belirgin özelliği, yüksek yerde kurulmuş Likya kentlerinden biri olmasıdır. Ortasından bir ırmağın geçtiği  İlk Çağ kentinde şimdi Akropolis’in yer aldığı tepede 16 sıra oturma yeri olan küçük bir tiyatro bulunmaktadır. Kuzey tepesi eteklerinde yer alan şehir merkezinde çok sayıda bulunan kalıntılar vardır. Ancak hiçbiri ayakta değildir. Kaynak: Kültür Envanteri, Ankara 2007 Burdur Gezilecek Yerler Adres: Yayla Karaçulha, Çolkayık Mevkii Altınyayla/Burdur

  27. Ariassos Antik Kenti

    27

    Ariassos Antik Kenti

    Döşemealtı, Antalya

    Pisidia Bölgesi kentlerinden olan Ariassos, Antalya’nın 50 kilometre kuzeyinde Antalya kıyısını  Anadolu Patosu'na bağlayan boğaz olan 924 metre yükseklikteki Çubukbeli’nin batısında, Akkoç Köyü'ne 1 kmilometre mesafede bulunmaktadır. Kentin resmi kuruluş yılı Manlius Vulso’nun seferi ve Apameia Barışı’yla bağlantılı olarak MÖ 189/188 yılıdır. Kent MÖ I. yüzyıldan Gallienus Dönemi’ne (253-267) kadar sikke basımına devam etmiştir. Hierokles tarafından kent, Geç Antik Dönem’de Pamphylia Eyaleti'nde gösterilmektedir. 12'nci yüzyıla kadar Notitia Episcopatum’da Pamphylia II Bölgesi’nin piskoposluğu olarak adlandırılmaktadır. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   Diğer Pisidya kentleri ile birlik içerisinde olan Ariassos, Roma Dönemi’nde yollarının inşa edildiği bir geçit olarak yer almaktaydı. Bizans Dönemi'nden sonra kentte yaşam sona ermiştir. Ariassos kent planı incelendiğinde, doğudan batıya doğru ilk önce bir nekropol alanı, şehir surlarının güney köşesi ve sivil yapılar, şehir kapısı, kapıdan batıya doğru uzanan olası bir sütunlu cadde, bu caddenin kuzey tarafında esas kent yerleşimi, batısında yine bir nekropol alanı yer almaktadır. Kent doğu-batı doğrultusunda uzanan bu caddeye paralel olarak kuzey yamaçta oluşturulan teraslar üzerine yerleştirilmiştir. En önemli yapıları hemen hemen tam olarak ayakta duran şehir kapısı, mozole tipi mezar yapıları, şehir surları, Roma Yolu, suyolu, Nymphaion, Bouleuterion, oldukça yıkılmış bir bölümü kaybolmuş Gymnasion, hamam ve tiyatro yapılarıdır. Ariassos Kenti'ne girilen vadinin başlangıcında kentin en görkemli kalıntısı olan anıtsal giriş kapısı yükselir. Üç kemerli şehir kapısının Severus Alexander zamanında kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır.   Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   Ayrıca şehir kapısı ile çeşme binası arasında var olduğu kabul edilen sütunlu cadde üzerinde iki, kentin kuzeybatı bölümünde ise bir adet olmak üzere üç adet küçük kilise binası tespit edilmiştir. Kentin batı yamacında bugünkü Akkoç Köyü yolunu keserek inen Antik Roma Yolu kalıntısı mevcuttur. Düzgün döşenmiş iri bloklarla yapılmıştır. Bu yol, Termessos tarafından Ariassos’un batı kapısına gelen yoldur. Ariassos’un şehir kapısından sonra en göz alıcı yapıları anıtsal mezarlardır.   Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   Şehir yerleşimi ile bütünleşmiş olarak doğu ve batı tarafta iki nekropol alanı bulunmaktadır. Batı nekropolünün kuzey tarafında 9 tane mozole tipi mezar bulunmaktadır. Bunlar iki krepisli stylobat üzerine oturmuş ortostatlı bir podyum üzerine çift tonoz örtülüdür. Anteler arasındaki 6 merdivenle lahitin bulunduğu odalara çıkılır. Batı nekropolünde dörtgen planlı bir veya iki basamaklı platform üzerine oturmuş doğrudan girişli kırk adet daha basit yapılı mezar binası daha tespit edilmiştir. Doğu nekropolünde ise dokuz adet mezar yapısı karşımıza çıkar. Bunların dışında kireç taşından yapılmış, yanları tabula ansatalı, dar yüzleri Pisidia tipi kalkanlı lahitler ve doğrudan kayaya oyulmuş basit gömü şekilleri de kullanılmıştır.    Kaynak: &quot;Ariassos&quot;, Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012)   Antalya Gezilecek Yerler Adres: Ariassos Antik Kenti, Akkoç, Döşemealtı, Antalya

  28. Termessos

    28

    Termessos

    Döşemealtı, Antalya

    Termessos Antik Kenti, Pisidia Bölgesi'nin “Milyas” olarak anılan güneybatı bölümünde, bugün “Güllük” adını taşıyan Solymos Dağı’nın dorukları arasındaki vadide, Anadolu’nun en eski halklarından Luvi'lerin soyundan gelme Solym’ler tarafından kurulmuş önemli bir antik kenttir. Orman içinde korunan ören yerlerinin en çarpıcılarından biri olup, aynı adı taşıyan Milli Park içinde yer alır. Antalya-Korkuteli karayolunun 24'üncü kilometresinden sola tırmanan özel yolla, Güllük Dağı’ndaki kalıntılara ulaşılabilir. Şehrin tarih sahnesine çıkışı Büyük İskender’in İ.Ö.333’de kenti kuşatması ve Termesosluların güçlü bir savunma yaparak kenti teslim etmemesiyle olmuştur. İskender’in ölümünden sonra kent Ptolemy'ler tarafından alınmıştır. İ.Ö. 189 yılında komşu şehir İsinda’yı zapteden Termessos’lular İsinda halkının şikayeti üzerine Anadolu’daki Roma Kuvvetleri Komutanı Manlius Vulso tarafından cezalandırılmışlardır. Büyük ihtimalle aynı tarihlerde Termessos ile Likya Birliği arasında bir savaş da söz konusuydu. İ.Ö. 71’de Roma ile arasında “dostluk ve ittifak” bulunan Termessos’un işlerinde bağımsız olduğu ve kendi kanunlarını kendileri yapacakları konusu da Roma senatosunca kabul ve tasdik edilmiştir. İ.Ö. 36’dan 25’e kadar Galatialı Amyntas’ın Pisidya’nın diğer kentleriyle Termessos’u da yönettiği bilinmektedir. Roma İmparatorluk döneminde ise şehrin bağımsızlığını koruduğu bastığı sikkelerden anlaşılmaktadır. Şehrin Bizans döneminde ve sonraki devirlerdeki durumu hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Termessos kenti terk edildikten sonra yeni bir yerleşmeye tanık olmadığı gibi deprem ve doğal tahribin dışında oldukça sağlam ve iyi korunmuş ören yerlerinden biri olarak gösterilebilir. Şehrin kalıntıları Antalya-Korkuteli karayolu üzerindeki Yenicekahve yakınında bulunan Hellenistik Devir suru ile başlar ve Güllük Dağı'nın zirvesine kadar devam eder. Otoparktan sonra şehre tırmanan patika takip edildiğinde, sağ yanda İmparator Hadrian devrinde yapılmış İon düzenindeki tapınağın basamak ve anıtsal girişine rastlanır. Aşağı şehir surları ve su kaynağının bulunduğu alandan güneye doğru tırmanmaya devam edilirse, solda yer yer birinci katı ayakta kalmış Gymnasium’a ulaşılır. Birçok oda ve salondan oluşan yapının güneybatısında, arkalarında dükkânlar bulunan sütunlu cadde yer alır. Hemen yakınında kanalizasyon şebekesinin mükemmelliğini gösteren kanallar hala görülebilir. Düzlüğe çıkıldığında, orman gözetleme noktasına giden patikanın solunda şehrin birçok resmi yapısının bulunduğu alana ulaşılmış olur. Düzlükteki ilk kalıntı agoraya aittir. Batısındaki portiko veya stoa, II. Attalos zamanında (İ.Ö. 159–138) inşa edilmiş olup Dor düzenindedir. Agoranın doğusunda, yamaca yaslanmış olan ve Antalya Körfezi’ni görebilen konumdaki tiyatro yer alır. Tiyatronun yaklaşık 100 metre güneybatısında çatı yüksekliğine kadar ayakta duran meclis binası bulunmaktadır. Agoranın doğusundaki düzlükte ise birbirine geçişli 5 adet sarnıç, derinlik ve genişlik açısından benzersizdir. Şehrin güneybatısında, “Kurucunun Evi” ola-rak adlandırılan Roma tipinde fevkalade güzel bir villanın kalıntıları yer almaktadır. Cephe duvarı Dor düzeninde olan ve 6 m yüksekliğe erişen yapı, kapısının sol tarafındaki kitabeden dolayı ‘Kurucunun Evi” adını almıştır. Termessos, çok sayıda tapınağa ve çok geniş mezarlık alanlarına sahiptir. Mezarlarının çeşitliliği ve bezemeleri oldukça zengindir. Bunlardan Büyük İskender döneminin önemli komutanlarından Alketas’ın mezarı (İ.Ö. 319) ve diğerleri şehir tarihine ışık tutmaları açısından da önemlidir. Anıtsal mezarların yanında çok sayıda savaşçılıklarını betimleyen kalkan motifli lahit, mezarlık alanında oldukça geniş bir yer kaplar. Antalya Müzesi’nde Termessos’a ait en ilginç eser “Lahitler Salonu”nda sergilenen “Köpek Lahdi” dir. Stefanos adlı köpeğe sahibesi tarafından yazılmış şiirsel kitabe benzersiz olmasıyla ayrı bir önem taşır. Kaynak: &quot;Termessos&quot; Dünden Bugüne Antalya [II. Cilt], Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Termessos, Döeşemealtı / Antalya

  29. Görsel yok

    29

    Geyikbayırı (Tırmanış Cenneti) Mağarası

    Konyaaltı, Antalya

    Dünya çapında bir tırmanış cenneti Geyikbayırı. Antalya’nın hemen yanı başında, Geyik Sivrisi’nin eteklerindeki alan dimdik duvarları, bu duvarlara açılmış bin rotası ve muhteşem doğasıyla ilgi çekiyor.

  30. Kırkgöz Han

    30

    Kırkgöz Han

    Döşemealtı, Antalya

    Antalya-Burdur güzergâhında ve Kırkgöz mevkiindedir. 2009 yılında onarımı tamamlananan Kırkgöz Han, hâlihazırda turistik tesis olarak kullanılmaktadır. Kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir oturum alanı üzerine oturan han, geniş bir avlu etrafında sıralanan mekânları ve kapalı/barınak bölümüyle iki yapı kütlesi halinde inşa edilmiştir. Hanın dış cephe duvarları, cephe yüksekliğine varan ve dışa taşkın kütleler halinde tasarlanmış kare prizmal formlu payanda ve köşe kuleleri ile desteklenmiştir. Güney cephesinin ortasındaki taçkapısı, cephe duvarlarını aşarak yükselen dışa taşkın yatay dikdörtgen prizmal bir kütle halinde tasarlanmıştır; işlenmeden yalın olarak bırakılmış enli bordür ve silmelerle yanlardan ve üstten kuşatılan sivri kemer gözü halinde cepheye açılan bir eyvandan ibarettir. Taçkapının basık kemerli kapı açıklığı vasıtasıyla ulaşılan sivri beşik tonoz örtülü giriş eyvanıyla dahil olunan dikdörtgen planlı avlu, etrafı kapalı ve yarı açık mekânlarla çevrili geniş bir alandır; doğu ve batı kenarlarında, karşılıklı olarak, kare planlı ayaklara oturan ve sivri kemerlerle birbirine ve duvarlara bağlanarak avluya açılan çift sıralı bir revak kuruluşu yer alır. Avlunun kuzey-batı ve kuzey-doğu köşesindeki karşılıklı iki mekân, sivri beşik tonoz örtülü birer odadır. Avlunun güney kanadında ve taçkapıya iki kenarından bitişik iki oda, doğu-batı yönünde uzanan sivri beşik tonozlarla örtülüdür. Hanın onarımı sırasında, avlunun ortasında ve zemin kotunun altında bir sarnıcın ağız kısmı ortaya çıkartıldığı gibi, avlunun güney-doğu köşesinde de bir seramik fırınının kalıntılarına tesadüf edilmiştir.Avlunun kuzey kanadında ve cephenin ortasındaki basık kemerli bir kapı açıklığıyla dahil olunan kapalı/barınak bölümü, doğu-batı yönünde uzanan ve sivri beşik tonozla örtülü mütemâdi bir mekândır; tonoz karnı, kuzey-güney yönünde uzanan altı sivri kemerle takviye edilmiştir. Avlu taçkapısındaki altı satırlık kitâbesinde ribat olarak nitelendirilen yapının bânîsinin, İsmetü’d-Dünyâ ve’d-Dîn olduğu bilinmektedir. Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın oğlu Mugiseddîn Tuğrul Şâh’ın kızı olan İsmetü’d-Dünyâ ve’d-Dîn’in, Uluborlu’daki Alâeddîn Camii’nin kuzey kapısında iken 1909’da vuku bulan yangın sonrasında yerinden alınarak Halk Eğitim Merkezi’ne taşınan mermer üzerine sülüs hatla yazılmış 1232 tarihli inşa kitâbesinde de bânî olarak adının geçtiği bilinmektedir. Kırkgöz Hanı kitâbesinde, yapının, Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddîn Keyhüsrev zamanında (M. 1237-46) inşa edildiği belirtilmiş olmakla birlikte, kitâbenin tarih ihtiva eden son satırında sadece onüç yazılıdır. Sözkonusu kitâbe, Sultan II. Gıyâseddîn  Keyhüsrev’i, daha önceki Selçuklu hükümdarlık alâmetleri arasında hiç görülmeyen taç, sancak ve kuşağın sahibi olarak tasvir ettiği gibi, aynı zamanda, inşa edilen ribatın işlevinin, ilk kez,doğudan batıya seyahat edenlerin misafir edileceği bir yer olarak belirtilmiş olmasıyla da özgün ve eşsiz bir örnektir. Kaynak: Konya Selçuklu Belediyesi Konya Gezilecek Yerler Adres: Bıyıklı Mahallesi, 07190 Döşemealtı/Antalya

  31. Karain Mağarası

    31

    Karain Mağarası

    Döşemealtı, Antalya

    Karain Mağarası Antalya'nın 30 kilometre kuzeybatısında eski Antalya-Burdur karayoluna 5-6 kilometre uzaklıkta bulunan Yağca Köyü sınırları içinde yer alır.   Gülcan Acar   Türkiye'nin en büyük doğal mağaraları arasında olan Karain Mağarası, önünde bulunan traverten ovasından 150 metre, denizden ise 430-450 metre yüksekliktedir.   Gülcan Acar   Mağara, Alt Yontmataş'tan başlayarak, Orta ve Üst Yontmataş evreleri, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi Prehistorik Çağlarda ve Klasik Çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir. Bunun doğal bir sonucu olarak da yaklaşık on bir metreyi bulan kalın bir kültür dolgusu içermektedir.   Gülcan Acar   Ancak mağaranın en uzun süren ve en önemli iskânı Paleolitik (Yontmataş Çağı) dönemde olmuştur. Daha çok Adak Mağara (tapınak) olarak kullanılan mağaranın alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunmaktadır. Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda elde edilen arkeolojik buluntular, Antalya Müzesi'nde ve mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesi'nde sergilenmektedir.   Mağaranın girişine ulaşmak için ziyaretçi karşılama noktasından itibaren 470 basamaklı bir merdiveni çıkmanız gerektiğini hatırlatalım. Ancak mağaraya girdikten sonra yaşayacağınız benzersiz deneyim, bu küçük zahmetin karşılığını fazlasıyla verecektir.   Kaynak: Karain Mağarası, Antalya Mağaraları,,Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2015)   Antalya Gezilecek Yerler Adres: Karain Mağarası, 07190 Yağca/Antalya

  32. Antalya Müzesi Salonlari

    32

    Antalya Müzesi Salonlari

    Muratpaşa, Antalya

    Çocuk Bölümü: Bu salonda çocukların çağlar önce oynadığı oyuncak ve oyunlar sergilenmektedir. Ayrıca birçoğu artık yok olmuş tipik bir Anadolu kenti çarşısı görülebilir. Tabiat Tarihi ve Prehistorya Salonu: Bu salonda dünyanın oluşumuna tanıklık etmiş fosiller ve insanlık tarihinin ilk buluntuları olan eserlere yer verilmiştir. Avcılık ve toplayıcılık düzeninden yerleşik düzene geçen ve bununla birlikte uygarlığa ilk adımını atan insanoğlunun ürettiği kullanım eşyaları, inanışlarına ait idoller, heykelcikler ve Anadolu’nun en eski ölü gömme geleneklerinden birini yansıtan küp mezar sergilemesi de bu salonda yer almaktadır. Seramik Eserler Salonu: Uygarlığın ilerlemesi ile birlikte pişmiş toprak eserlerdeki estetik ve teknolojik gelişimi, Geometrik Dönem’den (İ.Ö.1100) Bizans Dönemi’ne (İ.S.1100) kadar kronolojik olarak bu salonda görmek mümkündür. Bölge Kazıları Salonu: Bölge kazılarından gelen eserlerin sergilendiği bu salonda Likya, Pamfilya ve Pisidya bölgelerinde yer alan ören yerlerinde üniversiteler tarafından yapılan arkeolojik kazıları ve Müzenin yaptığı kurtarma kazıları sonucu gün ışığına çıkmış eserlerden örnekleri görmek mümkündür. İmparatorlar Salonu: Bu salonda Roma Döneminin imparatorları, imparatoriçeleri ile dönemin önemli politik şahsiyetlerinin M.S. 2. yüzyıla tarihlenen ve Perge’den bulunmuş olan heykeller bu salonda sergilenmektedir. Tanrılar Salonu: Bu salonda heykeltıraşlık ve mitolojinin muhteşem birleşimini görmek mümkündür. Yunan mitolojisinde adı geçen, tanrıların kralı Zeus, aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit, güneş ışığının tanrısı Apollon gibi tanrı ve tanrıça heykelleri yer alır. Mozaik Salonu: Bir Pamfilya şehri olan Seleukeia’nın agorasında bulunmuş olan “Filozoflar Mozaiği” bu salonun en etkileyici eserlerindendir. Mozaiklerin yanı sıra, bu salonda Perge heykeltıraşlık atölyesinin ürünü olan bir heykel grubu ve yine aynı atölyeye ait ve üst yarısı ABD’de olan Herakles Heykelinin alt yarısı da görülebilir. Perge Batı Cadde ve F5 Çeşmesi Salonu: Bu salonda Batı Caddeden çıkan Athena heykeli, Helenistik Dönem Kuleleri önündeki meydandan çıkan Aphrodite heykeli ile kuzey hamamının batı köşesinde yer alan F5 Nymphaeumu havuzu içinden açığa çıkarılan toplam 13 adet heykel sergilenmektedir. Perge Tiyatrosu Salonu: Perge Tiyatrosunda yapılan arkeolojik kazılar sonucu sahne binasından ele geçirilen on yedi adet anıtsal heykel, frizler ve bazı mimari parçalar bu salonda sergilenmektedir. Lahitler Salonu: Bu salonda sergilenen lahitlerin büyük bölümü Perge nekropolünde yapılan kazılardan ele geçmiştir. Bu salonda Madalyonlu, Sütunlu ve Girlandlı, Pamfilya tipi lahitler ile Girlandlı Lahit ve Herakles Lahdine ait parçalar da görülebilir. Ölü Kültü Salonu: Müze ek binasının alt katında ölü gömme geleneklerine ait örnekler sergilenmektedir. Patara Antik Kentinde ortaya çıkmış oygu gömüt canlandırması; Perge’de bulunmuş muhteşem Dioniziak lahit; Limyra Heroon’una ait bir karbir karyatid, alınlık ve frizler; Limyralıları, Ptolemaioslar ailesi için inşa ettikleri tapınağa ait heykeller ve yazıtlar bu salonda görülebilir. Sikke, Küçük Eserler ve İkonalar Salonu: Bu salonun sikke sergilemesi bölümünde Pamfilya, Pisidya ve Likya bölgesi sikkeleri, Elmalı Sikkeleri ile Beylikler Dönemi, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri sergilenmektedir. Etnoğrafya Salonu: Antalya Müzesi’nin Etnografya bölümü, iki büyük salon ile bu salonları birleştiren bir geçişten ibarettir. Etnografya salonlarında Türk İslam Eserleri ile yakın tarihimizin en güzel kültür objelerini içeren eserler ve canlandırmalar görülebilir. Sinevizyon Salonu: Antalya ili ve örenyerlerinin bilgilerinin verildiği, Antalya Müzesi Müdürlüğü'ne ilişkin anlatımın yapıldığı ve çeşitli görsellerin izlenebildiği salondur. Kaynak: Antalya Müzesi Müdürlüğü Antalya Gezilecek Yerler Adres: Antalya Müzesi Konyaaltı Cad. No:88-07050 ANTALYA

  33. Görsel yok

    33

    Konakaltı Mağarası

    Muratpaşa, Antalya

    Konakaltı Mağarası, şehirdeki Atatürk Parkı'nın denize doğru inen kıyısında yer alıyor. Mağaranın iki adet giriş kapısı vardır. Giriş kapılarının biri doğu, diğeri ise batı tarafında. Doğu salonunda genellikle kaya blokları görülmekle birlikte, batıdaki salonunda ise sarkıt ve dikitler dikkat çeker.

  34. Etnografya Müzesi

    34

    Etnografya Müzesi

    Muratpaşa, Antalya

    19. yüzyıla tarihlenen iki konaktan oluşan  Antalya Etnografya Müzesi,  Muratpaşa ilçesi, Kaleiçi Kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde yer almaktadır. Yapılar, eğimli bir alanda farklı kotlarda yer almaktadır.  Alt ve Üst Konak olmak üzere iki ayrı konseptin oluşturulduğu binalarda, Osmanlı Dönemi mimari özellikleri karşımıza çıkmaktadır. 1 no.lu konakta genel olarak Türk-İslam Eserleri, 2 no.lu konakta ise Antalya’nın Osmanlı Dönemi ev yaşamını yansıtan oda düzenlemeleri ile aynı dönemde kullanılan eşyalar ve mimari parçalar teşhir edilmektedir. Alt kotta kalan ve çoğunluğunu Türk - İslam Eserleri sanatını içeren eserlerin oluşturduğu 1 no.lu konağın ilk katında, Selçuklu Dönemi’nde kışlık saray haline getirilen Aspendos Tiyatrosu’ndan gelen Selçuklu çini kaplama parçaları ve Osmanlı Dönemi çinileri; 16.-20. yüzyıllar arası İznik-Kütahya ve Çanakkale üretimi seramikler, camdan yapılmış gaz lambaları ile laledanlar, güldanlar, şerbetlikler sergilenmektedir. Aynı katta, Kaleiçi’nde gerçekleştirilen kazılarda ele geçen objelerin sergilendiği bir bölüm daha yer almaktadır. İkinci katta Osmanlı Dönemi silahlarından ok, yay, zıhgir, kılıç, kapsüllü ve çakmaklı tabanca ve tüfekler, barutluk ve yağdanlıklar ile madalya ve nişanlar, mühürler, hamaylı, vefk, köstekli saatlerden oluşan sergileme yer almaktadır. Bu katta ayrıca hilye ve icazetname gibi hat sanatı örnekleri de sergilenmektedir. 1 no.lu konaktan daha yüksek kotta bulunan ikinci konağa, bahçe merdivenlerinden çıkılarak geçiş yapılmaktadır. Her iki konak da bir cepheleri ile sokağa bakarken bir cepheleri ile bahçeye açılmaktadır. İkinci konağın birinci katında Osmanlı Dönemi ahşap tavan, kapı, pencere kanatları, kapı tokmakları ve anahtarları;  heybe, çuval, iğlik, kilim gibi dokuma örnekleri ile yöresel müzik aletleri sergilemesi yer almaktadır. Ayrıca Antalya bölgesinin özgün dokumalarından  Döşemealtı Halıları, dokuma tezgâhı ve değişik dokuma  örnekleri ile Osmanlı Dönemi küçük bir Antalya Mutfağı canlandırması yine bu katta bulunmaktadır. Konağın ikinci katında,  Osmanlı Dönemi Kaleiçi ev yaşamını canlandıran misafirlerin ağırlandığı baş oda, hane halkının gün içinde ihtiyaçları doğrultusunda yemek-oturma odası olarak şekillendirilen oturma odası, yatak odası ve banyo yer almaktadır. Bu katta Osmanlı Dönemi kültürünü  yansıtan giyim-kuşam  örnekleri ve kahve kültürü sergilemesi de bulunmaktadır. Bahçe teşhirinde 13. yüzyıla tarihlenen Selçuklu Burç Kitabesi ile yine Selçuklu Dönemi  Fetih Kitabeleri, özgün eserler olarak karşımıza çıkmaktadır.  Diğer bahçe eserlerini, Osmanlı Dönemi kitabeleri, mezar taşları, top ve gülleler  oluşturmaktadır (Kaynak Metin: &quot;Etnografya Müzesi&quot;, Antalya Müzesi, http://www.antalyamuzesi.gov.tr/TR-219462/etnografya-muzesi.html , 2019.). Etnografya  Müzesi Ziyaret Saatleri Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim): 08:30 – 19:30 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan): 08:30 – 17:30 Giriş Ücreti Ücretsiz Tatil Günü Yok * * T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının belirlediği, Müze ve Örenyerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge’nin 11.Maddesine göre; Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’a kadar kapalıdır. Adres: Kılınçarslan Mahallesi Mermerli Banyo Sokak No: 17 Kaleiçi - Muratpaşa / ANTALYA

  35. Lyrboton Kome Antik Kenti

    35

    Lyrboton Kome Antik Kenti

    Kepez, Antalya

    Antalya kent merkezinin kuzeydoğusunda, Kepez ilçesine bağlı Varsak Mahallesi’nin sırtını yasladığı dağın tepesinde yer alan Lyrboton Kome, Helenistik Çağ’dan Ortaçağ’a kadar varlığını sürdürmüş antik bir yerleşim yeridir. Perge’de bulunan bir yazıta göre “Elaibaris” (zeytin çiftliği) olarak da bilinir ve esasen büyük bir antik zeytinyağı üretim köyüdür. Büyük ölçüde Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılara sahip olmasına rağmen, Helenistik Dönem'de de yerleşim gördüğü düşünülmektedir. Tarihçesi ve yönetim şekli hakkında çok fazla bilgiye sahip olunamasa da bu yerleşimin MS II. yüzyıldan itibaren bir komarkhes tarafından idare edilen, Perge’ye bağlı kome (köy) statüsünde bir yerleşim olduğu ve Bizans Dönemi boyunca da iskân edildiği rahatlıkla söylenebilir. Bölgede her yerde görülen zeytinyağı işlikleri, en çok Lyrboton Kome’de bulunur. Çok sayıda ve entegre işlikler, yüksek bir yağ üretimi olduğunu göstermektedir. Döşemealtı’ndan gelip Perge’ye giden Via Sebaste - İmparator Yolu da buradan geçer. Sahildeki büyük kentlerin, özellikle Perge’nin imarında, Lyrboton Kome’de kazanılan gelirin büyük payı vardır. Demetrios kardeşlerin Perge’ye diktikleri tak, bunlardan biridir. En önemli kalıntı, zeytinyağı koruma-depolama kulesidir. Adı “erdem” anlamına gelen Arete tarafından vakfedilmiş 2 katlı kulenin yazıtında, “Demeter Rahibesi Arete’nin bu kuleyi kendi parasıyla yaptırıp İmparator Domitian’a ve Perge Artemisi’ne adadığı” yazmaktadır. Üretimde sürdürülebilirliği ve aile vakfının katkısını gösteren asıl etkileyici yazıt, Arete’nin kızı olan Kille’nin oğlu Mouas tarafından vakfedilen zeytinlikleri anlatır. Yazıtta “İmparator Hadrian’a ve Lyrbosluların Apollonu’na adadığı çiftliği, 600 adet kültürlenmiş zeytin ağacını, Üç Zeytinlik ve Kallikades Armada’daki zeytinlikleri ömür boyu annesi Kille’ye devrettiği; annesinin ölümü ardından komorkhos’un (muhtar) vakfı yaşatması, Eylül’ün 3. gününde Apollon onuruna festival yapılıp halkın yeterince yedirilip içirilmesi” yazarken, yazıtın sonunda “yukarıda sayılanları satmaya veya elden çıkarmaya, elde edilen geliri başka bir amaçla kullanmaya hiç kimse izinli değildir. Aksi halde Perge Artemisi’ne 1000 dinar ceza ödenecektir.” denilmektedir. Lyrboton Kome'de ele geçen yazıtlar, zeytin hasadı ile ilişkilendirilen ve Apollon'a ithaf edilen bir festivalin 9. ayın 3. gününde kutlandığını ortaya koymaktadır. Bu veri, zeytin ve zeytinyağının yerleşim için ne kadar önemli olduğunu vurgular. Bu üretimin ve yerleşimde yaşanmışlığın diğer izleri çok sayıda sarnıç, 80’in üzerinde mezar, 2 katlı korunmuş konutlar,1 küçük hamam, 4 kilise ve işlevi belirsiz başka yapılardır. Kaynaklar Burak Takmer – Nihal Tüner Önen, Via Sebaste, Anadolu’nun En İyi Korunmuş Roma Yolu’nun Varsak’tan Geçen Güzergahı, Varsak Belediyesi Kültür Yayınları 2, 2007, 21-24. Nevzat Çevik, “Antalya’nın Tokası Varsak ( Lyrboton-Kome) İçin Önerilerim”, 2014. Sencer Şahin, “Perge Territoriumundaki Antik Varsak Yerleşimi-Lyrboton Kome-Elaibaris”, Çağlar Boyunca Anadolu’da Konut, İstanbul, 1999, 437-445. Adres: Varsak - Kirişçiler Mahallesi, Kepez / ANTALYA

  36. Görsel yok

    36

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach

    Muratpaşa, Antalya

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

  37. Kurşunlu Şelalesi

    37

    Kurşunlu Şelalesi

    Aksu, Antalya

    Antalya-Mersin karayolunun 15'nci kilometresinden sola dönülerek 7 kilometre daha gidince zengin florası olan, 33 hektar alana sahip, 18 metre yükseklikten dökülen, Kurşunlu Şelalesi'ne ulaşılır. Yedi adet küçük göletin küçük şelaleciklerle birbirine bağlandığı 2 kilometrelik bir kanyon içindeki şelale 1986 yılında ziyarete açılmıştır. Fotoğraf: Gülcan Acar Çevresindeki zengin flora ve fauna, burayı doğa yürüyüşü, bitki ve hayvanları gözlemleme gibi eko turizm faaliyetleri açısından öncelikli konumlardan biri haline getirmiştir. Tabiat parkı içinde yürüyüş yaparken tavşan, sincap, ağaçkakan, kaplumbağa ve diğer küçük hayvanlarla karşılaşmak mümkündür. Temiz havası ve büyüleyici manzarasıyla tabiat parkı, birçok ziyaretçiyi günübirlik dinlenme ve piknik için cezbeder. Ziyaretçiler için seyir terasları, oyun alanları, araç parkı ve diğer imkanlar da mevcuttur. Fotoğraf: Servet Uygun Kaynak: &quot;Kurşunlu Şelalesi&quot;, Sonkaya, K., Antalya Tanıtım Kitabı, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2016) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Kurşunlu Şelalesi, Fettahlı, Aksu / Antalya

  38. Görsel yok

    38

    Sillyon Antik Kenti

    Serik, Antalya

    Sillyon, Antik Dönem’de Pamphylia Bölgesi’nde günümüzde ise Antalya ili, Serik ilçesine bağlı Yanköy Mahallesi Kocagözler Mevkii’nde yer almaktadır. Sillyon adının Hitit metinlerinde geçen Šalluša’dan türediği ve Grekçe bir isim olmadığı kabul edilen bir görüştür. Perslerin Anadolu’daki hâkimiyeti sırasında, Sillyon’un içinde bulunduğu Pamphylia Bölgesi de Pers hâkimiyetinde kalmış ve bu durum Büyük İskender zamanına kadar sürmüştür. Bu dönemde tahkimatlı yapısıyla Sillyon, Pers donanması ve garnizon birliklerinin toplandığı merkez üssü konumuna gelmiştir. Antik yazar Arrianus, Büyük İskender’in MÖ 334 yılında Pamphylia’ya geldiğini ve ordusuna bağlı bir birlik ile Sillyon’u kuşattığını fakat alamadığını anlatmaktadır. Büyük İskender sonrasında Helenistik Dönem’de Sillyon ile ilgili arkeolojik verilerin çoğaldığı ve bu buluntulardan Sillyon’un artık kent karakteri gösterdiği anlaşılmaktadır. MÖ geç 4. yüzyılda Sillyon, sikke basan güçlü ve özerk bir kent konumundadır. Roma İmparatorluk Dönemi’nde Sillyon genişleyip büyük bir kent haline gelmiştir ve bu dönemde kentin ileri gelen zengin ailelerinden olan hayırsever Menodora kent için büyük bağışlarda bulunmuştur. Menodora’nın yardımlarıyla kentte birçok dinsel ve kamusal yapı inşa edilmiş ve kent görkemli bir hal almıştır. Bizans Dönemi Pamphylia’sında Sillyon bir piskoposluk merkezi olmuş ve bu statüsünü uzun süre korumuştur. Sillyon’dan Konstantinos ve Antonius isimli iki patriğin görev yaptığı bilinmektedir. Ayrıca Sillyon’un Hristiyanlık tarihi açısından bölgede önemli bir yere sahip olduğu, kentli piskoposların farklı toplantı ve konsillerde isminin geçmesinden de anlaşılmaktadır. Khalkedon konsülünde Sillyonlu Neon, Constantinopolis konsülünde Sillyonlu Plusianus isimleri geçmektedir. Sillyon, Türk-İslam Dönemi’nde Teke-ilinin önemli merkezlerinden Karahisar-ı Teke Kalesi olarak tarihsel bazı gelişmelere ev sahipliği yapmış ve 17. yüzyıla kadar yerleşim görmüştür. Sillyon akropolisinin kuzeybatı noktasında bulunan Kale Mescidi yapısı, kentteki Türk-İslam varlığının en büyük kanıtıdır. Bu yapı, Antalya Bölgesi’ndeki en erken Türk-İslam eserleri arasında yerini almaktadır. Sillyon tüm tarihsel dönemlerin izlerini aynı karede sunabilen Anadolu’daki nadide antik kentlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Kentin kurulduğu tepelik alanın büyük bir kaya kütlesinden oluşması, yapıların mukavemetini arttırmış ve birçok yapının günümüze kadar sağlam kalabilmesini sağlamıştır. Ana Kent Kapısı, akropolisin güneybatı eteğinde ve akropolise giden Rampalı Cadde’nin başladığı yerde konumlanmaktadır. Kentin aşağı şehir duvarları üzerinde beş, akropolis savunmasında ise dört farklı planda kule inşa edilmiştir. Aşağı Şehir’de yer alan Helenistik Kule çatı seviyesine kadar korunmuştur. Üç katlı yapılan kulenin zemin katında bir kapı bulunmakta ve bu kapı kente bir tali giriş sağlamaktadır. Stadion yapısı kentin batı yamacında konumlanmaktadır. Sillyon stadionu 254 metre uzunluğuyla Pamphylia Bölgesi’nin en büyük stadionu olma özelliğine sahiptir. Stadionun doğusunda Roma Hamamı yer almaktadır. Roma Hamamı’nın mevcut plan şemasına göre sıralı beş salondan meydana geldiği anlaşılmaktadır. Yapı, Geç Antik Dönem’e kadar kullanılmıştır. Kastron, akropolisin batı kesiminde yer almaktadır. Kastronun içinde kuzey duvarına yaslanmış bir praitorion bulunmaktadır. Kastronun sağlam kalan duvarlarında siperlik alanları yer almaktadır. Kastron, kumandanın sarayı veya idari merkez binası olarak işlev görmüştür. Kastronun, kentin Bizans Dönemi’nde akropolise taşınmasından hemen sonra inşa edildiği ve Türk-İslam Dönemi’nde de bir köşk olarak kullanılmaya devam edildiği düşünülmektedir. Akropolisin merkezinde A ve B Kiliseleri yer almaktadır. Akropolisin güney kesiminde Sillyon Tiyatrosu konumlanmaktadır. Pamphylia Ovası ve Akdeniz’e hâkim bir manzaraya yerleştirilmiş tiyatronun muhteşem bir görüş açısı vardır. Yaşanan deprem ve heyelanlar sonucu tiyatronun sahne binası ve oturma basamaklarının bir kısmı yıkılmıştır. Mevcut durumda sadece 12 oturma basamağı ve batı duvarı sağlam kalabilmiştir. Kent akropolisinin güneyinde Tapınaklar Terası yer almaktadır. Merdivenlerle ayrılan iki farklı terasta görkemli tapınaklar bulunmaktadır. Kent oldukça görkemli yapıları ile birlikte Antik Dönem’den günümüze kadarki tarih süreçlerini bir arada sunan özel bir kenttir. Neredeyse tüm yapıların ayakta olması, kentte eşsiz bir gezi deneyimi sunmakta ve antik kenti tam anlamıyla anlamamızı sağlamaktadır. Kaynak Sillyon Kazısı Başkanlığı Adres: Sillyon Antik Kenti Yanköy Mahallesi, Serik / ANTALYA

  39. Görsel yok

    39

    Kadriye Plajı (Serik)

    Serik, Antalya

    Kadriye Plajı (Serik), Serik, Antalya kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum zeminli bir halk plajı. 2001'den bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 15 Mayıs - 30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 15 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu BETUYAB. Deniz suyu en son 30/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=1088

  40. Görsel yok

    40

    Boğazkent Plajı

    Serik, Antalya

    Boğazkent Plajı, Serik, Antalya kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum ve çakıl zeminli bir halk plajı. 2025 yılında Mavi Bayrak aldı. Yüzme sezonu 15 Mayıs-30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 16 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Boğazkent Otelleri. Deniz suyu en son 30/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=1784

  41. Görsel yok

    41

    Güzeloba Plajı

    Muratpaşa, Antalya

    Güzeloba Plajı, Muratpaşa, Antalya kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum zeminli bir halk plajı. 2008'den bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 15 Mayıs - 30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 4 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Muratpaşa Belediyesi. Deniz suyu en son 30/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=1173

Durakları kendi gezi planına taşı, günlere böl, konaklama ve yemek molalarını ekle.

Sık sorulanlar

Muğla Antalya arası kaç km ve kaç saat sürer?
Muğla ile Antalya arası araçla yaklaşık 311 kilometre ve mola vermeden yaklaşık 5 saat sürer.
Muğla Antalya arasında yol üstünde nerelerde durulur?
Muğla ile Antalya arasında yolun 20 km yakınında açıklamalı 406 gezi noktası bulunuyor. toroti bu rotada yol boyunca dengeli dağılmış 41 durağı geçiş sırasına göre listeler; ilk duraklardan biri Ula Belediyesi Akyaka Halk Plajı, yolun sonuna doğru ise Güzeloba Plajı var.
Muğla Antalya yolu hangi illerden geçer?
Muğla ile Antalya arasındaki güzergâh Muğla → Burdur → Antalya illerinden geçer. Gezilecek yer bakımından en yoğun bölüm Antalya sınırlarındadır.
Muğla Antalya arasında otoyol mu eski yol mu tercih edilmeli?
Muğla ile Antalya arasında hızlı sürüş için otoyol hatları süre avantajı sunarken; güzergâh üzerindeki tarihi ilçeleri, yöresel mola duraklarını ve manzara noktalarını görmek için geleneksel devlet yolu hattı çok daha zengin bir keşif rotası sunar.
Muğla Antalya sürüşünde mola planı nasıl yapılmalı?
Yaklaşık 5 saatlik bu sürüşte her 2 ila 2,5 saatte bir mola verilmesi önerilir. Güzergâh üzerindeki Antalya ve komşu illerdeki tescilli gezi noktaları standart dinlenme tesislerine göre çok daha keyifli mola alternatifleridir.
Muğla Antalya Arası Yol Üstü Gezilecek Yerler — toroti