Yol üstü duraklar
İstanbul – Ankara arası yol üstü duraklar
509 km, yaklaşık 5 saatlik yol. Aşağıdaki duraklar geçiş sırasına göre dizili — iki yönde de aynı yol.
Kısaca
İstanbul ile Ankara arası 509 km ve yaklaşık 5 saatlik bir yolculuk. Bu rotanın 20 km yakınında açıklamalı 849 gezi noktası var; yol 6 ilden geçiyor ve en çok durak Ankara sınırlarında (122 yer).
Bu koridorun 20 km yakınında toplam 849 gezi noktası var; aşağıda yol boyunca dengeli dağılmış 53 tanesi listelendi.

1
Avrupa Kültür Başkenti Mübadele Müzesi
Çatalca, İstanbul
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğü çalışmaları kapsamında, Lozan Mübadiller Vakfı ve Çatalca Belediyesi işbirliği ile Türkiye’nin ilk göç temalı müzesi Çatalca’da 20 Aralık 2010 da açılmıştır. Mübadeleye tabi tutulan Yunan ve Türk vatandaşlarının, çocukları ve torunlarının, yakınlarının, mübadeleye bir şekilde ilgi duyanlara geçmişi anımsatacak özlem, hüzün ve sevinç duygularının canlanmasını sağlayacak kültürel ilişkileri geliştirecek mekân ve ortamları yaratacak Mübadele Müzesi'nde aile büyüklerinin giyim eşyaları, mutfak aletleri, yazılı belgeler, fotoğraflar ve her türlü anı eşyaları sergilenmektedir. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Kaleiçi Mah. Bahar Sok. No:4 Çatalca / İstanbul
- Görsel yok
2
Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı
Arnavutköy, İstanbul
Arnavutköy Yeniköy Halk Plajı, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

3
Sadberk Hanim Müzesi
Sarıyer, İstanbul
Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, iki ayrı yapı içinde yer almaktadır. Bunlardan birincisi, 19. yüzyıl sonlarında inşa edildiği kabul edilen, üç tam bir çatı katından oluşan ve üslup olarak Avrupa halk geleneksel mimarisinden örnek alınarak yapılmış bir yapıdır. Kagir zemin üzerine ahşap/bağdadi tarzda inşa edilmiş olup, "Azaryan Yalısı" olarak bilinmektedir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Yalı, 1950 yılında Koç ailesince satın alınmış ve müzeye dönüştürülmesine karar verilen 1978 yılına kadar da yazlık olarak kullanılmıştır. 1978 - 1980 yılları arasında, Sedat Hakkı Eldem'in hazırladığı bir restorasyon projesinin uygulanmasıyla bina müzeye dönüştürülmüş ve Sadberk Koç Koleksiyonu sergilenmek üzere, 14 Ekim 1980 yılında ziyarete açılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Bahçesiyle birlikte 4280 metrekare olan Azaryan Yalısı 400 metrekarelik bir alana oturmaktadır. Giriş katında, hediyelik eşya dükkânı ve ufak bir çay salonu bulunmaktadır. Bugün kullanılmayan ana girişin tavanı, eski Roma mimarisinden esinlenilmiş kartonpiyer kasetlerle süslüdür. Katlara ahşap merdivenle çıkılır ve duvarlar mermer taklidi kalem işi boyalıdır. Giriş katının üzerindeki birinci ve ikinci katların orta ana salonları ve bunlara açılan odalar sergileme mekanları olarak kullanılmaktadır. Çatı katında ise, eser depoları, çalışma odaları ve kitaplık bulunmaktadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Binanın dış yüzünde, pencere aralarında, (X) şeklinde ahşap süslemeler binayı diğer yalılardan ayırır. Ayrıca bina yüzeyindeki kabaralar, halk arasında "Vidalı Yalı" olarak anılmasına da neden olmuştur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Vehbi Koç Vakfı'nın, 1983 yılında satın alarak Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonlarına kattığı Kocabaş eserlerinin sergilenebilmesi için, mevcut binanın hemen yanında bulunan ve 20. yüzyıl başlarında inşa edildiği sanılan, yarı yıkık durumdaki başka bir yalı, ön cephesi aslına uygun olarak, yeniden inşa edilmiştir. Restorasyon projesi İbrahim Yalçın tarafından hazırlanan müzenin inşaatı iki yıl sürmüştür. 24 Ekim 1988 yılında "Sevgi Gönül Binası" adıyla açılan bu müzede İslam öncesi arkeolojik eserler sergilenmektedir. Çağdaş bir müze uygulaması nedeniyle 1988 "Europa Nostra" ödülüne layık görülmüştür. Fotoğraf: Official Turkish Museums Betonarme olarak inşa edilen yapının ön cephesi ahşap kaplıdır. Yan taraf ise, ahşap taklidi mermer sıvalıdır. Bu önlem yangın tehlikesine karşı alınmıştır. Önden üç, arkadan zemin dahil dört kat olan binanın giriş katında, çok amaçlı bir salon ve konservasyon laboratuvarı bulunmaktadır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Ana ve ara katlarda, kronolojik bir sıra içinde, arkeolojik eserler sergilenmektedir. Sergileme alanı toplam 625 metrekaredir. Girişteki salon Afyon beyazı, merdivenler ve sergi salonlarının zemini siyah Adapazarı mermeri ile kaplıdır. Sergi salonları gün ışığına kapatılmış ve vitrinler, çağdaş bir aydınlatma ile modern bir müze hüviyeti kazanmıştır. Kaynak: Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Büyükdere, Piyasa Cd. No: 25 D:29, 34453 Sarıyer/İstanbul
- Görsel yok
4
Rumeli Feneri
Sarıyer, İstanbul
İstanbul'un Avrupa yakasında İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'le birleştiği kuzey ucunda yer alan deniz feneridir. Karşısındaki Anadolu Feneri'nden 2 deniz mili uzaktadır. Bu iki feneri birleştiren çizgi İstanbul Limanı'nın kuzey sınırını oluşturmaktadır Fenerin bulunduğu köy de aynı isimle (Rumelifeneri) adlandırılır.

5
Beylerbeyi Sarayı
Üsküdar, İstanbul
Beylerbeyi Sarayı, Osmanlı padişahlarının sayfiye mekânı ve yabancı devlet başkan ya da hükümdarlarının ağırlanacağı bir devlet konukevi olarak düşünülmüş ve devrin padişahı Sultan Abdülaziz’in (1861-1876) isteği üzerine inşa edilmiştir. Sarayın inşasına 6 Ağustos 1863 tarihinde başlanmış ve 21 Nisan 1865 Cuma günü, yapılan bir törenle resmen kullanıma açılmıştır. Sarayın inşaat organizasyonunu Ebniye-i Şâhâne Serkalfası (Saray başkalfası) Serkiz Bey (Balyan) yürütmüştür. Beylerbeyi Sarayı’nın mâlî ve idarî işler sorumluluğu da denilebilecek binâ eminliği görevini ise Mehmed Efendi, Mahmud Efendi ve Rıfat Efendi yürütmüştür. Saray’ın yaklaşık 500 bin Osmanlı lirasına mal olduğu tespit edilmektedir. Yapılar topluluğunun ana yapısı olan Beylerbeyi Sarayı, yüksek bir bodrum üzerine iki katlı ve kargir bir yapıdır. Yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen yapı dikdörtgen bir zemin alanı üzerine oturmaktadır. Saray’ın güney kesimi Mabeyn-i Hümâyûn, kuzey kesimi ise Valide Sultan Dairesi olarak düzenlenmiştir. Her iki katta toplam 6 salon, 24 oda,1 hamam ve 1 banyo bulunmaktadır. Batı ve Doğu üsluplarının karıştırılması ile inşa edilen Beylerbeyi Sarayı, Harem ve Mabeyn bölümleri ile Türk evi plan özelliğini taşımaktadır. Yapının çatısı üstten bütün cephe kenarlarını gizleyen bir korkulukla gizlenmiştir. Sarayın planı eyvanlı merkezî sofa (hol) motifine dayanan bir plan kompozisyonuna sahiptir. Beylerbeyi Sarayı’ndaki şema, üç bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; Mabeyn-i Hümâyûn, Yatak Dairesi (Hünkâr Dairesi) ve Valide Sultan Dairesi’dir. Valide Sultan Dairesi’nden hemen sonra gelen ve denize paralel olarak inşa edilen kadınefendiler ve ikballere ait esas Harem bölümü ise, ana yapıdan ayrı olarak inşa edilmiştir; bu yapı günümüze ulaşamamıştır. Mabeyn-i Hümâyûn’un giriş cephesi, Neo-barok vurgunun daha belirgin olduğu bir düzenleme göstermektedir. Sarayın kitle ve cepheleri gibi iç mekân düzenlemeleri de seçmeci bir anlayışla şekillendirilmiştir. Beylerbeyi Sarayı’nı inşa ettiren Sultan Abdülaziz’in denize olan tutkunluğu nedeni ile sarayın tavanlarındaki bazı çerçeve ve kartuşların içinde deniz ve gemi temaları işlenmiştir; hatta Sultan Abdülaziz, ressamlara fikir vermesi için deniz ve gemi temalarını içeren desenler çizmiştir. TARİHTE BEYLERBEYİ SARAYI Beylerbeyi Sarayı, bânisi Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından, yazlık saray olarak kullanıldı. Saray, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in saltanat yıllarında yabancı devlet hükümdar ya da başkanlarının resmî ziyaretlerinde kendilerine tahsis edilmeye başlanmasıyla beraber, devlet konukevi işlevi kazandı. Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan ilk önemli konuk, Fransa İmparatoriçesi Eugénie’dir. İmparatoriçe’nin bu gezisi, Sultan Abdülaziz’in 1867 Fransa gezisini iade makamında gerçekleşmekteydi. Sultan Abdülaziz döneminde Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlanan diğer yabancı konuklar, Avusturya-Macaristan İmparatoru Joseph (1869), Prusya Veliahd Prensi Frédéric Guillaume Nicola Charles (1869), İtalya Veliahdı (1869), İran Şahı Nasıreddin (18 Ağustos 1873). Sultan II. Abdülhamid’in (1876-1909), 33 yıl süren saltanatı süresince Beylerbeyi Sarayı, özellikle yabancı devlet protokolü tarafından gezilen bir müze işlevi de gördü. Bu dönemde Beylerbeyi Sarayı ile beraber Dolmabahçe Sarayı ve Topkapı Sarayı Hazine-i Hümâyûn da, padişahın izni alınmak şartıyla ziyaret edilebilen saltanat müzeleri olarak kullanıldı. Sultan II. Abdülhamid tahttan indirildikten hemen sonra, Selanik Alatini Köşkü’nde zorunlu ikâmete tabi tutuldu, ancak yaklaşık 3 yıl sonra Balkan Savaşı’nın patlak vermesi nedeni ile İstanbul’a nakledildi. II. Abdülhamid için seçilen yeni zorunlu ikametgâh, Beylerbeyi Sarayı idi. Sabık Hakan, bu sarayda yaşamının son 6 yılını geçirdi ve 10 Şubat 1918’de yine bu sarayda hayata gözlerini kapattı. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Abdullahağa Caddesi 81210 Beylerbeyi Üsküdar İstanbul

6
Fenerbahçe Spor Kulübü Müzesi
Kadıköy, İstanbul
Türk sporunun temel direği Fenerbahçe Spor Kulübü, tam 35 dalda 100 yıllık başarılarla dolu çalışmalarında çok değerli ödüller ve kupalara sahip olmuştur. Fenerbahçe ilk kupasını 5 Haziran 1910’da İstanbul’un ünlü Rum kulübü Sturugglers’i 3 – 1 yenerek kazandı. 1913 yılında Altıyol ağızındaki lokalde kupa ve heykellerin sayısı 10’a ulaşınca bunlar için küçük bir vitrin satın alındı. 1914 yılında Kuşdili’nde iki katlı ahşap lokale geçildiğinde git gide zengin bir kimliğe bürünen müze için ikinci katta bir oda ayrıldı. Kazanılan ödülleri koymak için yeni vitrinler yaptırıldı. 1932 yılındaki yangına dek kalınan Kuşdili Lokali'nde ödüllere (kupalara) ayrılan bu küçük odanın da bir süre sonra yetmediği, ihtiyacı karşılamadığı göründü. Kupa, şilt ve vazoların bir bölümü diğer odalara alt kattaki büyük salona konmaya başlandı. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün kupa sayısı 1932 yazı başlarında 150’yi aşmıştı. Ancak kulübün ilk 25 yıllık faaliyetlerinin kanıtı olan bu kupa, şilt v.b. ödüller 5/6 haziran 1932 gecesi çıkan yangında kulüp binası ile birlikte yandı. Sıfırlanan Fenerbahçe Müzesi yangından sonra hemen ve yeniden doğdu. 1932 yılından sonra çalışma dallarının çeşitlenmesi ile de her yıl kazanılan sayısız kupa, şilt, plaketler ile günümüze dek gelindi. Fenerbahçe burnundaki sosyal tesislerin açılmasından sonra uzun yıllar kazanılan kupa, şilt ve plaketler oradaki vitrinlerde sergilendi. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu stadının yeniden yapılması sırasında Aziz Yıldırım başkanlığındaki yönetim kurulu Avrupa standartlarının üzerinde modern bir müzenin stadın içinde kurulması kararını aldı. Bu karar kısa bir sürede hayata geçirildi. Fenerbahçe Spor Kulübü Müze Tarih ve Arşiv Kurulu Başkanı sayın Sertaç Kayserilioğlu’nun önderliğinde yaklaşık bir yıl süren yoğun çalışmalardan sonra müzenin resmi açılışı 19 ekim 2005 tarihinde yapıldı. Müzenin Yeri ve Bölümleri: Dünya'da futbolıun doğuşu bölümü. Fenerbahçe Spor Kulübünün ilk kuruluş toplantısının, dönemin eşyaları ile mumyalarla canlandırıldığı bölüm. Mütareke ve İşgal dönemi sırasında Dereağzı'ndaki lokalimizden cepheye silah, cephane kaçırılma anının mumyalarla canlandırıldığı bölüm. Union Clup sahasından Şükrü Saracoğlu'na stadın evrelerini sunulduğu bölüm. Kuruluştan itibaren tüm branşlarda ki başarıları simgeleyen her türlü şilt, madalya berat fotoğraf, belge v.b. materiyallerin sergilendiği bölümler. Kuruluştan günümüze her dönemde ki bir kısmı orijinal forma, çorap v.b giysilerin sergilendiği bölümler. İlk tüzükler, eski üye kartları, eski lisanslar, eski maç biletleri, kulüp piyango biletleri v.b. belgelerin sunulduğu bölümler. Eski maçlardan filmlerin ve Fenerbahçe belgesellerinin oynatıldığı sinama odası. Atatürk'ün 3 Mayıs 1918 yılında ki kulübü ziyareti ve şeref defterini imzalama anının mumyalı olarak canlandırıldığı bölüm. Bütün bu bölümlerden başka yıllara göre sınıflandırılmış olarak Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 100 yılda çeşitli branşlarda kazandığı 3 bin kupa şilt ve plaket'in 426 tanesi de müzede sergilenmektedir. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Fenerbahçe Müzesi - Şükrü Saracoğlu Stadyumu Kadıköy
- Görsel yok
7
Polonezköy
Beykoz, İstanbul
Beykoz ilçesinde yer alan, eski adı "Adampol" olan Polonyalı köyüdür. Büyük şehrin karmaşasından uzak, İstanbul kent merkezine yalnızca 30 km uzaklıkta bulunan Polonezköy, doğa ile iç içe bir yer. Yürüyüş yolları, bisiklet parkurları, pinik alanları ve yemyeşil doğası ile muhteşem bir yer.

8
İstanbul Oyuncak Müzesi
Kadıköy, İstanbul
İstanbul Oyuncak Müzesi; şair-yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur. Müze kapılarını 23 Nisan 2005'te ziyarete açmıştır. Müzede sergilenen oyuncaklar dünyanın çeşitli yerlerinden açık arttırmalarda edinilmiş veya antikacılardan satın alınmıştır. Müzenin açılışında bu şekilde edinilmiş 1000 civarında oyuncak varken, şu anda bu sayı 4000'e çıkmıştır. Sergilenen oyuncaklar, sanatçının sahne gösterileri, tiyatro oyunları gibi bireysel çabaları sonucu kazandıklarıyla edindiği teliflerle satın alınmıştır. Müzenin her odası bir tiyatro sahnesi görünümünde olup, sahne tasarım sanatçıcı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmıştır. Müze 2009 yılında ICOM'a (Uluslar Arası Müzeler Birliği) üye olmuştur. Avrupa Müzeler Forumu'nun faaliyetlerine katılmaya başlamıştır. 2010 ve 2011 yıllarında ''Avrupa'nın En İyi Müzesi'' yarışmasında ödüle aday gösterilmiştir. İstanbul Gezilecek Yerler Adres: Ömerpaşa Caddesi Dr. Zeki Zeren Sokağı No:17, Göztepe/İSTANBUL

9
Bayramoğlu Adası
Darıca, Kocaeli
Tarihî geçmişe sahip olan yarımadanın eski adı Balyanoz’dur. Kuzeye bakan koyu da Balyanoz Limanı olarak bilinir. Marmara Denizi’ne uzanan küçük bir yarımada olan Bayramoğlu Yarımadası, 1950’lerin sonunda yerleşime açılmıştır. Yarımada olmasına karşılık halkın söylemiyle "ada" olarak adlandırılmaktadır. Eski haritalarda ise adı Üçburunlar Yarımadası olarak geçmektedir. Bayramoğlu Yarımadası’nda iklimin değiştiği daha ilk adımdan itibaren hissedilmektedir. Sokakları, Londra çınarlarının daha fidan halindeyken, iplerle karşılıklı birbirlerine bağlanarak eğim verdirilmesi ile ağaçtan tünellere dönüştürülmüştür. Yaz aylarında sıcaktan bunalmadan yollarında yürünebilen yarımadanın cadde ve sokak isimlerinin kuş, çiçek ve meyve isimleri olması da adaya ayrı bir hoşluk katmaktadır. Kocaeli Gezilecek Yerler Adres: Bayramoğlu Mahallesi,Darıca.

10
HünkÂr Çeşmesi Ve Çayiri
Gebze, Kocaeli
Fatih Sultan Mehmet'in 27 Nisan 1481 Cuma günü İtalya üzerine yaptığı sefer sırasında ordusuyla mola verdiği veya otağını kurdurduğu için bu alana Hünkâr Çayırı denilmektedir. 3 Mayıs 1481 tarihinde ölen Fatih Sultan Mehmet'in anısına kitabeli bir çeşme yapılmıştır. Hünkâr Çeşmesi IV. Mehmet Dönemi'nde 1659 tarihinde Sadrazam İbrahim Paşa tarafından yaptırılmış ve bazı onarımlarla günümüze kadar ayakta kalabilmiştir. Çeşmenin önüne Fatih Sultan Mehmet’in bir anıtı dikilmiştir. Halk arasında Fatih Sebili diye de adlandırılan çeşme, Fatih Sultan Mehmet’in otağını kurduğu yerdir. 1995 yılında park, dinlenme ve şenlik alanı olarak yeniden düzenlenen Hünkar Çayırı'nda İstanbul'un fethi dolayısıyla her yıl geleneksel güreş şenlikleri yapılmaktadır. Kocaeli Gezilecek Yerler Adres: Gebze İlçesi Hünkar Çayırı
- Görsel yok
11
Ballikayalar
Gebze, Kocaeli
Gebze ilçesi sınırları içerisinde bulunan Ballıkayalar'ın 1847 Hektarlık Alanı 06.09.1995 tarihinde Tabiat Parkı olarak tescil edilmiş Dağcılık sporu açısından hem yapısı hemde yoğun insan yerleşiminin bulunduğu bölgelere yakınlığı, açısından çok değer taşımakta.Bu parkurun en ideal başlangıç yeri olarak eski İstanbul yolu üzerinde bulunan Denizli Köyü'nü öneriyoruz.Parkurun 2 km'lik bölümü kanyon içerisinden geçiyor. Değer kısımlar patika niteliğinde. Dört mevsim yürünebilir.
- Görsel yok
12
Çerkeşli Kayalitepe
Dilovası, Kocaeli
Çerkeşli köyünden,Kayalıtepe zirvesine giden bu parkur;Kocaelin'nin doğal yürüyüş parkurlarının en uzun olanı. Mesafenin uzunluğunun yanında,dik çıkış ve iniş dikkate alınmalı.Çerkeşli Köyü bu parkurun başlangıç noktasını oluşturur.
- Görsel yok
13
Taşköprü Çobangeçidi Kanyonu
Körfez, Kocaeli
Eski İstanbul yolu üzerinde bulunan Kutluca Köyü'nün bulunduğu alan bölgede Taşköprü olarak bilinir.Antik çağın kervan yollarının da geçtiği bu alanın, tarihi, arkeolojisi ve kanyon oluşumları dikkat çekici. Bu bölge adeta kanyonlar çoğrafyasıdır. Ayrıca çok sayıda tarihi değirmen ve köprü kalıntıları da kanyon içerisinde bulunuyor.Bu Parkur Kutluca Köyü'nün yakınında bulunan tarihi Taşköprü'nün kenarından başlıyor.
- Görsel yok
14
Sultan Baba Türbesi
Gölcük, Kocaeli
Gölcük İlçesi Değirmendere Örcün Köyü’nde selvi ağaçlarıyla çevrili tepede yükseltilmiş platform üzerinde yer alan Osmanlı Dönemine ait tek türbe mekandır. İçinde Sultan Baba’ya ait ahşap sanduka ile III.Selim’den kalma 1787 yıllarına ait berat bulunmaktadır. Halveti Tarikatı’ nın Şemsi Kolu’nun bir üyesidir. Türbe girişinin sağında yer alan hazirede 1879 tarihli Osmanlı Mezarı bulunmaktadır.
- Görsel yok
15
Sarayli Köyü Yukarı Değirmendere
Gölcük, Kocaeli
Saraylı Köyü, Kültürel miras evleri, Osmanlı Dönemi'nden kalma mezarlığı ve Çavuş üzümü ile ilgili çekici. Bu parkur tarihi bir köyün içerisinden Samanlı Dağları'nda ve Değirmendere Vadisi içerisinde yürümenin keyfine varılabilecek bir nitelikte.Parkurun kısa bir bölümü dik çıkış şeklinde, daha sonraki kısa bir bölüm düz devam etmektedir.Diğer bölümler dik inişler şeklinde sürmesinden dolayı mutlaka baton kullanılması gerekiyor.
- Görsel yok
16
Pertev Mehmet Paşa (Yeni Cuma) Camii ve Külliyesi
İzmit, Kocaeli
Padişah II. Selim'in 2. veziri Pertev Mehmet Paşa adına, ölümünden sonra vasiyeti üzerine kethüdası Sinan ağa tarafından yaptırılmış ve cami kitabesine göre 1579 yılında tamamlanmıştır. Camii ile birlikte sübyan mektebi ve hamam kalıntısı ayakta durmaktadır. Cami ve külliye Mimar Sinan'in eserleridir. Külliyeden yalnızca cami ve çeşme özelliklerini koruyarak günümüze gelmiştir.
- Görsel yok
17
İzmit Elektronik Kent Müzesi
İzmit, Kocaeli
Elektronik Kent Müzesi kentin tarihi, ekonomisi kültür ve turizmi, tarihi eserleri ve belediye hizmetleri yerli, yabancı tüm ziyaretçilere elektronik bir ortamda tanıtmaktadır. Müzenin bölümlerinde seslendirme sistemi ile entegre çalışan 10 önemli tarihi yapının maketleri bulunmaktadır. Plazmalarda İzmit'in tarihi, sanayi, kültür ve turizm, coğrafi durum bilgileri, belediye çalışmaları başlıklarındaki prodüksiyonlar sürekli yayınlanmaktadır.
- Görsel yok
18
Aytepe Değirmen Düzü
Başiskele, Kocaeli
Görsel açıdan mükkemmel ve herkesin rahat yürüyebileceği bir coğrafyaya sahip olan bu parkurun büyük bölümü inişlerden oluşur. Bu yüzden özellikle yürüyüş boyunca baston kullanılmasında yarar vardır. Aytepe'den soğuk suya inen yol üzerindeki son düzlük bu patikanın başlangıç yeri olarak tercih ettiğimiz noktadır. Orman içi toprak araç yolu ve yer yer patikalardan oluşan bu parkur dört mevsim yürünebilsede en ideal zaman kış dönemi hariç olan mevsimlerdir. Parkurun uzunluğu 8 km dir.
- Görsel yok
19
Cami Düzü Yuvacik Baraji
Başiskele, Kocaeli
Bu parkur Yuvacık Barajı'nın etrafında bulunun ana karayolunun hemen karşısında bulunan trafiğe kapalı toprak araç yolundan oluşuyor. Parkur içerisinde Büyükşehir Belediyesi tarafından dinlenme alanları oluşturulmuştur.Parkurun başlangıç noktası için cami düzü köyünü öneriyoruz. Parkurun bitiş yeri Yuvacık Barajı'nın gövdesinin bulunduğu alandır. Parkurun 5 km kısmı düz toprak araç yolundan oluşur. 2 km kısmı ise hafif eğimli patika yoldur.
- Görsel yok
20
Kuzu Yaylası
Kartepe, Kocaeli
Çam kayın ıhlamur ağaçları ve rengarenk çiçeklerle çevrilmiş yollardan Kuzu Yaylasına gelindiğinde panoramik manzara ve doğa çok etkileyici bir atmosfer yaratmaktadır. Ucu bucağı olmayan bir beyazlığın içinde kaybolup, bulutların üzerine çıkmaya, kısacası bembeyaz bir düşü yaşamak istiyorsanız bu etkileyici güzelliğin sahibi Kartepe. Yüksekliği 1602 m.dir. Aralık ayı sonunda da kayak sezonunu açılır
- Görsel yok
21
Altıoluk Eskiyayla
Sapanca, Sakarya
Kartepe'nin zirvesine yakın bir yerden başlayan parkur, Altıoluk Yaylası'ndan sonra Sakarya'nın Pamukova ilçesi sınırlarında bulunan Eski Yayla da( Öküzyatağı) sona eriyor.Böylelikle, Samanlı Dağları'nı Kuzey yönünden ( İzmit Körfezi) güney (Sakarya Vadisi ) yönüne doğru yürümüş oluyoruz. Kartepe'de bulunan zirve noktasının hemen altında bulunan Kuzu Yayla'yı geçtikten sonra başlayan yolculuk Sakarya sınırları içerisinde sona eriyor.
- Görsel yok
22
Haciyakup Çayiri Kartepe Zirvesi
Sapanca, Sakarya
Kartepe, Samanlı Dağları ve Kocaeli'nin en yüksek (1602 m.) noktası Zirve Noktasından Bursa Uludağ'ı ve tüm samanlı silsilesini gözlemek İzmit Körfezi ve Sapanca Gölü'nü kuş bakışı seyretmek olası. Kartepe ,son yıllarda kayak turizmi açısından bir cazibe merkezi oldu.Kartepe zirve noktasının hemen altında bulunan Kuzu Yayla'yı geçtikten sonra başlayan yolculuk Sakarya sınırı içerisinde sona eriyor.

23
Akarsu Kanosu (mudurnu Çayi)
Adapazarı, Sakarya
Akyazı İlçesi Dokurcun Beldesinden başlayan Kuzuluk Beldesine kadar devam eden 2 aşamalı faaliyet alanıdır. Parkur 1: Akyazı Dokurcun - Beldibi köyü arası 20 km’lik. Parkur 2: Beldibi-Kuzuluk beldesi arası 12 km’lik. Parkur Özellikleri: Bu spora yeni başlayanlar için uygun ve tehlikesiz ve doğal dokusu güzel bir ortamdır. Ulaşım: İstanbul'a 180 km Ankara ilimize 280 km mesafede TEM Transit yolu ile gelinerek Akyazı istikametine devam edilerek ulaşıldığı gibi, Ankara’dan gelenler için Bolu’dan girilerek, Mudurnu-Taşkesti istikametinden de gelinir. Lojistik: Kask, Can yeleği, Lastik ayakkabı (kaymayan) Akarsu kanosu için özel giysiler Sezon Süresi: Şubat - mayıs ayları arasında Güçlük Derecesi: 5 Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
- Görsel yok
24
Kuzuluk Orman İÇİ Dinlenme Yeri
Akyazı, Sakarya
Adapazarı-Akyazı-Mudurnu yolu üzerinde, Akyazı’ya 8 kilometre, Adapazarı’na 34 kilometre uzaklıktadır. 11,85 hektar alana sahiptir. 1996 yılında tesis edilmiştir. Sahada; kır gazinosu, tuvalet, çeşme, giriş kontrol kulübesi, çocuk oyun alanı gibi düzenlemeler mevcuttur. Kayın ve meşe ormanıyla kaplı orman içi dinlenme yerinin gelişim planı mevcuttur. Sakarya Gezilecek Yerler Adres: Akyazı - Sakarya

25
Akyazi Akbalik Yariş Alanı
Akyazı, Sakarya
Akyazı Akbalık Yarış Alanı Özellikleri: Bölgedeki at yetiştiricilerinin yetiştirdiği atların son durumlarını gözlemek ve değerlendirme amacıyla civar illerden davet edilen müsabiklarla beraber yapılan organizasyonlardır. Parkur: Atların cinsi ve koşacakları mesafeye göre önceden hazırlanan yarışma alanıdır. (1000/2000 Metre) Ayrıca Akbalık Yağlı Güreşleri de bu alanda yapılmaktadır. Ekipman: Jokey kaskı ve giysisi, çizme, eyer, üzengi Sezon Süresi: Yılın her zamanında yapılabilecek organizasyonlardır. Zorluk Derecesi: Yüksek Ulaşım: Şehir Merkezine 25 km., İstanbul'a 183 km., Ankara'ya 270 km. mesafededir. Her iki ilimizden de gelecek olan yarış severler TEM otobanında Akyazı istikametine ayrılarak Akyazı merkezinden Akbalık Köyüne ulaşabilmektedir. Kaynak: Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

26
Keremali Türbesi
Akyazı, Sakarya
Keremali Türbesi Akyazı ilçesi Keramali Yaylasında yer almaktadır. Keremali Türbesi ile ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır: Anadolu'nun İslamlaşmasında büyük yararlılıklar gösteren yedi kardeş evliyadan dördü ölünce geriye kalan Kerem, Ali ve Hasan bir kayıkla bugünkü Keremali Tepesi'nin eteğine gelirler. Kerem ile Ali kayıktan inmelerine rağmen, Hasan inmez. Diğerleri arkasından “Dur Hasan” diye bağırırlar, ancak Hasan durmaz ve suda kaybolup gider. O günden sonra buraya “Durhasan” denilir. Sonrasında Kerem ile Ali savaşa savaşa yaralı bir halde tepeye kadar tırmanırlar ve tepede şehit olurlar. Onun için tepeye “Keremali Tepesi” denir. Bugün, çıktıkları yerlerdeki kan ve ayak izleri ile oturup ağladıkları yerler hâlâ bellidir. Rivayetlere göre savaşlarda Keremali’nin türbesinde top patladığına, Kıbrıs Savaşı'nda da bunu görenler olduğuna inanılmaktadır. Kaynak: Sakarya Rehberi 2011 - Basım Yeri - İstanbul Sakarya Gezilecek Yerler Adres: Hendek/Sakarya

27
Çiğdem Yaylası
Hendek, Sakarya
Yapısıyla ilgi çeken evlerin bulunduğu Çiğdem Yaylası, turizmci, gezgin ve yazarlardan oluşan büyük bir jüri tarafından Türkiye’nin en güzel on yaylası arasında gösterilmiştir. Topukotu olarak adlandırılan çimle kaplı geniş alanı, küçük ve hafif eğimli tepeleri ile yaylanın oldukça hoş bir manzarası vardır. Yaylada her yıl Temmuz ayının ikinci haftasında yayla şenlikleri düzenlenmektedir. Şenlikte yayladaki hayvancılık ile yetişen sebze ve meyveler tanıtılmakta, ayrıca çeşitli eğlenceler yer almaktadır. Sakarya Gezilecek Yerler Adres: Dokurcun-Hendek

28
Tarihi Uğurlu Köyü Yeni Meze Cami
Akçakoca, Düzce
<p>Akçakoca’ya 16km.mesafede bulunan Uğurlu Köyünde bulunmaktadır. Taş işçiliğinin güzel bir örneği olan cami 1885 yılında inşa edilmiştir. İçinde Osmanlılardan kalma yazıların bulunduğu camii ilin önemli değerlerindendir.</p>
- Görsel yok
29
Sarıyayla Şelalesi
Akçakoca, Düzce
Aktaş Şelalesi, Akçakoca şehir merkezine 11km. mesafede, Aktaş Köyü sınırları içerisindedir. Doğası, çevresindeki zengin bitki örtüsü ile Akçakoca’nın görülmeye değer doğal güzelliklerindendir. Bölgeye deniz turizmi için gelen turistlerin yeni keşfetmeye başladığı yerlerden biri olan Aktaş Şelalesi, 50mt.yüksekten düşen suyun sesi ve etrafını saran yeşillikler arasında trekking, Foto-Safari gibi doğa sporları için oldukça uygundur.
- Görsel yok
30
Antik Tiyatro
Düzce merkez, Düzce
Tarihi Milattan Önce 3. Yüzyıla kadar dayanan Konuralp Antik Kenti, Konuralp Müzesi, Roma Köprüsü, Su Kemerleri ve Antik Tiyatrosu ile Düzce ilinin tarihi ve kültürel değerlerini içinde barındırmaktadır.
- Görsel yok
31
Saz Köy
Kaynaşlı, Düzce
Geleneksel yaşam tarzıyla alternatif tatil arayanlar ve köy hayatı tecrübe etmek isteyenler için köy içinde bulunan ve Abhaz Kültür geleneğine göre yapılmış 90 yıllık Tekir Köy Evi konaklamak isteyenler için hizmet veriyor.Doğası ve bahçesinde bulunan çiftlik hayvanları, kışın yanan odun sobası, şömine başında yenen akşam yemekleri ve otantik havası ile gelenlerin beğenisini kazanıyor.
- Görsel yok
32
Hasanlar Barajı
Yığılca, Düzce
Göze sığmayan büyüklükte ve güzellikteki göl, her kıvrımından ve her yüksekliğinden tüm coşku ve güzelliğiyle pastoral lezzetler vererek insanı cezp ediyor. Göle paralel devam eden yol ara sıra göl kıyısına dek iniş müsaadesi verirken kıyıda piknik yapma şansı veriyor.

33
Hayreddin-i Tokadı Türbesi
Bolu Merkez, Bolu
<p>Bolu şehir merkezinin 13 km. batısında, Elmalık Köyü sınırları içinde Abant yolu kavşağından 4 km. mesafede kuzey tarafta, kendi adı ile anılan bir tepe üzerinde, ormanlık alan içinde bulunmaktadır. Halvetiyye tarikatı mensubu Hayrettin-i Tokadi ve müritlerine ait mezarlar beton çerçeve içine alınmıştır. 1524 tarihinde vefat eden Hayrettin-i Tokadi’ ye ait mezar demir kafes içerisinde yer almaktadır. Mezar taşları mermerden ve yeni yapımdır.</p>

34
Bolu Müzesi
Bolu Merkez, Bolu
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ait Kültür Merkezinde bulunan müzede 2018 yılı itibariyle 3351 adet arkeolojik eser, 1627 adet etnografik eser ve 12105 adette sikke olmak üzere toplam 17083 adet eser bulunmaktadır. Kültür Merkezi binasının giriş katında yer alan Müze; arkeoloji salonu ve etnoğrafya salonu olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır. ARKEOLOJİ SALONU: Müzenin giriş katında yer alan Arkeoloji salonunda Neolitik, Eski Tunç, Frig, Urartu, Lydia, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait mermer, cam, maden ve pişmiş toprak eserler kronolojik olarak sergilenmektedir. Bu eserler arasında bulunan ve MÖ 2000 yıllarına tarihlenen Seben-Korucuk Köyü buluntuları; MÖ 1000 yıllarına ait Değirmenözü Köyü eserleri; Helenistik döneme ait Göynük-Susuzkınık Köyü buluntuları; Seben-Çeltikdere Köyünde ele geçirilen sağlık tanrısı Asklepios, kızı Hygeia ve yardımcısı Telesphoros Heykelcikleri ile Bolu İli-Merkez İlçede açığa çıkarılan Roma Dönemine ait Herakles Heykeli, Ülkemizdeki tek örnek olan kristalli beyaz mermerden yapılmış kült heykeli başı, Hermes Propylaios Büstü, Nymphe Heykeli ve Gladyatör Mezar Steli Bolu arkeolojisi bakımından büyük öneme sahip eserlerdir. Claudiopolis (Bolu) antik kenti nekropolünde (mezar alanı) Müzemizce yapılan kurtarma kazısında açığa çıkarılan Roma Dönemine bir tuğla mezar örneği de iskelet ve mezar hediyeleri ile birlikte arkeoloji salonunda sergilenen eserler arasında yer almaktadır. Arkeoloji salonunda altın-gümüş ve bronz sikkelerden oluşan zengin bir sikke koleksiyonu mevcuttur. İki ayrı bölüm halinde sergilenen sikkelerin ilk grubunda Grek şehir ve krallık sikkeleri ile Roma ve Bizans İmparatorlarına ait sikkeler sergilenmektedir. İslami sikkeler bölümünde ise Emevi, Artuklu, Selçuklu, İlhanlı, Osmanlı vb. İslami kültürlere ait sikke örnekleri yer almaktadır. Bu bölümde 3 ayrı grup halinde sergilenen Osmanlı defineleri sikke bölümünün en dikkat çekici eserlerindendir. ETNOGRAFYA SALONU: Müzenin ikinci katında yer alan Etnografya salonunda 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen yakın geçmişte günlük hayatta kullanılan etnoğrafik eserler; konu birliği oluşturan vitrinlerde, yöresel özellikler göz önünde bulundurularak ziyarete sunulmuştur. Bu eserler arasında silah koleksiyonu, dini eserler, takılar, Mudurnu yöresi oya örnekleri, gündelik yaşama ait madeni eserler, işleme ve dokumalar ile kıyafetler bulunmaktadır. Etnografya salonunun bir bölümünde geleneksel bir Bolu Evine ait mutfak ve oturma odası ile ayrı bir vitrinde de Bolu’da Kına Gecesi tasarımı yapılmıştır. MÜZE BAHÇESİ: Müze envanterine kayıtlı büyük boyutlu taş ve pişmiş toprak eserler Müze bahçesinde sergilenmektedir. Bahçede sergilenen eserler Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine aittir. Bu eserler arasında Roma dönemine ait lahitler, mezar stelleri, heykel kaideleri, sütunlar, sütun kaideleri, sütun başlıkları, friz, arşitrav vb. mimari elemanlar; Bizans dönemine ait vaftiz teknesi vb. mimari parçalar; Osmanlı dönemine ait kitabeli mezar taşları bulunmaktadır. Müzemiz tarafından yapılan kurtarma kazılarında açığa çıkarılan Roma dönemi mezarları ve lahitleri ile Osmanlı dönemi mezar taşları, Müze bahçesinde gruplar halinde Türkçe ve İngilizce açıklamalarının yer aldığı panolarıyla birlikte halkımızın ziyaretine sunulmuştur. Kaynak: Bolu Müze Md.lüğü Arşivi.

35
İmaret Cami
Bolu Merkez, Bolu
<p>Vakıf kayıtlarına göre Kızıl Ahmed Bey soyundan Şemsi Ahmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırıldığı anlaşılan cami, zaman içerisinde gördüğü onarımlarla orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.</p>

36
Aktaş Cami
Bolu Merkez, Bolu
<p>Dikdörtgen planlı ve düz ahşap tavanlı caminin son cemaat yeri kapalıdır. Ahşap korkuluklu ve kafesli kadınlar mahfili mevcuttur. Girişin sağında müezzin mahfili bulunmaktadır. Mukarnaslı bir mihrabı ve ahşap mimberi vardır. Camide, ahşap söveli, dikdörtgen formlu pencereler kullanılmıştır. Caminin sol cephesine bitişik bir türbe ve kuzeyinde şadırvan yer almaktadır. Dıştan kırma çatı ile örtülüdür. Geniş ahşap saçaklıdır.</p>
- Görsel yok
37
Gölcük Tabiat Parkı
Bolu Merkez, Bolu
Bolu'nun 13 km. güneyinde suni olarak yapılmış bir set gölüdür. Etrafı çam ve köknar ağaçları ile kaplı gölün her mevsim görüntüsü muhteşemdir. Göl ve etrafı “Orman İçi Dinlenme Yeri” olarak Milli Parklarca koruma altındadır. Çok şirin ve küçük olan bu göl çevresine araçla girilmemektedir. Yıl boyunca gezmek, görmek, dinlenmek, fotoğraf çekmek ve piknik yapmak amacıyla ziyaretçi akınına uğrayan Gölcük Tabiat Parkı, İlimizin en önemli turistik merkezlerinden biridir.

38
Yedigöller Milli Parkı
Bolu Merkez, Bolu
YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI Yeri: Bolu’nun 42 km kuzeyi. Ulaşım: Bolu’nun kuzeyinde yer alan Milli Parka Bolu şehir merkezinden kuzeye ayrılan 42 km'lik yolla ve Mengen-Devrek yolundan ayrılan 45 km'lik yollarla ulaşılır. Kış mevsiminde Bolu-Yedigöller yolu kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa - Mengen - Yazıcık üzerinden yapılır. Özellikleri: 2019 hektar büyüklüğündeki Yedigöller havzası, 1965 yılında "MİLLİ PARK" olarak korunmaya alınmıştır. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yer altı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmuştur. Milli Park içindeki “Köyyeri” mevkisinde yeni Bizans dönemine ait bulunan kalıntılardan, eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Yedigöller ve çevresinin jeolojik oluşumlar ve buna bağlı olarak jeoturizm açısından da önemli bir bölge olduğu uzmanlarca tespit edilmiştir. Milli Park içindeki göller; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl'dür. Bu göller aralarında 100 m yükselti farkı bulunan iki plato üzerindedir. Ortalama 780 metre yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl'dür. Alanı 24895 m², en derin yeri ise 15 metredir. Büyükgöl'ün güneydoğusundaki Deringöl (15063 m²), 20 metre uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl'e bağlıdır. Büyükgöl'ün kuzeyinde ise Seringöl (1758 m²) bulunmaktadır. Diğer platodan 100 metre yükseklikteki platonun en geniş gölü Nazlıgöl'dür (15780 m²). Dibinden sızdırdığı bol miktardaki su, gölün kuzeydoğusunda yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olduğundan "Şelale Gölü" adı da verilir. Aynı platoda Sazlıgöl (5950 m²), İncegöl (1036 m²) ve Küçükgöl (2170 m²) bulunur. Kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgede, en yüksek yer 1488 metre ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yer ise 465 metre ile Kirazçatı’dır. Yedigöller Milli Parkı bilimsel inceleme ve araştırmalar için de kuvvetli bir altyapıya sahiptir. Başta zambak, sıklamen, çiğdem ve orkide olmak üzere toplam 236 adet bitki türünü içeren Milli Park, yurdumuzun en güzel karışık doğal ormanlarına da sahiptir. Başlıca ağaç türleri olan kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, yapraklı üvez, keçi söğüdü, yabani kiraz, porsuk, ıhlamur ve dişbudak ağaçları görülebilmektedir. Koruma altında olan Yedigöller Bölgesi, barındırdığı ölü ağaçlar ile biyolojik çeşitliliğin devamını sağlamaktadır. Yaban hayvanlarından ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, dağ kedisi, vaşak, porsuk, sansar, sincap, geyik, karaca ve tavşan vardır. Milli Park sahasında yabani ördek, yabani güvercin, ağaçkakan, üveyik, bıldırcın, çulluk, sığırcık, alakarga ve keklik gibi 100’ün üzerinde kuş türü tespit edilmiştir. Bu özellikleriyle Yedigöller Milli Parkı, tam bir doğa cenneti durumundadır. Her yıl Mayıs - Eylül dönemlerinde Büyükgöl ve Deringöl’de ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir. Göllerde göl alası ve gökkuşağı alabalığı vardır. Görülebilecek Yerler : Yedigöller Milli Parkı’nın güneyinde bulunan 1380 metre yükseltideki Kapankaya Tepesi Manzara Seyir Yerine çıkılarak gölleri ve vadideki eşsiz peyzaj güzelliklerini görmek mümkündür. Bu güzergah üzerinde anıt ağaç ve pisagor ağacı bulunmaktadır. Ayrıca Milli Park içindeki gülen kayalar, şelaleler ve dilek çeşmesi görülebilir. Mevcut Hizmetler ve Konaklama : Sessiz ve sakin bünyesi, güzel manzaraları, değişik arazi şekilleri, yürüyüş yolları, şelaleleri, çeşitli cinste bitki ve ağaçlarla süslü yamaçlarıyla piknik, dinlenme, doğa yürüyüşü, fotoğraf çekme, spor yapma ve kamp kurma gibi rekreatif faaliyetler yapılırken konaklama ihtiyacı özel sektörce işletilen 70 yatak kapasiteli dağ evlerinde sağlanabilmektedir. Ayrıntılı bilgi: www.bolge9.ormansu.gov.tr Kaynak: İl Turizm Rehberi (2010), Orman Su İşleri Bakanlığı Yedigöller Broşürü.

39
Kartalkaya Kayak Merkezi
Bolu Merkez, Bolu
Ülkemiz genelinde yeşil doğası, ormanları, doğal güzellikleri, gölleri, dağları ve yaylaları ile ünlü olan Bolu, özellikle kış turizminde ülke çapında çok önemli bir yere sahiptir. Ülkemizin en önemli kış turizm merkezi olan Kartalkaya Kayak Merkezi, Bolu şehir merkezinin 38 kilometre güneydoğusunda bulunmaktadır. Kartalkaya Kayak Merkezi, Bakanlar Kurulunca ilan edilen "Bolu - Köroğlu Dağı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" içinde yer alır. Bölgedeki 5 adet tesis, kış sezonu olan Aralık -Nisan ayları arasında toplam 1600 yatağıyla faaliyet göstermektedir. Kartalkaya otelleri bünyesinde 2 adet ana kayak alanı içerisinde toplam 18 adet mekanik tesis ile çeşitli eğim ve zorluk derecelerinde toplam 25 adet pist vardır. Pistlerin toplam uzunluğu 40 kilometreyi bulmaktadır. Kartalkaya’da özel teşebbüse ait 5 adet konaklama tesisi mevcuttur. Oteller her türlü aktivite ve konfora sahiptir. Mekanik tesislerin toplam kapasitesi 8000 kişi/saattir. Tesislerde deneyimli kayak ve snowboard öğretmenleri ile personeli bulunmaktadır. Her otelin kendi bünyesinde ilk yardım ve sağlık hizmeti verilmektedir. Tesislerden her türlü kayak malzemesi kiralanabilmektedir. Avrupa standartlarında Türkiye'nin en büyük “snowpark”ları Kartalkaya’da bulunmaktadır. Alanda çeşitli zorluk derecelerinde ana rampa-kicker line, bordercross, rail line ve rail-box’lar vardır. Kaynak: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Bolu Gezilecek Yerler Adres: Kartalkaya Kayak Merkezi / BOLU

40
Köroğlu Şelalesi
Dörtdivan, Bolu
Dörtdivan Kartalkaya yolundan Köroğlu Turizm Alanı'na ayrılan orman yoluna yakın mesafede bulunan şelale büyüleyici bir güzelliğe sahiptir. Şelaleye arazi tipi araçla ulaşılabilir. Kış mevsiminde ulaşım imkanı bulunmamaktadır. Kaynak: İl Kültür Turizm Müdürlüğü arşivi Bolu Turizm Aktiviteleri

41
Yeniçağa Gölü
Yeniçağa, Bolu
Bolu - Ankara Karayolu üzerinde, Bolu'nun 37 km doğusunda olan Yeniçağa İlçe merkezinde bulunan göl, bir çanak gölüdür. 989 metre yükseltideki göl, 2780 dekarlık bir alanı kaplamaktadır. En derin yeri 12 metredir. Çeşitli su kuşlarının olduğu göl kıyısında, kuş gözlem kulesi bulunmaktadır. Yeniçağa Gölü, göç döneminde özellikle arı şahini, balık kartalı ve angıt gibi kuş türleri için önemli bir konumdadır. Ayrıca göl çevresinde turna, şah kartal, balıkçıl, balaban, saz delicesi, uzunbacak gibi türler doğal yaşam imkanına sahiptir. Tatlı su balıklarından sazan, karabalık ve kerevit çıkan gölde olta ile balık avlanabilmektedir. Bölge olta balıkçılığı, kuş gözlemciliği ve doğa yürüyüşleri için uygun ortamlarıyla rekreatif kullanımlar ve bilimsel çalışmalar bakımından ülkemizdeki en değerli alanların başında gelmektedir. Yeniçağa Gölü alt havzasında 384 bitki taksonu tespit edilmiştir. Bunlardan 12 tür ülkemize emdemiktir. Ayrıca Yeniçağa Gölünde endemik olmamasına rağmen ülkemizde nadir görülen 8 bitki türü belirlenmiştir. Bu özellikleriyle Yeniçağa Gölü ülkemizdeki 112 önemli bitki alanından biridir. Yeniçağa Gölü sulak alan ekosistemi, açık su yüzeyleri, sazlıklar, bataklıklar, ıslak çayırlar ve step alanları gibi ekolojik karakterleri çok farklı ve yaban hayatı açısından çok değerli habitatları içermektedir. Bunları çevreleyen tarım ve orman alanları da alanı yaban hayatı bakımından desteklemektedir. Yeniçağa Gölü uluslararası kriterlere göre ulusal öneme sahip sulak alan ekosistemidir. Aynı zamanda ülkemizdeki 184 önemli kuş alanından biridir. Bugüne kadar yapılan gözlemler sonucunda 217 kuş türü tespit edilmiştir. Bölge pek çok kuş türü için gerek göç gerekse üreme döneminde önemli bir alandır. 27'si su kuşu, 14'ü yırtıcı, 56'sı ötücü olmak üzere alan ve çevresinde 97 kuş türü kuluçkaya yatmaktadır. Yeniçağa Hamzabey köyünde kavak ağaçları üzerinde kuluçkaya yatan en az 70 yuvanın yer aldığı gri balıkçıl kolonisi, bugüne kadar Türkiye'de bir köy içinde insanlarla içi içe tespit edilen tek balıkçıl kolonisidir. Kaynak 1: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bolu Kaynak 2: Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Yeniçağa Gölü broşürü.

42
Gerede
Gerede, Bolu
Yukarı Tekke Camii : Gerede İlçesinde bulunan camii, kitabesine göre 1844 yılında Abdullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kerpiçten, dikdörtgen planlı caminin doğu köşesinde kesme taştan bir türbe yer almaktadır. Yukarı Tekke Türbesi : Gerede ilçesinde aynı adla bilinen caminin yanındadır. 1900 yılında yaptırılmıştır. Hacı Halil Efendi Türbesi : Gerede Seviller Mahallesinde 1843 yılında sekizgen planlı ve kubbeli olarak yapılmıştır. Türbe içinde II. Mahmut tarafından Hacı Halil Efendiye yazılmış bir levha bulunmaktadır. Kiliseli (Tüccar) Han: Gerede İlçe Merkezinde yer alan han, 19.yüzyıla tarihlenmektedir. Açık bir avlu etrafında, ahşap revaklara açılan odalardan oluşmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Hana güneyden yuvarlak kemerli ,çift kanatlı, büyük bir kapı ile girilmektedir. Moloz taş ile inşa edilen hanın, bazı bölümlerinde tuğla, köşe ve pencere çerçevelerinde kesme taş, revaklarda ise ahşap kullanılmıştır. Hanın doğu cephesi iki yanında alınlık altında yer alan orta pencerelerin kilit taşlarında; kuzey bölümde haç işareti, güney bölümde ise, “Maşallah” ibaresi ile H.1345 tarihi bulunmaktadır. Gerede Keçi Kalesi : Gerede’nin 5 km. kuzeyinde Arkut Dağında etrafına hakim bir tepededir. Bizanslılar zamanından kalan kale, 1992 yılında restore edilmiştir. Kale hakkındaki rivayete göre şehre saldırı olduğunda halk mal ve hayvanlarıyla beraber kaleye sığınırlar ve kendilerini savunurlarmış. Yine böyle bir durumda kale etrafına yerleşen düşman gündüzleri kaleye saldırmakta fakat başarılı olamamaktaymış. Günlerce saldırılar devam etmiş ve kalede yiyecek sıkıntısı başlamış. Bir gece burada bulunan halk kaledeki tüm keçilerin boynuzlarına mum takarak yakıp, kalenin dışına salmışlar. Bir anda büyük bir ordunun üzerlerine geldiğini sanan düşman oradan kaçıp dağılmış ve Geredeliler keçileri sayesinde düşmandan kurtulmuş. Kalenin ismi de buradan gelmekteymiş. Gerede Asar Kalesi: Gerede'nin 20 km. doğusunda Örencik, Çağış ve Akçaşehir Köylerinin yakınında, her yöne hakim kayalık bir tepe üzerindedir. Çevrede arazi üzerinde bol miktarda Bizans seramiği görülmekte, bu da kalenin Bizans dönemine ait olduğunu göstermektedir. Ayrıca kale üzerinde kuzeye bakan bir mağara da mevcuttur. Kaynak: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bolu

43
Gerede Aşağı Tekke Camii Ve Türbesi
Gerede, Bolu
Bolu İli, Gerede İlçesi, Seviller Mahallesi’nde cami bahçesi içerisinde Aşağı Tekke Camii ve Türbesi ile küçük bir hazire yer almaktadır. Aşağı Tekke Camii’nin yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. 1944 depreminde tamamen yıkılan cami, mahalli imkanlarla tekrar inşa edilerek 1957 yılında ibadete açılmıştır. Dikdörtgen planlı cami kubbe ile örtülüdür. Kuzeyinde yer alan kadınlar mahfilinin korkulukları ahşap işçiliklidir. Caminin duvarlarında ve kubbe kasnağında kemerli pencereler yer almıştır. Kuzeydoğusunda silindirik gövdeli minaresi bulunmaktadır. Aşağı Tekke Türbesi, 1843 yılında vefat eden, Şabaniyye tarikatinin Haliliyye kolunun kurucusu Geredeli Şeyh Hacı Halil Efendi’nin kabri üzerine, Gazi Ahmet Muhtar Paşa tarafından yaptırılmıştır. Moloz taştan inşa edilen türbe sekizgen gövdelidir ve dıştan sekizgen saç kaplı bir külahla örtülüdür. Doğusunda dikdörtgen bir giriş mekanı bulunmaktadır. Kabartma bitkisel süslemelerin bulunduğu taş söveli, kemerli bir kapısı vardır. Girişin iki yanında kemerli pencerelerin üzerinde bulunan dikdörtgen kartuşlar içerisine kalemişi çiçek buketleri, selvi ve ağaç resimleri yapılmıştır. Türbe giriş kapısının üzerinde, Talik hatla yazılmış, Hicri 1259 (Miladi 1844) tarihli Osmanlıca kitabe bulunmaktadır. Kitabesi: Delil-i rah-ı Hüda kutb-i arifin idi hem Fiyuzu tuttu inamı Halil Efendi’nin Teceddüd etdi yüzünden tarik-i Şa’bani Gönüller oldu bekamı Halil Efendi’nin Bu irtihaline tarihi tamdır irfan Cinana döndü makamı Halil Efendi’nin 1259 (Muhammed Rıfat) Kaynak: Bolu Kültür ve Turizm Rehberi, 2010, Bolu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bolu Bolu Gezilecek Yerler Adres: Gerede / Bolu

44
Asar Kalesi
Gerede, Bolu
<p>Göynük İlçesi, Cuma Mahallesindedir. Fatih Sultan Mehmet’in hocası, İstanbul’un manevi Fatihi ve büyük ilim adamı Akşemseddin, 1459 tarihinde vefat ettikten sonra H. 864 / M. 1464 yılında türbesi inşa edilmiştir. Türbe içersinde Akşemseddin ve oğullarının sandukaları bulunmaktadır.</p>

45
Kızılcahamam Termal Tesisleri
Kızılcahamam, Ankara
<p>Kızılcahamam kaplıcalarının geçmişi Roma İmparatorluğunun parlak devirlerine kadar uzandığı sanılıyor. Büyük kaplıca yanında bulunan ve Romalılara ait olduğu bilinen eski hamam kalıntılarından dolayı böyle bir fikre varılmıştır.</p>

46
Hocali Anıt Park Müze
Kızılcahamam, Ankara
Kızılcahamam Belediyesi ile Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçiliği işbirliği ile yapılan Hocalı Anıt Park Müze 1992 yılında Azerbaycan’ın Hocalı Kasabasında Ermeniler tarafından yapılan katliamın anlatıldığı pano, kitap, dergi vb. bulunduğu sergi alanı ve kütüphane bulunmakta olup dış mekan-avluda ise anıt, heykel ve kent mobilyaları bulunmaktadır. Kaynak: Kızılcahamam Belediyesi Başkanlığı Ankara Gezilecek Yerler Adres: İsmet Paşa Mahallesi, Ahmet Öztekin Caddesi, 29.Sokak No:3 06890 Kızılcahamam/Ankara

47
Kahramankazan 15 Temmuz Şehitleri Ve Demokrası Müzesi
Kahramankazan, Ankara
15 Temmuz Demokrasi ve Millik Birlik Günü kapsamında; darbe girişimini ve halkın buna verdiği kahramanca mücadeleyi unutturmamak adına 16 Temmuz 2019 tarihinde “Kahramankazan 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Müzesi” ziyarete açılmıştır. Kaynak: Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Ankara Gezilecek Yerler Adres: Yıldırım Beyazıt Mahallesi, Enver Paşa Sokak No:6, 06980 Kahramankazan/Ankara

48
Kurtboğazi Baraji
Kahramankazan, Ankara
İstanbul yolu üzerinde 56'ncı kilometrede yer alır. Piknik alanlı, yüzme havuzu ve restoranı bulunan barajın gölü su sporları için elverişlidir. Ankara Gezilecek Yerler Adres: İstanbul yolu üzeri 56. km Ciğir/Kazan

49
Kurtuluş Savaşı Müzesi
Altındağ, Ankara
Kurtuluş Savaşı Müzesi (Birinci TBMM Binası) Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası Tarihçesi Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binası olarak kullanılan yapı, döneminde parti binası olarak inşa edilmiştir. 1916 yılında İttihat ve Terakki Fırkası binası olarak yapımına karar verilmiştir. Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle Mimar Salim Bey tarafından bina projelendirilmiş ve proje yapım işi ise Askerî Mimar Hasip Bey'e verilmiştir. Hasip Bey, binanın büyük bölümünü başarı ile bitirmiş ancak çatı ve diğer bölümler, sürmekte olan savaş, yaşanan malzeme sıkıntısı ve İttihat ve Terakki Fırkasının kapanması gibi nedenlerle tamamlanamamıştır. Birinci Dünya Savaşı sonrası, Mondros Mütarekesi şartları gereğince bir grup İngiliz ve Fransız askeri Ankara'ya gelmiş, Fransız askerlerinin başındaki komutan ise henüz çatısının bir bölümü örtülmemiş olan bu binanın ilk odasını makam olarak kullanmıştır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkmasından sonra Havza ve Amasya genelgeleri yayımlanmış; Erzurum ve Sivas kongreleri yapılmış, Mustafa Kemal Paşa, Ankara'yı Millî Mücadele'nin merkezi olarak seçmiş ve Temsil Heyeti ile birlikte 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir. İstanbul’un işgalinden birkaç gün önce ise yabancı birlikler Ankara’yı terk etmiştir. *Resimde Osmanlı Türkçesi ile Ankara Millet Meclisi yazmaktadır. 16 Mart 1920'de İstanbul İngilizler tarafından resmen işgal edilmiş ve 18 Mart 1920'de Meclis-i Mebusan kendini feshetmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920'de açılmasına karar verildiğinde, Ankara'da Meclisin toplanabilmesi için gerekli büyüklük ve donanıma sahip bir binanın bulunmadığı görülmüştür. Bu şartlar altında, inşası yarım kalan İttihat ve Terakki Fırkası binasının Meclis binası olarak kullanılması kararlaştırılmış, Ankara halkı, Ankara’da bulunan 20. Kolordu askerleri ve Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti büyük destek vermiştir. Böylece Meclis binası, Ankaralıların evlerinden ve Ulucanlar'daki Numune Mektebinden getirilen kiremitlerle, halkın fedakârlıkları ile tamamlanmıştır. 23 Nisan 1920 ile 15 Ekim 1924 tarihleri arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak kullanılan bina, daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi olarak kullanılmıştır. Bununla birlikte Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinin temeli olan Hukuk Mektebi burada kurulmuş, bina mektebe kısa bir süreliğine ev sahipliği yapmıştır. 1957 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Komisyonunca alınan kararla müzeye dönüştürülmek üzere çalışmalara başlanmış ve 23 Nisan 1961 tarihinde "Türkiye Büyük Millet Meclisi Müzesi" adıyla halkın ziyaretine açılmıştır. 23 Nisan 1981 tarihinde ise "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adını alan müze, günümüzde TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı bünyesinde hizmet vermektedir. I. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışı 23 Nisan 1920’de Ulus’taki binanın etrafında binlerce kişi Meclisin açılışını heyecanla beklemiştir. Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde kılınan cuma namazını takiben coşkulu bir törenle açılan Meclis, 115 temsilci ile ilk toplantısını yapmıştır. En yaşlı üye sıfatıyla geçici başkanlık görevini üstlenen Sinop Mebusu Şerif Bey’in açılış konuşmasının ardından, Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa söz alarak Meclisin hangi azalardan teşekkül edeceğine dair aşağıdaki açıklamayı yapmıştır: “Yüce Meclisiniz bildiğiniz gibi olağanüstü yetkilere sahip olarak yeniden seçilmiş saygıdeğer milletvekilleriyle, taarruz ve işgale uğramış saltanat merkezinden canlarını kurtararak buraya gelen saygıdeğer milletvekillerinden oluşmuştur. Kaçıp gelebilecek milletvekilleriyle birlikte bir Yüce Meclisin meydana getirilmesi ancak yeni uygulanan seçim tarzıyla söz konusu olmuştur. Bu anda Meclisiniz yasal olarak toplanmış bulunmaktadır.” Meclisin 24 Nisan 1920 günü yapılan ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa oy birliğiyle Meclis Başkanlığına seçilmiştir. Mustafa Kemal Paşa bu toplantıda uzun ve anlamlı bir konuşma yapmış; “Artık Yüce Meclisin üzerinde bir güç yoktur.” diyerek Meclisin önemini vurgulamıştır. Kurtuluş Savaşı, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın başarılı yönetimi ve Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınan hayati kararlar sonucunda zaferle sonuçlanmıştır. 20 Ocak 1921'de Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasası olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, 05 Ağustos 1921'de Mustafa Kemal Paşa'ya "Başkomutan"; 19 Eylül 1921'de "Gazi" unvanı ile “Mareşal” rütbesinin verilmesi, 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı ve 1 Kasım 1922'de Saltanatın Kaldırılması bu Mecliste kabul edilmiştir. Öte yandan 23 Ağustos 1923'te Lozan Barış Antlaşması, 13 Ekim 1923'te Ankara'nın Başkent Oluşu ve 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in İlanı da bu Meclis çatısı altında onaylanmış, Gazi Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı seçilmiştir. (Mustafa Kemal Paşa Başkanlık Kürsüsünde, Fotoğraf üzerine suluboya) Bina bir süre sonra ihtiyaçları karşılayamaz hâle gelmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında birçok yapıda imzası bulunan mimar Vedat Tek tarafından yapılan ve 18 Ekim 1924’te faaliyete başlayan II. Meclis binasına geçilmiştir. Kurtuluş Savaşı Müzesi'nin Bölümleri Koridor 42 metre uzunluğundaki koridorun sağ ve sol duvarlarında; Refik Epikman’ın “Atatürk Mecliste Konuşuyor” ve “O Gün”; Saip Tuna’nın “Atatürk’ün Seğmenler Tarafından Karşılanışı”; Mehmed Ruhi Arel’in “Çanakkale Savaşı”; Mehmet Sami Yetik’in “Çanakkale Savaşı Düşman Kaçtıktan Sonra” ve Cevdet Bilgişin’in “Türk Süvarilerinin Akını” isimli tablolar ile Genel Kurul Salonundaki oturumu gösteren fotoğraflar sergilenmektedir. Mescit Döneminde mescit olarak kullanılan ve sade bir görünümü olan bu odada, halı seccadeler ve rahleler sergilenmektedir. Rahlelerin ikisi Şam işi tekniğinde sedef kakmalı, diğer ikisi ise oldukça sadedir. Odanın bir duvarında sancak asılı durmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından sonra duvara asılan sancak üzerinde sim ile Fetih suresinin birinci ayeti, bir Hadis-i Şerif ve Saff suresinin on üçüncü ayeti işlenmiştir. Reis (Meclis Başkanı) Odası Döneminde Meclis Başkanı odası olan bu oda, Mustafa Kemal Paşa’nın çalışma odası ve aynı zamanda yaver odası olarak kullanılmıştır. Odada Mustafa Kemal Paşa tarafından kullanılan şahsi eşyalar sergilenmektedir. Genel Kurul Salonu Dikdörtgen formunda olan bu bölüm binanın en büyük salonudur ve Genel Kurul Toplantı Salonu olarak kullanılmıştır. Tekne tavan ile örtülü olan ve ilk hâli korunarak teşhir edilen salonun ortasında Başkanlık ve Divan Üyeleri ile konuşmacı kürsüsü, kürsünün arkasında Âl-i İmran suresi, 159. ayetinin bir kısmı olan “İş konusunda onlarla müşavere et” anlamına gelen "Ve Şâvirhüm fi'l emr" yazılı hat levhası, levha ve kürsünün hemen önünde de Zabıt Kâtipleri kürsüsü yer almaktadır. Bu kürsünün karşısındaki sıralar Bakanlar Kurulu, yanlardakiler ise milletvekili sıraları olarak kullanılmış; sağdaki balkon kordiplomatik (elçi ve elçilik görevlileri topluluğu), soldaki balkon milletvekillerine, balkon altları ise yerli ve yabancı basın temsilcilerine ayrılmıştır. Sıralar Muallim Mektebi (Ankara Öğretmen Okulu) ile şimdiki Atatürk Lisesinin ilk binası olan Mekteb-i Sultanisinden (Taş Mekteb); sonradan elektrikli hâle getirilen iki petrol lambası ile sac sobalar civar kahvehanelerden, büro malzemeleri ise resmî dairelerden getirilmiştir. Salonda Atatürk büstü, kürsü, hokka takımları, sıralar ve sobalar sergilenmektedir. İstiklal Marşı Anı Odası 1920-1924 yılları arasında Başkâtip (dönemin TBMM Genel Sekreteri) tarafından kullanılan bu oda; İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. yılı anısına yeniden düzenlenmiştir. İlk dönemde Burdur milletvekilliği yapan Millî Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un Tâceddin Dergâhı’nda ikamet ettiği evde kullandığı şahsi eşyalar ile şairin vefatından hemen sonra heykeltıraş Ratip Aşır Acudoğu tarafından alçı ile alınan yüz kalıbı sergilenmektedir. Katipler Odası Tutanak ve kanunlar kalemleri, evrak ve yazı işleri kalemi, müdür, muavin, kâtip ve memurların bir arada bulunduğu "Kalem" olarak adlandırılan bu odada, zabıt kâtipleri tarafından kullanılan evrak dolapları, okul sıraları, hokka takımları sergilenmektedir. Haberleşme ve Silah Gücü Odası Döneminde Encümen (Komisyonlar) Odası olarak kullanılan bu odada Millî Mücadele’nin silah ve haberleşme gücünü yansıtan su soğutmalı ve şeritli makineli tüfekler, ateşli ve kesici silahlar, manuel telefon santrali, şifre makinesi, manyetolu telefon (sahra telefonu), telgraf alıcı-verici, Mors yazıcı ve arazi dürbünü gibi eserler sergilenmektedir. Kulis-Toplantı Salonu Uzantısı Milletvekilleri tarafından oturum aralarında kulis olarak kullanılmıştır. Bu salonda milletvekilleri ve Mustafa kemal Paşa tarafından kullanılan şahsi eşyalar ile 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi binası üzerine çekilen ilk bayrak sergilenmektedir. Şer’iye Encümeni Odası Yasa tekliflerinin Anayasaya uygunluğunun görüşüldüğü toplantı odasıdır. 1921 ve 1924 anayasalarının yazıldığı bu odada; 2008 yılında ülkemize getirilen Lozan Anlaşması'nın imzalandığı masa ve zabıt cerideleri ile hokka takımları sergilenmektedir. Riyaset Divanı Odası Riyaset (Başkanlık) Divanı odası olarak kullanıldığı gibi ilk zamanlar bina yetersizliğinden dolayı İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) olarak da kullanılmıştır. Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın zaman zaman bu odada çalıştığı bilinmektedir. Sol taraftaki panoda ilk Riyaset Divanı üyeleri, sağ taraftaki panoda ise ilk Bakanlar Kurulu üyelerinin fotoğrafları ile hokka takımları sergilenmektedir. Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne Nasıl Gidilir? Ulus meydanında yer alan Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne metro, otobüs veya dolmuşlarla Ankara'nın birçok yerinden ulaşmak mümkündür. Metroyu tercih edenler Ulus durağında inerek beş dakikada, otobüs veya dolmuş seçeneğini tercih edenler ise Ulus meydanında bulunan duraklarda inerek bir kaç dakikada ulaşabilir. Müzeyi sanal olarak ziyaret etmek için tıklayınız Kurtuluş Savaşı Müzesi Sosyal Medya Hesapları Facebook : @1tbmmbinasi Twitter : @1tbmmbinasi Instagram: @1tbmmbinasi Tumblr : @1tbmmbinasi Santral: 0312 420 19 20 Müdüriyet: 0312 420 86 40 Faks: 0312 420 26 49 Kaynak: Kurtuluş Savaşı Müzesi Fotoğraflar: Genel Kurmay Başkanlığı, Umut Köseoğlu, Bülent Yılmaz, Kurtuluş Savaşı Müzesi Ankara gezilecek yerler Adres: Doğanbey Mah. Cumhuriyet Blv. No: 14 Ulus/Ankara
- Görsel yok
50
Türk Hava Kurumu Müzesi
Altındağ, Ankara
Bu müze, Türk Havacılığı’nın ilerleme aşamalarını göstermek ve gelecek nesillere bunu aktarmak amacıyla planlandı. Tarihi paraşüt kulesinin yanına inşa edilen Türk Hava Kurumu Müzesi’nde Türk Havacılığı’nın ilklerinin anlatıldığı tarih bölümünün yanı sıra THK hakkında da geniş bilgilere yer verilmiştir. Bu bilgiler; tarihi belgeler, fotoğraflar ve çeşitli maketlerle desteklenmiştir.
- Görsel yok
51
Prof. Dr. Ülker Muncuk Müzesi
Yenimahalle, Ankara
Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulunun bir grup idealist öğretmeni ve Ülker Muncuk başkanlığında 1974 yılında söz konusu okulun bünyesinde kurulmuştur. Müze, 02.07.1982 tarihinde özel müze olarak Etnografya Müzesi Müdürlüğü denetiminde faaliyet göstermeye başlamıştır.

52
Atatürk Konutu Ve Demiryollari Müzesi
Altındağ, Ankara
Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara'da bulunan birkaç devlet binasından biri olan “Direksiyon Binası” milli mücadelenin canlı tanığı olmaya devam ediyor. Önemli tarihi kararların alındığı bu binayı ziyaret ettiğinizde zamanda bir yolculuk yaparak mücadele yıllarına gidecek ve Cumhuriyetin kurulduğu yılların ruhuna tanıklık edeceksiniz. TCDD TCDD Ankara Garı Kompleksi içinde yer alan, 1892 yılında Bağdat Demiryolunun yapımı sırasında inşa edilen Direksiyon Binası, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara’ya gelişinden itibaren Başkomutanlık Karargâhı ve konutu olarak Atatürk’ün emrine tahsis edilmiştir. TCDD 1920-1922 yılları arasında alınan birçok önemli karara ev sahipliği yapan milli mücadelenin karargâhlarından olan Direksiyon Binasında; - Kurtuluş Savaşı’nın hareket planları hazırlanmış, - 21 Ekim 1921 tarihinde, Fransa ile yapılan Ankara Antlaşmasının görüşmeleri ve İmza Töreni gerçekleşmiş, - 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ve 23 Nisan’ın Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmasının kararları alınmış, - "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözü de Ulu Önder tarafından ilk defa bu konutta telaffuz edilmiştir. Atatürk’ün aziz hatırasını yaşatmak amacıyla, Ata’nın birinci ölüm yıldönümünü hatırlatan posta pullarına da geçmiş olan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde seçkin bir yeri olan bu binayı yeniden düzenlenerek, 24 Aralık 1964 tarihinde Müze olarak hizmetine açılmıştır. Atatürk Konutu Müzesi, Kültür Bakanlığı denetiminde bulunan özel müze statüsündeki ilk Kurum Müzesi olma özelliğine sahiptir. TCDD Özgün kilit kemerli, köşeleri taş dekorlu ve çatı saçakları ahşap olan taş bina, iki katlı olarak tasarlanmıştır. Kilit kemerli pencere dekorları yalın olmakla beraber binadaki tek süs öğesidir. Müze, TCDD ve Milli Mücadele tarihine açılan kapılarıyla ziyaretçilerine dönemin ruhunu yaşamaya davet etmektedir. Giriş katı Demiryolları Müzesi olarak düzenlenen Atatürk Konutunda, 1856 yılından günümüze uzanan demiryolları ile ilgili çeşitli belgeler, hatıra madalyaları, o dönemde kullanılan makaslar, ray örnekleri, yemekli ve yataklı vagonlarda kullanılmış olan gümüş servis takımları gibi eşyalar müzede sergilenen eserler arasındadır. TCDD Ayrıca Osmanlı döneminde kullanılan mühür, diploma, kimlik kartları, biletler, TCDD’nin tren işletmeciliğinde kullandığı lokomotif plâkaları, haberleşmelerde kullanılan telefon ve telgraf makineleri de ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır. TCDD İngiliz Hükümeti tarafından Sultan Abdülaziz’e armağan edilen altın kaplama minyatür vagon, sultanın özel vagonunda kullandığı sedef kakmalı çalışma masası, duvar saatleri ve 1925 yılında Atatürk’ün Samsun-Çarşamba Demiryolu Hattının temel atma töreninde kullandığı kazma ve kürek müzenin eserleri arasında yer almaktadır. TCDD Alman Demiryolları İdaresi tarafından TCDD’nin ilk Genel Müdürü Behiç Erkin’e armağan edilen buharlı lokomotif maketi de müzenin görülmeye değer eserleri arasındadır. TCDD Dünyaca ünlü empresyonist ressam İbrahim Çallı’nın en önemli eserleri arasında yer alan “Kurtuluş Savaşı’nda Kağnı Çeken Kadınlar” isimli tablosu da Müze’de sergilenen önemli eserlerdendir. TCDD 1920 yılına ait olan Çallı klasiği, 3 metreye 2 metre boyutundadır. Resmin özgün yekpare çerçevesi dönemin ahşap işçiliğini yansıtmaktadır. Eser Çallı’nın en büyük resimlerden ilki oluşu ile ayrı bir öneme sahiptir. Giriş katında yer alan yüksek tavanlı merdivenler aracılığıyla ikinci kata çıkılmaktadır. Müzenin ikinci katı, Atatürk’ün kabul odası, çalışma ve yatak odası ile Fikrîye Hanım’ın odasının da bulunduğu bir Konut-Müze olarak tasarlanmıştır. TCDD Atatürk ve Fikrîye Hanım’a ait özel eşyalarında sergilendiği Müzede Fikrîye Hanım’ın yeğeni Hayri Özdinçer tarafından müzeye bağışlanan Fikrîye Hanım’ın ölüm ilanının yer aldığı 1340 tarihli (1924), Vatan Yevmi Gazetesi, nüfus tezkeresi, soy ağacı, fotoğraflar, yatak örtüsü, ud, o günün hatırasını günümüze taşıyan mobilyalar ilk günkü halleriyle korunmaktadır. Ankara Gezilecek Yerler Kaynak: TCDD Adres: TCDD Gar Alanı Ulus Ankara
- Görsel yok
53
Seğmenler Parkı
Çankaya, Ankara
Kavaklıdere Semti'nde 1983 yılında acılan parkta büyük bir amfi tiyatro vardır. Park, Atatürk Bulvarı ile İran Caddesi arasında kalan vadide 40 bin metrekare çim alan ve 250 metrekare çocuk oyun alanına sahip park toplamda 57 bin 250 metrekaredir. İçinde havuzlar, bir çocuk bahçesi, geniş gezi alanları ve Ankara folklorunun simgesi olan Seymenler Anıtı yer alır. Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi Web Sitesi Ankara Gezilecek Yerler Adres: Kavaklıdere/Çankaya
Durakları kendi gezi planına taşı, günlere böl, konaklama ve yemek molalarını ekle.
Sık sorulanlar
- İstanbul Ankara arası kaç km ve kaç saat sürer?
- İstanbul ile Ankara arası araçla yaklaşık 509 kilometre ve mola vermeden yaklaşık 5 saat sürer.
- İstanbul Ankara arasında yol üstünde nerelerde durulur?
- İstanbul ile Ankara arasında yolun 20 km yakınında açıklamalı 849 gezi noktası bulunuyor. toroti bu rotada yol boyunca dengeli dağılmış 53 durağı geçiş sırasına göre listeler; ilk duraklardan biri Avrupa Kültür Başkenti Mübadele Müzesi, yolun sonuna doğru ise Seğmenler Parkı var.
- İstanbul Ankara yolu hangi illerden geçer?
- İstanbul ile Ankara arasındaki güzergâh İstanbul → Kocaeli → Sakarya → Düzce → Bolu → Ankara illerinden geçer. Gezilecek yer bakımından en yoğun bölüm Ankara sınırlarındadır.
- İstanbul Ankara arasında otoyol mu eski yol mu tercih edilmeli?
- İstanbul ile Ankara arasında hızlı sürüş için otoyol hatları süre avantajı sunarken; güzergâh üzerindeki tarihi ilçeleri, yöresel mola duraklarını ve manzara noktalarını görmek için geleneksel devlet yolu hattı çok daha zengin bir keşif rotası sunar.
- İstanbul Ankara sürüşünde mola planı nasıl yapılmalı?
- Yaklaşık 5 saatlik bu sürüşte her 2 ila 2,5 saatte bir mola verilmesi önerilir. Güzergâh üzerindeki Ankara ve komşu illerdeki tescilli gezi noktaları standart dinlenme tesislerine göre çok daha keyifli mola alternatifleridir.
