Tüm yazılar
Rota Rehberi7 dk

Frig Vadisi: Kapadokya'nın 250 km Batısındaki Sessiz Vadi

Toroti·18 Ağustos 2026
Frig Vadisi: Kapadokya'nın 250 km Batısındaki Sessiz Vadi
Türkiye'de peribacası deyince akla tek bir yer geliyor. Oysa Afyonkarahisar ile Eskişehir arasında, aynı volkanik tüften oyulmuş, üstüne bir de MÖ 7. yüzyıldan kalma anıtsal kaya cepheleri eklenmiş bir vadi sistemi var: Frig Vadisi.
Frigler için başkent Gordion devletin en güçlü politik merkeziydi; Midas Şehri ise krallığın başlangıcından itibaren en önemli dini merkezi. Bugün o dini merkez, Eskişehir'in Han ilçesindeki Yazılıkaya Köyü'nün hemen batısında duruyor — ve yanından geçen yolda neredeyse hiç turist yok.
İşin ilginci: bu anıtlar birbirine çok yakın. Göynüş Vadisi ile Yazılıkaya arasında kuş uçuşu sadece 25 kilometre var ve bu aralıkta 9 ayrı anıt sıralanıyor. Yani bu, günlerce süren bir keşif gezisi değil — iyi planlanmış iki gün.

1. Gün: Aslanların vadisi

Rota, Afyonkarahisar–Eskişehir devlet karayolunun 36. kilometresinden kuzeybatıya sapıyor. İki kilometre sonra Göynüş Vadisi: yaklaşık 10 metre yüksekliğinde dik kaya cepheleri ve üzerlerinde kare görünümlü küçük kapı boşlukları. İçeri girdiğinizde Frig dönemine ait kaya mezar odalarıyla karşılaşıyorsunuz. Vadi içinde bir kale ile Aslantaş, Yılantaş, Maltaş ve Kumcaboğaz anıtları bulunuyor.
Bunlardan Aslantaş, vadinin imzası. Kaya mezar odasının ön yüzündeki kapı boşluğunun iki yanında ayağa kalkmış, karşılıklı iki heybetli aslan; ayaklarının altında birer yavru aslan; kapının üstünde hayat ağacını andıran bir kütle ve onun üstünde iki yana açılmış kanatlı güneş kursu — hepsi kabartma. Önemli bir Frig kralının mezarı olduğu ve MÖ 7. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor; yeni incelemeler tarihi MÖ 13. yüzyıla kadar geri götürüyor.
On kilometre batıda Demirli Kalesi var. Frig döneminde kullanılmaya başlanmış, Bizans'ta devam etmiş. "Kale" denen şey aslında oyularak mekânlara dönüştürülmüş doğal bir kayalık; bugün taşla doldurulmuş merdivenli büyük bir sarnıç hâlâ görülebiliyor. Hemen yanında sandık tipi kaya mezarları ve kayadan oyma mezar odalarından oluşan bir nekropol alanı uzanıyor.
Sonra Emre Gölü'ne iniyorsunuz. Gölün kıyısındaki Aslankaya, bölgenin en etkileyici tek parçası: yüksek bir kayanın güney yüzü, dikey kesilerek üçgen çatılı bir tapınak cephesine dönüştürülmüş. Üçgen çatının kiriş boşluklarında karşılıklı iki sfenks — insan başlı aslanlar. Ana cephede, niş içinde, iki aslanın arasında Kibele duruyor. Anıtın kuzey yanına ise kükremiş, iki ayağı üzerinde şaha kalkmış bir aslan işlenmiş. MÖ 7. yüzyıl.
Günü iki Osmanlı yapısıyla kapatıyorsunuz. Gölün güneydoğusundaki tepede Emre Tekkesi — 18. yüzyıl sonu, kesme taş kaplamalı, içten tonoz dıştan üçgen çatılı. Duvarlarında yer yer Bizans döneminden devşirme taşlar görünüyor. Altı kilometre ötede ise Döğer Kervansarayı: II. Murat tarafından yaptırılmış, iki katlı han bölümü ve develiğiyle. Üst kat odaları yolcuların yatma yeri, alt kat dinlenme yeri; ortadaki eyvan mescit. Dışı ve iki kubbe külahı yerli tüf kesme taşla kaplı. 1991–93'te Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiş.

2. Gün: Kibele'nin dağı

Sabah Döğer Ören Yeri ile başlıyor. Döğer, Frigler döneminden beri kesintisiz yerleşim yeri: Aslankaya, Kapıkaya I ve II ve tanrıça Kibele adına yapılmış açık hava tapınağı niteliğindeki MÖ 7. yüzyıl kaya anıtları burada. Çevrede Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşimleri, mezar odaları ve kiliseler oldukça sık görülüyor.
Üç kilometre kuzeyde, Köroğlu Dağı eteklerinde Asar Kalesi yükseliyor — konik bir dağ ve kaya kütlesi, açık bölümleri surla çevrelenmiş. Sur içinde tonozlu bir sarnıç ile dinsel ve idari yapılara ait temeller var. Doğu kısmındaki kayalıklara oyulmuş yerleşim yerleri, kilise ve mazgallar, buranın Roma ve Bizans döneminde savunma ve gözetleme amacıyla kullanıldığını gösteriyor.
Sonra kuzeye, Eskişehir tarafına geçiyorsunuz. Kümbet Vadisi, Frig uygarlığının inanç merkezi Yazılıkaya Platformu'na ulaşan antik yolun üzerinde. Kümbet Köyü'nün kurulduğu höyükte, Frig ve Roma dönemlerinde kullanılan Solon'un Mezarı (Arslanlı Mabet) ile Himmet Baba Türbesi bulunuyor. Kümbet'ten Yazılıkaya'ya giden yol peribacaları, ormanlar ve tarlalar arasından geçiyor.
Ve rotanın sonu: Yazılıkaya. Friglerin dini merkez olarak seçtiği platform, kaya anıtlarıyla donattıkları vadinin içinde. Kibele İnanç Merkezi ve çevresi, askeri soylu sınıfın yaşadığı Frig kaleleriyle koruma altına alınmış. Eskişehir'den 75, Seyitgazi'den 30 kilometre.
Dönüş yolunda, Doğanlı Vadisi'nde Gerdekkaya Mezar Anıtı için üç kilometre sapmaya değer. Büyük bir kaya kütlesinin doğu yüzüne oyulmuş; Dor düzeninde, üçgen alınlığı ve saçaklığı iki sütun tarafından taşınan bir tapınak cephesi biçiminde. Anıtsal giriş holünün arkasında, iki ayrı kapıdan girilen yan yana iki mezar odası, yan ve arka duvarlarında kemerli mezar tekneleri var. Hellenistik Çağ'a (MÖ 3.–1. yüzyıl) tarihleniyor; Roma ve Bizans dönemlerinde eklemelerle kullanılmaya devam etmiş. 1991'de Eskişehir Müze Müdürlüğü restore etmiş.

Toplam: 62 kilometre, 11 anıt, 2 gün

Bu rotanın en şaşırtıcı tarafı yoğunluğu. Duraklar arası mesafelerin toplamı 62 kilometre. Aynı hat üzerinde Frig, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı katmanları arka arkaya diziliyor.
  • 1. Gün — Göynüş Vadisi, Aslantaş, Demirli Kalesi, Aslankaya, Emre Tekkesi, Döğer Kervansarayı (yaklaşık 30 km)
  • 2. Gün — Döğer Ören Yeri, Asar Kalesi, Kümbet Vadisi, Yazılıkaya, Gerdekkaya (yaklaşık 33 km)
  • En iyi mevsim: Nisan–Haziran ve Eylül–Ekim
  • Zorluk: Kolay — rota büyük ölçüde asfalt köy yollarından geçiyor
Kapadokya'nın kalabalığını istemiyorsanız, aynı jeolojinin 250 kilometre batıdaki sessiz hâli burada.
Kaynaklar: Afyonkarahisar İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; Eskişehir Valiliği, Eskişehir Rehberi (5. baskı, 2014); Anadolu'nun Kilidi AFYON.

Okuman bitti, sıra rotanda

Bu yazıdaki fikirleri kendi gezine taşı. Haritayı aç, durakları seç ve rotanı oluştur.

İlk gezini oluştur