
Bu hafta Toroti kataloğundan yedi kayıt sildik. Hiçbiri hatalı değildi.
Yedisinin de konumu doğruydu, açıklaması yerindeydi, görseli vardı. Yayın eşiğimizi rahatça geçiyorlardı — Gaziantep Hayvanat Bahçesi'nin açıklaması 2.952 karakterdi, kataloğumuzdaki pek çok kaydın kat kat üzerinde. Teknik olarak bu yedi sayfa, sistemimizin ürettiği en iyi sayfalar arasındaydı.
Sildik, çünkü bir seyahat planlayıcısının yapabileceği en sessiz şey bir yeri önermektir. Öneri, ahlaki olarak boş bir eylem değil. Bir yeri “gezilecek yerler” listesine koyduğunuzda o yer hakkında bir şey söylemiş olursunuz: buraya gitmeye değer. Biz bu cümleyi bir hayvanat bahçesi için kuramıyoruz.
Kaldırdığımız yedi kayıt
- Gaziantep Hayvanat Bahçesi
- Bursa Hayvanat Bahçesi
- Samsun Hayvanat Bahçesi
- Çorlu Mini Hayvanat Bahçesi
- Darıca Faruk Yalçın Hayvanlar Âlemi
- İzmir Doğal Yaşam Parkı
- İstanbul Akvaryum
Bu, Toroti'nin 12 binden fazla kayıtlık kataloğunda çok küçük bir sayı. Zaten öyle olmalı: bu bir temizlik değil, bir sınır.
Ahlakı biz icat etmiyoruz — kanun zaten yazmış
Bu kararı bir duygu olarak savunmak kolay olurdu. Gerek yok, çünkü ölçüt zaten Türkiye'nin kendi mevzuatında duruyor.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun amacı, birinci maddesinde, hayvanların “rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak” olarak tanımlanıyor. Dördüncü madde daha da açık: “Bütün hayvanlar eşit doğar ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde yaşama hakkına sahiptir.”
Yirmi ikinci madde ise doğrudan hayvanat bahçelerini düzenliyor. İşletme sahiplerini ve belediyeleri hayvanat bahçelerini “doğal yaşama ortamına en uygun şekilde tanzim etmek”le yükümlü kılıyor.
Buradaki kelime önemli: en uygun şekilde. Kanun, bir kafesin doğal yaşama ortamı olmadığını zımnen kabul ediyor ve ona yaklaşılmasını istiyor. Bir seyahat platformu olarak bizim sorumuz şu: hedefin kendisi “aslına mümkün olduğunca yaklaşmak” olan bir yeri, gidilecek bir yer olarak önermek zorunda mıyız?
Cevabımız hayır. Yasal olan her şeyi önermek zorunda değiliz. Bir katalog, dünyanın tarafsız bir kopyası değildir; neyi içine aldığına dair bir dizi karardır.
Çizgi isimde değil, serbest dolaşımda
Bu duruşun en zor kısmı, nerede durduğunu söylemek. “Hayvanları sevmiyoruz” diye bir sınır olmaz; tutarlı bir ölçüt gerekir. Yine 22. madde işe yarıyor.
Aynı madde, hayvanat bahçesinin yanına ikinci bir kategori koyuyor: gerçek ve tüzel kişiler “hayvanların etolojisine ve habitatına uygun, serbest dolaşımlarına imkân sağlayan doğal yaşam parkları” kurabilir. Kanun ikisini ayırırken kullandığı ölçüt isim değil, hayvanın hareket edebilmesi.
Biz de aynı ölçütü aldık. Hayvanın kendi ritmiyle hareket ettiği, insanın izleyici olduğu yerler kataloğumuzda kalıyor. Hayvanın sergilenmek üzere tutulduğu yerler kalmıyor.
Bu ayrım bizi rahatsız edici bir yere de götürdü. İzmir Doğal Yaşam Parkı, adıyla kanunun ikinci kategorisine giriyor gibi duruyor. Ama kendi tarihçesi başka bir şey söylüyor: 1937'de Kültürpark'ta 18 dönümlük bir hayvanat bahçesi olarak açılmış, 2008'de Sasalı'da 425 dönüme taşınmış ve adı değişmiş. Alan yirmi kat büyümüş; bu önemsiz değil. Ama isim değişikliği tek başına bir ölçüt olamaz — olsaydı, ölçütü belirleyen tabela olurdu. Sildik.
Bunu bir arama-değiştir ile yapamazdık
Kararı veriye uygularken ilginç bir şey oldu. Katalogda “yunus” kelimesi geçen yirmiden fazla kayıt var ve neredeyse hiçbiri yunus parkı değil: Yunus Emre türbeleri, camileri, külliyeleri. “Safari” geçenler jeep ve ATV turları. “Akvaryum Koyu”, Sığacık'ta bir koy.
En güzeli Aydın'daki “Delfinion” kaydıydı. Bir yunus parkı değil — Milet'te, Apollon Delphinios'a adanmış antik bir tapınak.
Bir kelime filtresi bu kaydı silerdi. Türbeleri de silerdi. Öte yandan açıklamasında “hayvanat bahçesi” geçen ama kendisi hayvanat bahçesi olmayan altı kaydı — İzmir Fuar Alanı, Sakarya Çark Mesiresi, Samsun Sahil Yolu ve diğerleri — yanlışlıkla listeye alırdı. Yedi kaydın hepsi elle doğrulandı. Bir duruşun veriye dönüşmesi, duruşu ilan etmekten daha yavaş bir iştir.
Kataloğumuzda kalanlar
Bu karar, hayvanların turizmden çıkarılması değil. Tam tersine, kataloğumuzda hayvan görebileceğiniz yerlerin sayısı arttı, çünkü artık hangilerini önerdiğimiz belli.
- Kuş cennetleri ve gözlem alanları — 30 kayıt. Hayvan özgür, insan misafir.
- Milli parklar ve yaban hayatı koruma alanları — hayvanın kendi yaşam alanı.
- Rehabilitasyon ve kurtarma merkezleri — amacı sergileme değil, doğaya döndürmek.
- Zooloji müzeleri — canlı hayvan yok; bunlar bilim tarihi kayıtları.

Sultan Sazlığı'nda bir flamingoyu göremediğiniz bir gün olabilir. Hayvanat bahçesinde bu olmaz — garanti tam olarak sorunun kendisidir.
Bunun bize maliyeti
Dürüst olalım: bu karar bize zarar veriyor. Sildiğimiz yerler, bir seyahat sitesinin en çok trafik alacağı türden yerler. Aileler bunları arıyor. Gaziantep'e giden bir ziyaretçi hayvanat bahçesini soruyor ve biz artık cevap vermiyoruz.
Bunu bir fedakârlık olarak sunmuyoruz. Sadece kararın bedava olmadığını söylüyoruz, çünkü bedava olan duruşlar duruş değildir.
Toroti'de hayvanat bahçesi aradığınızda sonuç bulamayacaksınız. Bu bir eksiklik değil, bir cevap.
Bu yazıda geçen yerler
Her biri konumu, ziyaret süresi ve çevresindeki duraklarla birlikte.
Okuman bitti, sıra rotanda
Bu yazıdaki fikirleri kendi gezine taşı. Haritayı aç, durakları seç ve rotanı oluştur.
İlk gezini oluştur
