Yol üstü duraklar
İzmir – Antalya arası yol üstü duraklar
505 km, yaklaşık 6 saatlik yol. Aşağıdaki duraklar geçiş sırasına göre dizili — iki yönde de aynı yol.
Kısaca
İzmir ile Antalya arası 505 km ve yaklaşık 6 saatlik bir yolculuk. Bu rotanın 20 km yakınında açıklamalı 567 gezi noktası var; yol 6 ilden geçiyor ve en çok durak Antalya sınırlarında (177 yer).
Bu koridorun 20 km yakınında toplam 567 gezi noktası var; aşağıda yol boyunca dengeli dağılmış 46 tanesi listelendi.
- Görsel yok
1
Nif Dağı Antik Kazı Alanı
Kemalpaşa, İzmir
Antik çağda Olympos adını taşımış 19 dağdan biridir. 1999'dan itibaren yürütülen ön incelemelerde ve birkaç bölgedeki yüzey araştırmaları ve kazılarda önemli buluntulara ulaşılmış ve Nif dağının çeşitli kültürleri barındırdığı anlaşılmıştır. Başlıca kalıntılar Helenistik ve Bizans Dönemi’ne ait yapılar oldukları halde, gerek yüzeyde gerekse kazılarda ele geçen keramik buluntuları M.Ö 8. yy dan M.S 13. yüzyıla kadar tarihlenmektedir
- Görsel yok
2
Çeşnigir Camii
Şehzadeler, Manisa
<p> 1474 yılında <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/II._Mehmed">II. Mehmed</a>'in azat etmiş olduğu bir köle olan Çeşnigir Sinan Bey tarafından yapılan cami, şehrin en eski camilerinden biridir.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87e%C5%9Fnigir_Camii#cite_note-1">[1]</a> Caminin bir de kütüphanesi bulunmaktaydı.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87e%C5%9Fnigir_Camii#cite_note-2">[2]</a></p>
- Görsel yok
3
Muradiye Camii ve Külliyesi
Şehzadeler, Manisa
<p>III.Murat adına 1583-1592 yılları arasında yaptırılan külliye; cami, medrese, imarethane ve dükkanlardan oluşmaktadır. Projesi Mimar Sinan’a ait olan külliyenin inşası Mimar Mahmut Ağa tarafından başlatılmış ve ölümü üzerine Mimar Mehmet Ağa tarafından tamamlanmıştır. Medrese, klasik Osmanlı medrese plan ve şekline bağlı kalınarak yapılmıştır.</p>

4
Kuvayı Milliye Anıtı
Yunusemre, Manisa
<p>"Ben Atatürk’ü statik kılan heykel anlayışına isyan ettim, Ben O’nu tek başına ilahlaştırmak yerine devrimlerini, ilerici düşüncelerini anlatan, halkıyla birlikte güçlenen kompozisyonlar kurmaya çalıştım. Bunları muhakkak yeni nesillerin görmesi gerektiği inancını taşıdım." Prof. Tankut ÖKTEM</p>
- Görsel yok
5
Hisar Camii
Konak, İzmir
1872 yılında yıktırılan kale arkasında bugünkü Kemeraltı çarşısında, Hisarönü mevkiindedir. 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. İzmir’in en büyük ve gösterişli camiidir. Yenilenen minaresi ile cami, klasik dönem Osmanlı Camilerinin tipik özelliğini taşımaktadır. Cami içindeki kalem işi süslemeleri, hat sanatının inceliklerinin sergilendiği panolar ve mihrap - mimber işçiliği Türk sanat zevkinin en iyi örneklerindendir. Cami 1813, 1881,1927 ve 1980’li yıllarda onarım görmüştür.

6
Metropolis Örenyeri
Torbalı, İzmir
Metropolis İzmir’in 45 km doğusunda yer alan Torbalı’nın ilk yerleşim alanıdır, Torbalı Ovası’nın batısında Yeniköy ile Özbey köyleri arasında bir tepe üzerinde kuruludur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Metropolis’ten ilk defa Avrupalı gezginler J.Spon ve G.Wheler 17 yy.’da bahsediyor. Bu gezginler, 1675 yılında yöreye gelmiş ve bugün Torbalı ilçesinin Yeniköy ve Özbey köyleri arasında yer alan harabelerin, Metropolis antik kentine ait olduğunu belirtmişler. Fotoğraf: Official Turkish Museums 19. yy.’da ise İzmirli araştırmacı A.Fontier, Metropolis’te yazıtlar ve topoğrafya konularında yaptığı araştırma sonunda, Metropolis çevresindeki Çevlik ve Fetrek çaylarının antik isimlerini “Astraios” ve “Phyrites” olarak saptamış ve kent kalıntılarını kısaca tarif etmiştir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Metropolis MÖ 3. yy.’da Seleukos Krallığı zamanında Lyzimachos’un adamları tarafından kurulmuştur. Metropolis "Ana Tanrıça Kenti" demektir. Şehre adını veren ana tanrıçaya ait heykel Uyuzdere mevkisinde yapılan kazılarda bulunmuştur. Metropolis Helenistik dönemde ( MÖ 1-2.yy ) gelişmiş, şehir görkemli sur duvarlarıyla çevrilmiş, savaş tanrısı Ares adına bir tapınak yapılmış, stoa ve tiyatro gibi anıtsal kamu yapıları inşa edilmiştir. Helenistik dönemin sanat açısından önemli bir merkezi olduğu bilinen Metropolis son derece kaliteli ve özgün heykeltıraşlık eserleri yaratmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Roma İmparatorluk döneminde kent yamaçlardan aşağıya doğru gelişmiştir. Günümüze ulaşan kalıntılardan Atrium, Roma Evi, Zeus ve On İki Tanrı tapınakları bu dönemdendir. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan kent savaşlar yüzünden küçülmeye başlamış, surlar daralmış ve şehir kale, stoa, akropolle sınırlanmıştır. Doğal bir yamaç üzerine kurulu olan tiyatro kentin sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerine ev sahipliği yapar. Tamamı mermerden yapılmış olan tiyatro orkestra, sahne binası, oturma yerleri ve ön kısımda bulunun soylu koltuklarından oluşur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Dışarıdan gelen önemli konuklar, din adamları ve imparatorlar için yapılan bu koltuklar Helenistik dönemin mermer işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Bu koltukların arkasında Zeus’un yıldırım demeti ve kalkanlı Ares kabartması vardır. İlk olarak geç Helenistik dönemde inşa edilen ve Roma Dönemi'nde sahne binası genişletilen tiyatro 8-10 bin kişiliktir. Oturma yeri olan cavea bir koridorla iki diazomaya ayrılır. Merdiven kenarları her biri değişik desene sahip aslan ayaklarıyla süslenmiştir. MS 4. yy.’da tiyatro işlevini yitirmiştir. Kaynak: İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü İzmir gezilecek yerler Adres: Yeniköy, Sevgi Yolu Sk., 35860 Torbalı/İzmir
- Görsel yok
7
Jeep Ve Atv Safari
Selçuk, İzmir
Selçuk İlçesi ve Menderes İlçesi Özdere Mahallesinde jeep safari hizmeti verilmektedir. Sözkonusu faaliyet; turistlere çam kokulu ormanlarda, muhteşem doğal güzellikler eşliğinde, çeşit çeşit bitki kokusunun birbirine karıştığı parkurlarda unutamayacakları bir deneyim yaşatmaktadır. ATV (QUAD) SAFARİ: ATV ( QUAD) Safari 4 tekerlekli motosikletlerle doğal hayatın içinde yapılan bir adrenalin sporudur. Bu deneyimi Selçuk İlçemizde yaşama imkanı bulunmaktadır.

8
Efes Yamaç Evler
Selçuk, İzmir
Efes Örenyeri sınırları içinde bulunan Yamaç evler, antik kentin Roma Dönemine ait yedi evden oluşan bir yerleşim alanıdır. Bu çok iyi korunmuş evler, Bülbül Dağı eteklerindeki teraslar üstüne inşa edilmiştir. Fotoğraf: Murat Öcal Antik Dönemde Efes'in ileri gelenlerinin yaşadığı Yamaç evler bölgesi, Romalılar tarafından yaşam alanına dönüştürülmeden önce Helenistik dönemde mezarlıktı. İlk inşa tarihi MS 1. yüzyıl olarak belirlenen evler, daha sonraki yıllarda çeşitli ilave değişikliklerle şehir terk edilene kadar kullanıldı. Fotoğraf: Murat Öcal Hellenistik Dönem’de Efes’in yöneticiliğini yapmış olan Lysimakhos’un kenti yeniden yapılandırdığı dönemde İonia’da kullanılan hippodomik plan sistemi (birbirine paralel ya da dikdörtgen ve dik sokaklar arasında kalan, kare ya da dikdörtgen yapılardan oluşan düzenli şehir planı) uygulanmıştır. Fotoğraf: Murat Öcal Günümüzde ziyaret edilebilen evlerin en erkeni İmparator Augustus Dönemi’ne aittir. Roma İmparatorluk Dönemi’nde evlerin dış görünümü oldukça sadedir ancak içyapısı gösterişlidir. Evler peristil ev mimarisi (antik mimarlıkta sütunlu koridorlar ile çevrelenmiş dikdörtgen biçimli üstü açık bir avlu) geleneğine uygun yapılmıştır ve pencereler bulunmaktadır. Ortada bir avlu ve etrafında oturma birimleri yer alır. Evlerin bazıları iki ya da üç katlıdır. Alt katlar günlük yaşantıya yönelik oturma odaları, salon, mutfak gibi birimlere, üst katlar ise yatak odalarına ayrılmıştır. Çeşmeler bütün evlerde ortak özelliktir. Evlerde hamam benzeri ısıtma sistemi vardır. Sistemin merkezi hamam olarak kullanılırken aynı zamanda künklerle evin diğer kısımlarına aktarılarak ısıtılması sağlanmıştır. Bu sistemle bağlantılı olarak yemek odası, mutfak ve latrina (tuvalet) önündeki çeşmelerden sıcak ve soğuk suyun akması sağlanmıştır. Evlerin çoğunda ağızları mermer bir kapakla kapatılmış su kuyuları bulunmuştur. Uygun bölümlerde tuvaletler yapılmıştır. Delikli oturma blokları ve altında ana kanalizasyona bağlı sistem vardır. Fotoğraf: Murat Öcal Evlerde inşaat malzemesi olarak taş ve tuğla harçla birlikte kullanılmıştır. Duvarlar içten ve dıştan sıvanmıştır. Evlerin tabanlarında mozaik kaplam ve mermer taban, duvarlarda ise freskler ve mermer kaplamalar kullanılmıştır. Mozaikler genelde siyah beyaz, geometrik desenli olmakla birlikte mitolojik sahneleri ve figürleri de içerirler. Fresklerde Müzler, Eroslar, kuş balık gibi havyan figürleri, günlük hayattan kişiler, tiyatro sahneleri işlenmiştir. Fotoğraf: Murat Öcal Evlerden kazılar sırasında çok sayıda imparator, imparatoriçe, filozof büstü; bronz, mermer, pişmiş toprak, fildişi ve camdan yapılmış dekoratif amaçlı çok sayıda eser ile takılar, oyuncaklar, tıp ve kozmetik aletleri, kullanım kapları, parfüm şişeleri, değişik malzemelerden yapılmış kandiller ele geçmiştir. Fotoğraf: Murat Öcal İzmir gezilecek yerler Kaynak: Efes Müzesi Adres: Atatürk, Uğur Mumcu Sevgi Yolu No: 26, 35920 Selçuk/İzmir

9
Yedi Uyuyanlar Mağarası
Selçuk, İzmir
Efes Antik şehrinin yakınlarında, Panayır Dağı eteklerinde bulunan Yedi Uyuyanlar Mağarası'na Vedius Gymnasium’unun yanından doğuya doğru dönen asfalt yoldan giderek ulaşılabilir. Burası, hem İslam dininde, Hem Hristiyanlıkta söz edilen Yedi Uyuyanlar –ya da Yedi Uyurlar- hikâyesindeki yedi gencin uyuduğu mağara olarak bilinir. Müslümanlar tarafından Kuran’da Kehf suresinde sözü edilen Ahsab-ı Kehf Mağarası’nın günümüzde daha çok Tarsus’ta ya da Afşin’de bulunan mağara olduğu kabul edilirken Hıristiyan dünyası Efes’teki bu yeri benimsemiştir. Yedi Uyurlar Efsanesi Farklı kaynaklarda farklı ayrıntılarıyla anlatılan efsaneye göre MS 250 yılı civarında İmparator Decius zamanında yaşayan yedi Hıristiyan genç (Bunlar, birçok kaynakta adları farklı verilen Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Yohannes, Serapion ve Konstantinus’tur. İslamiyette ise Debernuş, Mesliha, Kafeştateyyuş, Sazınuş, Mekselina, Mermuş, Yemliha ve köpekleri Kıtmir’in adı geçer) imparatorun tanrılaştırıldığı tapınağa kurban sunmayı reddeder ve ölüm tehdidi alınca bir mağaraya sığınırlar. Hükümdar da mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar bir süre sonra uykuya dalar. Gençler uyanır ve her şeyden habersiz olarak yiyecek almak için kente giderler. Bir fırından ekmek almak isteyen Yemliha eski parayı verince artık Decius’un (249-251) değil II. Theodosius’un zamanında (408-450) olduklarını ve arkadaşlarıyla yalnız bir gece değil, 200 sene boyunca uyuduklarını öğrenir. Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu’nun her yanında yaygınlaşmıştır artık. Yemliha mağaraya geri dönüp durumu anlatınca, tüm arkadaşlar tekrar uyumaya karar verir ve bir daha uyanmazlar. Yedi gencin ölümünden sonra büyük bir cenaze töreni yapıldığı ve gömüldükleri mağaranın üzerine bir kilise inşa edildiği söylenegelir. Burada geçmiş yıllarda yapılan kazılarda, bir kilise ve çok sayıda mezar bulunmuştur. Mezarlarda ve kilisenin duvarlarında kutsal sayılan Yedi Uyuyanlar’a hitap etmek üzere yazılmış yazıtlar görülünce burasının efsanevi kilise olduğu kabul edilmiştir. Yakın çevresinde de Efes Antik Kentinin önemli mezarlık alanlarından birisi bulunmaktadır. Metin ve Fotoğraflar: İzmir Efes Müze Müdürlüğü İzmir Gezilecek Yerler Adres: Acarlar, 35920 Selçuk/İzmir
- Görsel yok
10
Zeytinköy Plajı
Selçuk, İzmir
Zeytinköy Plajı, Selçuk, İzmir kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum zeminli bir halk plajı. 2024'ten bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 01 Mayıs-30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 3 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Selçuk Belediyesi. Deniz suyu en son 16/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=1009

11
Nasuhpaşa Küllliyesi
Efeler, Aydın
Külliyenin batısında, hamamın doğusundaki yapı, halk arasında Osman Ağa Medresesi ismiyle de anılmaktadır. Medrese, kareye yakın bir avlu etrafında sıralanan tek katlı ahşap kapılı kare planlı moloz taş ve tuğladan inşa edilmiş odalardan meydana gelmektedir. Ancak yol nedeniyle, güney-doğu köşe ve doğu cephe tamamen ortadan kaldırılmıştır. Medrese taş ve tuğla ile inşa edilmiştir. Girişi güney cephededir. Sonradan kapatılmıştır. Günümüzde 17 adet öğrenci odası mevcuttur. Kitabesine göre yapı, H.1120/M.1708 yılına tarihlendirilmektedir. 2010 yılında restorasyonu tamamlanarak açılışı yapılmıştır. Kaynak: Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aydın Gezilecek Yerler Adres: Efeler - Aydın
- Görsel yok
12
Cemal Bey Hamamı
Efeler, Aydın
"Bey Hamamı" olarak da anılan yapı, Nasuh Paşa Külliyesi'nin biraz ilerisinde yer alır. Günümüzde oldukça harap haldedir. İnşasında tuğla ve taş malzeme bir arada kullanılmıştır. Yapının içindeki izlerden süslemeli olduğu anlaşılmaktadır.
- Görsel yok
13
Eski Yeni (Hasan Çelebi) Cami
Efeler, Aydın
Kaynaklara göre yapı 1585'ten önce inşa edilmiştir.Halk arasında Eski-Yeni Cami olarak da bilinmektedir. Avlu içerisindeki cami, kare planlı ve tek kubbeli bir harime sahiptir. Kuzeyinde üç bölümlü ve üzeri kubbelerle örtülü bir son cemaat yeri ile batı cephenin kuzey ucunda bir minaresi vardır. Caminin süslemeleri mihrapta yoğunlaşmıştır
- Görsel yok
14
Süleyman Bey Camii
Efeler, Aydın
Klâsik Osmanlı üslubunda yapılmıştır. Süleyman Bey’in vakfiyesinden, Üveys Paşazade Mehmet Bey’in torunu ve Cezayir Beylerbeyi Mustafa Paşa’nın oğlu Süleyman Bey tarafından 1683 yılında yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın kalfalarından biri tarafından inşa edildiği sanılan bu cami, bir avlu içerisinde kare plânlı, kesme taştan ve tek kubbeli bir yapıdır
- Görsel yok
15
Çavuş Köprüsü
Efeler, Aydın
Kesme taş malzeme ile inşa edilmiş köprü tabakhane deresi üzerinde tabakhane köprüsünden sonra 2. köprüdür. İki sivri kemerden oluşmuştur. Kemerlerin soldakinin kilit taşı üzerinde öküz ya da boğa başı kabartması yer almaktadır. Köprünün batı girişi üzerinde sağ kenarda tamirat kitabesi yer almaktadır.

16
Nysa Antik Kenti
Sultanhisar, Aydın
<p>Sultanhisar ilçesinin kuzeyindeki Malgaç Dagi eteklerinde zeytin bahçeleriyle dolu yamaçlara kurulmus Nysxa (Nisa) antik kentinin tarihinin kaynagi, cografyaci Strabon'dur. Sel yatagindan dolayi iki kisimdan olusan kent Atymbra isimli eski bir yerlesmenin üzerine Selekvos Krali I. Antiochus tarafindan kurulmus ve kralin esinin adini almistir. Nyxsa'da yetismis olan Aristodem'in kurdugu iki katli kütüphane, Hellenistik çaga ait su deposu, Roma dönemine ait stadyum ve köprü, halk meclisi ve Acharaka yolu üzerindeki sehir nekropolü görülebilecek baslica yapi kalintilaridir.</p>

17
Yörük Ali Efe Evi Müzesi
Yenipazar, Aydın
Milli Kahraman Yörük Ali Efe’nin İzmir’den dönüşünden ölümüne kadar yaşadığı Yenipazar ilçe merkezindeki evi 1980’li yıllarda çıkan yangında tamamen yanmıştır. 1995 yılında Aydın Valiliği tarafından Kültür Bakanlığı'na yapılan öneri kabul görmüş, Yörük Ali Efe’nin mirasçıları evin müze yapılması koşulu ile evi Kültür Bakanlığı'na bağışlamışlardır. Tahsis işlemleri 1999 yılında tamamlanmıştır. Evin aslına uygun restorasyonu ve bahçe tanzim çalışmaları sonucu teşhire hazır hale getirilmiştir. Yörük Ali Efe’nin kullandığı şahsi eşyaları da varisleri tarafından müzeye bağışlanmıştır. Aydın Müzesi Etnografya seksiyonundan devredilen eserlerin yanı sıra, Aydın Müzesi Kıymet Takdir Komisyonu’nca piyasadan alınan ve vatandaşların bağışladığı malzemelerle yapılan teşhir çalışmaları kısa sürede tamamlanmıştır. Yörük Ali Efe’nin Muslukuyu Mezarlığı’ndaki mezarı da Bakanlar Kurulu kararı ile müze bahçesindeki yerine taşınmıştır. Yörük Ali Evi Müzesi Aydın Müzesi Müdürlüğü bağlı bir birim olarak 8 Haziran 2001 tarihinde ziyarete açılmıştır. Kaynak: Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aydın Gezilecek Yerler Adres: Yörük Ali Efe Evi Müzesi, Çarşı Mahallesi, Akgün Sok. 09350 Yenipazar/Aydın

18
Donduran Kulesi
Yenipazar, Aydın
Donduran Mahallesi'nin güneyinde yer almaktadır. Moloz taş tuğla ve yer yer mermer spoilen malzemeden inşa edilmiştir. Birbirine bitişik iki kare mekandan oluşan kulenin batı cephesine bitişik kare mekan daha küçük ebatlardadır. Kübik bir yapı olan Donduran Kulesi iki kat ve teras katından oluşmaktadır. Ahşap kat döşemeleri yandığı için mevcut değildir. İkinci kat doğu duvarında üçgen alınlıklı ocağı bulunmaktadır. Teras katta duvarlarda mazgal delikleri vardır. Giriş kapısı yine bu cephede birinci katın duvarının ortasındadır. Kuleye giriş muhtemelen çekme köprünün iç tarafındaki merdiven basmakları ile sağlanıyordu. Çekme köprünün makara sisteminin kalıntıları kapının ahşap lentosunun ortasındaki makaradan anlaşılmaktadır. Kule devrin anlayışına uygun olarak köyün üstünde, köy ve Menderes ovasına hakim bir konumda inşa edilmiştir. Kulenin kesin yapım tarihi belli değildir. Köyün içindeki çeşmelerin kitabelerindeki H.1177-1178 (1763-1764), (1764-1765) tarihleri kulenin yapım tarihlerine ışık tutmaktadır. Kulenin önemi Aydın'da ayakta kalmış üç kuleden biri olmasıdır. Kaynak: Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aydın Gezilecek Yerler Adres: Aydın - Yenipazar
- Görsel yok
19
Donduran Kalesi
Yenipazar, Aydın
Yenipazar İlçesi, Donduran Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Antik Çağ yazarlarından Strabon Orthosia'dan Karia yerleşmesi olarak söz etmektedir. İ.Ö. 7. yüzyılda Kimmerlerin saldırısına uğrayan kent, Lydia Kralı Alyattes'in Kimmerleri yenmesi sonucu bu egemenlikten kurtulup Lydialıların eline geçen İ.Ö. 6. yüzyılda ise İonia birliğine katılır ve birçok Anadolu kenti gibi Perslerin egemenliğine girer. Kentteki önemli yapılar arasında yer alan tiyatro ve Bizans yapısı bugün de ayaktadır.

20
Arpaz Kalesi
Nazilli, Aydın
<p>Nazilli’ye bağlı Esenköy’de bulunan yapı grubu, bir Karya kenti olan Harpasa Kalesi’nin eteklerinde kurulmuştur. Bazı kaynaklarda buranın ismi Arpaz Kulesi olarak da geçmektedir. Arpaz Beyleri tarafından 19.yüzyıl başlarında inşa ettirilmiştir. Ancak burada 17. ve 18.yüzyıllara ait, Osmanlı Dönemi kalıntıları ile de karşılaşılmıştır. Buna dayanılarak da kalenin daha erken bir dönemlerde yapılıp, sonradan yenilendiği de düşünülebilir.</p>
- Görsel yok
21
Mastaura Antik Kenti
Nazilli, Aydın
Nazilli ilçesi, Bozyurt Köyü’nün 1 km. kuzeyinde, yer alan küçük bir antik yerleşim yeridir. Bugün görülebilen yapı kalıntıları şehrin kuzeybatısında, iki kademeli kemerli terasla oluşturulan sahne binası bugün kısmen korunmuş vaziyette olup, orkestra kısmı zeytin ağaçları ile kaplıdır. Şehrin güneydoğusunda yer alan nekropol alanındaki yarısı açıkta olan mezarlar Roma Dönemi özellikleri göstermektedir.
- Görsel yok
22
Karacasu Etnografya Müzesi
Karacasu, Aydın
2007’de ziyarete açılan müzede ilçenin geçmişten günümüze seramik, sıcak demir, deri ve diğer el sanatları ile ilgili etnografik eserleri sergilemektedir. Mankenlerle canlandırma yapılarak sergilenen eserler arasında kendisini kültürel bir hazinenin içinde bulmak isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerden

23
Doğa Sporları - Karabağlar Kanyonu
Karacasu, Aydın
Karabağlar Kanyonu Karabağlar Kanyonu sulu bir kanyon olup 2,5 km uzunluğundadır. Aşağı Görle Köyü'ndeki Görle Kanyonu ile birleşmektedir. Kanyon girişi Karacasu Karabağlar köyü ile Aşağı Görle Köyü arasındaki yolda yer almakta ve suyu Kemer Baraj Göleti'ne dökülmektedir. Başlangıçta derinliği az olan kanyonda ilerledikçe derinlik 50 m.yi bulmaktadır. Genişliği kimi yerde bir insanın geçebileceği kadar daraltmaktadır. Kanyonda ip inişi gerektiren 3 adet şelale vardır. Köy yolundan kanyonu gözlemlemek mümkündür. Başlangıç ile bitiş arasında 200 metrelik irtifa farkı vardır. Yapılabilecek turizm aktiviteleri: Doğa sporları
- Görsel yok
24
Hierapolis Hamam Bazilika
Pamukkale, Denizli
Frontinus kapısı yanında yer alan ve M.S. 3. yy yapılan hamam, 5. yy'dan sonra güneye bakan calidarium duvarı yıkılarak bir apsis eklenmiş ve böylece hamam üç nefli bir bazalikaya dönüştürülmüştür. Önceki yapıya ait beşik tonoz da yerini 3 kubbeye bırakmıştır.
- Görsel yok
25
Hierapolis Antik Kenti
Pamukkale, Denizli
Denizli ilinin 18 km. kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin Arkeoloji literatüründe “Holy City” yani Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentte bilinen bir çok tapınak ve diğer dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır. Kentin kuruluşu hakkında bilgilerin kısıtlı olmasına karşın; Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından MÖ. II. YY. başlarında kurulduğu ve Bergamanın efsanevi kurucusu Telephosun karısı Amazonlar kraliçesi Hieradan dolayı, Hierapolis adını aldığı bilinmektedir.
- Görsel yok
26
Ahi Sinan Türbesi
Merkezefendi, Denizli
Ahi Sinan, Denizli esnafını teşkilatlandırıp bir çatı altında toplamıştır. Ahilik kültürüne Denizli'de çok büyük katkıları olmuş ve tarihteki yerini almıştır. 13. yüzyılda, şimdiki Kaleiçi Çarşısı'nın batısında kendi adındaki tekkesinde hizmet vermekteydi. Vefatından sonra türbesinin de bu tekke içine yapıldığı ve 1876 yılına kadar hizmet verdiğini yazılı kaynaklardan bilinmektedir.
- Görsel yok
27
Hatipoğlu Cami
Pamukkale, Denizli
<p>20. yy’ın hemen başlarında yapılmış olan yapı, konumu, boyutları ve yöresel malzeme kullanımı ve cephe düzeni ile korunması gerekli bir yapıdır.Yapının son cemaat yeri gibi düzenlenen giriş kısmı içten tamamen açılarak, cami harimine dahil edilmiştir</p>
- Görsel yok
28
Laodikya Antik Kenti
Merkezefendi, Denizli
Laodikeia Antik Kenti, coğrafi bakımdan çok uygun bir noktada ve Lykos ırmağının güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok “Lykos'un kıyısındaki Laodikeia” şeklinde geçmektedir. Diğer antik kaynaklara göre ise, kent MÖ. 261-263 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve kente Antiokhos'un karısı Laodike'nin adı verilmiştir.

29
Akhan Kervansarayı
Pamukkale, Denizli
Anadolu Selçukluları'nın batıdaki son kervansaraylarından olan ve iki kitabesi bulunan Akhan Kervansarayı, sultan hanları şemasına uymakla beraber, oldukça küçük bir handır. Han'ın iki kitabesi bulunmaktadır. Kapalı olan kısmı 1253 (H. 651) yılında, avlu 1254 (H. 652) de tamamlanmıştır. Yaptıran Vali Seyfettin Karasungur bin Abdullah'tır. Kitabede II. İzzettin Keykavus'un adı geçmektedir. Simetrik bir plan göstermeyen kervansaray açık ve kapalı bölümlerden oluşmaktadır. Toplam 1.100 metrekarelik bir alan üzerine oturmakta olup, kare bir avlu ve derinlemesine dikdörtgen bir holden oluşmaktadır. Kapalı mekan derinlemesine iki sıra paye ile üç sahına ayrılmıştır. Ortada bulunan sahın yan sahınlardan daha geniş ve yüksek tutulmuştur. Üst kısım tonoz ile örtülmüştür. Sivri kemerli niş biçiminde portali, basık kemerli giriş kapısı ile yarım metre dışa taşmıştır. Üzerinde bulunan kitabesi ile oldukça sade bir görünüşe sahiptir. Kapalı mekanın simetrik düzenlemesine karşın avluda asimetrik bir plan karşımıza çıkmaktadır. Avlu girişinin sağ tarafındaki bölümde, iki katlı mekanlar, bir eyvan ve iki kapalı birim yer almasına rağmen, diğer tarafta revaklar ve kapalı mekana bitişik tonozlu iki mekan yer almaktadır. Kaynak: Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Denizli Gezilecek Yerler Adres: Akhan Mahallesi Pamukkale İlçesi DENİZLİ

30
Denizli Bağbaşi Yaylası
Pamukkale, Denizli
Denizli Bağbaşı Yaylası, yılın 4 mevsimi yoğun ilgi görmektedir. Ziyaretçiler 1400 metre rakımda serinlemenin keyfini yaşamaktadır. Bağbaşı Yaylası'na çıkan vatandaşlar gönüllerince zaman geçirmenin yanı sıra burada bungalov evlerde ve çadırlarda konaklama imkânı bulmakta ve sevdikleriyle beraber yöresel tatların keyfini çıkarmaktadır. Yayla turizminin merkezlerinden biri olan bölge, özellikle şehir dışından gelen misafirlerin tercihi olması ile dikkat çekmektedir. Bölge bungalov ev, yörük çadırı, restoran, piknik alanı gibi tesislerle bugüne kadar milyonlarca ziyaretçiye hizmet vermiştir. Denizlililerin sosyal yaşantılarını daha da zenginleştirerek, doğa ile iç içe ortamlarda vakit geçirmelerini sağlayan Bağbaşı Yaylası’nda kurulan tırmanma ve atlama kulesi ile macera parkuru, farklı bir gün geçirmek isteyenlerin uğrak yeridir. Bağbaşı Yaylası’nın hemen yanı başındaki ormanlık alanda kurulu 31 oyun ve 32 platformdan oluşan macera parkuru eğlenmek ve spor yapmak isteyenler tarafından tercih edilmektedir. Denizli gezilecek yerler Kaynak: Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Kervansaray Mahallesi, Bağbaşı Yaylası, Alparslan Caddesi No:35, 20160 Pamukkale/Denizli

31
Honaz Dağı
Honaz, Denizli
Denizli ili Türkiye coğrafi haritasında Ege Bölgesi’nde olmasına rağmen, iklim olarak Ege Bölgesinin iklimi tamamen görülmez. Kıyı kesimlerinden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan az da olsa iç bölgelerin karasal iklimi hissedilir. Ege Bölgesi ikliminden sıcaklık olarak biraz düşük farklılıklar görülebilir. Denizli ilinde dağlar ekseriyetle denize dik olarak uzanmakta olduğundan denizden gelen rüzgarlara açık bulunmaktadır. Kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir. Yörenin aldığı yağışın önemli bir kısmı kar yağışıdır. Honaz Dağı, Karcı Dağı, Babadağ Karkın dağı ve Bozdağ topoğrafik özellikleri, uygun eğim koşulları ve kar yağışının yeterli olması nedenleri ile kayak potansiyeline sahip bölgelerdir. Denizli’nin 17 km güneydoğusundadır. Dağın yükseltisi 2571 metredir. Yamaçları dik ve meyillidir. Denizli-Muğla ve Antalya karayolu, dağın güneybatı eteklerinden geçmektedir. Yaz ve kış aylarında dağın tepelerinde sürekli kar bulunur. Honaz Dağı Milli Parkı’nda anayola 16 km uzaklıkta master plan yapılmakta olan kayak projesi var.

32
Yatağan Kefe Yaylası
Serinhisar, Denizli
Yatağan Kefe Yaylası nerede? Kefe yaylası, Denizli Yatağan ile Honaz İlçesi'nin bazı köylerini birbirine bağlayan asfalt yol üzerinde yer alır. 1100 metre rakımlı yaylada karaçam, kızılçam ve ardıç ağaçları mevcuttur. Elektrik, su, çadır, piknik alanları, tuvalet, duş, restoran, market, kasap ve çeşitli spor alanları gibi altyapı ve üst yapıları belediyesince tamamlanarak 2000 yılından bu yana iç turizme hizmet etmektedir. Kefe Yaylası'nda her yıl Ağustos ayı ilk haftasında önemli etkinlikler yapılmaktadır. Yaylanın temiz havası ve bol oksijeni, huzuru ve sakinliği, hizmete giren sosyal tesisleri ile ziyaretçilerine keyifli vakitler geçirme imkanı sunmaktadır. Yatağan Mahallesi'nin bıçak üretiminde önemli bir yeri vardır. Belde, bu turizm potansiyelini her yıl ağustos ayında düzenlediği Bıçakçılık ve Kefe Yaylası Şenlikleri ile pekiştirmektedir. Denizli Gezilecek Yerler Adres: Kefe Yaylası Yatağan (Beldesi) Mahallesi Serinhisar İlçesi DENİZLİ

33
Sebastapolis Antik Kenti
Tavas, Denizli
Sebastopolis Antik Kenti'nin geniş yerleşim izlerine rağmen yüzeyde yapı dokularını tesbit etmek mümkün değildir. Yapıların ancak bazı bölümleri yüzeyde izlenmekte ve görülmektedir. Şehirin büyük bölülümü erozyon nedeniyle toprak altında kalmıştır. Ancak tarım arazisi olarak kullanılan özel mülkiyetlerde arazinin sürümü sırasında bazı izlere rastlanabilmektedir. Antik kentin ilk kuruluşu bilinmemekle beraber yüzeydeki kalıntılar Roma ve Bizans dönemlerine aittir. Kalıntıları, Höyük Tepesi, stadyum ve nekropoldür. Höyük Tepesi: Yaklaşık 150 metre çapında ve 7 metre yüksekliğinde bir höyüktür. Kentin akropol bölümünü oluşturmaktadır. Höyük üzerinde bir anıtsal yapının izleri yeralmaktadır. Temel izlerinden ve çevredeki frizler ve mimari parçalardan burada şehrin tapınağının yeraldığı düşünülmektedir. Stadion: Yaklaşık 60x150 metre ölçülerinde olup, tarımsal ekim dikimler sırasında tahrip olmuştur. Sadece bazı basamaklar kalmıştır. Erozyon nedeniyle taban kısmı dolmuş; güney kısmı kapalı, kuzey kısmı ise açıktır. Nekropolis: Kentin doğu bölümündedir. Akropolisin 1,5 kilometre doğusunda, yolun sağında ve solundadır. Lahit mezarlar bugün toprağın yüzeyindedir. Yüzeydeki lahitler Roma Dönemi tarihini vermektedir. Kaynak: Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Denizli Gezilecek Yerler Adres: Kızılca (Kasabası) Mahallesi Tavas İlçesi DENİZLİ

34
Nikfer Hasan Feyzi Efendi Camii
Tavas, Denizli
Kare planlı yapının, taşıyıcı unsurları ve saçakları kagir olarak inşa edilmiştir. Türbe ile camii aynı çatı altındadır. Dış cephelerdeki pencerelerin dış kenar süsleri cami ve türbenin iç kapıları ile son cemaat yerinde alt ve üst katta görülen kemerli geçişler orijinal yapıya ait kısımlardır. Şimdiki örtüsü semerdam şeklinde, Marsilya tipi kiremitle örtülüdür. Tavan düz ahşap olarak yapılmıştır. Cami bugünkü kitabesinden anlaşıldığına göre 1872 yılında inşa edilmiştir. Tüm taşıyıcı unsurları ile saçak kısımları kagir olarak yapıldığı sonradan sıva ile kaplandığı anlaşılmıştır. Kare planlı olan yapının bünyesi içinde cami ve türbe bulunmaktadır. Denizli Gezilecek Yerler Adres: Büyükkonak (Nikfer) Mahallesi Tavas İlçesi / DENİZLİ

35
Muallim Mustafa Sirri Özkan Kültür Evi
Gölhisar, Burdur
1928 yılında Gölhisar'ın geleneksel mimarisini yansıtan örnek evlerden biri olarak Muallim Mustafa Sırrı Özkan tarafından yaptırılmıştır. İki katlı bina “oturma odası, misafir, yatak odaları, mutfak işlevini gören ocaklık, tabak çanak dizmeye yarayan terekleriyle ve şerbetlik, yüklük, gusülhaneleri” ile tipik bir sivil mimarlık örneğidir. İkinci kat pencereleri arasında ortada kırma çatılı bir cumbalı balkon yer almaktadır. Salondan 20 basamaklı ahşap merdivenle yukarı eve (Cihannüma) çıkılmaktadır. Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarında inşa edilen bu konak, aynı zamanda dönemin devlet büyüklerinin ağırlandığı köy konukevi olarak da hizmet vermiştir. Binada sergilenen objelerin çoğu Özkan ailesinin altı nesil kullandığı eşya ve gereçlerdir. Buna ilaveten, Gölhisar Kaymakamlığı, Belediye Başkanlığı ve Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünce çevreden sağlanan etnografik değere sahip eşyalarla zenginleştirilen “Muallim Mustafa Sırrı Özkan Kültürevi” Gölhisar'ın geçmişinin değerli mirasını koruyan ve yöremizin kültürünü gelecek kuşaklara aktaran bir müze evi olarak düzenlenmiştir. Burdur Gezilecek Yerler Adres: Şehit Mehmet Ali Özer Cad. Konak Mah. Gölhisar/Burdur
- Görsel yok
36
Balboura Antik Kenti
Altınyayla, Burdur
Roma egemenliği döneminde Kabalia olarak bilinen Kibyra ile beraber dört kent birliğine (Tetrapolis - dört kent) katılmış ama tarihte Lykia Kenti olarak adlandırmıştır. Balboura'nın en belirgin özelliği, yüksek yerde kurulmuş Likya kentlerinden biri olmasıdır. Ortasından bir ırmağın geçtiği İlk Çağ kentinde şimdi Akropolis’in yer aldığı tepede 16 sıra oturma yeri olan küçük bir tiyatro bulunmaktadır. Kuzey tepesi eteklerinde yer alan şehir merkezinde çok sayıda bulunan kalıntılar vardır. Ancak hiçbiri ayakta değildir. Kaynak: Kültür Envanteri, Ankara 2007 Burdur Gezilecek Yerler Adres: Yayla Karaçulha, Çolkayık Mevkii Altınyayla/Burdur

37
Ariassos Antik Kenti
Döşemealtı, Antalya
Pisidia Bölgesi kentlerinden olan Ariassos, Antalya’nın 50 kilometre kuzeyinde Antalya kıyısını Anadolu Patosu'na bağlayan boğaz olan 924 metre yükseklikteki Çubukbeli’nin batısında, Akkoç Köyü'ne 1 kmilometre mesafede bulunmaktadır. Kentin resmi kuruluş yılı Manlius Vulso’nun seferi ve Apameia Barışı’yla bağlantılı olarak MÖ 189/188 yılıdır. Kent MÖ I. yüzyıldan Gallienus Dönemi’ne (253-267) kadar sikke basımına devam etmiştir. Hierokles tarafından kent, Geç Antik Dönem’de Pamphylia Eyaleti'nde gösterilmektedir. 12'nci yüzyıla kadar Notitia Episcopatum’da Pamphylia II Bölgesi’nin piskoposluğu olarak adlandırılmaktadır. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Diğer Pisidya kentleri ile birlik içerisinde olan Ariassos, Roma Dönemi’nde yollarının inşa edildiği bir geçit olarak yer almaktaydı. Bizans Dönemi'nden sonra kentte yaşam sona ermiştir. Ariassos kent planı incelendiğinde, doğudan batıya doğru ilk önce bir nekropol alanı, şehir surlarının güney köşesi ve sivil yapılar, şehir kapısı, kapıdan batıya doğru uzanan olası bir sütunlu cadde, bu caddenin kuzey tarafında esas kent yerleşimi, batısında yine bir nekropol alanı yer almaktadır. Kent doğu-batı doğrultusunda uzanan bu caddeye paralel olarak kuzey yamaçta oluşturulan teraslar üzerine yerleştirilmiştir. En önemli yapıları hemen hemen tam olarak ayakta duran şehir kapısı, mozole tipi mezar yapıları, şehir surları, Roma Yolu, suyolu, Nymphaion, Bouleuterion, oldukça yıkılmış bir bölümü kaybolmuş Gymnasion, hamam ve tiyatro yapılarıdır. Ariassos Kenti'ne girilen vadinin başlangıcında kentin en görkemli kalıntısı olan anıtsal giriş kapısı yükselir. Üç kemerli şehir kapısının Severus Alexander zamanında kullanılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Ayrıca şehir kapısı ile çeşme binası arasında var olduğu kabul edilen sütunlu cadde üzerinde iki, kentin kuzeybatı bölümünde ise bir adet olmak üzere üç adet küçük kilise binası tespit edilmiştir. Kentin batı yamacında bugünkü Akkoç Köyü yolunu keserek inen Antik Roma Yolu kalıntısı mevcuttur. Düzgün döşenmiş iri bloklarla yapılmıştır. Bu yol, Termessos tarafından Ariassos’un batı kapısına gelen yoldur. Ariassos’un şehir kapısından sonra en göz alıcı yapıları anıtsal mezarlardır. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Şehir yerleşimi ile bütünleşmiş olarak doğu ve batı tarafta iki nekropol alanı bulunmaktadır. Batı nekropolünün kuzey tarafında 9 tane mozole tipi mezar bulunmaktadır. Bunlar iki krepisli stylobat üzerine oturmuş ortostatlı bir podyum üzerine çift tonoz örtülüdür. Anteler arasındaki 6 merdivenle lahitin bulunduğu odalara çıkılır. Batı nekropolünde dörtgen planlı bir veya iki basamaklı platform üzerine oturmuş doğrudan girişli kırk adet daha basit yapılı mezar binası daha tespit edilmiştir. Doğu nekropolünde ise dokuz adet mezar yapısı karşımıza çıkar. Bunların dışında kireç taşından yapılmış, yanları tabula ansatalı, dar yüzleri Pisidia tipi kalkanlı lahitler ve doğrudan kayaya oyulmuş basit gömü şekilleri de kullanılmıştır. Kaynak: "Ariassos", Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Ariassos Antik Kenti, Akkoç, Döşemealtı, Antalya
- Görsel yok
38
Geyikbayırı (Tırmanış Cenneti) Mağarası
Konyaaltı, Antalya
Dünya çapında bir tırmanış cenneti Geyikbayırı. Antalya’nın hemen yanı başında, Geyik Sivrisi’nin eteklerindeki alan dimdik duvarları, bu duvarlara açılmış bin rotası ve muhteşem doğasıyla ilgi çekiyor.

39
Termessos
Döşemealtı, Antalya
Termessos Antik Kenti, Pisidia Bölgesi'nin “Milyas” olarak anılan güneybatı bölümünde, bugün “Güllük” adını taşıyan Solymos Dağı’nın dorukları arasındaki vadide, Anadolu’nun en eski halklarından Luvi'lerin soyundan gelme Solym’ler tarafından kurulmuş önemli bir antik kenttir. Orman içinde korunan ören yerlerinin en çarpıcılarından biri olup, aynı adı taşıyan Milli Park içinde yer alır. Antalya-Korkuteli karayolunun 24'üncü kilometresinden sola tırmanan özel yolla, Güllük Dağı’ndaki kalıntılara ulaşılabilir. Şehrin tarih sahnesine çıkışı Büyük İskender’in İ.Ö.333’de kenti kuşatması ve Termesosluların güçlü bir savunma yaparak kenti teslim etmemesiyle olmuştur. İskender’in ölümünden sonra kent Ptolemy'ler tarafından alınmıştır. İ.Ö. 189 yılında komşu şehir İsinda’yı zapteden Termessos’lular İsinda halkının şikayeti üzerine Anadolu’daki Roma Kuvvetleri Komutanı Manlius Vulso tarafından cezalandırılmışlardır. Büyük ihtimalle aynı tarihlerde Termessos ile Likya Birliği arasında bir savaş da söz konusuydu. İ.Ö. 71’de Roma ile arasında “dostluk ve ittifak” bulunan Termessos’un işlerinde bağımsız olduğu ve kendi kanunlarını kendileri yapacakları konusu da Roma senatosunca kabul ve tasdik edilmiştir. İ.Ö. 36’dan 25’e kadar Galatialı Amyntas’ın Pisidya’nın diğer kentleriyle Termessos’u da yönettiği bilinmektedir. Roma İmparatorluk döneminde ise şehrin bağımsızlığını koruduğu bastığı sikkelerden anlaşılmaktadır. Şehrin Bizans döneminde ve sonraki devirlerdeki durumu hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Termessos kenti terk edildikten sonra yeni bir yerleşmeye tanık olmadığı gibi deprem ve doğal tahribin dışında oldukça sağlam ve iyi korunmuş ören yerlerinden biri olarak gösterilebilir. Şehrin kalıntıları Antalya-Korkuteli karayolu üzerindeki Yenicekahve yakınında bulunan Hellenistik Devir suru ile başlar ve Güllük Dağı'nın zirvesine kadar devam eder. Otoparktan sonra şehre tırmanan patika takip edildiğinde, sağ yanda İmparator Hadrian devrinde yapılmış İon düzenindeki tapınağın basamak ve anıtsal girişine rastlanır. Aşağı şehir surları ve su kaynağının bulunduğu alandan güneye doğru tırmanmaya devam edilirse, solda yer yer birinci katı ayakta kalmış Gymnasium’a ulaşılır. Birçok oda ve salondan oluşan yapının güneybatısında, arkalarında dükkânlar bulunan sütunlu cadde yer alır. Hemen yakınında kanalizasyon şebekesinin mükemmelliğini gösteren kanallar hala görülebilir. Düzlüğe çıkıldığında, orman gözetleme noktasına giden patikanın solunda şehrin birçok resmi yapısının bulunduğu alana ulaşılmış olur. Düzlükteki ilk kalıntı agoraya aittir. Batısındaki portiko veya stoa, II. Attalos zamanında (İ.Ö. 159–138) inşa edilmiş olup Dor düzenindedir. Agoranın doğusunda, yamaca yaslanmış olan ve Antalya Körfezi’ni görebilen konumdaki tiyatro yer alır. Tiyatronun yaklaşık 100 metre güneybatısında çatı yüksekliğine kadar ayakta duran meclis binası bulunmaktadır. Agoranın doğusundaki düzlükte ise birbirine geçişli 5 adet sarnıç, derinlik ve genişlik açısından benzersizdir. Şehrin güneybatısında, “Kurucunun Evi” ola-rak adlandırılan Roma tipinde fevkalade güzel bir villanın kalıntıları yer almaktadır. Cephe duvarı Dor düzeninde olan ve 6 m yüksekliğe erişen yapı, kapısının sol tarafındaki kitabeden dolayı ‘Kurucunun Evi” adını almıştır. Termessos, çok sayıda tapınağa ve çok geniş mezarlık alanlarına sahiptir. Mezarlarının çeşitliliği ve bezemeleri oldukça zengindir. Bunlardan Büyük İskender döneminin önemli komutanlarından Alketas’ın mezarı (İ.Ö. 319) ve diğerleri şehir tarihine ışık tutmaları açısından da önemlidir. Anıtsal mezarların yanında çok sayıda savaşçılıklarını betimleyen kalkan motifli lahit, mezarlık alanında oldukça geniş bir yer kaplar. Antalya Müzesi’nde Termessos’a ait en ilginç eser “Lahitler Salonu”nda sergilenen “Köpek Lahdi” dir. Stefanos adlı köpeğe sahibesi tarafından yazılmış şiirsel kitabe benzersiz olmasıyla ayrı bir önem taşır. Kaynak: "Termessos" Dünden Bugüne Antalya [II. Cilt], Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Termessos, Döeşemealtı / Antalya

40
Kırkgöz Han
Döşemealtı, Antalya
Antalya-Burdur güzergâhında ve Kırkgöz mevkiindedir. 2009 yılında onarımı tamamlananan Kırkgöz Han, hâlihazırda turistik tesis olarak kullanılmaktadır. Kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir oturum alanı üzerine oturan han, geniş bir avlu etrafında sıralanan mekânları ve kapalı/barınak bölümüyle iki yapı kütlesi halinde inşa edilmiştir. Hanın dış cephe duvarları, cephe yüksekliğine varan ve dışa taşkın kütleler halinde tasarlanmış kare prizmal formlu payanda ve köşe kuleleri ile desteklenmiştir. Güney cephesinin ortasındaki taçkapısı, cephe duvarlarını aşarak yükselen dışa taşkın yatay dikdörtgen prizmal bir kütle halinde tasarlanmıştır; işlenmeden yalın olarak bırakılmış enli bordür ve silmelerle yanlardan ve üstten kuşatılan sivri kemer gözü halinde cepheye açılan bir eyvandan ibarettir. Taçkapının basık kemerli kapı açıklığı vasıtasıyla ulaşılan sivri beşik tonoz örtülü giriş eyvanıyla dahil olunan dikdörtgen planlı avlu, etrafı kapalı ve yarı açık mekânlarla çevrili geniş bir alandır; doğu ve batı kenarlarında, karşılıklı olarak, kare planlı ayaklara oturan ve sivri kemerlerle birbirine ve duvarlara bağlanarak avluya açılan çift sıralı bir revak kuruluşu yer alır. Avlunun kuzey-batı ve kuzey-doğu köşesindeki karşılıklı iki mekân, sivri beşik tonoz örtülü birer odadır. Avlunun güney kanadında ve taçkapıya iki kenarından bitişik iki oda, doğu-batı yönünde uzanan sivri beşik tonozlarla örtülüdür. Hanın onarımı sırasında, avlunun ortasında ve zemin kotunun altında bir sarnıcın ağız kısmı ortaya çıkartıldığı gibi, avlunun güney-doğu köşesinde de bir seramik fırınının kalıntılarına tesadüf edilmiştir.Avlunun kuzey kanadında ve cephenin ortasındaki basık kemerli bir kapı açıklığıyla dahil olunan kapalı/barınak bölümü, doğu-batı yönünde uzanan ve sivri beşik tonozla örtülü mütemâdi bir mekândır; tonoz karnı, kuzey-güney yönünde uzanan altı sivri kemerle takviye edilmiştir. Avlu taçkapısındaki altı satırlık kitâbesinde ribat olarak nitelendirilen yapının bânîsinin, İsmetü’d-Dünyâ ve’d-Dîn olduğu bilinmektedir. Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın oğlu Mugiseddîn Tuğrul Şâh’ın kızı olan İsmetü’d-Dünyâ ve’d-Dîn’in, Uluborlu’daki Alâeddîn Camii’nin kuzey kapısında iken 1909’da vuku bulan yangın sonrasında yerinden alınarak Halk Eğitim Merkezi’ne taşınan mermer üzerine sülüs hatla yazılmış 1232 tarihli inşa kitâbesinde de bânî olarak adının geçtiği bilinmektedir. Kırkgöz Hanı kitâbesinde, yapının, Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddîn Keyhüsrev zamanında (M. 1237-46) inşa edildiği belirtilmiş olmakla birlikte, kitâbenin tarih ihtiva eden son satırında sadece onüç yazılıdır. Sözkonusu kitâbe, Sultan II. Gıyâseddîn Keyhüsrev’i, daha önceki Selçuklu hükümdarlık alâmetleri arasında hiç görülmeyen taç, sancak ve kuşağın sahibi olarak tasvir ettiği gibi, aynı zamanda, inşa edilen ribatın işlevinin, ilk kez,doğudan batıya seyahat edenlerin misafir edileceği bir yer olarak belirtilmiş olmasıyla da özgün ve eşsiz bir örnektir. Kaynak: Konya Selçuklu Belediyesi Konya Gezilecek Yerler Adres: Bıyıklı Mahallesi, 07190 Döşemealtı/Antalya

41
Trebenna Antik Kenti
Konyaaltı, Antalya
Antalya’nın 32 kilometre batısında, Sivridağ'ın kuzey eteğinde yer alan Trebenna Antik Kenti'ne Geyikbayırı ve Çağlarca köylerinden geçilerek orman yoluyla ulaşılır. Trebenna’nın Helenistik ve öncesi dönemdeki varlığına dair ne antik literatür verisi, ne de epigrafik ve arkeolojik veri bulunmamaktadır. Ancak Helenistik Dönem'de Termessos’un, bir yazıta göre MÖ 281–280 yıllarında Ptolemaioslar egemenliğinde oluşu, aynı egemenliğin Trebenna’nın bulunduğu topraklarda olması beklenir. Yine aynı şekilde Apameia Barışı'ndan sonra (MÖ 168) Bergama’nın ele geçirdiği Toroslar'ın doğu tarafındaki yerler içerisinde Trebenna topraklarının bulunması olasılığı vardır. II. Eumenes (MÖ 197–160) Pamphilya’nın batı topraklarını krallık topraklarına katmıştır. MS 3'ncü yüzyıl Trebenna için oldukça parlak bir dönem olmuştur. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 13 yaşında Roma tahtına geçen, 242 yılında Asya seyahatine çıkan İmparator III. Gordianus ( MS 238–244 ) pek çok Lykia kenti gibi Trebenna’ya da sikke basma özgürlüğü vermiştir. Trebenna Roma çağında resmen Lykia eyaletinin politik sınırları içerisinde kalmakla beraber, Bizans Dönemi'nde kesin olarak bir Pamphylia kenti olarak karşımıza çıkmaktadır. Sur duvarlarının görünen kısımları Bizans çağından kalmadır. Akropol kayalıklarında pek çok kaya odası vardır. Bunların konut ve mezar amaçlı olanları ilk bakışta ayırt edilebilmektedir. Bazıları önce mezar sonra konuttur. En özel olanı akropol girişinin hemen karşısında durandır. Roma Çağı yapıları Akropol ile Sivritepe arasında kalan düzlüktedir. Cepheleri güneydoğuya dönük ve yan yana sıralı ekklesiasterion, sebasteion ve stoa Roma Dönemi kamu yapılarının yoğunlaştığı kent meydanının batı sınırını oluştururken Elmin Nekropolü yamacındaki son kamu yapısı olan hamam ise güney sınırı belirler. Yapıya giriş, cepheyi yaklaşık üç eşit parçaya ayıran iki anıtsal kapı ile sağlanır. Roma dönemi kentinin akropolü Bizans döneminde yerleşmenin çekildiği yer olmuş, koruma duvarı ile çevrelenmiş ve Ortaçağ boyunca da kentin asıl yerleşmesi burası olmuştur. MS 12'nci yüzyıl sonlarına kadar kent bir Bizans kenti olarak varlığını sürdürmüştür. Trebenna’nın, Attaleia ve çevresinin MS 1'ncü. yüzyılın başlarında Türklerin eline geçmesiyle birlikte terk edildiği tahmin edilmektedir. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kaynak: "Trebenna", Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Trebenna Antik Kenti, Geyikbayırı, Çağlarca, Antalya

42
Antalya Müzesi Salonlari
Muratpaşa, Antalya
Çocuk Bölümü: Bu salonda çocukların çağlar önce oynadığı oyuncak ve oyunlar sergilenmektedir. Ayrıca birçoğu artık yok olmuş tipik bir Anadolu kenti çarşısı görülebilir. Tabiat Tarihi ve Prehistorya Salonu: Bu salonda dünyanın oluşumuna tanıklık etmiş fosiller ve insanlık tarihinin ilk buluntuları olan eserlere yer verilmiştir. Avcılık ve toplayıcılık düzeninden yerleşik düzene geçen ve bununla birlikte uygarlığa ilk adımını atan insanoğlunun ürettiği kullanım eşyaları, inanışlarına ait idoller, heykelcikler ve Anadolu’nun en eski ölü gömme geleneklerinden birini yansıtan küp mezar sergilemesi de bu salonda yer almaktadır. Seramik Eserler Salonu: Uygarlığın ilerlemesi ile birlikte pişmiş toprak eserlerdeki estetik ve teknolojik gelişimi, Geometrik Dönem’den (İ.Ö.1100) Bizans Dönemi’ne (İ.S.1100) kadar kronolojik olarak bu salonda görmek mümkündür. Bölge Kazıları Salonu: Bölge kazılarından gelen eserlerin sergilendiği bu salonda Likya, Pamfilya ve Pisidya bölgelerinde yer alan ören yerlerinde üniversiteler tarafından yapılan arkeolojik kazıları ve Müzenin yaptığı kurtarma kazıları sonucu gün ışığına çıkmış eserlerden örnekleri görmek mümkündür. İmparatorlar Salonu: Bu salonda Roma Döneminin imparatorları, imparatoriçeleri ile dönemin önemli politik şahsiyetlerinin M.S. 2. yüzyıla tarihlenen ve Perge’den bulunmuş olan heykeller bu salonda sergilenmektedir. Tanrılar Salonu: Bu salonda heykeltıraşlık ve mitolojinin muhteşem birleşimini görmek mümkündür. Yunan mitolojisinde adı geçen, tanrıların kralı Zeus, aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit, güneş ışığının tanrısı Apollon gibi tanrı ve tanrıça heykelleri yer alır. Mozaik Salonu: Bir Pamfilya şehri olan Seleukeia’nın agorasında bulunmuş olan “Filozoflar Mozaiği” bu salonun en etkileyici eserlerindendir. Mozaiklerin yanı sıra, bu salonda Perge heykeltıraşlık atölyesinin ürünü olan bir heykel grubu ve yine aynı atölyeye ait ve üst yarısı ABD’de olan Herakles Heykelinin alt yarısı da görülebilir. Perge Batı Cadde ve F5 Çeşmesi Salonu: Bu salonda Batı Caddeden çıkan Athena heykeli, Helenistik Dönem Kuleleri önündeki meydandan çıkan Aphrodite heykeli ile kuzey hamamının batı köşesinde yer alan F5 Nymphaeumu havuzu içinden açığa çıkarılan toplam 13 adet heykel sergilenmektedir. Perge Tiyatrosu Salonu: Perge Tiyatrosunda yapılan arkeolojik kazılar sonucu sahne binasından ele geçirilen on yedi adet anıtsal heykel, frizler ve bazı mimari parçalar bu salonda sergilenmektedir. Lahitler Salonu: Bu salonda sergilenen lahitlerin büyük bölümü Perge nekropolünde yapılan kazılardan ele geçmiştir. Bu salonda Madalyonlu, Sütunlu ve Girlandlı, Pamfilya tipi lahitler ile Girlandlı Lahit ve Herakles Lahdine ait parçalar da görülebilir. Ölü Kültü Salonu: Müze ek binasının alt katında ölü gömme geleneklerine ait örnekler sergilenmektedir. Patara Antik Kentinde ortaya çıkmış oygu gömüt canlandırması; Perge’de bulunmuş muhteşem Dioniziak lahit; Limyra Heroon’una ait bir karbir karyatid, alınlık ve frizler; Limyralıları, Ptolemaioslar ailesi için inşa ettikleri tapınağa ait heykeller ve yazıtlar bu salonda görülebilir. Sikke, Küçük Eserler ve İkonalar Salonu: Bu salonun sikke sergilemesi bölümünde Pamfilya, Pisidya ve Likya bölgesi sikkeleri, Elmalı Sikkeleri ile Beylikler Dönemi, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri sergilenmektedir. Etnoğrafya Salonu: Antalya Müzesi’nin Etnografya bölümü, iki büyük salon ile bu salonları birleştiren bir geçişten ibarettir. Etnografya salonlarında Türk İslam Eserleri ile yakın tarihimizin en güzel kültür objelerini içeren eserler ve canlandırmalar görülebilir. Sinevizyon Salonu: Antalya ili ve örenyerlerinin bilgilerinin verildiği, Antalya Müzesi Müdürlüğü'ne ilişkin anlatımın yapıldığı ve çeşitli görsellerin izlenebildiği salondur. Kaynak: Antalya Müzesi Müdürlüğü Antalya Gezilecek Yerler Adres: Antalya Müzesi Konyaaltı Cad. No:88-07050 ANTALYA
- Görsel yok
43
Konakaltı Mağarası
Muratpaşa, Antalya
Konakaltı Mağarası, şehirdeki Atatürk Parkı'nın denize doğru inen kıyısında yer alıyor. Mağaranın iki adet giriş kapısı vardır. Giriş kapılarının biri doğu, diğeri ise batı tarafında. Doğu salonunda genellikle kaya blokları görülmekle birlikte, batıdaki salonunda ise sarkıt ve dikitler dikkat çeker.

44
Etnografya Müzesi
Muratpaşa, Antalya
19. yüzyıla tarihlenen iki konaktan oluşan Antalya Etnografya Müzesi, Muratpaşa ilçesi, Kaleiçi Kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde yer almaktadır. Yapılar, eğimli bir alanda farklı kotlarda yer almaktadır. Alt ve Üst Konak olmak üzere iki ayrı konseptin oluşturulduğu binalarda, Osmanlı Dönemi mimari özellikleri karşımıza çıkmaktadır. 1 no.lu konakta genel olarak Türk-İslam Eserleri, 2 no.lu konakta ise Antalya’nın Osmanlı Dönemi ev yaşamını yansıtan oda düzenlemeleri ile aynı dönemde kullanılan eşyalar ve mimari parçalar teşhir edilmektedir. Alt kotta kalan ve çoğunluğunu Türk - İslam Eserleri sanatını içeren eserlerin oluşturduğu 1 no.lu konağın ilk katında, Selçuklu Dönemi’nde kışlık saray haline getirilen Aspendos Tiyatrosu’ndan gelen Selçuklu çini kaplama parçaları ve Osmanlı Dönemi çinileri; 16.-20. yüzyıllar arası İznik-Kütahya ve Çanakkale üretimi seramikler, camdan yapılmış gaz lambaları ile laledanlar, güldanlar, şerbetlikler sergilenmektedir. Aynı katta, Kaleiçi’nde gerçekleştirilen kazılarda ele geçen objelerin sergilendiği bir bölüm daha yer almaktadır. İkinci katta Osmanlı Dönemi silahlarından ok, yay, zıhgir, kılıç, kapsüllü ve çakmaklı tabanca ve tüfekler, barutluk ve yağdanlıklar ile madalya ve nişanlar, mühürler, hamaylı, vefk, köstekli saatlerden oluşan sergileme yer almaktadır. Bu katta ayrıca hilye ve icazetname gibi hat sanatı örnekleri de sergilenmektedir. 1 no.lu konaktan daha yüksek kotta bulunan ikinci konağa, bahçe merdivenlerinden çıkılarak geçiş yapılmaktadır. Her iki konak da bir cepheleri ile sokağa bakarken bir cepheleri ile bahçeye açılmaktadır. İkinci konağın birinci katında Osmanlı Dönemi ahşap tavan, kapı, pencere kanatları, kapı tokmakları ve anahtarları; heybe, çuval, iğlik, kilim gibi dokuma örnekleri ile yöresel müzik aletleri sergilemesi yer almaktadır. Ayrıca Antalya bölgesinin özgün dokumalarından Döşemealtı Halıları, dokuma tezgâhı ve değişik dokuma örnekleri ile Osmanlı Dönemi küçük bir Antalya Mutfağı canlandırması yine bu katta bulunmaktadır. Konağın ikinci katında, Osmanlı Dönemi Kaleiçi ev yaşamını canlandıran misafirlerin ağırlandığı baş oda, hane halkının gün içinde ihtiyaçları doğrultusunda yemek-oturma odası olarak şekillendirilen oturma odası, yatak odası ve banyo yer almaktadır. Bu katta Osmanlı Dönemi kültürünü yansıtan giyim-kuşam örnekleri ve kahve kültürü sergilemesi de bulunmaktadır. Bahçe teşhirinde 13. yüzyıla tarihlenen Selçuklu Burç Kitabesi ile yine Selçuklu Dönemi Fetih Kitabeleri, özgün eserler olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer bahçe eserlerini, Osmanlı Dönemi kitabeleri, mezar taşları, top ve gülleler oluşturmaktadır (Kaynak Metin: "Etnografya Müzesi", Antalya Müzesi, http://www.antalyamuzesi.gov.tr/TR-219462/etnografya-muzesi.html , 2019.). Etnografya Müzesi Ziyaret Saatleri Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim): 08:30 – 19:30 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan): 08:30 – 17:30 Giriş Ücreti Ücretsiz Tatil Günü Yok * * T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının belirlediği, Müze ve Örenyerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge’nin 11.Maddesine göre; Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’a kadar kapalıdır. Adres: Kılınçarslan Mahallesi Mermerli Banyo Sokak No: 17 Kaleiçi - Muratpaşa / ANTALYA

45
Lyrboton Kome Antik Kenti
Kepez, Antalya
Antalya kent merkezinin kuzeydoğusunda, Kepez ilçesine bağlı Varsak Mahallesi’nin sırtını yasladığı dağın tepesinde yer alan Lyrboton Kome, Helenistik Çağ’dan Ortaçağ’a kadar varlığını sürdürmüş antik bir yerleşim yeridir. Perge’de bulunan bir yazıta göre “Elaibaris” (zeytin çiftliği) olarak da bilinir ve esasen büyük bir antik zeytinyağı üretim köyüdür. Büyük ölçüde Roma ve Bizans dönemlerinden kalma kalıntılara sahip olmasına rağmen, Helenistik Dönem'de de yerleşim gördüğü düşünülmektedir. Tarihçesi ve yönetim şekli hakkında çok fazla bilgiye sahip olunamasa da bu yerleşimin MS II. yüzyıldan itibaren bir komarkhes tarafından idare edilen, Perge’ye bağlı kome (köy) statüsünde bir yerleşim olduğu ve Bizans Dönemi boyunca da iskân edildiği rahatlıkla söylenebilir. Bölgede her yerde görülen zeytinyağı işlikleri, en çok Lyrboton Kome’de bulunur. Çok sayıda ve entegre işlikler, yüksek bir yağ üretimi olduğunu göstermektedir. Döşemealtı’ndan gelip Perge’ye giden Via Sebaste - İmparator Yolu da buradan geçer. Sahildeki büyük kentlerin, özellikle Perge’nin imarında, Lyrboton Kome’de kazanılan gelirin büyük payı vardır. Demetrios kardeşlerin Perge’ye diktikleri tak, bunlardan biridir. En önemli kalıntı, zeytinyağı koruma-depolama kulesidir. Adı “erdem” anlamına gelen Arete tarafından vakfedilmiş 2 katlı kulenin yazıtında, “Demeter Rahibesi Arete’nin bu kuleyi kendi parasıyla yaptırıp İmparator Domitian’a ve Perge Artemisi’ne adadığı” yazmaktadır. Üretimde sürdürülebilirliği ve aile vakfının katkısını gösteren asıl etkileyici yazıt, Arete’nin kızı olan Kille’nin oğlu Mouas tarafından vakfedilen zeytinlikleri anlatır. Yazıtta “İmparator Hadrian’a ve Lyrbosluların Apollonu’na adadığı çiftliği, 600 adet kültürlenmiş zeytin ağacını, Üç Zeytinlik ve Kallikades Armada’daki zeytinlikleri ömür boyu annesi Kille’ye devrettiği; annesinin ölümü ardından komorkhos’un (muhtar) vakfı yaşatması, Eylül’ün 3. gününde Apollon onuruna festival yapılıp halkın yeterince yedirilip içirilmesi” yazarken, yazıtın sonunda “yukarıda sayılanları satmaya veya elden çıkarmaya, elde edilen geliri başka bir amaçla kullanmaya hiç kimse izinli değildir. Aksi halde Perge Artemisi’ne 1000 dinar ceza ödenecektir.” denilmektedir. Lyrboton Kome'de ele geçen yazıtlar, zeytin hasadı ile ilişkilendirilen ve Apollon'a ithaf edilen bir festivalin 9. ayın 3. gününde kutlandığını ortaya koymaktadır. Bu veri, zeytin ve zeytinyağının yerleşim için ne kadar önemli olduğunu vurgular. Bu üretimin ve yerleşimde yaşanmışlığın diğer izleri çok sayıda sarnıç, 80’in üzerinde mezar, 2 katlı korunmuş konutlar,1 küçük hamam, 4 kilise ve işlevi belirsiz başka yapılardır. Kaynaklar Burak Takmer – Nihal Tüner Önen, Via Sebaste, Anadolu’nun En İyi Korunmuş Roma Yolu’nun Varsak’tan Geçen Güzergahı, Varsak Belediyesi Kültür Yayınları 2, 2007, 21-24. Nevzat Çevik, “Antalya’nın Tokası Varsak ( Lyrboton-Kome) İçin Önerilerim”, 2014. Sencer Şahin, “Perge Territoriumundaki Antik Varsak Yerleşimi-Lyrboton Kome-Elaibaris”, Çağlar Boyunca Anadolu’da Konut, İstanbul, 1999, 437-445. Adres: Varsak - Kirişçiler Mahallesi, Kepez / ANTALYA
- Görsel yok
46
Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach
Muratpaşa, Antalya
Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=
Durakları kendi gezi planına taşı, günlere böl, konaklama ve yemek molalarını ekle.
Sık sorulanlar
- İzmir Antalya arası kaç km ve kaç saat sürer?
- İzmir ile Antalya arası araçla yaklaşık 505 kilometre ve mola vermeden yaklaşık 6 saat sürer.
- İzmir Antalya arasında yol üstünde nerelerde durulur?
- İzmir ile Antalya arasında yolun 20 km yakınında açıklamalı 567 gezi noktası bulunuyor. toroti bu rotada yol boyunca dengeli dağılmış 46 durağı geçiş sırasına göre listeler; ilk duraklardan biri Nif Dağı Antik Kazı Alanı, yolun sonuna doğru ise Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach var.
- İzmir Antalya yolu hangi illerden geçer?
- İzmir ile Antalya arasındaki güzergâh İzmir → Manisa → Aydın → Denizli → Burdur → Antalya illerinden geçer. Gezilecek yer bakımından en yoğun bölüm Antalya sınırlarındadır.
- İzmir Antalya arasında otoyol mu eski yol mu tercih edilmeli?
- İzmir ile Antalya arasında hızlı sürüş için otoyol hatları süre avantajı sunarken; güzergâh üzerindeki tarihi ilçeleri, yöresel mola duraklarını ve manzara noktalarını görmek için geleneksel devlet yolu hattı çok daha zengin bir keşif rotası sunar.
- İzmir Antalya sürüşünde mola planı nasıl yapılmalı?
- Yaklaşık 6 saatlik bu sürüşte her 2 ila 2,5 saatte bir mola verilmesi önerilir. Güzergâh üzerindeki Antalya ve komşu illerdeki tescilli gezi noktaları standart dinlenme tesislerine göre çok daha keyifli mola alternatifleridir.
