Yol üstü duraklar

Mersin – Adana arası yol üstü duraklar

276 km, yaklaşık 5 saatlik yol. Aşağıdaki duraklar geçiş sırasına göre dizili — iki yönde de aynı yol.

Kısaca

Mersin ile Adana arası 276 km ve yaklaşık 5 saatlik bir yolculuk. Bu rotanın 20 km yakınında açıklamalı 171 gezi noktası var; yol 2 ilden geçiyor ve en çok durak Mersin sınırlarında (92 yer).

Bu koridorun 20 km yakınında toplam 171 gezi noktası var; aşağıda yol boyunca dengeli dağılmış 35 tanesi listelendi.

  1. Olba Antik Kenti

    1

    Olba Antik Kenti

    Silifke, Mersin

    Hellenistik Dönem’de Olba Krallığı’nın merkezi ve önemli bir ticaret şehridir. Olba aynı zamanda önemli bir dinsel merkez olmuştur. Özellikle Hıristiyanlık döneminde bu durum yazılı kaynaklar dışında dinsel mimari kalıntılarda da kendini göstermektedir. Bunlar Olba akropolisinin batısında bulunan büyük kilise kalıntısı, akropolis üzerinde yer alan bir çok küçük kilise kalıntıları ve su kemerinin bulunduğu akropolisin doğusundaki vadide geniş bir alana yayılan manastır kalıntıları sayılabilir. Olba piskoposluk merkezi olarak Erken Hıristiyanlık Dönemi'nde önemini sürdürmüştür. Bu dönemde Olba ve hemen yakınındaki Diokaesareia ayrı ayrı piskoposluk merkezleri olmuşlardır. Olba piskoposluğuda, Isauria’nın başpiskoposluk merkezi olan Seleukeia’nın alt birimi olarak diğer Isauria ve Kilikia piskoposlukları Diocaesereia, Kelenderis, Claudiopolis ile öteki piskoposluklar gibi 10. yüzyılın başından 7. yüzyıla kadar Antiokheia patrikhanesine bağlı olmuştur. Olba’da bulunan, Septimus Severus zamanında yaptırılmış olan çeşme binasının yanı sıra diğer bir önemli eser ise nekropolün bulunduğu vadi üzerinde kurulmuş, 150 metre uzunluğunda, 25 metre yüksekliğindeki iki katlı su kemeridir. Bu su kemerinin korunması ve çevrenin gözetlenmesi için kuleler inşa edilmiş olması yapının önemini göstermektedir. MS 199 Septimus Severus dönemine tarihlenen su kemerinin üzerindeki yazıtta “Olbalılar’ın Kenti” yazmaktadır. Antik çeşme ile aynı dönemde yapılmış olan bu kemerler Bizans İmparatoru II.Justinus yönetimi sırasında (566) onarım görmüştür. Çeşmenin yanında bulunan tiyatro binasından bazı oturma basamakları ile sahnenin bir bölümü günümüze dek kalmıştır. Nekropol alanında ise farklı mezar tipleri yer almaktadır. Bir tepenin üzerinde kurulmuş bulunan antik şehirdeki diğer kalıntılar arasında evlerde bulunmaktadır. Helenistik, Roma ve Erken Bizans Dönemleri’nde iskan görmüştür. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Uzuncaburç Silifke / Mersin

  2. Uzuncaburç Yaylası

    2

    Uzuncaburç Yaylası

    Silifke, Mersin

    Silifke ilçesinin 27 km kuzey yönünde bulunan beldeye asfalt yolla ulaşılmaktadır. Silifke'den minibüs bulunabilir. Antik Olba Diokayzerim kenti üzerinde kurulmuş olan belde, tarih ile içice yaşamaktadır. Kır kahveleri, kır lokantaları, bakkallar, PTT, Sağlık Ocağı, Jandarma hizmet vermektedir.Temel ihtiyaçları beldeden sağlamak mümkündür.

  3. Görsel yok

    3

    Diokaisareia Antik Kenti

    Silifke, Mersin

    Hellenistik Dönem’de merkezi Uzuncaburç’un 4 km. doğusundaki Olba Territoriumu’nun ibadet yeri olan bugünkü Uzuncaburç yerleşim yeri, Roma Dönemi’nde, 72 yılında İmparator Vespesianus zamanında Olba’dan ayrılarak Diokaesareia (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk, kendi adına para basan kent durumuna gelmiştir. Bizans Dönemi’nin ardından Türkler buraya şehrin sembolü olan yüksek burcun (Hellenistik Kule’nin) ismini vererek “Uzuncaburç” demişlerdir.

  4. Görsel yok

    4

    Tapureli Antik Kenti

    Erdemli, Mersin

    Tarihi Hellenistik Dönem’e kadar giden ören yeri, çalılıkların ve ağaçların altında kaldığından zor gezilebilmektedir. Yamacın bir kısmında sık aralıklarla evler dizilidir. Roma Dönemi’ne ait mezar yapılarına rastlamak mümkündür. Nekropol alanı güney yamaçtadır. Lahitler, mezar odaları bu nekropol alanı içerisinde yer alan mezar tipleridir. Yerleşimin çekirdek kısmında kısmen evler ile köy sınırının kenarında beş tane Erken Bizans Dönemi’ne ait kilise yer almaktadır

  5. Görsel yok

    5

    Karakizderesi Parkuru

    Erdemli, Mersin

    1700 rakımlı bir yükseklikte bulunan parkur kış aylarında kar tutması nedeniyle kış turizmi içinde elverişli parkurlardan biridir. Parkur alanı içerisinde olta balıkçılığı, su sporları için ideal yerlerden biri olan Karakızderesi Göleti yer alır. Parkur Erdemli Merkez ilçesine yaklaşık 30 km kuzeyde ve Karahıdırlı Köyü hudutlarındadır.

  6. Görsel yok

    6

    Prensesin Ayak İzleri Parkuru

    Silifke, Mersin

    Silifke Uzuncaburç ile Kızkalesi arasında yaklaşık 40 km uzunluğunda antik kent ve kalıntılar arasında gerçekleştirilen bir parkurdur. Uzuncaburç'tan başlayan parkur güzergahında Uğuralanı-Cambazlı etabı 16 km, Cambazlı-Hüseyinler etabı 12 km, Hüseyinler-Kızkalesi etabı 12 km'dir. Olba Kraliçesi Aba'nın yaşantısı ve hükümdarlığının geçtiği antik alanlarda düzenlenen parkurda yürüyüş 3 veya 4 günlük olarak düzenlenebilir.

  7. Kanli Divane Ören Yeri

    7

    Kanli Divane Ören Yeri

    Erdemli, Mersin

    Antik Dönem'de Dağlık Kilikya sınırları içinde kalan Kanytella, bugünkü adıyla Kanlı Divane, Mersin’in yaklaşık 50 km, Erdemli İlçesinin 13 km batısında yer alır. Kumkuyu Yemişkumu Mahallesinden kuzeye sapan 3 km’ lik yolla ulaşılmaktadır. Kanlı Divane Antik yerleşimi; merkezinde bulunan ve Kanlı Divane Obruğu olarak adlandırılan büyük bir yer çöküntüsünün etrafında kurulmuştur. Helenistik Dönem’den itibaren (MÖ 3. yüzyıl) başlayan iskân faaliyetleri Geç Antik Dönem’e (MS 7. yüzyıl) kadar kesintisiz devam etmiştir. 15. yüzyıldan itibaren Türkmen grupları bölgeye yerleşmeye başlamıştır.   Antik kentin merkezi konumunda olan obruk tavan kısmının çökmesi sonucu oluşmuş 142 m uzunluğunda, 95 m eninde, 413 m çevresi bulunan, 50 m derinliğinde 12.000 metrekarelik yüzölçümlü doğal bir çukurdur.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Kanlı Divane İsmi nereden gelmektedir?   “Kanlı Divane” isminin kentin konumlandığı kayalık yapının kırmızı renginden kaynaklanan “Kanlı” kelimesi ile bölgede bir araya gelen Türkmen aşiretlerinin divan toplantılarını burada yapmış olmaları sebebi ile “Divan” kelimesinin birleşmesinden aldığı düşünülür. Halk arasında ise suçluların obruk içerisine bırakılıp buradaki aslanlara parçalatılıp, etrafın kan revan içerisinde kalmasından dolayı bu adı aldığı anlatılmaktadır.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Helenistik Kule   Kanlı Divane’nin tek Helenistik Dönem yapısıdır. Obruğun güneybatı kenarında yer alır. Dikdörtgen planlı kule üç odaya ayrılmıştır. Kulenin güneybatı köşesinin dış yüzünde bulunan yazıtlar sayesinde MÖ 3. yüzyıl sonu 2. yüzyıl başında Tarkyaris’in oğlu rahip kral Teukros tarafından yaptırılmış ve Zeus Olbios’a adanmış olduğu anlaşılmaktadır.   Fotoğraf: Mersin Müze Müdürlüğü   Armaronzas ve Ailesinin Kabartması   Obruğun güney duvarında bulunan aile kabartması yanyana ayakta duran üç kadın ve bir erkek; daha yüksek bir kaide üzerinde oturur vaziyette bir kadın ve erkek figüründen oluşur. MS 1. yüzyıla tarihlenmektedir. Kabartmanın altındaki yazıtta, Hermias babası Armaronzas’ın,  karısının ve çocuklarının (heykellerini)  diktirdiği bildirilmektedir. Ayrıca bu kabartmalara zarar verenin Zeus’a 1000 drahmi vermesi gerektiği de ifade edilmiştir.   Fotoğraf: Mersin Müze Müdürlüğü   Asker Kabartması   Obruğun kuzey cephesinde yer alan kabartma sağ elinde mızrak, sol elinde bir kılıç tutmaktadır.   Fotoğraf: Mersin Müze Müdürlüğü   Kabartmanın kuzeybatısında askerin adının “Trogomon” olarak okunabildiği bir yazıt bulunmaktadır. Bu yazıtın askerin annesi tarafından  yazdırıldığı anlaşılmıştır.   Kanlı Divane Obruğu İçerisindeki Diğer Kaya Kabartmaları   Fotoğraf: Mersin Müze Müdürlüğü   Obruğun 1 km kadar güneybatısındaki kaya kütlesi üzerinde bulunan Çanakçı kaya mezarlarında, mezar sahiplerinin kabartma olarak yapılmış tasvirleri yer alır.  Bu kabartmalar arasında yas tutan kadın kabartması, sağ eliyle başının üzerinden geçen chimationunu kavraması hareketi ile yansıtılmıştır. MÖ 1- MS 1. yüzyılları arasına tarihlendirilmektedir.   Fotoğraf: Mersin Müze Müdürlüğü   Aba’nın Mezarı   Kanytella’in en görkemli anıt mezarıdır. Roma dönemi tapınakları tipinde yapılmış olan bu anıt mezarın kapı üzerindeki yazıta göre Aba adlı bir kadın tarafından kendisi ve kocası Arios adına yaptırılmıştır.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Mezar anıtı alçak bir podyum üzerine inşa edilmiştir. Ön cephesinde tonozlu bir giriş vardır. Mezarın dört köşesinde korint plaster başlıkları yer alır. Mezar gerek üzerindeki yazıttan gerekse diğer mezarlardan yola çıkarak MS 2. yüzyıla tarihlendirilmektedir.   Fotoğraf: Mersin Müze Müdürlüğü   Yazıtta; “Ben Kalligonos ile Katraios’un kızı Aba, kocam Nikanor oğlu ve Arios torunu Arios’un ve çocuklarım Nikanor ile Arios’un varisleri olarak istiyorum ve emrediyorum ve vasiyet ediyorum ki Ariosu’un mezarına (ben) Aba dışında hiçbir kimse gömülmeyecktir. Aynı şekilde, benim ölümümden sonra da hiçbir kimse gömülmeyecektir. Buna aykırı davranan kişi Yeraltı Tanrıları’na karşı günah işlemiş olsun ve kendisi ve tüm soyu yok olsun; ayrıca efendimiz Caesar’ın hazinesine 10.000 denarius ve Augustusların şehrine 8.000 denarius ve Kanytelis yerleşmesi yerel yönetim birimine 2.500 denarius (ceza) ödesin. Yine vasiyet ediyorum ki benim ve kocamın verdiğimiz bu emirler ve yaptığımız bu düzenlemeler sonsuza kadar geçerli olsun ve kimse (bu yazıtı ?) kazımasın ve kazıyan kimse cezaya çarptırılsın.” yazmaktadır.   Üç Ayak Mezar Anıtı   Kanytella’in önemli anıt mezarlarındandır. Yaklaşık 4.12x4.22 metre ebatlarındadır. 3.50 metre yüksekliğe sahiptir. Ana kayadan oluşan bir podyum ile yükseltilmiştir.   Fotoğraf: Mersin Müze Müdürlüğü   İçinde yer alan cellaya alçak ve dar bir kapı ile girilir. Yapının cellası tonozlu bir üst yapıya sahiptir. Cellanın önünde üç sütunlu bir dış cephe tasarımı bulunur. Üstte bir üçgen alınlığa sahiptir. Dış cephe tasarımıyla mimarlık tarihi açısından benzersiz ve başka bir örneği bulunmamaktadır. Yapı MS 3. yüzyılın ikinci çeyreğine tarihlenmektedir.   Kanlı Divane’deki Kiliseler   Kanlı Divane obruğunun etrafında dört önemli kilise yer alır.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Ayrıca bugün sadece apsisi görülebilen beşinci bir kilise ve son dönem araştırmalarında tespit edilen bir şapelin de varlığı bilinir. Yerleşimdeki kiliselerin ihtiyaç nedeniyle değil, ekonomik refahın göstergesi olarak yapıldıkları kabul edilebilir.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Kanlı Divane’de bulunan kiliseler; plan şemaları ve kullanılan malzemeleri ile bölge kiliseleriyle ortak özellikler gösterir. Apsisin iki yanındaki ve arkasındaki mekanların dıştan düz bir duvarla sınırlandırılmasıyla Suriye Erken Hristiyanlık-Bizans Dönemi kiliselerinn özelliklerini taşır. Galerilerinin varlığı ve bezemeli sütun başlıkları ile de 5. yüzyıl sonu 6. yüzyıl başlarına ait Kilikia ve İsauria Bölgesi’nin önemli yapıları içinde yer alır.   Kaynak: Mersin Müze Müdürlüğü   Mersin Gezilecek Yerler Adres: Karaahmetli Mahallesi yolu Kumkuyu Erdemli / Mersin

  8. Kız Kalesi

    8

    Kız Kalesi

    Erdemli, Mersin

    Deniz Kalesi olarak da bilinen Kız Kalesi, adını da verdiği mahalle sahilindeki küçük bir adacığın üzerinde kurulmuştur. Kıyıya uzaklığı yaklaşık 600 metredir. Burada bulunan bir yazıttan 1199 yılında I. Leon tarafından yaptırılmış olduğu öğrenilmiştir.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   1361’de Kıbrıs Krallığı tarafından zapt edilmiştir. Strabon, Roma Dönemi’nde korsanların kaleyi barınak olarak kullandıklarından bahsetmektedir. Kale Bizans ve Ermeniler tarafından karadaki kale kadar önemsenmiştir. Kalenin girişi kuzeydedir.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Burada devşirme malzeme kullanılmıştır. Yine zaman zaman moloz taşların kullanıldığı yerler büyük bir olasılıkla Lusignanlar Dönemi'ne ait olmalıdır. 192 metre uzunluğundaki mazgal delikleri açılmış kale suru üzerine üçgen, dörtgen ve yuvarlak biçiminde 8 burç oturtulmuştur. Batıdaki sur boyunca uzanan iyi korunmuş bir galeri ile buradan denize açılan bir kapı bulunmaktadır.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Mersin Arkeoloji Müzesi tarafından yapılan temizlik kazısı sırasında kalenin orta alanında bir yapı kompleksi ortaya çıkarılmıştır. Bu yapı kompleksi içerisinde bir şapel bulunmaktadır. Yapı topluluğu ile müşterek plan veren bu şapelin, kalenin avlusunda bulunan diğer şapelden daha eski olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca tabanda mozaiklerin yanı sıra opus sectile zemin döşemesi de uygulanmıştır.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Çevresindeki odalar orta mekândaki salona açılmaktadır ve kare planlı odaların zemini kuzeye doğru yükselmektedir. Taban mozaiği üzerinde yuvarlak saç örgüsü içinde beş satır yazı ve alanın batı köşesindeki revak üzerinde de başka bir yazıt bulunmaktadır. Kale avlusu içerisinde sarnıçlar ve işlikler de yer almaktadır.   Fotoğraf: Official Turkish Museums   Kız Kalesi efsanesi   Kızkalesi’nin farklı yerler için de anlatılan bir de efsanesi bulunmaktadır. “Vaktiyle bir kral varmış. Çok sevdiği tek kızının geleceğini öğrenmek için bir falcıya danışmış. Kızının yılan tarafından sokularak öleceğini öğrenince, prenses için bu kaleyi yaptırmış. Böylece onun can güvencesini sağladığını zanneden kral, bir gün kızına bir sepet üzüm göndermiş. Ne var ki sepette gizlenen yılan kızı sokarak öldürmüş.” Benzer bir anlatım İstanbul'daki Kızkulesi için de kullanılmaktadır.   Kız Kalesine nasıl gidilir?   Mersin'in 60 kilometre güneybatısında Kızkalesi Beldesi'nde yeralan Kızkalesi'ne şehir içi ulaşım araçları ile gidilebilir.   Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü   Mersin Gezilecek Yerler Adres: Kızkalesi Mahallesi Erdemli / Mersin

  9. Görsel yok

    9

    Lamas Kanyonu

    Erdemli, Mersin

    İki tarafı dik duvarlı bir kanyondur. Ortasından Lamas Çayı akar. Çay çeşitli bitki örtüsü ve sarmaşıklar arasında şelaleler yaparak akar. Kanyonun sol duvarında, bir zamanlar Korykos şehrine su taşıyan oyma kanalları görebilirsiniz. Patika bir yol kanyon boyunca uzanır. Yaz aylarında çayda yüzmek mümkündür. Kanyonda istenildiği kadar yürünebilir.

  10. Soli Pompeipolis

    10

    Soli Pompeipolis

    Mezitli, Mersin

    MÖ 6'ncı yüzyıl ortalarından başlayan ve Büyük İskender’e kadar süren Anadolu’daki Pers egemenliği Soli için de geçerlidir. Ancak MÖ 5'nci yüzyılda kentte sikke basılması kentin bir ölçüde özerkliğini koruduğunu yansıtır. Soli liman kenti, Hellenistik Dönem'de Seleukos egemenliği altındayken parlak bir dönem yaşar. Seleukos yönetiminin MÖ 1'nci yüzyılda zayıflamaya başlamasıyla Soli için de zor günler başlar. Armenia Kralı Tigranes, kenti yağmalatıp, halkını göçe zorlar. Romalı komutan Pompeius’un bölgedeki karışıklığa bir son vermek için MÖ 67’de yaptığı reformlarla dağdaki korsanların bir bölümü nüfusu azalan Soli’ye yerleştirilir. Grekçe Soloi ile başlayan, Latince Soli olarak kullanılan kentin adı, bu olaydan sonra Pompeiopolis (Pompeius’un kenti) olarak değiştirilir. Roma yönetimi ile birlikte kent yeniden canlılığa kavuşur. Roma İmparatoru Hadrianus MS 130’da Anadolu’ya yaptığı gezi sırasında artık Roma’nın bir eyaleti olan Cilicia’ya da gelir ve Soli’deki liman çalışmalarına parasal destek verir. Soli, Hıristiyanlık döneminde bir piskoposluk merkezidir. Ancak 525’te büyük bir depremle zarar görür ve 7'nci yüzyılda da Arap akınlarıyla karşı karşıya kalır. Günümüze ulaşmamakla birlikte 19'ncu yüzyılda Soli’ye gelen Avrupalı gezginler, kentte tiyatro, tapınak, hamam gibi yapıların ve nekropolis’in bulunduğundan söz ederler. Sütunlu Cadde: Bugün caddede toplam 33 sütun ayaktadır. Bunlardan 4’ü batı 29’u doğu sütun dizisine aittir. Korinth düzenindeki sütun başlıklarından bazıları figürlüdür. Ayrıca bazı sütunların üzerindeki yazıtlardan, caddeye bakan konsollarının Roma imparator ya da üst düzey yöneticilerinin büstlerini taşıdığı anlaşılmaktadır. Soli Höyük: Höyük yaklaşık 22 metre yüksekliğinde ve 300 metre çapındadır. Tepe üzerinde yapılan yüzey araştırmalarında Erken Demir Dönemi’nden, Roma Dönemi’ne kadar tarihlenen keramik parçaları bulunmuştur. Antik Liman: Kalıntılarının bir bölümü bugün de görülebilen liman, birbirinden 200 metre aralıklarla düzenlenmiş iki dalgakırandan oluşmaktadır. Bunlardan batıdaki daha iyi korunmuştur. Büyük kalker blokların, demir perçinlerle tutturulduklarını gösteren izler halen görülebilmektedir. Batıdaki dalgakıranın batısı kum yığıntısı ile dolmuştur. Yapılan ölçümlere göre korunmuş olan uzunluğu 160 metre, eni ise 23 metredir. Yapı malzemesi olarak kullanılan kalker taşların yaklaşık olarak uzunluğu 160 santim, eni 60 santim ve derinliği 60 santimdir. Doğudaki dalgakıranın çok azı kaldığı için ancak 40 metre kadarı ölçülebilmiştir. Antik Dönem'e ait liman kalıntısı gözle görülebilen ender ören yerlerinden birisidir. Çünkü bu bölgedeki limanlar daha çok doğal konumları itibarı ile kullanılmışlardır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Viranşehir Mahallesi Viranşehir Caddesi 34301 Sokak Mezitli / Mersin

  11. Mersin Ulu Cami

    11

    Mersin Ulu Cami

    Mezitli, Mersin

    <p>1898 yılında Sultan II.Abdulhamit zamanında, Saydalı Abdulkadir Seydavi öncülüğünde halk tarafından yaptırılan eski Gümrük Meydanı&#039;ndaki (Günümüzde Ulu Çarşı) Yeni Cami yıktırılmış, yerine büyük ve modern Ulu Cami inşa edilmiştir.</p>

  12. Görsel yok

    12

    Kepirli Yaylası

    Toroslar, Mersin

    Mersin'e 23 km'lik asfalt yol ile bağlı olan yayla 950 m yüksekliktedir. Mersin'den Kepirli'ye yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Yayla çevresinde çam, ardıç, meşe ve maki ormanları ile çeşitli meyva bahçeleri mevcuttur. Yaylada elektrik-su gibi alt yapı hizmetleri mevcuttur.

  13. Refah Şehitleri Anıti

    13

    Refah Şehitleri Anıti

    Akdeniz, Mersin

    İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere’ye sipariş edilen dört muhrip, dört denizaltı, on iki çıkarma gemisi, dört uçak filosunu getirmek üzere Benjamen Benzilay isimli şirkete ait Refah Gemisi ile subay, astsubay, er ve öğrencilerden oluşan 199 kişilik personel 23.06.1941 günü saat 17.30'da Mersin’den Port-Sait’e hareket etmiştir. Beş saat süren bir yolculuktan sonra Karpat Burnu yakınında gemi torpillenmiş ve kısa bir süre sonra da batmıştır. Faciadan sadece dört deniz, beş hava subayı, 15 astsubay, beş er, üç gemi personeli kurtulabilmiştir. 167 kişi şehit olmuştur. Bu Anıt, ordumuzun kahraman şehitlerinin anısına faciadan 31 yıl sonra 1972 yılında Atatürk Parkı’na konulmuştur. Faciaya sebep olan ülke hala meçhuldür. Almanlar İngilizleri, İngilizler Almanları suçlamışlar, bu arada Fransa’da suçlanmıştır. Ancak bir İtalyan denizaltı kumandanı bir gemi batırdığını üstlerine rapor etmiştir. Verdiği raporda belirttiği gün ve saat Refah'ın battığı zamana uymakta ise de bu da kesinlik kazanmamıştır. Japonya’nın Kushimoto Kenti'nde Türk şehitleri için dikilmiş anıtın bir kardeşi de Refah Şehitleri Anıtı'dır. Japonya'daki anıtın hikayesi şöyledir: 2. Abdülhamit, Japonya ile diplomatik ilişkileri geliştirmek için Amiral Osman Paşa kumandasındaki “Ertuğrul” harp gemisini Japonya’ya ziyarete göndermişti. Ziyaret gayet olumlu geçmiş ve gemi İstanbul’a dönmek üzere hareket ettiğinde 16.9.1890 günü öğleden sonra çıkan ani bir tayfun sonucu kayalara çarparak batmıştır. 581 Türk gemicisi şehit olmuştur. Japon İmparatoru Showa olayın vuku bulduğu mahalde bir anıt yapılmasını emretmiş ve 1937 yılında da bu anıt dikilmiştir. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Atatürk Parkı içi Kültür Mahallesi Akdeniz / Mersin

  14. Mustafa Erim Mersin Kent Tarihi Müzesi

    14

    Mustafa Erim Mersin Kent Tarihi Müzesi

    Akdeniz, Mersin

    Mersin'in kültürel yaşamına yeni bir renk ve soluk getiren &quot;Kent Tarihi Müzesi&quot; neredeyse 150 yıllık bir sivil mimarı örneğidir. Mustafa ERİM tarafından restorasyonu ve teşhiri yapılarak Mersin'in kültür ve sanat yaşamına kazandırılmıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısında bütün kentlerimizde görülen hızlı değişimden Mersin'de etkilenmiş ve günümüze bu geleneksel sivil mimari örneklerinden çok azı kalmıştır. Mersin Kent Tarihi Müzesi geleneksel mimarisi, ihtisas Kitaplığı, Mersin'de yaşayan, yetişen ve iz bırakanların tanıtıldığı, Mersin Eğitim Tarihi, Mersin'in Kurtuluşu, Çanakkale Savaşı'nda Şehit Düşen Mersinliler, Mersin Kronolojisi, Mersin camileri ve Kiliseleri, Atatürk’ün Mersin Ziyaretleri, Yumuktepe Höyüğü ve Mersin'deki tarihi yapıların tanıtıldığı Müze olarak kent tarihinin araştırılmasına sunacağı katkılarla, Kültür ve Sanata olan ilgisiyle bilinen Mersin'in kültürel yaşamında önemli bir merkez olması amacıyla düzenlenmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından &quot;Özel Müze&quot; yetki belgesi verilmiş ve 4 Eylül 2010 tarihinde Başbakan Recep Tayyip ERDOGAN tarafından hizmete açılmıştır. Atatürk'ün Mersin Ziyaretleri ve Fotoğrafları 1918'den 1938'e kadar Atatürk'ün Mersin ziyaretleri ve bu ziyaretleri sırasında Mersin'de nerelere uğradığı tarihsel olarak ve fotoğraflarla anlatılmaktadır. Eğitim Tarihi Odası 1881-1940 yılları arasında Mersin Merkez ve ilçelerinde eğitim veren 70 civarında İlkokuldan toplanan belgeler sergilenmektedir. Bunlar arasında diplomalar, döneme ait ders kitaplan ve eğitim araçları, fotoğraflar öğretmen sicil defteri, öğrenci karneleri, yazışmalar vs. bulunmaktadır. Mersin'in Kurtuluşu Köşesi'nde Mersin'in Kurtuluş Tarihi, Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri, Kuva-yi Milliye Kahramanları, Müfreze Komutanları ve Mersin'in Kurtuluşunda emeği geçen kişiler hakkında bilgi verilmektedir. Mersin Kaleleri Mersin'de çeşitli medeniyetler tarafından yapılmış olan ve günümüze kadar ulaşan kaleler ve kuleler tanıtılmaktadır. Kalelerin yapılış tarihleri, geçirdikleri dönemler ve kalelere ait mimari özellikler anlatılmaktadır. Mersin Camileri ve Kiliseleri bölümünde Mersin ve ilçelerinde yer alan, Mersin'deki medeniyetlere tanıklık yapan camilere ve kiliselere yer verilmiştir. Bu yapıların bir bölümü günümüze kadar ulaşamamış, bir bölümü işlev değiştirmiş, bir bölümü ise halen ayaktadır. Mersin'de Yetişen Yaşayan ve İz Bırakanlar Mersin'e kültürel, sanatsal, siyasi anlamda katkı sağlamış, iz bırakmış halen hayatta olan yâda aramızdan ayrılmış olan birçok isim ve biyografileri yer almaktadır. Mersin Kent Tarihi bölümünde müzeyi gezen ziyaretçilere 20. yüzyılın ilk yarısında Mersin kentinde bir gezintiye çıktığı hissini uyandıracak şekilde düzenlenmiştir. Mersin'in ticari ve sosyal odak noktaları fotoğraflar ve planlarla anlatılmıştır. Yumuktepe Höyüğü Höyük 1930'larda keşfedilen ve kazılan ilk neolitik yerleşimdir. Prof. John Garstang'ın başkanlığında başlayan kazılar günümüzde Prof. I. Caneva ve Doç. Dr. G. Köroğlu tarafından devam ettirilmektedir. Kazılar sonucunda höyükte yer alan değişik dönemler ve buluntular detaylı olarak anlatılmaktadır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Camiişerif Mah. 5219 Sokak No:4 Akdeniz / Mersin

  15. Görsel yok

    15

    Soğucak Yaylası

    Toroslar, Mersin

    Gözne yolunun 23. km'den ayrılan 1 km'lik asfalt yolla ulaşılmaktadır. Yayla köyü olan Soğucak Beldesinde Mersin halkının yazlık evleri de bulunmaktadır. Alt yapısı tamamlanmış olup, yaylada PTT, Sağlık Ocağı hizmet vermektedir. Çevrede bulunan kır lokantaları ve kır kahveleri turistik özellik taşımamaktadır. Yayla çevresi maki ve kayalıklarla kaplıdır.

  16. Paperon Kalesi - Çandir Kalesi

    16

    Paperon Kalesi - Çandir Kalesi

    Toroslar, Mersin

    Bu kale Ermeni kaleleri arasında mimari açıdan en zengin ve tarihi en karışık olanıdır. Ancak kalenin tarihi Ermenilerden daha eskilere gitmektedir. Buranın Bizans kalesi Papirion veya Papurion olabileceği ileri sürülmektedir. 14'üncü yüzyılın ortalarında kısa bir süre Karamanoğulları tarafından işgal edilmiş, 14'üncü yüzyılın sonlarında ise Memlükler’in eline geçmiştir. Kalenin önemli özelliği kapısıdır. Kaleye çıkmak için iki kıvrımlı yaklaşık 172 basamaktan oluşan bir merdiven kullanılmaktadır. Birinci kıvrıma yaklaşık 1.30 santimik yükseklikteki bir açıklıktan girilmektedir. Güneybatı tarafında kısmen yontulmuş bir kapıdan doğal bir su havzasına giden merdivenler görülmektedir. Bu oyuk bir sarnıça dönüştürülmüştür. Batı tarafında ise sarnıça su taşımak için kemer yapılmıştır. İlk merdiven basamaklarının olduğu yerin doğu tarafı duvarla korunmuştur. Ancak bu duvar yıkıldığı için demir korkuluk yapılmıştır. Merdivenin birinci kısmının sonunda yuvarlak pervazlı bir kapı sonrada bir koridor görülür. Bu koridorun duvarları uçurumun kenarına dayanmıştır. Bu tarz giriş pek rastlanmayan bir özelliktir. Sadece Dağlı Kalesi’nde böyle koridorlu merdivenli giriş bulunmaktadır. Merdiven basamaklarının yok olan taş basamakları yerine bazı yelerde demir basamaklar yapılmıştır. Zirvedeki kale içerisinde yer alan kalıntılardan en dikkat çekici olanı kuzeybatıdakidir. Burada kilise kalıntısı ve iki katlı bir yapı kompleksi yer almaktadır. Yapı kompleksine ait büyük odalar arasında kemerli geçiş kapıları, sağlam durumda olan diğer odalardaki süsleme unsurları ve boya izleri hala görülebilmektedir. Üst kat odalarına küçük bir merdivenle çıkılmaktadır. Bu katta kuzeybatı kenardan güneye doğru ilerleyen yapıların tahrip olduğu görülmüştür, Ayrıca bütün bu yapı kompleksini çevreleyen geniş alanın duvar kalıntılarına da yer yer rastlanmaktadır. Kilisede bulunan taş işçiliği 11'inci yüzyıl özelliği taşımaktadır. Apsis kenarlarındaki yan odalarda yer alan iki katlılık bölgede pek görülmeyen özelliktir. Çok tahrip olmuş kilisedeki taşlarda yer alan motifler görülmeye değerdir ve kalenin doğusunda yer alan Kızlar Manastırı’ndaki kilise ile benzerlik göstermektedir. Son zamanlarda bu bölgedeki yapılarda özellikle kuzeybatı dış cepheden görülen kısımda yoğun yıkılmalar meydana gelmiştir. Kaleye ait diğer yapı grupları yoğun bitki örtüsünden görülemese de tespit edildiği kadarıyla güneydoğu kesimde sivil halkın ikamet ettiği bazı yapı kalıntıları, tahrip olmuş bir kilise kalıntısı, sarnıçlar, duvar kalıntıları ve bir lahit bulunmaktadır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Çandır Köyü Ayvagediği Beldesi Toroslar / Mersin

  17. Eshab-i Kehf  Yedi Uyurlar Mağarası

    17

    Eshab-i Kehf Yedi Uyurlar Mağarası

    Tarsus, Mersin

    Kuran-ı Kerim'de Kehf Suresi'nde sözü edilen bu mağara Müslüman ve Hıristiyanlarca kutsal sayılır. Mağaraya 15-20 merdivenle inilir. Eshab-ı Kehf Mağarası'na ait bir efsane halk arasında anlatılır. Efsaneye göre; mitolojik tanrılara inanışın, gücünü kaybettiği dönemlerde, tek Tanrıya inandıkları için eziyet edilmekten kaçan Hıristiyan dinine mensup Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş, Tebernuş ve Kefeştetayuş adında yedi genç, Putperestliğe dönmeyi kabul etmediklerinden Rum Hükümdar Dakyanus'un huzuruna çıkarılırlar. Bu hükümdar, Putperestlik dinine bağlı kalmalarını, aksi takdirde kendilerini öldürteceğini söyleyerek birkaç günlük zaman verir. Köpekleri Kıtmir ile birlikte bu yedi genç ölümden kurtulmak için verilen süreden faydalanarak kaçarlar ve bu mağaraya sığınırlar. Allah tarafından kendilerine 300 yıl süre bir uyku verilir. İlk uyanan, yiyecek almak için kente gider ama elinde bulunan zamanı geçmiş para yüzünden yakalanır. Yakalayan parayı nerede bulduğunu sorar ve kendisini oraya götürmesini ister. O da yalnız olmadığını yedi arkadaşıyla beraber mağarada kaldığını söyler. Onunla birlikte mağaraya geldiğinde yedi yavru kuşun tünediği bir yuvadan başka bir şey göremezler. Bu nedenle burası Yedi Uyurlar Mağarası diye anılır.&quot; Halk arasında Ziyaret Dağı olarak bilinen dağ, konik biçimi ve topografik görünümü itibariyle doğal bir özellik arz eder. Mağara 300 metrekare büyüklüğünde 10 metre yüksekliğindedir. Mağaranın içinde 3 tünel mevcuttur. Eshab-ı Kehf Mağarası'nın yanına Osmanlı Padişahı Abdulaziz tarafından 1873 yılında bir mescit yaptırılmıştır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Turizm Aktiviteleri 

  18. Nusrat Mayin Gemisi

    18

    Nusrat Mayin Gemisi

    Tarsus, Mersin

    Nusrat'ın döşediği mayınlar 18 Mart 1915'te Çanakkale Savaşı'nın kaderini değiştirmiş, ona &quot;dünyanın en ünlü mayın gemisi&quot; unvanını kazandırmıştı. Nusrat'ın mayınları 639 kişilik mürettebatıyla Bouvet, onun ardından Inflexible ve Bolva zırhlılarını sulara gömmüştü. İngiliz Generali Oglander'in &quot;Çanakkale-Gelibolu Askeri Harekatı&quot; (Military Operations Gallipoli, Official History of the Great War) adlı eserinin birinci cildinden: &quot;Pek uygun başlamış olan gün, bu meçhul mayın hattının olağanüstü ve ortalığı kırıp geçiren başarısı yüzünden, tam bir başarısızlıkla sona erdi. Bu yirmi mayının seferin talihi üzerindeki etkisi ölçülemez.&quot; Sir Ccolyen Corbet'in, &quot;Deniz Harekatı&quot; adlı eserinin ikinci cildinden: &quot;Felaketlerin hakiki sebebi keşif ve tayin olununcaya kadar çok geçmedi. Gerçek şu idi ki 8 Mart gecesinde Türkler, haberimiz olmadan Erenköy Koyu'na paralel olarak 20 mayın dökmüşler ve keşif gemilerimiz, aramaları esnasında bunlara rastlamamışlardı. Türkler bu mayınları özel amaçla manevra sahamıza koymuşlar, gösterdiğimiz bütün ihtiyata rağmen baş döndürücü bir zafer kazanmışlardır.&quot; Bahriye Nazırı Winston Churchill 1930'da &quot;Revue de Paris&quot; dergisinde olayı şöyle yorumlamıştır: &quot;Birinci Dünya Harbi'nde bu kadar insanın ölmesine, harbin ağır masraflara malolmasına, denizlerde onca ticaret ve savaş gemisinin batmasına başlıca neden, Türkler tarafından o gece atılan o incecik çelik halat ucunda sallanan yirmi demir kaptır.&quot; Nusrat; Mersin'den Tarsus'a üç parçaya ayrılarak tır ile getirilmiş olup, 27 kilometrelik yol 4.5 saat sürmüştür. Nusrat kendisi için yapılan Çanakkale Parkı'na demirledikten sonra 8 kişilik heyet Çanakkale'deki maketini inceleyip tüm kaynakları araştırmış sonucunda orijinale en yakın haline getirilmiştir. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Tarsus Şehir Girişi (Mersin tarafından gelişte) Tarsus Çanakkale Parkı Tarsus / Mersin

  19. Tarsus Müzesi

    19

    Tarsus Müzesi

    Tarsus, Mersin

    Ramazanoğluları'ndan Kubat Paşa tarafından 1557 yılında açık avlulu medrese olarak yaptırılan Kubat Paşa Medresesi, 1971 yılında tarihi ve kültürel değerlerimizin yerli ve yabancı ziyaretçilere sunulabilmesi amacı ile müze haline getirilerek hizmete açılmıştır. Ancak, Kubat Paşa Medresesi eserlerin teşhir ve depolanmasında modern müzecilik faaliyetlerine cevap veremememiştir. Bu nedenle eserler, 1998 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılan, 75. Yıl Kültür Merkezi Kompleksi içinde yeni müze için ayrılan bölüme taşınmıştır. Müzenin Etnografik ve Arkeolojik eserlerin sergilendiği iki büyük salonu bulunmaktadır. Giriş katında yer alan Etnografya Salonu'nda, Çukurova kültürünün önemli bir parçası olan Tarsus ve yöresine ait eserler sergilenmektedir. Tarsus ve yöresinde yaşayan halkın toplumsal, dinsel ve felsefi anlayışının maden işçiliği ve dokuma ürünlerinin üzerine yansıması görülmektedir. Ayrıca gümüş, bakır ve ahşap üzerinde insanın sınırsız düşüncesi büyük bir özenle işlenmiştir. At koşumu, heybeler, nazarlıklar, cicim kilimler, kadın giysisinde renk armonisi ve form, gümüş tepelikler, baş sarkaçları, para keseleri, mutfak eşyalarındaki çeşitlilik Yörük ve Türkmen kültürünün ortaya koyduğu eserlerdir. Çakmaklı tüfekler, tabancalar ile kılıçlar, kamalar, barutluklar, dürbünler, tören kalkanları, dönemin askeri savaş aletlerinin bir bölümünü oluşturmaktadır.  Etnografik eserler arasında gümüş ağızlıklar, gümüş saatler, yüzükler, akik tespihler, el yazması eserler ve nargile sosyal yaşamın günümüze kadar gelen malzemeleridir. Ayrıca bu salonda, “Tarsus Evi” köşesi oluşturularak geçmiş ev kültürü günümüze yansıtılmıştır. Günlük hayatın içinde evde kadının yeri ve dünyası ile sofra kültürü canlandırılmıştır. Etnografya salonundan alt sergi salonuna uzanan bir alanda kitabeler ve mezar geleneği, Osmanlı kültürünün bir başka zenginliği olarak sergilenmektedir. Müzenin alt katında yer alan Arkeolojik Eserler Salonu, uzun yıllar Tarsus yöresinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları ve satın alma yolu ile müzeye kazandırılan eserlerden oluşturulmuştur. Müzede Kalkolitik, Tunç ve Demir Çağı, Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserlerle 7 bin 500 yıllık kültür tarihi tamamlanır. Tarsus Müzesi Tatil Günleri: Pazartesi Tarsus Müzesi Giriş Ücreti: Ücretsiz Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Mersin Gezilecek Yerler Adres: İsmetpaşa Mahallesi Muvaffak Uygur Cad. 75. Yıl Kültür Merkezi Kompleksi Tarsus-Mersin

  20. Görsel yok

    20

    Gözlükule Höyük

    Tarsus, Mersin

    Tarsus İlçe merkezindeki höyük, iki tepeden oluşmaktadır. Orta Çağ’da höyük üzerinde bir gözetleme kulesinin bulunması, Gözlükule isimlendirmesini sağlamış olmalıdır. Neolitik Döneme ait obsidien aletler ve pişmiş toprak kap parçaları ele geçmiştir. Basit taş temel üzerine kerpiç duvarlı evler ile dar sokaklar ortaya çıkarılmıştır.

  21. Cumhuriyet Alanı Ve Antik Cadde

    21

    Cumhuriyet Alanı Ve Antik Cadde

    Tarsus, Mersin

    1993 yılında bir temel kazısı sırasında tesadüfen bir takım buluntulara rastlanması sonucunda başlayan kazılarda, doğu – batı yönlü bir cadde ve buranın çevresinde çeşitli dönemlere ait yapı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Yer yer bozulmalar olmasına karşın caddenin zemini Antik Çağ’daki görünümünü büyük oranda korumuştur. 7 m. genişlikteki caddenin, genişliği 2 m.’yi bulan kaplama taşları bazalttan yapılmıştır ve har iki kenarında da içbükey formlu yağmur kanalları bulunmaktadır. Yüzey suları ile birlikte diğer atıklarında atılmasını sağlayan bu kanallar, cadde zemininin ortalama 2.20 m. altından geçen, 0.70 m. genişliğindeki ana kanalla, kentin güneyine, yani Regma Gölü’ne yönlendirilmiştir. Ayrıca cadde üzerine belli Aralıklarla 0.40 m genişlikte logarlar yerleştirilmiştir. Caddenin kent içi ulaşımda uzun süre kullanılmış olduğunu, bazı yerlerde görülen araba tekerlek izi aşındırmaları kanıtlamaktadır. Kazı alanının güneybatısında tek odası ortaya çıkartılan ve mozaik kaplı avlusu olan bir ev bulunmuştur. Dikdörtgen biçimli avlunun ortasında bir havuz kalıntısı vardır. Havuz renkli mermer levhalarla kaplanmıştır. Odanın batısındaki kuzey güney yönlü kanal, avludaki havuz sularını ana kanalizasyona iletmektedir. Konut olarak kullanıldığı düşünülen bu yapı kalıntısı İ.S. 2. yüzyıla tarihlenmektedir. 2001 yılında yapılan kazılar sonucunda çok yoğun mimari kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. Tarsus Müzesi ve Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Zoroğlu’nun bilimsel başkanlığında devam ettirilen kazı çalışmaları tamamlanmıştır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi. Adres: Kızılmurat Mahallesi Atatürk Bulvarı 2704 Sokak Tarsus / Mersin

  22. Kırkkaşik Bedesteni

    22

    Kırkkaşik Bedesteni

    Tarsus, Mersin

    Her dönem hareketli bir ticari ve siyasi merkez olan ve kültürlerin kesişme noktasında bulunan Tarsus’un en önemli tarihi yapılarından biri de Kırkkaşık Bedesteni'dir. Ramazanoğulları Beyliği'nden Piri Paşa'nın oğlu İbrahim Bey tarafından 1579’da yaptırılmış olan Kırkkaşık Bedesteni, ilk dönemlerde imarethane (aşevi) ve medrese olarak kullanılmışsa da, Cumhuriyet'ten sonra kapalı çarşı olarak işlev görmüştür. Geçmişte Beyaz Çarşı olarak da bilinen Kırkkaşık Bedesteni, dikdörtgen plana sahiptir. Bedesten, adını yapının dış cephesinde bulunan kaşık süslemelerinden almaktadır. Kesme taştan inşa edilen binaya batı ve doğu yönündeki iki kapıdan girilebilmektedir. İçerisinde 21 oda bulunan yapı 7 kubbeden oluşmaktadır. Ayrıca, içeriden iki merdivenle çıkılan iki kule oda ve batı yönünde dış cephedeki iki oda ile birlikte oda sayısı 25’tir. Mülkiyeti, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne ait olan Kırkkaşık Bedesteni, Tarsus Belediyesi tarafından kiralanarak 2004 yılında restore ettirilmiştir. Kırkkaşık Bedesteni, 2005 yılında Tarihi Kentler Birliği “Proje Yarışma Ödülü” almıştır. Tarsus Belediyesi, 2006 yılında, turizm alanında gelişme çabası içinde olan kentin hem tanıtımında hem de sosyo-ekonomik ve kültürel alanlarda katkı sağlaması hedefi doğrultusunda bedestenin dükkanlarını işletmecilere kiralamıştır. Bedesten 7 Mart 2007’de yapılan açılış töreni ile yeniden faaliyete geçmiştir. Bedesten içerisinde yer alan dükkan ve bürolarda, başta yöresel el sanatlarına ait seramik, ahşap, bakır, gümüş, deri, dokuma turistik hediyelik ürünler olmak üzere, yöresel damak tatlarının sunulduğu yiyecek ve içecekler ile kent tarihini, toplumsal ve kültürel yaşamının anlatıldığı çeşitli yayınlar sergilenmekte ve satılmaktadır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Arşivi Mersin Gezilecek Yerler Adres: Caminur Mahallesi Sayman Caddesi 3433 Sokak Tarsus / Mersin

  23. Danyal Peygamberin Makami

    23

    Danyal Peygamberin Makami

    Tarsus, Mersin

    Danyal Peygamber, 2. Babil Kralı Nebukadnezar (MÖ 605-562) zamanında yaşamış, Yahudileri Babil esaretinden ilmi ve kehanetleriyle kurtarmış bir peygamberdir. Rivayete göre; Babil Kralı rüyasında İsrailoğullarından gelecek bir erkek çocuğun kendi tahtını sarsacağını görmesi üzerine İsrailoğulları'ndan doğan erkek çocukların öldürülmesini emretmiştir. Bu nedenle Danyal Peygamber doğunca, ölümden kurtulması için dağ başında bir mağaraya bırakılmıştır. Mağarada bir erkek ve bir dişi aslan himayesinde büyüyen Danyal Peygamber, delikanlı olunca kavmi arasına karışmıştır. Bir kıtlık senesinde Tarsus'a davet edilen Danyal Peygamber'in Tarsus'a gelmesiyle birlikte bolluk olmuştur. Bu nedenle Danyal Peygamber Babil'e geri gönderilmemiş, ölünce de Tarsus'ta şimdiki Makam Camisi olarak anılan yere gömülmüştür. Hicri 17. yılında Hz. Ömer devrinde Tarsus fethedilince Danyal Peygamber'in mezarı açtırılmış burada büyük bir lahit içerisinde altın iplikle dokunmuş kumaşa sarılı uzun boylu bir ceset görülmüştür. Cesedin Yahudiler tarafından çalınmaması için, Hz. Ömer'in emri üzerine önceki yerine gayet derince defnettirilip üzerinden de Berdan Nehri'nden gelen ufak bir çayın suyunu kabrin üzerinden geçecek şekilde akıtıp hiç kimsenin kabre el sürmeyeceği şeklinde emniyete alınmıştır. Nitekim caminin son tamiratı sırasında çok derinlerde caminin arka ve alt kısmında suyun giriş yerinde gayet kalın ve gayet muntazam mazgal demirleri çıkmıştır. Danyal Peygamberin cesedi, bu mazgallardan geçen suyun çok aşağısındadır. Söz konusu alanda yapılan kazı sonucu mezar ortaya çıkarılmış ve çevre düzenlemesi yapılarak 2014 yılından itibaren Danyal Peygamberin Kabri olarak ziyarete açılmıştır. Danyal Peygamberin Yüzüğü Başından geçen maceraların sembolü olarak parmağındaki yüzüğün taşına biri erkek, biri dişi iki aslanın arasında bulunan genç bir çocuğun dişi aslan tarafından sevilmesi işlenmiştir.  Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi Mersin Gezilecek Yerler Adres: Caminur Mah. Adana Caddesi Makam Tarsus / Mersin

  24. Tarsus Eski Camii

    24

    Tarsus Eski Camii

    Tarsus, Mersin

    Çarşıbaşı'ndaki kilise temelli yapının 1102 yılında St. Paul Katedrali olarak yapıldığı söylenmektedir. Roma sitilinde kalın ve yüksek duvarları, iç kısmı geniş, dışa bakan tarafı dar, derin pencereleri ve kalın sütunları ile dikkat çekicidir. Bazı kaynaklarda Ortaçağ'ın başlarına ait bir Ayasofya Kilisesi'nden söz edilir ve Papa'nın elçisi Mainz Piskoposu Konrad Von Wittelsbach'ın 6 Ocak 1198'de burada, Ruppenlerden l.Leon'u Ermeni Kralı olarak tanıdığı ve taç giydirmiş olduğu anlatılır. 1704'de Tarsus'a gelen P.Lucas'da burada bir Grek ve bir Ermeni Kilisesinden söz ederek Ermeni kilisesinin Paulus'un kendisi tarafından inşa edildiğini belirtir. 1851 yılında Tarsus'a gelen V.Langlois de bu kiliseyi ziyaret etmiştir. Roma stilinde kalın ve yüksek duvarları, iç kısmı geniş,dışa bakan tarafı dar, derin pencereleri ve kalın sütunları dikkat çekicidir. Kilisenin bahçesine batı yönde bulunan ve cephesi oldukça süslü bir kapıdan girilir. Yapı bu bahçe içerisinde yaklaşık 460 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Kesme taşlarla inşa edilen yapının dış uzun cephelerinde kör kemerler bulunmaktadır. Batıdaki ana kapıdan girilen salonun genişliği 19.30 metre, uzunluğu 17.50 metredir. Girişin sağında ve solunda birer yarım plaster sütun ve bu sütunların hizasında salonu üç sahına (nef) ayıran, ikişerli iki sıra halinde dört serbest sütun yer alır. Kuzey ve güney duvarlarda da yine yarım sütunlar bulunmaktadır. Aslında bu sütunlar gri renkli granit olup, antik çağ yapılarına ait olmaları muhtemeldir. Orta salonun genişliği 12.60 metre olup, üzeri tonozludur. Tavanın merkezine rastlayan bölümde, ortada Hz. İsa olmak üzere doğuda Yohannes ve Mattaios, batıda Marcos ve Lucas'ın freskleri bulunmaktadır. Yapının kuzey-batı köşesinde ise bir çan kulesi yer almaktadır.  Kilise daha sonra camiye çevrilmiştir Eski Cami, Kilise Camii veya Baytemür Camii isimleriyle tanınır. İnşa tarihi konusunda da farklı görüşler vardır. 2'nci yüzyıldan 14'üncü yüzyıla kadar geniş bir aralığa tarihleyen kaynaklar vardır. Bazı kaynaklarda 1360'da Seyfeddin Bay-Temur el Harizmi'nin kiliselerden birisini camiye dönüştürdüğü ve bu nedenle &quot;Bay-Temür Camii&quot; adıyla anıldığı yazılıdır. Bazı kaynaklarda ise, 1415 yılında Ramazanoğlu Şebabettin Ahmet Bey'in kiliseyi cami haline getirerek yanma bir minare eklediği kayıtlıdır. Türkler bir şehri aldıklarında oradaki en büyük kiliseyi camiye çevirdikleri ve ezan okunup namaz kılındığı bilinir. Yukardaki rivayetlerin ikisinin de doğru olduğu, hatta kiliseden dönüştürülen ilk cami olması nedeniyle 1415 yılında onarılarak tekrar ibadete açıldığı düşünülmelidir. Bazilikal planlı, üç nefli, tonoz örtülü, sade bir yapıdır. Doğu tarafında apsis kısmı vardır. Güney duvarına mihrap eklenerek Ulucami plan şemasında bir cami haline getirilmiştir. Dıştan beşik çatı örtülüdür. Doğu cephesindeki girişin sağında minaresi bulunur. Kuzey cephesine son cemaat saçağı eklenmiştir. Yapı, önemi nedeniyle sürekli onarılmıştır. Tarihi bilinen onarımlar, 1868 ve 1900'de yapılmıştır. Son onarım 2007'de tamamlanmıştır. Kaynak: Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivi / Mersin Kaymakamlığı  Mersin Gezilecek Yerler Adres: Reşadiye Mahallesi Adana Bulvarı 3014 Sokak Tarsus / Mersin

  25. Sağlikli Mahallesi Roma Yolu Ve Kapisi

    25

    Sağlikli Mahallesi Roma Yolu Ve Kapisi

    Tarsus, Mersin

    Ana kaya üzerine serpantin taşı ile yapılmıştır. Kapı, yoldan Tarsus ve civarı sahile kadar görülebilmektedir. Genişliği yer yer değişmekle birlikte ortalama 3 metre, sağlam kalan uzunluğu ise 3 kilometre kadardır. Yol kenarlarındaki bordür taşları halen insitu olarak durmaktadır. 19'uncu yüzyıldan beri bilinen yolun en kuzey noktasında bulunan Bozağaç Mahallesi’nde, İmparator Caracalla tarafından bu yolun tamir ettirildiğini belgeleyen latince bir kaya yazıtı bulunmaktadır. Yine gezginlerin Zafer Tak’ı olarak yapıldığını yazdığı bu yolun güney ucunda 5'inci yüzyıla tarihlenen kemerli bir kapı vardır. Tak’ın, Kilikia Bölgesi sınırlarının başlangıç yeri olarak “Sınır Kapısı” olduğunu söyleyen araştırmacılar da bulunmaktadır. Antik yolun kenarında bulunan ve İ.S. 4'üncü yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenen bir mil taşı parçasının üzerindeki latince yazıtta, taşın dikili olduğu noktanın Tarsus’a uzaklığının 12 mil olduğu belirtilmektedir. Tak’ın dış genişliği 8.80 metre, kemer yüksekliği 5.20 metre, iç genişliği 4.11 metre, yan payelerin genişliği 2.34-2.35 metredir. Derinliği ise 0.99-1.00 metre arasında değişmektedir. Karayolları’nın taş ocağı faaliyeti sırasında oluşan dinamit patlaması sarsıntılarından kapının kemeri yıkılmış daha sonra onarımı yapılmıştır. Bu şekilde özgünlüğünü de kaybetmiştir. Yolun Sağlıklı Köyü civarındaki Bozağaç ve Kırıt Köyleri’nde yer alan antik yerleşimlerle de bağlantısı vardır. Mersin Gezilecek Yerler Adres: Sağlıklı Mahallesi, Tarsus, Mersin

  26. Görsel yok

    26

    Sağlikli Köyü, Roma Yolu Ve Tarsus Parkuru

    Tarsus, Mersin

    Tarsus'un kuzeyindeki Sağlıklı Köyü civarında bir Roma Takının altından geniş ve gösterişli yola girilir. Yol Toros Dağlarını güney-kuzey aşıp İvriz'e iner. St. Paul'un 2. gezisinde bu yoldan Derbe'ye gittiği düşünülmektedir. Parkur, 3 çadır konaklamalı bir parkurdur.

  27. Adana Müzesi

    27

    Adana Müzesi

    Seyhan, Adana

    Adana Müzesi, cumhuriyetin ilanından hemen sonra, 1924 yılında kurulmuş olup Türkiye'nin en eski 10 müzesinden biridir.   Official Turkish Museums   İlk olarak çevredeki sütun başlıkları ve lahitlerin polis dairesinde toplanmasıyla kurulan müze, Halil Kamil Bey'in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928'de Cafer Paşa Camisi'nin medresesi'nde ziyarete açılmıştır.   Official Turkish Museums   1950 yılında, Kuruköprü'de yer alan ve bir dönem Etnoğrafya Müzesi olarak kullanılan Adana Kuruköprü Anıt Müzesi'ne taşınmıştır.   Tarhunda (Tarhunna, Tarhunza) Heykeli, Official Turkish Museums   Zamanla özellikle Tarsus Gözlükule (1934), İçel Yumuktepe (1936), Yüreğir Misis (1958) ve Ceyhan Sirkeli-Tatarlı Höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova'nın ilk çağlarına ait seçkin eserlerin müzede toplanması ve müze binasının yetersiz kalması nedeniyle, müze 5 Ocak 1972 yılında şimdiki binasına taşınmıştır.   Official Turkish Museums   Adana Müzesi'nde Tarsus Gözlükule, Mersin Yumuktepe, Misis, Karatepe, Soğuksutepe, vb. höyük ve iskân yerlerinde yapılan arkeolojik kazılarda çıkan eserler ile Adana ve çevresinden derlenen eserler bulunmaktadır.    Akhilleus Lahdi, Official Turkish Museums   Müzede tarih öncesi dönem eserleri ile Hitit, Asur, Fenike, Frig, Arkaik, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait heykel, kitabe, lahit, stel, mimari parçalar gibi taş eserler; pişmiş topraktan yapılmış çanak, çömlek, çeşitli kaplar, silindir ve damga mühürler, sikkeler ve diğer arkeolojik buluntular yer almaktadır.   Official Turkish Museums   Özellikle Tarhunda (Tarhunna, Tarhunza) Heykeli ve Akhilleus Lahdi müzede görülmesi gereken önemli eserler arasındadır.   Müzeyi sanal olarak ziyaret etmek için tıklayınız.   Adana Gezilecek Yerler   Kaynak: Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adres: Reşatbey Mahallesi, Fuzuli Cd. No:10, 01120 Seyhan/Adana

  28. Akça Mescit

    28

    Akça Mescit

    Seyhan, Adana

    Adana'nın en eski yapılarından biri olan Akça Mescit, Ramazanoğlu Şahabeddin bey zamanında Ağcabey tarafından yaptırılmıştır. Yapının giriş kapısı, bitkisel desenli rölyefle bezemeli olup mihrabı taştandır ve oldukça etkileyicidir. Adana'nın en eski Türk yapısı olarak bilinen Akça (Ağca) Mescit, Ulu Cami Mahallesi'nde ve Ulu Cami’ye 60 metre mesafede bulunmaktadır. Ramazanoğlu Şahabeddin Bey zamanında Türkmen beylerinden biri olan Ağcabey tarafından yaptırılmış olduğu için bu adı almıştır.    1930'lu yıllarda müze deposu olarak kullanılan yapı, 1964'te ve 1998 depreminde ciddi ölçüde hasar gördükten sonra 2004'te Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tamir ettirilmiştir. Eskiden, Türklerin yapmış oldukları eserlere eserin yapılış tarihini belirten yazılı kitabeler konulduğu gibi, bazı rumuzlarla da tarihlendirilmekte yapılmakta idi. Ebcet denilen bu şekil tarihlendirme Akça mescit üzerinde de görülmektedir. Bugünkü kitabenin bulunduğu cümle kapısının üzerinde daha önce kabartma olarak yapılmış ve bugün izleri mevcut iki kuş figürü bulunmaktadır ve bu kuş figürleri ebcet hesabıyla bir tarih meydana getirmektedir. Böylece burada 406 rakamına denk gelen kuş figürü iki tane olduğundan 406'nın iki katı olan 812 H tarihi ortaya çıkmaktadır. Ebcet hesabı değerlendirmesinin doğru olduğu kabul edilirse, eser 812 H. (1489) yılında yapılmıştır. Bu tarihin Ulu Cami'nin ilk yapılış tarihi olan 1513 ten önceye ait olması bakımından büyük önemi bulunmaktadır. Her ne kadar bugün icümle kapısında kabartma olduğu söylenen iki kuş figürü bulunmasa da, kapı etrafını çeviren bordürün sağ kenarında karşılıklı iki kuş figürünün izleri görülmektedir.       Eserin cümle kapısı üzerindeki alınlığa yazılmış olan kitabede 1184 H (1770) tarihi okunmakta olup, bu tarihten, eserin esaslı bir şekilde Hacı Hasan Ağa adında bir hayırsever tarafından onartıldığı anlaşılmaktadır. Yaklaşık 10 metre x 10 metre plan ölçülerinde tek mekanlı, tek kubbeli küçük bir mescittir. İri, blok kesme taşlardan yapılmış olan mescidin beden duvarları alçak bir platform üzerinde ve kare plandadır. Yüksek kasnaklı bir kubbe ile örtülmüş olan eser, dıştan bir türbeyi andırmaktadır. Kare planlı tek kubbeli yapıda kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmaktadır. Kubbe aynı zamanda yere kadar inen ve her cephede yer alan dört askı kemerine oturmaktadır. Yapı güney ve batı cephede yer alan altta ikişer, üstte birer adet pencere ile aydınlanmaktadır. Adana Gezilecek Yerler Adres: Akkapı, 01130 Seyhan/Adana

  29. Adana Ulu Camii

    29

    Adana Ulu Camii

    Seyhan, Adana

    Ulu Camii büyüklüğü ve tarihî açısından Adana'nın önemli eserleri arasında gösterilmektedir. Selçuklu, Memlûklu ve Osmanlılar Dönem'lerine ait mimarî karakterleri üzerinde toplayan bu eserin üç ayrı kitabesinden, ilk defa 1513 yıllarında Ramazan oğlu Halil Bey tarafından inşasına başlandığı, 1541 yılında Halil Beyin oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından bitirilerek ibadete açıldığı anlaşılmaktadır. Esas binanın batı tarafındaki giriş kısmını, Ramazan oğlu Halil Beyin yaptırdığı bilinmektedir. Giriş kapısının üzerinde kademeli bir sistemle yukarı doğru sivrilen sarkıtlı konik çatı, Selçuklu dönemi mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Bu durum, XVI. yüzyılda küçük bir beylik olan Ramazanoğullarının burada önce küçük bir mescit yaptırdığını; fakat beyliğin büyümesi ve mescidin yetersiz kalması nedeniyle bugünkü binanın yapıldığını düşündürmektedir. Bütünüyle 34,50 x 32,50 metre ölçülerinde kareye yakın dikdörtgen plânlı olan Ulu Camii'nin  batı ve doğu yönündeki iki büyük kapısından avluya girilmektedir. Caminin esas ibadet mekânına ilâveten, bölgenin sıcak oluşu ve daha fazla cemaatin ibadet etmesi düşünülerek avlunun bir kısmı ahşap örtü sistemi ile kapatılarak büyük bir son cemaat yeri haline getirilmiştir. Doğu cephedeki avlu kapısında ve caminin esas mekânının cephesinde, siyah ve beyaz mermer levhalar kullanılarak cephe görünüşüne renk katılmıştır. Yarı sivri kemerlerin konturları stalâktit ve bitki motifleri ile süslenmiştir. Enine uzanan dikdörtgen plândaki esas ibadet mekânı, Kıble duvarına paralel konmuş dört sütun ile iki nef (şahın) teşkil etmekte ve sütunlar hafif sivri kemerlerle birbirine bağlanmaktadır. Kıble duvarında etrafı siyah mermerden yapılmış bir bordürle çevrilen mihrabı ile bilhassa caminin Kıble duvarını kaplayan XVI. ve XVII. yüzyıla ait çinileri ilk bakışta dikkati çekmektedir. Adana Ulu Camii, son cemaat mahalli formundaki harimin batısındaki dikine mekânı ile Adana Hasan Ağa Camisi, Adana Kemeraltı Camisi ve Ceyhan Kurtkulağı Köyü Camisi gibi bazı mahalli eserleri etkilemiştir. Adana Gezilecek Yerler Kaynak: Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Fotoğraflar: Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı, Türkiye Ulu Camileri 2016, Mustafa Cambaz Adres: Seyhan, 25007. Sk, No:1 01020 Ulucami Külliyesi, Adana

  30. Kuruköprü Anıt Müzesi Ve Geleneksel Adana Evi

    30

    Kuruköprü Anıt Müzesi Ve Geleneksel Adana Evi

    Seyhan, Adana

    1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı, Gayrimüslimlere kendilerini yönetebilme, okul ve ibadet yerleri inşa edebilme olanağı sağlamıştır. Bu dönemde Anadolu kentlerinde dikkat çekici ölçüde kilise inşa edilmiştir. Batıdaki kapı üstünde, mermer levha üzerindeki Rumca dokuz satırlık kitabeye göre yapı, 1845 yılında Rum cemaati tarafından yaptırılmıştır. Bölgenin arkeolojik zenginliklerini sergilemek amacıyla 1924 yılında Adana Eski Eserler Müzesi'nin kurulmasına karar verilmiş ve müze müdürlüğü için &quot;Alyanak&quot; lakabıyla tanınan Halil Kâmil Bey görevlendirilmiştir. Müze binası için ilk olarak Taş Köprü'nün yakınlarında bulunan Cafer Ağa Medresesi uygun görülmüştür. Bir süre hizmet verildikten sonra kullanılamayacak durumda olan yapının yıkılmasının ardından müzedeki eserler Rum Kilisesi'ne taşınmıştır.  1937 yılında, Müze Müdürü A. Rıza Yalgan'ın, Çukurova'nın etnografyasını anlatmak amacıyla yeni bir bölüm eklemesiyle birlikte müze, &quot;Adana Arkeoloji Müzesi'nin&quot; yanı sıra &quot;Etnografya Müzesi&quot; adını da almıştır. A.R. Yalgan böylece Türkiye'de ilk açık hava müzesini kurmuştur. 1950 yılından itibaren Adana Müzesi olarak hizmet veren bina 1972 yılında Arkeoloji Müzesi'nin açılıp birçok eserin yeni müzeye taşınmasıyla müze deposu olarak işlev görmüştür. 1983 yılındaki restorasyon çalışmasıyla Etnografya Müzesi adı ile tekrar müze işlevi kazandırılmıştır. 2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından binada restorasyon çalışmalarının başlatılmasından dolayı etnografik eserler, mevcut Arkeoloji Müzesi'ne taşınmştır. Restorasyon çalışmaları 2015 yılında tamamlanmış olup, Adana Kuruköprü Anıt Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Kaynak: Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adana Gezilecek Yerler Adres: Kuruköprü Mahallesi, 01060 Seyhan/Adana

  31. Hasan Ağa Camii

    31

    Hasan Ağa Camii

    Seyhan, Adana

    Ali Ağa mahallesinde Yağ Camisi’nin 150 metre kadar güneyinde yer alan ve asıl adı Hasan Kethüdâ Camii olan eserin ne zaman yapıldığı belli değildir. Halk arasında dolaşan bir rivayete göre, Ramazanoğlu Pîrî Paşa’nın beylerbeyi olarak Adana dışında bulunduğu sırada, Ulucami’nin yapımına nezaret eden kethüdâsı Abdullah oğlu Hasan Ağa tarafından bu inşaattan arttırılan malzeme ile yaptırılmıştır. Bu rivayetin doğruluk derecesi bilinmemekle birlikte her iki eser arasında, harimin yan tarafında yer alan dikine mekânlardan başka kubbeleri örten oluklu kiremitler, çiniler ve mihraplarla minberlerdeki renkli taş işçiliği bakımından büyük benzerlikler bulunduğu dikkat çekmektedir. Bu benzerlikler ve Ulucami’nin tamamlanış tarihinin 1541, türbesindeki çini kaplamalı lahitlerden en yeni tarihlisinin de 1552 yılına ait olduğu dikkate alındığında XVI. yüzyılın ortalarında yapıldığı söylenebilir. 1814 ve 1946 yıllarında iki büyük tamir geçirdiği bilinmekte ve bu tamirler sırasında harimin iki yanındaki dikdörtgen mekânların değişikliğe uğradığı, avlunun üç tarafında bulunan revakların ise tamamen ortadan kaldırıldığı görülmektedir. İlk yapıdan günümüze ulaşan orijinal kısımlar harim, minare ve son cemaat yerinin bir bölümünden ibarettir. Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi Adana Gezilecek Yerler Adres: Sarıyakup Mahallesi, 01020 Seyhan/Adana

  32. Misis Köprüsü

    32

    Misis Köprüsü

    Yüreğir, Adana

    <p>Ceyhan Nehri üzerinde, Misis Beldesinde yer alan, Roma İmparatoru II. Flavius Julius Costantinus tarafından yaptırılmıştır. Dokuz gözlü olarak inşa edilmiştir. Anadolu’nun ilk Roma Köprüsü olarak bilinmektedir. Selçuklular, Bizanslılar ve Haçlılar arasındaki savaşlara sahne olan efsanevi kent Misis’in adını taşıyan köprü, Ramazanoğlu Beyliği ve Osmanlı dönemlerinde şiddetli depremlerle tahrip olmuş ama buna rağmen ayakta kalabilmiş eserlerden biridir.</p>

  33. Dumlu (Tumlu) Kalesi

    33

    Dumlu (Tumlu) Kalesi

    Ceyhan, Adana

    <p>Ceyhan’ın 17 km kuzeybatısında Sağkaya bucağının Dumlu (Tumlu) mahallesinin batısında ve 75 m kadar yükseklikteki sert kalkerli bir tepe üzerindedir. 12. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Sekiz burçludur. Tek kapısı doğuya bakmaktadır. Kale içerisinde yapı kalıntıları ve sarnıçlar yer almaktadır. Tepe etrafında kaya mezarları görülmektedir.Kalenin kuzeyinde yarım haç şeklinde birçok mezar vardır. Bu mezarlar genelde küçük el yapımı mağaralar biçimindedir.</p>

  34. Kozan Kalesi

    34

    Kozan Kalesi

    Kozan, Adana

    Kozan ilçesinin merkezinde yer alan Kozan Kalesi ya da Sis Kalesi kalkerden dik bir tepe üzerinde ovaya hâkim bir konumdadır. Bölgenin en eski kalelerinden biri olan Kozan  Kalesi iki grup halinde inşa edilmiş 44 kule ve burcu bulunmaktadır. Her 3 yılda bir burada yapılan vaftiz yağı çıkarma törenleri nedeniyle, Hristiyan dünyası için önemli bir merkez olmuştur. Kaynak: Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Adana Gezilecek Yerler Adres: Taş, 01510 Kozan/Adana

  35. Akören Ören Yeri

    35

    Akören Ören Yeri

    Aladağ, Adana

    <p>Bizans Döneminde inşa edildiği tahmin edilen bu kalıntılar, bugün dahi önemini koruyacak durumdadır. Köy merkezinde dar sokak aralarında birbirine bitişik evlerin arasında üç kubbeli bir kilise mevcuttur. Kilisenin güney kapısının üstündeki kalker taşından yapılmış konsolun üzerinde 572 tarihi yazılmıştır. Akören 2 olarak adlandırılan diğer yerleşim yerinin girişi Kayabaşı olarak adlandırılmıştır. Güney batısında kiliseye ait olan bir haç işareti bulunmaktadır. Burada ayrıca birçok yazıtta vardır. Kuzey kısmında ise ikinci bir kiliseye ait kalıntılar vardır. Bunun yanı sıra Bizans döneminden kalma büyük ve ihtişamlı mezarlıklar bulunmaktadır. Yazıtlarda 170 tarihinin kazıldığı görülmüştür. Mezar odaları da mevcuttur.</p>

Durakları kendi gezi planına taşı, günlere böl, konaklama ve yemek molalarını ekle.

Sık sorulanlar

Mersin Adana arası kaç km ve kaç saat sürer?
Mersin ile Adana arası araçla yaklaşık 276 kilometre ve mola vermeden yaklaşık 5 saat sürer.
Mersin Adana arasında yol üstünde nerelerde durulur?
Mersin ile Adana arasında yolun 20 km yakınında açıklamalı 171 gezi noktası bulunuyor. toroti bu rotada yol boyunca dengeli dağılmış 35 durağı geçiş sırasına göre listeler; ilk duraklardan biri Olba Antik Kenti, yolun sonuna doğru ise Akören Ören Yeri var.
Mersin Adana yolu hangi illerden geçer?
Mersin ile Adana arasındaki güzergâh Mersin → Adana illerinden geçer. Gezilecek yer bakımından en yoğun bölüm Mersin sınırlarındadır.
Mersin Adana arasında otoyol mu eski yol mu tercih edilmeli?
Mersin ile Adana arasında hızlı sürüş için otoyol hatları süre avantajı sunarken; güzergâh üzerindeki tarihi ilçeleri, yöresel mola duraklarını ve manzara noktalarını görmek için geleneksel devlet yolu hattı çok daha zengin bir keşif rotası sunar.
Mersin Adana sürüşünde mola planı nasıl yapılmalı?
Yaklaşık 5 saatlik bu sürüşte her 2 ila 2,5 saatte bir mola verilmesi önerilir. Güzergâh üzerindeki Mersin ve komşu illerdeki tescilli gezi noktaları standart dinlenme tesislerine göre çok daha keyifli mola alternatifleridir.

Diğer rotalar