Yol üstü duraklar
İzmir – Muğla arası yol üstü duraklar
257 km, yaklaşık 3 saatlik yol. Aşağıdaki duraklar geçiş sırasına göre dizili — iki yönde de aynı yol.
Kısaca
İzmir ile Muğla arası 257 km ve yaklaşık 3 saatlik bir yolculuk. Bu rotanın 20 km yakınında açıklamalı 254 gezi noktası var; yol 4 ilden geçiyor ve en çok durak İzmir sınırlarında (81 yer).
Bu koridorun 20 km yakınında toplam 254 gezi noktası var; aşağıda yol boyunca dengeli dağılmış 41 tanesi listelendi.
- Görsel yok
1
Nif Dağı Antik Kazı Alanı
Kemalpaşa, İzmir
Antik çağda Olympos adını taşımış 19 dağdan biridir. 1999'dan itibaren yürütülen ön incelemelerde ve birkaç bölgedeki yüzey araştırmaları ve kazılarda önemli buluntulara ulaşılmış ve Nif dağının çeşitli kültürleri barındırdığı anlaşılmıştır. Başlıca kalıntılar Helenistik ve Bizans Dönemi’ne ait yapılar oldukları halde, gerek yüzeyde gerekse kazılarda ele geçen keramik buluntuları M.Ö 8. yy dan M.S 13. yüzyıla kadar tarihlenmektedir

2
Kuvayı Milliye Anıtı
Yunusemre, Manisa
<p>"Ben Atatürk’ü statik kılan heykel anlayışına isyan ettim, Ben O’nu tek başına ilahlaştırmak yerine devrimlerini, ilerici düşüncelerini anlatan, halkıyla birlikte güçlenen kompozisyonlar kurmaya çalıştım. Bunları muhakkak yeni nesillerin görmesi gerektiği inancını taşıdım." Prof. Tankut ÖKTEM</p>
- Görsel yok
3
Çeşnigir Camii
Şehzadeler, Manisa
<p> 1474 yılında <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/II._Mehmed">II. Mehmed</a>'in azat etmiş olduğu bir köle olan Çeşnigir Sinan Bey tarafından yapılan cami, şehrin en eski camilerinden biridir.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87e%C5%9Fnigir_Camii#cite_note-1">[1]</a> Caminin bir de kütüphanesi bulunmaktaydı.<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87e%C5%9Fnigir_Camii#cite_note-2">[2]</a></p>
- Görsel yok
4
Muradiye Camii ve Külliyesi
Şehzadeler, Manisa
<p>III.Murat adına 1583-1592 yılları arasında yaptırılan külliye; cami, medrese, imarethane ve dükkanlardan oluşmaktadır. Projesi Mimar Sinan’a ait olan külliyenin inşası Mimar Mahmut Ağa tarafından başlatılmış ve ölümü üzerine Mimar Mehmet Ağa tarafından tamamlanmıştır. Medrese, klasik Osmanlı medrese plan ve şekline bağlı kalınarak yapılmıştır.</p>
- Görsel yok
5
Hisar Camii
Konak, İzmir
1872 yılında yıktırılan kale arkasında bugünkü Kemeraltı çarşısında, Hisarönü mevkiindedir. 1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. İzmir’in en büyük ve gösterişli camiidir. Yenilenen minaresi ile cami, klasik dönem Osmanlı Camilerinin tipik özelliğini taşımaktadır. Cami içindeki kalem işi süslemeleri, hat sanatının inceliklerinin sergilendiği panolar ve mihrap - mimber işçiliği Türk sanat zevkinin en iyi örneklerindendir. Cami 1813, 1881,1927 ve 1980’li yıllarda onarım görmüştür.

6
Forbes Köşkü
Buca, İzmir
Buca özellikle 18'inci yüzyıl sonlarından itibaren Bornova ile birlikte levantenlerin sayfiye yeri olarak gelişmiştir. Bu yüzden her iki semtte de görkemli levanten köşkleri yer alır. Buca’nın levanten malikaneleri arasında mimari açıdan en görkemli ve en çok bilineni Forbes Köşkü’dür. 1908 yılında onarım gören köşk 1910 yılında tekrar yapılmıştır. Kaynak: İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü İzmir Gezilecek Yerler Adres: Kozağaç Mahallesi, 35678 Buca/İzmir

7
Bin Yillik Tarihi Çinarlar
Buca, İzmir
Buca Kaynaklar Merkez Mahallesi'nde; köy camisinin de bulunduğu meydanda bin yılını doldurmuş 5 adet çınar ağacının bulunmaktadır. Dağcıların Nif Dağı'na çıkış yoludur. Kahvaltı salonları, ağaçlar altında çay, kahve, yemek ve dinlenme imkanı bulunabilir. İzmir Gezilecek Yerler Adres: İzmir

8
Buca Göleti
Buca, İzmir
Buca Belediyesi'nce kurulan bir vakıf tarafından işletilen tesisler, 140 bin metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. 30 bin metrekarelik suni gölle birlikte sosyal tesisler, 3 bin 500 kişilik tiyatro, seyir terasları, piknik alanı, çocuk oyun üniteleri, hobi bahçeleri ve hayvan padoku bulunmaktadır. İzmir Gezilecek Yerler Adres: Buca/İzmir

9
Boncukköy
Menderes, İzmir
<p>Nazar boncukları bilinen yaklaşık 3.000 yıldır kullanılmaktadır. Tarih boyunca cam boncuklar aynı zamanda süslenme objeleri olarak kullanılmışlardır. Cam boncuk sanatının Türkiye’ye gelmesi ülkelerini bırakıp Türkiye'ye göç eden iki Suriyeli cam ustası sayesinde olmuştur. Boncukköy’de, zor ama güzel bir el sanatı olan nazar boncuğunu yurtiçi ve yurtdışında tanıtmak için yeni ürünler üretme çabası devam etmektedir.</p>

10
Metropolis Örenyeri
Torbalı, İzmir
Metropolis İzmir’in 45 km doğusunda yer alan Torbalı’nın ilk yerleşim alanıdır, Torbalı Ovası’nın batısında Yeniköy ile Özbey köyleri arasında bir tepe üzerinde kuruludur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Metropolis’ten ilk defa Avrupalı gezginler J.Spon ve G.Wheler 17 yy.’da bahsediyor. Bu gezginler, 1675 yılında yöreye gelmiş ve bugün Torbalı ilçesinin Yeniköy ve Özbey köyleri arasında yer alan harabelerin, Metropolis antik kentine ait olduğunu belirtmişler. Fotoğraf: Official Turkish Museums 19. yy.’da ise İzmirli araştırmacı A.Fontier, Metropolis’te yazıtlar ve topoğrafya konularında yaptığı araştırma sonunda, Metropolis çevresindeki Çevlik ve Fetrek çaylarının antik isimlerini “Astraios” ve “Phyrites” olarak saptamış ve kent kalıntılarını kısaca tarif etmiştir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Metropolis MÖ 3. yy.’da Seleukos Krallığı zamanında Lyzimachos’un adamları tarafından kurulmuştur. Metropolis "Ana Tanrıça Kenti" demektir. Şehre adını veren ana tanrıçaya ait heykel Uyuzdere mevkisinde yapılan kazılarda bulunmuştur. Metropolis Helenistik dönemde ( MÖ 1-2.yy ) gelişmiş, şehir görkemli sur duvarlarıyla çevrilmiş, savaş tanrısı Ares adına bir tapınak yapılmış, stoa ve tiyatro gibi anıtsal kamu yapıları inşa edilmiştir. Helenistik dönemin sanat açısından önemli bir merkezi olduğu bilinen Metropolis son derece kaliteli ve özgün heykeltıraşlık eserleri yaratmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Roma İmparatorluk döneminde kent yamaçlardan aşağıya doğru gelişmiştir. Günümüze ulaşan kalıntılardan Atrium, Roma Evi, Zeus ve On İki Tanrı tapınakları bu dönemdendir. Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan kent savaşlar yüzünden küçülmeye başlamış, surlar daralmış ve şehir kale, stoa, akropolle sınırlanmıştır. Doğal bir yamaç üzerine kurulu olan tiyatro kentin sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetlerine ev sahipliği yapar. Tamamı mermerden yapılmış olan tiyatro orkestra, sahne binası, oturma yerleri ve ön kısımda bulunun soylu koltuklarından oluşur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Dışarıdan gelen önemli konuklar, din adamları ve imparatorlar için yapılan bu koltuklar Helenistik dönemin mermer işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Bu koltukların arkasında Zeus’un yıldırım demeti ve kalkanlı Ares kabartması vardır. İlk olarak geç Helenistik dönemde inşa edilen ve Roma Dönemi'nde sahne binası genişletilen tiyatro 8-10 bin kişiliktir. Oturma yeri olan cavea bir koridorla iki diazomaya ayrılır. Merdiven kenarları her biri değişik desene sahip aslan ayaklarıyla süslenmiştir. MS 4. yy.’da tiyatro işlevini yitirmiştir. Kaynak: İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü İzmir gezilecek yerler Adres: Yeniköy, Sevgi Yolu Sk., 35860 Torbalı/İzmir
- Görsel yok
11
Jeep Ve Atv Safari
Selçuk, İzmir
Selçuk İlçesi ve Menderes İlçesi Özdere Mahallesinde jeep safari hizmeti verilmektedir. Sözkonusu faaliyet; turistlere çam kokulu ormanlarda, muhteşem doğal güzellikler eşliğinde, çeşit çeşit bitki kokusunun birbirine karıştığı parkurlarda unutamayacakları bir deneyim yaşatmaktadır. ATV (QUAD) SAFARİ: ATV ( QUAD) Safari 4 tekerlekli motosikletlerle doğal hayatın içinde yapılan bir adrenalin sporudur. Bu deneyimi Selçuk İlçemizde yaşama imkanı bulunmaktadır.

12
Yedi Uyuyanlar Mağarası
Selçuk, İzmir
Efes Antik şehrinin yakınlarında, Panayır Dağı eteklerinde bulunan Yedi Uyuyanlar Mağarası'na Vedius Gymnasium’unun yanından doğuya doğru dönen asfalt yoldan giderek ulaşılabilir. Burası, hem İslam dininde, Hem Hristiyanlıkta söz edilen Yedi Uyuyanlar –ya da Yedi Uyurlar- hikâyesindeki yedi gencin uyuduğu mağara olarak bilinir. Müslümanlar tarafından Kuran’da Kehf suresinde sözü edilen Ahsab-ı Kehf Mağarası’nın günümüzde daha çok Tarsus’ta ya da Afşin’de bulunan mağara olduğu kabul edilirken Hıristiyan dünyası Efes’teki bu yeri benimsemiştir. Yedi Uyurlar Efsanesi Farklı kaynaklarda farklı ayrıntılarıyla anlatılan efsaneye göre MS 250 yılı civarında İmparator Decius zamanında yaşayan yedi Hıristiyan genç (Bunlar, birçok kaynakta adları farklı verilen Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Yohannes, Serapion ve Konstantinus’tur. İslamiyette ise Debernuş, Mesliha, Kafeştateyyuş, Sazınuş, Mekselina, Mermuş, Yemliha ve köpekleri Kıtmir’in adı geçer) imparatorun tanrılaştırıldığı tapınağa kurban sunmayı reddeder ve ölüm tehdidi alınca bir mağaraya sığınırlar. Hükümdar da mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar bir süre sonra uykuya dalar. Gençler uyanır ve her şeyden habersiz olarak yiyecek almak için kente giderler. Bir fırından ekmek almak isteyen Yemliha eski parayı verince artık Decius’un (249-251) değil II. Theodosius’un zamanında (408-450) olduklarını ve arkadaşlarıyla yalnız bir gece değil, 200 sene boyunca uyuduklarını öğrenir. Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu’nun her yanında yaygınlaşmıştır artık. Yemliha mağaraya geri dönüp durumu anlatınca, tüm arkadaşlar tekrar uyumaya karar verir ve bir daha uyanmazlar. Yedi gencin ölümünden sonra büyük bir cenaze töreni yapıldığı ve gömüldükleri mağaranın üzerine bir kilise inşa edildiği söylenegelir. Burada geçmiş yıllarda yapılan kazılarda, bir kilise ve çok sayıda mezar bulunmuştur. Mezarlarda ve kilisenin duvarlarında kutsal sayılan Yedi Uyuyanlar’a hitap etmek üzere yazılmış yazıtlar görülünce burasının efsanevi kilise olduğu kabul edilmiştir. Yakın çevresinde de Efes Antik Kentinin önemli mezarlık alanlarından birisi bulunmaktadır. Metin ve Fotoğraflar: İzmir Efes Müze Müdürlüğü İzmir Gezilecek Yerler Adres: Acarlar, 35920 Selçuk/İzmir

13
Efes Yamaç Evler
Selçuk, İzmir
Efes Örenyeri sınırları içinde bulunan Yamaç evler, antik kentin Roma Dönemine ait yedi evden oluşan bir yerleşim alanıdır. Bu çok iyi korunmuş evler, Bülbül Dağı eteklerindeki teraslar üstüne inşa edilmiştir. Fotoğraf: Murat Öcal Antik Dönemde Efes'in ileri gelenlerinin yaşadığı Yamaç evler bölgesi, Romalılar tarafından yaşam alanına dönüştürülmeden önce Helenistik dönemde mezarlıktı. İlk inşa tarihi MS 1. yüzyıl olarak belirlenen evler, daha sonraki yıllarda çeşitli ilave değişikliklerle şehir terk edilene kadar kullanıldı. Fotoğraf: Murat Öcal Hellenistik Dönem’de Efes’in yöneticiliğini yapmış olan Lysimakhos’un kenti yeniden yapılandırdığı dönemde İonia’da kullanılan hippodomik plan sistemi (birbirine paralel ya da dikdörtgen ve dik sokaklar arasında kalan, kare ya da dikdörtgen yapılardan oluşan düzenli şehir planı) uygulanmıştır. Fotoğraf: Murat Öcal Günümüzde ziyaret edilebilen evlerin en erkeni İmparator Augustus Dönemi’ne aittir. Roma İmparatorluk Dönemi’nde evlerin dış görünümü oldukça sadedir ancak içyapısı gösterişlidir. Evler peristil ev mimarisi (antik mimarlıkta sütunlu koridorlar ile çevrelenmiş dikdörtgen biçimli üstü açık bir avlu) geleneğine uygun yapılmıştır ve pencereler bulunmaktadır. Ortada bir avlu ve etrafında oturma birimleri yer alır. Evlerin bazıları iki ya da üç katlıdır. Alt katlar günlük yaşantıya yönelik oturma odaları, salon, mutfak gibi birimlere, üst katlar ise yatak odalarına ayrılmıştır. Çeşmeler bütün evlerde ortak özelliktir. Evlerde hamam benzeri ısıtma sistemi vardır. Sistemin merkezi hamam olarak kullanılırken aynı zamanda künklerle evin diğer kısımlarına aktarılarak ısıtılması sağlanmıştır. Bu sistemle bağlantılı olarak yemek odası, mutfak ve latrina (tuvalet) önündeki çeşmelerden sıcak ve soğuk suyun akması sağlanmıştır. Evlerin çoğunda ağızları mermer bir kapakla kapatılmış su kuyuları bulunmuştur. Uygun bölümlerde tuvaletler yapılmıştır. Delikli oturma blokları ve altında ana kanalizasyona bağlı sistem vardır. Fotoğraf: Murat Öcal Evlerde inşaat malzemesi olarak taş ve tuğla harçla birlikte kullanılmıştır. Duvarlar içten ve dıştan sıvanmıştır. Evlerin tabanlarında mozaik kaplam ve mermer taban, duvarlarda ise freskler ve mermer kaplamalar kullanılmıştır. Mozaikler genelde siyah beyaz, geometrik desenli olmakla birlikte mitolojik sahneleri ve figürleri de içerirler. Fresklerde Müzler, Eroslar, kuş balık gibi havyan figürleri, günlük hayattan kişiler, tiyatro sahneleri işlenmiştir. Fotoğraf: Murat Öcal Evlerden kazılar sırasında çok sayıda imparator, imparatoriçe, filozof büstü; bronz, mermer, pişmiş toprak, fildişi ve camdan yapılmış dekoratif amaçlı çok sayıda eser ile takılar, oyuncaklar, tıp ve kozmetik aletleri, kullanım kapları, parfüm şişeleri, değişik malzemelerden yapılmış kandiller ele geçmiştir. Fotoğraf: Murat Öcal İzmir gezilecek yerler Kaynak: Efes Müzesi Adres: Atatürk, Uğur Mumcu Sevgi Yolu No: 26, 35920 Selçuk/İzmir
- Görsel yok
14
Zeytinköy Plajı
Selçuk, İzmir
Zeytinköy Plajı, Selçuk, İzmir kıyısında Mavi Bayrak taşıyan kum zeminli bir halk plajı. 2024'ten bu yana bayrağını kesintisiz koruyor. Yüzme sezonu 01 Mayıs-30 Eylül. Engelli erişimi için rampası var. Bu kıyıda 3 ayrı bölüm ayrı ayrı Mavi Bayrak taşıyor; her biri aynı plajın parçası. Kıyı, önündeki tesisten bağımsız olarak halka açıktır; plaj kullanımı için bir tesise girmek gerekmez. Plajın yerel sorumlusu Selçuk Belediyesi. Deniz suyu en son 16/06/2026 tarihinde ölçüldü. Mavi Bayrak bilgileri TÜRÇEV tarafından yayımlanıyor: https://www.mavibayrak.org.tr/turkiye/plaj.aspx?plaj_refno=1009
- Görsel yok
15
Trajan Çeşmesi
Selçuk, İzmir
Efes Antik kenti içerisinde Hadrian Tapınağının az ilerisinde yer alan Trajan Çeşmesi 2 katlı olarak yapılmıştır. Büyük bir havuzu 3 tarafından çeviren trajan çeşmesinde suyun aktığı yerde İmparator Trajan’ın Büyük bir heykeli bulunmaktadır. M.S.2 Yüzyılda yapılan Trajan Çeşmesinin alt tarafında kompozit üst kısmında ise korint düzeninde sütun başlıkları ve bu sütunların alınlığında ise Polyphemos Grubu’na ait heykeller yer alıyordu.Trajan Çeşmesinde yer alan heykeller bugün Efes Müzesi “Çeşme Kalıntıları” bölümünde sergilenmektedir.

16
Magnesia Antik Kenti
Germencik, Aydın
Magnesia Antik Kenti, Aydın’ın Germencik ilçesinde yer almaktadır. Kent, efsaneye göre Thessalia’dan gelen Magnetler tarafından kurulmuştur. Apollon’un kehaneti ve yol göstermesi üzerine Anadolu’ya gelen Magnetlerin kurdukları ilk Magnesia’nın yeri bilinmemektedir. Menderes Nehri'nin sürekli yatak değiştirip taşması sonucu meydana gelen salgın hastalıklar ve Pers tehlikesine karşı Atinalı Thibron’un MÖ 400’lerde kenti taşıyarak yeniden kurduğu bilinmektedir. Bugünkü kent, yeniden kurulan ikinci Magnesia’dır. Official Turkish Museums Magnesia, çevresi surla çevrili, ızgara planlı cadde ve sokak sistemine sahip bir kenttir. Priene, Ephesos ve Tralleis üçgeni arasında ticari ve stratejik açıdan önemli bir konuma sahiptir. Magnesia’nın ünü, tasarım ve uygulamalarıyla ismi günümüze kadar ulaşmış olan mimar Hermogenes’ten kaynaklanmaktadır. Official Turkish Museums Hermogenes, pseudodipteros tapınak planını ve sütun aralıklarına göre tapınak tiplerini belirleyen ilk mimardır. Baş eseri Magnesia’daki Leukophryne Tapınağı’dır. Hermogenes bu tapınağı Arkaik döneme ait başka bir tapınağın yıkıntıları üzerine inşa etmiştir. İon düzeninde 8x5 sütunlu olan tapınak, Anadolu’nun Helenistik dönemdeki dördüncü en büyük tapınağıdır. Official Turkish Museums 1994-2001 yılları arasında Artemis Kutsal Alanı’nda yürütülen kazı çalışmaları sonucunda tapınağın önündeki altar ile agora arasındaki, mermer döşemeli tören alanı ortaya çıkarılmıştır. Tören alanının çevresi, boyutları üç metreye ulaşan tanrı kabartmalarıyla kaplı olup önünde kurban halkaları yer almaktadır. Törenlere katılacakların duracakları yerleri belirten “topos” yer yazıtları, alanın iki yanını sınırlayan döşeme blokları üzerinde yer almaktadır. Kutsal alanı çevreleyen stoadan bölümler de kazılarda ortaya çıkarılmıştır. TGA Magnesia’nın önemli yapılarından bir diğeri mil altında kalarak ortadan kaybolmuş olan agorasıdır. Agoraya, Artemis Kutsal Alanı’ndan, kutsal bir kapı ile girilir. Propylon tümüyle ortaya çıkartılmıştır. Agora, 26 bin metrekarelik boyutu ve 414 sütunu ile döneminin en büyük çarşıları arasında yer almaktadır. Agoranın, Roma dönemine ait “Çarşı Bazilikası” olduğu tespit edilmiştir. Yapıdaki başlıklarda, Homeros’un Odyseia adlı eserinde bahsedilen köpek bacaklı Skylla’nın macerasını anlatan kabartmalar kullanılmıştır. TGA Dini amaçlı törenlerde kullanılmak üzere yapılmakta iken heyelan nedeniyle yarım kalmış bir yapı olan Theatron, 32 kişilik Latrina (genel tuvalet) ile birlikte Magnesia’nın önemli yapıları arasında yerini almıştır. Magnesia’da bugün kısmen görülebilen diğer yapılar arasında ise Milet’teki Faustina Hamamı'nın bir kopyası olan hamam, Odeon, Stadion, spor ağırlıklı bir eğitim merkezi olan Gymnasion, Roma Tapınağı, Bizans suru ve 5. yüzyıla ait enine planlı Çerkez Musa Camisi sayılabilir. Magnesia Ören Yeri kazılarında ortaya çıkan, Roma dönemine ait, mermerden yapılmış dört kadın heykeli Aydın Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Kaynak: Aydın İl Kültür Turizm Müdürlüğü Aydın Gezilecek Yerler Adres: Magnesia, Tekin Mahallesi, 09330 Germencik / Aydın

17
Yamaç Paraşütü - Adnan Menderes Kent Ormanı
Koçarlı, Aydın
Koçarlı’ya bağlı Sobuca köyü yakınında açılmış olan Adnan Menderes Kent Ormanı’nda yamaç paraşütü için çok elverişli bir pist hizmet vermektedir. Bu pistin yanı sıra kafetarya, restoran, piknik ve balık tutma alanları bulunmaktadır. Kent Ormanı içindeki pistten kalkış sonrası Menderes Ovası, Ege Denizi, Bafa Gölü ve Beşparmak Dağlarını izleyebiliyorsunuz. Ulaşım kolaylığı, hakim rüzgarlara göre konumu, iniş alanlarının genişliği, doğa manzarası ve farklı faaliyetlere ev sahipliği yapabilmesi sebebiyle bu spora gönül verenler için mükemmel bir uçuş bölgesidir. Yapılabilecek turizm aktiviteleri: Yamaç paraşütü, sportif olta balıkçılığı
- Görsel yok
18
Çavuş Köprüsü
Efeler, Aydın
Kesme taş malzeme ile inşa edilmiş köprü tabakhane deresi üzerinde tabakhane köprüsünden sonra 2. köprüdür. İki sivri kemerden oluşmuştur. Kemerlerin soldakinin kilit taşı üzerinde öküz ya da boğa başı kabartması yer almaktadır. Köprünün batı girişi üzerinde sağ kenarda tamirat kitabesi yer almaktadır.
- Görsel yok
19
Süleyman Bey Camii
Efeler, Aydın
Klâsik Osmanlı üslubunda yapılmıştır. Süleyman Bey’in vakfiyesinden, Üveys Paşazade Mehmet Bey’in torunu ve Cezayir Beylerbeyi Mustafa Paşa’nın oğlu Süleyman Bey tarafından 1683 yılında yaptırılmıştır. Mimar Sinan’ın kalfalarından biri tarafından inşa edildiği sanılan bu cami, bir avlu içerisinde kare plânlı, kesme taştan ve tek kubbeli bir yapıdır
- Görsel yok
20
Eski Yeni (Hasan Çelebi) Cami
Efeler, Aydın
Kaynaklara göre yapı 1585'ten önce inşa edilmiştir.Halk arasında Eski-Yeni Cami olarak da bilinmektedir. Avlu içerisindeki cami, kare planlı ve tek kubbeli bir harime sahiptir. Kuzeyinde üç bölümlü ve üzeri kubbelerle örtülü bir son cemaat yeri ile batı cephenin kuzey ucunda bir minaresi vardır. Caminin süslemeleri mihrapta yoğunlaşmıştır

21
Nasuhpaşa Küllliyesi
Efeler, Aydın
Külliyenin batısında, hamamın doğusundaki yapı, halk arasında Osman Ağa Medresesi ismiyle de anılmaktadır. Medrese, kareye yakın bir avlu etrafında sıralanan tek katlı ahşap kapılı kare planlı moloz taş ve tuğladan inşa edilmiş odalardan meydana gelmektedir. Ancak yol nedeniyle, güney-doğu köşe ve doğu cephe tamamen ortadan kaldırılmıştır. Medrese taş ve tuğla ile inşa edilmiştir. Girişi güney cephededir. Sonradan kapatılmıştır. Günümüzde 17 adet öğrenci odası mevcuttur. Kitabesine göre yapı, H.1120/M.1708 yılına tarihlendirilmektedir. 2010 yılında restorasyonu tamamlanarak açılışı yapılmıştır. Kaynak: Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aydın Gezilecek Yerler Adres: Efeler - Aydın
- Görsel yok
22
Cemal Bey Hamamı
Efeler, Aydın
"Bey Hamamı" olarak da anılan yapı, Nasuh Paşa Külliyesi'nin biraz ilerisinde yer alır. Günümüzde oldukça harap haldedir. İnşasında tuğla ve taş malzeme bir arada kullanılmıştır. Yapının içindeki izlerden süslemeli olduğu anlaşılmaktadır.

23
Cincin Kalesi
Koçarlı, Aydın
Koçarlı İlçesi, Cincin Mahallesi'nde yer almaktadır. Cihanoğulları'nın güvenliğini ve çevre üzerindeki ekonomik denetimini sağlamak amacıyla yapılmış, yapılar topluluğudur. Osmanlı Devri Ayanlık Dönemi yapısı olan kalede güneyde kalan ve terasla düz ayak olan köyün anayolundan girilmektedir. 51 pafta, 1660 parsel üzerinde hamam yapısı bulunmaktadır. Moloz taş malzeme ile inşa edilmiştir. Kaynak: Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aydın Gezilecek Yerler Adres: Koçarlı - Aydın
- Görsel yok
24
Alinda Antik Kenti
Karpuzlu, Aydın
Bu antik kent ,Eti tablet ve Mısır yazılarından anlaşıldığına göre eski yazıda İalanti olarak bahsedilip , Seha ırmağı (Büyük Menderes) ülkesine dahildi. Eti imparatoru II. Mursillis’in küçük yaşta tahta oturmasından cesaret alan Arzavva kralı Uhazitis’in güvenliğini sağlamak, rahatça saldırılarda bulunmak için önce Ahhiawa ile anlaşma yapmış, yapacağı askeri yardım karşılığında Miletus’u kendisine vermiştir.Bu bilgiler II. Mursilis’in anellerinde ve yazıtlarında bulunmaktadır.
- Görsel yok
25
Alabanda Antik Kenti
Çine, Aydın
Alabanda Çine ilçesine 9 km uzaklıktaki Doğanyurt köyünde, eskiden Araphisar olarak adlandırılan Doğanyurt mevkiinde bulunan bir antik çağ kentidir. MÖ 4. yüzyılda Helenleşmeden önce bir Karya kenti idi.

26
Doğa Yürüyüşü (trekking) - Madran Yaylası
Çine, Aydın
Aydın'ın 1792 metre ile en yüksek dağı olan ve Çine İlçesi'nin doğusunda bulunan Madran Dağı'ndadır. Günübirlik gezi, trekking gibi faaliyetlerin yapılabildiği yayla, yaz mevsimi sıcaklarında bölge halkının önemli uğrak noktasıdır. Yapılabilecek turizm aktiviteleri: Doğa yürüyüşü (trekking) Aydın Turizm Aktiviteleri

27
Ahmet Gazi Camii
Çine, Aydın
<p>Çine’ye bağlı Eski Çine Köyü’nde bulunan Ahmet Gazi Camii (Ulu Cami) 14.yy’ın ilk yarısında inşa edilmiştir. İnşaatı hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmamaktadır. Tarihi belgelere bakıldığında Cami’nin Menteşoğlu Orhan Bey döneminde, oğlu Hızır Bey tarafından yaptırılmış olması kuvvetle muhtemeldir.</p>

28
Lagina Antik Kenti
Yatağan, Muğla
Karialıların önemli kült merkezi olan Lagina kutsal alanının ünü zamanımıza kadar gelmiş olup bu yöre halen Leyne ismi ile de tanınır. Lagina ve çevresinde tespit edilen kalıntılara göre bölgedeki yerleşimler Milattan Önce (MÖ) 3. bine kadar uzanmaktadır. Yarbaşı mevkiinde ele geçen Eski Tunç Dönemi mezarlarından sonra, bölgedeki en erken buluntular Submiken Dönemi'ne aittir. Lagina Genel Görünüm, Pamukkale Üniversitesi Son yapılan araştırmalar, yörenin eski Tunç Çağından (MÖ 3000) günümüze kadar kesintisiz bir iskâna sahip olduğunu göstermektedir. Lagina çevresinde MÖ 8. yüzyıldan itibaren küçük yerleşimler büyümeye ve yeni yerleşimlerin sayıları artmaya başlamıştır. Bu gelişimin bir sonucu olarak zaman içerisinde kutsal alanlar da imar edilip, anıtsal büyük yapılar inşa edilmiştir. Seleukos kralları büyük imar çalışmaları ile Lagina kutsal alanını dini merkez ve (günümüzde buraya 12 km. uzaklıktaki) Stratonikeia kentini de bölgenin siyasi merkezi yapmışlardır. Lagina'da ve Stratonikeia bouleuterionu duvarlarında halen mevcut olan yazıtlardan öğrendiğimize göre, bu iki kent birbirlerine kutsal bir yol ile bağlanmıştır. Lagina kutsal alanında propylon (anıtsal giriş kapısı), kutsal yol, altar (kurban ve sunak yeri), peribolos (kutsal alanı çevreleyen duvar), Dorik Stoalar ve Hekate tapınağı bulunmaktadır. Kutsal alan, aynı zamanda Stoaların arka duvarını oluşturan iki metre yüksekliğe kadar ayakta kalmış duvarlarla çevrilidir. Üç girişli olan ve batı ucunda dört adet İon sütunu ile taşınan apsisi bulunan anıtsal giriş yapısı Stoaya da bir kapı ile bağlanmıştır. Lagina Giriş Kapısı, Melike Nilüfer Dikmen Anıtsal giriş kapısından altara giden taş döşeli yola bağlanan 10 adet merdiven sırası vardır. MÖ 40 yılında Partlarla birleşen Romalı General Labianus Romalılara karşı açtığı mücadelede Stratonikeia'ya saldırır ama ele geçiremez. Bunun üzerine Lagina Hekate Kutsal Alanı’nı yağmalar. Bu yağmada harap olan yapıların tamiri için Augustus MÖ 27 yılında büyük bağışta bulunmuştur. Bu bağış kitabesi halen temenos propylonunun lentosunda (anıtsal giriş kapısının kitabesi) yer almaktadır. Hekate Tapınağı, Pamukkale Üniversitesi İmparator Augustus'un Lagina’ya yardım ederek yeni yapıların inşa edilmesini sağlaması ve bunu özellikle giriş kapısına yazdırması, burasının Roma Dönemi’nde de bölge için önemli olmasından kaynaklanmaktadır. Roma İmparatorluk ve Geç Antik Çağ boyunca kutsal alan önemini hep korumuştur. Milattan Sonra (MS) 4. yüzyılın ilk yarısında tanınan serbestliğin hemen arkasından; altar ile tapınak arasına Bazilikal planlı bir kilise inşa edilmiştir. Hekate Tapınağı, Pamukkale Üniversitesi Beş merdiven sırası ile çevrili olan ve üzerinde Attik İon kaideli, Korinth başlıklı tek sıra sütun bulunan bir platform üzerine oturan tapınak, kutsal alanın tam ortasındadır. Tapınak, 8x11 sütunlu, Korinth düzeninde inşa edilmiştir. Pronaos kısmında iki adet İon sütunu yer alır. Lagina kutsal alanında yapılan arkeolojik kazılar, Türk bilim adamları tarafından yürütülen ilk kazılar olması açısından önem taşımaktadır. Bu kazıları Osman Hamdi Bey ve Halit Ethem Bey yürütmüştür. Hekate Tapınağı, Pamukkale Üniversitesi Bugüne kadar yapılan araştırmalarda, ortaya çıkarılan sütunların üzerine gelen tapınağın dış cephesini süsleyen frizlerde dört ana konunun işlendiği belirlenmiştir. Tapınağın doğu cephesindeki frizde Zeus'un doğumu ve yaşamı ile ilgili konular yer alır. Kuzey cephede Amazonlar ile Grekler arasındaki barış ve dostluk anı işlenmiştir. Burada Hekate dostluğun onuruna yere kutsal içki dökerken betimlenmektedir. Batıda Tanrılar ile Gigantlar arasındaki savaş (Gigontomakhia) ele alınmıştır. Hekate’nin bu savaşa elindeki meşaleyi bir silah gibi kullanarak katıldığı görülmektedir. Güney yöndeki betimlemeler ise kesin olarak tanımlanamamışsa da figürlerin Karialı tanrıları ve onların kentlerini simgelediği düşünülmektedir. Hekate Tapınağı, Melike Nilüfer Dikmen Hekate Tapınağı’nın duvarı üzerine kazınmış olan ve kutsal yerin dokunulmazlığını onaylayan senato kararına göre, tapınağın MÖ 81 yılında kesin olarak var olduğu anlaşılmaktadır. Yalnız tapınağın yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, MÖ 2. yüzyılın sonu ile MÖ 1. yüzyılın başları arasına ait olabileceği düşünülmektedir. Hekate Tapınağı, Melike Nilüfer Dikmen Tapınak süslemelerin yapılması uzun süre devam etmiştir. Süsleme alanları tapınak yapıldığında planlanmış olmasına rağmen, bazı süslemelerin daha sonra Erken İmparatorluk Dönemi’ne kadar deva ettiği ve halen daha bitirilmemiş bölümlerin olduğu görülmektedir. Kaynakça: Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Pamukkale Üniversitesi Adres: Turgut, 48540 Yatağan/Muğla

29
Stratonikeia Antik Kenti
Yatağan, Muğla
Stratonikeia Antik Kenti, Muğla'nın Yatağan İlçesi'nin 6-7 km. batısındaki Yatağan-Milas karayolu üzerindeki Eskihisar Köyü sınırları içerisindedir. Kent, M.Ö. 3. yüzyılda kurulmuştur. Suriye Kralı I. Seleukos eşi Stratonike'yi oğlu Antiokhos'a verdi. Antiokhos da önce üvey annesi sonra eşi olan Stratonike adına kent kurdu. Gezgin ve yazar Strabon'a göre kent, çok güzel yapılarla donatılmıştı. Yapılan kazılarda ele geçirilen sikkelerden, Stratonikeia sikkelerinin Rhodos'tan bağımsızlığını kazandığı M.Ö. 167'den itibaren basılmaya başlandığı ve Gallienus (M.S.253-268) zamanına kadar devam ettiği anlaşılıyor. Kentin akropolü güneydeki dağın tepesindedir. Bu tepenin çevresi bir surla çevrilmiştir. Kuzeyinde, yamaç üzerindeki bir teras üzerinde şimdiki karayolunun hemen altındaki, bir yazıtta imparator için yapılmış küçük bir tapınağın kalıntıları göze çarpar. Bunun aşağısında da büyük bir tiyatro vardır. Burada cavea, merdivenlerle 9 cuneusa bölünmüştür ve tek diazoma vardır. Sahne binasının kalıntıları, yapılan kazılarda büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır. Antik kent üzerinde günümüzde terkedilmiş Eskihisar Köyü bulunmaktadır. Kent surlarla çevrilmiş olup, bugün kent surlarının yalnızca önemsiz uzantıları görülmektedir. Yerleşim alanının kuzeydoğu köşesinde, büyük kesme taşlar ile kireç harçtan örülmüş güçlü bir kalenin yıkıntıları vardır. Yapı, büyük kesme taşlar ile kireçli harçtan örülmüştür. Yapının onarım gördüğü diğer yapılardan alınma yazıtlı taşlar ve sütun gövdelerinden anlaşılmaktadır. Kentin kuzey kenarındaki ana giriş kapısı büyük bloklardan oluşmaktadır. Geniş ve ince taş duvarcılığı ile örülmüştür. Bu kapının üzerinde kemer olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kapı iki girişlidir. İki kapı girişi arasında bir nymphaion vardır. Kapıdan sonra sütunlu bir alanın ve yolun varlığı görülmektedir. Kentin tam ortasında, en çok göze çarpan yapısı, kent meclisinin toplandığı bouleuterion bulunmaktadır. Bouleuterion tiyatro benzeri küçük bir yapıdır. Bu yapının hemen batısındaki tek başına duran kapı bu alanın giriş kapısıdır. Bunun Serapis Tapınağı olduğu ileri sürülmüştür; ancak kazılarda bulunan yazıtlar bu görüşün yanlış olduğunu göstermiştir. Bouleuterionun kuzeye bakan dış duvarında Diocletianus'un fiyat listesi ve bunun uygulanmasına ilişkin giriş kısmı Latince yazılmıştır. Bu yapının alttaki oturma sıraları korunmuştur. Kentin batısında, Antik Yunan ve Roma'da gençlerin düşünsel ve bedensel yönden eğitildikleri, öğrenim gördükleri, spor etkinliklerinde bulundukları gymnasion denilen yapı bulunmaktadır. Kente giriş kapısının önündeki kutsal yolun kenarında oda mezarlar yer almaktadır. Giriş kapısından başlayan kutsal yol nekropolden geçmekte ve Lagina'daki Hekate kutsal alanına ulaşmaktadır. Söz konusu nekropol sahası günümüzde kömür ocakları havzası altında kalarak yok olmuştur. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Muğla-Bodrum yolu üzerinde Eskihisar Köyü'nden 1 kilometre içeride bulunmaktadır.

30
Anıt Ağaç
Yatağan, Muğla
Anıt Ağaç Muğla - Yatağan yoluna 24 km mesafede Bozöyük beldesi Pınarbaşı mevkiindedir. Orman Bakanlığı tarafından tescil edilen ve korumaya alınan anıt ağacının çapı 6, yüksekliği ise yaklaşık 30 metredir. Muğla gezilecek yerler Adres: Yatağan Muğla

31
Panamara
Yatağan, Muğla
Panamara kutsal alanı Yatağan İlçesi, Bağyaka Köyü sınırları içerisinde yerleşim yerinin yaklaşık 300 m güneyinde yer alan tepelik bir alanı kapsamakta olup Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 13.03.2014 tarih ve 2411 sayılı kararı ile I. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiştir. Muğla Müzesi Müdürlüğü Epigraflar tarafından yapılan inceleme neticesinde alanda yer alan yazıtlardan Panamara’nın Helenistik döneme ait dini nitelikte törenlerin gerçekleştirildiği, kutsal yapı ve dükkanların yer aldığı Stratonikeia Antik Kenti ile etkileşimli bir alan olduğu anlaşılmaktadır. Muğla Müzesi Müdürlüğü Zeus Panamaros ve eşi Hera ile Artemis ve Serapis’e adanmıştır. Kutsama şenliklerin en önemlisi 10 gün süren Panamareia isimli törendi. Festivalde Zeus’un heykeli Stratonikeia’ya götürülür törenler orada yapılırdı. Zeus’un karısı Hera adına yapılan Heraia festivali Panamara’da yapılır sadece kadınlar katılırdı. Dört yılda bir yapılan ve sadece erkeklerin katıldığı festival Kombria ise Panamara’daki kutsal alanda yapılırdı. Bu kutsal törende genç erkeklerin saçları kesilirdi Tapınaktan günümüze kayda değer bir kalıntı ulaşmamıştır. Muğla gezilecek yerler Kaynak: Muğla Müzesi Müdürlüğü Adres: Yatağan Muğla

32
Özbekler Evi
Menteşe, Muğla
Geleneksel Muğla evlerinden biri olan, Hacı Hamzalar ve Ali Rıza Özbek Evi olarak bilinen yapı, yaklaşık 225 senelik bir geçmişe sahiptir. 1987 yılında Muğla Mimarlar Odasınca en iyi korunan ve yaşatılan ev ödülü verilmiştir. İlk zamanlarda yapı, toprak damlı iken sonradan belli tadilatlar geçirmiş ve yapıda kış evi, yaz evi, sahanlıklar, ev altları gibi mekanlar yapılmıştır. Sonraları toprak dam kapatılarak ahşap bağdadi ve kiremit çatılı bir sisteme dönüştürülmüştür. Yola bakan cepheleri sağır taş duvar iç avluya bakan kısmında ahşap malzemeden oluşan açık sofa yer almaktadır. Restorasyon sırasında taş duvarların eksik kısımları tamamlandıktan sonra zemin kattaki mevcut taş duvar ortaya çıkarılarak temizlenmiştir. İç bölmeler tamamen soyularak ahşap bağdadi kısım ortaya çıkarılmış ve sadece çürük ahşaplar değiştirilmiştir. Yapının üst katında yer alan orijinal kapı ve yüklüklerin yıpranan kısımları tamir edilmiş ve odanın giriş kısmında orijinalinde bulunan 3 kemer ve ahşap dikmeler ortaya çıkarılmıştır. Sıvalarda Muğla’da kullanımı yaygın olan horasan harcı (kireç, saman, keçi kılı ve harç karışımı) kullanılmıştır. Muğla Belediyesince kamulaştırılarak restorasyonu tamamlandıktan sonra 2005 yılında hizmete açılmıştır. Kaynak: Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Camikebir, Şeyh Cami Sk. No:13, 48000 Muğla Merkez/Muğla

33
Mobolla Antik Kenti
Menteşe, Muğla
Muğla merkezin güneyinde yer alan ve kentsel sit alanına komşu durumda, Saburhane Mahallesinin kuzeydoğusunda Masa Dağı veya Asar adıyla anılan kayalık tepe üzerinde Antik Mobolla Kenti ve kalesinin kalıntıları bulunmaktadır. Muğla Müzesi Müdürlüğü Yerleşimin bilinen en eski adı Mogla’dır (Mώγλα).MÖ 2. yüzyıla tarihlenen ve Muğla’da bulunan bir yazıt ise kentin isminin Mόβολλα (Mobolla) olduğu konusunda şüphe bırakmamaktadır. MS 10. yüzyılda ise yerleşimin isminin Mόγολα (Mogola) şeklini aldığı İmparator Constantinus VII Porphyrogenitus’un eserinde geçmektedir. Muğla Müzesi Müdürlüğü Kaleye çıkan patika boyunca aşağıda bulunan Basmacı Deresine kadar çok sayıda ve dağınık bir şekilde yerleştirilmiş mezar odaları görülmektedir. Bu mezar odalarının bittiği yerde kale surları başlamaktadır. Surlar Mobolla yerleşimini kuzey ve batı yönünden tamamen çevrelemişlerdir. Muğla Müzesi Müdürlüğü Burada 3 adet açıkhava tapınağı kaya mezar odası, lahit, ‘’halk tipi mezar’’ olarak adlandırılan kaya oygusu mezarlar, su kuyusu kaya konutları, yaşam mekanlarına çevrildiği düşünülen kaya odaları, su sarnıçları ve ev mekanları tespit edilen kalıntılar arasındadır. Muğla Müzesi Müdürlüğü Mobolla Antik Kenti’nde Muğla Müzesi Müdürlüğü başkanlığında Prof. Dr. Adnan DİLER'in sorumluluğunda 2022 yılından itibaren kazı ve temizlik çalışmaları sürdürülmektedir. Muğla gezilecek yerler Kaynak: Muğla Müzesi Müdürlüğü Adres: Orta, 48000 Menteşe/Muğla

34
Muğla Saatli Kule
Menteşe, Muğla
Balıbey Mahallesi Kara Mustafa Caddesinde yer alan saat kulesi, 1895’te Muğla’nın ilk Belediye Başkanı olan Hacı Kadızade Süleyman Efendi ve eşi Pembe Ana tarafından yaptırılmıştır. Şam şehrinde gördükleri kulenin bir benzerini hac dönüşü ünlü Rum usta Filvarus’a yaptırmışlardır. Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Saatli Kule, kesme taş ve tuğla kullanılarak, kare planlı ve beş katlı olup, aşağıdan yukarıya doğru küçülmektedir. Alt katı dükkân olarak kullanılan kulenin beşinci katına ise yuvarlak saat kadranı yerleştirilmiştir. Her katın cephesine sivri ve yuvarlak kemerli dikdörtgen pencereler açılmıştır. Tarihi Saatli Kule'de bulunan çan sayesinde bölgede yaşayanlar saati göremese de yapılan vuruşlar sayesinde saatin kaç olduğunu anlayabilirler. Genellikle saat başlarında saat sayısı kadar çalan çan, yarım saatlerde ise tek çalmaktadır. Üzerinde hem yapanı, hem de neden yapıldığı hakkında bilgiler bulunan saatli kulenin kitabesini Muğla Rüştiyesi hocalarından ve Şahidi Mevlevihanesi neyzeni Dede İsmail Hakkı Efendi yazmıştır. Üzerinde ustasının imzasını taşıyan kulenin saati hala çalışmaktadır. Saat kulesinin kitabesinde Osmanlıca şunlar yazmaktadır: Sahib'ül hayr Hacı Süleyman Efendi Yine deryayı itâsını ikân eyledi zuhur, Bahusus aktar-ı eshar vaktini ilân için, Bu mahalle bir muvakkithane yaptı bi kusur, Beldemizde misli nâmesbuk kebir çan saati Avrupadan celb edince herkese verdi süru, Kalmadı hiç ihtiyaç cep saati taşımaya, Aksi avaz ile alem vakti etti şuur, Hem ziya şevkiyle buldu mücevher tarihi, Geldi meydana muvakkithane bi evsa-ı vufur, Harerehu İsmail Hakkı 1301 fi Şaban. Günümüz Türkçesi - Prof. Dr. N. Açıkgöz Hayır sahibi Hacı Süleyman Efendi Hazreti, Yine cömertlik deryasını birden ortaya çıkardı. Özellikle iftar ve seher vaktini bildirmek için, Bu yere kusursuz bir muvakkit- hane yaptırdı. Beldemizde benzeri görülmeyen büyük çan saati, Avrupa'dan getirince herkese sevinç verdi. Cep saati taşımaya hiç gerek kalmadı, Sesinin yayılmasıyla alem vakti anladı. Ziya da bu sevk ile mücevher bir tarih söyledi, Muvakkit-hane genişlik ve bollukla meydana geldi. Bunu mermere yazan Mustafa Vasfi'nin öğrencilerinden İsmail Hakkı Sene 30 Mayıs 1885 Kaynak: Menteşe Kaymakamlığı Adres: Camikebir, Saatli Kule Cd. No:2, 48000 Muğla Merkez/Muğla

35
Karabağlar Yaylası
Menteşe, Muğla
Muğla şehir merkezine 3 kilometre uzaklıktaki Karabağlar Yaylası zaman ayrılıp görülmeye değer bir yerdir. Soğuk kaynak suyu, ulu çınarları, bol meyve ağaçları ile sıcak günlerde bir kaçış yeridir Karabağlar... Yaylanın beyaz badanalı, kırmızı kiremitli evleri Muğla’nın Saburhane Mahallesi'nin korumaya alınmış tarihi evleriyle aynı özellikleri taşır. Yayladaki bu yerleşim korumaya alınmış, çirkin yapılaşmaya izin verilmemiştir. Yaşayanlar evlerine ve çevrelerine de sahip çıkmaktadır. Karabağlar’a gelenleri bir sürpriz de beklemektedir. Süpüroğlu Mahallesi'ndeki lokantalarda nefis “kuyu büryanı” sunulmaktadır. Türkler Anadolu’ya girmelerini izleyen yıllarda kuraklık nedeniyle hayvanları için otlak aramaya başlamışlar ve Karabağlar’ın kuzeyindeki Düzey denilen tepeye gelip yerleşmişlerdir. 1671 yılında Muğla’ya gelen Evliya Çelebi Karabağlar Yaylası'nı görmüş ve yaylanın on bir bin bağdan oluştuğunu, yaz günleri boyunca 8 ay boyunca Muğla ve Ula halkının burada kaldığını belirtmiştir. Evliya Çelebiye göre burasının Osmanlı ülkesinde bir benzeri yoktur. Güney Ege Kalkınma Ajansı Yayla da karaağaç, çınar, meşe, erguvan ağaçları ve yüksek verimli üzüm bağları vardır. Yayladaki parsellere “Yurt” ismi verilir. Genelde 2-3 dönümlük mülkiyetler, ait oldukları ailenin ismiyle anılır. Yurtlarda ailelerin yaylada hayatlarının sürdürdükleri konutlar yer alır. Genelde parselin köşesinde bulunan bu konutlar Tahta Dam, Muğla Tipi ve Ula Tipi olarak 3 farklı şekilde yayladaki yerlerini alırlar. Her yurdun bir bağı bulunur. Yurtları birbirinde ayıran ve yayla yollarını da oluşturan yapının elemanları “kesik” ve “irim” gibi isimlerle anılmaktadır. Genellikle tarlanın ve kesiğin köşe yaptığı yerlerde kızılcık ve kovam eriği gibi yaban ağaçları bulunur. Güney Ege Kalkınma Ajansı Karabağ Yaylası Muğla’ya has kültürel bir yapıyı oluşturmaktadır. Bu kültürel yapı içindeki en önemli oluşum yayla içine dağılan kahvelerdir. Karabağlar Yaylası'nın her semtinde, genelde anayol kavşaklarında bulunan ve yörede Kavak olarak adlandırılan çınar ağaçlarının çevrelediği tarihi kahveler yer alır. Kahveler adlarını bulundukları semtlerden almışlardır. Muğla Gezilecek Yerler Kaynak: Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Orhaniye, Şht. Asteğmen Yıldıray Çeltiklioğlu Cd., 48000 Muğla Merkez/Muğla
- Görsel yok
36
Muğla Yaylaları
Menteşe, Muğla
Gökçukur yaylası 1700 rakımlıdır. Tümüyle orman kaplı yaylada Orman İşletme Müdürlüğü'ne ait oberj türü konaklama ünitesi bulunuyor. Menteşe’ye 5, Kavaklıdere’ye 15 kilometre uzaklıktaki Yerküpü Yaylası ise bölgenin en popüler yaylasıdır. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Kavaklıdere / Muğla

37
Kleopatra Plajı
Marmaris, Muğla
<p>Kleopatra Adası (Sedir Adası (Cedrea)), Marmaris'in 16 kilometre kuzeyinde bulunan turistik ve mutalaka görülmesi gereken yerlerdendir. Bölge altın sarısı kumsalı ve denizi ile meşhur. Plaj aynı zamanda Kleopatra Plajı olarak adlandırılmakta. Cedrae antik kentine ait şehir duvarları, pla ve antik tiyatro kalıntıları da burada bulunmakta.</p>
- Görsel yok
38
Ula Belediyesi Akyaka Halk Plajı
Ula, Muğla
Ula Belediyesi Akyaka Halk Plajı, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

39
Sedir Adası Örenyeri
Marmaris, Muğla
Kedrai Antik Kenti ya da yaygın adıyla Sedir Adası, Muğla’nın Ula ilçesi sınırlarındaki Gökova (Keramos, Kerme) Körfezi’nin doğusunda yer alır. Körfezde bulunan antik kalıntılarla dolu üçlü bir ada grubunun en büyüğüdür. Sedir Adası’nın Antik çağdaki ismi Kedrae veya Cedrae’dır. Yöre halkının Sedir Adası olarak andığı adanın ve çevresinin yüzyıllar öncesinde sedir ağaçları (Cedrus) ile kaplı olduğu, bu nedenle adaya Cedrae dendiği düşünülür. Fakat günümüzde ada ve çevresi makilerle, zeytin ve çam ağaçlarıyla kaplıdır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Cedrae, Karya uygarlığının önemli kentlerinden biri olmuştur. Bazı kaynaklarda Karya kral ailelerinin yazlarını bu adada geçirdiklerinden bahsedilir. Sonraki yüzyıllarda ada, Rodos periasının (karşı yakasının) önemli kasabalarından biri olarak kabul edilmiştir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Sedir Adası’nda yerleşim, adayı ikiye ayıran kıstağın doğu tarafında gelişmiştir. Kentin tiyatrosu, kutsal alanları, konut, liman ve diğer pek çok önemli sivil ve dinsel yapıları, surlarla çevrili bu alan üzerinde yer alır. Nekropol alanı, liman ve diğer sivil yapıların bir bölümü ise adanın doğu yakasındaki ana karadadır. Bugün hem ana karada hem de adalarda ayakta kalmış kalıntıların büyük çoğunluğu Doğu Roma dönemine aittir. Karia bölgesine yönelik Türk akınları MS 11. yüzyıl sonlarından itibaren yoğunlaşmıştır ve kent MS 15. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı egemenliğine girmiştir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Yaklaşık 800 metrelik kıyı uzunluğuna sahip kumsalı ve arkeolojik kalıntılarla bütünleşmiş zengin doğal dokusuyla ada, I. derece arkeolojik sit alanı, I. derece doğal sit alanı ve aynı zamanda özel çevre koruma bölgesidir. Düzgün kesme taştan çok sayıda kule ve sur duvarları, Apollon Tapınağı ve yerine sonradan yapılan kilise, iyi korunmuş tiyatro, agora ve Sedir Adası'nın antik liman kalıntıları görülmeye değer yerlerdir. Kleopatra Plajı olarak bilinen kumsalı, özel bir biçimde oluşmuş kalker damlacıklarından oluşan kumları nedeniyle koruma altındadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Sedir Adasına Nasıl Gidilir? Sedir Adası’na en yakın yerleşim Marmaris ilçesine bağlı Çamlı köyüdür ve adaya en hızlı ulaşım Çamlı köyü limanından sağlanmaktadır. Ayrıca Ula ilçesi, Akyaka mahallesinden günübirlik gezi tekneleri ile de adaya ulaşılabilmektedir. Kaynak: Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Muğla gezilecek yerler Adres: 48710 Sedir Adası, Marmaris/Muğla

40
Sultaniye Kaplıcası
Köyceğiz, Muğla
Tekne turlarının da uğrak yeri olan kaplıcada tekerlekli sandalye veya sedyeyle getirilen hastaların 21 kürlük bir tedaviden sonra yürüyerek gittiklerine dair çok sayıda öykü duyabilirsiniz. Sultaniye Türkiye’nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 derece sıcaklıktaki su; kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içermektedir. Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir. Ama asıl önemlisi radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin varlığıdır. Kaplıcanın Kaunos’lular tarafından bundan 2 bin yıl önce açıldığı belirlenmektedir. Çevredeki hastane kalıntıları da bunu doğrulamaktadır. Büyük banyonun yanından çıkan kaynak suyunun da içildiğinde çeşitli iç hastalıklarını iyileştirdiğine inanılmaktadır. Kaplıcada kalınabilecek kiralık odalar bulunuyor. Günübirlik ihtiyaçlar belediyenin işlettiği tesisler içinde bulunan ünitelerde karşılanabiliyor. Yörenin Sultaniye kadar popüler olmayan başka kaplıcaları da vardır. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Köyceğiz / Muğla

41
Köyceğiz Gölü
Köyceğiz, Muğla
Göl, dağlardan yedi kol halinde inen sularla, bol su kaynaklarıyla beslenmekte ve bu nedenle yaz kış özelliğini yitirmemektedir. Fazla suyunu 10 kilometre uzunluğundaki dar bir kanalla (Dalyan) Akdeniz’e boşaltan bir göldür. Elinizde ayrıntılı bir çevre haritanız yoksa çevrede dolaşırken neresi göl, neresi deniz kolaylıkla karışıtırılabilir. En iyi ipucu gölün sazlıklarıdır. Dalyan Boğazı ile Akdeniz’e bağlanan gölün kapladığı alan 6300 hektardır. Boğazın ucunda Sülüngür adlı, tatlı-tuzlu su karışımı küçük bir lagün gölü daha vardır. Bu göl kefallerin yumurtlama yeridir. Deniz kıyısı ise 50 ile 200 metre arasında değişen genişlikte ve 5,5 kilometre uzunlukta çok güzel bir kumsalla süsleniyor. (İztuzu Kumsalı) Göl, körfezin ağzının alüvyonlarla tıkanmasıyla denizden ayrılmış, ama tam da kopamamıştır ki suyunu denize akıtmaya devam etmektedir. Deltayı Nam Nam ve Yuvarlak Çay’ın alüvyonları oluşturmuştur. Fotoğraf ve motorsuz su sporlarına tutkun olanların Köyceğiz Gölü'nden ayrılmaları epeyce zor olacaktır. Göl çevresi nefis görüntüler sunmaktadır. Gölün çevresinde yürümek veya otomobille yapılacak bir gezi de çok zevkli olacaktır. Gölde tekne turu da ilgi çekicidir. Göldeki küçük adaya yörede Hapishane Adası denmektedir. Ada tarihte önceleri askeri amaçlarla kullanılmış, sonra hapishane yapılmıştır. Cenevizlilerden kalma kalenin kalıntıları görülebilmektedir. Yörede Aşık Adası olarak da bilinmektedir. Anlatılan öyküye göre; birbirine sevdalanan iki genç aileleri evlenmelerine izin vermeyince bu adaya sığınmışlar. Ailelerin baskısından kurtulmuşlar da kötü kaderden kurtulamamışlar, koca bir yılan sokmuş da oracıkta ölmüşler. (Anadolu'da çok yaygın olan 'Ada ve Yılan hikayelerinden birini de burada dinleyebilirsiniz.) Köyceğiz tam bir su cennetidir. Denizi, gölü, gölü besleyen ırmakları ve denize bağlayan kanalı ile değil sadece, ilçenin neresini bir kaç metre kazsanız tertemiz su fışkırmaktadır. Bu nedenle de tarıma da çok elverişlidir. Alttan sürekli su alan bitkileri yaz güneşinin yakıcılığı bile sarartamaktadır. Etraf dağlarla çevrili, dağlar günlük ve çam ormanları ile kaplıdır. Çam ve günlük ağaçlarının birlikte oluşturdukları orman bölgeye bol oksijen sağlamaktadır. Muğla Gezilecek Yerler Adres: Köyceğiz / Muğla
Durakları kendi gezi planına taşı, günlere böl, konaklama ve yemek molalarını ekle.
Sık sorulanlar
- İzmir Muğla arası kaç km ve kaç saat sürer?
- İzmir ile Muğla arası araçla yaklaşık 257 kilometre ve mola vermeden yaklaşık 3 saat sürer.
- İzmir Muğla arasında yol üstünde nerelerde durulur?
- İzmir ile Muğla arasında yolun 20 km yakınında açıklamalı 254 gezi noktası bulunuyor. toroti bu rotada yol boyunca dengeli dağılmış 41 durağı geçiş sırasına göre listeler; ilk duraklardan biri Nif Dağı Antik Kazı Alanı, yolun sonuna doğru ise Köyceğiz Gölü var.
- İzmir Muğla yolu hangi illerden geçer?
- İzmir ile Muğla arasındaki güzergâh İzmir → Manisa → Aydın → Muğla illerinden geçer. Gezilecek yer bakımından en yoğun bölüm İzmir sınırlarındadır.
- İzmir Muğla arasında otoyol mu eski yol mu tercih edilmeli?
- İzmir ile Muğla arasında hızlı sürüş için otoyol hatları süre avantajı sunarken; güzergâh üzerindeki tarihi ilçeleri, yöresel mola duraklarını ve manzara noktalarını görmek için geleneksel devlet yolu hattı çok daha zengin bir keşif rotası sunar.
- İzmir Muğla sürüşünde mola planı nasıl yapılmalı?
- Yaklaşık 3 saatlik bu sürüşte her 2 ila 2,5 saatte bir mola verilmesi önerilir. Güzergâh üzerindeki İzmir ve komşu illerdeki tescilli gezi noktaları standart dinlenme tesislerine göre çok daha keyifli mola alternatifleridir.
