Yol üstü duraklar
Antalya – Nevşehir arası yol üstü duraklar
502 km, yaklaşık 7 saatlik yol. Aşağıdaki duraklar geçiş sırasına göre dizili — iki yönde de aynı yol.
Kısaca
Antalya ile Nevşehir arası 502 km ve yaklaşık 7 saatlik bir yolculuk. Bu rotanın 20 km yakınında açıklamalı 436 gezi noktası var; yol 5 ilden geçiyor ve en çok durak Antalya sınırlarında (189 yer).
Bu koridorun 20 km yakınında toplam 436 gezi noktası var; aşağıda yol boyunca dengeli dağılmış 45 tanesi listelendi.
- Görsel yok
1
Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach
Muratpaşa, Antalya
Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

2
Etnografya Müzesi
Muratpaşa, Antalya
19. yüzyıla tarihlenen iki konaktan oluşan Antalya Etnografya Müzesi, Muratpaşa ilçesi, Kaleiçi Kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde yer almaktadır. Yapılar, eğimli bir alanda farklı kotlarda yer almaktadır. Alt ve Üst Konak olmak üzere iki ayrı konseptin oluşturulduğu binalarda, Osmanlı Dönemi mimari özellikleri karşımıza çıkmaktadır. 1 no.lu konakta genel olarak Türk-İslam Eserleri, 2 no.lu konakta ise Antalya’nın Osmanlı Dönemi ev yaşamını yansıtan oda düzenlemeleri ile aynı dönemde kullanılan eşyalar ve mimari parçalar teşhir edilmektedir. Alt kotta kalan ve çoğunluğunu Türk - İslam Eserleri sanatını içeren eserlerin oluşturduğu 1 no.lu konağın ilk katında, Selçuklu Dönemi’nde kışlık saray haline getirilen Aspendos Tiyatrosu’ndan gelen Selçuklu çini kaplama parçaları ve Osmanlı Dönemi çinileri; 16.-20. yüzyıllar arası İznik-Kütahya ve Çanakkale üretimi seramikler, camdan yapılmış gaz lambaları ile laledanlar, güldanlar, şerbetlikler sergilenmektedir. Aynı katta, Kaleiçi’nde gerçekleştirilen kazılarda ele geçen objelerin sergilendiği bir bölüm daha yer almaktadır. İkinci katta Osmanlı Dönemi silahlarından ok, yay, zıhgir, kılıç, kapsüllü ve çakmaklı tabanca ve tüfekler, barutluk ve yağdanlıklar ile madalya ve nişanlar, mühürler, hamaylı, vefk, köstekli saatlerden oluşan sergileme yer almaktadır. Bu katta ayrıca hilye ve icazetname gibi hat sanatı örnekleri de sergilenmektedir. 1 no.lu konaktan daha yüksek kotta bulunan ikinci konağa, bahçe merdivenlerinden çıkılarak geçiş yapılmaktadır. Her iki konak da bir cepheleri ile sokağa bakarken bir cepheleri ile bahçeye açılmaktadır. İkinci konağın birinci katında Osmanlı Dönemi ahşap tavan, kapı, pencere kanatları, kapı tokmakları ve anahtarları; heybe, çuval, iğlik, kilim gibi dokuma örnekleri ile yöresel müzik aletleri sergilemesi yer almaktadır. Ayrıca Antalya bölgesinin özgün dokumalarından Döşemealtı Halıları, dokuma tezgâhı ve değişik dokuma örnekleri ile Osmanlı Dönemi küçük bir Antalya Mutfağı canlandırması yine bu katta bulunmaktadır. Konağın ikinci katında, Osmanlı Dönemi Kaleiçi ev yaşamını canlandıran misafirlerin ağırlandığı baş oda, hane halkının gün içinde ihtiyaçları doğrultusunda yemek-oturma odası olarak şekillendirilen oturma odası, yatak odası ve banyo yer almaktadır. Bu katta Osmanlı Dönemi kültürünü yansıtan giyim-kuşam örnekleri ve kahve kültürü sergilemesi de bulunmaktadır. Bahçe teşhirinde 13. yüzyıla tarihlenen Selçuklu Burç Kitabesi ile yine Selçuklu Dönemi Fetih Kitabeleri, özgün eserler olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer bahçe eserlerini, Osmanlı Dönemi kitabeleri, mezar taşları, top ve gülleler oluşturmaktadır (Kaynak Metin: "Etnografya Müzesi", Antalya Müzesi, http://www.antalyamuzesi.gov.tr/TR-219462/etnografya-muzesi.html , 2019.). Etnografya Müzesi Ziyaret Saatleri Yaz Dönemi (15 Nisan – 2 Ekim): 08:30 – 19:30 Kış Dönemi (3 Ekim – 14 Nisan): 08:30 – 17:30 Giriş Ücreti Ücretsiz Tatil Günü Yok * * T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının belirlediği, Müze ve Örenyerlerine Girişlerde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge’nin 11.Maddesine göre; Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’a kadar kapalıdır. Adres: Kılınçarslan Mahallesi Mermerli Banyo Sokak No: 17 Kaleiçi - Muratpaşa / ANTALYA

3
Mevlevihane Müzesi
Muratpaşa, Antalya
Antalya Mevlevihane Müzesi; Mevlevihane, Hamam, Zincikıran Mehmet Bey ve Nigâr Hatun Türbeleri’nden oluşan bir yapı kompleksini içinde barındırmaktadır. Mevlevihane yapısı, Yivli Minare’nin de bulunduğu yapılar topluluğu içinde yüksekçe bir teras üzerinde yer alır. Yapı, 13,45x32,22 metre ölçüsünde, dikdörtgen formlu, iki katlı kâgir bir yapıdır. Güney cephedeki kemerli bir kapı ile girilen ana mekânın doğusunda sivri tonozla örtülü bir eyvan, kuzeydoğusunda bir, kuzeyinde iki, batısında üç adet beşik tonoz örtülü oda bulunmaktadır. Bu odaların Mevlevihane’de kalan dervişler tarafından kullanıldığı düşünülmektedir. Yapının Selçuklu Devri’nde bir Mevlevihane veya tarikat binası olarak inşa edildiği söylenmekte ise de 19. yüzyıla ait bir kaynakta Sultan Korkud-Alâeddin Zaviyesi için “sahibu-l hayrat vel-hasenat” denmek suretiyle Mevlevihane’nin bânisi ve vâkıfı olarak Şehzade Korkud’a atıfta bulunulmasıyla, söz konusu yapının 16. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devri’nde Mevlevihane olarak fonksiyon gördüğü anlaşılmaktadır. Nitekim 17. yüzyılda Evliya Çelebi gördüğünde de yapı Mevlevihane olarak kullanılmaktaydı. Mevlevihane Hamamı veya Yivli Minare Hamamı, Yivli Minare Külliyesi Hamamı gibi isimlerle de anılan hamam yapısının ne zaman inşa edildiği tam olarak bilinmemektedir. Yaklaşık 8.50x11.00 metre ebatlarında dikdörtgen bir plana sahiptir. Hamamın; planı, boyutları ve konumu ile kalabalık gruplara hizmet vermekten ziyade özel kullanıma uygun olarak tasarlandığı düşünülmektedir. 13. yüzyılın ilk çeyreğinde “Saray Hamamı” olarak inşa edildiği yönünde görüşler bulunmakla birlikte, Osmanlı Devri’nde 16. yüzyılın başlarından itibaren Mevlevihane hamamı olarak fonksiyon gördüğü bilinmektedir. Nigâr Hatun 1450-1503 yılları arasında yaşamış II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkud’un ve Fatma Sultan’ın anneleridir. Şehzade Korkud’un, Manisa’dan Antalya Sancak Beyliği’ne atandığında oğlu ile birlikte olduğu, aynı yıl öldüğü ve Antalya’ya gömüldüğü bilinmektedir. Yapı, aralarında yer yer devşirme mermer parçalarının da kullanıldığı düzgün kesme ve moloz taş ile tuğla kullanılarak inşa edilmiştir. Üslup olarak Selçuklu türbelerini andıran bu türbe yapısının, kesin olarak tespit edilememekle birlikte en erken 15. yüzyıl Osmanlı Dönemi’nde yapılmış olabileceği anlaşılmaktadır. Zincirkıran Mehmet Türbesi, düzgün yonu taştan inşa edilmiş olup, kare kaide üzerinde yükselen sekizgen gövdeli ve piramidal külahlıdır. İçeride daha önce çiniyle kaplı olduğu söylenen üç sanduka vardır. Kapı üzerindeki iki satırlık sülüs istiflerle doldurulmuş mermer kitâbede Yunus Bey oğlu, Mahmud oğlu Muhammed tarafından, merhum oğlu Ali için Aralık ayı sonları 1377 tarihinde inşa ettirildiği yazılıdır. Kaynak: "Mevlevihane Müzesi", Antalya Müzesi, http://www.antalyamuzesi.gov.tr/TR-219463/mevlevihane-muzesi.html, 2019 Antalya Gezilecek Yerler Adres: Selçuk Mahallesi İskele Caddesi Yivli Minare Camii Yanı Kaleiçi - Muratpaşa / ANTALYA

4
Antalya Atatürk Evi Müzesi
Muratpaşa, Antalya
Antalya’yı üç kez ziyaret eden Atatürk, 6 Mart 1930’daki ilk ziyareti sırasında Lara Yolu üzerindeki Erenkuş Mevkii'nde denizi, sahilleri, karla kaplı Beydağları’nın manzarasını seyretmiş ve “Hiç şüphesiz Antalya yeryüzündeki en güzel yerdir.” demiştir. Günümüzde Antalya’ya gelen ziyaretçiler, Atatürk ile aynı his ve düşünceleri paylaşıyor ve kentin, doğal ve kültürel mirasları ile eşsiz bir yer olduğunu düşünüyorlar. Ziyaretleri sırasında Atatürk’e tahsis edilmiş olan köşk, onun ziyaretleri anısına müzeye dönüştürülmüştür. İki katlı dikdörtgen şeklinde planı olan köşk, 1986’dan beri Atatürk Evi Müzesi olarak halka hizmet vermektedir. Köşkün alt katında, Atatürk’ün Antalya’yı ziyaretleri ile ilgili fotoğraf sergisi, Atatürk ve Antalya’ya dair belgesellerin izlenebileceği bir oda, bir yemek odası ve bir büro; üst katında ise Atatürk’ün kişisel eşyalarının sergilendiği bir oda bulunmaktadır. Ayrıca bir toplantı odası, çalışma odaları, yatak odası ve hatıra paraların sergilendiği özel bir bölüm de yer almaktadır. Kaynak: “Atatürk Evi Müzesi”, Kasım Sonkaya, Antalya Tanıtım Kitapçığı, T.C. Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Antalya, 2016. (s. 22 – 23) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Haşim İşcan Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi No: 11 Muratpaşa / ANTALYA

5
Köprülü Kanyon Milli Parkı
Manavgat, Antalya
Köprülü Kanyon Milli Parkı, Antalya ili Manavgat ilçesinin 63 km kuzeybatısında, Antalya ilinin 85 km kuzeydoğusundadır. Manavgat ilçesi sınırları içinde bulunan Köprüçay (Köprü) nehri ve tarihi Selge kentinin bulunduğu yerde 366.140 dekarlık bir alanı kapsayan bu yöre, 1973 yılında Milli Park olarak ayrılmış ve ilan edilmiştir. Milli Park’ın kaynak değerini oluşturan Köprüçay’ın Bolasan köyü ile Beşkonak arasında meydana getirdiği yarma vadi, 14 km uzunluğu ve 100 m’yi aşan duvar yüksekliği ile Türkiye'nin en uzun kanyonlarından biridir. Toros Dağları'ndan doğarak doğa harikası kanyonlardan geçen Köprüçay, Serik'in güneyinden Akdeniz'e dökülür. İki tarafı dik, çıkılması hemen hemen imkansız olan kanyonlardaki yeraltı suları ile beslenen Köprüçay, Türkiye'nin en güzel doğal rekreasyon alanlarından birisini teşkil eder. Bunun yanı sıra, nehrin batısındaki dağlık arazide bulunan antik Selge kenti; nehrin kenarındaki kaleler, su kemerleri, Roma Devri’ne ait köprüler ve tarihi yollar gibi pek çok arkeolojik kaynaklar, Köprülü Kanyon’un önemini artırmaktadır. Köprülü Kanyon Milli Parkı’nın kaynak değerleri arasında; Dik duvarlı kanyonlar içinde sayısız kaynaklarla beslenen; yaz kış yüksek bir debiye sahip olması nedeniyle rafting ve su sporlarına elverişli Köprüçay nehri, M.Ö. 5. yy.da kurulmuş olan antik Selge kentinin tiyatrosu, agorası, Zeus ve Artemis tapınakları, sarnıçlar, su kemerleri; Köprüçay nehri ve Koca Çay üzerinde bulunan Oluk ve Büğrüm köprüleri ile Selge’yi Pamfilya’nın sahil şehirlerine bağlayan taş kaplamalı tarihi yolu, Milli Park içinde kapladığı 400 hektarlık alanla, tüm Akdeniz bölgesinin en büyük doğal servi ormanı, Çok ilginç jeomorfolojik özellikli Adam (diğer anıldığı şekliyle Şeytan) kayaları, Kapladığı alan içinde 150 ila 2500 metre yükseltide bulunan nadir ve tehlike altında 48 türü (44’ü endemik), küresel ölçekte tehlike altındaki 5 türü, Avrupa ölçeğinde tehlike altındaki 39 türü, ulusal ölçekte tehlike altındaki 4 türü barındıran zengin florası, Dağ Keçisi, Anadolu’nun tek endemik kuş türü Anadolu Sıvacısı, nesli tükenmekte olan Kızıl Akbaba, sadece bu yörede yaşayan Kara Semenderi türlerini barındıran zengin faunası, Aziz (St.) Paul’un Anadolu’daki ilk misyonerlik macerası sırasında yürüdüğü yol olarak bilinen ve 45 km’lik kısmının Milli Park sınırları içinde kaldığı Aziz Paul Yolu, sayılabilir. Köprülü Kanyon Milli Parkı, barındırdığı doğal, tarihi ve kültürel zenginlikler sayesinde ziyaretçilerine çok sayıda etkinlik seçeneği sunmaktadır. Başta, Türkiye’nin en önemli rafting rotalarından biri olan Köprüçay üzerinde rafting, kano ve kanyoning (kanyon geçişi) sporları olmak üzere; yüzme, doğa yürüyüşü, kaya tırmanışı, oryantiring, bisiklet, olta balıkçılığı vb. sportif etkinlikler ile botanik-yaban hayatı gözlemciliği, jeolojik yapı gözlemciliği, kampçılık, fotoğrafçılık, piknik, cip safari, yayla gezileri… gibi çok çeşitli etkinliklere katılma olanağı bulunmaktadır. Bölgeye gelen ziyaretçiler, Milli Park içindeki Selge antik şehri ile bir bölümü Milli Park içinde bulunan Aziz Paul Yolu’nu da gezi programlarına dahil edebilirler. Köprülü Kanyon Milli Parkı’nda dinlenme ve konaklama için, nehrin iki yanında konumlanan yeme-içme tesisleri, günübirlik ve çadır kamp kullanma alanları ile Park sınırları içindeki bungalov evleriyle hizmet veren pansiyonlar değerlendirilebilir. Antalya kent merkezi, ilçeleri ve Milli Park içinde, rafting ve diğer etkinlikleri kapsayan programlarıyla günübirlik turlar düzenleyen seyahat acenteleri mevcuttur. Milli Park’a giriş, ücretsizdir. Kaynaklar: “Köprülü Kanyon Milli Parkı”, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü web sitesi,2019 “Antalya Köprüçay”, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü, web sitesi, 2019. “Köprülü Kanyon Milli Parkı”, Dünden Bugüne Antalya, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2012, Cilt: II, s. 120-121. Antalya Gezilecek Yerler Adres: Köprülü Kanyon Milli Parkı Adres: Bozyaka Mahallesi Manavgat / ANTALYA ---- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü Antalya Şube Müdürlüğü Adres: Sedir Mah. Vatan Bulvarı Muratpaşa / ANTALYA
- Görsel yok
6
Manavgat Belediyesi Evrenseki Halk Plajı
Manavgat, Antalya
Manavgat Belediyesi Evrenseki Halk Plajı, 2025 Mavi Bayrak resmi listesinde yer alan halk plajı adayıdır. Kaynak: https://yigm.ktb.gov.tr/Eklenti/137104,2025-yili-il-ve-ilcelere-gore-mavi-bayrak-sayilarixlsx.xlsx?0=

7
Lyrbe Antik Kenti
Manavgat, Antalya
Antalya İli Manavgat İlçesi, Şıhlar Köyü'nde yer alan antik kentin önerilen ilk adı Seleukeia, gemicilerin el kitabı olan Stadiasmus Maris Mayni’ye dayanarak ileri sürülmüştür. Ancak günümüzde kentin Side diliyle yazılmış bir yazıtında söz edilen kutsal alana dayanarak bir dağ kenti kimliğiyle eski bir Pamfilya kenti olan Lyrbe olması gerektiği, Seleukeia’nın Manavgat Çayı ile ulaşılabilen başka bir noktada bulunması gerektiği kanısı ağırlık kazanmaktadır. Fotoğraf: Gülcan Acar Üç tarafı derin yarlarla çevrili olduğu için kentin sadece güney yönünde bugüne kadar oldukça iyi korunmuş surlar bulunmaktadır. Şehre güneyden girişi sağlayan anıtsal kapı, surların hemen hemen ortasında yer almaktadır. Bu kapı, iki anıtsal kule ile sınırlandırılmıştır. Anıtsal kapının her iki tarafından doğu ve batı yönüne kadar uzanan surlar uçuruma kadar devam etmektedir. Surların dış yüzeyi kesme kumtaşı bloklardan düzgün olmayan rektagonal teknikte örülmüştür. Kentin merkezindeki agoranın batı tarafı yamaca yaslatılmış, doğu kıyısına iki katlı yapılar yerleştirilmiştir. Fotoğraf: Gülcan Acar Genel çizgileriyle Helenistik Dönem'e tarihlenen agoranın içine güneydoğudaki anıtsal kapı ile girilmektedir. Bu tetropylon, dört ayaklı kapı tarzında yapılmış ve olasılıkla agoraya sonradan eklenmiştir. Agora’nın batısında bulunan yapılar Galeri I ve II olarak tanımlanmaktadır. Agora’nın kuzey kanadı ise önemli yapılardan oluşmaktadır. Bunlardan Yedi Bilgeler Mozaiği'ni içeren mekân yapısal işlevleri yüzünden kütüphane olarak tanımlanmaktadır. Antik kentin güneybatısında ise üç kısımdan meydana gelmiş bir hamam kompleksi ile iki katlı bir yapı olan kilise yer alır. Nekropol kentin güneydoğu ve güneybatısındadır. Lyrbe, bir dağ yerleşmesi olmakla beraber mevcut kalıntılar, özellikle Roma döneminde oldukça gelişmiş bir kent olduğunu göstermektedir. Fotoğraf: Gülcan Acar Kaynak: " Lyrbe", Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Lyrbe (Seleukeia) Antik Kenti, Manavgat, Antalya

8
Kargihan
Manavgat, Antalya
Antalya Manavgat İlçesi Beydiğin Mahallesi'nde, İç Anadolu Bölgesi'ni Akdeniz Bölgesi'ne bağlayan eski ticaret yolu üzerinde yer almaktadır. Kitabesi mevcut olmayan han, mimari üslubuna göre Anadolu Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev (1236-1246) dönemine tarihlenmektedir. Kalın beden duvarlarıyla çevrili han, kuzeyde doğu batı doğrultusunda dikdörtgen bir kapalı bölüm ve güneyde kare şeklinde açık bir avlu etrafında açık ve kapalı hücrelerden oluşmaktadır. Kapalı bölüm ve avlunun batısındaki hücreler kare payelerle iki sahna ayrılır. Ana salon ve diğer hücreler tonoz örtülüdür. Güney beden duvarı ortasında yer alan taç kapısı avluya açılır. Dikdörtgen şeklinde beden duvarlarından çıkıntı yapan taç kapı benzersizdir. Eyvan şeklinde sivri kemer açıklığı içerisinde basık kemerli giriş kapısı yer alır. Kaynak: Side Müzesi Antalya Gezilecek Yerler Adres: Manavgat / Antalya

9
Etenna
Manavgat, Antalya
Etenna Antik Kenti, Antalya İli, Manavgat İlçesi, Sırtköy Mahallesi’nde yer almaktadır. Manavgat'tan 31 kilometre uzakta, denizden 900 metre yüksekte kurulu Etenna Antik Kenti’nde, çam ormanları arasında bulunan antik kalıntıların içinde ilk dikkati çeken, kenti çevreleyen şehir surlarıdır. Pamfilya özelliğinden ziyade, kalıntılar diğer kıyı antik kentlerine göre bir Pisidya Kenti özelliği taşımaktadır. Bu akropol kent, yöre halkınca "Dede Kalesi" olarak isimlendirilmiştir. Hereon, bazilika, agora, kilise, hamam, kaya mezarları ve sarnıçlar kentin önemli kalıntılarıdır. Kentin tarihi hakkında pek fazla bilgi olmamasına rağmen çevredeki diğer akropol kentler ile aynı tarih ve kaderi paylaştığı sanılmaktadır. Etenna, Selge'den sonra sikke basan Pisidya kentidir. Etenna Antik Kenti ve çevresinde doğa yürüyüşü yapılabilir. Kaynak: “Etenna”, Side Müzesi Müdürlüğü Arşivi, 2018 Antalya Gezilecek Yerler Adres: Sırtköy Mahallesi - Manavgat / ANTALYA

10
Altinbeşik - Düdensuyu Mağarası
Akseki, Antalya
Altınbeşik Mağarası Antalya İli, İbradı (Aydınkent) ilçesine bağlı Ürünlü Köyü'nün doğusunda, derin ve sarp Manavgat Vadisi'nin batı yamacında bulunmaktadır. Toplam uzunluğu 2 bin 500 metre olan mağaranın girişe göre en yüksek noktası 101 metredir. Yatay ve kısmen aktif mağaradır. Mağaranın alt ve orta seviyesinin zaman zaman aktif olması nedeniyle kurak mevsimlerde de mağarada büyük ölçüde göletler oluşmaktadır. Üst seviye devamlı kurudur. Mağara havası çok rutubetli ve ısısı 16-18 derece civarındadır. Altınbeşik Mağarası Türkiye’nin en güzel mağaralarından biridir. Çevrenin karstik topografyası ve çam ormanları güzel bir manzara oluşturmaktadır. Çok uzun ve büyük bir yeraltı sisteminin çıkış ucunda bulunmaktadır. Kızılova, Kambos ve Söbüce suyunu çeken bu büyük sistem, Oruç Düdeni Mağarası altında Altınbeşik-Düdensuyu Mağarası’nda son bulur. Böylece bu büyük yeraltı su sistemi, kuş uçuşu 100 kilometreden fazla uzunluğu ile dünyadaki en uzun ve büyük karst sistemlerinden biridir. Mağara içinden çıkan su Beyşehir Gölü ile bağlantılıdır. Su içinde kaldığı için mağarada gezinti, sandal ve kayıklarla yapılmaktadır. Kaynak: "Altınbeşik Mağarası", Antalya Mağaraları, T.C. Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2015) Antalya Gezilecek Yerler Adres: Ürünlü Mahallesi, İbradı / Antalya
- Görsel yok
11
Beyşehir Büyük Düden Mağarası
İbradi, Antalya
Mağara Konya-Beyşehir-Derebucak yolundan sonra, Derebucak'dan İbradi yönünde, 18. kilometresinde, Kembos Ovası batı kıyısında yer almaktadır. Genişliği 1 km. uzunluğu 15 km. olan Kembos Ovası, bahar aylarında eriyen kar suları ve özellikle Uzunsu Deresi ile gelip toplanan suları bir başka düden olan Feyzullah Düdeni ile birlikte drene etmektedir. Bu düdenlerden batan su Altınbeşik Düdensuyu Mağarasından geçerek Manavgat Çayına karışmaktadır. Mağaranın turistik bir önemi olmamakla birlikte, speleolojik açıdan önem taşımaktadır. 714 m. uzunluğundaki düden de çok sayıda göller, dev cadı kazanları ve sifonlar bulunmakta, mağarayı zorlu hale getirmektedir.
- Görsel yok
12
Beyşehir Pinarbaşi Mağarası
Derebucak, Konya
Beyşehir Pınarbaşı Mağarası Beyşehir Gölü güneyinde bulunan Kızılova Polyesi’nin güneybatı yamacında yer alır. Beyşehir-Derebucak karayolundan ayrılan bir yol, Kızılova Polyesi’nden geçerek Pınarbaşı Köyü’ne varır. Mağara, köyün hemen yakınındadır. Kretase kireçtaşlarındaki belirgin bir fay üzerinde gelişmiş yatay bir mağaradır. İçinden büyük bir karstik kaynak çıkan mağarada geçmesi zor sifon ve göller yer alır. Bu nedenle araştırması zor bir mağaradır. Ayrıca damlataş birikimi yönünden son derece zengindir.
- Görsel yok
13
Beyşehir Balat İni Mağarası
Derebucak, Konya
Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Çamlık beldesi ile Derebucak ilçesi sınırlarında yer almaktadır. Konya-Beyşehir-Üzümlü-Manavgat yolunun 45. km’sinden ayrılan yolla Çamlık veya Derebucak üzerinden, bu iki yerleşim merkezini bağlayan stabilize karayolu ile ulaşılabilmektedir. Çamlık’a 5 km, Derebucak’a 6 km uzaklıkta bulunmaktadır. Toplam uzunluğu 1768 metre, girişe göre en derin noktası -32 metre ve girişe göre en yüksek noktası +6 metre olan mağaranın Düden ve kaynak konumunda iki girişi vardır. Yola yakın olan ağız küçük bir uvalanın sularını çalar ve 2 km güneyde derince yarılmış bir vadinin kenarından, Uzunsu Deresi tarafındaki yamaçtan boşalır. Balat İni mağarası, üst üste bulunan iki farklı seviyeden oluşmuştur. Üst katı oluşturan fosil kolun zemini tamamen mağara kili ile kaplıdır ve gelen ziyaretçilerin yapıp bıraktığı heykelciklerle dolu heykel odası ile sonlanmaktadır. Alt kat olan su taşıyan asıl galeride ise suyun az olduğu dönemlerde su içinden yürünerek ilerlenebilmektedir. Biri 5 metreden daha derin olmak üzere 3 adet dev Cadı Kazanı, geçiş tekniği yada bot kullanılarak geçilebilir. Travertenleri, heykel odası ve dev cadı kazanları mağaranın görülmeye değer güzellikleridir.
- Görsel yok
14
Beyşehir Suluin Mağarası
Derebucak, Konya
Beyşehir Suluin Mağarası Konya İli, Beyşehir İlçesi’ne bağlı Çamlık Beldesi’nin 500 m. güneybatısında bulunan mağaraya stabilize yolla ulaşılmaktadır. Körükini Mağarası’ndan çıkan Uzunsu Deresi, 100 m. uzunluktaki Değirmen Vadisi boyunca kayalıklar arasından akarak Değirmenini Mağarası’na girmektedir. Buradan su dev kaya blokları arasından şelaleler yaparak ilerlerken, mağara çok geniş ve yüksek bir galeri halinde devam eder ve 150 m. sonunda Büyük göle ulaşır. Gölle 150 m. daha devam ettikten sonra yaklaşık 30 m. yüksekliği olan büyük bir ağızla yeryüzüne açılmaktadır. Derinliği fazla olan bu göl botla rahatça geçilebilmektedir.

15
Beyşehir KubadÂbÂd Sarayı
Yenişarbademli, Isparta
İbni Bibi'ye göre; Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat Kayseri'den Antalya'ya giderken Beyşehir Gölü çevresinin güzelliğinden etkilenmiş ve buraya bir saray yapılmasını emretmiştir. Kubad Abad Sarayı, sultanın av emiri ve aynı zamanda da mimarbaşılık görevini sürdüren Vezir Sadeddin Köpek denetiminde ve sultanın çizdiği kroki doğrultusunda 1236 yılında yapılmıştır. Alâeddin Keykubat bu sarayı yaptırırken çevresine de bir şehir kurulmasını emretmiştir. Kubadâbâd Selçuklu Saray Sitesi günümüze ulaşabilmiş tek Selçuklu Saray yapısı olup, I. Alaaddin Keykubad’ın (1220-1236) emriyle yapılmıştır. Külliye, Beyşehir Gölü’nün hemen yanında ve Anamas Dağları’nın eteklerindedir. 1980’den bu yana kazı çalışmaları devam etmektedir. Saraydan günümüze müzeleri süsleyen göz kamaştırıcı çinilerle, saray kalıntıları kalmıştır. Çinilerdeki motifler; av eğlencelerini, büyülü inançları, sultanı, ileri gelenleri ve hizmetkârları canlandırır. Saraydan çıkarılan nadide çini eserler başta Karatay Müzesi olmak üzere Konya’da değişik müzelerde sergilenmektedir. Konya Gezilecek Yerler Adres: Kurucaova / Beyşehir / Konya

16
Tarihi Taş Köprü
Beyşehir, Konya
<p>Konya Ovasını sulamaya yönelik olarak yapılmıştır. Bu konuyla ilgili bilinen ilk proje Kanuni devrinde ortaya konmuştur. Sadrazam Avlonyalı Ferit Paşa 1898'de bu meseleyi gündeme getirir. Anadolu-Bağdat demiryolu inşaat şirketi namına Holzman'ın edütlerine dayanarak Anadolu-Osmanlı Demiryolu Ortaklığına 1907'de ihale edilir. Yapımı da 1908-1914 yılları arasında tamamlanır ve 850000 altına mal olur. Osmanlı Devleti'nin kurduğu ilk sulama projesidir. Köprü aynı zamanda baraj görevi de yapar.</p>

17
Beyşehir Gölü Yaban Hayati
Beyşehir, Konya
Göl çevresi 20.02.1993 tarihi itibariyle Milli Park Statüsü'ne alınmış olup, milli park alanı 88 bin 750 hektardır. Antalya Körfezi'ne 100-140 kilometre mesafededir. Göl sularını 115 ile 1125 kotları arasında depolar. Azami kotlarda göl sathı 800 km2 ve depoladığı su 6 milyon m3'e ulaşır. Gölün denizden yüksekliği 1.116 metredir. Eni 10-25 kilometre, kuzeybatı ve güneydoğu doğrultusunda 42 kilometre boyutlarındadır. Suyu tatlı olup tabii göl vasfı taşır. Yeraltından Manavgat Çayı ile Akdeniz'e ulaşır. Toroslardan akan yağmur suları ve akarsulardan ziyade gelirinin büyük çoğunluğunu yer altı kaynakları oluşturmaktadır. Beyşehir gölü kapladığı alan bakımından Türkiye'nin 3'üncü büyük gölü ve aynı zamanda ülkenin en büyük tatlı su gölüdür. Su seviyesine göre (1.121 - 1.125 metre) 615 ila 745 km2'lik bir alanı kaplar. Oluşumu bakımından tektonik menşeli, karstik bir göldür. Uzaydan çekilen fotoğraflardan görüldüğü gibi kuzey güney yönünde faylanma gölün oluşumunda birinci dereceden etken olmuştur. Mada Adası'ndan başlayan ve Manavgat-Köprüçay havzaları arasından inen Kepez Fayı'nın bu iki havzaya da su kaçırdığı Mada adasındaki düdenlerde yapılan boya deneyiyle ispatlanmıştır. Gölün kuzeyindeki Hamat Burnu düdeni'yle Küre Düdeni ve hacı Akif Adası civarındaki düdenlerden kaçan sular oldukça ilgi çekicidir. Beyşehir gölü taban topoğrafik etüdü yapılmıştır. Şimdiye kadar tespit edilen en yüksek su seviyesinde 1125 kotunda gölün hacmi 5,8 milyar metreküp ve 1121 kotunda ise 2,9 milyar metreküp olmuştur. Güneşin batışı sırasında göl ve Anamas Dağı'nın birlikteliği sayesinde mükemmel bir manzara ortaya çıkar. Öyle ki Beyşehir Gölü üzerindeki güneş batarken oluşan görüntü dünyaca ünlüdür. Beyşehir Gölü üzerinde ortalama olarak 33 tane irili ufaklı ada vardır. Gölde su seviyesine göre ada sayısı da değişmektedir. Ancak bu değişim pek önemli değildir. Beyşehir Gölü ve çevresinde kuş gözlemi de yapılmaktadır. Ayrıca gölde olta balıkçılığı yapılmakta, yürüyüş, bisiklet ve diğer doğa sporlarına uygun bölgeler bulunmaktadır. Konya Turizm Aktiviteleri

18
Lukyanus KitÂbesi Ve Atli Kaya Kabartması
Beyşehir, Konya
Fasıllar Hitit Kaya Anıtı'nın 100 metre doğusundadır. Yerden 10 metre kadar yükseklikteki dik bir kayanın üzerine oyulmuş 1.85 metre boyunda bir at kabartması ve bir nişten oluşmaktadır. Sağda zeminden beş metre kadar yükseklikte 0.85 x 0.95 metre boyutlarında on satırlık bir kitabe vardır. Bu kitabede genç yaşta ölen bir süvari için yapılacak at yarışlarından ve bu yarışların kurallarından bahsedilmektedir. Anıt, Roma İmparatorluk dönemine tarihlendirilir. Kaynak: http://www.konyakultur.gov.tr/index.php?route=modules/towns&town_id=16 Konya Gezilecek Yerler Adres: Beyşehir/Konya
- Görsel yok
19
Beyşehir Atlıkaya Mezar Odası
Beyşehir, Konya
Beyşehir ilçesinin Fasıllar köyünde bulunmaktadır. Bayırdan 8 m. kadar yükseklikteki dik bir kayanın üzerine oyulmuş 1.85 m. boyunda, eşinen bir at kabartmasıdır. Anıtın genç iken ölen biri adına yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Fasıllar anıt ve örenleri, tarihî bir açık hava müzesi gibidir. Köy, Hitit dönemi Mistia kentinin yerindedir. Beyşehir Sancağının altı kazasından biri olan Göçükebir de burada kurulmuştur.

20
Eflatunpinar Hitit Su Anıti
Beyşehir, Konya
Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, Konya İli, Beyşehir İlçesi, Sadıkhacı Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Hititler, dünya uygarlık tarihinde yaklaşık bin yıllık egemenlik döneminde devlet yapısını, sosyal, ekonomik ve dini hayatı yansıtan çeşitli somut kültür varlıkları bırakmışlardır. Söz konusu kültür varlıklarının şekillenmesinde ihtiyaçlar ve inançlar en önemli faktörler arasındadır. Suyun bir merkezde toplanarak ihtiyaç oranında kullanılması, böylece iyi bir su rejiminin uygulanması tarım toplumlarında ekonomik hattın önemli bir parçası olup, Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, Hititler’den sonra da fonksiyonunu kaybetmeden bugüne kadar ayakta kalabilen bu sistemin en güzel örneğidir. Anıt MÖ 13'üncü yüzyılın son çeyreğine tarihlendirilmektedir. Eflatunpınar Anıtı’nın Büyük Kral Tuthaliya IV dönemine ait olduğu düşünülmektedir. Özgün taş işçiliği, kabartmalardaki kompozisyon ve bir açık hava tapınağı olarak düzenlenmesi ile Hitit Uygarlığı’nın diğer kaya anıtlarından ayrılan Eflatunpınar Anıtı, doğal kaya üzerine yapılmamış, birbirine uygun olarak kesilmiş andezit blokların titizlikle birleştirilmesi ile inşa edilmiştir. Doğal bir su kaynağı üzerinde yapılmış büyük bir havuz ve dikdörtgen formda şekillendirilmiş kayalar üzerine kabartma tekniğinde yapılmış tanrı ve tanrıça figürlerinden oluşmaktadır. Havuzun duvarına paralel yatay su kanalları suyun havuz içerisine akmasını sağlayarak dönemin su tesisatı ile su teknolojisi hakkında da önemli bilgiler vermektedir. 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Hitit Kutsal Su Tapınağı olarak dahil edilmiştir. Listeye dahil edilmesindeki Üstün Evrensel Değerler Gerekçesi: Eflatunpınar su havuzunun özelliği, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak, gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanılan nadir su sistemlerinden biridir. Bu anıt sadece görünüş itibariyle, düzeniyle ve ikonografi yapısıyla ender anıtlardandır, aynı zamanda da yapımı esnasında kullanılan teknoloji ve sanatkarlık bakımından da çok nadide bir anıttır. Kaynak: http://www.konyakultur.gov.tr/index.php?route=modules/towns&town_id=16 http://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,93766/eflatunpinar-hitit-su-aniti-konya-2014.html Konya Gezilecek Yerler Adres: Beyşehir/Konya

21
Kizilören Han
Meram, Konya
Kızılören Han Konya-Beyşehir güzergâhı üzerindedir ve “Yazıönü Han” olarak da bilinmektedir. Kuzey-batı güney-doğu yönünde uzanan dikdörtgen planlı bir oturum alanı üzerine avlu ve kapalı/barınak bölümünü ihtiva eden iki yapı kütlesi halinde inşa edilmiştir. Avlunun dış cephe duvarları, ön cephenin köşelerinde sekizgen prizmal birer köşe kulesi, yan cephenin ortası ile doğu ve güney köşelerinde de kare prizmal formlu ikişer payandayla desteklenmiştir. Hanın kuzey-batı cephesi, müstâkil bir kütle olarak cepheye eklemlenmiş üç bölümlü ve fevkânî bir yapı halinde tasarlanmıştır. Cephenin ortasında yer alan ve basık tonozla örtülü bir eyvan kuruluşu halinde dış mekânı avluyla irtibatlandıran zemin katın giriş bölümü, aynı formdaki bir kemer gözüyle cepheye açılmaktadır. Söz konusu bölüme kuzey kanadından bitişik kare planlı alan, ön cephedeki L planlı iki serbest ayak ile duvardaki iki gömme ayak arasına atılan sivri kemerlerin oluşturduğu bir baldaken kuruluşu halinde inşa edilmiş olup, çapraz tonozla örtülüdür. Avluya bitişik güney-doğu duvarındaki kalıntılar, duvar üzerinde bir çeşme nişi bulunduğunu açıklamaktadır. Giriş bölümüne güney yönünde bitişik kare planlı ve sivri beşik tonozla örtülü oda ise, doğrudan avluyla irtibatlanmaktadır. Yapının üst katına, giriş bölümünün güney-doğu duvarındaki basık kemerli kapı açıklığıyla dahil olunan avludan ve sözkonusu duvarın arka yüzündeki tek kollu ve ara sahanlıklı iki ayrı merdivenle çıkılmaktadır. Kuzey kanattaki dikdörtgen planlı ve haç tonozla örtülü mekânın mescit işlevi gördüğü, kıble duvarındaki taş mihraptan da anlaşılmaktadır. Farklı genişlik ve profillerdeki silmelerle yanlardan ve üstten kuşatılarak dikdörtgen bir çerçeve içine alınmış mihrap nişi, yarım daire planlı olup, istiridye kabuğu formunda bir kavsarayla örtülüdür. Mescide bitişik dikdörtgen planlı ve sivri beşik tonozla örtülü iki odaya da güney kanattaki odanın kapısı vasıtasıyla dahil olunmaktadır; iki odayı da, bölme duvarı üzerindeki bir kapı irtibatlandırmaktadır. Kuzey-batı güney-doğu yönünde uzanan avlu, uzun kenarları boyunca mekânlarla çevrili ve dikdörtgen planlı bir alandır. Avluyu, kuzey-doğu güney-batı yönünde uzanan ve karşılıklı olarak yerleştirilmiş sivri beşik tonozlarla örtülü dörder eyvan çevrelemektedir. Avlunun kapalı/barınak bölümü duvarına bitişik doğu ve güney köşelerindeki karşılıklı birer eyvanın, hanın dış köşelerine yerleştirilmiş dikdörtgen planlı ve sivri beşik tonozla örtülü birer odayla irtibatlandırılmış olması dikkati çeker. Penceresi bulunmayan her iki odanın da, hanın, kiler işlevi gören depo mekânları olmaları muhtemeldir. Hanın güney-doğu kanadını oluşturan kapalı/barınak bölümünün taçkapısı, avluya bakan cephesinin ortasındaki dışa taşkın ve cephe duvarlarını aşarak yükselen dikdörtgen bir kütleden ibarettir; işlenmeden yalın olarak bırakılmış silme ve bordürlerle yanlardan ve üstten çevrelenen taçkapı nişi, sivri kemer gözünden ibâret yalın bir düzenlemeye sahiptir. Taçkapının basık kemerli kapı açıklığıyla dahil olunan kapalı/barınak bölümü, kuzey-batı güney-doğu yönünde uzanan dikdörtgen planlı bir mekândır; sivri kemerlerle birbirlerine bağlanan kare planlı toplam on ayak vasıtasıyla sivri beşik tonozlarla örtülü üç sahna taksim edilmiştir. Orta sahın daha geniş ve yüksektir. Hanın inşaatında düzgün kesme ve kaba yonu taşlar kullanılmıştır. İnşa kitâbesi yoktur; 1980’li yılların ortalarına kapalı/barınak bölümünün taçkapısında bulunduğu bilinen mermerden sülüs yazılı dört satırlık kitâbesi bugün yoktur. 1960’lı yıllarda tesbit edildiği kadarıyla, sözkonusu kitâbeden, hanın, Selçuklu Sultanı I. Gıyâseddîn Keyhüsrev zamanında ve Emîr Kandemir tarafından 1206 yılı Ağustos/Eylül ayında inşa ettirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kaynak: Konya Selçuklu Belediyesi Konya Gezilecek Yerler Adres: Kızılören Mahallesi, Meram/Konya

22
Kuruçeşme Hanı
Meram, Konya
Kuruçeşme Hanı Konya-Beyşehir güzergâhı üzerindedir ve Hanönü Hanı diye de bilinir. Doğu-batı yönünde uzanan han, avlu ve kapalı/barınak bölümünden oluşan dikdörtgen planlı bir oturum alanına sahiptir. Yapının doğu cephesinin ortasında, cepheyle hem yüz olarak tasarlanmış düşey dikdörtgen bir kütleden ibaret ve sivri kemerli bir göz halinde cepheye açılan taçkapısı yer almaktadır; basık kemerli kapı açıklığının irtibatlandığı sivri beşik tonoz örtülü derin bir giriş eyvanı vasıtasıyla dahil olunan dikdörtgen planlı avlu, kuzey ve güney kenarları boyunca uzanan ve kare planlı ayaklarla bölüntülü karşılıklı iki revak kuruluşu ile çevrili durumdadır. Avluyu, giriş eyvanının kuzey ve güney kanatlarında yer alan ve düz atkılı birer kapıyla giriş eyvanıyla irtibatlandırılmış birer oda sınırlandırmaktadır. Her iki oda da dikdörtgen planlı ve sivri beşik tonozla örtülüdür; güney kanatta yer alan odanın kıble duvarındaki mihrap nişi, geçmişte mescit olarak kullanıldığını ortaya koymaktadır. Avlunun batı kanadında yer alan kapalı/barınak bölümü, derinlemesine doğrultuda yerleştirilmiş kare planlı beşer ayakla sivri beşik tonoz örtülü üç sahna taksim edilmiştir; orta sahın daha geniş ve yüksektir. Hanın inşaatında düzgün kesme ve kaba yonu taşlar kullanılmıştır; duvar örgüsü içinde antik devir yapı malzemesinin de devşirme olarak kullanıldığı görülür. Kapalı/barınak bölümü taçkapısının alınlığı üzerindeki bir hayli bozulmuş mermer kitabesine göre, ribâd olarak nitelendirilen yapının, Selçuklu Sultanı I. Gıyâseddîn Keyhüsrev’in ikinci saltanatı sırasında ve 1207 yılında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Kaynak: Konya Selçuklu Belediyesi Adres: Kızılören Mahallesi, 42005 Meram/Konya

23
Konya Etnografya Müzesi
Meram, Konya
Kadın giysilerinden kadife, saten, atlas gibi kumaşların üzerine sim sırma, kordon tutturma ve değişik kasnak işleme tekniklerinde bindallı, elbise, şalvar-işlik-cepken, yelek ve kaftanlar; kadın süs eşyalarından gümüş ve bafun malzemeden kemer tokaları, askı, bilezik ve küpeler, tepelikler; örme ve kumaş para, saat, mühür keseleri , yün çorap ve eldivenler, kadife, keten, atlas, saten cinsi kumaşlar üzerine kasnak işleme tekniklerinden Türk işi, sim sırma, hesap işi, çin iğnesi, tel kırma, sarma gibi tekniklerde bohça, peşkir, uçkur, yastık ve yatak takımları yer almaktadır. Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait değişik boyutlarda madenî anahtar ve kilit örnekleri, mutfak kaplarından bakır ve pirinç malzemelerden döğme tekniğinde yapılmış kazanlar, tencereler, tas, sini, lenger, ibrik ve şifa tasları, cam ve porselen kaplar; gümüş ve pirinçten şamdanlar, buhurdanlar; ahşap ve madenî malzemelerden değirmenler, kahve tavaları, dibekler, kahve kutuları, fincan ve fincan zarflarından oluşan kahve takımları sergilenmektedir. Koka, kehribar, akik, oltu taşı, sedef, fildişi gibi malzemelerden yapılmış zengin tesbih koleksiyonu ile tütün içiminde kullanılan ağızlıklar, lüleler, tabakalar ve tütün keseleri teşhir edilmektedir. Osmanlı dönemi hat sanatı örnekleri, Kur’ân-ı Kerîm ve diğer elyazmaları; hat sanatında kullanılan malzemelerden mühreler, divitler, kağıt makasları, kalemtraş ve maktalar, yazı çekmeceleri, sedef kakmalı rahleler, konsol ve aynalar bulunmaktadır. Osmanlı dönemi ateşli silahlarından çakmaklı ve kapsüllü tabanca ve tüfekler, barutluklar, ateşsiz silahlardan kılıç, kama, hançer, yay, ok, sadak örneklerine yer verilmiştir. Teşhir salonu alt katında bulunan halı bölümünde özellikle Selçuklu Dönemi'ne ait nadir halı parçaları ile birlikte Osmanlı ve Cumhuriyet devrine ait Konya bölgesi başta olmak üzere Anadolu’nun değişik halı merkezlerinde dokunmuş örnekler yer almaktadır. Bunlar arasında Anadolu’nun en eski ahşap direkli câmilerinden Beyşehir Eşrefoğlu Câmii’nde bulunan karakteristik Selçuklu halıları, Konya Alâeddin Câmii, Selimiye Câmii ve Konya Mevlâna Dergâhı’nda bulunan halılar en önemli örneklerdendir. Konya bölgesinden Karapınar, Sille, Ladik, Küçükmuhsine, Kavak, Karaman, Derbent halıları ile Uşak, Kula, Gördes, Mucur, Bergama gibi önemli halı merkezlerinin örnekleri sergilenmektedir. Konya Gezilecek Yerler Adres: Sahibiata Mah. Sahibiata Cad. 42040 Meram / KONYA
- Görsel yok
24
Karatay Medresesi Çini Eserler Müzesi
Selçuklu, Konya
II. İzzeddin Keykavus devrinde Emir Celâleddin Karatay tarafından,1251 yılında yaptırılmıştır. Mimarı bilinmemektedir. Osmanlılar devrinde de kullanılan medrese 19. yüzyılın sonlarında terk edilmiştir. Selçuklu devri çini işçiliğinde önemli yeri bulunan Karatay Medresesi, 1955 yılında “Çini Eserler Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır.

25
AlÂeddin Camisi
Selçuklu, Konya
Alâeddin Camisi Nerede? Anadolu Selçuklu Devleti’nin en büyük ve en önemli ulu camilerinden olan Alâeddin Camisi Konya’nın merkezinde yer alan Alâeddin Tepesi üzerinde inşa edilmiştir. Yapımına Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud (1116-1156) zamanında başlanan cami, I. Alâeddin Keykubad zamanında tamamlanmıştır (1221). Cami, İslam mimarisi yapı tarzında inşa edilmiş, üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür. Yapıda Roma ve Bizans devirlerine ait kırkın üzerinde mermer sütun bulunmaktadır. Caminin abanoz ağacından kündekâri tekniği ile Ahlatlı Mengü Berti tarafından 1155 yılında yapılmış minberi, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin şaheserlerindendir. Çinilerle süslü mihrabın önünde yine çini süslü maksure kubbesi mevcuttur. Taç kapısında yapı ustası olarak Muhammed Bin Havlan el-Dımışkî’nin adı yazılıdır. Konya Alâeddin Camisine Defnedilen Kişiler Cami avlusunda Selçuklu sultanlarından I. Mesud, II. Kılıçarslan, I. Gıyâseddin Keyhüsrev, II. Rükneddin Süleyman, III. İzzeddin Kılıçarslan, I. Alâeddin Keykubad, II. Gıyâseddin Keyhüsrev, IV. Rükneddin Kılıçarslan ile III. Gıyâseddin Keyhüsrev’in mezarları bulunan türbe ile yanında I. İzzeddin Keykâvus adına yaptırılmış ve yarım kalmış ikinci bir türbe daha bulunmaktadır. Kaynak: Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü "Medeniyetler Şehri Konya" Yayın No: 231, Baskı Tarihi: Kasım 2015 Konya Gezilecek Yerler Adres: Karatay Merkez/Konya

26
Sirçali Medrese
Meram, Konya
Sırçalı Medrese, 1242 yılında Bedreddin Muslih tarafından fıkıh ilmi okutulmak üzere yaptırılmıştır. “Açık Avlulu Medrese” tipinde inşa edilen yapının ana eyvanın sağında ve solunda kubbeli birer oda vardır. Bunlar klasik kışlık dershanelerdir. Yapının en süslü ve gösterişli yeri olan ana eyvan bugün oldukça sağlam durumdadır. Yalnız eyvan kemerinin yere kadar olan altıgen çinilerle eyvanın üst kısmındaki çiniler büyük ölçüde dökülmüş ve bozulmuştur. Eyvan üç basamakla avludan ayrılmaktadır. Cephesi çeşitli şekillerde ve görünüşlerde çinilerle ve âyetlerle bezelidir. Kemer içinde yer alan altıgenin ortasındaki mimarî kitabede Medreseyi Tuslu Mehmed Usta’nın yaptığı yazılıdır. Yazı bordürleri eyvanın cephesini çepeçevre dolaşmaktadır. Eyvanın güney duvarında çinileri dökülmüş mihrap bulunmaktadır. Sırçalı Medrese çinileri çini sanatı bakımından önemli bir yer tutmaktadır. Sırçalı Medrese’nin üst katı hâlen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nce kullanılmakta, alt kattaki bir bölümde vakfiyesine uygun olarak “Fıkıh Sohbetleri” gerçekleştirilmektedir. Kaynak: Konya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Medeniyetler Şehri Konya" broşüründen alınmıştır. Yayın No: 231 Baskı Tarihi: Kasım 2015 Konya Gezilecek Yerler Adres: Alâeddin Tepesi Karşısı, Sırçalı Medrese Caddesi/Konya

27
Ruzbe Hanı
Selçuklu, Konya
Ruzbe Hanı Selçuklu ilçesi sınırları dahilinde ve Konya Ankara karayolu üzerindedir; halihazırda turistik tesis olarak kullanılmaktadır. Kuzey-batı güney-doğu yönünde uzanan dikdörtgen planlı bir oturum alanı üzerine inşa edilmiş̧ yapının ana cephe haricindeki yan cephelerinde, simetrik olarak yerleştirilmiş̧ ve cephe kotuna kadar yükselen çokgen ve yarı dairesel planlı dört ve arka cephesinde de kare planlı iki payanda bulunmaktadır; yan ve arka cephelerin birleştiği köşelerde ise çokgen prizmal formlu birer köşe kulesi yer alır. Hanın güney-doğu cephesinin ortasında ve cepheye sivri kemer gözü̈ halinde açılan taç kapısı, dışa taşan ve cephe kotunu aşarak yükselen dikdörtgen bir prizmal kütle halinde tasarlanmıştır; silindirik birer sütunca üzerine oturan taç kapı kemerini, işlenmeden yalın olarak bırakılmış̧ profilli bordür ve silmeler yanlardan ve üstten düşey dikdörtgen bir çerçeve içine alırlar. Kemer kavsarasının bulunduğu düz alınlık üzerinde beyaz mermerden bir kitabelik mevcut ise de üzeri islenmemiştir. Taç kapının basık kemerli kapı açıklığından dahil olunan kapalı/barınak bölümü, sivri kemerlerle birbirlerine ve duvarlara bağlanan kare planlı ayaklarla derinlemesine doğrultuda ve sivri beşik tonozlarla örtülü̈ beş̧ sahna taksim edilmiştir; orta sahın daha yüksektir. Söz konusu mekânın merkezindeki kare planlı alan, tuğla örgülü̈ bir kubbeyle örtülüdür; kubbe, çatı kotunda yükselen çift katlı ve sekizgen bir kasnağın içine gizlenmiş̧ olup, sekizgen bir piramidal külahla örtülmüştür. 1970’li yıllarda yapılan kazı ve onarım çalışmaları sırasında, hanın güney-dogu cephesi üzerinde avlu duvarlarına ait bazı temel kalıntılarına rastlanmıştır. İnşaatında düzgün kesme taşlar kullanılmıştır; kapalı bölümdeki ayak, kemer ve duvarların çeşitli yerlerinde grafiti taşçı işaretleri bulunmaktadır. Hanın kitabesi yoktur; banisinin, Selçuklu Sultanı II. Gıyasettin Keyhüsrev’in Camedârı ve II. İzzeddîn Keykâvus’un Atabeyi Emir Esedüddin Ruzbe olduğu ve 1246-1249 yılları arasında inşa edildiği kabul edilir. Kaynak: Konya Selçuklu Belediyesi Konya Gezilecek Yerler Adres: Horozluhan Mahallesi, 42060 Selçuklu/Konya

28
Konya Bilim Merkezi
Selçuklu, Konya
<p>Başlıca sergi temaları Temel Bilimler, Yeni Teknolojiler, Uzay ve Gökbilim, İnsan Vücudu, Dünyamız, Okul Öncesi ve Konya olarak belirlenmiştir. Konya Bilim Merkezi’nde sergi alanlarının yanı sıra eğitim programlarının gerçekleştirileceği atölye ve laboratuvar alanları, planetaryum ve gözlem kulesi de bulunmaktadır.</p>

29
Sultanhanı Kervansarayı
Sultanhanı, Aksaray
<p>Sultan Han, Aksaray'da kendi adıyla anılan Sultanhanı kasabasındadır. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan eser 1229 yılında tamamlanmıştır. Mimarı Şamlı Muhammed bin Havlan'dır. 4800 m² alana yayılan alanı ile Anadolu'daki en büyük Selçuklu kervansarayıdır. Klasik Selçuklu kervansaray şemasının örneklerindendir.</p>

30
Sultanhan
Sultanhanı, Aksaray
Sultanhan Aksaray'ın Sultanhanı Kasabası'ndadır. Han 1229 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır. 1278 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından genişletilmiştir. Yazlık kısmının geometrik şekillerle süslenmiş muhteşem bir portali vardır. Han içinde bulunan tüm yapı, özellikleri itibariyle Sivas’taki Gök Medrese'ye benzemektedir. Sivri kemerin hemen altında "Elminnetül Lillah" yani "Kudret Allah'ındır" duası yazılıdır. Kervansarayın ilk kitabesinde mukarnaslı dış portal nişini çeviren süs kemerinin iki tarafında altıgen madalyonlar içinde sağda ve solda yer almaktadır. Uzun bir dehlizden geçtikten sonra avluya varılır. Burada arabalara mahsus revak şeklinde yerler, sol tarafında ise kemerli ve yolculara mahsus odalar, salonlar, iki hamam ve ambarlar vardır. Avlunun ortasında dört kemer üzerine dayanmış bir mescit bulunmaktadır. Bu mescit Selçuklu süsleme sanatını en güzel örneklerinden birini sergilemektedir. Yazlık kısmın sonunda, batı duvarında tezyinat (süsleme) bakımından giriş portalinden geri kalmayan bir portali vardır. Bunun da dış portalde olduğu gibi sağında solunda birer niş bulunmaktadır. Kitabe kemer ve nişlerin üzerindedir. Basık kemerli bir kapıdan girilince kışlık kısma geçilir. Üstü tonozla örtülü bu kısmı kare kasetli dört kısa, sekizer ayak dizisi, beş sahana ayırmaktadır. Ortadaki sahan diğerlerinden daha büyük ve geniştir. Tam ortadaki yerin yukarısı pandantiflerle sekiz kenarlı kasnağa oturan bir kubbe ile örtülmüştür. İçeriyi kubbe feneri ile duvarının sağına ve soluna dörder, dip deki duvarda ise, üç olmak üzere yukarılara açılmış mazgal biçiminde iki pencere aydınlatmaktadır. Bunlardan başka ışık ve hava alacak yeri yoktur. Çok sağlam durumdaki iç portal da kuvvetli rölyefler halinde geometrik yıldız geçmeler ve rozetlerle işlenmiştir. Karatayhan'ın iç portali bunu örnek alarak aynen tekrarlanmıştır. Bu iki portalin Alaaddin Keykubat zamanında, hol kısımlarıyla birlikte tamamlandığına bir işarettir. Mukarnaslı tromplar üzerine oturan kubbe, süslemeleriyle holdeki sade taş minareyi canlandırır. Kubbenin külahı yıkılmıştır. Kaynak: Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aksaray Gezilecek Yerler Adres: Sultanhanı Kasabası /Aksaray

31
Acemhöyük
Aksaray merkez, Aksaray
Acemhöyük Anadolu'nun 4 bin yıl önce en gözde maden üretim merkezi olarak bilinmektedir. Akad ve Hitit yazıtlarında adı geçen ünlü Asur kenti Puruşhattum… Bugünkü ismiyle Acemhöyük. Anadolu'nun en büyük höyüklerinden olan Acemhöyük, 700x600x20 metreküp hacimdeki höyük ve onu çevreleyen Aşağı Şehir'den oluşuyor. Yeşilova Beldesi'ndeki Acemhöyük, Aksaray'ın kazı çalışması yapılan ilk ören yeridir. 1962 yılında Prof. Dr. Nimet Özgüç başkanlığında başlayan kazı çalışmaları 1989 yılından itibaren Prof. Dr. Aliye Öztan tarafından sürdürülmektedir. Kazılar 46 yıldır devam etmektedir. Prof. Dr. Nimet Özgüç yaptığı kazılarda, höyükte Eski Tunç ve Asur Ticaret Kolonileri Çağları'na ait en az 12 katın varlığını, Aşağı Şehrin ise sadece Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda iskan edildiğini saptadı. Kent, Eski Tunç II (M.Ö. 2500) döneminden itibaren giderek gelişirken, en parlak dönemini Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda yaşadı. Bugün için nedeni bilinmeyen şiddetli bir yangın M.Ö. 18. yüzyılda, kentin tamamını sardı ve bu parlak döneme son verdi. Kent, bu felaketten kurtulanlar tarafından iki kez daha inşa edilirken, M.Ö. 17'nci yüzyılda tamamen terk edildi. Uzun bir aradan sonra, höyüğün batı ve güney yükseltilerinde yoğunlaşan son yerleşmeler, M.Ö. 6'ncı yüzyıldan başlayarak Roma Devri başlarına kadar sürdü. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi sonrasında, İran Azerbaycanı'ndan bölgeye getirilen gruplardan üç oba höyüğün eteklerine yerleşirken, Acemhöyük adı da bu son yerleşenlerden ismini almıştır. Kazılarda Asur ticaret kolonilerine ilişkin önemli yapılar saptandı. Anadolu'nun en büyük höyüklerinden Acemhöyük'te, Sarıkaya Sarayı, Hatipler Sarayı, evler, damga ve silindir mühürler, çeşitli bezeme ve biçimlerde çanak çömlek, kumaş izleri ve boncuklar, altın süs eşyası, fildişi yapıtlar ve oyun tahtası gibi buluntular ortaya çıkarıldı. Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda yerli krallar tarafından yönetilen ve ticaretin de başkenti olan Kaniş-Neša'da ele geçen çivi yazılı belgelerde sözü edilen çok sayıdaki kentten sadece üçü ''Büyük Kral'' tarafından yönetilir. Acemhöyük'ün de bunlardan biri olduğu şüphesizdir. Büyük Kral, höyüğün güney kısmında yer alan Sarıkaya Sarayı'nda oturuyordu. 3 bin 600 metrekarelik bir alana oturan, iki katlı, günümüze kalmış alt katında 50 odası bulunan bu saray; çağının Anadolu'daki en iyi korunmuş ve en zengin buluntulara sahip yapısıdır. Sarıkaya Sarayı'na çok benzeyen ikinci anıtsal yapı ise Hatipler Sarayı'dır. Acemhöyük'ün Asur Ticaret Kolonileri Çağı'ndaki ilişkileri ve zenginliği şüphesiz saraylarındaki buluntularla anlaşılmaktadır. Büyük kısmı Sarıkaya Sarayı'nın üç odasında depolanmış bullalar (mühürlü kil topaklar) Acemhöyük'ün politik ve ticari ilişkilerinin olduğu bölge ve kişileri tanıtır. Baskıların çoğu Anadolu/Yerli stildeki damga mühürlere, diğerleri Eski Asur, Eski Babil ve Eski Suriye stillerine aittir. Mezopotamya'da kurulan ilk merkezi devlet olan Akad Devleti ile Acemhöyük arasında bir bağ vardır. Akadlar zamanına ait bir yazılı belgede Akad Kralı'nın, ticaret yapan bazı tüccarların Puruşhattum kentinden bahsetmesi üzerine bu kente sefer yaptığı yazılıdır. Filologlar, bu kentin Acemhöyük olduğu konusunda hemfikirlerdir. Acemhöyük'ün önemli maden yatakları ve ticaret yollarının üzerinde bulunması nedeniyle Anadolu'nun önemli bir maden üretim merkezi haline gelmiştir. Kent, 4 bin yıl öncesinde Anadolu'nun en gözde maden üretim merkezidir. Sarıkaya Sarayı ve onunla çağdaş konutlarda ele geçmiş gümüş ve bakır külçeler gerektiğinde para yerine kullanılmak ve bazı alaşımlarla madeni eserlerin üretilmesi için depolanmıştı. Altın, gümüş, tunç, bakır, kurşun gibi çeşitli metallerden yapılmış süs eşyaları, silahlar, tanrı/tanrıça figürinleri kentte ele geçen madeni eserlerin çeşitliliğini gösterir. Aksaray'da bu kazı alanları dışında çok sayıda höyük ve yerleşim alanı bulunmaktadır. Kaynak: Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aksaray Gezilecek Yerler Adres: Yeşilova Aksaray

32
Zinciriye Medresesi
Aksaray merkez, Aksaray
<p>Karamanoğullarından Yahşi Bey tarafından 14.yy. da yaptırılmıştır. 20.yy başlarına kadar Medrese olarak işlevini sürdürmüş, 1940 yılından itibaren bir süre cezaevi olarak kullanılmıştır. 1969 yılından itibaren Müze olarak faaliyet gösteren Medrese, 1975 ve 1992- 93 yıllarında küçük çapta yapılan onarımlardan sonra 1997 yılında yeniden restorasyon geçirmiştir.</p>

33
Eğri Minare (Kızıl Minare)
Aksaray merkez, Aksaray
<p>Selçuklu dönemine ait olup, 1221-1236 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır. Kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak da anılmaktadır. Minare yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olması nedeniyle 1973 yılında çelik halatlarla bağlanmıştır. Yanındaki cami, sonradan yapılmıştır.</p>
- Görsel yok
34
Somuncu Baba Türbesi
Aksaray merkez, Aksaray
Şeyh Hamid-i Veli (d.1331-ö.1412). Somuncu Koca, Ekmekçi Koca ve Somuncu Baba olarak da bilinir. Osmanlı kuruluş dönemi ünlü mutasavvıfı ve alim. Aynı zamanda Bayramiyye Tarikâtı kurucusu Hacı Bayram Veli'nin de hocasıdır. Safevîyye Tarikâtı'nın Anadolu’ya yayılmasında etkin faaliyetlerde bulunmuş büyük bir mutasavvıftır

35
Çanlı Kilise
Aksaray merkez, Aksaray
Bugüne kadar içerisinden çıkarılan mumyaları ile dikkat çeken Çanlı Kilise aynı zamanda önemli bir dini merkezdir. Aksaray’a 17 kilometre uzaklıkta Akhisar Köyü'nün 4 kilometre kuzeydoğusunda çevreye hâkim bir alan üzerinde yer alan Çanlı Kilise, aynı zamanda Hasan Dağı'nın karşısında en iyi manzara fotoğrafı çekebileceğiniz noktada yer almaktadır. Yapılan kazılar sonucunda mangırlar, kurşundan ampuller, cam bilezik parçaları, madeni küpeler, yüzükler, yazılı belgeler, mumyalar ve mumya parçaları gibi buluntular ele geçmiştir. Çanlı Kilise'nin iç kısmı Hz. İsa ve Havarilerini konu alan fresklerle süslenmiştir. Çanlı Kilise ve çevresi keşfedilmesi, turizme kazandırılması gereken önemli alanlardan birisidir. Kilise ve çevresinde kayalara oyulmuş, tarihi 10'uncu yüzyıldan 14'üncü yüzyıla kadar uzanan çeşitli boyutlarda evler yer almaktadır. Yapılan araştırmalarda büyük evlerin bölge halkının fakirleştiği zamanlarda birden çok ailenin yaşamını sürdürülmesini sağlayabilmek amacıyla parçalara bölündüğü anlaşılmıştır. Çanlı Kilise'nin doğusunda kalan yerleşim bölgesindeki mimari yüzey araştırmasında iki büyük kilise, iki şapel ve bunların yakınındaki odacıklardan meydana gelen bir manastır tespit edilmiştir. Kaynak: Aksaray Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Rehberi(2012) Aksaray Gezilecek Yerler Adres: Akhisar Köyü / Aksaray / TÜRKİYE

36
Güvercinkayası
Gülağaç, Aksaray
Anadolu'daki kale kent modelinin öncüsü olan Güvercinkayası, Çatalsu Köyü yakınlarında, Melendiz su kıyısında 7 bin yıllık geçmişiyle Anadolu tarihine ışık tutuyor. Günümüzde Mamasın Baraj Gölü içinde yüksek bir kaya kütlesinin üzerine konuşlanmış yerleşme, MÖ 5200-4750 yıllarına tarihlenmektedir. Yerleşme, çevredeki eski göç yollarına da hakim konumdadır. Güvercinkayası’nda arkeolojik kazı çalışmaları 1996 yılında başlarken, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevil Gülçur başkanlığında uluslararası bir ekiple sürdürülmektedir. Orta Kalkolitik Dönem’den bugünlere ulaşan Güvercinkayası, İç Anadolu'da ''kale kent'' olarak tanımlayabileceğimiz yerleşme türünün bilinen ilk ve en eski öncü örneğidir. Ancak düzenli bir köy olarak tanımlanabilecek bu yerleşmenin buluntuları, çok daha sonraları kurulacak Anadolu modeli kentlerin nasıl evrimleştiği konusunda çok önemli bilgiler sağlamaktadır. Kazılar sırasında ele geçen damga mühürler ve bazı çanak çömlek de yerleşmenin uzak bölgelerle, özellikle de Doğu Anadolu-Kuzey Mezopotamya ile olan ilişkilerine işaret etmektedir. Köy, kayalığın zirve düzlüğünü kuzeyden kapatan sur duvarlarıyla iç kale ve aşağı yerleşme olarak ikiye ayrılmıştır. Ağır bir yangınla sonlanan iç kale konutları, aşağı yerleşme konutlarına göre daha büyük ve buluntular açısından da daha zengindir. Önceden planlanarak yaşama geçirilen mimarisi, günümüz sıra evlerini anımsatmaktadır. Yerleşme düzeni kayalığın doğal yapısıyla uyumlu, sokaklarla birbirinden ayrılan, konut adaları içinde düzenlenmiş, dar uzun, 20-30 metrekarelik tek odalı evleri yansıtmaktadır. Duvarlarını ortaklaşa kullanan bu evlerin arka bölümünde bir ailenin ihtiyacı olan zahirenin saklandığı kiler bölmesi yer almaktadır. Çifte kulesi ile kayalığın zirve düzlüğünü teras ve yamaç konutlarından ayıran sur duvarı sınıfsal ayrışmanın başladığının somut örneğidir. Zirve düzlüğünü güneyden ve batıdan çeviren sarp kayalık da doğal bir koruma hattı niteliğindedir. Güvercinkayalıların ekonomileri, tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Başlıca tarım ürünleri buğday ve arpa, evcil hayvanlarıysa koyun, keçi ve sığırdır. Çanak çömlek üstüne kabartma olarak işlenmiş stilize hayvan başları, karşıdan bakıldığında bir boğanın başını anımsatan çift gözlü öğütme sekileri hayvanların köy yaşamındaki hem ekonomik hem de kült yaşamı açısından önemini vurgulamaktadır. Kazılardan elde edilen hayvan kemikleri ala geyik, ulu geyik, karaca, yaban sığırı, yaban koyunu, yaban keçisi, atgiller ve hatta arslan gibi yırtıcıların da çevrede yaşadığını belgelemektedir. Bizleri geçmişimize ait pek çok konuda aydınlatan Güvercinkayası, günümüzde de Mamasın Barajı Gölü ve çevresinde barındırdığı canlı yaşamı ile bütünleşmektedir. Kaynak: Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Aksaray Gezilecek Yerler Adres: Çatalsu Köyü /Gülağaç İlçesi /Aksaray

37
Musular Höyük
Gülağaç, Aksaray
<p>Kızılkaya Köyü'nün yaklaşık 1 km. güneyinde, Musular Mekii'nde yer alan bir düz yerleşmedir. Yerleşme, 1993 yılında saptanmıştır. Kazılarda iki ana yerleşme evresi saptanmıştır. Ana kaya üzerinde yer alan beş tabakalı ilk yerleşme evresi Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ yerleşmesidir. Yakındaki Aşıklı Yerleşmenin en üst yapı evreleri ile çağdaş ve ilişkili görülmektedir</p>
- Görsel yok
38
Selime Sultan Türbesi
Güzelyurt, Aksaray
Selime köyünde bulunan türbe, gerek mimari, gerekse dekoratif yönden erken devir özelliklerini göstermektedir. Türbede taş ve tuğla işçiliği iç içedir. Mimari stili ve malzemeleri yönünden 13. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir.

39
Öresin(Tepesidelik) Han
Aksaray merkez, Aksaray
<p>Taç kapısı ve ön cephesi yıkık olan yapının kitabesi yoktur. Çay Han ile benzerliğinden dolayı aynı tarihlerde yapılmış olabileceği düşünülmektedir. (1264-1283) Kitabesi bulunmadığından yapanı, yaptıranı ve yapılış tarihi belli olmayan yapının girişi ve ön kısmı tamamen yıkık diğer kısımlar da çok harap durumdadır.</p>

40
Tatlarin Yer Altı Şehri
Acıgöl, Nevşehir
Tatlarin Yer Altı Şehri, Nevşehir'in Acıgöl ilçesine 10 kilometre uzaklıkta ve “Kale” olarak adlandırılan tepenin yamacında yer alır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Yer altı şehri, ilk olarak 1975 yılında tespit edilmiş ve 1991 yılında ziyarete açılmıştır. Kale mevkisinde yer altı yerleşimi dışında pek çok kilise bulunmaktadır; ancak bunların büyük bir bölümü doğal nedenlerle yıkılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Asıl giriş kapısı yıkılmış olan yer altı şehrine, batı yönündeki iki farklı yerden girilebilmektedir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Yer altı şehri oldukça geniş bir alana yayılmış olmakla birlikte ancak küçük bir kısmı temizlenebilmiştir. Halen iki katı gezilebilmektedir. Mekânların büyüklüğü, erzak depolarının sayısı ve kiliselerin çokluğu, normal bir yer altı yerleşiminden ziyade buranın askeri garnizon ya da manastır olduğunu düşündürmektedir. Fotoğraf: Official Turkish Museums Girişten, 15 metre uzunlukta kavisli bir koridor vasıtasıyla, dikdörtgen planlı geniş bir mekâna ulaşılır. Girişteki 1,5 metre çapında ve ortası delikli sürgü taşı, bu mekânın giriş-çıkışının kontrol altına alınmasını sağlamaktadır. Sağ taraftaki nişin içinden aşağıya doğru oyulan ve halk tarafından zindan olarak adlandırılan mekânda 3 tane iskelet bulunmuştur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Tuvaletin de yer aldığı bu ana mekânın sağ tarafında kiler-mutfak bulunmaktadır. Bu alanın Roma Döneminde mezarlık alanı, Bizans Döneminde de kiler olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Çünkü bu alandaki nişler, yöredeki Roma Dönemi kaya mezarlarındaki ölülerin yatırıldığı nişlerden farksızdır. Ancak daha sonraki dönemlerde bu nişlerin tabanları oyulmuş ve içine erzak konulmuştur. Fotoğraf: Official Turkish Museums Ana mekânın sol tarafındaki dar, kavisli ve eğimli pasaj vasıtasıyla ikinci geniş mekâna ulaşılır. Yer altı şehrinin en önemli özelliği diğer yer altı şehirlerinde pek bulunmayan tuvalete sahip olmasıdır. Yukarıdaki katta olduğu gibi tuvalete “L” biçimindeki bir koridor vasıtasıyla gidilir. Yeraltında bulunan İki nefli iki apsisli ve beşik tonozlu olan kilisenin narteksi yıkılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Kilisenin oldukça iyi korunmuş olan fresklerindeki sahneler bantlarla birbirinden ayrılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Zemininde koyu gri; tasvirlerinde ise mor, hardal ve kırmızı renkler kullanılmıştır. Fotoğraf: Official Turkish Museums Kaynak: Nevşehir Valiliği Nevşehir Gezilecek Yerler Adres: Tatların Köyü İç Yolu, 50230 Tatların/Acıgöl/Nevşehir
- Görsel yok
41
Aios Vasilios Kilisesi
Ürgüp, Nevşehir
Bu kilise Kapadokya’da 20.yüzyıl başına kadar resimlendiği bilinen tek kaya kilisesidir. Kilisenin içine merdivenlerle inilir. Zemin kattaki kilise, bir sıra sütunla birbirinden ayrılan iki bölümden oluşmaktadır. Kilisenin tavanında da Pantokrator İsa, diğer duvarlarında da madalyon içine alınmış aziz ve havari resimleri bulunmaktadır. Kilisenin içerisinden basamaklarla küçük bir yer altına inilir
- Görsel yok
42
Aya Nikola Manastırı
Ürgüp, Nevşehir
Manastırın yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, yapının 19.yy.ın ikinci çeyreğinde yapılmış olduğunu söyleyebiliriz. Yapı üzerinde yapım tarihini belgeleyen herhangi bir yazıta rastlanmamışsa da kilisenin iç nar-teksinin duvarlarındaki isim ve tarih içeren oyma ve kalemisi yazılarda en eski 1855 tarihine rastlanmıştır. 1870-77 yıllan arasında bir onarım geçirdiği bilinen manastırın 1855 yılının çok daha öncesinde inşa edildiği düşünülebilir
- Görsel yok
43
Paşabağarı
Avanos, Nevşehir
1 km. uzaktaki peribacaları en iyi Zelve ören yerinden görülmektedir. Burada ayrıca Aziz Simeon adına yapılmış şapel ve birçok kaya mekânları bulunmaktadır. Paşabağları'nın daha ilerisinde Göreme-Avanos karayolundan 2 km. içerde olan ve 3 vadiden oluşan Zelve ören yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. 9. ve 13. yüzyıllarda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden birisi olmuştur
- Görsel yok
44
Zelve Açıkhava Müzesi
Avanos, Nevşehir
1 km. uzaktaki peribacaları en iyi Zelve ören yerinden görülmektedir. Burada ayrıca Aziz Simeon adına yapılmış şapel ve birçok kaya mekânları bulunmaktadır. Paşabağları'nın daha ilerisinde Göreme-Avanos karayolundan 2 km. içerde olan ve 3 vadiden oluşan Zelve ören yeri, peribacalarının en yoğun olduğu yerdir. 9. ve 13. yüzyıllarda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden birisi olmuştur
- Görsel yok
45
Aziz Dimitros Rum Kilisesi
Gülşehir, Nevşehir
Gülşehir’in Çalışanlar Mahallesi’nde bulunan “Aziz Dimitris Kilisesi”nin 1902 yılında Gülşehir’de yaşayan Rumlar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Önceki dönemlerde kayaların kazılmasıyla yapılan kiliselerden farklı olarak, Aziz Dimitris Kilisesi” kesme blok taşlar ile yapılmıştır ve döneminin büyüsünü yansıtan bir yapıdır
Durakları kendi gezi planına taşı, günlere böl, konaklama ve yemek molalarını ekle.
Sık sorulanlar
- Antalya Nevşehir arası kaç km ve kaç saat sürer?
- Antalya ile Nevşehir arası araçla yaklaşık 502 kilometre ve mola vermeden yaklaşık 7 saat sürer.
- Antalya Nevşehir arasında yol üstünde nerelerde durulur?
- Antalya ile Nevşehir arasında yolun 20 km yakınında açıklamalı 436 gezi noktası bulunuyor. toroti bu rotada yol boyunca dengeli dağılmış 45 durağı geçiş sırasına göre listeler; ilk duraklardan biri Antalya Büyükşehir Belediyesi Lara Halk Plajı Lazlo Beach, yolun sonuna doğru ise Aziz Dimitros Rum Kilisesi var.
- Antalya Nevşehir yolu hangi illerden geçer?
- Antalya ile Nevşehir arasındaki güzergâh Antalya → Konya → Isparta → Aksaray → Nevşehir illerinden geçer. Gezilecek yer bakımından en yoğun bölüm Antalya sınırlarındadır.
- Antalya Nevşehir arasında otoyol mu eski yol mu tercih edilmeli?
- Antalya ile Nevşehir arasında hızlı sürüş için otoyol hatları süre avantajı sunarken; güzergâh üzerindeki tarihi ilçeleri, yöresel mola duraklarını ve manzara noktalarını görmek için geleneksel devlet yolu hattı çok daha zengin bir keşif rotası sunar.
- Antalya Nevşehir sürüşünde mola planı nasıl yapılmalı?
- Yaklaşık 7 saatlik bu sürüşte her 2 ila 2,5 saatte bir mola verilmesi önerilir. Güzergâh üzerindeki Antalya ve komşu illerdeki tescilli gezi noktaları standart dinlenme tesislerine göre çok daha keyifli mola alternatifleridir.
